Hakem Cüneyt Çakır göz doldurdu!

Haziran 28th, 2012

EURO2012 yarı final mücadelesinde İspanya penaltılar sonucunda Portekiz’i eleyerek finale kalmayı başarırken Türk hakem Cüneyt Çakır başarılı bir yönetim sergiledi.

Karşılaşmayı yöneten Türk hakem Cüneyt Çakır, zorlu maçı kritik bir hata yapmadan tamamlarken sergilediği performansla alkış topladı. Oyun içinde sertliğe müsade etmeyen Çakır, kartlarını cömertçe kullanırken maç boyunca 9 sarı gösterdi.

Çakır, ayrıca mücadelenin 30. dakikasında Portekiz’in hızlı hücumunu keserek faulü kullandırmak isteyince yıldız futbolcu Nani’nin tepkisiyle karşılaştı. Öte yandan karşılaşmada yan hakem olarak görev yapan Bahattin Duran ve Tarık Ongun ise verdikleri doğru kararlarla mücadeleyi hatasız tamamladı.

Torba Kanun Tasarısı’nda yeni af hakkı

Haziran 28th, 2012

Teklif üzerinde AK Parti, CHP ve MHP milletvekillerinin verdiği ortak önergeyle değişiklik yapıldı. 

Geçen yıl çıkarılan aftan çeşitli nedenlerle yararlanamayan öğrencilere, ilişiklerinin kesildiği üniversitelere başvurmaları şartıyla yeni bir hak tanındı. Uluslararası ortak lisans programları çerçevesinde öğrenim görenler de dahil olmak üzere öğrenciler, başvurularını takip eden eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek. 

Teklifte, CHP’li milletvekillerinin verdiği önergenin kabul edilmesiyle YURTKUR’un yurt kiralama süresi 15 yıla çıkarılırken, bir başka önergeyle de TBMM adına 10 kırmızı araç plakası tahsisinden vazgeçildi. 

Kabul edilen bir başka önergeyle 1999 yılında meydana gelen Marmara depreminin ardından ihtiyacını karşılamak için işyeri edinenlerin, hak sahipliği İl İdare Kurulu tarafından düşürülmesi halinde bunların tazminat ödememesi, düşürülme tarihine kadar ödenen miktarın da faiziyle geri ödenmesi imkanı getirildi. Ancak hak sahibi olup da kendilerine teslim edilen işyerlerini son 2 yıl içinde fiilen kullanmayanlar bu haktan yararlanabilecek.  

Denizden çıkanlar şaşırttı!

Haziran 28th, 2012

Rize Belediyesi ve Deniz Polisi Su Altı timince, denizin kirletilmemesine dikkati çekmek ve dalış yapılan bölgenin temizlenmesi için sporcu ve vatandaşların da katılımıyla Menderes Bulvarı Sahil Parkı mevkisinde dalış etkinlik düzenledi.

Yağmur nedeniyle vatandaşlar etkinliğe katılamadı. Bot ve yelkenlilerle etkinliğe katılan sporcular ise yağmur nedeniyle zor anlar yaşadı ve etkiniliği yarıda bırakmak zorunda kaldı.

Yaklaşık yarım saatlik dalışın ardından 5 dalgıç denizden soba, araba lastiği, teneke, bilgisayar kasası ve kablo gibi çok sayıda atık çıkardı. Çevredeki vatandaşlar, denizden çıkan atıklar karşısında şaşırdılar. Atıklar, torbalara doldurularak Rize Belediyesi ekiplerine teslim edildi.

Deniz Polisi ekibinden dalgıç Başkomiser Ergün Çetin, gazetecilere yaptığı açıklamada, örnek olması için denizde temizlik çalışması yaptıklarını belirterek, ”Yarım saatlik süre içerisinde sahil alanında dipte temizlik yürüttük. Denizden epeyce çöp çıkardık. Denizlerimizin temiz olmasını istiyoruz. Örnek olması amacıyla halkımızla birlikte böyle bir çalışma yaptık. Vatandaşlarımızın denizi kirletmemesini, aksine sahip çıkmasını istiyoruz” dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç’tan 3 kabül

Haziran 28th, 2012

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Erbil ve Türkiye’nin Amman Büyükelçisi Sedat Önal’ı ayrı ayrı kabul etti.

Başbakanlık Merkez Bina’daki kabuller basına kapalı gerçekleşti.

Muhabir: Ferdi Türkten

CHP’li Güler’den hükümete dış politika uyarısı

Haziran 28th, 2012

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.

MYK sonrasında yazılı bir açıklama yapan Güler, toplantı hakkında bilgi verdi.

Kılıçdaroğlu’nun, Suriye’nin Türk askeri uçağını düşürmesinin ardından kendisi ve CHP heyetine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan sunum hakkında MYK’ya bilgi verdiğini ifade eden Güler, daha sonra da konunun ayrıntılı olarak değerlendirildiğini aktardı.

”MYK tarafından yapılan değerlendirmeye göre, uçağımızın düşürülmesiyle gelinen nokta, AKP iktidarının sorumsuz ve yanlış dış politikasını tüm yönleriyle gözler önüne sermektedir” ifadesini kullanan Güler, ”Komşularla sıfır sorun” diye başlayan bir dış politikanın Türkiye’yi komşularıyla sıcak savaşın kapısına dayandırdığı görüşünü savundu.

Güler, şunları kaydetti:

”AKP, Türkiye’yi gücü, cesareti, kararlılığı sürekli denenen bir ülke konumuna düşürmüştür. Bu, siyasal iktidarın hesabını vermek zorunda olduğu kabul edilemez bir durumdur. Siyasi iktidarın Türkiye’yi savaşa sürükleyen tutarsız ve kendine güvensiz dış politikasını bir an önce gözden geçirmesi gerekir. Türkiye’nin çıkarının hem bölgesinde hem de dünyada barışın sağlanmasında olduğu açıktır.”

Güler, MYK toplantısında örgütsel çalışmaların da gözden geçirildiğini belirterek, bu kapsamda 8 Temmuz Pazar günü 11. Kadın Kurultayı ile 17-18 Temmuz günlerinde toplanacak CHP Olağan Kurultayı’nın hazırlıklarının da gözden geçirildiğini aktardı. 

Güler ayrıca yurt dışında örgütlenme süreci çerçevesinde Almanya’da yürütülen çalışmalar, Parti Okulu ve Gençlik Kolları işbirliği ile yapılacak gençlik kampları çalışmalarının da MYK’da ele alındığını bildirdi.

Bayraktar: Çevre denetimini artıracağız

Haziran 28th, 2012

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, çevreyle ilgili denetimleri artıracaklarını, bunu da itmeden, kakmadan, incitmeden karşılıklı diyalog içinde gerçekleştirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Kocaeli Sanayi Odası Şehabettin Bilgisu Çevre Ödül töreni Leyla Atakan Kültür Merkezi’ne gerçekleştirdi. Törene, Bayraktar, Vali Ercan Topaca, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu da katıldı. Bayraktar, törende yaptığı konuşmada, çevre denetiminin cezayla olmayacağını, bunun ödülle olacağının altını çizdi. Son 10 yılda çevre konusunda ciddi adımlar attıklarını belirten Bayraktar, “Denetimi de elden bırakmayacağımız. Denetim bilincini artırmak için ilkokula kadar indik.” diye konuştu.

Bayraktar, fabrikaların bacalarını Çevre Bakanlığı olarak denetlediklerini anlattı. Denetimi yaparken, itmeden, kakmadan, incitmeden, karşılıklı diyalog içinde olacaklarını dile getirdi. Bayraktar, şöyle devam etti: “Ruhsatlar, imar planları çok rahat olacak, denetimde ona göre artırılacak. Beraberce başaracağız. Sanayicilerin kafaları rahat olursa bizde rahat ederiz. Çevreyle sanayi, üretim, eğitim bir bütünlük içinde sağlandığı zaman daha iyi noktalara geleceğiz. Hükümet olarak çok ciddi gayret içindeyiz.”

Kentsel dönüşüme değinen Bayraktar, yeni yapılacak binalarda çevreye ağırlık verilmesine dikkat edeceklerini dile getirdi. Konuşmaların ardından ödüller verildi.

40 bin öğretmen ataması TBMM Genel Kurul’da

Haziran 28th, 2012

MHP Denizli Milletvekil Emin Haluk Ayhan, teklifin 1. maddesi üzerinde verilen önergeye ilişkin yaptığı konuşmada, Denizli’deki bazı ilçelerin adliyelerinin kapandığını belirterek, ”60-70 yaşındaki insanlar ilçeler arasında nasıl yolculuk yapacak. Bu kırmızı plaka talebi ne hale düşürüyor bizi halkın gözünde. Kırmızı plaka düşkününe çıkacak adımız. Gelin şu adliye meselemizi çözelim” diye konuştu.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, verdiği önerge üzerinde söz alarak, AK Parti milletvekillerine hitaben, ”Ülkeyi itibarsızlaştırdınız” diye seslendi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Genç’in ardından ”sataşma” gerekçesiyle söz alarak, ”Burada itibarı olmayan insanların itibardan bahsetmesi son derece yanlıştır” dedi. 

Türkiye Cumhuriyeti’nin, AK Parti hükümetleriyle elde ettiği itibarın önceki hükümetler dönemindeki itibar seviyesiyle kıyaslanamayacağını ifade eden Aydın, ”Dünyanın gündemini Türkiye belirliyor artık. IMF’ye 5 milyar dolar yardım eden bir ülkeyiz artık” diye konuştu.

Kamer Genç de tekrar ”sataşma” gerekçesiyle söz alarak, ”Bu devletin organlarının büyük olması bana gurur verir ama bu devleti yönetenler ülkeyi itibarsızlaştırıyorsa bunların haysiyet fukarası hallerini yüzlerine vurmak benim görevimdir. Uçak düşürüldükten sonra bunun gereğini yapmayan itibarlı mıdır? Biz nerede IMF’ye para vermişiz? Yalan söylüyor” diye konuştu.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da önerge üzerinde yaptığı konuşmada, bazı ilçe adliyelerinin kapatıldığını belirterek, daha önce 146 adliyenin kapatılmasına karar verilirken, bazılarıyla ilgili kararın daha sonra geri alındığını söyledi. Bunlar arasında Erzincan’ın bazı ilçelerinin bulunduğunu anlatan Ağbaba, ”ulaştırma Bakanı bastırdı bu ilçelerle ilgili karar geri alındı. Bu kararı değiştirmezseniz birileri gelip size ‘la oğlum bas git’ der” dedi. 

Ağbaba, konuşmasını yaptıktan sonra, üzerinde ”la oğlum bas git” yazan kağıdı kürsüdeki mikrofona geçirdi. AK Parti’li milletvekillerinin tepki gösterdiği kağıdı alan kavas, Başkanlık Divanı’na bıraktı. 

-Deniz Gezmiş ve İskilipli Atıf Hoca tartışması- 

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, teklifte yer alan seçim döneminde işlenen suçlarla ilgili kovuşturma açma süresinin 6 aydan 2 yıla çıkarılmasıyla ilgili madde üzerinde verdiği değişiklik önergesi hakkında konuşurken, CHP Aydın İl Başkanı’nın Deniz Gezmiş fotoğrafı yüzünden ifadeye çağrıldığını söyledi. 

Tezcan, Deniz Gezmiş’in fotoğrafını göstererek, ”Suç ve suçluyu öveni arıyorsanız İskilipli Atıf Hoca’yı öven Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a bakın. Deniz Gezmiş bu ülkede bağımsızlık inancının, yurtseverliğin, halkların kardeşliğinin ifadesiydi. Önünde saygıyla eğiliyorum, onu öven İl Başkanımın da gözlerinden öpüyorum” dedi. 

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Tezcan’ın ardından söz alarak, ”O 3 delikanlının idamı konusunda AK Parti iktidarını temsil edenler o dönem yapılanları yanlış olduğunu ifade etmiştir. 12 Eylül referandumunda tüm darbecilerden hesap sormayla ilgili yaptıklarımıza canhıraş karşı çıkanların, bugün darbecilerin yaptığını AK Parti iktidarına yüklemesi yanlıştır. İskilipli Atıf Hoca, yazdığı iddia edilen bir yazıyla ilgili olarak İstiklal Mahkemelerinde nasıl haksız şekilde yargılanıp idam edildi. Deniz Gezmiş’ler de aynı şekilde idam edilmiştir. Aynı kefeye koymak büyük hatadır” diye konuştu.  

CHP’li Tezcan, sataşma gerekçesiyle söz alarak, ”Elitaş, CHP kongrelerinde CHP’lilerin birbirini satmayacağını çok iyi bilir. AKP’nin Türkiye’nin varlığını nasıl sattığını, sata sata mirasyedi edasıyla ortada bir şey bırakmadığını da çok iyi bilir. AKP darbe sürecinin devamı olduğunu özel yetkili mahkemeleri kaldırmayarak zaten gösteriyor. DGM’ler yeniden devreye girmiştir” dedi. 

Teklifin görüşmeleri 1. Bölüm’deki maddeler üzerinde verilen önergelerle sürüyor.

Bahçeli Batı Trakya’da azınlık hakkı istedi

Haziran 28th, 2012

Balkanlar gezisi çerçevesinde Batı Trakya’ya gelen Bahçeli, Gümülcine ve İskeçe’de kapatılan Türk derneklerini ve seçilmiş müftüleri ziyaret ederek Türk azınlık temsilcileriyle bir araya geldi.

Gümülcine’deki temaslarına seçilmiş Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’i makamında ziyaret ederek başlayan Bahçeli, daha sonra Gümülcine Türk Gençler Birliği’nde (GTGB) soydaşlarla görüştü.

Bahçeli, kendisini GTBG’nin bahçesinde sevgi gösterileriyle karşılayan kalabalık gruba yaptığı konuşmada, Batı Trakya’da, Türk azınlığın Lozan Antlaşması’yla kazanılmış haklarının yavaş yavaş ortadan kaldırılmasına yönelik bir sinsi çabanın ortaya çıktığına şahit olduğunu belirterek, ”Bu çok tehlikeli” dedi.

Katedilen mesafeyi geriye doğru götürmenin yaşadığımız çağda mümkün olmadığını belirten Bahçeli, ”Bu nedenle, bu hakların geliştirilmesinden yana anlayışları, tavırları ortaya koymak daha doğru olacaktır diye düşünmekteyiz. Fırsatların kendilerine uygun düştüğü kanaatiyle haklar yenilmeye başlanıldığında, gün gelir bu haklar onlar tarafından da kaybedilir bir duruma gelebilir. Bu sebepten dolayı tarihi iyi okumak, olayları iyi anlamak ve olaylar içerisinde yaşanan acıları tekrar yaşamamak için gerekli politikalar üretmek, siyasetin bir erdemi, bir fazileti olsa gerek” diye konuştu.

Bahçeli, Türkiye’ye, AB perspektifi çerçevesinde azınlıklar konusunda dayatmalar yapıldığını, Yunanistan’da yaşananların ise gözardı edildiğini belirtti.

Bu konuda Türkiye’ye dayatmada bulunların, istediklerini uygulama alanının önce kendi ülkeleri olduğunu bilmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli şöyle konuştu: 

”Bunun anlamı şudur: Türkiye’ye dayatılan ne varsa Batı Trakya’da kabul edilen haklar olarak kabul edilmeli. Batı Trakya Müslüman Türk azınlığın hakları Yunanistan tarafından garanti altına alınmalı, geliştirilmeli ve mutlu bir toplum olarak yaşamasına fırsat verilmelidir.”

Bahçeli, Türkiye’nin gelişen, büyüyen, 21. yüzyılı iyi okuyan ve küresel unsurlar içerisinde layık olduğu yeri amaçlayan bir ülke konumunda olduğunu belirterek, gelip geçseler de tüm iktidarların ortak aklının bu olduğunu kaydetti.

Türkiye ve Yunanistan ilişkilerde gelişme kaydedilmesi için çaba gösterirken, Batı Trakya’da, Lozan’da elde edilen hakların geriye çevrilmesine yönelik faaliyetler olduğunu ifade eden Bahçeli, ”Türkiye olarak bunu kabul etmemiz mümkün değil. Türk milliyetçileri olarak da bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Bunun kısa ve öz anlamı; Batı Trakya Türk azınlığın arkasında 75 milyon Türk milleti bulunmaktadır. Onun için Gümülcine Türk Gençler Birliği’nin isminden Türk’ü kaldırmakla Türk yok olmaz. İşte bu yeşil ağaçların altında Türkçe kim konuşuyorsa Türk odur. Bunun için üzülmeyiniz, sıkılmayınız, sabırlı olunuz, soğukkanlı olunuz, tahriklere kapılıp başkalarının yönlendirilmesine düşerek yanlışlar yapmayınız. Ne gerekiyorsa sizin adınıza Türk milliyetçileri olarak, MHP ve büyük Türk milleti her şeyi yapmaya hazırdır” diye konuştu.

İskeçe’yi de ziyaret eden Bahçeli, seçilmiş İskeçe Müftüsü Ahmet Mete ile makamında bir süre görüştü.

Bahçeli ve beraberindeki heyet daha sonra da İskeçe Türk Birliği’ne (İTB) giderek soydaşlarla bir araya geldi.

Bahçeli, burada yaptığı konuşmada da İTB’nin çok anlamlı bir kuruluş olduğunu belirterek, ”İsmini değil, kökünü de kazısalar ruhu yaşayacaktır” ifadesini kullandı.

Batı Trakya Müslüman Türk azınlığın, ne şart olursa olsun, kendisini koruyabilmiş, asimilasyonu kabul etmemiş kimliğiyle, inancıyla kültürel değerleriyle yaşama inancını ortaya koymuş bir toplum olduğunu ifade eden Bahçeli şöyle devam etti: 

”Bu mücadele zaferle sonuçlanmıştır. Bazı soranlar olabilir ancak endişe edilecek bir durum yok. 75 milyon Müslüman Türk Anadolu’da sizin arkanızdadır.” 

Bahçeli daha sonra da İskeçe Türk mezarlığında merhum İskeçe seçilmiş Müftüsü Mehmet Emin Aga ve Trakya gazetesinin sahibi Osman Nuri Fettahoğlu’nun mezarlarını ziyaret ederek dua etti.

Bu arada, Bahçeli’nin Müftü Mete’yi ziyareti sırasında Altın Şafak üyesi yaklaşık 50 kişilik bir grup İskeçe kent meydanında gösteri yaptı.

Bahçeli’nin İskeçe’yi ziyareti süresince kentte geniş güvenlik önlemleri aldığı gözlenen polis, Yunan bayrakları eşliğinde Yunan milli marşını söyleyerek Türkiye karşıtı sloganlar atan göstericilerin Müftülük binasına ve İTB’ye yaklaşmasına izin vermedi.

Gümülcine’de, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu üyeleriyle akşam yemeğinde bir araya gelen Bahçeli ve beraberindeki heyet yarın da Kavala ve Selanik’i ziyaret edecek.

Erdoğan Başbakan Yardımcıları ile görüştü

Haziran 28th, 2012

Başbakanlık Resmi Konutu’nda basına kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık 3,5 saat sürdü.

Görüşmeye TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya da katıldı.

Hollanda hocasız kaldı

Haziran 28th, 2012

Hollanda Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Bert van Marwijk, görevinden istifa etti.

Hollanda Futbol Federasyonu’nun açıklamasında, Van Marwijk’in talebiyle yapılan görüşmede teknik adamın istifasının kabul edildiği belirtildi.

2012 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (B) Grubu’nda yer alan Hollanda, 3 maçından da puan alamamış ve takımın elenmesinin ardından Van Marwijk kendisini sorumlu hissettiğini söylemişti. Hollandalı teknik adamın 2016’ya kadar Hollanda ile sözleşmesi bulunuyordu.

Hollanda, 2014 Dünya Kupası elemelerinde Türkiye ile birlikte (D) Grubu’nda yer alıyor.

Eşi başörtülü subaya engel ortadan kalktı!

Haziran 28th, 2012

Artık Harp Akademileri ile komutanlık ve karargah subaylığı öğrenimine girişte ‘eşinin tutum ve davranışları’ kriter olmayacak.

Kanuna göre, Milli Güvenlik Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisi yerine, Silahlı Kuvvetler Yüksek Sevk ve İdare Akademisi oluşturulacak.

”Silahlı Kuvvetler Yüksek Sevk ve İdare Akademisinde; müdavimlere, müşterek ve birleşik karargah ve birlikler seviyesinde planlama, yönlendirme ve kontrol teknikleri ile bu karargah ve birliklerin faaliyetlerini yönetecek tarzda öğrenim vermek, milli güvenlik konularında bilgi ve yetenek kazandırmak ve bünyesinde açılan kursları yönetmek” ile ”Türk Silâhlı Kuvvetlerinin ihtiyacı dikkate alınarak, Genelkurmay Başkanlığı’nın yapacağı plana göre, Harp Akademileri bünyesinde açılacak çeşitli kurslar ile komutanlık ve karargâh subaylığı öğrenimine katılan subayların, mesleki bilgi, sevk ve idare kabiliyetlerini geliştirmek” Harp Akademileri’nin görevleri arasında sayılacak.

Silahlı Kuvvetler Yüksek Sevk ve İdare Akademisi’ne, Kuvvet Harp Akademileri’ni bitirmiş kurmay subaylar katılacak. İhtiyaç halinde, TSK’da üst düzey yönetici görevi alan veya alacak subaylar da Akademi bünyesinde açılacak kurs ve sertifika programına katılabilecek.

Olumlu nitelik belgesi verilmeyen subaylar öğrenime alınmayacak

Harp Akademileri ile komutanlık ve karargah subaylığı öğrenimine girişte ”eşinin tutum ve davranışları” kriter olmayacak. Bunun yerine, sıralı üç sicil amirinden en az ikisi tarafından Akademiye girmeye layık görülmeyerek hakkında olumlu nitelik belgesi verilmeyen subaylar, Kuvvet Harp Akademileri ile komutanlık ve karargah subaylığı öğrenimine alınmayacak.

Silahlı Kuvvetler Yüksek Sevk ve İdare Akademisinde eğitim öğretim süresi kurmay subaylar için 5 ay olacak.

Kuvvet Harp Akademileri ve Silahlı Kuvvetler Yüksek Sevk ve İdare Akademisinde, eğitim öğretim süreleri; strateji ve taktikteki yenilikler veya uluslararası askeri politik şartlar gibi sebeplerle Genelkurmay Başkanlığı’nca uzatılabilmenin ve kısaltılabilmenin yanı sıra bu eğitim öğrenimin bir kısmı uzaktan eğitim şeklinde verilebilecek.

Kanunla, komutanlık ve karargah subaylığı öğreniminden çıkarılma ve çıkma esasları belirleniyor.

Komutanlık ve karargah subaylığı öğrenimine müracaat etme hakkı bulunanlara, müktesep haklar da dahil olmak üzere, bu öğrenimin yüz yüze eğitim safhasını yarbaylığın 2. yılında tamamlamış olması şartıyla, 1990 ve 1991 çıkışlı subaylara 7 yıl giriş hakkı tanınacak.

Muvazzaflık hizmeti esnasında eşi doğum yapan ya da eşinin anne veya babası vefat eden erbaş ve erlere, askerlik hizmetinden sayılacak şekilde 10 gün izin verilecek.

18 yaşından aşağı, 65 yaşından yukarı ve malul ve sağlığı bozulmuş olanlarla, bakıma muhtaç çocuğu olan ve gebe bulunan kadınlar, şahsi mükellefiyete tabi tutulmayacak. Mevcut düzenlemede yaş sınırı ”15 yaşından aşağı” idi.

Kanunla, asker temin faaliyetlerinin farklı tarihlerde yapılmasından dolayı, adayların yaşlarının hesaplanmasında yaşanan karışıklıkların ve aday mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla değişiklik yapıldı. Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 14. maddesindeki ”kadın” ifadesi de ”bayan” olarak değiştiriliyor.

Eğitimi tamamlamayanların rütbe bekleme süreleri uzatılmayacak

Tıpta uzmanlık eğitimini herhangi bir nedenle tamamlayamayan tabip subayların rütbe bekleme süreleri uzatılmayacak.

Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde tıpta uzmanlık öğrenimi nedeniyle rütbe bekleme süresi uzatılan askeri personelin nasıp düzeltmesi, geçmişe dönük olarak yeniden yapılacak. Ancak yapılacak nasıp düzeltmeleri nedeniyle geçmişe yönelik maaş ve özlük hakkı farkı ödenmeyecek.

İstekli olan ve yönetmelikle belirtilen niteliklere sahip, muvazzaflık hizmetini yapmakta olan çavuş, onbaşı ve erler ile bunlardan terhislerinin üzerinden 3 yıldan fazla süre geçmemiş olanlar, müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibariyle 25 yaşını bitirmemiş olmak şartıyla istenilen belgelerle başvuracak.

Astsubay meslek yüksekokulu giriş sınavında, müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibariyle 25 yaşını bitirmeme şartı aranacak.

En az 4 yıllık fakülte veya yüksekokulları bitirenlerden; düzeltilmemiş nüfus kaydına göre müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibariyle 27 yaşını, lisans üstü eğitimini tamamlamış olanlardan 32 yaşını bitirmemiş olanlar sözleşmeli subay olabilecek.

Genelkurmay Başkanlığı’nca tespit edilecek bölüm veya branşlarda fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokullarını bitirenlerden; düzeltilmemiş nüfus kaydına göre müracaat yapılan yılın ilk günü itibariyle lisans öğrenimi bitirenler için 27 yaşını, önlisans öğrenimi bitirenler için 24 yaşını bitirmemiş olanlar ile aynı şartlara haiz uzman erbaşlar ise sözleşmeli astsubay olabilecek.

Uzman erbaşlara peşin maaş

Sözleşmeli erler ise en az ilköğretim veya yurtdışındaki dengi okul mezunu olup askerlik hizmetini erbaş ve er olarak tamamlamış ve terhislerinin üzerinden 3 yıldan fazla süre geçmemiş ve düzeltilmemiş nüfus kaydına göre müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibariyle 25 yaşını bitirmemiş olacak.

Uzman erbaşların aylıkları her ayın başında peşin olarak ödenecek. Emekliye ayrılma ve ölüm hallerinde, o aya ait peşin ödenen aylık geri alınmayacak.

Vefat eden veya SGK tarafından ilgili mevzuat hükümleri gereğince emekliye ayrılan sözleşmeli erbaş ve erlerden de o aya ait peşin ödenen aylık geri alınmayacak.

Kanunla, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında bulunmayan erbaş/er ve yedek subay askeri öğrencilerin refakatçilerinin beslenme gereksinmelerinin de hastanelerce karşılanması öngörülüyor.

ASKERLİK SÜRESİNCE SİGORTA PRİMİNİ BAKANLIK YATIRACAK

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda, Harp Akademileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Yılmaz, zorunlu askerlik hizmetini yapan Mehmetçiklerin, askerlik süresi boyunca sigorta primlerinin Bakanlıkça yatırılması için çalışma yaptıklarını ve diğer Bakanlıkların görüşlerine gönderildiğini bildirdi. Yılmaz, ”Yani diyoruz ki milleti işinden alıyoruz, işinden aldığımıza göre, bunun sigorta primlerini yatırmamız da çok normal” dedi.

Darbe komisyonu, Ekrem Kızıltaş’ı dinliyor

Haziran 28th, 2012

Nimet Baş’ın başkanlığında toplanan TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, Ekrem Kızıltaş ile görüşüyor. Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan görüşme basına kapalı yapılıyor.

Komisyon öğleden sonra da eski bakanlardan Güneş Taner’i dinleyecek.

İşte Suriye’ye karşı eylem planı

Haziran 28th, 2012

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dünkü grup toplantısında “Bu olaydan sonra artık yeni bir aşamaya geçilmiştir” dedi. Erdoğan Şam yönetimini köşeye sıkıştıracak eylem planının ipuçlarını verdi.

1-) Angajman kuralları değişti

“Suriye sınırındaki güvenlik riskleri hiçbir şekilde tolere edilmeyecek, karşılıksız bırakılmayacak. TSK angajman kuralları yeni aşamaya göre değiştirildi. Sınırda güvenlik riski oluşturacak her askeri unsur tehdit olarak değerlendirilip askeri hedef olarakmuamele görecek.”

2-) Muhaliflere her türlü destek

“Suriye halkı eli kanlı diktatör ve çetesinden kurtuluncaya kadar Türkiye gereken her türlü desteği verecektir. Buradan bir kez daha Suriyeli kardeşlerimize yürekten sesleniyorum; muhakkak ki Allah’ın yardımı yakındır. Haklı mücadelelerinde her zaman yanlarındayız.”

3-) “İç ve dış kamuoyu bilgilendirilecek

BM, Arap Ligi ve NATO gibi kuruluşlarla diplomasi trafiği sürecek. Türkiye yerini, zamanını ve yöntemini kendi tayin ederek bu haksızlığa karşı uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanacak. Gereken adımları kararlılıkla atacak.”

Suriye’den Türkiye’ye şu ana kadar kaç kişi geçti?

Haziran 28th, 2012

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Suriye’de yaşanan son gelişmelerden sonra Türkiye’ye geçişlerde bir artış olduğunu belirterek, ”Son günlerde 400-500 kişilik geçişler oluyor. Bunların arasında çok sayıda subay ve askerler var” dedi.

Atalay, Ekonomi Bakanlığı’nda düzenlenen Türkiye-Bosna Hersek Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 4. Dönem Toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Atalay, bir gazetecinin Suriye’de Türk askeri uçağının düşürülmesiyle ilgili Başbakan Erdoğan tarafından çok önemli açıklamalar yapıldığı ve daha sonra Suriye sınırında askeri hareketlilik yaşandığına dair haberler geldiğini belirterek, yeni bir gelişme olup olmadığını sorması üzerine, Başbakan Erdoğan’ın grup toplantısında bu konuyla ilgili çok geniş bir açıklama yaptığını söyledi.

Suriye’deki olayla ilgili yeni bir gelişme olmadığını ifade eden Atalay, yeni gelişme olması durumunda  başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumun gerekli açıklamaları yapacağını kaydetti.

Atalay, ancak Suriye’den Türkiye’ye geçişlerde bir artış olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti.

”Suriye’deki bu son gelişmelerden sonra Türkiye’ye geçişlerde bir artış oldu. Son günlerde 400-500 kişilik geçişler oluyor. Dün de yine 400 civarında bir geçiş oldu. Bunların arasında çok sayıda subay ve askerler var.

Çadırkentlerde ve konteynerkentlerdeki Suriyeli vatandaşların sayısının 33 bine ulaştığını ifade edeyim. Daha önce Suriye’den Türkiye’ye geçişlerde bir azalma olmuştu. Son gelişmelerden sonra Suriye’den gelen vatandaş sayısı 33 binin üzerine çıktı.”

Atalay, bir başka gazetecinin özel yetkili mahkemelerle ilgili Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın açıklamalarını hatırlatması üzerine de bu konuda  nasıl bir yeni uygulama olacağına dair henüz verilmiş bir karar olmadığını ifade ederek, ”Başbakanımız, özel yetkili mahkemelerle ilgili çalışma olduğunu açıklamıştı. Bu çalışmalar devam ediyor” dedi.

Bahçeli, Yunanistan’a geçti

Haziran 28th, 2012

Uçak korkusu olduğu bilinen Bahçeli, Balkan ülkelerini kapsayan gezisinin ilk durağı olan Yunanistan’a geçmek üzere kara yolunu kullandı. Bunun için parti yöneticileriyle birlikte Edirne’ye gelen Bahçeli, Karaağaç Mahallesi’ne ulaştı. Buradan Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınır kapılarından biri olan Pazarkule’ye gelen Devlet Bahçeli’yi gümrük kapısı önünde partililer karşıladı. Daha sonra aracına binen Bahçeli, gümrük sahasına girdi. Pasaport işlemleri için bir süre aracında bekleyen Bahçeli, herhangi bir açıklama yapmadan sınırın Yunanistan tarafına geçiş yaptı.

Bahçeli, 5 gün sürecek Balkan gezisi kapsamında Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya ve Kosova’da ziyaretlerde bulunacak.

CHP’li Özkes: Suriye ile savaş caiz değildir

Haziran 28th, 2012

TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Suriye ile yaşanan jet krizine de değinen Özkes, “Bu arada son olaylardan sonra Suriye ile savaş tamtamları çalınıyor. Biliyorsunuz Sayın Başbakan Suriye lideri ile sarmaş dolaştı. Sayın Başbakan’a sormak lazım, bu resimdeki siz misiniz, yoksa bir başkası mı?” dedi. Özkes, şöyle dedi: “Suriye ile savaş caiz değildir. Adı barış anlamında olan İslam inananları barışa çağırır. Savaş, dini, kültürel, siyasi, sosyal, ticari ve komşuluk açısından doğru olmaz.

Türkiye ile Suriye’nin savaşına en çok İsrail sevinir. Hıristiyan dünyası sevinir, İslam dünyası üzülür.Sayın Başbakan Büyük Ortadoğu Projesinden istifa ederse, Yahudi Üstün Cesaret Ödülünü geri verirse Suriye ile aramızda sorun kalmaz. Atatürk diyor ki: ‘Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir’ Recep Tayyip Erdoğan diyor ki; ‘Sezaryenle doğum bir cinayettir’. Aralarındaki derin bakış açısı farklılığına bakınız. Dünya savaşa girerken büyük devlet adamı İnönü ülkemizi savaştan uzak tutmuş, Dünya Suriye ile savaştan uzak dururken Başbakan savaşın eşiğine giriyor. Başbakan rahmetli İnönü ile uğraşmayı bıraksın da İnönü’yü örnek alsın.”

(ANKA)

 

İstanbul’un çileli trafiğine Erdoğan’da takıldı

Haziran 28th, 2012

İstanbulluların canını sıkan trafik yoğunluğuna bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da ortak oldu.İki önemli noktadaki bakım çalışmalarının, metropolün birçok yerindeki trafiğe yansımasının dışında bugün yağmur da yağınca trafik yine sıkıştı.

Ancak Başbakan Erdoğan’ın birçok İstanbullu gibi zaman zaman durma noktasına gelen trafikte seyretmesine, evinden planlanandan erken çıkması neden oldu.

Erdoğan’ı taşıyan araç evden çıktıktan sonra sadece 10 metre ilerledi sonra konvoydaki diğer araçlarla birlikte yoğun trafiğin içine daldı. Erken çıkış nedeniyle bu kez polis, trafiğin akışını düzenlemeye fırsat bulamadı.

Trafik ekipleri ve korumalar buna rağmen Kısıklı Caddesi’ndeki trafiği açmak için yoğun çaba gösterdi. Bu sırada Başbakan’ın içinde bulunduğu makam aracı ve koruma araçları oluşan yoğun trafiğin içinde seyretmeye devam etti. Hatta Başbakan’ın aracı da diğerleri de zaman zaman durma noktasına geldi.

Yakın korumalar yoğun trafikte seyretmek zorunda kalınması nedeniyle güvenlik zaafiyetinin oluşmaması için büyük çaba harcadı. Araçlarından inen korumalar çok ağır ilerleyebilen makam aracının çevresinde yaya olarak güvenlik önlemi aldı.

EL SALLADI

Başbakan’ın yoğun trafiğe katlanmak zorunda kalmasına rağmen çok sakin olduğu hatta kendini görüntüleyen habercilere de el sallayarak selam verdiği görüldü. Başbakan Erdoğan’ın konvoyu bir süre sonra normal akışına dönen trafikte hızlanarak Sabiha Gökçen Havalimanı’na doğru hareket etti. Başbakan’ı taşıyan uçak saat 09.50’de başkente uçtu.

TRAFİK KENTİ FELÇ ETTİ

Trafikte kalan sadece Başbakan’ın konvoyu değildi. İşlerine gitmek için toplu taşıma araçlarını tercih eden vatandaşlar da yoğun trafik nedeniyle uzun süre trafikte kaldı. Araçlardan inen vatandaşlar gidecekleri yere yürüyerek gitmek zorunda kaldı.

 

Yarı başkanlık için 2014 sonrasını gösterdi

Haziran 28th, 2012

Muhafazakar Demokrat Düşünce Topluluğu tarafından düzenlenen ‘Hükümet Sistemi Arayışı Sempozyumu’na katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, tek başına iktidarlar döneminde Türkiye’nin başarılar elde ettiğini, istikrar olduğunu, koalisyon ikitdarları döneminde ise kazanımların kaybedildiğini söyledi. Bakanların daha çaycısını, etrafını tanımadan değiştiğini dile getiren Bozdağ, başkanlık sisteminin kendisinin, siyasal iktidarı sağladığını vurguladı.

İktidar grubu istemeden, mekanizmaların işlevini yapmasının mümkün olmadığını anlatan Bozdağ, koalisyon olduğu dönemde, koalisyon ile tek başına iktidar olduğunda iktidar ile birlikte hareket edildiğine dikkat çekti. Yasama, yürütme tam ayrı olacak deniyorsa, o zaman başkanlık sistemine bakılması gerektiğini belirten Bozdağ, başkanlık sisteminde bunların tam ayrı olduğunu, öbür sistemlerde ayrı olmadığını kaydetti. En güzel uygulanan sistemin başkanlık sistemi olduğunu dile getiren Bozdağ, denetim açısından da öyle olduğunu, parlamanter sistemde denetimin etkin sağlanamadığını söyledi.

“PARLAMANTER SİSTEM HUKUK DIŞI OPERASYONLARA AÇIK”

Mevcut sistemde, verebilirliğin net olmadığını, yetki verilmediği için hesap verilmediğini anlatan Bozdağ, parlamenter sistemin hukuk dışı operasyonlara çok açık olduğuna dikkat çekti. Gayri ahlaki operasyonlara da açık olduğunun altını çizen Bozdağ, milletvekili transferlerini hatırlattı ve Ecevit hükümeti ile Refah-Yol hükümeti döneminden örnekler verdi. 28 Şubat’ta yaşananları bütün Türkiye’nin gördüğünü dile getiren Bozdağ, AK Parti’nin güçlü olduğunu, 326, 340 milletvekili sebebiyle operasyona izin vermeyecek kadar güçlü olduğunu vurguladı.

Ancak koalisyon dönemlerinde, her türlü operasyona açık olunduğunu ifade eden Bozdağ, başkanlık sisteminin ise hukuk dışı, ahlak dışı operasyonlara izin vermediğini belirterek, “Hangi sistem izin vermiyor. Hangisi vermiyorsa ben ona varım.” dedi.

Parlamanter sistemde, nerden operasyon yapmak istiyorsanız müsait olduğunu dile getiren Bozdağ, eğer siyasi iradeyi temsil edenler güçlü olmazlarsa operasyon yapıldığını ama şu an güçlü bir irade olduğu için de operasyonların sonuçsuz kaldığını söyledi.

“TEK ADAM, DİKTATÖR SÖYLEMLERİ KORKUTMAK İÇİN”

Başkanlık sistemi olursa ‘diktatörlük, tek adam’ döneminin olacağının söylendiğini hatırlatan Bozdağ, başkanlık sisteminin diktatörlüğe baş kaldırı olduğunu ifade etti. Otoriter sisteme başkaldırı nedeniyle ortaya çıktığını anlatan Bozdağ, diktatörlüğe bu sistemin izin vermeyeceğinin altını çizdi. Bozdağ, sistemin yasamanın yürütmeye tahakkümünü engellediğini ifade etti. Bozdağ, “Herkes kendi alanında yetkili ve denetime açık.” diye konuştu.

“BAŞKANLIK SİSTEMİNİN EYALET ÖZELLİĞİ YOK, SİSTEMİ İSTEMEYENLERİN YARATTIĞI BİR ÖCÜ”

Eyalet sisteminin, başkanlık sisteminin özelliği olmadığını vurgulayan Bozdağ, eyaletin kendi bildiği kadarıyla Amerika’nın siyasal tercihi olduğuna dikkat çekti. ‘Eyalet sistemi gelecek’ meselesinin ise Türkiye’de ‘başkanlık sistemi gelmesin’ diyenlerin yarattığı bir öcü olduğunu dile getiren Bozdağ, başkanlık sisteminin daha demokratik bir sistemi, milletin egemenliğinde bir sistemi hayata geçireceğini belirtti.

Bozdağ, “Bu mesele tartışılırsa çok önemli sonuçlar çıkacak, kanaatler değişecektir.” dedi. Karşı çıkanların da “Biz başkan seçilemeyceğiz” diye karşı çıktıklarını ifade eden Bozdağ, ideolojik partilerin karşı çıktığını kaydetti. Başkanlık sisteminin, radikal ve uçtaki gruplara yürütmede söz hakkı vermediğini dile getiren Bozdağ, “Kötü bir şey mi?” diye sordu. 2014 yılında seçim olacağını da hatırlatan Bozdağ, “Bana göre seçim sonrası Türkiye fiilen yarı başkanlık sistemine geçmiş olacaktır.” şeklinde konuştu.

Bülent Arınç: Doğru olma ihtimali çok zayıf

Haziran 28th, 2012

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, özel yetkili mahkemelerin yerine terör mahkemelerinin kurulacağı yönünde basında yer alan haberle ilgili bilgisi bulunmadığını belirterek, “Doğru olma ihtimali çok zayıf” dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, MÜSİAD yeni Başkanı Nail Olpak ve Yönetim Kurulu üyelerini kabulünde Özel Yetkili Mahkemelerin yerini Bölgesel Terör Mahkemeleri’nin alacağı yönündeki haberlerle ilgili soruya da cevap verdi.

Başbakan Erdoğan’ın Bakan Ergin’i görevlendirdiği konunun hangi aşamada olduğunu bilmediğini söyleyen Arınç, ”3. ve 4. Yargı paketlerinde olmadığı ifade edilen bu hususun eğer bitmiş, olgunlaşmışsa, bir ihtimal gelmesi mümkün olabilir. Basına düşen haberle ilgili olarak, doğrudan ilgilenmiş değilim, doğru olma ihtimali çok zayıf. Önce 3. yargı paketinin sonuçlandığını, Cumartesi günü ilan etmemiz gerekiyor. Sayın Başbakanımızın Özel yetkili Mahkemeler ve Türk Ceza Muhakemeleri Kanunu 250, 251 ve 252. maddelerine yönelik yapılmasını istediği çalışmanın hangi noktada olduğunu bilmiyorum” dedi.

Erdoğan: Bizi test edenlere hadlerini bildireceğiz

Haziran 28th, 2012

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin her türlü terör örgütüne, illegal yapılanmaya, çeteye karşı amansız mücadele vermekte olduğunu belirterek, ”Halkı nezdinde meşruiyetini yitirmiş çete devletlerine, halkına devlet terörü uygulayanlara ve Türkiye’nin büyüklüğünü test etmeye kalkanlara da hadlerini bildirmekten asla kaçınmayız” dedi.

Başbakan Erdoğan, TAI TUSAŞ Havacılık ve Uzay Günü dolayısıyla Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) Tesisleri’nde, ”Türk Başlangıç ve Temel Eğitim Uçağı” HÜRKUŞ’un hangardan çıkarılış törenine katıldı.

Erdoğan, buradaki konuşmasında, savunma kavramının altını özellikle çizmek istediğini belirterek, ”Biz Türkiye olarak, Türk milleti olarak saldırı niyetinde değiliz. Biz, barışı korumak, istiklalimizi korumak, Türkiye’ye, birlik ve bütünlüğümüze yönelik her tehdidi bertaraf etmek için, yani savunma için yatırım yapıyoruz” dedi.

Türkiye’nin hiçbir ülkenin topraklarında asla ve asla gözü olmadığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin hiçbir ülkeye hasmane tutum sergilemediğini, hiçbir ülkenin güvenliğini asla ve asla tehdit etmediğini kaydetti.

Türkiye’nin başta komşuları olmak üzere dünyanın her ülkesinin kendisinden emin olacağı bir devlet olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

”Ancak bize yönelik hasmane tutumlara, bize yönelik saldırılara, tehditlere karşı da var olan gücümüzle aynı zamanda tarihimizden aldığımız güç ve ilhamla en sert şekilde karşılık verir, gerekeni yapmakta asla tereddüt etmeyiz. Biz her türlü terör örgütüne, illegal yapılanmaya, çeteye karşı amansız mücadele vermekten vermekte olan bir devletiz. Halkı nezdinde meşruiyetini yitirmiş çete devletlerine, halkına devlet terörü uygulayanlara ve Türkiye’nin büyüklüğünü test etmeye kalkanlara da hadlerini bildirmekten asla kaçınmayız.”

”Büyük devletlerin düşmanları olur”

Büyük devletlerin, büyüyen ve etkili bir güç haline gelen devletlerin hasımları, kıskananları, çekemeyenleri olacağını söyleyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

”Uçağımıza, gemimize, askerimize, polisimize zaman zaman bayrağımıza yönelik alçakça saldırıları, dış politikada bir zaaf olarak görenler büyük devlet vizyonundan yoksun olanlardır. Büyüdükçe, geliştikçe, ilerledikçe belli çevreler Türkiye üzerine senaryolar üretecektir ve üretiyor. Allah’ın izniyle biz bunların hepsini aşacağız, hepsini bertaraf edeceğiz. Milletçe hep birlikte Cumhuriyetimizin 100. yılı 2023 hedeflerine kararlılıkla ilerleyecek ve dünyanın en güçlü 10 ülkesinden biri olduğumuzu ortaya koyacağız.”

Başbakan Erdoğan, bugün uçuşa başlayacak HÜRKUŞ uçağının, barışa, dayanışmaya yönelik uçmasını, huzur ve istikrara hizmet etmesini, bir barış güvercini olarak hayırlara vesile olmasını diledi.

Törene, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da katıldı.