Archive for the ‘Spor’ Category

Türkiye Portekiz Maçı 2 Haziran

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Türkiye-Portekiz maçı 3-1

Türkiye Portekiz’i 3-1 Yendi

A Milli Futbol Takımımız, hazırlık maçında karşılaştığı Portekiz’i 3-1 mağlup etti.

Abdullah Avcı’nın öğrencilerine, EURO 2012’nin favorilerinden olan Portekiz karşısında galibiyeti getiren golleri; 34, 52’de Umut Bulut ve 88’de Pepe’nin kendi kalesine attığı goller getirdi.

Lizbon’daki maçta ev sahibinin tek sayısı 57’de Nani’den geldi. Başarılı bir performans ortaya koyan Volkan Demirel, skor 2-1’ken 65’te Cristiano Ronaldo’nun penaltısını kurtardı.

Euro 2012 Puan Durumu

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Euro 2012 Puan Cetveli

Euro 2012 Puan Durumu Gruplar

Euro 2012, 8 Haziran’da Polonya – Yunanistan karşılaşmasıyla başladı. Gruplara göre puan durumları aşağıdaki gibidir.

A Grubu

TakımOGBMAYAVPuan
Çek Cumhuriyeti320145-16
Yunanistan31113304
Rusya31115324
Polonya302123-11

B Grubu

TakımOGBMAYAVPuan
Almanya33005239
Portekiz32015416
Danimarka310245-13
Hollanda300325-30

C Grubu

TakımOGBMAYAVPuan
İspanya32106157
İtalya31204225
Hırvatistan31114314
İrlanda300319-80

D Grubu

TakımOGBMAYAVPuan
İngiltere32105327
Fransa31113304
Ukrayna310224-23
İsveç31025503

Chelsea’den ‘aile boyu’ transfer

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Chelsea’den Aile Boyu’ Transfer


Chelsea’den Yeni Transfer

Premier Lig’in güçlü ekiplerinden Chelsea, Belçikalı üç kardeşi renklerine bağladı.

Premier Lig’de beklentilerin altında kalan fakat sezonu FA Cup ve Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu ile taçlandıran Chelsea’de transfer hareketliliği devam ediyor. Eden Hazard ve Marko Marin gibi iki önemli ismi kadrosuna katarak büyük sükse yapan Maviler, bu kez ilginç bir transfer öyküsünün baş kahramanı oldular.

Londra ekibi, Anderlecht forması giyen 15 yaşındaki Charly Musonda’yı renklerine bağladı. Manchester City ve Arsenal’in de izlediği genç ofansif orta saha oyuncusu Chelsea’yi tercih ettiğini açıklarken; Chelsea, Charly’nin abileri, 18 yaşındaki Tika ve 20 yaşındaki Lamisha’yı da kadrosuna kattı.

Belçika U21 Milli Takımı’nda forma giyen 3 ismi renklerine bağlayan Chelsea’nin bu transferler için Anderlecht’e ne kadar bonservis bedeli ödeyeceği açıklanmazken; Anderlecht genel menajeri Herman Van Holsbeeck konuyla alakalı olarak; “Musonda kardeşlerin gidişinden dolayı çok üzgünüz. Fakat bize önerilen finansal koşullar reddemeyeceğimiz boyuttaydı.”şeklinde konuştu.

Sporx

Messi Baba’mı Oluyor

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Messi Babamı Olacak

Messi Baba Olacak

Messi, ülkesinde yayımlanan bir spor gazetesine yaptığı açıklamada, kız arkadaşı Antonella Roccuzzo’nun hamile olduğunu doğrulayarak, Sanırım erkek olacak. Daha önce bir şey söylemedik, çünkü özel hayatımız konusunda konuşmuyoruz. Ancak çok insan soru soruyordu, biz de mutluluğumuzu paylaşmak istedik dedi.

Messi’nin Arjantin’in Ekvador’u ay başında 4-0 yendiği maçta attığı bir golden sonraki sevinç gösterisi nedeniyle, kız arkadaşının hamile olduğu iddia edilmişti.

3 kez Altın Top Ödülünü kazanan Messi, geçen sezon Barcelona’da lig ve kupalarda 73 gol attı.

İsveç İngiltere Maçı 15 Haziran

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Euro 2012 D grubu 2. karşılaşmalarında İsveç ve İngiltere karşı karşıya geliyor. Kiev Olimpiyat Stadı’nda oynanacak olan karşılaşmayı Florian Meyer yönetecek. Karşılaşmayı 21:45’ten itibaren TRT 1 ve TRT 1 HD ekranlarından izleyebilirsiniz.

Maç Sonucu: İsveç: 2 – İngiltere: 3

Voleybol Hakkında…

Cuma, Haziran 22nd, 2012

VOLEYBOLUN TARİHÇESİ

Voleybol Amerikalı William Morgan tarafından 1895’te A.B.D’de bulundu.Morgan YMCA adlı bir dernek üyesi olarak gençlerin spor yapması için bu oyunu geliştirmiştir.Morgan ,bu oyunu Basketboldan daha az fiziksel temas gerektiren bir oyun oluşturmak üzere basketbol,beyzbol,tenis ve hentbolun bazı özelliklerini biraraya getirmiş ve bu oyuna MINTONETTE adını vermiştir.
Morgan fileyi tenisten ödünç almış ve onu yerden yaklaşık 183 cm. yükselterek ortalama insan boyunun biraz üzerine çıkarmıştır.1896 yılında Springfield kolejinde Y.M.C.A kongresi toplandığında Dr. Mintonette adını VOLLEYBALL olarak değiştirmiştir.
Çünkü önemli olan topu öne-geriye getirmektir ve bu ingilizce volley anlamına gelmektedir. Bir oyun olarak voleybol önceleri A.B.D. iş adamları tarafından oyun sahalarında görülmüştür.1900 yılında Kanada bu sporu benimseyen ilk ülke olmuş ve uluslararası bir kuruluş olan Y.M.C.A. voleybolun bütün dünyaya yayılmasına öncülük etmiştir ve ayrıca aynı yılda voleybol için özel top tasarlanmıştır. İlk uluslararası turnuva 1913 yılında Asya kıtasında düzenlenmiş ve turnuvaya Çin ,Japonya ve Filipinler katılmıştır.
1916’da Filipinler’de topu belli bir açıyla yükselterek başka oyuncu tarafından vurulması şeklinde hücüma yönelik bir stil geliştirilmiştir. Birinci Dünya savaşında Avrupa’ya gelen A.B.D. askerleri voleybolu tanıtmaya başlamışlar ve 1917 yılında Y.M.C.A. üyesi A.B.D. askerleri bu sporu Fransa’ya götürmüşlerdir.1917 yılında Çekoslavakya’da oynanmaya başlamıştır.Aynı yılda oyun puanı 21’den 15’e düşürülmüştür.2.13 metre olan file yüksekliği 2.43 metreye yükseltilmiştir.1918 yılında sahadaki oyuncu sayısı 6 oyuncuyla sınırlı tutulmuştur.
Voleybol 1920’de Polonya’da oynanmaya başlanmış ancak her ülke oyun kurallarını değişik olarak belirlemiştir.Örneğin Asya kıtasında voleybol 9 kişiyle ve alçak filede oynanmıştır.1922’de her takım için üç vuruştan sonra topu karşıya atma kararı alınmıştır.
1922’de ilk defa Y.M.C.A. ulusal şampiyonası Brooklyn Newyorkta 11 eyaletten 27 takımın katılımıyla gerçekleşmiştir. 1928’de turnuvalara ve kurallara ihtiyaç duyulduğu görülmüş ve USVBA(Birleşik Devletler Voleybol Federasyonu) kurulmuştur.Voleybol sahasının YMCA takımı dışındakilere açılımı ile ilk defa ABD açık hava oyunu gerçekleşmiştir.
1930’da ilk defa ikili plaj voleybolu gerçekleşmiştir. 1934’te ulusal voleybol hakemleri onaylanmış ve aynı yıl Stocholm’de IAHF (Uluslararası Hentbol Federasyonu ) kongresinde Polonya başkanı bir teknik komite kurulmasını teklif etmiş ve kurulmuştur.
1936’da Berlin’de Olimpiyatlar sırasında II. Kongre yapılmış ve uluslararası bir komitenin kurulmasına karar verilmiştir.Ancak 2. Dünya savaşının çıkması bu girişimi etkilemiştir.
1937’de Boston’daki Amatör Sporlar Birliği toplantısında A.B.D. voleybol federasyonunu ulusal,resmi ,idari örgüt olarak kabul etmiştir. 1938 yılında Amerika’da uygulanan kurallar küçük değişiklerle uluslararası kurallar olarak kabul edilmiştir.
1947’de Pariste yapılan uluslararası kongrede Uluslararası Voleybol Federasyonu belirlenmiştir. Bu federasyona ilk üye olan ülkeler ; A.B.D., Brezilya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya, Macaristan, Mısır, Portekiz, Polonya, Uruguay ve Yugoslavya’ dır.

• 1948’de ilk ikili plaj voleybolu turnuvası yapılmıştır.
• 1949’da ilk dünya şampiyonası Prag Çekoslavakya’da yapılmıştır.
• 1961 yılında Marsilya’da Olimpik branş olarak kabul edilmiştir.
• 1964 yılında Tokya’da yapılan Olimpiyatlarda erkekler ve bayanlar voleybol müsabakaları Olimpiyat programına konulmuştur.
• 1964 yılında Tokya’da bayanların bir defaya mahsus müsabakaya katılabilecekleri kararı alınmıştır.
• 1966 yılında Prag’da bayanların Olimpiyatlara katılmaması kararı kaldırılmıştır.
• 1974’de Meksika’daki Dünya şampiyonası Japonya’da Televizyondan yayınlanmıştır.
• 1987’de uluslararası voleybol federasyonu Dünya plaj voleybolu serisini programa almıştır.
• 1989’da uluslararası voleybol federasyonu voleybol sporuna yardım programı oluşturmuştur.
• 1990’da Dünya Ligi kurulmuştur.
• 1992’de Amerika’da 4 kişilik profesyonel plaj ligi başlamıştır.
• 1995’te voleybol sporu 100 yaşındaydı.
• 1996’da ikili plaj voleybolu olimpiyat programına alınmıştır.

TÜRKİYE’DE VOLEYBOL

Voleybol Türkiye’ye 1919 yılında Amerikalılar tarafından getirilmiştir.Bu sporu Türkiye’ye tanıtan kişi Dr.DEAVER isimli bir Y.M.C.A.üyesidir.Dr.Deaver 1919-1925 yılları arasında Y.M.C.A. müdürlüğünü yapmış ve adı geçen derneğin Çarşıkapı’daki spor salonunda başlayan voleybol müsabakaları İstanbul’luların ilgisini çekmiş ve rahbet görmüştür.Aynı zamanda Cağaloğlu’nda bulunan Erkek Muallim Mektebinde beden eğitimi öğretmeni Selim Sırrı Tarcan, Y.M.C.A. derneğinde oynanan voleybolla ilgilenmiş ve öğrencilerine bu sporu öğretmiştir.1920-1924 yılları arasında Selim Sırrı Tarcan’ın yetiştirdiği öğretmenler, voleybol öğretmeni olarak görev aldıkları yerlere bu sporu götürmüşler ,yayılmasına neden olmuşlardır.
İstanbul’daki bütün okullarda(Kabataş,Galatasaray,Vefa,İstanbul L.) voleybol futboldan daha öncelikli hale gelmiştir.Bu liselerden mezun olup eski mühendis mektebine geçenler voleybolu 1924-1944 yıllarında buranın sembolü haline getirmiş ,İstanbul şampiyonaları ilgi görmüştür.
1949’da Türkiye voleybol şampiyonası yapıldı.Bu şampiyonaya Beyoğlu, G.S, Altınordu, Moda, Kurtuluş, Vefa, Kadıköy kulüpleri katıldı. 1952’de Ayhan Demir üniversite takımını Mısır’a götürmüş ve modern voleybol ile karşılaşılmıştır.
1953’de ülkemizde Yugoslavya’da oynanan maçlarla oyun sistemimiz değiştirilmeye başlanmış ve 1956’da ilk defa Dünya şampiyonasına katılarak Dünya voleybolu hakkında ,kurallar konusunda bilgi sahibi olunmuştur. Bu arada ülkemize getirilen Yugoslav antrenör gençlerimize modern voleybolu öğretmeye başlamıştır.

TÜRKİYE VOLEYBOL FEDERASYONU
İstanbul şampiyonası 1928’den beri düzenli olarak yapılmaktayken, Türkiye voleybol şampiyonası da 1949’dan itibaren düzenlenmeye başlanmıştır.Türkiye 1948’de Uluslararası Voleybol Federasyonuna üye olmuştur.
Bu duruma rağmen ülkemiz de ayrı bir federasyon kurulmamış, Voleybol,Basketbol ve El topu spor oyunları federasyonu olarak idare edilmiştir.Kulüplerde çoğu zaman basketbol takımları biraraya gelerek voleybol takımı kurmuşlardır.
1958’de yetkililer,federasyonları ayırmış ‘Voleybol ve El Topu’ federasyonu kurmuşlardır.Bu büyük bir aşama olmuştur.
1958’de ilk defa erkeklerde Avrupa şampiyonasına katılan takımımız diğer yıllardaki tüm şampiyonalarda yer almıştır.Kız takımımız 1963’de oynanan Avrupa şampiyonasına katılmıştır.1967’de 35 takımın katılımıyla Avrupa şampiyonasını ülkemizde organize ederek modern voleybolun ülkemize yayılmasını sağlamıştır.
Türkiye ,1998 yılında ilk defa elemelerden geçerek Japonya’da yapılan Dünya voleybol şampiyonasına katılmıştır.

Ata sporlarımız hakkında bilgi

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Ata Sporlarımız Cirit
Cirit; Türklerin yüzyıllardan beri oynadıkları bir Ata sporudur.
Türkler bu Atlı oyunu Orta Asya dan günümüze taşımışlardır. 16. yüzyılda bir savaş oyunu olarak kabul edilmişti. 19. yüzyılda Osmanlı ülkesi ve sarayının en büyük gösteri sporu ve oyunu oldu. Cirit aynı zamanda tehlikeli bir oyun olması sebebi ile 1826 yılında II. Mahmut tarafından yasaklanmıştır. Daha sonraları tekrar popüler bir gösteri oyunu olarak yaygınlaştı.
Tarihin eski çağlarında insan topluluklarının ulaşım ve savaş vasıtalarından olan at sürüler halinde beslenmiş,günün şartlarına göre eğitilmiş savaş zamanlarında savaş vasıtası,sulh zamanlarında da spor ve eğlence vasıtası olmuştur. Savaşı spor haline getiren,sporu en güzel eğitim aracı bilen Türk kahramanlarının çağlar boyu kazandıkları zaferlerde canları kadar aziz bildikleri atlarının büyük hissesi vardır. Bunun için atlı cirit,Türklerin en eski milli sporlarından olup,canlılardan yapma ve konuşma özelliği olan insanla taşıma ve his gücü olan atın ve cansız 110 cm’ lik cirit sopasının en güzel uyum sağladığı insanla aklın bütünleştiği eski savaş kurallarının uygulandığı bir oyundur. Atlı ciritte erlik yaşar, mertlik yaşar, sportmenlik yaşar ama her şeyden önce bir tarih yaşar.
Atalarımız barış zamanlarında at ve askerlerini zinde ve kuvvetli tutabilmek için atlı cirit sporunu tesis etmiş, insanları ruh ve bedenen eğiterek yarınlara hazırlamışlardır.Atlı ciritte hiçbir spor müsabakasında bulunmayan rakibi bağışlama ,affetme şeklinde bir davranış vardır. Hasmının önünü kesip,ona ciritle vurma imkanı varken vurmayıp bağışlayan sporcu puan kazanmaktadır.Vurma imkanı yüzde yüz mevcut iken,o anda zayıf düsene vurmayı zul kabul ederek bağışlama yolunun seçilmesi, Bu yönüyle spor ve erdemin birlikte anıldığı asil bir yapıya sahiptir.
Cirit oyunu kendisi de iyi bir oyuncu olan II. Mahmut’un Tanzimat tan sonra bu oyunu bütün ülkede yasaklamasına değin İstanbul hayatının renkli bir parçasıydı. Başlıca oyun alanı tabiî ki Atmeydanıydı. Burada her zaman cirit talimi yapan atlılara rastlamak mümkündü, fakat asıl müsabakalar Cuma günleri Cuma namazından sonra yapılır, o zaman meydanı yüzlerce atlı doldururdu. Şehir içindeki ikinci önemli cirit alanı Küçük Ayasofya ile Kadırga arasındaki Cündi (Arapça süvari anlamında. Zamanla bozularak Cindi ve Cinci olmuştur.) Meydanıydı. Evliya Çelebi Kağıthane yolunda da bir cirit meydanı olduğunu yazıyor. Topkapı Sarayında da Gülhane Bahçesine doğru büyük bir cirit meydanı bulunur, Cuma namazından sonra burada cirit oynayan saray halkına çoğu zaman padişah da katılırdı cirit oyununda saray halkı geleneksel olarak bamyacılar ve lahanacılar adlı iki takıma ayrılırlar, padişahlar da bu iki takımdan birine dahil olurdu. Saraydaki cirit meydanında bu iki takımı simgeleyen, birinin tepesinde bir bamya, diğerinin tepesinde bir lahana heykeli bulunan iki mermer sütun bugün de durmaktadır
Ciritçi karşı taraf oyuncusundan kendisini sakınmak için çeşitli hareketler yapar, atın sağına soluna, karnının altına, boynuna yatar.Bazı ciritçiler rakibi kaçış dizisine ulaşana kadar üç-dört cirit savurarak isabet ettirmek suretiyle sayı toplar. Bu arada başına, gözüne, kulağına cirit isabet eden bazı oyuncuların yaralandığı olur. Bu türlü isabetler neticesinde ölenlerin olduğu bile vakidir. Bu durumda ölen, er meydanında ölmüş sayılır, yakınları şikâyetçi ve dâvacı olmaz. Babaları ölen çocuklarıyla öğünürler.
Öte yandan cirit oyununda ölüm olmaması için, daha evvelleri hurma ve meşe ağacından 70-100 santim uzunluğunda, 2-3 cm. kutrunda yapılan ciritler, daha sonraları kavak ağacından yapılmaya başlanmıştır. Sopaların uçları silindir şeklinde kesilerek yuvarlatılır. Kabukları yontulur. Bu isabet halinde bir yara açılmasını ve ölüm tehlikesini yok etmek için alınan bir tedbirdir.
ilk ihtisas kulübü Erzurum’da 1957 de Erzurum Atlı spor Kulübü kurulmuş daha sonraları Erzurum’da 11,Erzincan’da 1,Bayburt’ta 1,Ankara ‘da 1,Uşak ‘da 4,Manisa ‘da 1,Malatya’da 1 kulüp kurulmuştur.
Cirit Oyunu, daha 40-50 yıl öncesine değin Anadolu’da yaygın bir oyun olduğu halde son yıllarda sadece ERZURUM ERZİNCAN UŞAK BAYBURT ANKARA MANİSA KARS yörelerinde yaşamaya devam etti. 20-25 yıldan beri Konya ve Balıkesir’de tarihe karıştı. ERZURUM ilimiz 23 kulübü ile bu oyunun ayakta kalabilmesi için elinden gelen uğraşı vermektedir.her yıl mayıs ayında yapılan Erzurum grup eleme maçları bir aydan fazla sürmektedir.Bu durum son yıllarda Türkiye şampiyonası heyecanını bile geride bırakır hale gelmiştir.
Buna rağmen halen Anadolu’nun hemen her köşesinde düğünlerde ve bayramlarda köy delikanlıları ve kasaba halkı Cirit Oyunu’nu oynamaktadır. Büyük şehirlere karşı köy ve kasabalarda yaşamaktadır. Sinop köylerinden Gaziantep’e, Bursa’dan Antalya’ya kadar Doğu, Batı, Güney ve Kuzey Anadolu’da köylerimizin güreşle beraber başlıca yiğitlik ve savaş oyununu teşkil etmektedir. Halkın ilgisini çekmek için cirit meydanında davullar ve zurnalar çalınır. Ayrıca yurtdışında İran, Afganistan ve Türkistan Türkleri ile Türklerle meskûn diğer Asya yörelerinde de hâlâ canlılığını ve geleneğini sürdürmektedir.
Her yıl Ertuğrul Gazi Törenleri dolayısıyla eylül aylarının ikinci Pazar günleri Söğüt’te, çeşitli şenlikler vesilesiyle de Erzurum, Kars ve Bayburt dolaylarında oynanmaktadır.

Euro 2012 Çeyrek Final Maçları

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Euro 2012 grup maçları bu akşam tamamlanıyor. Çeyrek final maçları ve tarihleri aşağıdaki gibidir.

KarşılaşmaTarihSaat
Çek Cumhuriyeti – Portekiz21 Haziran 201221:45
Almanya – Yunanistan22 Haziran 201221:45
İspanya – Fransa23 Haziran 201221:45
İngiltere – İtalya24 Haziran 201221:45

Futbol Oyun Kuralları

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Futbolun Kuralları Nelerdir?

FUTBOL OYUN KURALLARI

OYUN ALANI

Boyutlar : Oyun Alanı dikdörtgen şeklinde olmalıdır. Taç çizgilerinin uzunluğu kale çizgilerinin uzunluğundan fazla olmalıdır.
Uzunluk: en az 90 m. (100 yarda) – en çok 120 m. (130 yarda)
Genişlik : en az 45 m. (50 yarda) – en çok 90 m. (100 yarda)
ULUSLARARASI MAÇLAR
Uzunluk : en az 100 m. (110 yarda) – en çok 110 m. (120 yarda)
Genişlik : en az 64 m. (70 yarda) – en çok 75 m. (80 yarda)


OYUN ALANININ IŞARETLENMESI

Oyun alanı çizgilerle belirlenir. Bu çizgiler sınırladıkları alana dahildir. Uzun olan iki kenar çizgilerine taç, daha kısa olan diğer iki kenar çizgilerine kale çizgisi denir. Bütün çizgiler en çok 12 cm. (5inç) genişliğinde olmalıdır.
Oyun alanı bir orta çizgi ile ikiye ayrılır. Başlama noktası bu çizginin tam ortasına işaretlenir. Bu nokta merkez olarak 9.15 m. (10 yarda) yarıçaplı bir daire çizilir.

Kaleler
Kaleler, her bir kale çizgisinin ortasına yerleştirilmelidir. Bunları bayrak direklerinden eşit uzaklıkta yukarı doğru dik iki direkle bunları birleştirilen yatay bir üst direkten olutur.
İki direk arasındaki mesafe içten 7.32 m. (8yarda), üst direğin alt kenarının yerden yüksekliği 2.44 m. (8 feet)’dir.
Her iki direk ile üst direk aynı kalınlıkta ve en çok 12 santimetre (5 inç) olmalıdır. Kale çizgileri de kale direkleri ile aynı genişlikte olurlar. Kalelere kale ağları, direklere üst direğe ve yere iyice tutturulmak ve kaleciye hareket serbestisi vermek şartı ile takılabilir.
Kale direkleri ve üst direk beyaz renkte olmalıdır.

Kale Alanı
Kale alanları, oyun alanının her iki ucunda aşağıda ifade edildiği gibi belirlenir:
Kale direklerinin iç kenarlarından 5.5 m. (6 yarda) uzaklıkta kale çizgisine dik iki çizgi çizilir. Bu çizgiler, saha içine doğru 5.5 m. dik (6 yarda) uzatılır ve kale çizgisine paralel bir çizgi ile birleştirilir. Bu çizgiler ve kale çizgisi ile sınırlı bu alan kale alanıdır.

Ceza Alanı
Ceza alanı oyun alanının her iki ucunda aşağıda ifade edildiği gibi belirlenir.
Kale direklerinin iç kenarlarından 16.5 m. (18 yarda) uzaklıkta kale çizgisine dik iki çizgi çizilir. Bu çizgiler, saha içine doğru 16.5 m. (18 yarda) dik uzatılır ve kale çizgisine paralel bir çizgi ile birleştirilir. Bu çizgiler ve kale çizgisi ile sınırlı bu alan ceza alanıdır.
Her bir ceza alanı içinde kale direklerinden eşit uzaklıkta ve kale çizgisine 11 m. (12 yarda) mesafede bir penaltı noktası işaretlenir. Ceza alanı dışına merkezi penaltı noktası olan 9.16 m. (10 yarda) yarıçaplı bir daire yayı çizilir.

Bayrak Direkleri

Her köşeye, en az 1.5 m. (5 ayak) yüksekliğinde, ucu sivri olmayan ve bayrak takılan bir direk dikilir. Bayrak direkleri ayrıca, orta saha çizgisi hizasında, taç çizgisinin en az 1 m. (1 yarda) dışına dikilebilir.

Köte Yayı

Her bir köşe Bayrak direğinden itibaren oyun alanı içine 1 m. (1 Yarda) yarıçaplı çeyrek daire yayı çizilir.

Güvenlik

Kaleler yere sağlam bir şekilde sabitleştirilmelidir. Portatif kaleler, bu şartlara uyduğu takdirde kullanılabilir.

IFAB Kararları
Karar 1

Eğer üst direk yerinden çıkar veya kırılırsa, oyun üst direk tamir edilip yerine takılıncaya kadar durdurulur. Eğer tamir imkanı yoksa, oyun tatil edilecektir. Üst direk yerine ip kullanılmasına izin verilmez. Eğer üst direk tamir edilebilirse oyun, oyunun durdurulduğu anda topun bulunduğu yerden yapılacak hakem atışı ile tekrar başlatılır.
Karar 2
Kale direkleri ve üst direk tahta, metal veya onaylanmış diğer cins malzemeden yapılmalıdır. Şekilleri, kare, dikdörtgen, yuvarlak veya elips olabilir ve oyunculara tehlike yaratmamalıdır.
Karar 3
Takımların oyun alanına giriş anından, devre arasında oyun alanından ayrılmalarına ve tekrar oyun alanına dönmelerinden maçın bitimine kadar, oyun alanına ve oyun alanındaki gereçlere (kale direkleri ve kale ağları ile bunların sınırladığı alanda dahil) her türlü hakiki veya sanal ticari reklam koymak yasaktır. Özellikle kalelere, ağlara, bayrak direkleri ve bayraklarına hiç bir reklam direkleri ve bayraklarına hiç bir reklam malzemesi konamaz. Bu gereçlere hiç bir yabancı madde (kamera, mikrofon v.s.) takılmaz.
Karar 4
Teknik alanın içinde veya taç çizgisinden bir metrelik mesafede olan oyun sahası dışındaki bölgenin zemini üzerinde herhangi bir reklam olmayacaktır. Ayrıca gol çizgisi ile fileler arasındaki bölgeye de reklam konulmasına izin verilmeyecektir.
Karar 5
Karar 3’te belirtilen süreler dahilinde, oyun alanında ve oyun alanındaki gereçlerde (kale ağları ve çevirdikleri alanlar da dahil) FIFA’nın, konfederasyonların, ulusal federasyonların, liglerin, kulüplerin veya diğer kurumların hakiki veya sanal arma veya marka (logo veya amblem) reklamlarını yapmak yasaktır.
Karar 6
Köşe vuruşu yapılırken gereken uzaklığı sağlayabilmek için, köşe yayından 9.15 m. (10 yarda) uzaklıkta kale çizgisine dik ve oyun alanı dışında bir çizgi çizilebilir.

TOP
Nitelikleri ve Ölçüleri

Top: yuvarlak, deriden veya bir diğer uygun malzemeden imal edilmiş, çevresi en çok 70 santimetre 828 inç), en az 68 santimetre (27 inç), ağırlığı oyunun başlangıcında en çok 450 gr (16 onz), en az 410 gr (14 onz) basıncı deniz seviyesinde 0.6-1.1 atmosfer (600 gr/cm2 – 1100 gr/cm2; 8.5 lbs/sq.in. – 15.6 lbs/sq.in) arasında olacaktır.
Kusurlu Topun Değiştirilmesi
·oyun durdurulur.
·oyun yedek topla ilk topun kusurlu hale geldiği yerden bir hakem atışı ile başlanır.
Eğer top, bir başlama vuruş, kale vuruşu, köşe vuruşu, serbest vuruş, penaltı vuruşu veya taç atışı için oyun dışı olduğu sırada patlar veya kusurlu hale gelirse:
·oyun gereken vuruş veya atışıyla başlanır.
Top oyun süresince hakemin onayı olmadan değiştirilemez.

IFAB Kararları

Karar 1
Resmi maçlarda, sadece 2 nci kuralda belirtilmiş asgari teknik özelliklere uygun olan topların kullanılmasına izin verilir.
FIFA’nın resmi maçlarında ve konfederasyonların sorumluluğu altında düzenlenen resmi maçlarda kullanılacak topun aşağıdaki yazılardan birinin taşıması şarttır:
· “FIFA APPROVED” (FIFA ONAYLI)
· “FIFA INSPECTED” (FIFA DENETLİ)
· “INTERNATIONAL MATCHBALL STANDARD” (ULUSLARARASI MAÇ TOPU STANDARTI)

Topun üzerinde bulunan bu yazılar, topun resmi olarak test edildiği ve 2 nci kuralda belirtilen asgari özelliklere ek olarak her bir kategori için farklı olan özel teknik şartlara uygun olduğunu göstermektedir. Her bir kategorinin özel olarak öngörülen ek teknik şartların IFAB tarafından onaylanması gerekir. Bu testleri yapacak kurumlar FIFA‘nın onayına tabidir.
Ulusal federasyonlar, resmi maçlarında yukarıdaki üç yazıdan birini taşıyan topların kullanılmasını isteyebilir.
Diğer her türlü maçlarda, top 2 nci kuraldaki teknik özelliklere sahip olmalıdır.

Karar 2
FIFA’nın resmi maçlarında ve konfederasyonlarla ulusal federasyonların sorumluluğu altında düzenlenen resmi maçlarda topun üzerine, maçın, maçı düzenleyen kurumun, topu üreten firmanın arma ve markası (amblemi) dışında hiç bir ticari reklam konulamaz. Konulacak arma ve markanın boyutları ve çeşidi müsabaka yönetmeliği ile belirlenir.

OYUNCULARIN SAYISI
Oyuncular

Oyun, biri kaleci olmak üzere her biri en çok 11 oyuncudan oluşan iki takım arasında yapılır. Eğer takımlardan birinde 7’den az oyuncu varsa, o maç başlatılamaz.

Resmi Maçlar

FIFA’nın konfederasyonların veya ulusal federasyonların düzenlediği maçlarda en çok üç oyuncu değiştirilebilir. Müsabaka yönetmeliğinde, 3 ile 7 arasında olmak üzere yedek oyuncu sayısı belirtilmelidir.

Diğer Maçlar
Diğer maçlarda, eğer;
takımlar değiştirilecek azami oyuncu sayısında anlaşırlarsa hakeme maçtan önce bildirilirse, en çok 5 oyuncu değiştirilebilir. Hakeme bildirilmezse veya değiştirilecek oyuncu sayısında anlaşma maç başlamadan sağlanamazsa, en çok 3 oyuncu değiştirilebilir.

Bütün Maçlar
Bütün maçlarda, yedek oyuncuların isimleri maç başlamadan önce hakeme verilmelidir. İsmi verilmeyen yedek oyuncular maçta oynayamazlar.

Oyuncu Değiştirme Yöntemi
Bir oyuncu yedek oyuncu ile değiştirme aşağıdaki şartlarda yapılmalıdır:

Değiştirme yapılmadan önce hakeme haber verilir,
Yedek oyuncu, ancak yerini alacağı oyuncu oyun alanından çıktıktan ve hakemden gir işaretini aldıktan sonra oyun alanına girer,
Yedek oyuncu, yalnız oyunun durduğu bir anda ve orta saha çizgisi hizasından oyun alanına girer,
Oyuncu değiştirme, yedek oyuncu sahaya girince tamamlanmış olur,
Oyun alanına giren yedek oyuncu o andan itibaren oyuncu kabul edilir, oyun alanından çıkanın oyuncu niteliği bitmiş olur,
Yedek oyuncu ile yer değiştiren oyuncu tekrar oyuna giremez,
Bütün yedek oyuncular, oyuna girsin veya girmesin, hakemin otorite ve karar yetkisine tabidir.

Kaleci Değiştirme

Diğer oyunculardan herhangi biri,
Hakeme önceden haber verilmek,
Değişme oyunun durduğu bir anda yapılmak, şartı ile kalecisi ile yer değiştirebilir.

İhlaller/Cezalar
Eğer bir yedek oyuncu oyun alanına hakemin izni olmaksızın girerse:
a) oyun durdurulur.
b) girene ihtar verilip sarı kart gösterilir ve oyun alanından çıkartılır,
c) oyun durdurulduğu anda topun olduğu yerden bir hakem atışı ile tekrar başlanır.
Eğer bir oyuncu, önceden hakemin iznini almadan, kaleci ile yer değiştirirse:
a) oyun devam eder,
b) ihlali yapan oyunculara, topun ilk oyundışı olduğu anda ihtar verilip sarı kart gösterilir.
Bu kuralın diğer bütün ihallerinde:
ihlali yapan oyunculara ihtar verilip sarı kart gösterilir.

Basketbol:Tarihçe ve Kuralları

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Boyutlar :

Alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte, ideal boyutlar 26 m x 14 m’dir. Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır. Bu çizginin tam ortasında, orta yuvarlak denen bir daire çizilidir. Basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur. Pota, kenar çizgisinden 1,2 metre içeridedir ve 1,8 m x 1,2 m boyutlarında bir sac levhadır. Pota üzerinde, yerden 3,05 metre yükseklikte bir sepet vardır. Sepet, 45 cm çapında demir bir çember ile buna asılı, alt kısmı açık, beyaz bir fileden oluşur. Basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur. Basketbol topunun çevresi yaklaşık 75-78 cm, ağırlığı 600-650 gram kadardır.alıntıdır

Basketbolun Tarihçesi ve Oyun Kuralları

Beşer kişilik takımlar halinde elle ve topla oynanan, yüksekliği 3,05 m olan pota adı verilen çemberden geçirerek kazanmaya çalışılan takım oyunudur. Tüm dünyada popüler olan bir spor türüdür. İlk olarak 1891 yılında James Naismith tarafından oynatılmıştır.James Naismith’in basketbolu Mayas kabilesinin tlahiotenie oyunundan esinlediği düşünülmektedir.

Basketbol, ABD’nin Massachusetts eyaletinde, Springfield Genç Erkekler Birliği (YMCA) Eğitim Okulu’nda beden eğitimi öğretmeni olan James Naismith tarafından 1891′de yapılmıştır. Atlet ve beyzbolculara kış antremanı yaptırmak amacıyla geliştirilen bu oyunda amaç, tahtadan yapılmış sepetlere topun sokulmasıydı. İlk oynayış şeklinde, 7 kişilik iki takım arasında 20′şer dakikalık üç devre üzerinden oynanmıştır. Oyunun asıl hedefini sepetler oluşturduğundan, Dr. Naismitih tarafından bu oyuna “sepet topu” anlamına gelen basketbol adı verilmiştir.
Basketbol, yapılmasından kısa bir süre sonra YMCA’yı aşarak bütün okullara, üniversitelere ve hatta semtlerde bulunan cimnastik salonlarına kadar yayılmıştır. Gençlerde bu spora karşı uyanan istek ve heyecanda kulüpleri basketbol şubeleri açıp takımlar kurmaya zorlamış ve böylece basketbol, Amerika’nın en popüler ulusal oyunu haline gelmiştir.

Basketbolun Avrupa’daki ilk denemesi, 1893 yılında Paris’in Trevise sokağındaki eski bir jimnastik salonunda yapılmıştır. Daha sonraları, özellikle I. Dünya Savaşı sırasında, basketbolun Avrupa’da yayılmasında Amerikalı askerlerin büyük etkisi olmuştur. Hızla gelişme gösteren basketbol böylece Avrupa’da en gözde sporlar arasında yerini almıştır. Amerika, 1897 yılında erkeklerde, ardından 1900 yılında bayanlar arasında ilk milli basketbol şampiyonlarını düzenleyerek, bu sporu ülke çapında popüler hale getirmiştir. Amerikalılar milli spor olarak benimsedikleri basketbolu, 1904 St. Louis Olimpiyat Oyunları’nda kulüp takımları arasında maçlar düzenleyerek, Olimpiyat Oyunları’na katılan tüm ülkelere tanıtmışlardır. 1905 yılında dünyanın en büyük spor salonlarından New York Madison Square Garden, kapılarını basketbola açmıştır.
Uzakdoğu’da da 1913 yılından itibaren karşılaşmalar yapılmaya başlanmıştır. Böylece bu oyun birkaç yıl içinde Kanada, Fransa, İngiltere, Avustralya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere, tüm dünya ülkelerine hızla yayılmış, özellikle büyük kentlerdeki geniş spor alanlarında yapılan üniversiteler arası karşılaşmalar, basketbolun seyirlik spor olarak yayılmasında önemli katkılar sağlamıştır. Uluslararası Amatör Basketbol Federasyonu (FIBA), uluslararası karşılaşmaları yönetmek amacıyla, 20 Haziran 1932′de İsviçre’nin Cenevre şehrinde İsviçre, Yunanistan, İtalya, Portekiz, Arjantin, Romanya ve Çekoslovakya Basketbol Federasyonları’nın işbirliği ile oluşturulmuştur. FIBA her dört yılda bir, Olimpiyat Oyunları’nın düzenlendiği şehirde toplanarak, basketbolu daha çekici hale getirmek için gerekli kural değişikliklerini yapmaktadır.
Avrupa Basketbol Şampiyonası 1935 yılında başlamış olup, 2 yılda bir düzenlenmektedir. Amatör bir spor dalı olarak basketbol, ilk kez 1936′da Berlin’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’na dahil edilmiştir. 1951 yılında başlayan Erkekler Dünya Şampiyonası’nı 1953′te Bayanlar Dünya Şampiyonası izlemiş, Olimpiyat Oyunları’na basketbol dalında bayanlar ilk kez 1976′da katılmışlardır. Avrupa ligi ise 1995-96 sezonunda başlamıştır. Basketbol çoğunlukla kapalı salonda oynanır. Dikdörtgen biçimindeki basketbol alanının tabanı sert tahtadan yapılır. Alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte, ideal boyutlar 28 m x 15 m’dir. Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır. Bu çizginin tam ortasında, orta yuvarlak denen bir daire çizilidir. Basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur. Pota, kenar çizgisinden 1,2 metre içeridedir ve 1,8 m x 1,2 m boyutlarındadır ve çoğunlukla panyalarda cam beyazı plastik kullanılır. Pota üzerinde, yerden 3,05 metre yükseklikte bir sepet bulunur. Sepet, 45 cm çapında demir bir çember ile buna asılı, alt kısmı açık, beyaz bir fileden oluşur. Basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur. Basketbol topunun çevresi yaklaşık 75-78 cm, ağırlığı 600-650 gramdır.•

Basketbol oyun kuralları

• Basketbol müsabakaları iki hakem tarafından yönetilir. Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir. Her devreden sonra saha değişimi yapılır.
• Oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar. Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.
• Oyun, 10′ar dakikalık dört periyottan oluşur. Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır. Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 2′şer dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir. İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 dakikalık devre arası verilir.
• Hücum eden takım, kendi sahasını 8 saniye içinde terk etmek, 24 saniye içinde de hücumunu tamamlamak zorundadır, aksi halde top kullanma hakkı rakip takıma geçer.
• Oyuncu topla birlikte, top sürme (dribbling), pas atma (passing), şut atma (shooting) aktivitelerini yapma şansına sahiptir. Bir oyuncu top sürerken, topu eline alarak durdurursa, tekrar top sürme şansına sahip değildir; topu istediği yöne ve kişiye pas ya da şut atmak zorundadır.
• Her takım 5 kişiden oluşur ve takımların sınırsız oyuncu değişikliği hakkı vardır. Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir. Bir takımdaki beş oyuncudan biri ortada (post), ikisi savunma (guard) ve ikiside hücum (forward) oyuncusudur.
• Oyunu bir baş hakem ve yardımcı hakem olarak iki hakem yönetir.
• Her oyuncu beş faulle oyun dışında kalır, tekrar o maç için oyuna dahil olamaz. Her oyuncunun bireysel olarak yaptığı faul sayısının toplamı, takım faullerini de belirler. Toplamda dört takım faulüne ulaşan takımın daha sonra yaptığı her faul, karşı takıma serbest atış kullanma hakkı kazandırır.
• Hakem tarafından durdurulmadıkça, top potadan veya çemberden dönerse oyun devam eder. Ayrıca, oyuncu sahayı belirleyen çizgilerin dışına temas etmedikçe, top oyun çizgilerinin dışına değmeden havadan saha çizgisinin dışına çıksa dahi, oyuncu topu içeri çevirebilirse de oyun devam eder.
• Her sayı atışından sonra veya hakemin düdüğü çalmasının ardından, oyun ve oyun zamanı durur. Sayı yiyen takımın pota gerisindeki çizgi arkasından topu oyuna sokması ile hem zaman hem de oyun tekrar başlar. Oyun içindeki diğer durumlara göre, hakemin gösterdiği yerlerden, top oyuna sokulur.
• Üç sayı çizgisi içinden yapılan her başarılı atış iki sayı, üç sayı çizgisi gerisinden yapılan her başarılı atış üç sayı olarak değerlendirilir. Faullerden veya kural ihlallerinden dolayı kazanılan başarılı serbest atışlar bir sayı olarak değerlendirilir.
• Oyuncular iki durumda cezalandırılır: 1- Bireysel kural ihlalleri 2- Faul yapılan durumlar. Kural ihlali veya hatası (hatalı yürüme, topun çizgi dışına çıkması, hücum oyuncusunun üç saniyeden fazla post içinde durması v.b) top kullanma hakkını karşı takıma verir. Yapılan bireysel fauller ( itme, çekme, vurma, tutma v.b) ise oyuncunun faul cezası almasını sağladığı gibi faulün yapıldığı yer göz önünde bulundurularak, rakip topu yandan oyuna sokar, ya da serbest atış yapma hakkı kazanır.

• Serbest atış hakkı adedi, faulun yapıldığı zaman, yer ve çeşidine göre değişir. Şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa, atışı yapan takıma iki serbest atış hakkı verilir. Eğer atış sayı olmuşsa, bir serbest atış hakkı verilir. Bir takım, bir devredeki “takım faul” sınırını geçmiş ve atış sahası dışında faul yapmışsa, o zaman bire-bir denen serbest atış hakkını kullanır. Bu atışta kural, ilk atış sayı olursa, ikinci atış yapma hakkı kazanmaktır. Bire-bir’de ilk atışı kaçıran ikinci atışı yapamaz, top potadan oyun alanına dönerse, oyun devam eder. Teknik faullerde (oyunu geciktirme, sportmenlik dışı davranışlar, hakeme itiraz, izinsiz oyuna girme v.b) iki serbest atış hakkı verilir.

Basketbol şu anda dünyada en iyi oyun olarak gösteriliyor.En iyi ligler ise NBA ve NCAA (kolejler arası profsyenel basketbol) olarak bilinir
Alıntı

Portekiz Hollanda Maçı 17 Haziran

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Euro 2012 B Grubu 3. maçlarında 2. sıradaki Portekiz ile son sırada yer alan Hollanda karşı karşıya geliyor. Metalist Stadyumu’nda oynanacak olan karşılaşmayı Nicola Rizzoli yönetecek. Karşılaşmayı saat 21:45’ten itibaren TRT 3 ekranlarından izleyebilirsiniz.

Maç Sonucu: Portekiz: 2 – Hollanda: 1

Danimarka Almanya Maçı 17 Haziran

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Euro 2012 B Grubu 3. maçlarında lider Almanya ile 3. sıradaki Danimarka karşılaşacak. Lviv Arena’da oynanacak olan karşlaşmayı Carlos Velasco Carballo yönetecek. Karşılaşmayı saat 21:45’ten itibaren TRT 1 ve TRT 1 HD ekranlarından izleyebilirsiniz.

Maç Sonucu: Danimarka: 1 – Almanya: 2

Souleymane Bamba Trabzonspor’da

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Trabzonspor, İngiltere’nin Leicester City takımında forma giyen 27 yaşındaki Fildişili stoper Souleymane Bamba ile anlaştı. Trabzonspor’dan yapılan açıklama şöyle:

“Profesyonel futbolcu Souleymane Bamba’nın kulübümüze transferi konusunda Leicester City FC ile anlaşma sağlanmıştır. Buna göre, Leicester City FC’ye sözleşme fesih bedeli olarak 750.000 GBP (pound) ödenecektir.”

İtalya İrlanda Maçı 18 Haziran

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Euro 2012 C Grubu 3. karşılaşmalarında 3. sıradaki İtalya ile son sırada yer alan İrlanda karşı karşıya geliyor. Poznan’ın Municipal Stadyumu’nda oynanacak olan karşılaşmayı Cüneyt Çakır yönetecek. Karşılaşmayı saat 21:45’ten itibaren TRT Spor ekranlarından izleyebilirsiniz.

Maç Sonucu: İtalya: 2 – İrlanda: 0

Hırvatistan İspanya Maçı 18 Haziran

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Euro 2012 C Grubu 3. maçlarında lider İspanya ile ikinci sıradaki Hırvatistan karşılaşacak. Gdansk Arena Stadı’nda oynanacak mücadeleyi Wolfgang Stark yönetecek. Karşılaşmayı 21:45’ten itibaren TRT 1 ve TRT 1 HD ekranlarından izleyebilirsiniz.

Maç Sonucu: Hırvatistan: 0 – İspanya: 1

Hasan Ali Kaldırım Fenerbahçe’de

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Fenerbahçe Kayserispor’da forma giyen sol bek Hasan Ali Kaldırım’ı renklerine bağladı. Öte yandan geçtiğimiz haftalarda; kulübüyle sözleşmesi 2015’te bitecek olan 23 yaşındaki milli futbolcu için 3 milyon Euro ödeneceği öne sürülmüştü.

haberturk

İsveç Fransa Maçı 19 Haziran

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Euro 2012 D Grubu 3. maçlarında lider Fransa ile son sıradaki İsveç karşı karşıya geliyor. Kiev’deki Olimpiyat Stadı’nda oynanacak olan karşılaşmayı Pedro Proença yönetecek. Karşılaşmayı saat 21:45’ten itibaren TRT Spor ekranlarından izleyebilirsiniz.

Maç Sonucu: İsveç: 2 – Fransa: 0

İngiltere Ukrayna Maçı 19 Haziran

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Euro 2012 D Grubu 3. karşılaşmalarında 2. sırada bulunan İngiltere ile 3. sıradaki Ukrayna karşılaşacak. Donetsk şehrindeki Donbass Arena’da oynanacak mücadeleyi Viktor Kassai yönetecek. Karşılaşmayı saat 21:45’ten itibaren TRT 1 ve TRT 1 HD ekranlarından izleyebilirsiniz.

Maç Sonucu: İngiltere: 1 – Ukrayna: 0

UEFA’dan İki Takıma Onay Geldi

Cuma, Haziran 22nd, 2012

UEFA’dan Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ne; Trabzonspor’un da Avrupa Ligi’ne katılmasıyla ilgili onay yazısı TFF’ye gönderildi.Hatırlanacağı gibi; Beşiktaş, Bursaspor ve Gaziantepspor’a UEFA tarafından men cezası verilmişti.

Bu kulüplerin itiraz başvurusunun UEFA Disiplin Kurulu tarafından değerlendirilmesine devam edildiği için ön onay yazısının henüz gelmediği öğrenildi. Gaziantepspor zaten kupada yok ama Beşiktaş mali açıdan men edilmişti. Bursaspor ile ilgili Avrupa Ligi’ne onay yazısının, inceleme yapıldıktan sonra gelebileceği belirtildi.

Şimdilik sadece Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ne; Trabzonspor’un da Avrupa Ligi’ne katılmasıyla ilgili onay yazısı TFF’ye gönderilirken, UEFA’nın Fenerbahçe hakkındaki kararı önümüzdeki hafta içinde vereceği öğrenildi.

sporx

Beşiktaş’ın Hocası Samet Aybaba

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Beşiktaş’ın yeni teknik direktörü Samet Aybaba oldu. Geçtiğimiz hafta Mustafa Denizli ile görüşen, ancak anlaşma sağlayamayan Beşiktaş yönetimi, Samet Aybaba ile el sıkıştı.