Yeşil-beyazlı futbolcular antrenmanda, istasyon ve açma germe çalışması yaptı. Sıcak hava nedeniyle futbolcuların çalışma sırasında zorlandıkları gözlendi.
Bursaspor, yeni sezon hazırlıklarına yarın da devam edecek.
Yeşil-beyazlı futbolcular antrenmanda, istasyon ve açma germe çalışması yaptı. Sıcak hava nedeniyle futbolcuların çalışma sırasında zorlandıkları gözlendi.
Bursaspor, yeni sezon hazırlıklarına yarın da devam edecek.
Yönetim Kurulu, takımın mevcut durumunu, UEFA Avrupa Ligi kura çekimini ve Transfer Komitesi’nin bilgilendirmesi ışığında yeni transfer çalışmalarını görüştü.
Ayrıca görüşmede yönetim kurulu içerisinde görev değişiklikleri de karara bağlandı. Buna göre İkinci Başkanlık görevine Mulla Şahbaz, İdari Asbaşkanlık görevine Ekrem Birsen, İktisadi İşletme Sosyal Hizmetler Asbaşkanlık görevine Mustafa Akgören getirildi.
Asil üyeliklere Ahmet Akpınar, Ali Uçar ve Kaan Ay’ın davet edilmesine karar verildi.
Bakanlığın ek binasında gerçekleştirilen ziyarete, aynı zamanda Eskişehirspor Kulübü Başkanı Ünal’ın yanı sıra Antalyaspor Kulübü Başkanı ve Kulüpler Birliği Başkanvekili Hasan Akıncıoğlu, Mersin İdmanyurdu Başkanı Ali Kahraman ve Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan katıldı.
Kabulde konuşan Bakan Kılıç, heyetin kendilerine seçimden sonra nezaket ziyaretinde bulunduğunu belirterek, ”Futbolda Kulüpler Birliği önemli bir aktördür” dedi.
Kılıç, bakanlığın Türkiye Futbol Federasyonu’nu (TFF) öncüleyerek ve kulüpleri de öne alarak sorunların çözümünü arzuladığını belirterek, ”Sorunlara birlikte çözüm arıyoruz. Kulüplerin hepsi aynı gemide. Çözüm önerilerimizi TFF seslendirmelidir. Futbolda Kulüpler Birliği önemli bir aktördür” diye konuştu.
Bakan Kılıç, konuşmasının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı.
Bir gazetecinin, Fenerbahçeli bir grup taraftarın Galatasaraylı basketbolculara yaptıkları saldırıyı sorması üzerine Kılıç, şunları söyledi:
”Hiçbir taraftarın, hiçbir taraftar grubuna veya takıma kötü muamelesini onaylamıyoruz. Taraftarlar böyle bir hakkı kendilerinde bulmamalıdır. Bu konuda ilk önce kulüp yöneticileri açıklama yapan olmalıdır. Reaksiyon ilk anda verilmelidir. Karadeniz’de güzel bir söz vardır, ‘Hepimiz aynı tavanın balıklarıyız’ şeklinde. Rekabeti bu boyuta taşımanın kimseye faydası olamaz. Yasal zeminde gerekenler yerine getirilecektir.”
-Cüneyt Çakır ile gurur duyuyor-
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda görev alan Türk hakem Cüneyt Çakır ile gurur duyduğunu söyledi.
Bir ,gazetecinin Türk hakemle ilgili sorusuna Kılıç, ”Cüneyt Çakır 2012’in gururu oldu. Milli takımı 2012’de sahada izleyemedik. Hakemimizi milli takım yerine koyarak izleme imkanı bulduk. Son derece büyük bir başarı. Bundan önce de tebrik etmiştim, görev aldığı yarı final maçından sonra da arayıp tebrik edeceğim. Türk hakemin böyle bir maçta görev alması, beni finalde bile olacağına inandırıyor” şeklinde konuştu.
-Stat konusu-
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Beşiktaş Futbol Takımı’nın maçlarını yeni sezonda nerede oynayacağına taraflarla görüştükten sonra karar vereceklerini de belirtti.
Konuyla ilgili olarak bir gazetecinin sorusunu cevaplayan Kılıç, şöyle konuştu:
”TFF ve Kulüpler Birliği’ne düşen görevler var. BJK İnönü Stadı yenilenecek. Donanımlı bir stat olarak yapmak istiyoruz. Taraflarla bu denklemi çözüme ulaştıracağız. Galatasaray önemli bir parametredir. Beşiktaş’ta aynı şekilde. Bu kulüpler birer tarihtir. Bugün iki kulübün başkanıyla görüşmemiz olacak.”
-Halil Ünal’ın görüşleri-
Kulüpler Birliği Başkanı ve Eskişehir Kulübü Başkanı Halil Ünal da kabulde yaptığı kısa konuşmada, Türk futbolunda önemli bir dönemi atlattıklarını belirterek, ”TFF’nin mali genel kurulunda kulüplerden özel talepler gelecek. Türk futbolunda önemli bir dönemi geride bıraktık. Türkiye 5 takımla Avrupa kupalarında temsil edilecek. Seçim sonrası Sayın Bakana bir nezaket ziyareti yaparak, belirttiğim konularda görüşlerini alacağız” diye konuştu.
Kayserispor Basın Sözcüsü Oğuz Ortaköylüoğlu, AA muhabirine, sarı-kırmızılı takımın yarın Kadir Has Tesisleri’nde toplanarak, 28 Haziran’da çalışmalara başlayacağını söyledi.
Kayserispor’un evinde sürdüreceği ilk etap çalışmalarının ardından 21 Temmuz’da Avusturya’ya hareket edeceğini dile getiren Ortaköylüoğlu, ”Takımımızın 3 Ağustos’a kadar Seefeld bölgesinde çalışmaları sürecek. Ardından tekrar Kayseri’ye dönerek, hazırlıklarımıza tesislerimizde devam edeceğiz. Amacımız lige hazır bir şekilde girerek, yeni sezonda taraftarımıza güçlü bir Kayserispor izlettirmek” diye konuştu.
Transfer çalışmalarının da devam ettiğini dile getiren Ortaköylüoğlu, bu yönde girişimlerin sürdüğünü belirtti.
Çeşitli bakanlıklara yapılan atamalara ilişkin karar Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Buna göre, Polis Akademisi Başkanlığına Prof. Dr. Remzi Fındıklı atanırken, Telif Hakları Genel Müdür Yardımcılığına Teftiş Kurulu Başkanlığı Başmüfettişi İrfan Önal getirildi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müşavirliğine Nurcan Çetin, Kenan Önalan atanırken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığına Kazım Yiğit, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı I. Hukuk Müşavirliğine Dr. Bayram Keskin, Iğdır Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne Banu Aslan Can getirilirken, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine atanan isimler şöyle oldu:
“Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Mersin İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne, Kadir Çiftepala, Giresun İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne, Muhammet Angın, Kayseri İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne Özkan Kayacan, Rize İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne Şafak Bulut, Bursa İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne Bakanlık Müşaviri Ömer Çelik, Adıyaman İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne Adil Alan, Van İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne Fevzi Altuner.”
Bitlis İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Mehmet Emin Korkmaz, Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Şerif Akboğa, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Atilla Gülsar, Sinop İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Mehmet Emin Akkurt, Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Mehmet Bulut, Erzurum İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Abdullah Bilge atandı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müşavirliğine Selman Ertürk getirildi. (ANKA)
İstanbul Deprem Bilgi Sistemi Projesi kapsamında İPKB tarafından yapılacak yenileme çalışmalarıyla “deprem sonrasında acil hasar ve olası can kaybı tahminlerinin İstanbul Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’ne iletilmesinin sağlanması ve Kandilli Rasathanesi veri depolama sisteminin Hasdal’daki İstanbul Valiliği Afet Yönetim Merkezi’nde bir yedeğinin oluşturulması” hedefleniyor. Projenin kurulum işlemleri Temmuz’da başlayacak.
Ekim ayı sonunda tüm istasyonların kurulumları tamamlanarak operasyonel olarak hizmet verecek hale getirilmiş olacak. Sistem, İstanbul’un doğu ve batı bölgelerine doğru genişletilecek. Geliştirilecek yeni bir yazılım vasıtası ile de deprem sonrası hasar tahminleri daha doğru ve hızlı olarak İstanbul Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’ne aktarılacak.
DEPREM DEĞERLENDİRME SİSTEMİ
Marmara Bölgesi’nde olan depremleri çözümlemek amacı ile verilerin gerçek zamanlı olarak İstanbul Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’ne (İstanbul AFAD) aktarılması ve deprem değerlendirme sisteminin kurulması sağlanacak. Bu kapsamda acil durumlarda değerlendirme yapmak amacı ile Kandilli Rasathanesi’nde işler durumdaki çözümleme sisteminin bir kopyası İstanbul AFAD’da oluşturulacak. Sistem Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi tarafından işletilecek.
Diğer taraftan İstanbul’da bulunan kritik yapılara (Önemli köprüler, havaalanları, hastane ve diğer lojistik öneme haiz idari yapılar gibi) yerleştirilmiş bulunan ve yerleştirilecek kuvvetli yer hareketi kayıt cihazlarının sayılarının artırılması, elde edilen verilerin deprem acil müdahale ve erken uyarı sistemine dahil edilmesi ile deprem sonrasında bu yapı ve tesislerin hasar ve kullanılabilme durumları ile ilgili bilgilerin ilgili makamlara daha hızlı ve güvenilir şekilde iletilmesi de mümkün olacak.
(ANKA)
Slovakya’da akaryakıt tüketimi son 6 yılın en düşük seviyesinde
Slovakya İstatistik Kurumu’ndan yapılan açıklamada, ülkede son bir yıl içinde zirve yapan akaryakıt fiyatları nedeniyle halkın akaryakıt tüketiminin son 6 yılın en düşük seviyesine gerilediği bildirildi.
Bu yılın ilk 4 ayında benzin ve mazot kullanımının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,5 azaldığı ve akaryakıt tüketiminin azalmasının diğer sektörleri de etkilediği belirtildi.
Slovakya’daki benzin ve motorin fiyatlarının Avusturya’dan bile daha pahalı olduğunun altı çizilen açıklamada, Slovak vatandaşların otomobillerine akaryakıt almak istediklerinde 20 kilometre uzaklıktaki Macaristan’a gittiği kaydedildi.
Slovakya’da 95 oktan benzin fiyatının litresinin 1,54 avro, motorinin ise 1,60 avro civarında olduğu açıklandı.
Fransa Maliye Bakanı Pierre Moscovici France Info radyosuna yaptığı açıklamada, perşembe ve cuma günü Brüksel’de düzenlenecek Avrupa Birliği (AB) liderler zirvesine hazırlık amacıyla bugün Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, İspanya Maliye Bakanı Luis de Guindos, İtalya Başbakanı Mario Monti ya da Maliye Bakan Yardımcısı Vittorio Grilli ve AB Komisyonu’nun avrodan sorumlu Başkan Yardımcısı Olli Rehn ile Paris’te bir araya geleceklerini söyledi.
Zirveden önce Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’un Almanya Başbakanı Angela Merkel’le yarın Paris’te görüşmesi bekleniyor.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, Türkiye’nin yıllarca eğitime erişim ve nicelik problemleriyle uğraştığını belirterek, ”Önemli ilerlemeler kaydetmekle beraber halen eksiklerimiz var. Eğitimde geçirilen süreyi artırmamız gerekiyor, ancak bunun yanında, fark yaratan esas unsurun ‘öğrenme’ olduğunu unutmamalı” dedi.
TÜSİAD tarafından düzenlenen ”21. Yüzyıl Becerileri ve Eğitimin Niteliği Toplantı Dizisi”nin ilk konferansı, ”21. Yüzyıl Becerilerinin Eğitim Yoluyla Kazandırılması: Eğitimde İçerik ve Yöntem” başlığıyla gerçekleştirildi.
Konferansın açılış konuşmasını yapan Boyner, TÜSİAD Yönetim Kurulu olarak bu yılki çalışma programlarını hazırlarken, ”eğitimin niteliği” konusunu önceliklerinden biri olarak belirlediklerini söyledi.
Boyner, Türkiye’nin önüne koyduğu büyüme ve kalkınma vizyonuna paralel olarak eğitimin niteliği, kapsamı ve eğitimcinin eğitimini içeren bir reform süreci gerektiğine inandıkları için bunu çalışma programlarına aldıklarını anlattı.
21. yüzyılın ekonomik yapısı kurulurken tüm ülkelerin eğitim seferberliği içine girme gereği duyduğunu, düşünme, akıl yürütme, bellek ve kavrama sistemlerindeki değişimlere işaret eden bilişsel becerilerdeki gelişme ile ülkelerin uzun dönem ekonomik büyümeleri arasında bağ kuran araştırmaların yapıldığını dile getiren Boyner, ”Bu araştırmaların altında yatan fikir; bilişsel becerileri yüksek olan insan kaynağına sahip bir toplumun daha yenilikçi olduğu, yenilikçiliğin de üretkenlik ve sürdürülebilir kalkınmanın, sürdürülebilir büyümenin yolunu açtığıdır.
Nitekim TÜSİAD tarafından geçen yıl yayınlanan ‘Türkiye’de büyümenin kısıtları’ raporunun bulguları, yüksek büyüme patikasında olabilmemiz için eğitim düzeyi ve kalitesinde ve düşünme, analiz etme ve kavrama gibi becerilerde kayda değer bir iyileşme sağlamak gerektiğini gösteriyor” diye konuştu.
Ümit Boyner, üç yılda bir, en son 2009’da yapılan PISA testi sonuçlarına göre Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında sonlarda yer almasının ciddi bir uyarı olduğunu belirterek, okuma becerileri, matematik ve fen okuryazarlığını ölçen PISA testinin, birçok ülkede 15 yaş gençlerin zorunlu eğitim süresince asgari bir beceri seviyesine dahi ulaşamadığını gösterdiğini söyledi.
Demografik öngörülerin, eğitimde bugüne kadar yapılabilenleri geliştirmek, hatta atılım yapmak için çok değerli bir fırsat sunduğuna işaret eden Boyner, sözlerini şöyle sürdürdü:
”2010-2050 döneminde okul çağı nüfusunun azalması, eğitim sistemi üzerindeki demografik baskıyı hafifletecek. Bu avantajlı dönem, kaliteli eğitime erişimin yaygınlaşması, eğitim sisteminin modernizasyonu, eğitimin niteliğini geliştirme ve cinsiyet eşitliğinin sağlanması yönünde kullanılabilir. Aksi takdirde, bugün atılmayan adımlar uzun dönemde topluma daha yüksek maliyet olarak geri dönecektir.
Bizim ülke olarak en önemli büyüme gücümüz, insan kaynağımız. 2041 yılında çalışma çağındaki nüfusumuzun 65 milyona ulaşması bekleniyor. Bu, çok büyük bir demografik fırsat. Bu fırsatı değerlendirebilmek, ancak insanımıza nitelikli bir eğitim vermekle, geleceğin daha da çeşitlenecek alanlarına uyum sağlayacak becerileri kazandırmakla mümkün olacak. Becerilere yapılacak yatırım, bir yandan bireyin kişisel gelişimini, daha iyi işlere ulaşmasını ve daha iyi bir yaşam sürmesini sağlarken, ülkemizi de küresel rekabet ortamında bir adım öne çıkaracak.”
”Demokrasi kültürümüzü kökleştirmeliyiz”
Boyner, 21. yüzyıl becerilerine sahip olmanın, ”orta halli ekonomi” ve ”orta halli demokrasi” tuzağını aşmak için şart olduğunu bildirdi.
Hükümetlerin, bilim insanlarının ve iş dünyasının okul öncesinden başlayarak hayat boyu öğrenmeyi ve beceri gelişimini teşvik etmek, becerilerin iş gücü piyasasında uygun işlerle eşleşmesini sağlamak gibi önemli ve zorlu görevleri başarmak durumunda olduğunu dile getiren Boyner, şunları kaydetti:
”Bir şeyin altını çizmemiz gerekiyor. Ülkemiz yıllarca eğitime erişim ve nicelik problemleriyle uğraştı; önemli ilerlemeler kaydetmekle beraber halen eksiklerimiz var. Eğitimde geçirilen süreyi artırmamız gerekiyor, ancak bunun yanında, fark yaratan esas unsurun ‘öğrenme’ olduğunu unutmamalı. Türkiye bir yandan ortalama eğitim süresini yükseltmeye çalışırken, diğer yandan küresel ölçekte fark yaratabilmek için eğitiminin niteliğini ve öğrenme başarısını geliştirmek zorunda.
Öğrenme ve öğretme süreçlerimizi, insanımızın potansiyelini açığa çıkaracak şekilde yapılandırmalıyız. Çocuklarımızın doğasında olan merakı, hayal gücünü ve soru sorma ve sorgulama isteğini köreltmeden, yaratıcı, eleştirel düşünen, araştıran, analitik, iletişim ve yabancı dil becerileri yüksek bireyler yetiştirebilmeliyiz. İyi birer dünya vatandaşı olmak için gereken çevre, cinsiyet eşitliği, insan hakları, çok kültürlülük gibi konulardaki bilinci erken yaşlardan itibaren kazandırarak demokrasi kültürümüzü kökleştirmeliyiz.”
Boyner, içerik olarak eğitimin niteliğinin geliştirilmesini tartışırken, beceri ve yetkinliklerin öğrencilere kazandırılmasında en önemli rolü üstlenen eğiticilere ve öğretim yöntemlerine de eğilmek gerektiğine işaret ederek, yeni öğretim modellerinde öğretmenlerin bilgi aktarmanın ötesinde yol gösteren, öğrenmeyi öğreten rollerin ön planda olduğunu belirtti.
Bunun yanında teknolojinin, eğitimde niteliği artırma yönünde bir araç olarak kullanılması bilgi toplumuna ulaşılmasını hızlandıracağını vurgulayan Boyner, pilot olarak başlatılan FATİH Projesi’nin yurt çapındaki başarısının, zengin teknoloji ile zengin içerik buluşabildiği ve öğrenciler kadar öğretmenler ve aileler de teknolojik dönüşümün etkili birer paydaşı olabildiği oranda artacağını kaydetti.
TÜSİAD Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Çimen
TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Cenk Çimen, TÜSİAD olarak sosyal sorumluluğun gerektirdiği misyonla eğitime her zaman büyük önem verdiklerini kaydetti.
Çimen, eğitimin insan kaynağının niteliğini belirleyen ana unsur olarak TÜSİAD’ın üzerinde ciddi çalışmalar yaptığı bir konu olduğunu belirtti.
Bu ilk konferanstaki amaçlarının dünyadaki gelişmeler ışığında eğitimin niteliği konusunu tartışmak olduğunu bildiren Çimen, bu yıl sonbaharda düzenleyecekleri ikinci konferansta ise 21. Yüzyıl becerilerinin kazandırılmasında eğitimin rolünü ele almayı planladıklarını söyledi.
Çimen, son 50 yılda sektörler arasındaki dengelerin çok değiştiğine işaret ederek, yeni iş alanlarının ortaya çıktığını, teknolojinin de ilerlemesi ile mesleklerde daha çok becerinin gerektiğini ifade etti.
21. yüzyılda başarıya ulaşmak için bireylerin edinmesi gereken becerilerin başında öğrenme ve inovasyon becerilerinin geldiğine işaret eden Çimen, ”Bu kapsamda yaratıcılık, eleştirel düşünme, problem çözme işbirliği ve iletişim becerilerinin edinilmesi büyük önem taşımakta. Dijital çağın bir gereği olarak da dijital okur yazarlık, yani bilgi medya ve iletişim becerileri de olmazsa olmaz olarak kabul ediliyor” diye konuştu.
Konferansta, yurt dışından ve yurt içinden uzmanların katılımıyla iki panel düzenleniyor. İlk panelde konuşmacılar 21. yüzyıl becerileri ve söz konusu becerilerin kazandırılmasına yönelik uygun içerik ve yöntemleri ele aldı.
İkinci panelde ise, 21. yüzyıl becerilerinin öğrencilere kazandırılması yolunda Türk eğitim sisteminde reform adımlarının neler olması gerektiği tartışıldı.
TBMM’de kabul edilen torba yasayı esas alan Belediye Meclisi, bu iki bölgeyi afet riski altındaki yapı alanı olarak belirledi. Buna göre; 1500 konutluk alan yeniden imar edilecek.
Kentsel yenileme çalışmalarının hız kazandığı Esenler’de afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi ile ilgili, Esenler Belediyesi bir ilke daha imza attı. Kentsel Dönüşüm Yasası’nın TBMM’de kabul edilmesinin ardından uygulama sürecine geçen ilk belediye Esenler oldu.
Bu kapsamda harekete geçen Esenler Belediye Meclisi, afet riski altındaki alanların dönüştürülmesiyle ilgili karar almak için olağanüstü toplandı. Meclisi yöneten Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu afet riski alanlarının dönüştürülmesi ile ilgili Esenler’in yol haritasını açıkladı.
Esenler’in 16 mahallesinin de kentsel yenilemeye ihtiyacı olduğunu fakat, çalışmalara sorunları bir türlü çözülemeyen Havaalanı ve Tuna Mahallelerinden başladıklarını ifade eden Göksu, bu süreçte ilk olarak tercihi mahalle sakinlerine bıraktıklarını söyledi. Göksu, “Biz özellikle Havaalanı Mahallesi sakinlerini çağırarak kentsel yenileme ile ilgili kararı kendilerine sorduk. Şu ana kadar yapmış olduğumuz tüm çalışmaları anlattık ve mahallelinin yüzde 95’i kentsel yenileme yapılmasını istedi” dedi.
Altı ay boyunca tüm ekpertiz çalışmalarını tamamladıklarını ve plan aşamasına geldiklerini ifade eden Göksu, 6306 No’lu yasanın çıkmasının ardından Belediye Meclisini olağan üstü topladıklarını ve Esenler’in kaderini değiştirecek olan kararı aldıklarını dile getirdi.
Planları yaparken çok titiz çalıştıklarını ve evlerin kalebodurları dâhil olmak üzere her şeyi hesapladıklarını belirten Göksu, Havaalanı ve Tuna Mahallesi’ndeki binaların hesap cetvelinin teker teker yapıldığını söyleyerek 16 bin binanın hesap cetvelini gösterdi.
Havaalanı Mahallesi’ndeki 72 bin metrekarelik alanda 1200 konut ve Tuna Mahallesi’ndeki 20 bin metrekarelik alanda 300 konut olduğunu ifade eden Göksu, bu iki mahallenin ifraz problemlerinin tamamen çözüldüğünü ancak, bu durumun 5 trilyona yakın ek para ödemesinin yapılacak olması ve bir tapuya birden fazla kişinin ortak olmak zorunda kalması gibi büyük problemlere engel olamadığını belirtti.
KİMSE MAĞDUR EDİLMEYECEK
“Kitabımızda vatandaşımızı mağdur etmek gibi bir şey yazmıyor” diyen Esenler Belediye Başkanı Göksu, yeni alınan kararla çok büyük avantajlar kazandıklarını ifade ederek şunları söyledi: “Bu yasanın almış olduğumuz karar ile bize sunacağı çok büyük avantajlar var. Bu iki mahallemiz afet riski altındaki yapı alanı ilan edilince 20 – 25 trilyon arası katkı sağlanmış olacak. Bina yıkımları olurken devletimiz evini taşıyan vatandaşımıza kira yardımında bulunacak. Yapılacak yıkımların enkazını kaldırmak için harcanacak olan 2 trilyona devletimiz yardım edecek. Ev sahipleri 100 metrekare karşılığında 80 metrekare daire ve kapalı otopark sahibi olacak. Eğer yine 100 metrekare daire isteyen olursa aradaki fiyat farkını ödeyecek. Bu konuda da büyük kolaylıklar sağlanacak. Ödemesini isteyen peşin, isteyen 20 yıl vadeli bir şekilde yapacak. Bu bölgemiz afet bölgesi ilan edildiği için devletimiz 20 yıla eklenen vade farkını da ev sahibinden almayacak. Bölgemizi afet riskine almazsak tüm bu imkânlardan yararlanamayacağız ve imar artışı yapılacak. İşte bu yüzden yeni yasadan yararlanmak istiyoruz.”
YAŞAM KALİTESİNİ YÜKSELTECEĞİZ
Başkan Göksu, 26 bin binanın sadece 5 bininin ruhsatlı olduğu ve binaların ortalama 20 -25 yıl ömre sahip olduğu Esenler’de yaşam kalitesini yükseltmek, şehir içi hareketliliği arttırmak ve ilçedeki ekonomik, kültürel kalkınmayı sağlayacak şehircilik düzenlemelerini uygulamak amacıyla dev projelere imza attıklarını vurguladı.
Dünyanın en hızlı dönüşüm sürecini yaşayan şehri olan Paris’te bile kentsel yenilemenin 17 yıl sürdüğünü dile getiren Göksu, bu hızla gidilirse Esenler’de 10 yılda hayatın yenileneceğini söyleyerek konuşmasını tamamladı.
Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’nun konuşmasının ardından Meclis Üyeleri Esenler için tarihi öneme sahip olan konu ile ilgili görüş ve önerilerini paylaştı. Daha sonra Havaalanı ve Tuna Mahallelerinin afet riski altındaki yapı alanı olarak belirlenmesini öngören teklif, Esenler Belediye Meclisi’nde oy birliğiyle kabul edildi.
İzmir Valisi Cahit Kıraç’ı Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi Eliya Alharal’la birlikte makamında ziyaret eden Serna, 7 aydır Türkiye’de görev yaptığını ve ilk ziyaretini İzmir’e gerçekleştirdiğini söyledi.
İzmir’de faliyete geçirilecek fahri konsoloslukla birlikte ticari ilişkileri artıracaklarını kaydeden Serna, Vali Kıraç’ın İzmir’in EXPO 2020 adaylığını hatırlatması üzerine, ”İzmir, EXPO 2020’yi hak ediyor. EXPO için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.
Vali Kıraç ise yakın zamanda Eliya Alharal’in Kolombiya’nın fahri konsolosu olacağını böylelikle İzmir ile Kolombiya arasındaki ilişkilerin artacağını belirterek, ”Bu ziyarette Serna’dan İzmir’in EXPO 2020 adaylığı için destek istedik” dedi.
-”Gürültü kirliliği”-
Ziyaretten sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Vali Cahit Kıraç, Kordonboyu’nda bazı işletmelerin gürültü kirliliğiyle ilgili ceza almalarına ilişkin bir soru üzerine, bir haftadır yurt dışında olduğu için konuyla ilgili detaylı bir bilgisinin olmadığını söyledi.
Kıraç, gürültü kirliliği konusunda gerekli yönetmeliklerin bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Eğer gürültü kirliliği ölçüm kontrollerini aşan olaylar tespit edilmişse gereği yapılmıştır. Biz kurallar ülkesiyiz, herkes istediği gibi davranamaz. İnsanları da rahatsız etmeden eğlenmeyi bilmeliyiz. Dün Çeşme için bir toplantı yaptım. Biz dünyanın gözünün üzerinde olan bir şehiriz. EXPO bir dünya projesi, dolayısıyla bizim burada özellikle yerli yabancı turizmin gözbebeği olan bir noktada gelişigüzel davranışlarla dünyaya kötü örnek olacak malzeme vermememiz lazım. Herkesin kurallara uyması lazım. Hem işletmeler açısından, hem de yörenin sakinleri açısından.”
Suriye Dışişleri Bakanlığı, uluslararası sularda Türk askeri uçağının Suriye güçlerince düşürülmesi konusunda bir basın toplantısı düzenledi.
Suriye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cihad Makdisi, Arap ve yabancı basında yer alan haberlerle ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Türk uçağının uluslararası hava sahasında vurulduğuna dair açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.
Türk uçağının uluslararası hava sahasında düşürüldüğü iddialarını reddeden Makdisi, uçağın Suriye karasularına düşürüldüğünü belirtti ve bu konuda teknik bilgiler verdi.
Uçağın füzeyle değil uçaksavarlarla vurulduğunu ileri süren Makdisi, bu uçaksavarların menzilinin 2-2.5 kilometre olduğunu ve uçaksavarların menzilinin de uçağın Suriye hava sahasında vurulduğunu gösterdiğini kaydetti.
Uçaksavarlar dışında kesinlikte füze kullanılmadığına işaret eden Makdisi, bunu da Türkiye’ye teknik olarak izah ettiklerini, uçağın üzerinde kurşun izleri bulunan kuyruk kısmını ispat olarak Türk yetkililere teslim ettiklerini ifade etti.
Makdisi, uçağın hava sahasını ihlal ettiğini söyleyerek, bu şekilde gelen Suriye uçağı dahi olsa vurulacağını kaydetti.
Suriye’den ortak heyet teklifi
Konunun soruşturulması için Türk yetkililere ortak heyet kurulmasını teklif ettiklerini belirten Makdisi, Türk yetkililerinden şu ana kadar herhangi bir cevap almadıklarını söyledi.
Türkiye ile düşmanlık değil, derin ihtilaf yaşadıklarını belirten Makdisi, Türkiye’nin attığı adıma göre tavırlarını belirleyeceklerini kaydetti.
Makdisi, NATO’da Suriye ile ilgili nasıl bir karar çıkacağı sorusuna ise “Daha önce NATO askeri müdahalede bulunmayacağını açıklamıştı” cevabını verdi.
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, İstanbul TT Arena Stadyumu’nun kullanımına ilişkin olarak şahsına atfen yapılan yayınların gerçek dışı olduğunu dile getirdi.
Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Bakan Suat Kılıç bu konuda kendisine yöneltilen bir soruya “Emredersek yaparlar” şeklinde cevap verdiği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek açıklamasında ” Bu yönde bir soruya muhatap olmadığım gibi “Emredersek yaparlar” şeklinde cevap da vermedim.” ifadelerini kullandı.
Bu güne kadar futbol kulüplerinin tamamıyla katılımcı, uzlaşmacı bir zeminde sorunları paylaştık. Bundan sonrasına ilişkin olarak da arzumuz iyi niyetli ve yapıcı bir süreci birlikte yönetmektir diyen Bakan Kılıç açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Türk futbolunun kavgaya değil, uzlaşıya, sorunlar üretmeye değil, sorunları çözmeye ihtiyacı var. Süreci emir ve talimatlarla değil, demokrasi kültürüyle ve futbolun paydaşlarıyla elele yönetmenin çabasındayız. İstemeden ve haksızca tarafı haline getirildiğim gereksiz bir polemikle spor camiasını meşgul edilmesinden dolayı ayrıca üzüntü duydum. Doğruları ve hassasiyetimizi halkımızın ilgi ve dikkatine saygı ile sunarım.”
Norveç Dışişleri Bakanı Jonas Gahr Støre, Suriye’nin düşürdüğü Türk keşif uçağı konusunda endişeli olduklarını söyledi. Olayın meydana geldiği Suriye ve çevresinin oldukça sıcak bir bölge olduğunu duyuran Bakan Støre, “Küçük hataların büyük tehlike doğuracağından dolayı, Suriye’nin Türk uçağını düşürmesi oldukça endişe verici bir gelişme.’’dedi.
Öte yandan, Norveç Dışişleri Bakanı Jonas Gahr Støre, Türkiye ile müttefik olduklarını, konuyla ilgili Türkiye hükümeti ile yakından irtibatta bulunduklarını belirtti.
Norveç Dışişleri Bakanı yarın Brüksel’de NATO’nun konuyu ele alacağını hatırlattı.
Morallerinin çok bozulduğunu vurgulayan başarılı futbolcu, “İnsanların bu turnuvada bizden çok fazla bir beklentisi yoktu. Ama iyi bir takım olduğumuzu herkese gösterdik.” dedi. ManU’nun yeteneği, turnuvanın, genç oyuncular için önemli bir deneyim olduğunu kaydetti.
Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü’nün 27. maddesi hükmü gereğince 1 Haziran 2011 – 31 Mayıs 2012 dönemi ile ilgili olarak gerçekleştirilecek Olağan Genel Kurul, JW Marriott Otel’de saat 11.00’de başlayacak.
Genel kurulda çoğunluk sağlanamaması halinde, delege tam sayısının asgari üçte birinin katılımıyla 28 Haziran 2012 Perşembe günü saat 11.00’de yeniden toplanılacak.
Genel kurulda perşembe günü de çoğunluk sağlanamadığı takdirde 3. toplantı çoğunluk aranmaksızın 5 Temmuz 2012 Perşembe günü aynı saatte aynı yerde gerçekleştirilecek.
Genel Kurulda, Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ele alınacak. 1 Haziran 2011 – 31 Mayıs 2012 dönemi gelir-gider tabloları ve bilançoları görüşülecek.
Türkiye, tarihinde 2. kez katıldığı organizasyonda ilk kez finallerde mücadele edecek. Bu sonuçların ardından finallere ev sahipliği yapacak Çin’in yanı sıra en iyi dereceyi elde eden ABD, Türkiye, Tayland, Brezilya ve Küba final etabına yükseldi. Finaller, yarın Çin’in Ningbo kentinde başlayacak.
50 ülkeden 1200’ü aşkın sporcunun katılımıyla, 40 bin seyirci kapasiteli Helsinki Olimpiyat Stadyumu’nda düzenlenecek şampiyona, 1 Temmuz Pazar günü sona erecek. 2010 Barcelona’ya kadar 4 yılda bir yapılan Avrupa Atletizm Şampiyonaları, bundan böyle 2 yılda bir düzenlenecek.
Şampiyonada Türkiye’yi 21’i bayan olmak üzere toplam 41 atlet temsil edecek. Bu sayı, daha önceki Avrupa şampiyonalarına 15 kez katılan ve toplam 135 sporcuyla yarışan Türkiye için bir ilk oldu. Türkiye, 2010 Avrupa Atletizm Şampiyonası’na 20 sporcuyla katılmıştı.
Avrupa şampiyonları bayan milli atletler Elvan Abeylegesse ve Alemitu Bekele’nin bulunmadığı kadroda, Avrupa şampiyonu Nevin Yanıt, bayanlar 100 metre engellideki unvanını korumaya çalışacak.
Erkeklerde 4×100 ve 4×400 metre, bayanlarda ise 4×400 metre olmak üzere Avrupa şampiyonaları tarihinde ilk kez üç bayrak yarışında birden Avrupa’nın en hızlı 16 takımı arasına giren milliler, şampiyonada madalya mücadelesi verecek.
Milli takım kafilesi şu isimlerden oluşuyor:
-Erkekler-
İzzet Safer (100, 200 metre), Mehmet Güzel, Yavuz Can (400 metre), İlham Tanui Özbilen (800, 1500 metre), Kemal Koyuncu (1500 metre), Polat Kemboi Arıkan (5 bin, 10 bin metre), Tarık Akdağ Langat, Halil Akkaş, Hakan Duvar (3000 metre engelli), Tuncay Örs (400 metre engelli), Hüseyin Atıcı (Gülle atma), Ercüment Olgundeniz (Disk atma), Fatih Avan (Cirit atma), Yiğitcan Hekimoğlu, Aykut Ay, Birol Yıldırım, Furkan Şen (4×100 metre bayrak), Halit Kılıç (400, 4×400 metre), Serdar Tamaç, Buğra Han Kocabeyoğlu (4×400 metre).
-Bayanlar-
Nimet Karakuş (100, 200 metre), Meliz Redif (400, 4×400 metre), Pınar Saka (400, 4×400 metre), Birsen Engin (400, 4×400 metre), Merve Aydın (800, 4×400 metre), Aslı Çakır Alptekin, Tuğba Karakaya, Gamze Bulut (1500 metre), Fadime Suna Çelik, Dudu Karakaya (5000 metre), Binnaz Uslu, Gülcan Mıngır, Özlem Kaya (3000 metre engelli), Nevin Yanıt (100 metre engelli), Özge Akın, Sema Apak, Elif Yıldırım (400 metre engelli), Burcu Ayhan (Yüksek atlama), Karin Melis Mey (Uzun atlama), Dilek Esmer (Disk atma), Tuğçe Şahutoğlu (Çekiç atma).
-Türkiye’nin Avrupa şampiyonaları karnesi-
Türkiye, Avrupa şampiyonlarında ilk madalyasını 1950’de Ruhi Sarıalp ile 3 adım atlamada bronzla aldı. 2002’de Süreyya Ayhan ile bayanlar 1500 metrede altın, 2006’da Elvan Abeylegesse ile bayanlar 5 bin metrede bronz madalya kazanan Türkiye, 2010 yılında Barcelona’da yapılan Avrupa Atletizm Şampiyonası’nı 4 madalya ile tamamladı.
Barcelona’da Elvan Abeylegesse 10 bin metrede altın ve 5 bin metrede gümüş, Alemitu Bekele 5 bin metrede altın ve Nevin Yanıt 100 metre engellide altın madalya kazandı.
-İlk gün 21 atlet piste çıkacak-
Şampiyonanın ilk gününde, 21 Türk atlet piste çıkacak. Bayanlarda Nimet Karakuş 100 metre seçmelerinde, aynı gün yapılacak yarı final için yarışacak. Meliz Redif, Pınar Saka ve Birsen Engin ise 400 metre seçmelerine katılacak. Merve Aydın, 800 metre seçmelerinde ter dökecek.
Bayanlar 400 metre engelli seçmelerinde ise Özge Akın, Sema Apak ve Elif Yıldırım mücadele edecek. Burcu Ayhan’ın yüksek atlama seçmelerinde yarışacağı ilk günde, Melis Mey de uzun atlamada finale çıkmak için ter dökecek.
Erkeklerde ise İzzet Safer 100 metre serisinde aynı gün koşulacak yarı final için mücadele edecek. Mehmet Güzel, Yavuz Can ve Halit Kılıç 400 metre seçmelerinde koşacak, Polat Kemboi Arıkan ise doğrudan 5000 metre finalinde koşacak.
Tarık Langat Akdağ, Halil Akkaş ve Hakan Duvar da 3000 metre engellide seçmeleri geçmeye çalışacak. Tuncay Örs’ün 400 metre engelli seçmelerinde mücadele edeceği ilk gün yarışlarında, Hüseyin Atıcı gülle, Fatih Avan cirit atmada seçmelere katılacak.
-Şampiyonanın maskotu ”Appy” ile sonuçlar cebinizde-
Avrupa Atletizm Şampiyonası’nın resmi maskotu ”Appy”, ismini akıllı cep telefonlarına yüklenen ”Application (Uygulama)”dan alıyor. Yarışların canlı sonuçlarını görebilmek için akıllı cep telefonlarına ”Appy” uygulamasını yükleyebilecek olan atletizm severler, bu sayede istatistikler, yarış programı, haberler ve hava durumundan da haberdar olabilecek.
Maskot Appy, zaman zaman akıllı telefonlardan zıplayıp statta dolaşacak, atletizm severlerin arasına katılıp, onları eğlendirecek.
-Helsinki Olimpiyat Stadyumu-
1934-1938 yılları arasında inşa edilen stadyum, İkinci Dünya Savaşı nedeniyle iptal edilen 1940 olimpiyatlarına ev sahipliği yapamadı. Daha sonra 1952 Helsinki Olimpiyatları’nın düzenlendiği stadyumda, atletizmin de arasında bulunduğu birçok spor dalında Avrupa ve dünya şampiyonaları gerçekleştirildi.
40 bin kişi kapasiteli stadyum, şehrin merkezine 2 kilometre uzaklıkta bulunuyor.
Öte yandan, şampiyonada madalya törenleri, Avrupa Atletizm Şampiyonaları tarihinde ilk kez stadyumun dışında yapılacak.
Kurt, Eskişehir’de 28-30 Haziran tarihinde yapılacak ”Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası”’nda, dereceye giren sporcuların milli takımın omurgasını oluşturacağını söyledi.
Şampiyonada ilk gün geçler sol el, ikinci gün sağ el ile büyüklerin sol el yarışlarının yapılacağını belirten Kurt, son gün ise sadece büyüklerin sağ el mücadelesinin gerçekleştirileceğini bildirdi.
Bir önceki şampiyonaya 770 sporcunun katıldığını anımsatan Kurt, şu bilgileri verdi:
”Yarışlara yurdun değişik yerlerinden yaklaşık 800 sporcunun gelmesini bekliyoruz. Kalacak yer sorunu olmasın diye sporcularımızı Kredi Yurtlar Kurumu’nun bünyesindeki yurtlarda misafir edeceğiz. Bu kapsamda 300 bayan ve 300 erkek sporcunun konaklaması için gerekli protokol yapıldı. Ayrıca Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün misafirhanelerinde kalınacak. Bunlara ilave olarak da bir kaç tane otel ile anlaşmamız var. Katılımcılardan her hangi bir ücret almadık. Yarışlara herkesi dahil ettik. Harcırahları ise ilk 6’ya giren sporculara vermeye başladık.”
Kurt, Mart ayında Antalya’da gerçekleştirdikleri şampiyonada dereceye giren bütün sporcuları Polonya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’na götürdüklerini belirterek, şöyle konuştu:
”Bu şampiyonada takım sıralamasında gençlerde Avrupa ikincisi, masterlerde ise Avrupa üçüncüsü, toplamda da yine üçüncülük elde ettik. Avrupa Şampiyonası’nda başarılı olan sporcular tekrar burada da aynı başarıyı gösterirlerse direkt olarak milli takımda yer alacaklar.
Yurt dışında başarılı olamayan ama bu yarışta başarılı olacak sporcuları da milli takımda değerlendireceğiz. Burada başarılı olan sporcular 12-20 Eylül tarihlerinde Brezilya’nın Sao Paulo şehrinde yapılacak olan Dünya Şampiyonası’na katılacağız. Yaklaşık 30 sporcu ile bu şampiyonaya katılmayı planlıyoruz. Eskişehir’de dereceye giren sporcular milli takımın omurgasını oluşturacak.”
Kurt, federasyon olarak ilk kez geniş bir katılımla Polonya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’na katıldıklarına yineleyerek, ”Avrupa’da bize rakip olan Rusya ve Ukrayna var. Onlar çok kalabalık bir sporcu ile şampiyonaya katılıyorlar. Dünyada ise ilk 4 ülkeden birisiyiz ve söz sahibi ülkeyiz” dedi.