Atilla Şentürk Kimdir Kısaca

Atilla Şentürk Hakkında Kısa Bilgi

Atilla Şentürk Hayatı Kısa

1958 yılında İstanbul’da doğdu. 1980 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. 1987 yılında aynı bölümde “XVI. Asra Kadar Anadolu Sahası Mevlevilerinde Edebi Tasvirler” konulu teziyle doktora çalışmasını tamamladı. Halen aynı fakültenin Eski Türk Edebiyatı Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

1994-1995 yıllarında Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu “Türk Dünyası Edebiyat Terimleri Komisyonu” üyeliği yaptı. Ayrıca 1995 yılından beri de Osmanlı Araştırmaları Dergisi’nin editörlüğünü yapmaktadır.

alıntı

Atilla Yayla Kimdir Kısaca

Atilla Yayla Kimdir

Atilla Yayla Hayatı Kısaca

Atilla Yayla, 3 Mart 1957 Kırşehir doğumlu. Türk siyaset bilimci, akademisyen.

Atilla Yayla, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden lisans (1980), yüksek lisans (1982), doktora derecesi aldı (1986). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Hacettepe Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı (1986-2000) Profesör Yayla Gazi Üniversitesinde uzun yıllar öğretim üyesi sıfatıyla bulunmuştur. TDV, LDT, TSİD, MontPelerin cemiyeti gibi kurumlarda üyelikleri vardır. Liberal Düşünce Topluluğu kurucularındandır ve uzun süre başkanlığını yürütmüştür. Yorktown Internet University ve Center for New Europe üyesidir. Britanya ve ABD’de birkaç defa farklı üniversitelerde ziyaretçi öğretim üyesi olarak bulunmuştur. Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinde düzenli yazıları yayınlanmaktadır. İngiltere Buckingham üniversitesinde misafir öğretim üyeliği yapmıştır. Atilla Yayla, Sinan Çetinle birlikte Plato Film Okulu’nu meslek yüksek okuluna dönüştürerek,Gazi üniversitesi öğretim üyeliğine son vermiştir. Halen Plato Meslek Yüksekokulu Müdürlük görevini yürütmektedir.

kaynak:wikipedia

Cahit Sıtkı Tarancı Kısaca Hayatı

Cahit Sıtkı Tarancı kimdir

Cahit Sıtkı Tarancı biyografisi

Cahit Sıtkı Tarancı 2 Ekim 1910 tarihinde Diyarbakır’da dünyaya geldi. Tarancı’nın babası Bekir Sıtkı, annesi Arife Hanım’dır. İlk öğrenimini Diyarbakır’da tamamlayan cahit Sıtkı Tarancı, orta öğrenimi için İstanbul Kadıköy Fransız Saint Joseph Lisesi’ne gönderildi ve burada dört yıl eğitim aldıktan sonra 1931 yılında Galatasaray Lisesi’ne gitti.

Fransızcayı çok iyi öğrendi ve Baudelaire, Rimbaud, Mallarme’yi özümsedi. 1931-1935 yılları arasında Mülkiye Mektebi’nde ve Yüksek Ticaret Okulu’nda okudu. 1938-1940 yılları arasında Paris’te Sciences Politiques’te yüksek öğrenimini tamamladı. 1946′da CHP Şiir Ödülü’nde birincilik aldı. Anadolu Ajansı ve Çevirme Bakanlığı’nda tercüman olarak çalıştı. 1953 yılında, genç yaşta ağır bir hastalığa yakalandı. 1956 yılında tedavi için Avrupa’ya götürüldü. Ama iyileşemeyen Cahit Sıtkı Tarancı 13 Ekim 1956 tarihinde hayatını kaybetti.

Malatya’da 3.8 şiddetinde deprem

Malatya da deprem
Saat 16.42’de Malatya merkezde de ciddi şekilde hissedilen bir deprem meydana geldi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 6 saniye süren depremin merkez üssünü Battalgazi ilçesi Yarımcahan Köyü olarak saptadı ve büyüklüğünü de 3.8 olarak ölçtü.
Yer yüzeyinden 2.6 km. aşağıdaki tabakada meydana geldiği belirtilen, bu nedenle il merkezinde özellikle yüksek katlı binalarda şiddetli bir şekilde hissedilen deprem nedeniyle, yüksek katlı binalarda oturanlar cadde ve sokaklara kendilerini attılar.
Depremin şehir merkezine yakın olması ve yüzeyden 2,6 km gibi fazla derin olmayan bir mesafeden olması şiddetini daha fazla hissettirdi. Depremde herhangi bir hasar olmadığı bildirildi.

Sabri Ülker Öldü

Sabri Ülker Öldü


Ülker’in Babası Öldü

Ülker’in kurucusu olan Sabri Ülker, 92 yaşında hayata veda etti. Baba Ülker’in yaşlılığa bağlı nedenlerle vefat ettiği öğrenildi.

SABRİ ÜLKER KİMDİR?
Cumhuriyetin ilk kuşak sanayicilerinden Sabri Ülker, 1920 yılında Kırım’da doğdu. Ailesi 1929 yılında Türkiye’ye göç ederek İstanbul’a yerleşti. İlkokul yıllarında yaz tatillerinde ağabeyi Asım Ülker ile birlikte Besler Bisküvi Fabrikası’nda çalıştı. İlkokuldan sonra İstanbul Erkek Lisesi’ne kaydoldu. Orta ikinci sınıfta iken parasız yatılı sınavını kazanarak Bilecik Lisesi’ne gitti. Ortaokulu Bilecik’te, liseyi Kütahya’da okudu. Yüksek öğrenimini Sultanahmet İktisadi ve Ticari İlimler Mekteb-i Âli’de tamamladı.

NOHUTÇU HAN’DA BAŞLAYAN HİKAYE
Nohutçu Han Eminönü’nde 63 yıl önce 6-7 kazanda bisküvi üretimiyle başlayan serüveninde Ülker, bir gıda devine dönüştü. Sabri Ülker’in 3 işçi ile günde 200 kilo bisküvi üretimiyle başladığı mütevazı iş; bugün dünyaya çikolata-bisküvi ihracatı gerçekleştiriyor. Ülker’in doğumundan bugüne yolculuğu oldukça uzun, öyküsü başarılarla dolu.

Cafe World Buzz Rating

Cafe World Buzz Rating Nedir?

Cafe worldde facebooktaki arkadaşlarınız müşteri olarak cafenize gelir ve yemek yer. buzz rating kısaca cafenizin ne kadar sevilip tutulduunu ifade eder. en az 5 en fazla 105 olan bu rakam müşteri mutluluğunu ve yoğunluğunu belli eder. buzz ratingi yüksek cafeler çok hızlı ne ürettiyse eritir ve paraya çevirir.

Happy Aquarium en yüksek level

Happy Aquariumda en yüksek level kaç?

Facebook’un birçok oyununda olduğu gibi bu oyunda da en yüksek levelin kaç olduğu bilinmiyor. Yani en azından ben bulamadım kaç olduğunu. Bilen biri çıkarsa bizi de bilgilendirir artık

Happy Aquarium kaç level

Happy Aquarium en yüksek level

Bu oyunun kaç level olduğu hakkında bir bilgiye rastlanmadı maalesef. Eğer bilen biri varsa nolur bana da söylesin.

Kalbini sev kırmızı giyin

Bu sloganı sık sık duymaktayız bu günlerde. Televizyon, radyo ve tabi hayatımıza hızlı bir giriş yapan internette bu konuyla ilgili reklamlar yapılmakta.

Kalp-damar hastalıkları dünyada ve ülkemizde bir numaralı ölüm sebebidir. Dünyada her yıl 17,5 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından hayatını kaybetmekte. Bu da her gün 120 uçak dolusu insan anlamına geliyor. Türkiye’de ise bu rakam her yıl 205.457 kişi yani her 2,5 dakikada 1 kişinin hayatını kaybetmesi demek. Her yıl meme kanserinin 3 katı, trafik kazalarının 47 katı insan kalp ve damar hastalıklarından dolayı ölmektedir. Yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, sigara, şişmanlık ve hareketsiz yaşam tarzı kalp-damar hastalıkları açısından en önemli risk faktörleridir. Bu risk faktörlerinin önemli bir bölümü yaşam tarzınızdan kaynaklanır ve bunları ortadan kaldırmanız mümkündür. Türkiye’de kalp-damar kaynaklı ölümlerin oranı %48’dir. Oysa sağlıklı seçimler yaparak, hem kendinizin, hem de sevdiklerinizin kalp sağlığını koruyabilirsiniz. Sağlıklı ve uzun bir yaşama adım atmak için geç değil. Yeter ki kalbinizin uyarılarını dinleyin. Kalp sağlığının önemini kırmızı giyerek gösterin.

VSD Nedir?

Kalp anatomik olarak iki kulakçık ve iki karıncık olmak üzere dört odacıktan oluşur. Kalpteki karıcıklar arasındaki kanın geçişini engelleyen duvarda doğumsal nedenli defekte bağlı açıklık olmasına ventriküler septal defekt denir .

Bundan dolayı sol kulakçıktaki temiz kanın bir kısmı sağ kalbe geçiş yapar. Sol kulakçıkta kan basıncı yüksektir ve sağ kulakçığa yüksek basınçta kan geçişi olur. Yıllar içinde akciğere giden kanın artmasına bağlı olarak akciğer damarları ve kalp kasında hasara sebep olabilir. Yenidoğanlarda doğumsal kalp hastalıkları arasında % 20 oranında en sık görülen kalp hastalığıdır.

miyokard infarktüsü risk faktörleri

miyokard infarktüsü risj faktörleri
miyokard infarktüsü kimlerde görülür

Damar sertliğinin ve koroner kalp hastalığının oluşumu için günümüzde kabul edilen önemli risk faktörleri şunlardır:

1. Yaş (erkeklerde 45, kadınlarda 55 yaşın üzeri veya erken menopoz)

2. Aile öyküsü (birinci derece akrabalardan erkekte 55, kadında 65 yaşından önce

koroner arter hastalığı bulunması)

3. Sigara içiyor olmak

4. Hipertansiyon (kan basıncı >140/90 mmHg veya antihipertansif tedavi görüyor

olmak)

5. Hiperkolesterolemi (total kolesterolün 200 mg/dl, LDL-kolesterolün 130 mg/dl’den yüksek olması)

6. Düşük HDL kolesterol değeri (40 mg/dl’den düşük olması)

7. Diabetes mellitus (Şeker hastalığı): Diyabet bir risk faktörü olmanın yanısıra, koroner

kalp hastalığı varlığına eşdeğer bir risk taşıdığından risk değerlendirmesinde

ayrı bir yeri vardır.

8. HDL kolesterolün 60 mg/dl üzerinde olması hastalık riskini azaltmakta ve risk

hesaplamalarında bir risk faktörünün düşülmesini sağlamaktadır.

kardiyomyopati nedir,kardiyomyopati tedavisi

kardiyomyopati belirtileri nelerdir
kardiyomyopati belirtisi
kardiyomyopati nasıl tedavi edilir

Kalp kasının (miyokard) güçsüzleşmesini içeren herhangi bir kalp hastalığı kardiyomiyopati olarak adlandırılabilir. Bu, tamamı kalp kasının hasar görmesine ve kalp fonksiyonunun bozulmasına neden olabilecek birçok hastalığı içeren geniş bir terimdir.

Kardiyomiyopatinin bazı türlerinde güçsüzleşmiş olan kalp kası incelir; diğer türlerinde ise anormal bir şekilde kalınlaşır. Bu durumlardan herhangi birinde ventriküller (karıncıklar) artık etkin bir biçimde kanı pompalayamaz. Kan, kalpte hareketsiz kalır ve bu da kanın pıhtılaşma olasılığını arttırır. Pıhtılar serbest kalıp arteriyal emboliye neden olabilir.Ayrıca, abluka altında olan kalp kası, potansiyel olarak tehlikeli olan anormal kalp ritimlerine (ritim bozukluklarına) karşı daha açık bir hale gelir. Sıklıkla konjestif kalp yetmezliği gelişir.
Bazen kardiyomiyopatiye, kalp kasının iltihaplanması olan miyokardit neden olur. Genel¬likle bir enfeksiyon, sorunun kaynağıdır. Coxsackie B virüsü ve ekovirüs, miyokarditin en sık rastlanan nedenleridir.

Daha yakın zamanlarda yapılan araştırmalar, mutant (türeşik) bir Coxsackie B virüsü türünün miyokardite ve kardiyomiyopatiye neden olma olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. İnsan immun yetmezlik virüsü, Lyme hastalığı ve Ttypanosoma cruzi olarak adlandırılan tropikal bir parazit de sorumlu olabilir.

Lupus ve bir kalp naklinden »sonra gelişen reddetme reaksiyonları gibi kronik enflamatuar (iltihaplı) hastalıklar da miyokardite neden olabilir.
Koroner arter hastalığı da, kalbin büyük bir kısmına kan akışının azalmasına (iskemik kardi¬yomiyopati) neden olarak kalıcı (sürekli) bir kalp kası güçsüzlüğüne yol açabilir. Bu, koroner arter hastalığı bir kalp krizinden dolayı herhangi bir kalp kasının ölümüne neden olmamış olsa bile meydana gelebilir.

Diğer kişilerde kalp kası hasarı, çok fazla alkol almaktan kaynak¬lanan toksik etkilerden dolayı meydana gelir (alkolik kardiyomi¬yopati). Bu, ömür boyunca aşırı alkol almadan ya da 5 ila 10 yıldır bir sürede günde dört ya da beş alkollü içecek tüketmenin yarattığı kümülatif etkiden kaynaklanabilir.

Genellikle alkolizme eşlik eden zayıf beslenmenin neden olduğu vitamin eksiklikleri de kalbi güçsüzleştirebilir. Erken safhalarında, alkolden uzak durarak alkolik kardiyomiyopati yok edilebilir. Ancak, hastalık ilerledikçe, kalp kası hasarı kalıcı bir hal alır Restriktif kardiyomiyopati bir diğer türdür. Kalp kası ya kalınlaşır ya da anormal hücreler veya diğer maddeler tarafından istila edilir. En yaygın olarak görülen şekli, yüksek kan basıncına (tansiyona) ya da yüksek dirence (kalp, bu yüksek dirence karşı pompalama yapmak zorundadır) neden olan diğer hastalıklara bir tepki olarak gelişebilen genişlemedir aortik stenozdur.
Hipertrofik kardiyomiyopati olarak adlandırılan ve sıra dışı kalıtımsal bir hastalık, özellikle iki ventrikülün (karıncığın) arasındaki duvar olmak üzere kalp kasının kalınlaşmasına neden olur. Şiddetli vakalarda, kasın aşırı kalınlaş¬ması kanın kalpten dışarı akmasını engeller ve bayılma ya da hatta ani ölüme neden olabilir.Bu hastalık genellikle 40 yaşından önce gelişir ve 10 yaşın¬daki çocukları bile görülebilir. Birçok genç sporcunun ölümünden bu hastalık sorumludur.

SEMPTOMLAR

Kardiyomiyopati erken safhalarında semptomlara neden olmayabilir. Başka bir hastalığı teşhis etmek için çekilen göğüs röntgeni kalbin genişlediğini gösterdiğinde tesadüfen keşfedilebilir.Kardiyomiyopati semptomlara neden olduğunda, bunlar artık zayıf (sorunlu) bir kalbin neden olduğu semptomlar: halsizlik, güçsüzlük ve çok az efor sarf edildiğinde veya uzanırken bile oluşan nefessiz kalma.

Kardiyomiyopati anormal kalp ritimlerine (ritim bozukluklarına) neden olduğunda; semptomlar çarpıntı, sersemlik hali, bayılma ve hatta ani ölümü kapsayabilir. Hipertrofik kardiyomiyopitisi olan kişilerde göğüs ağrısı da gelişebilir.

TEDAVİ SEÇENEKLERİ

Fiziksel bir muayenenin sonuçlan olan semptomlara (özellikle kalp yetmezliği sinyalleri) ve bir göğüs röntgeni, ekokardiyogram ve elektrokardiyogramın sonuçlarına bakılarak kolayca kardiyomiyopati teşhisi konabilir.

Nadiren, endomiyokardiyal biyopsi olarak adlandırılan bir teste gerek duyulur. Bu testte, boyundaki bir vene (toplardamara) bir kateter sokularak kalbe inilir. Kateterin ucunda bulunan küçük bir alet kullanılarak kalp duvarının iç kısmından küçük bir parça alınır. Daha sonra bu kalp dokusu örneği mikroskop altında incelenir.
Semptomların en yaygın olarak görülen iki nedeni olan kalp yetmezliği ve anormal kalp ritim¬leri de (ritim bozuklukları da) dahil olmak üzere kardiyomiyopatinin tüm türleri için tedaviler mevcuttur.
Alkolik kardiyomiyopatisi olan kişiler, alkolün etkilerine karşı özellikle hassas gibi görünmektedirler.

Bu hastalığın tedavisindeki en önemli adım, alkolü bırakmaktır. Alkol bırakıldıktan sonra, kalp yetmezliği semptomları ilaçlar ve diyet (beslenme) değişiklikleriyle kontrol edilebilir.Hipertrofik kardiyomiyopati tedavisi, göğüs ağrısı ve nefessiz kalma semptomlarını kontrol etmeye yardımcı olabilir. Daha da önemlisi, bu tedavi ani kardiyak ölüm riskinizi azaltır. Bu genellikle beta blokörlerin ya da kalsiyum kanal blokörlerinin kullanılmasını gerektirir.

Anormal kalp ritimlerini (ritim bozukluklarını) önlemek için de ilaç almanız gerekebilir. Aşın yorucu egzersizlerden kaçınınız çünkü bu ani kardiyak ölüme neden olabilir.

Bazen, kalp ritimlerini düzenli tutmak için bir kalp pili (pacemaker) ya da vücuda yerleştirilebilen bir defiralatör kullanmak gerekir. Kalpteki kan akışı kalınlaşmış kalp kası tarafından şiddetli bir şekilde sekteye uğratılıyorsa, bu sorunu ortadan kaldırmak için kalp kasınızın bir kısmının cerrahi yolla alınması gerekebilir.

Aile bireylerinizde hipertrofilik kardiyomiyopati varsa, hiçbir semptom görülmüyorsa bile sizde de hipertrofilik kardiyomiyo¬pati olup olmadığını anlamak için muayene olmanız gerekir

Sağlıklı Kilo Almanın Yolları

Sağlıklı bir şekilde Kilo Almak
Sağlıklı bir şekilde Kilo Almanın Yolları

Aşağıdaki tavsiyeler kilo almak ya da kaybettiği kiloları geri almak isteyenler tarafından uygulanabilir. Kişisel ihtiyaçlarınız için bunların bir kısmını değiştirmeniz gerekebilir. Uzmanınıza ya da diyetisyeninize bu konuyu danışabilirsiniz. Normalde bir günde tükettiğiniz kaloriden 500 kalori daha fazla tüketerek başlayabilirsiniz. Bazı kişilerin ekstradan yaklaşık 1000 kalori tüketmesi gerekebilir. Gıdaların ambalajındaki besin tablosuna bakarak yiyeceklerin ne kadar kalori içerdiğini öğrenebilirsiniz. Gün içinde fırsat buldukça bir şeyler atıştırın. Genellikle yüksek kalori içeren gıdaları tüketin. Öğünlerde normal porsiyondan daha fazlasını yemeyi deneyin. Eğer iştahsızsanız yüksek kalorili ama küçük porsiyonlu gıdaları daha sık tüketmeye çalışın. Yağdaki kalori diğer bütün yiyeceklerdekinden daha fazladır: 1 çay kaşığı yağ 45 kalori içerir. Diyetinize; bitkisel yağlar (kanola yağı, zeytin yağı ve yerfıstığı yağı), yumuşak margarinler (trans yağ içermeyenleri tercih etmelisiniz), fıstık ezmesi (yemeden önce karıştırılması gereken çeşidini tercih edin) ve avokado eklemek fazla yemek yemeden kalori alabilmenizi sağlar. Doymuş yağlardan sakının. Tüm yağ türleri aynı seviyede yağ içermelerine rağmen doymuş yağlar kolestrolünüzü ve diğer zararlı kan yağlarınızı yükseltirler.Yüksek doymuş yağ oranına sahip gıdalar şunlardır: günlük süt ürünlerinin tümü, tavuk derisi, sosis, ekşi krema, tereyağı, yağlı et, ve çeşitli işlenmiş atıştırmalık yiyecekler. Yüksek kalorili bir diyet uyguluyor olsanız bile bunu, tam tahıllar, meyve ve sebzeler gibi işlenmemiş karbonhidratlarla ve yağsız süt, derisi ayıklanmış kümes hayvanı eti, balık, yumurta beyazı, fasulye, yağsız biftek gibi yağsız protein ürünleriyle destekleyerek sağlıklı hale getirebilirsiniz.

250 gram kuru siyah üzüm içerisine 1 çay kaşığı kadar kına kına ile 1 tutam pelin otu ilave edilir.(Kına kına başka bir bitkidir, bildiğimiz kına değildir.) Bu karışım kıyma makinesinde çekilip 3 litre su içerisine karıştırılır. Ardından, yarı suyu gidinceye kadar bu kür kaynatılır. Tülbent ile bu kür süzülüp (süzülmüş üzüm suyu başka bir kaba alınır) kalan posası ikinci kez 3 litre su içerisine karıştırılır ve tekrar yarı suyu gidinceye kadar kaynatılır. Bu üzüm suyu da tülbent ile süzüldükten sonra ilk başta elde edilen üzüm suyu ile karıştırılır ve bu karışıma bir miktar şeker ilave edilir. Sabahtan ikindi vaktine değin bol bol bu üzüm küründen içilir. Su içilmemelidir, ikindiden sonra susuz kalınır. Akşamdan sonra bol bol yoğurt yenmelidir. Gece yarısı içine bal ilave edilmiş süt içilir. Prof. Dr. Ahmet Maranki’nin kilo alma kürü günlük olarak hazırlanmalıdır. Sabahları ise kahvaltıda çay yerine sebze ve meyve suları içilmelidir.

Boy Uzatma Egzersizleri

Boy Uzatma Egzersizleri
Boy Uzatma Egzersizleri Nelerdir

Boyunuzu uzatmak için bazı egzersizler yapabilirsiniz. Ama yapacağınız egzersizler çok ağır olmamalıdır. Çoğu insan egzersiz diyince sporun her dalını yapmakta ama bu onlara yarardan çok zarar getirmektedir. Bizde bunu düşünerekten sizler için bazı basit egzersizler hazırladık;

1. Yüksek Hızda Koşma
2. Metabolizmanızı Hızlandırmak
3. Başaşağı Asılmak
4. Yüzmek
5. Sırtı Esnetmek

alıntı

Karbonhidrat Nedir Hangi Besinlerde Bulunur

Karbonhidrat Nedir Hangi Besinlerde vardır?

Karbonhidrat Nedir Hangi Besinlerde Karbonhidrat Bulunur?

Karbonhidratlar Vücut enerjisinin ana kaynağıdır, Karbonhidrat canlının yapısına katılmayan uzun süreli dozaj etkisi yaratan bir maddedir. Aktif aldehit veya keton grubuna sahip polihidroksi alkoller veya hidroliz edildiklerinde bu maddeleri veren bileşikler olarak tanımlanabilir.
Bütün canlı hücrelerde bulunur. Doğada genellikle büyük moleküller halindedir. Vücuda alınan bu büyük moleküllerin hücrelere iletilmesi için canlı tarafından sindirilmesi ve uygun molekül büyüklüğüne kadar parçalanması gerekir.

Karbonhidratlı Besinler Listesi

– Esas olarak, mısır gevreği, tahıl ve ekmek çeşitleri, pirinç, arpa,yulaf, makarna, sayılabilir. Meyvelerden, kayısı, hurma, yaban mersini, muz, incir, üzüm, elma, portakal, armut, ananas, çilek, karpuz, ve kuru üzüm de yüksek karbonhidrat içerir.

– Listeye devam edersek, bazı baklagil türleri; nohut, kuru fasulye, börülce, bakla yüksek kompleks karbonhidrat taşırlar. Bazı kök sebzelerden, patates, tatlı patates, havuç, mısır da bu gruba dahildir.

– Basit karbonhidratlı gıdalara ise, toz şeker, şekerleme, kek, mısır şurubu, meyve suyu, ekmek, beyaz undan yapılmış makarna ve mısır gevreği dahildir.

-Yüksek miktarda kompleks karbonhidrat taşıyan besinler ise, kepek, yulaf, mısır, arpa, karabuğday, mısır unu, makarna, patates, kepekli pirinç, kıyılmış buğday, tam tahıllı gevrek, bezelye, musli, fasulye, mercimekdir. Yüksek karbonhidratlı besinler bize, sağlıklı ve formda olmak için vitamin, mineral ve lif açısından yeterli bir kaynak oluştururlar

-Süt ürünleri, yüksek yağ ve protein içerikleriyle tanınırlar. Ama, yağsız süt, diyet yoğurt, çikolatalı süt yüksek karbonhidratlı besinler grubuna da girer. Bütün cikolata ve şeker türleri, ve kurabiyeler yüksek miktarlarda karbonhidrat içerir.

Spor Yaparken Vücudumuzda Meydana Gelen Değişiklikler nelerdir

Sporun vücuda etkileri
Spor yapmanın vücutta oluşturduğu değişiklikler

1. Sağlığınızın değerini anlamanıza yardımcı olur.

2. Yaşam kalitenizi arttırmanıza ve geliştirmenize yardımcı olur.

3. Fiziksel performansınızı geliştirir.

4. Kalp rahatsızlığı riskini azaltır.

5. Maksimum oksijen kapasitenizi arttırır.

6. Yüksek tansiyon riskini veya ilerlemesini azaltır.

7. Yüksek tansiyonu olanların, tansiyonu kontrol altında tutmasına yardımcı olur.

8. Kandaki Triglycerid seviyesinin azaltır.

9. Kandaki iyi kolestrolu (HDL) artırır.

10. Dinlenme kalp atımını düşürür.

11. Kalp – damar dolaşımını geliştirir.

12. Anaerobik eşiği arttırır, bu da çabuk yorulmayı ve dolayısıyla kanda laktik asit birikiminin erken oluşmasını engeller.

13. Kalp rezervini artırır.

14. Kalbinizin bir atımda vücuda pompaladığı kan miktarını artırır.

15. Vücut ısınızı soğutma için, deri yüzeyine gerekli kan akış kabiliyetini artırır.

16. Akciğer kapasitenizi arttırarak, oksijenin akciğerlerden kana geçebilme kabiliyetini arttırır.

17. Kalp krizi geçirdikten sonra, hayatta kalma şansınızı arttırır.

18. Koronerde kan pıhtılaşma hassasiyetini düşürür.

19. Kandaki yoğunlaşmayı azaltır

20. Kalbinizin daha verimli pompalama işlevini yapmasını sağlar

21. Kanınızın kan plazma hacmini genişletir.

22. Orta seviyeli egzersizler sırasında, kalp atım sayısını düşürür.

23. Anormal nabız atım incinmelerini azaltır.

24. Kaslarınızın kandan oksijen çıkarma kabiliyetini artırır.

25. Çarpıntı riskini azaltır.

26. Çok çeşitli sebeplere bağlı baş ağrılarından kurtulmanızı sağlar.

27. Hamilelikte karşılaşılan birçok rahatsızlıklardan (ör. kabızlık, belağrısı, mide ekşimesi gibi) kurtulmanızı sağlar.

28. Sıcaklığa karşı tahammülünüzü artırır.

29. Endişe ve kuruntularınızı azaltır.

30. Streslerden korunmaya ve kurtulmaya yardımcı olur.

31. Vücudun üst solunum yolları enfeksiyonuna karşı direncini artırır.

32. Şeker hastalığınızın gelişme riskini azaltır.

33. Şeker toleransınızın gelişmesini sağlar.

34. Prostat kanserinin gelişme riskini azaltır.

35. Sigarayı bırakmanıza yardımcı olur.

36. Bağırsak kanserinin gelişme riskini azaltır.

37. Göğüs kanserinin gelişme riskini azaltır.

38. Eklem rahatsızlıklarından dolayı, eklemlerin bozulma oranını yavaşlatır.

39. Kan şekerinin kontrol altında tutulması için gerekli insulin miktarının düşürülmesine yardımcı olur.

40. Yüksek tansiyona bağlı ciddi komplikasyonlara maruz kalma oranını azaltır.

41. Yaralanmalara karşı korunmayı sağlar.

42. Eklemlerdeki kıkırdak dokunun yoğunluğunu arttırır.

43. Stresle başa çıkmanıza yardımcı olur.

44. Bağışıklık sisteminizin iyi şekilde çalışmasını geliştirir.

45. Kabızlıktan kurtulmanıza yardımcı olur.

46. Depresyonun hafifletilmesine ve atlatılmasına yardımcı olur.

47. Soğuk ortamlara çabuk adapte olma kabiliyetinizi artırır.

48. Bel ağrılarının hafiflemesine ve kurtulmanıza yardımcı olur.

49. Bel ağrılarından doğan sıkıntıların azalmasını sağlar.

50. İnsuline karşı,doku duyarlılığını artırarak, kan şekerinin daha iyi kontrol edilmesine
yardımcı olur.

51. Yüksek tansiyonu kontrol için alınan ilaçların, yan etkilerine karşı koymaya
yardımcı olur.

52. Eklem esnekliğini korur ve gelişmesine yardımcı olur.

53. Eğer yüksek tansiyonunuz varsa, bunu kontrol etmek için aldığınız ilaç ihtiyacını 20 – 30 % azaltır.

54. Kemik erimesi hastalığı riskinin gelişmesini azaltır.

55. Zihinsel uyanıklılığınızı artırır.

56. Yaşa bağlı olarak oluşan kemik bozulmalarının yavaşlamasına yardımcı olur.

57. Endometriyoya karşı riski azaltır.

58. Eklem rahatsızlıklarından doğan acılara karşı koyma toleransınızın artmasını sağlar.

59. Kilonuzu korumanıza veya kilo kaybetmenize yardımcı olur. Sadece diyet yaparak değil.

60. Yaratıcılık gücünüzün artmasına yardımcı olur.

61. Yağsız vücut dokularınızın korunmasına yardımcı olur.

62. Sağlık harcamalarının ve ilaç kullanımının azalmasına yardımcı olur.

63. Yabancı madde kullanımı ile mücadeleye yardımcı olur.

64. Fazla kalorilerin yakılmasına yardımcı olur.

65. Yüksek oranda gıda tüketmenizi sağlar, fakat buna rağmen, kalori dengenizin
aynı kalmasına yardımcı olur.

66. Ağır ilerleyen şişmanlığa karşı korur.

67. Denge ve koordinasyonunuzun gelişmesine yardımcı olur.

68. İştahınızın kısa süreli etkilerle azaltılmasına yardımcı olur.

69. Ani kabarmaların üstesinden gelmeye yardımcı olur.

70. Yaşlı bireylerdeki kısa süreli belleklerin gelişmesine yardımcı olur.

71. Adet kanamalarından doğan belirtilerin hafiflemesine yardımcı olur.

72. Genel ruhsal durumunuzun gelişmesini sağlar.

73. Kolay ve iyi uyumanıza yardımcı olur.

74. Kilo kaybına, özellikle vücuttaki yağdan kaybetmenize yardımcı olur.

75. Kemiklerinizin kırılmalara karşı direncini ve yoğunluğunu artırır.

76. Dinlenme durumundaki ****bolik seviyeyi korumanıza yardımcı olur.

77. Kassal güç seviyenizi arttırır.

78. Kassal dayanıklılık seviyenizi artırır.

79. Egzersizden sonra çabuk toparlanabilme kabiliyetinizi artırır.

80. Uygun kas dengenizi korumanıza yardımcı olur.

81. Cinsel hayatınızın istenen doyumda ve düzeyde artmasını sağlar.

82. Vücudunuzun dik durmasının gelişmesini sağlar.

83. Egzersiz sırasında vücudun enerji elde etmede yağ kullanabilme kabiliyetini arttırır.

84. Solunum sistemindeki kasların gücünün ve dayanıklılığın artmasını sağlar.

85. İyi bir fiziksel görünüş sağlar.

86. Kendinize olan güven duygunuzu arttırır.

87. Rahat olmanıza yardımcı olur.

88. Kısa süreli bilgileri hafızanızda tutma kabiliyetini geliştirir.

89. İşveriminizi arttırır.

90. Bol enerji verir. Günlük hayatınızda acil durumlarda ihtiyacınız olan enerjiyi sağlar
ve sonradan ihtiyaç olabilecek daha fazla enerjinizi korumanıza yardımcı olur.

91. Hastalıklara bağlı olarak iş günü kaybınızı azaltır.

92. Bağımsız hayat tarzını korumanıza yardımcı olur.

93. Yeni insanlarla karşılaşmanıza ve yeni arkadaşlar edinmenize yardımcı olur.

94. Fiziksel zindeliğinizi geliştirerek, hayata daha yaratıcı olarak adapte olmanızı sağlar.

95. Aktiviteler, kemiklerin güç depolamasına ve orta şiddetli egzersizler sırasında daha fazla baskı yaparak hem daha çok güç depolamasına hem de kemik yoğunluğunun artmasını yardımcı olur.

96. Egzersiz, bağ ve bağ dokularını kuvvetlendirerek, yaşa bağlı olarak oluşabilecek sakatlıkları azaltır.

97. Önceden hareketsiz bir yaşam tarzına sahip kişilerin, yorgunluğa karşı direncini artırır ve dinçlik hissinin oluşmasını sağlar.

98. Hatta kalp hastaları bile, kalp ve solunum sistemlerini çalıştırıcı egzersizler yaparak, hastalığının üstesinden gelmek için gayret sarfederek, korkularından kurtulmalarına ve normal yaşamlarına dönmelerine yardımcı olur.

99. Spor yapmak, sıkıntılarınızın azalmasına, eğlenme ve neşelenmenize, kısaca hayattan zevk almanıza yardımcı olur.

Sabahları Sıcak Su Içmek

Sıcak Su Içme’nin Faydaları,

Sıcak Su Neden İçilir,

Sıcak su içmek, insana tokluk hissi verdiği için zayıflamaya yardımcı oluyor. Soğuk su ise tam aksine iştah açıp daha çok yemek yemeye yol açıyor.

Soğuk su içmek ve hatta soğuk suda yüzmek, karnı acıktırarak daha çok yemek yenilmesine neden oluyor. İngiltere’de, soğuk suda yüzen ve spor yaptıktan sonra soğuk su içen kişiler üzerinde deneyler yapıldı. Araştırma sonucunda, bu kişilerin soğuk suda yüzerken daha sıcak suda yüzenlere oranla az kalori yaktığı belirlendi. Ayrıca, araştırmacılara göre; terli içilen soğuk su da sıcak suya oranla daha çok karın acıktırıyor. Sıcak su içmenin ise kişileri tok tutup zayıflattığını belirten uzmanlar, ”Zayıflamak isteyenler, sıcak su içmeli. Sıcak su, bağırsakları daha hızlı çalıştırırken fazla yağları da yakıyor” diyor. Yemeklerden yarım saat önce içilen sıcak su iştahı azaltır ve kilo vermeyi hızlandırır.

Su içmenin faydalarını bilmeyen yoktur. Peki su içmekten daha faydalı bir şey yok mu? Var! sıcak su içmek…

Sıcak su mide yüzeyinde kanda direkt olarak emilen birkaç maddeden biri. Beden suyu diğer bileşenlerden ayırmak zorunda kalmaz. Çinliler, 40 yaşından sonra oda sıcaklığından daha soğuk olan hiçbir şeyin bedene alınmaması gerektiğine inanırlar. Çünkü normal yaşlanma fiziksel değişimler getirir.

Sıcak su vücudu nasıl etkiler?

Kan damarları daha az elastik olur ve içindeki birikim nedeni ile çapı küçülebilir, bu nedenle yüksek kan basıncı oluşabilir ve kan dolaşımı problemleri ortaya çıkabilir.

Sindirim sistemi de daha az elastik olur, kabızlığa yol açar. Çinliler soğuk içip yemenin içsel organları daha çok büzdüğüne, problemleri daha da kötüleştirdiğine inanır.

Yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalışın. Yağlar donar ve yapışır. Ama aynı tavayı sıcak suda yıkarsanız, yağı çözer ve uzaklaştırır. Bedenimiz yağları içerir. Sıcak su sistemimizi temizler.

Sıcak su neden yararlı?

-Bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırır. Bu kan dolaşımında artışa neden olur.
-İç organları ve kaburga kafesinin etrafındakı kasları gevşetir, daha derin nefes almanızı sağlar.
-Mide asidi etkilerini rahatlatir ve asit reflu semptomlarini rahatlatir.
-Sulanmayı ve besinlerin emilimini artırarak sindirime yardımcı olur.
-Kabızlığı giderir.

Kadınlarda Şeker Hastalığı

Kadınlarda Şeker Hastalığı
Şeker Hastalığı Kadınlarda

Diyabet, mide boşken olduğu kadar, yemekten sonra da kandaki glikoz oranının çok yüksek olmasıdır. Bir birinden farklı iki diyabet türü vardır:

1. II. Tip diyabet veya “yağlı diyabet”
Genelde kadınları ellili yaşlarda yakalar ve sonucu olarak kilo fazlalığı görülür.
Teknik olarak, pankreasın çok fazla insulin salgılaması olarak açıklanmaktadır. Bu hormonun “kalitesi kötü” olduğundan veya organizmanın hücreleri tarafından tanımlanamadığından çok etkili olmaz.
İnsülin fazlalığı, ensüline direnci getirir. İnsülin salgısı, anormal derecede çok yüksek olan glisemiyi düşüremez.
Glisemiyi normal oranlara indirmek için kilo vermek daima gereklidir. Montignac Yöntemi‘nin ilkeleri, özellikle bu tip diyabete uyarlanmıştır. Çünkü bildiğiniz gibi Yöntem düşük glisemik endeksine uygun glusid seçimine dayanır.
Araştırmalar, besin maddelerinin glisemik endekslerinin yüzde 14 azaltılması ile, diyabet metabolizmasının kontrol altına alındığını göstermiştir. (Yani beyaz ekmek ve patates yerine, entegral ekmek, entegral makarna ve kuru fasulye yemek gibi.)
Diyabetiklerin beslenmesinde, lifli ve özellikle eriyebilen lifli besinlere (elma pektini, yosun, fasulye özü gibi) yer verilmelidir.
Gıdalar ayrıca yüksek oranda mikrobesin içermelidir (krom, Bj vitamini) çünkü bunlar da glusid metabolizmasını düzeltecektir. Bu besinler işlenmemiş tahıllarda (rafine edilmemiş), bira mayasında ve buğday filizinde bulunur.
Diyabetikler doymuş yağlardan (et, şarküteri, tereyağı, tam yağlı süt) uzak durup çoklu ve özellikle tekli doymamış yağlara yönelmelidirler: Saf zeytinyağı, glisemiyi düşürür ve diyabet dengesini düzeltir.
Hasta, günde en az 1,5 litre olmak üzere bol bol su içmeyi de unutmamalıdır.

2. I. Tip diyabet veya “zayıf diyabet”: Ensülin bağımlıları
Bu hastalık çok erken yaşlarda, çocukluk veya adolesan döneminde ortaya çıkar. Pankreas görevini yapmadığı için hiç ensülin üretmez ve bu yüzden iğne yapılarak ensülin dışardan verilir. Şişmanlama olabilir ama I. Tip diyabetik-lere göre daha az görülür.
Bu diyabetikler, her gün belirli bir doz glusid almalıdırlar ve bunu üç öğüne paylaştırmaları gerekir. Yağsız etler olan tavuk ve balık ayrıca glisemik endeksi düşük glusid-ler (mercimek, kuru fasulye, tam pirinç, entegral makarna) tercih edilmelidir.
Lif bakımından zengin besinlerin alımı, ensülin dozlarını düşürür ve daima hipoglisemiyi önler.
Diyabetik kişilerde daima kalp hastalığı riski mevcuttur. (Buna göz, böbrek ve damar hastalıklarını da ekleyebi-lirz). Bir diyabet uzmanı hekimin kontrolünü ihmal etmeden Montignac Yöntemi izlerseniz bu astalıklan karşı tedbir almış olursunuz. Yöntem size şunları garanti eder:
Tekle çoklu doymamış yağ asitlerini tercih ederek, “iyi kolesterolü” yükselir, böylece trigliseritleri düşürürsünüz.
Zayıflamak, tansiyonunuzu düzeltecek ve kalbin yükünü azaltacak, fiziksel faaliyetlerinizi kolaylaştıracak böylece de kalp hastalığı riskinizi ortaya çıkaran faktörleri norm aile şterecektir.
Mikro besin yönünden zengin (C vitamini, E vitamini beta karoten, çinko, selenyum, polifenol…) gıdalar damarların iç duvarlarını koruyacaktır.
Gıdalardaki seçimler ve tercihler diyabette görülen ve tabloyu ağırlaştıran damar komplikasyonlarını önleyebilecek tehirler alacaktır.

alıntı

Benjamin Franklin Sözleri

Benjamin Franklin Sözleri

Tugbam sitesinde en güzel Benjamin Franklin Sözleri sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Benjamin Franklin Sözleri
Benjamin Franklin Güzel Sözleri

Benjamin Franklin’in Özlü Sözleri

-Kim seni kendinden daha fazla kandırdı

-Görmek kolay, önceden görmek zordur

-İnsanlar her zaman kahraman olamazlar ama her zaman insan olabilirler.

-Üç kişi, ancak aralarından ikisi ölürse bir sırrı muhafaza edebilir

-İyi mazeretler bulmayı başaranların, başka şeyler başarabildiği çok nadiren görülür10 Ekim 2006

-Düşmanlarınızı sevin çünkü kusurlarınızı yalnız onlar açıkça söyleyebilir.

-Herkesi kınamak ve herkesi övmek, akılsızların yapacağı bir şeylerdir.

-Boş bir çuvalın ayakta kalması zordur.

-Bir koyunum ve bir ineğim olduğundan beri herkes bana selam veriyor…

-Bırak bütün insanlar seni tanısın; ama hiç kimse seni tam olarak tanımasın..İnsanlar, sığ yerini gördükleri dereyi kolay geçerler.

-Deney, okulların en gelişmişidir, o okulda aptallar bile bir şeyler öğrenir.

-Hayatı seviyor musun? Öyleyse zamanı çarçur etme, çünkü hayat ondan ibarettir.

-Barış bile, büyük ücretlerle satın alınır.

-Bilgiye yapılan yatırım en yüksek kârı getirir.

-Para herşeyi yapar diyen adam, para için herşeyi yapan adamdır.

-Paranın değerini öğrenmek isterseniz, borç almaya çalışın.

-Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.

-Erken yatıp erken kalkmak, bireyi sağlıklı, varlıklı ve akıllı yapar.

-Vücutlar yaşlansa bile bütün hastalıklar kesinlikle önlenebilir ya da tedavi edilebilir. Sonuçta da yaşam süremiz yüksek standartlarda uzatılabilir.

-Bir kızın kusurlarını öğrenmek için onu bir kız arkadaşına övünüz.

-Delilik aynı şeyi tekrar tekrar yapmak ve farklı sonuç beklemektir.

-Yasalar örümcek ağına benzer, ancak küçük sinekleri yakalar. büyük sinekler, gözünün önünde onu delip geçer

-Geçici güvenlik için özgürlüğünü feda edenler ne özgürlüğü hakeder ne de güvenliği

-Zamanı geldiğini düşündüğünde oğlunu evlendir, kızını ise ilk fırsatta.

-Kendi dişlerimin arasında olmasına rağmen kendi dilime hakim olamıyorsam , başkalarının diline nasıl hakim olabilirim

-Zaman büyük bir öğretmendir, ama ne yazık ki tüm öğrencilerini öldürür.

En Anlamlı Atasözleri

En Anlamlı Atasözleri

Tugbam sitesinde en güzel En Anlamlı Atasözleri sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa En Anlamlı Atasözleri
En Anlamlı Atasözleri

Anlamlı Atasözleri

Altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla imtihan edilir.

Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin.

Susmak, dayanılması çok güç bir cevaptır.

Para; çoğu kapıyı açar, ama kilitleyemez.

Cahil savaş davuluna benzer; sesi çok, içi bostur.

Kadın gölge gibidir, kendisini takip edenden kaçar, önünden gidenin arkasından koşar.

Evlenmeden evvel gözlerinizi dört açın. Evlendikten sonra yarı yarıya kapayın.

Kar kuytuda, para pintide eğleşir.

İnsan, Gözleri Kapalı Olduğu Zaman da Görebilir.

Bütün Mesele, Ruhları Görebilecek Gözler Edinmektir.

Aşkın nevi bir, taklidi bin türlüdür.

Aşk kızamık hastalığı gibidir; insan ne kadar geç yakalanırsa, o kadar ağır geçirir

Dikenler arasında güller yetişir.

Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.

Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler, istedikleri zaman ağlarlar.

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar.

Hak yenir ama hazmedilmez.

Bir adam en çok sevgilisini, en iyi sekilde ailesini, en uzun da annesini sever.

Tebdil-i mekânda ferahlık vardır.

Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yapraklari yine de yere dökülür.

Küçük kazançlar servet getirir.

Eski sevgi paslanmaz.

Hakiki sevgi ayrılıkta unutulmaz.

İnsanın En Büyük Düşmanı Kendisidir.

Bir Tek Düşmanı Olan, Her Yerde Onunla Karşılaşır.

Allah’ın gülü dikenli yarattığına hayret edeceğiniz yerde, dikenler arasında gül yarattığına hayret ediniz.

Tırnağın varsa başını kaşı.

Biri öteki kadar zengin olunca, kardeşler birbirlerini severler.

alıntı