Rüyada Baklava Görmek, Baklava Yemek

Rüyada Baklava Yemek
Rüyada Baklava Yaptığını Görmek
Rüyada Baklava Satın Almak

Rüyada baklava görmek, güçlükle kazanılan paraya yorulur. Baklava yemek ve yapmanın yorumu da böyledir ancak karşılaşılan güçlüklerin sonu iyi gelir. Rüyada baklava yediğini görmek, müjdeli bir haber almaya da yorulur. Bir tepsi baklava satın aldığını görmek, emlak sahibi olmaya delalet eder.

Cafe World Buzz Rating

Cafe World Buzz Rating Nedir?

Cafe worldde facebooktaki arkadaşlarınız müşteri olarak cafenize gelir ve yemek yer. buzz rating kısaca cafenizin ne kadar sevilip tutulduunu ifade eder. en az 5 en fazla 105 olan bu rakam müşteri mutluluğunu ve yoğunluğunu belli eder. buzz ratingi yüksek cafeler çok hızlı ne ürettiyse eritir ve paraya çevirir.

Sen Gidince (Rıfat Ilgaz)

sen gidiyorsun ya işine yetişmek için
saçlarını, gözlerini, ellerini
neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
termometrede yükselen çizgi
kimbilir nerelerde soğuyorsun

senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
insan insan bakan gözbebeklerin
beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder

ne gelirse onlardan gelir bana
çalışma gücü yaşama direnci
mutluluk gibi kazanılması zor
mutluluk gibi yitirilmesi kolay

bir açarsın ki mutluyum
bir kaparsın ki herşey elimden gitmiş

Rıfat ILGAZ

AŞKIMA ŞiiR


işte ben sensiz geçen bir güne daha merhaba diyorum.
Tadı yokki bir somun ekmeğin,suyun,
Soluduğum havanın,
Tadı bile yok ne şekerin ne tuzun.
Yokki sevenim,
Ben çiçekleri bile sevemem korkarım dikenlerinden.
Ben aşık olmadım,belki oldum göründüm.
Yaşamımdaki aşkı,
içemedim ki o duyguyu acımı tatlımı.
Sabır, sabır çektikçe ufalanır parçalanır yüreğim…
Beni bugün benimle bırakın acılarımla,
Tükenip giden umutlarımla.
Uğraşmayın benimle,
Acımayın boş çuvallar gibi atın.
Atın ne fark eder ki…
Vurun be vurun;
Birde siz vurun,ne yani vurulmadık yerim mi kaldı?
Korkmuyorum ölmekten,
Artık ölüm bile bana boş geliyor.
işte ben bunlerı yaşıyorum.
işte ben denizim.
Azgın dalgalara kapılmış bir gemi,
Yokki yok gidecek hiç bir yeri.

Aşkım bu mısraları içimden geldiği gibi
yazıyorum
Biraz duygusal oldu ama bu gece şairliğim tuttu.
Ve ağlıyorum AĞLIYORUM..!
Seni bilmesemde görmesemde ne fark eder ki ben senın o tertemiz yüreğini seviyorum.

seni ilk gördüğüm gün okul elbiselerin vardı,
seni ilk gördüğüm gün kalbim alevler içinde kaldı,
seni ilk gördüğüm gün allahtan istedim sei bana versin diye
seni ilk gördüğüm gün vurulmuşum ela gözlerine
seni ilk gördüğüm gün tutulmuşum can yakan tatlı sözlerine…

üşüdüğümde yorganım oldun bazen ıssız gecelerde,
yürüdüğüm de yoldaşım oldun bazen sessiz bom boş sokaklarda
düşündüğümde seni buldum hep hayallerimde
bu can var oldukça sen varsın her her yerimde…

bir su damlası kadar yalnız ama bir yağmur damlası kadar kalabalığım
bir kelebek kadar kısa ömrüm ama bir tarih kadar ebediyim
bir harf kadar anlamsız ama bir cümle kadar sonsuz AŞKIM…

gözlerimdeki özlemim kalbimdeki en büyük yerin
sana olan bu sevgim
hiç bir zaman dinmeyecek!!
içimi ısıtan sözlerin
ruhumda atan kalbin
uçsuz bucaksız mehtap gibi gözlerin
hiç bir zaman ölmeyecek!!…

aslında gece gündüze sevdalıdır
gündüz geceye,
bu yüzden en çok şafaklarını severler zamanın
gündoğumlarında gece gündüzü dinler
günbatımlarında gündüz geceyi,
insanlara duyuramasalar da seslerini
ikisinin de tek şey vardır söyledikleri birbirlerine:
Özlüyorum Seni..

(ve ben şimdi ne seni yazacak kadar özgürüm ne yazamayacak kadar deli.)

seni kalbime yazdım
aşkımı şiirlere
bir sana yenildim ama
bir de sana kıyamadım
kendi hayatıma kıydığım gibi…

seni yıllara yazdım
yıllarca sevdim
yıllarca bekledim
ve her yıl bir asır oldu
sensiz her anın yıl olduğu gibi…

seni camlara yazdım
her yağmur arkasından
ve her yağmurda ağladım bulutlarla
sana ve aşkıma ağladım
öksüz bir çocuk gibi…

seni şarkılarıma yazdım
söylendin mısralarda
ama ne yazık ki hep kederli şarkılar
meylere meze olanlardan
benim aşkına ziyan olduğum gibi…

Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum

Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak….

Aşkıma

Arayıp sormasanda …

Beyazlar içinde rüyanda görmesende

gecelerce adımı sayıklamasanda

olsun canım varlığın yeter

Cenap Şahabettin Aşk Şiirleri

Cenap Şehabettin ve Şiirleri
Cenap Şahabettin Şiirleri‎ aşk

SENİN İÇİN

Sesin işler gibi bir şuh kanat gamlarıma
Seni dinlerken olur kalbim uçan kuşlara eş,
Gün batarken sanırım gölgeni bir başka güneş;
Sarışınlık getirir gözlerin akşamlarıma

Doğuyor ömrüme bir yirmi sekiz yaş güneşi
Bir kuş okşar gibi sen saçlarımı okşarken
Koklarım ellerini gülleri koklar gibi ben;
Avucundan alırım kış günü bir yaz ateşi

Gönlüme avdet eder her unutulmuş nisan
Ne zaman gençliğini yolda hıraman görsem
Eskiden pembe dudaklarda dağılmış busem
Toplanır leblerime, bir gece dalgın dursan

Seni zambak gibi gördükçe açık pencerede
Gül açar bahtımın evvelki hazanlık korusu
Genç eder ufkumu hülyalarımın genç kokusu;
Sorarım ak saçımın örttüğü yıllar nerde?

Cebhemi varsın o solgun seneler soldursun
Yeni yıldız gibi doğdukça güzel her akşam,
Gençliğin böyle benimken kocaman, hiç kocamam
Ruhum, ölsem bile ben, sen yaşayan ruhumsun

HAKİKAT-I SEVDÂ

Bir şüphe-i hissiyye ile dalgalanır dil;
Bir heykel-i gül-rû dikilir kalb üzerinde;
İnsan bütün ahzân ü meserrâta muâdil
Bir tatlı dönüş hisseder âvâre serinde

Her cevf-i hayâtî, sevilen şeyden ibaret
Bir lem’a-i nev, şa’şaasıyla eder ihfâ;
Bir berk arkasından ederek ömrü temâşâ
Bin müddet için göz kamaşır İşte muhabbet!

Pek boştur o his, lakin o boşlukla dolar dil;
Âfâk-ı hayatiyyedeki cevfi o örter;
Herkes hep o boşlukta arar bir tutacak yer
Pîrâmen-i ömründeki girdâbâ mukâbil

Sevdâya mukabil duyulur rûhta her gâh
Bir def-i pey-â-pey ile bir cezb-i pey-â-pey;
Bir istiyor insan onu, bir istemiyor, âh
Sevmek bile doğmak gibi, ölmek gibi bir şey!

müzeler haftası ile ilgili şiir

müzeler haftası ile ilgili şiirler

Müzeler

Ayasofya, Topkapı
Bir hazine, bir servet,
Dolmabahçe Sarayı
Dolaşılmalı elbet.

Soluruz nefes nefes
Geçmişi, geleceği,
Daha neler neler var
İnsanın göreceği.

Tarihi öğreniriz
Ne hoş olur gezmesi,
Sanata doyuruyor
Resim Heykel Müzesi.

İsmail Malatya

Müzelik Şiir

* Yürüyen heykellerle aynı müzedeyim ben
* Konuşan mumyalara kimden söz edeyim ben
* Fikren işkencedeyim, ruhen cezadayım ben

* Korkaklığın sükûtu kol geziyor her yerde
* Sanki tek başımayım, tek kişilik mahşerde.

* Putların gölgesinde dans eder akbabalar
* Söz sokakta dolaşır, öz zindanda çabalar
* Atılan ucuz safra selâmlar, merhabalar

* En temiz topraklara gül eksem mantar biter
* Yollar sırat köprüsü, durmak düşmekten beter.

* Kaybettim mesafeyi, zamandan uzaklaştım
* Sevgi diye sarıldım, isyanla kucaklaştım
* Ne kendimden kurtuldum, ne kendime yaklaştım

* Toprağın üstü mezar, zevke dalmış ölüler
* Can sıkmaya yetiyor canlı kalmış ölüler.

* Fuhuş yuvası sanki en görkemli binalar
* Çamur evlât doğurur taş yürekli analar
* Resmen hak tevzi eder hakkı boğan canavar

* Koşanlar, yarışanlar.. dehşet ötesi dehşet
* Akıl karaya vurdu, gırtlağı geçti vahşet.

* Meydanlar tıklım tıklım, caddeler salkım-saçak
* Kölelik histerisi yayılmış köşe-bucak
* Elli tane hokkabaz, elli milyon oyuncak

* Müdür ve müdüriçe müzenin bekçileri
* Aferine çalışır düzenin bekçileri.

* Mülkü kazanan ayrı, tasarruf eden ayrı
* Hisseler neden farklı, hak, hukuk neden ayrı?
* Hasta yaşar deniyor, baş ile beden ayrı

* Mantık yürütmek yasak, itiraz eylemek suç
* Neşe-eğlence cinnet.. yatıp uyumak korkunç.

* Güvenmek aldanmaktır.. ölçü-tartı izafî
* Mert-namert, güzel-çirkin, eksi-artı izafî
* Çoğunun cebindeki kimlik kartı izafî

* Kim kimdir? Kim kim değil? Anlamak ve bilmek zor
* Oynanan komediye gül diyorlar, gülmek zor.

* Figüran heykeller var kül tablası boyunda
* Yediyüz göbek atar dakikalık oyunda
* İşlenen her günaha kurtta ortak, koyun da

* Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım
* Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım.

(Abdurrahim Karakoç)

Antik Eserler
Bütün antik eserler,
Toplamdar müzede.
Tüm turistler gezerde,
Döviz kalır bize de.

Türkiye’m bu yönüyle,
Her yeri bir şaheser.
Seyreder beğeniyle,
Gezen bütün turistler.

Kıymetini bilmeli,
Tarihi eserlerin.
Gezilip görülmeli,
Her yeri müzelerin.

Tarihi eserleri,
Müzelere verelim.
Ülkeyi gezenleri,
Müzeye götürelim.

Tarih, kültür ve sanat,
Hepsi onda toplanır.
Hazine onlar fakat,
Müzelerde saklanır.

Kasım KAPLAN

Hazinedir Müzeler
Bir hazinedir müze,
Bilgiler verir bize.
Tarihi aydınlatır,
Gerçekleri anlatır.

Nice antik eserler,
Heykeller ve resimler.
Hepsi müzede yatar,
Geçmişe ışık tutar.

Çok şehirde müze var,
Tarihi eser arar.
Bulununca eserler
Onları incelerler

Kayıtları tutulur
Müzelere koyulur.
Tarihi belirtilir,
Orda teşhis edilir.

Ülkeler tarihiyle,
Eski eserleriyle.
Kazanır değer, kıymet,
İşte bu medeniyet..

Kasım KAPLAN

Müze
Tarih, sanat, kültürün,hazinesidir müze.
En gerçek bilgileri,o verir hepimize.

Onunla aydınlanır,en eski uygarlıklar.
Orada sergilenir,çok değerli varlıklar.

Müzeleri gezmeyi,hiç ihmal etmeyelim.
Bilgimize yepyeni, bilgiler ekleyelim.

Antik eser bulursak, verelim müzelere.
Tarihi hazinemiz, ün salsın ülkelere.

Tarihi eserleri,özenle koruyalım.
Turisti çektiğini, her an hatırlayalım.

Her turist, yurdumuzun,döviz, reklam kaynağı.
Onu hoşnut tutalım,gezsin denizi, dağı.

Böylece, hem tanınır,hem de gelir sağlarız;
Dünyayı ülkemize,sevgilerle bağlarız.

Naim YALNIZ

Müzeci
Her ulusun tarihi
Müzelerinde yatar
Çok yaşasın o güzelim
Müzeleri oluşturanlar.

Oralarda sergilenenlere
Sadece bakmak değil erek
Baktıklarımızı görebilmemiz gerek.

Müzelerdir geçmişimizi sergileyen
Unutmayalım
Geçmişi olmayanın
Geleceği de olamaz.
Bizim geçmişimiz de
Geleceğimiz de var
Geleceğimiz gençlerimizin
Ellerinde büyüyor.

Fevzi Günenç

Mehmet Akif Ersoy çanakkale şiiri

Mehmet Akif Ersoyun Çanakkale şehidleri şiiri
Çanakkale Şehitleri şiiri Mehmet Akif Ersoy

Çanakkale Şehidlerine
Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,

– Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,

Ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle “bu: bir Avrupalı”

Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!

Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer
Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mahşer.

Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
Osrtralya’yla beraber bakıyorsun; Kanada!

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.
Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.

Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela…
Hani tauna da zuldür bu rezil istila…

Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil,

Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrarı! hayasızcasına,

Maske yırtılmasa hali bize affetti o yüz…
Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz.

Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab,
Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.

Öteden saikalar parçalıyor afakı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı;

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.

Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer…

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.

Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.

Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler…
Kahraman o orduyu seyret ki, bu tehdide güler!

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?

Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına ram?
Çünkü te’sis-i ilahi o metin istihkam.

Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;

Bu göğüslerse Huda’nın ebedi serhaddi;
“O benim sun’-i bediim, onu çiğnetme” dedi.

Asım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.

Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…
O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i…
Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın.

Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab…
Seni ancak ebediyetler eder istiab.

“Bu, taşındır” diyerek Ka’be’yi diksem başına;
Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle;
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;

Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsan oradan;

Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,

Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin’i,

Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran…
Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;

Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın… Heyhat,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat…

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

Özgürlük Şiirleri

Özgürlük Şiiri,
Özgürlük ile ilgili Şiirler,
Özgürlük Üzerine Şiirler

ÖZGÜRLÜK Şiir

Karanlığa her baktığımda
Ansızın aklıma gelirsin
Sen yoksun yanımda
Kayboldum yokluğunda

Hasret duyarım sana
Gecenin sessizliğinde
Rüyalarımda…
Her nefes aldığımda

Benden uzak olsanda
Bensiz kalsanda
Beni sakın unutma!
Birgün yanına geleceğim
Bekle beni ÖZGÜRLÜK!

Özgürlük

düşünceyi durduran uyku
usu mumyalayan yalnızlık
göğün ağırlığını taşıyan ağaçlar
ağaçların ağırlığını taşıyan toprak

yürek yontusu tunç istenç
sonsuzluğun sayısız boyutlarınca görkemli
varlığın öğelerinde duyumsanan dirim
düşler dizgesi gezegen, uzak yıldızlar
bir özge özgürlük düşüncesi
bir özge yaşamak için

Göz yaşları mahkumdan

Mahkumları göz yaşları
İnci tanesi değil
Alev topudur
Düştüğü yeri yakar
Kömür eder kül eder
Mahkumların sesi
Yanık olur yürek dağlar
Mahkum olan pişmandır
Önce sucu işler sonra düşünür
Demir parmaklılar ardında
Yaşayamayacağı hayatına
Ölesiye üzülür
Son pişmanlık fayda etmez oysa
Mahkum ağlasa da yansa da
Kara yazı yazılmıştır anlına

ÖZGÜRLÜK ATALARI

Nesilde silsile var,nesle dediler kuşak
Birindeki asîl ruh,diğerindeki uşak

TÜRKLÜK bizim neslimiz ASYA’da ilk yurdumuz
Bizi oddan kurtaran ASENA’dır kurdumuz…

Özgürlüğü ilk duyan,dünyaya yayan biziz
İlik gibi özgürlük dolu kemiklerimiz…

Esirlik ne bilmeyiz,biz özgürce yaşarız
ÖZGÜRLÜK TARİHİ ‘ nin her sayfasında varız…

FRANSA yardım aldı KANUNİ SÜLEYMAN’ dan
FRANSIZ DEVRİMİ’ nin özünde odur yatan…

KIZILDERİLİLER ‘ in deniyor TÜRK atası,
O mayayla kuruldu günün AMERİKA ‘ SI…

Başlar üstünde BAYRAK ve tam egemen VATAN,
ÖZGÜR YAŞAM aşkıdır şairleri coşturan…

Ne şairler su içti bu GÖZE kutsal nîmet…
Bak işte NAMIK KEMAL…bak işte NAZIM HİKMET…

SABAHATTİN ALİ ‘ ye odur sabrı öğreten
‘ALDIRMA GÖNÜL…’ diye hisli şiir söyleten…

MEHMET AKİF yazıyor ‘ÇANAKKALE DESTANI…’
‘İSTİKLAL MARŞI ‘ TÜRK’ün son özgürlük ilânı…

Güttüğümüz siyaset ne ırk! ne kafatası…
TÜRKLÜK hakkın simgesi,özgürlüğün atası…

Dünyaya tek tip anıt dikilecekse eğer
O,ATATÜRK olmalı, ancak ona bu değer…

Kaderin cilvesi bu…veren dâima verir…
Kötülüklerin tümü verdiklerinden gelir.

Zekat İle İlgili Şiirler

Zekat İle İlgili Şiirler
Zekat Şiirleri

Zekat
Din-i mübîn künyesidir verilen maldan zekat
Tâhir eder mâyesini her bir ahvâlden zekat
Beş vakit namaz müminin mi’racıdır eyce bil
Vermez isen alıkoyar seni bu yoldan zekat

Savm ile tevhid-i Yezdan rehber olur cennete
Hacca varmak kula farzdır fâik ise devlete
İkiyüz âyet inüpdür hakkına bak hüccete
Enbiyâyı kurtarandır tûl-i emelden zekat

Ver zekâtı ‘abdî haktır müstehakın ara bul
Emrine eyle riâyet olmayasın âsî kul
Dinle sen Cemâl Hoca’yı tâatın olur kabul
Destgîrin, nara siper, verdiğin elden zekat

Kağızmanlı Cemal Hoca

Zekat Olmasa

ZEKÂT OLMASA
Belki yakınırdım belki bıkardım
Hayatım bir aşka zekât olmasa…
Her olaya daha farklı bakardım
Hayatım bir aşka zekât olmasa…

Izdıraptan alev alır yanardım
İstifamı amirime sunardım
Belki eksi otuzlarda donardım
Hayatım bir aşka zekât olmasa…

Çileye gelmezdi gülmezdi yüzüm
Hayâlimi götürmezdi gündüzüm
Sözlerime tesir etmezdi özüm
Hayatım bir aşka zekât olmasa…

Kâbusa dönerdi hayâlim düşüm
Ağlamama karışırdı gülüşüm
Angarya gelirdi bana tüm işim
Hayatım bir aşka zekât olmasa…

Aklım mağlûp olur gönlüm sinerdi
İçimdeki fırtınalar dinerdi
Ömrümün bayrağı yere inerdi
Hayatım bir aşka zekât olmasa…

ŞAKALAR’ı dünya hırsı sarardı
Muhabbeti mum yakarak arardı
O zaman bir ömür neye yarardı
Hayatı bir aşka zekât olmasa…

Turan Şakalar

İman ve Zekat
dünya kazanç yurdudur cehennem ya da cennet
dünyalığa meyletmek insanlarda bir yarış
zengin olmadım diye sakın geçirme cinnet
Allah taksım etmiştir dünyayı karış karış

Allah zenginlik verip denemekte kulunu
imandaki sebatı onu ikrama zorlar
zekat ibadetinin bulmalıdır yolunu
şeytana kulak asma o hep küfürde zırlar

zekat farizasında önce yakından başla
imkanın ne kadarsa zekatın ona göre
verdiğin kimseleri incitme gözle kaşla
imanında müslüman tırmanır öre öre

bir kimseki zekatı unutmuştur çok yazık
musibetler ard arda malını talan eder
zengindir lakin ona dünyası olmuş kazık
adı müslümansa da ahreti olmuş heder

karun bir örnek bize zekat vermedi battı
bir mucize olarak kur’an-da dermeyandır
demesinler Allah’ı iki kuruşa sattı
çokta olsa zekat ver inanmazı utandır

İlyas Demirbaş

Cenap Şahabettin Bütün Şiirleri

Cenap Şahabettin şiirleri
Cenap Şahabettinin yazdığı şiirler

ELHAN-I ŞİTA

Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş,
Eşini gaib eyleyen bir kuş
gibi kar
Geçen eyyâm-ı nev-bahârı arar.

Ey kulûbun sürûd-ı şeydâsı,
Ey kebûterlerin neşîdeleri,
O bahârın bu işte ferdâsı:
Kapladı bir derin sükûta yeri
karlar
Ki hamûşâne dem-be-dem ağlar.

Ey uçarken düşüp ölen kelebek,
Bir beyaz rîşe-i cenâh-ı melek
gibi kar
Seni solgun hadîkalarda arar.

Sen açarken çiçekler üstünde
Ufacık bir çiçekli yelpâze
Na’şın üstünde şimdi ey mürde
Başladı parça parça pervâze
karlar
Ki semâdan düşer düşer ağlar.

Uçtunuz, gittiniz siz ey kuşlar;
Küçücük, ser-sefîd baykuşlar
gibi kar
Sizi dallarda lânelerde arar.

Gittiniz, gittiniz ey mürgan,
Şimdi boş kaldı ser-te-ser yuvalar,
Yuvalarda -yetîm-i bî-efgan:-
Son kalan mâi tüyler kovalar
karlar
Ki havâda uçar uçar ağlar.

HAKİKAT-I SEVDÂ

Bir şüphe-i hissiyye ile dalgalanır dil;
Bir heykel-i gül-rû dikilir kalb üzerinde;
İnsan bütün ahzân ü meserrâta muâdil
Bir tatlı dönüş hisseder âvâre serinde

Her cevf-i hayâtî, sevilen şeyden ibaret
Bir lem’a-i nev, şa’şaasıyla eder ihfâ;
Bir berk arkasından ederek ömrü temâşâ
Bin müddet için göz kamaşır… İşte muhabbet!

Pek boştur o his, lakin o boşlukla dolar dil;
Âfâk-ı hayatiyyedeki cevfi o örter;
Herkes hep o boşlukta arar bir tutacak yer
Pîrâmen-i ömründeki girdâbâ mukâbil

Sevdâya mukabil duyulur rûhta her gâh
Bir def-i pey-â-pey ile bir cezb-i pey-â-pey;
Bir istiyor insan onu, bir istemiyor, âh
Sevmek bile doğmak gibi, ölmek gibi bir şey!

SENİN İÇİN

Sesin işler gibi bir şuh kanat gamlarıma
Seni dinlerken olur kalbim uçan kuşlara eş,
Gün batarken sanırım gölgeni bir başka güneş;
Sarışınlık getirir gözlerin akşamlarıma.

Doğuyor ömrüme bir yirmi sekiz yaş güneşi
Bir kuş okşar gibi sen saçlarımı okşarken.
Koklarım ellerini gülleri koklar gibi ben;
Avucundan alırım kış günü bir yaz ateşi.

Gönlüme avdet eder her unutulmuş nisan
Ne zaman gençliğini yolda hıraman görsem.
Eskiden pembe dudaklarda dağılmış busem
Toplanır leblerime, bir gece dalgın dursan.

Seni zambak gibi gördükçe açık pencerede
Gül açar bahtımın evvelki hazanlık korusu
Genç eder ufkumu hülyalarımın genç kokusu;
Sorarım ak saçımın örttüğü yıllar nerde?

Cebhemi varsın o solgun seneler soldursun
Yeni yıldız gibi doğdukça güzel her akşam,
Gençliğin böyle benimken kocaman, hiç kocamam .. .
Ruhum, ölsem bile ben, sen yaşayan ruhumsun

Cenap Şahabettin Benim Kalbim Şiiri

Benim Kalbim Cenap Şahabettin şiiri
Cenap Şahabettinin Benim Kalbim şiiri

Sesin işler gibi bir şuh kanat gamlanma
Seni dinlerken olur kalbim uçan kuşlara eş,
Gün batarken sanırım gölgeni bir başka güneş;
Sarışınlık getirir gözlerin akşamlarıma…

Doğuyor ömrüme bir yirmi sekiz yaş güneşi
Bir kuş okşar gibi sen saçlarımı okşarken.
Koklarım ellerim gülleri koklar gibi ben;
Avucundan alırım kış günü bir yaz ateşi.

Gönlüme avdet eder her unutulmuş nisan
Ne zaman gençliğini yolda hırâman görsem.
Eskiden pembe dudaklarda dağılmış busem
Toplanır leblerime, bir gece dargın olursan.

Ahmet Haşim Şiirleri

Ahmet Haşimin Şiirleri
Ahmet Haşimin tüm şiirleri
Ahmet Haşim şiir
Ahmet Haşim şiirleri oku
Ahmet Haşim Şiiri Merdiven

AĞAÇ

Gün bitti. Agacta nes`e söndü.
Yaprak ates oldu, kus da yakut;
Yaprakla kusun pariltisindan
Havzun suyu erguvana döndü

Bir Günün Sonunda Arzu

Yorgun gözümün halklarında
Güller gibi fecr oldu nümayan,
Güller gibi…sonsuz, iri güller
Güller ki kamıştan daha nalan;
Gün doğdu yazık arkalarında!

Altın kulelerden yine kuşlar
Tekrarını ömrün eder ilan.
Kuşlar mıdır onlar ki her akşam
Alemlerimizden sefer eyler?

Akşam, yine akşam, yine akşam
Bir sırma kemerdir suya baksam;
Üstümde sema: Kavs-i mutalsam!

Akşam, yine akşam, yine akşam
Göllerde bu dem bir kamış olsam!

AKŞAM YİNE TOPLANDI DERİNDE

Canan gülüyor eski yerinde
Canan ki gündüzleri gelmez
Akşam görünür havuz üzerinde,

Mehtab, kemer taze belinde
Üstünde sema, gizli bir örtü
Yıldızlar, onun gülüdür elinde

BAHÇE

Bir Acem bahçesi, bir seccade
Dolduran havzı ateşten bade.
Ne kadar gamlı bu akşam vakti
Bakışın benzemiyor mutade.

Gök yeşil, yer sarı, mercan dallar
Dalmış üstündeki kuşlar yâda.
Bize bir zevk-i tahattur kaldı
Bu sönen, gölgelenen dünyada.

BİR GÜNÜN SONUNDA ARZU

Yorgun gözümün halkalarında
Güller gibi fecr oldu nümâyân,
Güller gibi… sonsuz iri güller,
Gün doğdu yazık arkalarından!
Altın kulelerden yine kuşlar,
Tekrârını ömrün eder i’lân,
Kuşlar mıdır onlar ki her akşam,
Âlemlerimizden sefer eyler?
Akşam, yine akşam, yine akşam,
Bir sırma kemerdir suya baksam;
Akşam, yine akşam, yine akşam,
Göllerde bu dem bir kaçmış olsam!

BİRLİKTE

Bütün bizimçündür
Nukuş-ı encüm-i vahdetle işlenen bir tül
Gibi üstünde titreyen bu sema;
Gecenin dallarında şimdi açan
Bu kamer,
Bu altın gül…

Bütün bizimçündür
Ne varsa aşk ile bidar-ı ra’şe, ya naim,
Ne varsa aid olan leyl-i hande-me’nusa,
Sana aid lebimdeki buse,
Lebinin surh-ı bizevali benim.

BİR YAZ GECESİ HATIRASI

İsveyle, fısıltıyla, gülüşle
Olmuş sebi sevda yine bihap
Oklar gibi saplanmada kalbe
Düştükce semadan yere mehtap…

Buseyle kilitlenmiş ağızlar
Gözler neler eyler neler israp! …
Uçmakta bu ateşli havada
Vuslat demi bir kuş gibi bitap…

BÜLBÜL

Bir gamlı hazânın seherinde,
Isrâra ne hâcet yine bülbül?

Bil, kalbimizin bahçelerinde,
Cân verdi senin söylediğin gül.

Savrulmada gül şimdi havada,
Gün doğmada bir başka ziyâda.

Tevfik Fikret Ferda Şiiri

Tevfik Fikret Ferda,
Ferda Tevfik Fikret,
Ferda Şiiri Tevfik Fikret

Tevfik Fikret’in Ferda Şiiri

FERDA

Ferda senin; senin bu teceddüd, bu inkżlāb…
Her žey senin dešil mi ki zāten?.. Sen, ey žebāb,
Ey ēehre-i behīc-i ümīd, ižte ma’kesin
Karžżnda: Bir semā-yi seher, sāf ü bī-sehāb,
Āšuž-i lerzedārż aēżk, bekliyor., žitāb!
Ey fecr-i hande-zād-ż hayāt, ižte herkesin
Enzārż sende; sen ki hayātżn ümidisin,
Alnżnda bir sitāre-i nev, yok, bir āftāb,
Sönsün mūebbeden.
Sönsün müebbeden o cehennem; senin bugün
Cennet kadar güzel vatanżn var, žu gördüšün
Zümrüt bakżžlż, inci žetaretli kżzcašżz
Kimdir bilir misin? Vatanżn… Žimdi saygżsżz
Bir göz bu nazlż ēehreye – Allah esirgesin
Kem bir nazarla baksa tahammül eder misin?
Żster misin, žu ak sakalżn pāk ü muhtežem
Pīžāni-i vakaarżna, bir kirli el demem,
Hattā yabancż bir el uzansżn? Žu makberi,
Razż olur musun, taža tutsun žu serseri?
Elbet hayżr; o makber, o pīžāni-i vakur
Kudsī birer misāl-i vatandżr… Vatan gayur
Żnsanlarżn omuzlarż üstünde yükselir.
Genēler, bütün ümmid-i vatan žimdi sizdedir:
Her žey sizin, vatan da sizin, her žeref sizin;
Lākin unutmayżn ki zaman tünd-ü mutmain
Bir hatve-i samūt ile ta’kīb eder bizi.
Önden kožan, fakat yine dikkatle her izi
Ta’mika yol bulan bu yanżlmaz muākżbin
Žermende-i itabż kalżrsak, yazżk!.. Demin
“Ferda senin!” dedim, beni alkżžladżn; hayżr,
Bir žey senin dešil, sana ferda vediadżr;
Her žey vediadżr sana, ey genē, unutma ki
Senden de bir hisāb arar ātī-i müžtekī.
Māzīye žimdi sen bakżyorsun pür-intibah,
Ātī de senden eyleyecek böyle ižtibāh.
Her uzvu girdibād-ż havāyicle sarsżlan
Bir neslin ošlusun; bunu yād et zaman zaman.
Her yżldżrżmda bir gece, bir gölge devrilir,
Bir ufk-ż i’tilā aēżlżr, yükselir hayāt;
Yükselmeyen düžer: ya terakkī, ya inhitat!
Yükselmeli, dokunmalż alnżn semālara;
Doymaz bežer dedikleri kuž i’tilālara…
Ušraž, didin, düžün, ara. bul, kož, atżl, bašżr;
Durmak zamanż geēti, ēalżžmak zamanżdżr!

Tevfik Fikret ( 1867 – 1915 )

Tevfik Fikret Nağmeli Bahar

Nağmeli Bahar Tevfik Fikret ,
Tevfik Fikret Nağmeli Bahar şiiri,
Tevfik Fikretin Nağmeli Bahar şiiri


Tevfik Fikret Bahar-ı Mağmum

BAHÂR-I MAĞMÛM

Bahâr olsun, bahâr olsun da gönlüm
Biraz def’-i melâl etsin, diyordum;
Cihân tağyîr-i hâl etsin, diyordum…
Bahâr oldu bütün feyziyle, gördüm:
Cihân pür-hande, cennetten nişândır,
Benim gönlüm fakat vakf-ı hazândır.

Bütün rengiyle, âhengiyle gülşen
Garîk neş’e, lâkin bence mağmûm;
Tabî’at ‘arz eder karşımda meş’ûm,
Soğuk bir levha, bir tasvîr medfen.
Evet, mest-i hayât ammâ şu enhâr,
Benim gönlüm değil bundan haberdâr,

Ağaçlıklarla süslenmiş ufuktan
Gelir bir nefha-i serd ü siyeh-renk;
Semâ çeşmimde bir peygûle-i teng
Döner nezzâre pür-lerziş ufuktan.
Hazîn bir telhî-i nekbet hevâda;
Nedir bilmem, ne vardır mâverâda!..

Uzaktan bir sadâ, bir lahn-i giryân,
Bükâ-yı tıfla benzer bir boğuk ses
Edip ka’r-ı simâh-ı cânı ma’kes
Ne bülbül fark eder gûşum, ne elhân,
Gelen sesler bütün şekvâ-eserdir
Çiçekler hep açılmış yârelerdir.

Boğarken rûhumu zulmetle sermâ
Bu leyl artık nehâr olsun, diyordum;
Bahâr olsun, bahâr olsun, diyordur;
Bahâr olmaz bugün bundan mutarrâ…
Niçin eksilmiyor hâlâ melâmim,
Niçin şâd olmuyor gönlüm, hayâlim?..

Güldüren face ve msn Duvar Yazıları

Güldüren face ve msn Duvar Yazıları

Tugbam sitesinde en güzel Güldüren face ve msn Duvar Yazıları sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Güldüren face ve msn Duvar Yazıları
Güldüren facebook Duvar Yazıları
Facebook duvar yazıları
Güldüren msn Duvar Yazıları
Komik facebook ve msn Duvar Yazıları


Güldüren face ve msn Duvar Yazıları

Eskiden kibirliydim; artık kusursuzum…

Ne kadar sallarsan salla, Dört yanlış bir doğruyu götürür..

Uzun lafın kısası : U.L.

Oyunu ayakta alkışladım, oturacak yer yoktu…

Hissediyorum öyleyse varım.

İşi olmayan giremez.İş ve İşçi Bulma Kurumu

Biliyorsan konuş örnek alsınlar bilmiyorsan sus adam sansınlar.

Hakkımı aradım meşgul çıktı.

Babama değerimi sordum; dünyalar kadar dedi. dünyanın değerini sordum; beş para etmez dedi .

Bu kadar cehalet ancak tahsille olur!

Bitkisel hayata girdim maksat yeşillik olsun

İnsanlar konuşur aptallar gürültü yapar!
Gülerken herkes eşlik eder ya ağlarken. Başarılara herkes ortak olur ya yenilgilere. Öyle bir dost edin ki; kötü gün kapını çalınca kapıya seninle beraber baksın

Benim Her Bir Parçam BiriLerini Yaşatırken Ellerimi Taşıyan Kişiye Ellerim aşk Mektubu Yazmasını Öğreticek…

SENİN MARKA OLDUĞUN YERDE FİYATI BEN BELİRLERİM….

alkol ile ilgili güzel sözler

alkol ile ilgili güzel sözler

Tugbam sitesinde en güzel alkol ile ilgili güzel sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa alkol ile ilgili güzel sözler
alkol ile ilgili özlü sözler,
Sigara ile ilgili sözler,
yeşilay sözleri,

ÖZLÜ SÖZLER
İçki öldürür, kumar söndürür, spor güldürür.
Yeşilay derneği
Sigaranın dumanını yel alır,parasını el alır belası sana kalır.
Atasözü
İçki bütün kötülüklerin anasıdır.
Hz. Muhammed
İçkinin barındığı yerden ahlak ve utanç kaçar
Baeches
İçki şişenin içinde.,hoşnutsuzluk , avunma, korkaklık cesaret, utangaçlık ve kendine güven aranır.
S. johnson
sarhoşluk kusur yaratmaz, kusurları açıya vurur.
Seneca
Üç kadehten fazla içip de sarhoş olmadığını ileri süren herkes sarhoştur.
Epiktesos
Akıllı adamların tek içkisi sudur.
Thorea
Belaların en büyücüğü sarhoştur.
Jefferson
İçkiyi savunanlar olabilir, fakat içki onları asla savunmaz.
A. Lincoln
kişiliğinizi , ailenizi,ülkenizi seviyorsanız, içki düşmanı olunuz
Yeşilay derneği
Su içmek insanın kendinin hasta , ne borçlu, ne dul yapar.
B. Rusel
Sarhoşluk gönüllü çılgınlıktır.
Senecda

Yeşilay Haftası Güzel Sözler

Kadeh içinde, deniz içinde olduğundan daha çok kimse boğulmuştur. (Alman sözü)
İçkinin üstesinden gelirim sanırsan, içki senin hakkından gelir. (Amerikan sözü)
İçki, bütün bela ve kötülüklerin anası, anahtarıdır. (Arap sözü)
Meyhanede yazıla şey, cennette okunmaz. (Bulgaristan)
Sarhoş adam, yırtık çuvaldır. (Bulgaristan sözü)
İçkiye düşkün olanları, bu yıkımdan kurtarmak için en iyi yol, sarhoş değilken, onlara bir sarhoşu göstermektir. (Çin sözü)
İçki girince, akıl çıkar. (Fransız sözü)
Şarapla başlayan dostluk, bir gece sürer. (İspanyol sözü)
Şarabın girdiği yerden, alçak gönüllülük çıkar. (İsveç sözü)
İçki ocak söndür. (Tatar sözü)
Sarhoştan deli bile kaçar. (Tatar sözü)
Keçi şarap içmiş, dağda kurt aramaya çıkmış. (Türk sözü)

İçkiyle İlgili Özdeyişler

• İçkiyi savunanlar olabilir, fakat içki onları asla savunmaz. (Abraham Lincoln)
• Ey içki, eğer senin adın yoksa, sana ‘iblis’ adını verelim. (W. Shakespeare)
• İsterse başka ulusları mutlu etsin, alkol bizim düşmanımızdır. (Prof. Dr. Sadi Irmak)
• İnsan vücudunda içki koymak, makine yataklarına kum koymak gibidir. (Henry Ford)
• Her kadeh, mezara doğru bir basamaktır. (Abdülhak Hamid)
• İçki alışkanlığı, toplumsal bir vebadır. (Ahmet Emin Yalman)
• İçki, korkağı cesur; cesuru küstah eder. (Refik Halit Karay)
• İçkinin bağırdığı yerde, ahlak ve utanç susar. (W. Chaucer)
• Belaların en büyüğü sarhoşluktur. (Jefferson)
• Akıllı adamların tek içkisi sudur. (Thoreau)
• Şarap mideye oturunca, artık söz unutulur. (Alessandro Menzoni)
• İçki arkadaşları düşman eder. (Prof. Dr. F. Kerim Gökay)
• Savaş fırtınadır, gelir geçer; içkiyse aman ve aralık vermez. (Ali Vahit)
İçki ve Sigara Konulu Özlü Sözler

• İçki güldürür, süründürür, öldürür.
• İçki sağlığın düşmanıdır.
• İçki kötülükler doğurur.
• İçki aile bütçesini eritir.
• İçki sinir ve sindirim sistemlerini bozar.
• Sigara kanserle kardeştir.
• Akıllı adamların tek içkisi sudur.
• İçki bütün kötülüklerin anasıdır.
• İçki öldürür, kumar söndürür, spor güldürür.
• İçki insanı sefalete, rezalete hatta cinayete sürükler.
• Alkol, veremin en yakın dostudur.
• Alkol kapıdan girerse, mutluluk pencereden çıkar.
• Toplumdaki pek çok facianın sorumlusu içkidir.
• Alkol almak, gönüllü çılgınlıktır.
• İçkinin girdiği yerden akıl, ahlâk ve utanma kaçar.

İçki güldürür, süründürür, öldürür

İçki sağlığın düşmanıdır

İçki kötülükler doğurur

İçki aile bütçesini eritir

İçki sinir ve sindirim sistemlerini bozar

Alkol almak, gönüllü çılgınlıktır

İçkinin girdiği yerden akıl, ahlak ve utanma kaçar
* Sigara kanserle kardeştir

* Akıllı adamların tek içkisi sudur

* İçki bütün kötülüklerin anasıdır

* İçki öldürür, kumar söndürür, spor güldürür

* İçki insanı sefalete, rezalete hatta cinayete sürükler

* Alkol, veremin en yakın dostudur

* Alkol kapıdan girerse, mutluluk pencereden çıkar

* Toplumdaki pek çok facianın sorumlusu içkidir

• İçeceklerin en üstünü sudur
• Sarhoşluk, deliliklerin en müthişidir
• Her kadeh, mezara doğru bir basamaktır
• İçkiyi savunanlar olabilir Fakat içki onları asla savunmaz
• Kumar, hırs ve tamahın çocuğu; israfın ana ve babasıdır
• Sarhoşluk gönüllü çılgınlıktır
• Akıllı adamın tek içkisi sudur
• Sarhoşluk geçici intihardır
• Şarap içenler,şarap gibi düşünürler
• İnsan vücuduna içki koymak, makina yataklarına kum koymak gibidir
• Üç kadehten fazla içip de sarhoş olmadığını ileri süren herkes sarhoştur
• İçki, arkadaşları düşman eder
• Samanı ateşten, gençliği kumardan koruyunuz
• Sarhoşluğun tarihi, diktatörlüğün tarihinden eskidir
• Meyhane, çılgınlığın şişe ile satıldığı yerdir
• İçki, ikbal korkağım cesur, cesuru küstah eder
• Ey içki, eğer senin adın yoksa sana “iblis” adını verelim
• İçkinin bağırdığı yerde, ahlak ve utanç susar
• Belaların en büyüğü sarhoşluktur
• İsterse başka ulusları mutlu etsin, alkol bizim düşmanımızdır
• İçki, bütün kötülüklerin anasıdır
• Sarhoştan deli bile kaçar
• Meyhanede yazılan şey, cennette okunmaz
• İçki girince akıl çıkar
• Şarapla başlayan dostluk bir gece sürer
• Kumarbazın sermayesi küfürdür
• Sarhoşun mektubu meyhanede okunur
• Sarhoşa dokunma, kendi yıkılsın
• Sarhoştan deli bile korkar
• İçki ocak söndürür
• İçki güldürür, süründürür, öldürür
• İçki sağlığın düşmanıdır
• İçki kötülükler doğurur
• İçki aile bütçesini eritir
• İçki sinir ve sindirim sistemlerini bozar
• Alkol almak, gönüllü çılgınlıktır

Hz. Lokman’ın Tavsiyeleri

Hz. Lokman’ın Tavsiyeleri

Tugbam sitesinde en güzel Hz. Lokman’ın Tavsiyeleri sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Hz. Lokman’ın Tavsiyeleri
Hz. Lokman
Hz. Lokmanın Öğütleri
Hz.Lokmanın oğluna öğütleri


Hz. Lokmanın sağlık için tavsiyeleri; çiğ yeme, sıcak yeme , çok yeme

Günahın zerresinden bile kaç.Gazaba uğrayacakmışsın gibi Allah’tan kork. Lakin ümidin korkundan fazla olsun.

En iyi nimet iyi huylu olmaktır.

Sözüne sadık ol.

Akranınla sohbet et.

Herkese yumuşak ol.

Geçmişte seninle düşmanlığı olmuş kimseye güvenme.

Dosdoğru ol.

Başına gelene sabret.

İyi kişilerle arkadaş ol.

Dilini küfür sözlerden koru.

Sadakayı terk etme,zekatı men etme

Kötülüğü terk edip Allah;tan af dile,tövbe edip bir daha tevbeni bozma.

Sahtekarlık etme ,kimseyi aldatma.

Sarımsak şifalıdır.

Soğanın çiği zarar,pişmişi yarar.

Duvarı nem,insanı gam yıkar.

Ey oğlum! Cahili bir yere elçi olarak gönderme. Eğer akıllı birini bulamazsan kendin git.

Ey oğlum! Dünya derin deniz gibidir. Çok insan onda boğulmuştur. Takva gemin ,iman yükün ,tevekkül halin ,salih amel azığın olsun. Kurtulursan Allah ‘ın rahmetiyle,boğulursan günahın sebebiyledir.

Ey oğlum! Ben nice ağır yükler taşıdım,fakat fakirlik gibi acı görmedim.

Nice ağır yükler çektim ,kötü komşudan ağırını görmedim.

Merhamet eden merhamet bulur.

Hayır söyleyen kar eder, kötü konuşan günahkar olur. Diline hakim olmayan pişman olur.

Ey oğlum! Kanaatkar olursan cihanda senden zengin kimse yoktur.

Başkasına hased eden ıstıraptan kurtulamaz.

Ey oğlum! Her halinde Allah ‘a sığın,her şeyi Allah ‘tan bil.

Dünyanın sevinç ve neşelerini tecrübe ettim, ilimden lezzetlisini görmedim.

Ey oğlum! Sözü tatlı söyle,katı ,kaba, sert söyleme. Çok zaman sus. Tefekkür et,o zaman dilin belasından emin olursun.

Ey oğlum! Ticaret olarak takvaya sarıl. Bu mal olmadan kar getirir.

Sıhhat gibi zenginlik, güzel ahlak gibi nimet yoktur.

Ey oğlum! Horoz senden daha akıllı olmasın. O her sabah zikir ve tesbih ederken sen uyuma.

Dünya geçici ve kısadır. Senin dünya hayatın ise azın azıdır. Bunun da azının azı kalmıştır, çoğu geçmiştir.

İbadet ancak Allah ‘ı görüyormuş gibi yapılır. Her kimse Allah ‘ı yakın hissetiği derecede Allah ‘a ibadet eder.

Altın ateşte denenip saflaştırıldığı gibi insan da bela ve musibetlerle denenir.

Ey oğlum! Kötü huydan ,gönül dağınıklığından sakın. Sabırsız olma,yoksa arkadaş bulamazsın. İşini severek yap . Sıkıntılara katlan. Bütün insanlara karşı iyi huylu ol. Çünkü insanlara karşı iyi huylu olan onlara güler yüz göstereni herkes sever.

Dünyadan yetecek kadar nasibini al .yoksa insanlara muhtaç olur ellerine bakarsın.

Ey oğlum kötü kadından sakın. Çünkü o vaktinden önce seni kocaltır. Kötü kadınların şerrinden kork, çünkü onlar iyiliğe çağırmaz.

Yavrucuğum! Alimlerin meclislerinde devamlı bulun. Davranışları sözleriyle uyum gösteren alimlerin sözlerini dinle.
Yavrucuğum! İlimden bilmediğini öğren.bildiğini bilmeyenlere öğret.

Bir gün Davud (as) Hz. Lokman’a Bir koyun boğazlayıp bütün vvvucudunun en iyisi olan bir parça et getir dedi. o da gidip koyunun diliyle yüreğini getirdi. Yine başka bir zamanda Koyunun en kötıüsünden bir parça eet getir dedi. yine diliyle yüreğini getirdi. Sebebini sorduğunda : Dille yürek iyi olursa ,o kimsse iyi olur, o kötü olunca bütün kötülerin kötüsü olur dedi.

Ey oğlum ! Dostlarının bir şeyini reddetme. Fakat Allah ‘ı istediğinden başka türlü hareket edcek kadar da ileri gitme.

Yalanddan sdakın. O serçe eti gibi tatlıdır. Ondan az kimse kurtulabilir.

Oğlum ! Sana bir takım hasletler tavsiye edeceğim: bunları yerine getirirsen mensup olduğğun toplumun efendisi olursun. Herkese tatlı davran. İyiden de kötüden de cehaletini gizle. Dostlarını koru. Yakınlarını ziyaret et. Gammazların sözüne kıymet vermeyeceğine, arayı bozacak azgınların sözünü dinlemeyeceğine dair onlara teminat ver. Öyle arkadaşlar seç ki, ayrıldığınız zaman ne onları diline dola, ne de onlar seni dillerine dolasınlar.

Oğlum ! Dünyayı sat ahireti al. Böylece alışverişinde her iki yönden de kar edersin. Sakın ahiretini satıp da dünyayı alma. Çünkü, her iki tarafta da zararlı çıkarsın.

Oğlum! İlim meclislerine sokul,fakat alimlerle mücadele edip onları üzme. Dünyadan yetecek kadarını al,fazlasını ahierin için infak et. Sıkıntya düşerek başkasının sırtına yük oşlacak şekilde dünyayı temamen arkana atma. Şehvetini kıracak şekilde oruç tut. Adi kimselerin meclislerine katılma.

Ey oğlum ! ikram edici ol, saçıcı olma.

Hasta olmadan önce tabib çağır. Tabibe hasta olmadan önce hürmet göster.

Ey olum! Bir insanda şu beş özellik toplanırsa o insan müttaki , veli , Allah ‘ın kendisine yakın kıldığı kullardan olup şeytandan uzaklaşır. Bunlar: din,mal,güzel ahlak,haya, ve cömertlik.

Şu beş özellik de kimde bulunursa o kötü insandır,Allah ‘tan uzaktır. Bunlar; küfür, kibir, şükür azlığı ,cimrilik ve kötü ahlaktır.

Oğlum ! Hayreti gerktirmyen lüzumsuz şeylere gülme luzumsuz yerlerde gezme,üstüne vazife olmayandan sorma.

Başkasının servetini koruyacağın diye kendi servetini mahvetme. Senin malın kendin için harcayıp infak ettiğindir. Başkasının malı , veresiye terk etiğindir.

Sakın fakirdir diye kimseye hakaret etme. Ünkü her ikinizin de

Bir işin sonunu gören pişmanlıktan emin olur.

Bilmediği şeyi tam öğren.

Borçlu olmaktan sakın. Borç gündüz zillet,gece üzüntü içindde olursun.

Ey oğlum! Alimlere karşı öcünmek,akılsızlarla inatlaşmak, meclislerde ve toplantılarda gösteriş yapmak için ilim öğrenme. İhtiyacım yok diye de ilmi terk etme.

Ey oğlum ! Yalandan çok sakın. Çünkü dinini bozar ve insznlar yanında şerefini düşürür. Bununla birlikte hayanı,değerini ve makamını kaybedersin.

Hep üzüntülü olma ,kalbini dertli kılma.

Ey oğlum! Allah ‘ım beni affet,bağışla; duasını çok oku. Çüünkü öyle anlar vardır ki, Allah o anda dua ednin duasını kabul eder.

Yavrucuğum! Dünyaya gönül bağlama. Ona güvenme. Çünkü sen bunun için yaratılmadın.

İnsanlara muhtaç olduğunu gösterme. Çünkü senin iböyle yapman zenginliktir.

Dünyada, dünyada kalacağın kadar çalış,ahirete, ahirette kalacağın kadar çalış

Allah ‘a isyan edceğin zaman, Allah ‘ın ve meleklerinin göremeyeceği bir yer ara.

Cehennemde Allah ‘ın azabına dayanacak kadar günah işlemeye cesaret göster.

Namazını dünyaya veda eder gibi kıl

Özür dilemeyi gerektirercek şeylerden sakın.

Dostlarına da düşmanlarına da güler yüzlü ol. Dostlarına saygılı ol ,onlara ikramda bulun.

Büyüklerle konuşurken sözü uzatdma.

Kaş göz hareketleriyle hiç kimseyi küçük düşürecek hareketlerde bulunma!

Başkasının yanında kendini ve aileni övme.

Gördüğünü gizlemen,şüphe ettiğini açıklamandan daha iyidir.

Bir kimse konuşurken araya laf karıştırma.

Ey oğlum! Allah kendisine emanet edilen şeyi korur. Bende seni ,malını,dinini ve amelinin sonunu Allah’a emanet ediyorum

Ders alınacak güzel sözler

Ders alınacak güzel sözler

Tugbam sitesinde en güzel Ders alınacak güzel sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Ders alınacak güzel sözler

*İlimsiz ibadette, tefekkürsüz Kuran tilavetinde hayır yoktur.
*Ne kadar okursan oku, bilgine yakışır şekilde davranmazsan cahilsin demektir.
*Mal kazanmakla, şeref kazanılmaz.
*Musibet zekayı eğitir.
*Kişinin sözü, amelinden çok olursa aklı noksandır.
*Tek dostum kitaplarım, tek düşmanım cahil dostlarım.
*Felaketler, ayak seslerini duymayanlara geliyorum demez.
*Zalime, ancak, onu zulümden alıkoymak için yardim et.
*Harekette birlik olmazsa, fikirde bilgi faydasızdır.
*Yarin, yorgun kimselerin değil, rahatlarına kıyabilenlerindir.
*Kuvvetine güvenenler, korkutma küçüklüğünde bulunmazlar.
*Tarihte her hareket hep bir kişinin ayağa kalkmasıyla baslar.
*Kesilmiş koyuna, derisini yüzülmesi elem vermez.
*Kendini hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder.
*Herseyi bilmek çok kötüdür.
*El agzına bakan karısını tez boşar.
*Gerçek dost, arkadaşının kusurunu görünce onu uyarır. Fakat bu kusurları başkalarına açıklamaz.
*Şahsi gayret yuvayı, toplu gayret vatani ayakta tutar.
*Küçük insanların gururu büyük olur.
*Kitap aklın ilacıdır.
*Dost acı söyler.
*Kardeş kardeşi atmış, yar basında tutmuş.
*Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz.
*Dost ağlatır, düşman güldürür.
*Ecel geldi cihana, basarısı bahane.
*Gençliğine güvenme, ölen hep ihtiyar mı ?
*İnsan ne kadar yükselirse, gönlü o kadar alçalmalıdır.
*Tecrübe bilgiyi artırır. Her şeye inanmak ise insanı yanıltır.
*Küçük taş, baş yarar.
*Bir kimseyi tanımak istiyorsan, arkadaşına bak.
*Ahmaklık, hatada ısrar etmektedir.
*Nasihat tutmayanı musibet tutar.
*Herkesi kendi gibi sanan aldanır.
*Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.
*Özü doğru olanın sözü de doğru olur.
*Küçük bir delik, büyük bir gemiyi batırır.
*Doğru sarsılır, ama yıkılmaz.
*Adaletin bulunmadığı bir ülkede herkes suçludur.
*Zeka, kafanın içindeki altın madenidir.
*İtaatsizlik şerlerin en kötüsüdür.
*İnsan idare etme sanatına siyaset denir.
*Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz vardır.
*Dağa çıkan düz aramaz.
*Adamın aynası arkadaşıdır.
*Danışan dağı asmış, danışmayan düz yolda şaşmış.
*Korkak dostun olacağına, cesur dostun olsun.
*Özlü konuşmanın yolu, yersiz sözleri bırakmaktır.
*Destursuz bağa giren, hesapsız dayak yer.
*İnsan, düşeceği yere çıkmamalıdır.
*İyiliğe iyilik her kişinin karı, kötülüğe iyilik ER kişinin karı.
*Yanlış, iktidarı artmakla hiçbir zaman doğru hale gelmez.
*Kovandan çıkmayan Ari bal yapmaz.
*Ancak içinden aydınlanan, dışına ışık verir.
*Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil.
*Bize değer kazandıran şeyler, yaptığımız islerdir.
*Bir münafık, bir orduyu bozar.
*Acıyan çok ama ekmek veren az.
*İnsanların şahsiyetlerini, iktidarlı zamanlarında ölçmelidir.
*İnsanin sözü hikmet, bakisi ibret ve susması ders olmalıdır.
*Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan.
*Tarih tekerrürden ibarettir.
*Birlik olmayan yerde, dirlik olmaz.
*Sükut kavgayı keser, fitneyi önler.
*İffet, güzelliğin zekatıdır.
*Hiç bir zafere çiçekli yollardan gidilmez.
*Fitne aslında uykudadır, Allah (c) onu uyandıranlara lanet eder.
*Alışmış, kudurmuştan beterdir.
*Akilli insan tüm yumurtalarını ayni sepete koymaz.
*Buldum bilemedim, bildim bulamadım.
*Ölümü hatırlamak, hırs ateşini söndürür.
*Cahil, yaşlı dahi olsa küçüktür; Alim, küçük de olsa büyüktür.
*Gençlikte vaktini geçiren sefa ile, ihtiyarlıkta ömrünü geçirir cefa ile.
*Körler memleketinde şaşılar padişah olur.
*Arkanı güneşe çevirme, gölgen öne düşer.
*Acıyı tatmayan, tatlıyı anlamaz.
*Oda oda laf arayan, kapı kapı ekmek arar.
*Okumadan alim, gezmeden seyyah olunmaz.
*Doğru; her zaman yüce; yalan, her zaman cücedir.
*Paranın çoğu da, yoğu da ahlakı bozar.
*Ceza topaldır, ama er geç hedefine ulaşır.
*Başını semaya çarpmaktan cüceler korkar.
*Hastalık hissedilir de, sağlık hissedilmez.
*Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam.
*Kadın duyduğuna inanır, erkek gördüğüne.
*Yiğitlik intikam almada değil, tahammüldedir.
*İyilik, insanları birbirine bağlayan altın zincirdir.
*İyilik iyilikten, kötülük kötülükten doğar.
*Hafif acılar konuşabilir, ama derin acılar dilsizdir.
*Ayakta ölmek, diz üstü yasamaktan evladır.

Atasözlerimiz

Atasözlerimiz

Tugbam sitesinde en güzel Atasözlerimiz sizler için hazırlandı
. Buyurun Atasözlerimiz

Aç ayı oynamaz.
Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız edersin.
Aç koynunda azık durmaz.
Aç köpek fırın yıkar.
Aç tavuk rüyasında kendini darı ambarında görür.
Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış.
Açın imanı olmaz.
Açın karnı doyar gözü doymaz.
Açlık ile tokluğun arası bir dilim ekmek.
Adam eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur.
Adamak kolay, ödemek güçtür.
Adamakla mal tükenmez.
Adamın iyisi iş başında belli olur.
Ağaca balta vurmuşlar “sapı bedenimden” demiş.
Ağaca çıkan keçinin doğurduğu oğlak dala bakarmış.
Ağaca dayanma kurur, insana güvenme ölür.
Ağaç ne kadar meyve verirse, dalı o kadar yere eğilir.
Ağaç ne kadar uzarsa uzasın göğe değmez.
Ağaç ne kadar yüksek olsa da yaprakları yere düşer.
Ağaç yas iken eğilir.
Ağaçtan maşa Yörükken paşa olmaz.
Ağır kazan geç kaynar.
Ağır tas batman döver.
Ağız yemeyince yüz utanmaz.
Ağlama ölü için, ağla deli için.
Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.
Ağlayak da gözden mi olak?
Ağrısız baş mezarda gerek.
Ağzı açık ayran delisi.
Ahmak misafir ev sahibini ağırlar.
Ak akçe kara gün içindir.
Ak koyunun kara kuzusu da olur.
Akan su yosun tutmaz.
Akçe bulsam, çıkı yok
Akıl akıldan üstündür.
Akıl yasta değil baştadır.
Akıllı düşünene kadar, deli oğlunu evermiş, torunu olmuş.
Akıllı evladın var, neylersin mali, akılsız evladın var neylersin mali?
Akılsız bastan sefil taban ne çeker.
Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.
Akılsız köpeği yol kocatır.
Akılsızın şaşkını beyaz giyer kış günü.
Akrabanın akrabaya ettiğini akrep etmez.
Akranıyla konuşmayanın sesi, semadan gelir.
Akşam gelen misafirin, yiyeceği bulgur sıkısı, yatacağı ahır sekisi.
Akşamın hayrından sabahın şerri hayırlıdır.
Al elmaya tas atan çok olur.
Al yakışırken, el bakışırken.
Alacağın bir iğne, çeliğin okkasını orantıya vurursun.
Alışmış kudurmuştan beterdir.
Alim unutmuş, kalem unutmamış.
Allah aptala eşeğini kaybettirir, sonra buldurup sevindirir.
Allah şaşırttı mı, dayıya hala dedirtirmiş.
Allı yelek, pullu yelek, canfes neye gerek?
Alma mazlumun ahini çıkar aheste aheste.
Altın esik gümüş eşiğe muhtaçtır.
Altın yere düşmekle pul olmaz.
Altının kıymetini sarraf bilir.
Anan turp, baban şalgam, sen içinde gülbe şeker.
Ananın bastığı yerde yavru ölmez.
Anasına bak kızını al, astarına bak bezini al.
Anlayana Sivrisinek saz anlamayana davul zurna az.
Aptal düğünden çocuk oyundan usanmaz.
Aptalın karnı doyunca gözü yolda olur.
Ar gözden, kar yüzden anlaşılır.
Ar namus tertemiz.
Arap eli öpmek, dudak karartmaz.
Arayan belasını da devasını da bulur.
Ari satmış namusu tellala vermiş.
Arife günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara çıkar.
Arkadaş dediğinin gölgesinde suç islenir.
Arkadaşlık pazara kadar değil mezara kadardır.
Arkalı it kurdu boğar.
Armudu sapıyla, üzümü çöpüyle, pekmezi küpüyle.
Arpa ekinde buğday bekleme.
Asil azmaz, bal kokmaz, kokarsa yağ kokar, aslı ayrandır.
Aslan yattığı yerden belli olur.
Aslında olan tırnağına getirir.
Aş sabahın iş sabahın.
At alırsan yazın, deve alırsan güzün, avrat alırsan gezin ha gezin.
At binenin kılıç kuşananındır.
At ile avrat yiğidin ikbalindendir.
At karnından, yiğit burnundan bellidir.
At olacak tay yürüyüşünden belli olur.
At ölür de, itler bayram eder
At sahibinin altında kişner.
At ver hısım ol, kız ver hasım ol.
At, sahibine göre kişner.
Ata et, ite ot verilmez.
Atasözü tutmayan, uluya uluya kalır.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Atın iyisi arkadan gelmez.
Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
Atın ölümü arpadan olsun.
Atlar tepişirken arada eşekler ezilir.
Atlı, itli sığmış, bir çocuk sığmamış.
Av alma, komşu al.
Avradı er zapdetmez, ar zapt eder.
Ay bozmaz, süt kokmaz. Kokarsa ayran kokar, çünkü aslı süttür.
Ayağa dokunmadık taş, başa gelmedik iş olmaz.
Ayağın sığmayacağı yere baş sokulmaz.
Aydan gelen halı üstüne, günde gelen kül üstüne.
Aylak sirke baldan tatlıdır.
Az sabırda, çok keramet vardır.
Az tamah, çok ziyan getirir.
Az yasa, uz yasa, akıbet gelecek basa.
Azıtmış, kudurmuştan beterdir.

Beşiktaş Mesajları

Beşiktaş Mesajları

Tugbam sitesinde en güzel Beşiktaş Mesajları sizler için hazırlandı
. Buyurun Beşiktaş Mesajları

Sevdik Seni Birkere Beşiktaşım Yürüyoruz Yolunda Beşiktaşım..

GEL GUNDUZLE GECE OLALIM GEL GOKYUZUNDE YILDIZ OLALIM SENINLE SAMPIYONLUKLARA KOSALIM HAYDI BASTIR KARA KARTAL’IM

BESIKTAS DIYEREK SANA YUZ VURDUK,SIYAHIN YANINA BEYAZI KOYDUK,YILLARDAN BERIDIR HEP SENIN OLDUK BESIKTAS SEN BIZIM HER SEYIMIZSIN ..

BAZEN HUZUN,BAZEN KADER SENIN SEVGIN BIR OMRE BEDEL.BESIKTAS SEN BIZIM HERSEYIMISSIN.

GUN DOGDU HEP UYANDIK STADLARA DAYANDIK BESIKTASIN UGRUNADA BAYRAKLARA DONANDIK SEMTIMIZ ERKEK SEMTI ASIK EDER HERKESI UZERIMDE EKSILMESIN BAYRAGIMIN GOLGESI ISTE BIZ KOTU GUNDE HEP OMUZ OMUZAYIZ OVUNMEK GIBI OLMASIN BIZ KARAKARTALLIYIZ.

SEMTIMIZ ERKEKLER SEMTI, ASIK EDER HERKESI, UZERIMDEN EKSILMESIN BAYRAGIMIN GOLGESI, ISTE BIZ KOTU GUNDE HEP OMUZ OMUZAYIZ,OVUNMEK GIBI OLMASIN BIZ KARAKARTALLIYIZ…

YILLARCA KAHROLSAK DERTTEN KEDERDEN!! BILSEKKI KELLEMIZ KOPAR BEDENDEN!! ASKIMIZ HARBIDEN HEMDE DERINDEN!! ASLA VAZGECMEYIZ BESIKTAS SENDEN!!

1903’DE DOLDU YUREKLER, YER SIYAH GOK BEYAZ SAMPIYON BESIKTAS!!

DELIKANLI ADAM RENKLI TAKIM TUTMAZ!!

BESIKTASIM SEN BANA BABAMDAN KALAN MIRAS DEGIL OGLUMA OLAN BORCUMSUN…

EDIRNENIN YOLLARI TASTAN , VARMI BUYUK BESIKTAS’TAN

BESIKTASLIYSAN OGUN, DEGILSEN ITAAT ET…

KARA KARTALSIN GOKLERDE UZARSIN 100 YILDIR YASARSIN CEKEMEYENLER KISKANALAR CATLASIN BIR ALLAHIM BIRDE SEN VARSIN.

SIYAHIN YANINA BEYAZ KOYDUK YILLARDIR BU RENKLERE BIZ BAS KOYDUK YAGMURLARDA CAMURLARDA STADLARI DOLDURDUK BESIKTAS SEN BIZIM HERSEYIMIZSIN.

Siyah Beyaz En Büyük Beşiktaş