İşitme engelli çocuklara özel Kur’an kursu

Buca Müftülüğü, işitme engelli çocuklar için Kur’an kursu açtı.  Buca Müftüsü Adem Gülmek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Özel Destek Din Hizmetleri Projesi kapsamında daha önce işitme engelli yetişkinlere yönelik açtıkları Kur’an kursunun yaz aylarında işitme engelli çocuklar için sürdürüldüğünü belirtti.  Kursun Türkiye’de bir ilk olduğunu söyleyen Gülmek, şöyle konuştu:  ”Yüce Allahımızı, Peygamberimizi ve Rabbimizin mesajlarını anlamak onların da hakkı. İletişim sorununu işaret dili yoluyla çözerek, normal evlatlarımıza öğrettiğimiz değerlerimizi, inancımızı, kültürümüzü engelli kardeşlerimi de aktarıyoruz. Ağustos ayının sonuna kadar sürecek kursta 15 çocuğumuz yüce kitabımızı okumayı ve anlamayı öğrenecek, Peygamberimizin hayatı, ibadet ve itikatla ilgili bilgi edinecek.” 

-Kur’an okumayı öğrenmek için çeşitli ilçelerden geliyorlar-  Gülmek, kursun yoğun ilgi gördüğünü, bunun da bu konudaki ihtiyacı ve talebi ortaya koyduğunu belirterek, ”Anneler, dedeler, nineler çocuklarımızın elinden tutup kursumuza getiriyor. İzmir’in çeşitli ilçelerinden kendi ulaşım imkanlarıyla gelenler var. Hafta içi yapılan kurslar için bazı çocuklar Seferihisar’dan geliyor. Türkiye genelinde bu tür çalışmaların yaygınlaştırılması gerekiyor. Diğer engel gruplarından da talep gelirse gerekli çalışmaları yaparız” diye konuştu.

Kursa Menderes ilçesinden gelen öğrencilerin velilerinden Gülsüm Alev, kursu duyunca çok memnun olduklarını ve hemen başvurduklarını söyledi. Metin Polat da 14 yaşındaki torununu Seferihisar’dan getirdiğini belirterek, ”Ağaçlar köksüz olmayacağı gibi insan da dinsiz olmaz. Çocukların namaz kılmayı, abdest almayı, Kur’an okumayı ve anlamayı öğrenmesini istiyoruz” dedi.  Duygularını işaret diliyle anlatan öğrenci Deniz Demirci ise dini konularda daha önce çok fazla bilgisi olmadığını, kursla bu eksikliğini giderme imkanı bulduğunu, çok memnun olduğunu bildirdi.  

‘İzmir, EXPO 2020’yi hak ediyor’

İzmir Valisi Cahit Kıraç’ı Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi Eliya Alharal’la birlikte makamında ziyaret eden Serna, 7 aydır Türkiye’de görev yaptığını ve ilk ziyaretini İzmir’e gerçekleştirdiğini söyledi.

İzmir’de faliyete geçirilecek fahri konsoloslukla birlikte ticari ilişkileri artıracaklarını kaydeden Serna, Vali Kıraç’ın İzmir’in EXPO 2020 adaylığını hatırlatması üzerine, ”İzmir, EXPO 2020’yi hak ediyor. EXPO için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

Vali Kıraç ise yakın zamanda Eliya Alharal’in Kolombiya’nın fahri konsolosu olacağını böylelikle İzmir ile Kolombiya arasındaki ilişkilerin artacağını belirterek, ”Bu ziyarette Serna’dan İzmir’in EXPO 2020 adaylığı için destek istedik” dedi.

-”Gürültü kirliliği”-

Ziyaretten sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Vali Cahit Kıraç, Kordonboyu’nda bazı işletmelerin gürültü kirliliğiyle ilgili ceza almalarına ilişkin bir soru üzerine, bir haftadır yurt dışında olduğu için konuyla ilgili detaylı bir bilgisinin olmadığını söyledi.

Kıraç, gürültü kirliliği konusunda gerekli yönetmeliklerin bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Eğer gürültü kirliliği ölçüm kontrollerini aşan olaylar tespit edilmişse gereği yapılmıştır. Biz kurallar ülkesiyiz, herkes istediği gibi davranamaz. İnsanları da rahatsız etmeden eğlenmeyi bilmeliyiz. Dün Çeşme için bir toplantı yaptım. Biz dünyanın gözünün üzerinde olan bir şehiriz. EXPO bir dünya projesi, dolayısıyla bizim burada özellikle yerli yabancı turizmin gözbebeği olan bir noktada gelişigüzel davranışlarla dünyaya kötü örnek olacak malzeme vermememiz lazım. Herkesin kurallara uyması lazım. Hem işletmeler açısından, hem de yörenin sakinleri açısından.”

Demirtaş: Projenin durdurulma ihtimali zayıf!

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, 7 Eylül’de ihalesi yapılacak yeni yolcu limanı ve arkasındaki komplekse yönelik projede, korkulacak büyüklükte bir AVM inşaatının olmayacağını tahmin ettiğini, projenin durdurulması ihtimalini çok fazla görmediğini bildirdi.

Yeni yolcu limanı projesiyle ilgili basın toplantısı düzenleyen Demirtaş, 9 yıllık çaba sonucu kruvaziyer turizminde İzmir’in önemli bir aşama katettiğini, İzmir’in 2003 yılından bu yana bininci gemiyi ağırladığını, 2012’de 665 bin yolcu beklendiğini ifade etti.

Kruvaziyer şirketlerinin İzmir’e güvendiğini, talebin arttığını, mevcut limanın yetersiz kaldığını anlatan Demirtaş, yeni yolcu limanı yapımı konusunda hazırlanan proje için ihaleye çıkıldığını, ihale için son teklif verme tarihinin 7 Eylül 2012 olarak belirlendiğini kaydetti.

Demirtaş, yeni yolcu limanı projesinde itirazların olmaması ve önceden uzlaşma sağlanması için, diğer meslek odalarıyla toplantılar yaptıklarını, buradan çıkan önerileri Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na (ÖİB) ilettiklerini, başkanlığın da bu uyarıları dikkate alarak planda düzenlemelere gittiğini anlattı.

Bu düzenlemeler arasında 1,35 olan emsalin 1,25’e düşürülmesinin de yer aldığını, ÖİB’in projenin hayata geçmesi için elinden geleni yaptığını belirten Demirtaş, projede kapsamındaki AVM’nin tartışma konusu olduğunu hatırlattı.

Eleştiride bulunanların AVM’nin ”esnafı bitireceğini” iddia ettiğini belirten Demirtaş, şöyle konuştu:

”1,25 emsal ile 96 bin 208 metrekare ticari alan yapılabiliyor. Bu ticari alanın 4 bin 440 metrekaresi sökülebilir alan, burada kafe, restoran gibi alanlar oluşacak. 14 bin 801 metrekare terminal alanı ve 29 bin 602 metrekaresi turizm tesisi olacak.

Otel ve kongre merkezinin de asgari 50-60 bin metrekare olması gerekiyor. Alışverişle ilgili ünitelerin ise daha çok duty free alanı olacağını, korkulacak büyüklükte bir AVM inşaatının olmayacağını tahmin ediyorum. Yatırımcı da zaten bunu dikkate alacaktır. Otel çok daha karlı bir iş olacaktır. Buradaki AVM Alsancak’taki esnafı olumsuz etkileyen biçimde bir esnaf çarşısı olmayacaktır. Burası metrekaresi 50-75 bin avro bedellerle kiralanan, daha çok markaların yer aldığı bir AVM gibi olacaktır.”

-”Bu proje insanın rüyasına giriyor”-

Projenin yolcu limanı ve çevresiyle birlikte tüm Alsancak’ın çehresini değiştireceğini, bölgedeki tüm kesimler için kazanç doğuracağını savunan Demirtaş, mevcut işyerlerinin projeden olumsuz etkileneceği yönündeki görüşlere katılmadıklarını ifade etti.

Projeye politik açıdan itiraz ediliyorsa buna bir yorum yapamayacaklarını, gerçekten katkı sağlamak ve doğruyu bulmak adına yapılıyorsa saygı duyduklarını ifade eden Demirtaş, ”Biz bu konuda elimizden ne geliyorsa katkı koymaya devam edeceğiz. Yeni liman ve eklentisi olacak kompleks İzmir’e çok yakışacak. Bu proje insanın rüyasına giriyor. Projenin emsalinin fazla olduğu eleştirilerine katılmıyorum. Limanın bulunduğu bölgede 8 kat ve 3,5 emsal verildi. Limanda ise 1,25 emsal fazla değil” diye konuştu.

Meslek odaları ve esnaf odasının plana emsal yönünden itirazları olduğunu, bu itirazların hukuki mecralara taşınmamasını dilediklerini belirten Demirtaş, ”Projenin yasal olarak durdurulması ihtimalini çok fazla görmüyorum. İtirazlar ne noktaya kadar gider, ne kadar haklı bulunur bilemiyoruz. Yapılsa dahi bu süreci tıkama noktasına getireceğini zannetmiyorum” dedi.

Demirtaş, AVM’ye karşı çıkan Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği Başkanı Zekeriya Mutlu ile görüştüğünü, Mutlu’nun üyelerine karşı sorumluluk duygusu içinde hareket ettiğini ancak bu görüşleri projeyi engelleyecek noktaya götürmeyeceğini umduğunu ifade etti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun da eleştirilerinin olduğunun hatırlatılması üzerine Demirtaş, ”Büyükşehir Belediyesi Başkanı’nın limanın yapımıyla ilgili aksi görüşü yok. Ancak kamu mallarına AVM yapılmasın şeklinde bir düşüncesi var. Alsancak Stadı için de benzer bir görüşü vardı. İşin yapılabilirliği için ÖİB’nin böyle bir projesi var. Yoğunluğu azaltmak gerekiyordu bunu da azalttılar. İtirazlar yapılsa dahi bu süreci tıkama noktasına gelmez diye düşünüyorum. Ama dileğimiz itiraz edilmemesidir” dedi.

Demirtaş, itirazların yatırımcıyı kaçırıp kaçırmayacağı yönündeki soruya ise ”Böylesine değerli bir yer itirazlarla tıkanacak diye ihalede talip bulamama gibi bir sorunla karşılaşılmaz. İtirazların da hukuki bir yolu var” yanıtını verdi.

Attila İlhan Kimdir Kısaca

Attila İlhan Kimdir? Hayatı,

Attila İlhan Kimdir? Biyografisi,

Attilâ İlhan

Doğum Tarihi : 15 Haziran 1925
Vefat Tarihi : 11 Ekim 2005

Attilâ İlhan ; Türk şair, romancı, denemeci, gazeteci ve eleştirmen. Entelektüel çalışmalarıyla Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuş bir aydındır.

Hayatı:15 Haziran 1925’te Menemen’de doğdu. Tam ismi, Attilâ Hamdi İlhan’dır. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Şubat’ında, 16 yaşındayken tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı.

Türkiye’nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi’ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı’nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. 1946’ta mezun oldu. İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayımlanmaya başladı. 1948’de ilk şiir kitabı Duvar’ı kendi imkânlarıyla yayımladı.Tiyatro ve sinema sanatçısı Çolpan İlhan’ın ağabeyidir.

1948 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Nâzım Hikmet’i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Paris’e gitti. Bu harekette faal olarak yer aldı. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan birçok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye’ye geri dönüşünde başı sık sık polisle derde girdi. Sansaryan Han’daki sorgulamalar ölüm, tehlike, gerilim temalarının işlendiği eserlerinde önemli rol oynamıştır. Şair bu gerilim havasını ilk şiirlerinde olmasa da özellikle Bela Çiçeği gibi kitaplarında eski günlerini yad ettiği ya da eleştirdiği şiirlerini yayımladı. Birkaç kez gözaltına alındı.

1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı soruşturmaya uğrayınca Paris’e tekrar gitti. Fransa’daki bu dönem, Attilâ İlhan’ın Fransızcayı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950’li yılları İstanbul – İzmir – Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini yavaş yavaş Türkiye çapında duyurmaya başladı. Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953’te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlamıştır.

1957’de gittiği Erzincan’da askerliğini yaptıktan sonra, tekrar İstanbul’a dönüş yapan Attilâ İlhan sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Onbeşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı. Sinemada aradığını bulamayınca, 1960’ta Paris’e geri döndü. Sosyalizmin geldiği aşamaları ve televizyonculuğu incelediği bu dönem, babasının ölmesiyle birlikte yazarın İzmir dönemini başlattı. Sekiz yıl İzmir’de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler dizisinden Bıçağın Ucu yayımlandı. 1968’de evlendi, 15 yıl evli kaldı.

Attilâ İlhan ilk kalp krizini 1985 yılında geçirdi. Bu tarihten sonra kardiyolojik sorunları devam eden İlhan’ın 2004’ten itibaren sağlık durumu daha da bozuldu. 11 Ekim 2005’te İstanbul’daki evinde geçirdiği ikinci kalp krizi sonucu hayata veda ettiğinde 80 yaşındaydı.

2003 Sertel Demokrasi Ödülü’ne layık görülmüştür. 1946 CHP Şiir Yarışması İkinciliği 1974 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü tutuklunun Günlüğü ile 1975 Yunus Nadi Roman Armağanı Sırtlan Payı ile vefatından sonra 2007 yılında kurulan Attilâ İlhan Bilim Sanat Kültür Vakfı çalışmalarına devam etmektedir.

Attilâ İlhan Tüm Şiirleri

34 FN 346
Adım Sonbahar
Adımla Nasıl Berabersem
Ağır Kan Kaybı
Ağustos Çıkmazı
Ah
An Gelir
Arabesk
Artı Sonsuz
Aydınlık Neyin Oluyor Senin?
Ayrılık Sevdaya Dahil -1
Ayrılık Sevdaya Dahil -2
Ayrılık Sevdaya Dahil -3
Ayrılık Sevdaya Dahil -4
Ayrılık Sevdaya Dahil -5
Aysel Git Başımdan
Bakarsak
Bana Bir Şimşek Çak
Batan Bu Köhne Şileb…
Bekle
Bela Çiçeği
Belki Gelmem Gelemem
Belma Sebil
Ben Artık Küsüm
Ben Sana Mecburum
Bence Malumdur
Bir Üç Beş
Biraz Paris’ ‘
Böyle Bir Sevmek
Büyük Yolların Haydudu
Carıcın De Geçen Kış
Cebber Oğlu Memmed
Cinayet Saati
Cinnet Çarşısı
Claude Diye Bir Ülke
Delik Deşik
Diyalektik Gazel
Duvar
Elde Var Hüzün
Elimden Gelen Bu
Emirganda Çay Saati
Emperyal Oteli
Gece Buluşması
Gecenin Kapıları
Geç Kalmış Ölü
Geçerdi Hep
Gibi Redifli Gazel
Hacı Murad In Ölümü
Hannelise
Harp Kaldırımda Aşk
Hayır…
Her Sabah, Yanılmak!..
Herşeyi Birden İstemek
Issızlığın Çığlığı
Işık Mezarlığı
İhtiyar Balladı
İki Yüzlü Melekler
İkinizden Hanginiz
İstanbul Ağrısı
Jilet Yiyen Kız
Kadınlar Sonbahar
Kalk Gidelim Kadınlar Balladı
Kaptan -1
Karantinalı Despina
Kırmızı Pazar
Kim Kaldı
Kim O?
Kimi
Kimi Sevsem Sensin
Korkarım
Korkunun İsi
Korkunun Krallığı
Mahur Beste
Maria Missakian
Memleket Havası
Mevsimdir
Mihaka
Muhalif Rüzgar
Muhayyer
Mustafa Kemal…
Müjgan’a Aşk Şarkıları
Nasıl Bir Sevdaysa
Nasıl Olduysa
Nefesler -4
Neydi O Bir Zamanlar
Nöbet Değişimi
O Sözler Ki
Onsekiz
Ölmek Yasak
Ömer Haybonun Son Günleri
Pia
Pusudaki
Rast “Zenci” Peşrevi
Rinna-Rinnan-Nay
Rüzgar Gülü…
Saçların Örülmüş Olmalı
Sakın Ha
Saklı Sevda
Salı Sabaha Karşı
Sana Ne Yaptılar
Sen Benim Hiçbir Şeyimsin
Sen Beyaz Bir Kadınsın
Sen Burda Bir Yabancısın
Sen Yoksun
Serüvenin Sonu
Sevmek İçin Geç Ölmek İçin Erken
Silahlı Dört Besmele
Sisler Bulvarı
Sokağa Çıkma Yasağı
Sokaklarda Mızıka Çalma Çocuk
Söyler
Sultan-ı Yegah
Süheyla Değildi Adın
Süleyman
Şahane Serseri
Şeyh Bedrettin-i Simaviye Gazel
Şubat Yolcusu
Tarz-ı Kadim
Tatyosun Kahrı
Tut Ki Gecedir
Tutuklunun Günlüğü
Usturanın Ağzında
Üçüncü Şahsın Şiiri
Varsağı -1
Varsağı -2
Varsağı -3
Waldorf Astoria
Yağmur Gemileri
Yağmur Kaçağı
Yağmurda Sis Düdükleri
Yalnızlığı Denemek
Yalnızlık Şiiri…
Yanılsama
Yasak Sevişmek
Yazın Son Günleri
Yirmibeşinci Kısım
Zeynep Beni Bekle

Romanları

Sokaktaki Adam (1953)
Zenciler Birbirine Benzemez (1957)
Kurtlar Sofrası (1963)
Aynanın İçindekiler serisi
Bıçağın Ucu (1973)
Sırtlan Payı (1974) Yunus Nadi Roman Armağanı
Yaraya Tuz Basmak (1978)
Dersaadet’te Sabah Ezanları (1981)
O Karanlıkta Biz (1988)
Allah’ın Süngüleri: Reis Paşa (2002)
Gazi Paşa (2006)
Fena Halde Leman (1980)
Haco Hanım Vay (1984)
O Sarışın Kurt (2007)

Ömer Seyfettin Biyografisi

Ömer Seyfettin kimdir
Ömer Seyfettin hakkında bilgi

Ömer Seyfettin 11 Mart 1884’de Balıkesir/Gönen’de doğmuştur. Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçe’de sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. Yüzbaşı Ömer Şevki Bey’le, Fatma Hanım’ın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen’de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Bey’in görevinin nakli dolayısıyla Gönen’den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık’tan sonra İstanbul’a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanî’ye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesi’ne kaydedildi. Bu okulu 1896’da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsi’ne devam etti. 1900’de İdadî’yi bitirerek İstanbul’a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne’ye başladı. 1903 yılında Makedonya’da çıkan karışıklık üzerine “Sınıf-ı müstacele” denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik’te bulunan Üçüncü Ordu’nun İzmir Redif Tümeni’ne bağlı Kuşadası Redif Taburu’na tayin edildi. 1906’da İzmir Jandarma Okulu’na öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir’deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik’ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçü’den ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909’da Selanik Üçüncü Ordu’da görevlendiridi. Selanik’te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncu’nun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemler’e çevrildikten sonra 11 Nisan 1911’de Ömer Seyfettin’in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşı’nın başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatması’nda esir düştü. Nafliyon’da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. “Mehdi”, “Hürriyet Bayrakları” gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdu’nda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913’te esareti bitince İstanbul’a döndü. 23 Ocak 1913’te Enver Paşa’nın organize ettiği Babıali Baskını’na katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisi’nde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915’te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Bey’in kızı Calibe Hanım’la evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917’den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920’ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920’de artınca yazar, 4 Mart’ta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920’de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığı’na defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939’da Zincirlikuyu Mezarlığı’na nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır.
Eserleri;

Romanları:
Ashâb-ı Kehfimiz (1918)
Efruz Bey (1919)
Yalnız Efe (1919, 1988)

Risale:
Yarınki Turan Devleti

Öyküleri:
Acaba Ne idi?-Acıklı Bir Hikâye-Aleko-And-Antiseptik-Aşk Dalgası-Aşk ve Ayak Parmakları-Apandisit-At-Ayın Takdiri-Ay Sonunda-Baharın Tesiri-Bahar ve Kelebekler-Balkon-Başını Vermeyen Şehit-Bekarlık Sultanlıktır-Beyaz Lale-Beynamaz-Birdenbire-Binecek Şey-Bir Hatıra-Bir Hayır-Bir Kayışın Tesiri-Bir Temiz Havlu Uğruna-Bir Vasiyetname-Bit-Bomba-Büyücü-Cesaret-Çanakkale’den Sonra-Çakmak-Çirkinliğin Esrarı-Dama Taşları-Devletin Menfaait Uğruna-Diyet-Dünyanın Düzeni-Düşünme Zamanı-Eleğimsağma-Elma-Efruz Bey-Falaka-Ferman-Fon Sadriştayn’ın Karısı-Fon Sadriştayn’ın Oğlu-Forsa-Gizli Mâbed-Gürültü-Havyar-Hafiften Bir Seda-Horoz-Hürriyet Bayrakları-İffet-İki Mebus-İlk Cinayet-İlk Düşen Ak-İlk Namaz-İnsanlık ve Köpek-İrtica Haberi-Kaç Yerinde-Kaşağı-Kerâmet-Kıskançlık-Kızıl Elma Neresi?-Koleksiyon-Korkunç Bir Ceza-Kumrular-Kurbağa Duası-Kurumuş Ağaçlar-Külah-Kütük-Lokanta Esrarı-Makul Bir Dönüş-Mehdi-Mehmaemken-Memlekete Mektup-Mermer Tezgah-Miras-Muayene- Muhteri-Müjde-Nakarat-Namus-Nasıl Kurtarmış?-Nadan-Nezle-Niçin Zengin Olmamış?-Nişanlılar-Nokta-Öpücüğün İlkel Bİçimi-Pamuk İpliği-Pembe İncili Kaftan-Perili Köşk-Pireler-Primo Türk Çocuğu-Ruzname-Rüşvet-Rütbe-Sivrisinek-Şefkate İman-Tarih Ezeli Bir Tekerrürdür-Tavuklar-Teke Tek-Terakki-Teselli-Topuz-Tos-Tuhaf Bir Zulüm- Tuğra-Türbe-Türkçe Reçete-Uçurumun Kenarında-Uzun Ömer-Üç Nasihat-Velinimet-Vire-Yalnız Efe-Yeni Bir Hediye-Yemin-Yuf Borusu Seni Bekliyor-Yüksek Ökçeler-Yüzakı- Zeytin Ekmek-Akşam Sefası-Yiğit Çocuk-

AFAD’dan Açıklama:

AFAD: 20 kişi deprem bölgesine gönderildi


AFAD: 20 kişi deprem bölgesinde

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Akdeniz açıklarında meydana gelen 6 büyüklüğündeki deprem sonrası can kaybı olmadığını bildirdi.

AFAD’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, deprem sonrası Muğla, Aydın, Antalya ve İzmir’deki ilgililerle yapılan görüşmeler ve incelemeler sonucunda can kaybı tespit edilmedi.

AFAD Başkanlığı’nca tedbir amaçlı olarak, Afyon ve İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nden 10’ar kişi olmak üzere, 20 kişilik bir ekip Muğla’ya gönderildi.

Başkanlık tarafından bölgedeki deprem aktivitesi sürekli izlendiği açıklandı.

AA

İzmir ilgili şiir şiirler

İzmir Şiirleri
İzmir Konulu Şiirler
İzmir İle İlgili Şiirler


İzmir Üzerine

İlk kurşun anıtın inan şahane
Güzelliğine kimse bulamaz bahane
Bayraklı, Eşrefpaşa, Basmahane
Egenin incisi sensin ey İzmir

Taş surlu kadife kalen ayakta
Şehit kanı vardır bu bayrakta
Efemin naşıda bu toprakta
Egenin incisi sensin ey İzmir

Atam ki yunanı denize sende döktü
Söyle Türkün bileğini kim büktü
Söyle dağlarına duman mı çöktü
Egenin incisi sensin ey İzmir

Meryem ana koynunda yatıyor
Efes ki güzelliğine güzellik katıyor
Sende akşam güneşi farklı batıyor
Egenin incisi sensin ey İzmir

Denizin ki pırıl pırıl parlıyor
Kaptanların konağına gemileri bağlıyor
Sularında balıkların çağlıyor
Egenin incisi sensin ey İzmir

Fuarın ki dünyada yok bir eşi
Bu şehrin bir başkadır güneşi
Burada gör insanı, dostu, kardeşi
Egenin incisi sensin ey İzmir

İzmir ki turistlere duraktır
Kışları ılıman, yazları ne de kuraktır
Verimlidir toprakları, ne de çoraktır
Egenin incisi sensin ey İzmir

Seni görmeyen bu vatanı gezmemiştir
İzmirlim senden başkası şu yunanı ezmemiştir
Hangi ressam seni çizmemiştir
Egenin incisi sensin ey İzmir

İzmirim ki şehitlerin yurdudur
Karşıyaka, kordonboyu aşıkların yoludur
Bu serdar da Allahın bir kuludur
Egenin incisi sensin ey İzmir

İZMİRLİ KIZ

Çiçek gibi kokuyorsun
Ateş gibi yakıyorsun
Nede güzel bakıyorsun
Ceylan gözlü İzmirli kız.

Sevda sende aşklar sende
Mecnun gibi oldum bende
Biran olsun görmeyende
Deliriyom İzmirli kız.

Yetti gayri bu kadar naz
Aylar geçti bak geldi yaz
Dilimde söz elimde saz
Aşık oldum İzmirli kız.

Kordununda fuarında
Heykelinde meydanında
Şu izmirin dört yanında
Eleleyiz İzmirli kız.

Etnografya Müzesi İzmir

İzmir Etnografya Müzesi,
izmir etnografya müzesi hakkında bilgi,
izmir etnografya müzesinde neler sergilenmektedir

Etnografya Müzesi İzmir

İzmir Etnografya Müzesi Binası, 19. yüzyılda Neoklasik tarzda, meyilli bir teras üzerine inşa edilmiştir. Bunun 1831 yılında ilkin hastane olarak (St Roch Hastanesi) kullanıldığı; 1845 yılında Fransızlar tarafından onarılarak fakir Hıristiyan aileleri için bir bakımevine dönüştürüldüğü bilinmektedir. Aynı bina daha sonra hıfzısıhha müessesesi ve sağlık müdürlüğü hizmet binası olarak kullanılmıştır. 2 Aralık 1984 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na etnografya müzesi olarak düzenlenmek üzere devredilmiştir.

Etnografya Müzesinin Tarihsel Geçmişi ve Kuruluşu

İzmir’de etnografik eserler 29 Ekim 1978 tarihinden itibaren İzmir Atatürk ve Etnografya Müzesi’nin alt katında teşhir edilmekte idi. Daha sonra 1985-1987 yıllarında restore edilen eski sağlık müdürlüğü binası etnografya müzesi olarak hizmete sunulmuştur.

Etnografik eserler, depolarda teşhire sunulmayan diğer eserler ve çevre müze müdürlüklerinden devrolunan etnografik eserlerle birlikte teşhir ve tanzim edilmiştir.

Müze binası zemin kat üzerine üç katlı olarak inşa edilmiştir. 1. ve 2. katları teşhir salonları 3. kat depo, laboratuvar, fotoğraf stüdyosu ve büro olarak hizmete sunulmuştur.

Teşhirinde İzmir ve yöresinin 19. Yüzyıl’daki sosyal yaşamından kesitler verilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle, endüstrileşme ile birlikte bugün artık yok olmaya yüz tutmuş, tenekecilik, nalıncılık, çömlekçilik, gözboncukçuluğu, tahta baskıcılık, halı dokumacılığı, urgancılık, keçecilik ve seraciye gibi el sanatlarımız sergilenerek tanıtılmaktadır.

1. Kat Teşhiri: Sağda 1. bölümde: 19. Yüzyıl misafir odası, el işlemeleri, hamam takımları ile 2. bölümde: Gözboncuğu fırını ve örnekleri, İzmir İli’nin ilk Türk eczanesi (İttihat Eczanesi), keçecilik, nalıncık ve tenekecilik sergilenmiştir. İzmir’in meşhur şerbetçisi (Demirhindi) bu bölümde yaşadığı yüzyıldan ziyaretçilere teşhir edilmektedir. 3. bölümde: Menemen çömlek çarkı ve mamülleri, saraciye, deve ve deve güreşleri, halk oyunları, efe ve efe giysileri tanıtılmıştır. Salonların iç kısımlarında yer alan koridordaki gömme vitrinlerde para keseleri, sedef kakmalı eşyalar, cam ve el işlemeleri teşhir edilmiştir.

2. Kat Teşhiri: 1. bölümde: 19. yüzyıl gelin odası, gelinliklerin vitrini, oturma odası, sünnet odası ve mutfak malzemeleri, 2. bölümde: Ege Bölgesi gelin başları, kadın süs eşyaları, Osmanlı Devri sikkeleri, el yazması kitaplar ve yazı takımları teşhir edilmiştir.

Halit Rıfat Paşa Caddesi, 3. Konak
Tel : (0232) 489 07 96

Pazartesi dışında her gün, kışın 08.30-12.30/13.30-17.30, yazın 08.30-17.30 saatlerinde ziyarete açıktır.

kaynak

İzmir Kültürpark-İzmir Fuarı

İzmir Kültürpark nerede
İzmir Fuarı hakkında bilgi
İzmir Fuarı resimleri
İzmir Kültürpark ne zaman kurulmuştur
İzmir Fuarı tarihi

İzmir Kültürpark (İzmir’de Fuar alanı olarakta anılır) Behçet Uz öncülüğünde 1 Ocak 1936 yılında kurulmuştur. Çoğu zaman İzmir Enternasyonal Fuarı ile anılsada her yıl giyimden, sanayi ürünlerine, kitaptan, süs bitkilerine kadar çeşitli fuarlara ve sergilere ev sahipliği yapmaktadır.

Kültürpark’ın kurulmasındaki amaç, Atatürk’ün isteği doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti’nin diğer devletlerle olan ekonomik bağlantısını sağlamaktı.

Toplam 420.000 m2 alan üzerinde kurulmuş olan Kültürpark’ın içinde 14 kapalı sergi salonu, 4 konferans salonu, Atatürk Açıkhava Tiyatrosu, İsmet İnönü Sanat Merkezi, İzmir Sanat, Fuar Evlendirme Dairesi, Celal Atik Spor Salonu, lunapark, Hayvanat Bahçesi, Paraşüt Kulesi, Gençlik Tiyatrosu, Resim-Heykel Müzesi, Tarih ve Sanat Müzesi gibi sanat ve eğlence mekanlarının yanı sıra koşu yolu (1850 metrelik tartan pist koşu parkuru), yüzme havuzu, kapalı spor salonu, tenis kortları, halı saha gibi spor etkinliklerine imkân sağlayan mekanlarda bulunmaktadır.

Kültürparkta 8000’den fazla ağaç bulnmaktadır. Ağaçlar ve bitki örtüsünün künyesi çıkarılmış ayrıca ağaçlar sigortalanmıştır

kurban Bayram Namazı Vakitleri 2012

Bayram Namazı Saatleri
İl il Kurban Bayramı Namazı vakitleri 25 Ekim 2011
25.10.2011 Kurban bayramı namaz saatleri

Kurban Bayramı Namaz Saatleri 25 Ekim 2012 Perşembe Günü bayram namazı kılınacak Bayram namazı saatleri şöyledir..

İL İL Kurban Bayram Namazı Saatleri 2012 NAMAZA SAATİ
Adana Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:48
Adıyaman Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:38
Afyon Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:11
Ağrı Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:23
Aksaray Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:56
Amasya Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:54
Ankara Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:04
Antalya Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:06
Ardahan Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:28
Artvin Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:32
Aydın Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:20
Balıkesir Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:24
Bartın Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:11
Batman Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:27
Bayburt Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:36
Bilecik Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:16
Bingöl Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:31
Bitlis Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:24
Bolu Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:11
Burdur Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:09
Bursa Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:20
Çanakkale Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:31
Çankırı Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:03
Çorum Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:58
Denizli Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:14
Diyarbakır Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:30
Düzce Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:13
Edirne Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:34
Elazığ Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:36
Erzincan Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:37
Erzurum Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:31
Eskişehir Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:13
Gaziantep Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:40
Giresun Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:45
Gümüşhane Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:39
Hakkari Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:15
Hatay Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:43
Iğdır Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:20
Isparta Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:08
İstanbul Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:23
İzmir Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:24
Kahramanmaraş Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:43
Karabük Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:09
Karaman Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:56
Kars Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:25
Kastamonu Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:04
Kayseri Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:51
Kilis Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:40
Kırıkkale Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:02
Kırklareli Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:32
Kırşehır Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:57
Kocaeli Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:18
Konya: Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:01
Kütahya Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:15
Malatya Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:39
Manisa Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:23
Mardin Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:27
Mersin Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:50
Muğla Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:16
Muş Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:27
Nevşehir Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:54
Niğde Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:52
Ordu Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:47
Osmaniye Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:44
Rize Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:37
Sakarya Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:16
Samsun Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:54
Siirt Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:23
Sinop Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:01
Sivas Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:47
Şanlıurfa Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:34
Şırnak Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:20
Tekirdağ Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:28
Tokat Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:51
Trabzon Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:40
Tunceli Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:36
Uşak Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:15
Van Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:19
Yalova Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:21
Yozgat Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 6:56
Zonguldak Kurban Bayramı Namaz Saati 2011 7:13