Şehit binbaşı için anıt mezar!

Haziran 28th, 2012

Şehit Binbaşı Kurt’un ailesinin yaşadığı Çan ilçesine bağlı Terzialan beldesinde yapılan anıt mezarın açılışını, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Şehit Binbaşı Kurt’un ağabeyi Yarbay Baki Kurt ile birlikte yaptı.

Yarbay Baki Kurt, açılışta yaptığı konuşmaya, ”Ercanım, canım kardeşim, sevgili silah arkadaşım” diye başladı.

”Ailemizin en küçüğü, Fatma’nın biricik eşi, Koray ve Gökçe kızın biricik babalarıydı” diyen Yarbay Kurt, kardeşinin, zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan Türk ordusunun asil bir ferdi olarak, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü uğruna şehitlik mertebesine ulaştığını ifade etti.

Kardeşinin, göstermiş olduğu yiğitlik ve cesaretle Türk Milleti’nin varlığının, birlik ve beraberliğinin ve vatan sevgisinin ölümsüz sembolü olarak hatırasının sonsuza kadar yaşayacağını kaydeden Kurt, ”İnanıyorum ki bu cennet vatanının üzerinde yaşayan her bir ferdin kalplerindeki kin, nefret ve intikam duygularının yerine, sevgi kültürünü yerleştirmedikçe, bizler aziz şehitlerimize olan borçlarımızı tam ödeyemeyeceğiz. Ruhun şad, mekanın cennet olsun canım kardeşim silah arkadaşım” diye konuştu.

Törene, Bursa Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Ümit Yılmaz, Çanakkale İl Jandarma Alay Komutanı Sait Koca, Çanakkale Emniyet Müdürü Ali Ekber Bektaş, Çan İlçe Jandarma Bölük Komutanı Necip Sercan Canbaz, Çan Kaymakamı Hasan Gözen, Yenice Kaymakamı Cem Afşin Akbay, Çan Belediye Başkanı Abdurrahman Kuzu, Terzialan Belediye Başkanı Bahattin Sağın, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Bu arada Vali Tuna, törenin ardından şehidin evini ziyaret etti. Tuna’nın, aileye ”Benden bir isteğiniz var mı” diye sorması üzerine şehidin annesi Zehra Kurt, hacca gitmek istediğini bildirdi. Zehra Kurt, ”Hem kendim, hem de şehit olan oğlum için hacca gitmek istiyorum. Ekonomik şartlarım uygun olmadığı için gidemedim” dedi.

Bunun üzerine Vali Tuna, ”Bu sene için hac kuraları çekildi, bu yüzden seni umreye göndereceğim. Bunun da sözünü veriyorum” diye konuştu.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 4 Haziran’da meydana gelen mayın patlamasında, Lice Jandarma İlçe Komutanı Kurmay Binbaşı Ercan Kurt, şehit olmuştu.

Şehit binbaşı için anıt mezar!

Haziran 28th, 2012

Şehit Binbaşı Kurt’un ailesinin yaşadığı Çan ilçesine bağlı Terzialan beldesinde yapılan anıt mezarın açılışını, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Şehit Binbaşı Kurt’un ağabeyi Yarbay Baki Kurt ile birlikte yaptı.

Yarbay Baki Kurt, açılışta yaptığı konuşmaya, ”Ercanım, canım kardeşim, sevgili silah arkadaşım” diye başladı.

”Ailemizin en küçüğü, Fatma’nın biricik eşi, Koray ve Gökçe kızın biricik babalarıydı” diyen Yarbay Kurt, kardeşinin, zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan Türk ordusunun asil bir ferdi olarak, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü uğruna şehitlik mertebesine ulaştığını ifade etti.

Kardeşinin, göstermiş olduğu yiğitlik ve cesaretle Türk Milleti’nin varlığının, birlik ve beraberliğinin ve vatan sevgisinin ölümsüz sembolü olarak hatırasının sonsuza kadar yaşayacağını kaydeden Kurt, ”İnanıyorum ki bu cennet vatanının üzerinde yaşayan her bir ferdin kalplerindeki kin, nefret ve intikam duygularının yerine, sevgi kültürünü yerleştirmedikçe, bizler aziz şehitlerimize olan borçlarımızı tam ödeyemeyeceğiz. Ruhun şad, mekanın cennet olsun canım kardeşim silah arkadaşım” diye konuştu.

Törene, Bursa Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Ümit Yılmaz, Çanakkale İl Jandarma Alay Komutanı Sait Koca, Çanakkale Emniyet Müdürü Ali Ekber Bektaş, Çan İlçe Jandarma Bölük Komutanı Necip Sercan Canbaz, Çan Kaymakamı Hasan Gözen, Yenice Kaymakamı Cem Afşin Akbay, Çan Belediye Başkanı Abdurrahman Kuzu, Terzialan Belediye Başkanı Bahattin Sağın, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Bu arada Vali Tuna, törenin ardından şehidin evini ziyaret etti. Tuna’nın, aileye ”Benden bir isteğiniz var mı” diye sorması üzerine şehidin annesi Zehra Kurt, hacca gitmek istediğini bildirdi. Zehra Kurt, ”Hem kendim, hem de şehit olan oğlum için hacca gitmek istiyorum. Ekonomik şartlarım uygun olmadığı için gidemedim” dedi.

Bunun üzerine Vali Tuna, ”Bu sene için hac kuraları çekildi, bu yüzden seni umreye göndereceğim. Bunun da sözünü veriyorum” diye konuştu.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 4 Haziran’da meydana gelen mayın patlamasında, Lice Jandarma İlçe Komutanı Kurmay Binbaşı Ercan Kurt, şehit olmuştu.

23 milyon vatandaşın ehliyeti değiştirilecek

Haziran 28th, 2012

 Emniyet Genel Müdürlüğü, sürücü belgelerinin Avrupa Birliği (AB) kriterlerine uygun hale getirilmesine yönelik çalışmada sona geldi. Çalışmaların tamamlanmasıyla 23 milyon vatandaşın ehliyeti değiştirilecek. Yeni ehliyetler, AB ülkelerinde de geçerli olacak.

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Dairesi Başkanlığı, sürücü belgelerini AB kriterlerine uygun hale getirmek üzere başlattığı çalışmada sona yaklaştı.

Yeni ehliyetlerde sahteciliğin önüne geçilmesi için güvenlik üst düzeyde tutulacak. Ehliyetler, fiziki olarak AB ülkelerinde kullanılan sürücü belgesine uygun olacak.

Polikarbonat malzemeden lazer baskı ile üretilecek sürücü belgeleri, özel renk ve mikro harfler içeren karmaşık bir tasarıma sahip olacak. Kartın içerisinde, ultraviyole ışığa tutulduğunda görülen yazı ve şekiller bulunacak.

Kartta renkli güvenlik mürekkepleri ile gökkuşağı ve guilloche baskı (Banknot baskısında da kullanılan çok ince çizgi ve yazılardan oluşan bir teknik) kullanılacak. Böylece tarama, baskı ya da kopyalama yoluyla kartın taklit edilmesinin önüne geçilecek.

Fotoğraf, karta lazer baskı ile işlenecek. Fotoğraf üzerinde oynamaya veya kopyalamaya karşı özel hologram bulunacak. Fotoğrafın olduğu kısmın arka planında güvenlik tasarımı yer alacak. Böylece fotoğrafın değiştirilmesi ya da üzerinde oynanması engellenecek.

Kartta ısıya dayanıklı renk geçişli mürekkep, değişken lazer görüntüler, ultraviole floresan mürekkep, renk değiştiren baskı, arka planda dijital su izi, kızıl ötesi ya da fosforlu boya, kabartama harf, sembol ve şekiller de bulunacak.

-Ehliyet kategorileri de değişiyor-

Belgenin ön yüzünde kişisel bilgiler bulunacak. Arka yüzde ise belge sahibinin kullanmaya yetkili olduğu araç ya da araçların kategorisi ile her bir kategori için belgenin geçerlilik tarihi yer alacak. Arka yüzde ayrıca ek bilgiler ile sürücü ve araca ilişkin kısıtlamaların kodları bulunacak.

Türkiye’de yaklaşık 23 milyon kişinin sürücü belgesi bulunuyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla 23 milyon vatandaşın ehliyeti zamana yayılarak değiştirilecek. Ehliyetlerin tamamının değiştirilmesi için 5 ya da 10 yıllık bir süre öngörülüyor. Yeni ehliyetlerin gelecek yıldan itibaren verilmesi planlanıyor. Bu ehliyetler, AB ülkelerinde de geçerli olacak.

Yeni ehliyetlerin geçerlilik süresi olacak, belgenin ömür boyu kullanılması mümkün olmayacak. Uyum süreci kapsamında ehliyetlerin kategorilerinde de değişikliğe gidilecek. Çalışmaların tamamlanmasıyla Türkiye’de AB ülkelerinde kullanılan ehliyet sınıfları uygulanacak.

23 milyon vatandaşın ehliyeti değiştirilecek

Haziran 28th, 2012

 Emniyet Genel Müdürlüğü, sürücü belgelerinin Avrupa Birliği (AB) kriterlerine uygun hale getirilmesine yönelik çalışmada sona geldi. Çalışmaların tamamlanmasıyla 23 milyon vatandaşın ehliyeti değiştirilecek. Yeni ehliyetler, AB ülkelerinde de geçerli olacak.

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Dairesi Başkanlığı, sürücü belgelerini AB kriterlerine uygun hale getirmek üzere başlattığı çalışmada sona yaklaştı.

Yeni ehliyetlerde sahteciliğin önüne geçilmesi için güvenlik üst düzeyde tutulacak. Ehliyetler, fiziki olarak AB ülkelerinde kullanılan sürücü belgesine uygun olacak.

Polikarbonat malzemeden lazer baskı ile üretilecek sürücü belgeleri, özel renk ve mikro harfler içeren karmaşık bir tasarıma sahip olacak. Kartın içerisinde, ultraviyole ışığa tutulduğunda görülen yazı ve şekiller bulunacak.

Kartta renkli güvenlik mürekkepleri ile gökkuşağı ve guilloche baskı (Banknot baskısında da kullanılan çok ince çizgi ve yazılardan oluşan bir teknik) kullanılacak. Böylece tarama, baskı ya da kopyalama yoluyla kartın taklit edilmesinin önüne geçilecek.

Fotoğraf, karta lazer baskı ile işlenecek. Fotoğraf üzerinde oynamaya veya kopyalamaya karşı özel hologram bulunacak. Fotoğrafın olduğu kısmın arka planında güvenlik tasarımı yer alacak. Böylece fotoğrafın değiştirilmesi ya da üzerinde oynanması engellenecek.

Kartta ısıya dayanıklı renk geçişli mürekkep, değişken lazer görüntüler, ultraviole floresan mürekkep, renk değiştiren baskı, arka planda dijital su izi, kızıl ötesi ya da fosforlu boya, kabartama harf, sembol ve şekiller de bulunacak.

-Ehliyet kategorileri de değişiyor-

Belgenin ön yüzünde kişisel bilgiler bulunacak. Arka yüzde ise belge sahibinin kullanmaya yetkili olduğu araç ya da araçların kategorisi ile her bir kategori için belgenin geçerlilik tarihi yer alacak. Arka yüzde ayrıca ek bilgiler ile sürücü ve araca ilişkin kısıtlamaların kodları bulunacak.

Türkiye’de yaklaşık 23 milyon kişinin sürücü belgesi bulunuyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla 23 milyon vatandaşın ehliyeti zamana yayılarak değiştirilecek. Ehliyetlerin tamamının değiştirilmesi için 5 ya da 10 yıllık bir süre öngörülüyor. Yeni ehliyetlerin gelecek yıldan itibaren verilmesi planlanıyor. Bu ehliyetler, AB ülkelerinde de geçerli olacak.

Yeni ehliyetlerin geçerlilik süresi olacak, belgenin ömür boyu kullanılması mümkün olmayacak. Uyum süreci kapsamında ehliyetlerin kategorilerinde de değişikliğe gidilecek. Çalışmaların tamamlanmasıyla Türkiye’de AB ülkelerinde kullanılan ehliyet sınıfları uygulanacak.

G.Antep, 11’inci köprülü kavşağa hazırlanıyor

Haziran 28th, 2012

24 saat boyunca 3 vardiya sistemi ile devam eden kavşak çalışmalarında gelinen son nokta hakkında bilgi veren Fen İşleri Daire Başkanı Hasan Hüseyin Sülü, “Burç-Kilis istikameti ve Karataş-şehir merkezi arasında direkt geçişi kolaylaştırmak ve bölgede oluşan trafik yoğunluğunu ortadan kaldırmak için Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 11’inci köprülü kavşak çalışması, iş kapsamı ve boyut olarak kentimizde yapılan en büyük kavşaktır. Proje kapsamında 780 adet fore kazık, 4,5 kilometreye yakın atık su ve yağmursuyu, 1 kilometreye yakın da içme suyu deplasesi ile 50 bin metreküp kazı, 30 bin metreküp dolgu çalışması yaptık.” dedi.

Yaklaşık 10 milyon TL’ye mal olacak kavşak için öngörülen sürenin daha önceki kavşak çalışmaları ile aynı olduğunu hatırlatan Sülü, “Bundan önce gerçekleştirdiğimiz köprülü kavşak projelerinde olduğu gibi 90 gün gibi kısa bir sürede bu çalışmayı da tamamlamayı planlıyoruz. Vatandaşlarımızın mağdur olmamaları için de çalışmalarımızı 24 saat esasıyla 3 vardiya sistemi ile yürütüyoruz. Amacımız bir an önce çalışmaları tamamlayarak trafiği rahatlatmaktır.” diye konuştu.

Çalışmalar sırasında belediyenin belirlediği servis yolu için yaklaşık 250 adet yön ve uyarı levhası yaptırdıklarını da kaydeden Sülü, “Çalışma tamamlanıncaya kadar trafik akışına yardımcı olan alternatif servis yolunu kullanan vatandaşlarımızın bu levhalara ve uyarılara riayet etmelerini rica ediyoruz.” şeklinde konuştu.

CİHAN

G.Antep, 11’inci köprülü kavşağa hazırlanıyor

Haziran 28th, 2012

24 saat boyunca 3 vardiya sistemi ile devam eden kavşak çalışmalarında gelinen son nokta hakkında bilgi veren Fen İşleri Daire Başkanı Hasan Hüseyin Sülü, “Burç-Kilis istikameti ve Karataş-şehir merkezi arasında direkt geçişi kolaylaştırmak ve bölgede oluşan trafik yoğunluğunu ortadan kaldırmak için Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 11’inci köprülü kavşak çalışması, iş kapsamı ve boyut olarak kentimizde yapılan en büyük kavşaktır. Proje kapsamında 780 adet fore kazık, 4,5 kilometreye yakın atık su ve yağmursuyu, 1 kilometreye yakın da içme suyu deplasesi ile 50 bin metreküp kazı, 30 bin metreküp dolgu çalışması yaptık.” dedi.

Yaklaşık 10 milyon TL’ye mal olacak kavşak için öngörülen sürenin daha önceki kavşak çalışmaları ile aynı olduğunu hatırlatan Sülü, “Bundan önce gerçekleştirdiğimiz köprülü kavşak projelerinde olduğu gibi 90 gün gibi kısa bir sürede bu çalışmayı da tamamlamayı planlıyoruz. Vatandaşlarımızın mağdur olmamaları için de çalışmalarımızı 24 saat esasıyla 3 vardiya sistemi ile yürütüyoruz. Amacımız bir an önce çalışmaları tamamlayarak trafiği rahatlatmaktır.” diye konuştu.

Çalışmalar sırasında belediyenin belirlediği servis yolu için yaklaşık 250 adet yön ve uyarı levhası yaptırdıklarını da kaydeden Sülü, “Çalışma tamamlanıncaya kadar trafik akışına yardımcı olan alternatif servis yolunu kullanan vatandaşlarımızın bu levhalara ve uyarılara riayet etmelerini rica ediyoruz.” şeklinde konuştu.

CİHAN

Atatürk silüeti ortaya çıktı

Haziran 28th, 2012

Karadağ sırtlarına yansımaya başlayan Atatürk’ün silüetini çocuklar ve vatandaşlar merakla izledi. Silüeti izlemeye gelen Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan, Atatürk’ün silüetinin her yıl 15 Haziran ile 15 Temmuz tarihleri arasında Ata Mahallesi’nde saat 17.55-18.10 arasında net bir şekilde görüldüğünü dile getirdi.

Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan, Atatürk’ün silüetini görmek isteyen vatandaşları 7 Temmuz tarihinde bu yıl 16’sını düzenleyecekleri ‘Atatürk’ün İzinde Gölgesinde Damal Şenlikleri’ne davet etti. Başkan Fidan festival alanındaki hazırlıkları da yerinde inceleyerek festivalle ilgili bilgi verdi. Fidan, “Görüldüğü gibi bugün hava açık olması nedeniyle atamızın silueti görülmeye başlandı. Doğanın bize sunduğu bu mucizeyi, bu armağanı etkinliklerle kutlamak istiyoruz. Bu yılda 16. kez etkinlik düzenleyeceğiz. Amacımız 7 Temmuz tarihinde yapacağımız kutlamalara herkesin gelmesi ve gelip bu doğa mucizesini görmesini sağlamak” dedi.Bu arada Abbas Birçol adlı 84 yaşındaki vatandaş, silueti izlerken Atatürk’e yazdığı şiirini de okudu.

SİLÜETİN İLK ORTAYA ÇIKIŞI

Atatürk silüeti, ilk defa 1954’te Yukarı Gündeş köyünde çobanlık yapan Adıgüzel Kırmızıgül tarafından görüldü. Silüetin, 1975 yılında gazeteci Erdoğan Kumru tarafından çekilen fotoğrafları Genelkurmay Başkanlığı’na gönderildi. Kumru, 1988 yılında bu fotoğrafıyla bir gazetenin düzenlediği amatör fotoğrafçılık dalında birincilik ödülü elde etti. Bu arada Damal ilçesinde 1995’den itibaren temmuz ayı içinde Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri düzenleniyor. Bu yılki şenlik ise 9 Temmuz’da düzenlenecek.

Atatürk silüeti ortaya çıktı

Haziran 28th, 2012

Karadağ sırtlarına yansımaya başlayan Atatürk’ün silüetini çocuklar ve vatandaşlar merakla izledi. Silüeti izlemeye gelen Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan, Atatürk’ün silüetinin her yıl 15 Haziran ile 15 Temmuz tarihleri arasında Ata Mahallesi’nde saat 17.55-18.10 arasında net bir şekilde görüldüğünü dile getirdi.

Damal Belediye Başkanı Gülcemal Fidan, Atatürk’ün silüetini görmek isteyen vatandaşları 7 Temmuz tarihinde bu yıl 16’sını düzenleyecekleri ‘Atatürk’ün İzinde Gölgesinde Damal Şenlikleri’ne davet etti. Başkan Fidan festival alanındaki hazırlıkları da yerinde inceleyerek festivalle ilgili bilgi verdi. Fidan, “Görüldüğü gibi bugün hava açık olması nedeniyle atamızın silueti görülmeye başlandı. Doğanın bize sunduğu bu mucizeyi, bu armağanı etkinliklerle kutlamak istiyoruz. Bu yılda 16. kez etkinlik düzenleyeceğiz. Amacımız 7 Temmuz tarihinde yapacağımız kutlamalara herkesin gelmesi ve gelip bu doğa mucizesini görmesini sağlamak” dedi.Bu arada Abbas Birçol adlı 84 yaşındaki vatandaş, silueti izlerken Atatürk’e yazdığı şiirini de okudu.

SİLÜETİN İLK ORTAYA ÇIKIŞI

Atatürk silüeti, ilk defa 1954’te Yukarı Gündeş köyünde çobanlık yapan Adıgüzel Kırmızıgül tarafından görüldü. Silüetin, 1975 yılında gazeteci Erdoğan Kumru tarafından çekilen fotoğrafları Genelkurmay Başkanlığı’na gönderildi. Kumru, 1988 yılında bu fotoğrafıyla bir gazetenin düzenlediği amatör fotoğrafçılık dalında birincilik ödülü elde etti. Bu arada Damal ilçesinde 1995’den itibaren temmuz ayı içinde Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri düzenleniyor. Bu yılki şenlik ise 9 Temmuz’da düzenlenecek.

TSK: Pilotlara ait bazı malzemeler bulundu

Haziran 28th, 2012

Genelkurmay Başkanlığı, Suriye’nin düşürdüğü askeri uçakla ilgili, bugüne kadar 70×23 milkarelik bir alanın tarandığını ancak pilotlara ve uçağın enkazına henüz ulaşılamadığını bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesindeki açıklamada, uluslararası hava sahasında Suriye tarafından düşürülen uçak ve pilotlarla ilgili arama kurtarma faaliyetlerine ilişkin bilgi verildi.

Doğu Akdeniz’de, uluslararası hava sahasında, Suriye tarafından düşürülen Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait RF-4 uçağıyla temasın kesilmesinin ardından başlatılan arama kurtarma faaliyetlerine her gün 1 fırkateyn, 1 hücumbot, 1 karakol gemisi, 2 sahil güvenlik botu, CN-235 tipi bir uçak ve dört arama kurtarma helikopteriyle devam edildiği belirtilen açıklamada, 26 Haziran 2012 Salı gününden itibaren Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait hidrografi gemisinin de bölgede derin su aramasına başladığı kaydedildi.

Açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

”Arama ve kurtarma faaliyetlerinin başlangıcından itibaren, olay bölgesi deniz unsurları tarafından 24 saat süreyle hava unsurları tarafından gündüz süresi içerisinde sürekli olarak aranmıştır. Arama ve kurtarma çalışmaları esnasında pilotlarımıza ait bazı malzeme ile uçağa ait bazı parçalar bulunmuştur. Bugüne kadar 70×23 milkarelik bir alan taranmış, ancak pilotlarımıza ve uçağın enkazına henüz ulaşılamamıştır. Ortalama derinliği 1260 metre olan arama bölgesinde, hidrografi gemisinin dışında başka bir gemi bulunmasına dair çalışmalar Dışişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı ile koordineli olarak sürdürülmektedir.”

TSK: Pilotlara ait bazı malzemeler bulundu

Haziran 28th, 2012

Genelkurmay Başkanlığı, Suriye’nin düşürdüğü askeri uçakla ilgili, bugüne kadar 70×23 milkarelik bir alanın tarandığını ancak pilotlara ve uçağın enkazına henüz ulaşılamadığını bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesindeki açıklamada, uluslararası hava sahasında Suriye tarafından düşürülen uçak ve pilotlarla ilgili arama kurtarma faaliyetlerine ilişkin bilgi verildi.

Doğu Akdeniz’de, uluslararası hava sahasında, Suriye tarafından düşürülen Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait RF-4 uçağıyla temasın kesilmesinin ardından başlatılan arama kurtarma faaliyetlerine her gün 1 fırkateyn, 1 hücumbot, 1 karakol gemisi, 2 sahil güvenlik botu, CN-235 tipi bir uçak ve dört arama kurtarma helikopteriyle devam edildiği belirtilen açıklamada, 26 Haziran 2012 Salı gününden itibaren Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait hidrografi gemisinin de bölgede derin su aramasına başladığı kaydedildi.

Açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

”Arama ve kurtarma faaliyetlerinin başlangıcından itibaren, olay bölgesi deniz unsurları tarafından 24 saat süreyle hava unsurları tarafından gündüz süresi içerisinde sürekli olarak aranmıştır. Arama ve kurtarma çalışmaları esnasında pilotlarımıza ait bazı malzeme ile uçağa ait bazı parçalar bulunmuştur. Bugüne kadar 70×23 milkarelik bir alan taranmış, ancak pilotlarımıza ve uçağın enkazına henüz ulaşılamamıştır. Ortalama derinliği 1260 metre olan arama bölgesinde, hidrografi gemisinin dışında başka bir gemi bulunmasına dair çalışmalar Dışişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı ile koordineli olarak sürdürülmektedir.”

TSK: RF-4’e kod aktarması hayal ürünü

Haziran 28th, 2012

Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, bugün bir gazetede bir milletvekiline atfen, Suriye’den çalınan bir MIG-21 uçağının kodlarının Tel Aviv’de çözülüp İncirlik’te Türk Hava Kuvvetlerine ait bir RF-4 uçağına aktarıldığına dair iddianın yer aldığı anımsatıldı.

Açıklamada, ”Söz konusu iddia tamamen hayal mahsulüdür” ifadesi kullanıldı.

Bursa’da okul ve hastane duvarları renklendiriliyor

Haziran 28th, 2012

 

Zübeyde Hanım Doğum Evi’nde açılan “Griye veda, renklere merhaba” adlı sergide 30 adet fotoğraf yer aldı. Sergiye Genel Cerrah Dr. Ceyhun İrgin, devlet hastanelerinin başhekimleri, Bursa Anneler Derneği ve vatandaşlar katıldı. Okul ve hastanelerin griden oluşan duvarlarını fotoğraflarla renklendirmeyi hedeflediklerini, bunun aslında bir sergi olmadığını, bir bağış kampanyası olduğunu dile getiren Ceyhun İrgin, “Şu ana kadar 31 okula 40 ya da 50 fotoğraf götürdük. Okullar kapandığı için şimdi hastanelere yöneldik. Dünyanın her tarafındaki fotoğrafçıları kampanyaya katılma davet ediyoruz. Şu an havuzumuzda 3 bin fotoğraf var. Bu fotoğrafları çerçeveletip okul ve hastanelere bağışlıyoruz. “Griye veda renklere merhaba” adlı projemiz sürüyor. Bütün fotoğraflar orijinaldir ve sahipleri tarafından basılıp da gönderilmiştir” diye konuştu.

Kadir Topbaş, İDO’yu uyaracak!

Haziran 28th, 2012

Deniz ulaşımını kullanan vatandaşlar, İstanbul Deniz Otobüsleri’nin (İDO) fiyatlarındaki oynama yapması nedeniyle büyük tepki göstermişti.

Kamuyoundan gelen tepkilere İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş sessiz kalmadı ‘Şikayetler var değerlendirme yapacağız’ dedi.

CİDDİ ŞİKAYETLER VAR

İDO’larda dinamik fiyatlandırma sisteminde yolcuların yer bulma konusunda sorun yaşadığına ilişkin şikayetler olduğu konusunda Kadir Topbaş, İDO’yu özelleştirdiklerini hatırlatarak, “Vatandaşlarımızın zaman zaman mağdur olduğu şeklinde bize bilgler gelmekte. Bunu biz önümüzdeki toplantıda masaya yatırmak istiyoruz. Tabi, işletmeci belediyemizin yaptığı gibi zararı göze alamıyor. Kendine göre bir takım düzenlemeler yapıyor. Ama vatandaşımız tarafından da ciddi şikayetler var. Masaya yatırarak, bir değerlendirme yapacağız. Gerekirse firma yetkililerini de bu konuda uyaracağız” dedi.

Bu arada İBB Genel Sekreteri Muzaffer Hacımustafaoğlu da, İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy’u çağırdı şikayetler konusunda yönetimi uyardığı öğrenildi.

Yalova’da El-Kaide operasyonu

Haziran 28th, 2012

Edinilen bilgiye göre, bir süredir takibe alınan El-Kaide üyelerine yönelik Bursa özel harekat timleri Yalova’da operasyon düzenledi. Yalova Emniyet Müdürlüğü’nün de destek verdiği operasyonda Çınarcık ve Çiftlikköy ilçesi ile Taşköprü beldesi ve Samanlı köyünde eş zamanlı baskınlar yapıldı. Baskınlarda 6 kişi gözaltına alınırken, aralarında 1 kalaşnikof ile tabancaların da bulunduğu çok sayıda mühimmat ele geçirildi.
Gözaltına alınan 6 kişinin sorgulanmak üzere İstanbul’a götürüldüğü öğrenildi.

TÜBİTAK’tan bilim adamlarını çekecek proje

Haziran 28th, 2012

TÜBİTAK’tan yapılan yazılı açıklamada, TÜBİTAK’ın araştırma imkanları ve çalışma ortamları nedeniyle yurt dışını tercih eden Türk bilim insanlarının Türkiye’ye dönüşünü başlattığı belirtildi.

Bu kapsamda şimdiye kadar 167 bilim insanının Türkiye’ye dönüş yaptığı vurgulanan açıklamada, yabancı bilim insanlarının da Türkiye’ye getirilmesi için TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı’nca (BİDEB) Uluslararası Deneyimli Araştırmacı Dolaşımı Destek Programı’nın uygulamaya konulduğu belirtildi.

Program için tanıtım toplantısı düzenlendiği de bildirilen açıklamada, TÜBİTAK BİDEB Başkanı Prof. Dr. Şemsettin Türköz’ün ”Türkiye’yi tüm araştırmacılar için cazip bir ortam haline getirmeyi amaçlıyoruz. En büyük avantaj tüm alanlara açık olması. Herkes bu programlardan faydalanabilir. Ana hedef uluslararası dolaşım gerçekleştirmek. Yaş sınırı yok önemli olan tecrübe” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Prof. Dr. Cahit Güran’ın programa ilişkin verdiği şu bilgiler de yer aldı:

”Programın bütçesi 11,2 milyon avro. Bütçenin yüzde 60’ı TÜBİTAK, yüzde 40’ı ise Avrupa Komisyonu tarafından karşılanacak. Program 5 yıl süreyle devam edecek. Bu süre içinde 100 bilim insanı Türkiye’ye getirilecek. Programda TÜBİTAK fonlayan kurum, üniversite veya sanayi kuruluşları da ev sahibi olacak. Tüm ülke vatandaşları başvurabilecek. Evrensel araştırmacılara açık bir program.

Araştırmacıların doktora derecesine sahip olması veya en az 4 yıllık araştırma deneyimi olması gerekiyor. Son 3 yılda 12 aydan fazla Türkiye’de bulunmaması ve BİDEB desteklerinden faydalanmaması gerekiyor. Türkiye’ye gelecek bilim insanlarına yaşam giderleri, ulaşım ve aile giderleri ile araştırma katkısı sağlanacak. Alanında 10 yıldan fazla çalışma yapan çok deneyimli araştırmacılar için aylık net 2 bin 650 avro, deneyimli araştırmacılara ise 2 bin 300 avro verilecek. Bu araştırmacılar 1001 programına da başvurabilecek.”

Dev yolcu gemisi Marmaris’te

Haziran 28th, 2012

Sabah saatlerinde Marmaris’e gelerek limanın büyük rıhtımına yanaşan dünyanın en büyük yolcu gemilerinden İtalyan bayraklı “Aida Diva”, ilçeye hareketlilik kazandırdı. Yunanistan’ın Heraklion Adası’ndan gelen dev gemide çoğunluğunu Almanların oluşturduğu yaklaşık 2 bin 96 yolcu ve 607 personel bulunduğu belirtildi. Gümrük işlemlerinin ardından gemiden inen yolcular, havanın sıcak olmasını da fırsat bilerek yat limanında yürüyüş yaptıktan sonra Marmaris Kapalı Çarşısı’nı gezdi. Çarşıya hareketlilik getiren yolcuların genelde takı, hediyelik eşya gibi ürünlere ilgi gösterdiği görüldü. Bazı yolcular ise ilçenin tarihi ve doğal güzelliklere sahip yerlerini gezmek için günlük turlara katıldı.

Aida Cruises şirketinin filosuna 2007 yılında katılan 69 bin 203 grostonluk 11 katlı geminin 250 metre uzunluğunda olduğu, içinde süit kamaralar, yüzme havuzları, sauna, masaj odaları, spor salonları, casino ile gösteri salonlarının bulunduğu bildirildi.

Marmaris’ten akşam saatlerinde ayrılacak gemi Antalya’ya gidecek.

Erdoğan: Bu acıyı unutmamız kolay değil

Haziran 28th, 2012

Çeşitli açılış ve incelemelerde bulunmak üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ile Van’a gelen Başbakan Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ferit Melen Havaalanı’nda Vali Münir Karaloğlu ile eşi Sevim Karaloğlu, AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan ve AK Partili kadınlar tarafından karşılandı.

Buzhane Mahallesi’ndeki Hüsrevpaşa Konteyner Kenti’ne geçen Bakan Şahin ve Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) tarafından yaptırılan ”Travma Sonrası Aile Danışma Merkezi”nin açılış törenine katıldı.

Törende konuşan Erdoğan, 23 Ekim ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde Van ve ilçelerinde büyük ve yıkıcı bir deprem yaşandığını anımsatarak, depremde hayatını kaybedenleri rahmetle andı ve yakınlarına başsağlığı diledi.

Depremin hemen sonrasında gerek Van’da, gerekse Türkiye’de ve dünya genelinde bir teyakkuz oluştuğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

”Van için hemen bir seferberlik başlatıldı. Uzmanlar Van’daki iki büyük depremin 37 atom bombasının şiddetine eşit olduğunu ifade ediyorlar. Bu kadar büyük ve yıkıcı bir depremin izlerini elbette bir anda silebilmek mümkün değil. Ancak devletimiz, hükümetimiz özveriyle, imkanları zorlayıp Türkiye genelinde bir dayanışma seferberliği başlatarak şimdiye kadar izleri önemli ölçüde sildi ve silmeye devam ediyor. Elbette Van depreminin fiziki izleri siliniyor ve silinecek, ancak Van’da yaşanan acıyı unutmamız hiç kolay olmayacak. Biz hep birlikte bu acıyı yüreklerimizde taşıyacak, tekrar böyle acılar yaşanmaması için İnşallah tedbiri elden bırakmayacağız.

İnsan umuduyla yaşar. Ümidini kaybeden bir insanın kaybedeceği hiçbir şey kalmaz. Biliyorum ki yüreklerimiz yangın yeri. Depremin meydana getirmiş olduğu yıkım ve travma hepimizi, hepinizi derinden hüzne boğdu. Ancak yaşadığımız bu talihsiz olay, bize millet olarak kardeşliğimizin, birbirimize duyduğumuzu sevgi ve muhabbetin ne kadar manalı, ne kadar içten olduğunu hissettirdi.”

Konuşmasına Hz. Mevlana’nın bir sözü ile devam eden Erdoğan, şunları kaydetti:

”Diyor ki Mevlana, ‘Küle döndüysen yeniden güle dönmeyi bekle… Geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere küllerin arasından doğrulup güle dönüştüğünü hatırla.’ Evet, acıları, elemleri, kötü hatıraları kalbimizin derinliklerine gömdük. Dünden sıyrılmak ve geleceğe odaklanmak zorundayız. Bir kez daha umudu çoğaltmak, yaşama tutunmak, yıkılanın yerine daha iyisini yapmak zorundayız.”

-”Annelerimize çok büyük görevler düşüyor”-

Erdoğan, gelecek süreçte özellikle annelere çok büyük görevler düştüğüne dikkati çekerek, annelerin, ailenin, yuvanın temel direği olduğunu ve hem ailede hem de toplumda, insanlara ait hislerin kaynağını oluşturduğunu ifade etti.

”Anneler, aynı zamanda yaşama tutunma, hem yaşama hem de yaşatma konusunda erkeklerden katbekat güçlüdür” diyen Erdoğan, annelerin umudunun kaybolması durumunda, çocukların umudunun kaybolacağının, annelerin heyecanının yok olması durumunda da toplumun heyecanının yok olacağının bilinmesi gerektiğini belirtti.

Erdoğan, ”Eğer anneler yaşama tutunmayı bırakırsa gelecek kararır. Annelerimizin, çocuklarımız adına, ailelerimiz adına, toplum adına depremin travmasını aşması hepimiz için çok büyük bir önem taşır” ifadelerini kullandı.

Afet ve krizler sonrasında ortaya çıkan ruhsal ve zihinsel her türlü stresin, müdahale edilmediği takdirde kronikleşebildiğine işaret eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Annelerimiz bu stresi aşamazlarsa Allah korusun o gerilim, o bunalım çocuklarımıza, geleceğimize sirayet edecektir. Annelerimizin, anne adaylarımızın AÇEV’in bu merkezine, diğer benzeri merkezlere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kurduğu merkezlere hiç tereddüt etmeden gitmelerini rica ediyorum. Bu merkezlerdeki yardımsever eller, gönüller inanıyorum ki anne ve çocuklarımızın ellerinden tutacak, onlara daha sağlıklı, daha huzurlu bir geleceği kurmalarında yardım edeceklerdir.

Biz her zaman Van’ın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. 75 milyon, acınızı acısı bildi. İnanın bundan sonra da 75 milyon acınızı, derdinizi, kederinizi paylaşmaya devam edecek. İnşallah acıları, hüzünleri artık geride bırakacağız. Hep birlikte huzurlu bir geleceğe el ele yürüyeceğiz.”

Avusturya İslam’ı kabulünün 100. yılını kutluyor

Haziran 28th, 2012

29 Haziran’daki etkinliklere Avusturya Cumhurbaşkanı Dr. Heinz Fisher’in yanı sıra, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Avusturya İslam Cemaati Başkanı Fuat Sanaç, Balkan müftüleri ve sivil toplum
kuruluşlarının temsilcileri katılacak.
   
Avusturya İslam Cemaati Kanunun kabul edilmesinin 100. yıl dönümü Viyana’da düzenlenecek etkinliklerle kutlanacak. 29 Haziran’daki etkinliklere Avusturya Cumhurbaşkanı Dr. Heinz Fisher’in yanı sıra, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Avusturya İslam Cemaati Başkanı Fuat Sanaç, Balkan müftüleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katılacak.

15 Temmuz 1912 yılında çıkan kanunla Avusturya İslam Cemaati resmi olarak kabul edilmiş ve İslam dini Avusturya’da resmi olarak tanınmıştı. Ülkede Müslümanları temsil eden tek yetkili kurum olarak “Avusturya İslâm Cemaati”ni belirleyen kanun, Müslüman toplumun dinî ve kültürel kimliklerinin korunmasını temin eden, Müslümanların Avusturya’da kabul edildiklerini ve Avusturya’nın bir parçası sayıldıklarını gösteren bir kanun olması bakımından önem arz ediyor.

İslam din öğretmenleri Avusturya İslam Cemaati tarafından atanıyor.

Avusturya’da yaşayan Müslümanları temsil etme yetkisine sahip olan Avusturya İslâm Cemaati,  hâlihazırda dinî, kültürel, sosyal ve din eğitimi alanlarında hizmetler veriyor. Kanunda, İslâm dinini inananlar arasında yaygınlaştırmak ve korumak şeklinde belirlenen temel görevi çerçevesinde, İslâm’ı tebliğ etmek, İslâm dinine inananların eğitim işlerini yürütmek, insan  sevgisini yaymak, hastaların  bakımı ile ilgilenmek, dinî konferanslar düzenlemek, dinî ve edebî eserler yayınlamak, İslâm dini ve İslâm kültürü ile alakalı  kurumları inşa etmek, cenaze işlemlerini yürütmek, din dersi öğretmenlerinin, din görevlilerinin ve imamların eğitimi ve atamalarını gerçekleştirmek, İslâm dinine mensup olan cemaatlerin her türlü dinî yaşantısını desteklemek ve geliştirmek gibi faaliyetler yürütüyor. “Viyana İslâm Lisesi”, “Sosyal Bilimler Okulu”, “İslâm Merkezi” ve “İslâm Akademisi”nin kurulmasını sağlayan İslâm Cemaati, ayrıca Avusturya devlet okullarındaki isteğe bağlı İslam din derslerini verecek öğretmenlerin atamasını da gerçekleştiriyor.

Şehit er memleketinde toprağa verildi

Haziran 28th, 2012

Yahyalı Devlet Hastanesi’nde bulunan şehidin cenazesi, buradan askeri cenaze aracıyla Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Ulu Cami’ye getirildi.

Buradaki cenaze törenine, şehidin babası Mehmet Aydın, annesi Havva Aydın, kardeşleri Fatih ve Oğuzhan Aydın, TBMM Başkan Vekili Sadık Yakut, Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Murat Kırkaya, AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, İl Emniyet Müdürü Cumali Aydın ile diğer yetkililer ve vatandaşlar katıldı.

TBMM Başkan Vekili Yakut ve beraberindekiler burada şehidin yakınlarına taziyelerini iletti.

Baba Mehmet Aydın, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, ”Bu vatan bizim ise onu koruyacağız. Yaptıklarına pişman olacaklar. Hiç üzülmüyorum, onu ben vatan için yetiştirdim ve vatan uğruna gitti. Vatan sağ olsun diyorum” dedi.

İl Müftü Yardımcısı Lütfi Çetinkaya’nın kıldırdığı cenaze namazının ardından şehidin naaşı, ambulansla Senir köyündeki baba evine götürüldü. Aydın’ın cenazesi daha sonra köy mezarlığında toprağa verildi.

Galatasaray 3 Temmuz’da toplanıyor

Haziran 28th, 2012

Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar imzasıyla, sarı-kırmızılı kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, toplantıda, Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman’ın, yeni stat yapılana kadar maçlarını Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena’da oynama talebinin görüşüleceği bildirildi.

Olağanüstü Divan Kurulu Toplantısı, 3 Temmuz Salı günü saat 13.30’da Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu’nda gerçekleştirilecek.