Yıkıcı sözler

Unuttum Sanma ihanetini Sana en büyük Mutluluğu Veriyorum Ayrılıklarımla Sana Güle Güle..

Adını yazdığım Yollarda Şimdi Ağlıyorum Nefret ediyorum Senden Dünyamı Yıktın Zalim!

Ben Yıkılmış Dünyamın içinde Kazazedeyim Senin Sayende hayatımdaki göçül Duygularımın Altında Can Çekişiyorum.

Güzel Olan Neye Yarar Artık hayatımda Sözlerinle Yıktın Yaşama Sevincimi Şimdi bana gel Diyorsun Buna Kendin inanıyormusun?

Aşkı Seninle Değil Yıkılmış dünyamda Yaşamak istiyorum Yıkılan hayallerime Gülerek inanmak istiyorum kendi dünyamda Yıkılmak istemiyorum Artık Çıktın hayatımdan.

Bir Kalbim Vardı umutlar besleyen gözlerim vardı geleceğe inanan şimdi yıkılan umutlarımı topluyorum tek tek! bırak çek git istemiyorum seninle geleceğe yürümek!

Küçük umutlarla baktığım geleceğime şimdi yıkılmış gözlerle bakıyorum senden bir medet ummuyorum hayatımda olma bunu istiyorum!

insan yaşamak için savaşlara girer hayatında, sevmek için kalbine sözler yazar her gece! sen kalbimi yaşayacak kadar mükemmel değilsin hayatımı zehir edicek kadar şerefsizsin.!!!

Müzikler Şiirler Artık olmaz yıkılan hayallerime çare sadece duygularım kaldı bir tek elimde hayata gülüyorum yinede…

Yıkıcı Sözlerine Ağlasada Bu GönüL, unutup Giderim gülüm! sen bak eğlenmene yıkılacaksın sende günün birinde, ozaman görücem seni bende!!!

Çektim Duygularımı hayatından şimdi git kime istiyorsan ver duygularını sormam neden diye! Ama Unutma Adımı Hatırlıyacaksın Her Hareketinde!

Yıkıcı Değil yapıcı Olamaya Çalıştım bu hayatta beni Bir Sen Anlamadın Birde Sevgi bilmeyen kalbin Anlamadı, Günün birinde Anlasanda geç Olucak Ağlıyacaksın…

unutma beni Kırdığın Sözleri çıldıracaksın gözlerinden yaş dinmeyecek üzülüceksin her gece ozaman Beddualarımla hayatına Çizgi Çekeceğim bunu unutma!

ben Seni Nasıl Sevmişim Şimdi Anlıyorum Kör Olmuşum Seninle Geçirdğim hayata yanıyorum! Zaman Ağlıyor Bana Derlet Çoğalıyor Dünyamda Ama Sana lanetim bitmeyecek Bunu Asla Asla unutma!

Sen Artık Kısa Cümlelerimin Sonunda Keşke Olmasaydın Hitabında Cümlelerimsin, Sen Asloında Keşke Olamayacak kadar Aciz Hatırlanmayacak kadar Değersizsin!

Başkasını Sevdinde Mutlumu Oldun Gözlerinden Yaşlar eksikmi Oldu? Seni Seveni Değil Seni Kötü Amaçları için Sevenle mutlumu Oldun Şimdi Anladınmı Sevenin Değerini Şerefsiz!

Yoluma Çıkma Sakın üzülürsün! Adımı Anma Sakın Sana Olan nefretimle Yanarsın! Senin Adını Sildim ben Artık tek başınasın!

Gece öldürdün beni yarınlarımda Süründüm Ama Sonunda Yürümeyi yeniden öğrendim! Şimdi Git Başka Kucaklara üzüldüğünde Anlıcaksın Neler Sildiğini Sosyetik Aşklar Adına..

ben Seni Temiz Yüreğimle Sevdim! Sen Beni Kötü Emellerinle hep süründürdün, Kalbe Söz Geçmesede güLüm Nefretim Seninle Adım takıntı Olacak hayatında!!!

Kime Kullandıysan bana Kullandığın Aşk Nagmelerini Şimdi Git Kullandığında Ara Sevgiyi, Sen bana Ulaşamazsın Artık! Yıktım Seninle birlikte yalan Hayallerimi Şimdi yeni gerçek geleceğe Yatırım yapıyorum.

Ne Oldu boşmu çıktı yalan Sevdaların, üzülme Sen Bunlara layıksın Dert etme Zaten Sende yalansın!

Sen hayatıma Güneş gibi Doğsanda, Yanlışların Affedilmez Artık Sabrım taştı Ne güneş ne Ay umrumda Değil Battın hayatımda, yeni Aşklara yelken Açtım..

Sen yalansın Sözlerin Duman, Sen hayalsin yalan dünya içinde kalmış yalan dünyaya bağlanmış birisin benim için..

Boşuna yalan Sözler Söyleme Bana Sözlerin Destekli yalan Söylesede gözlerin Açıklıyor herşeyi Sana elveda…

Benden Kaçırıyorsun Gözlerini cesaret edemiyorsun Duygularını Açıklamaya Yalan Yok benşm hayatımda Sana Elveda!

Sen şarkılarımda Ne bi Prens Olabilirsin Neden Şiirlerime Destan Olabilirsin Sen Sadece yalan Sevgilerin yalan insanı Olursun YALANCI!

Benden uzaklarda yaşamaya Alış Artık, Sana Kalmadı kalbimde bir ışık, Sana yeni Yılışık Sevdalarında Mutluluklar Diliyorum…

Sen Benim için Bir ışık Değilsin Sen Sadece Bir ışığın Yansıması olmuşsun hayatımda, Sana Değil Sana Verdiğim Zamana Acıyorum…

Yalnızlığım kalıcı Olsada Beddualarım hem Seninle Olucak, O Vicdanın Asla rahat Durmucak geceleri Kabusun Gündüzleri Yürüdüğün Yollarda Lanetin olucam!!!

Kitap İle İlgili Yazı

Kitap Hakkında Yazı
Kitap ile ilgili Yazılar

Okuma Kitaplarım

Bu yazıda ünlü ozanlarımızdan Z. Osman Saba kitapları hakkında duygu ve düşüncelerini anlatıyor.

Sevgili okuma kitaplarım. O kitaplar aylara bölünmüştü. Kış aylarına düşen parçalarda kış resimleri vardı. Sonra, o resimler gittikçe değişirdi. Dallar, yavaş yavaş tomurcuklanır, ağaçlar çiçek açardı. Paltolu çocuklar, paltolarını çıkarmaya başlardı. O resimler böylelikle, bizlere de tatilin yaklaşmakta olduğunu hatırlatırdı.
Bazen kitapların son sayfasını açardım. Orada bir kelebek veya çiçekli dala konmuş bir kuş resmine dalar giderdim. Bu sayfalara ne zaman gelece*ğiz? Bu sayfaları okuyacağımız günlere ne zaman kavuşacağız, diye düşünür dururdum. Oysa daha okulda yılın yarısına bile ulaşmamıştık. Sınıfımızın camlarını sert yağmurlu kış rüzgarları sarsıyordu. Böyleyken ben kitaplardaki o resimlere baktıkça yaz tatilinin hayallerine kapılmaktan kendimi alamazdım.
Neler düşünürdüm neler … Sınavların başlayacağı günleri düşlerdim. Okuma dersinden hiç korkulur mu? Güzel bir Mayıs günü, sınav odasına girecektim. Öğretmenim beni güler yüzle karşılayacaktı. Önüme çıkan parça*yı okuyacaktım. Ben okurken dışardan kuşlar ötüşecek yeni yapraklanmış ağaçların sallandıkları görünecekti.
Bahar yemişlerini satan satıcıların sesleri, çağrışmaları duyulacaktı. Öğretmenlerim okuduğum parça ile ilgili sorular soracaklar, ben hemen cevapları verecektim. Sonra «yeter» diyecekler, sınav odasından uçar gibi çıkacaktım. Okuma kitaplarındaki son parçalara baktıkça bunları düşünür*düm.
Dost okuma kitaplarım. Onlarda neler yoktu? Kısa pantolonları diz kapakları örtecek şekilde biraz geçen saçları düzgünce taranmış güler yüzlü çocuk resimleri vardı. O kitaplarda temiz giyimli köylüler, babalar, analar vardı. Bu insanların güzel resimleriyle doluydu, okuma kitaplarım. Bu resimlerdeki insanlar güzel bir dünyanın insanlarıydı. Kötülük bilmezlerdi, iyilik*ten başka bir şey düşünmezlerdi.
«Bizim gibi olun, iyilikten başka bir şey düşünmeyin» derdi.
Bu unutamadığım eski okuma kitaplarından bugün bir tanesi bile yok. Onların şimdi hayalimdeki yapraklarım çevirirken yine de onları eskitmemek istiyorum. Onlardan ezberimde kalan parçaları yer yer okuyorum. Bu yüzden yangında yanmış kitaplar gibi sayfaların çoğu eksik.
Sevgili dost okuma kitaplarım, sizleri zamanla bu kadar özleyeceğimi hiç bilmezdim. Böyle olacağını bilseydim, birkaçınızı olsun öbür kitaplarımın yanında saklamaz olur muydum?

Ziya Osman SABA

Bana Kitaplarımı Verin!

Okumak hayatın en zor işi belki de…

Kitaplar; keşfedilmeyi bekleyen bir umman, sevgi iklimiyle yoğrulmuş, buram buram kokan, rengarenk çiçeklerle bezeli bir cennet bahçesi…

Gönlümüze nazlı bir sevgili edasıyla akacak karşı konulmaz bir cazibe, yalnızlığımızı paylaştığımız vefakar bir arkadaş, dara düştüğümüzde başvurabileceğimiz kadim bir dost…

Dost edindim her birini kendime ben. Şiirleri, öyküleri, dün akşam okuduğum kitaptaki Ayşe’yi, Sefer’i, Dursun Dayıyı, figür olsun diye konmuş pek iyi tanımadığım üçüncü şahısları…

Bazen dostluklarını düşlerime davet etmekten korkarım. Karanlık, kapkaranlık bir hayaldir bu bendeki. Bazen onlarla birlikte bir katille arkadaşlık ederim; bazen bir sevgili, bazen de kıskanç bir aşık olurum. Herhalde en çok bu yönünü seviyorum kitapların. Her kitapta bambaşka biri oluyorum. Yeniden doğuyorum hayata…

Hayatta hiç yaşamadığım, belki de hiç yaşayamayacağım hayallerimi yaşatırlar bana. Zaten onlar olmasa hayallerim de olmaz.

Bir an olsun uzaklaşırım onların ikliminde dünyanın gamından, kederinden… Bazen göz bebeklerimde asılı kalan garip bir sızıyı, bazen yüreğime ümit tomurcukları serpen serin bir rüzgarı, bazen de rahmetin ufuklarında çiseleyen, kuraktan çatlamış gönlümü sulayan bir bahar yağmurunu barındırır kitaplar.

Bir hikaye bitti az önce… Gönlümdeki gazel seni söylüyor, seni heceliyor şiirin her mısrası. Senden bahsediyor kuşlar, ağaçlar, yer, gök… ve sana yöneliyorum ruhumun her zerresiyle, sana bağlanıyorum her kelimede anbe an, seni solukluyorum kelimelerin nefeslerinde, buram buram kokuyor gül-i reyhan nefesin sayfayı her çevirişimde, seni sayıklıyorum kitabım göğsümün üzerinde uyuyakaldığım her gecenin seherinde, boncuk boncuk terliyorum sabahlara dek…

Biliyor musun, sayfalara sinmiş senin kokun.
Biliyor musun, sana bağlanmışım her cümlede…

Geçenlerde okuduğum şiirin bir dizesi geldi aklıma. Aklımı taktım kafiyeyi oluşturan yumuşak “g” nin çengeline zülüflerine taktığım gibi. Bana senden haber verir mi diye bekledim. “h” dinlenmek için otak oldu bana, “u” ile susuzluğumu giderdim.
Nedense “s” den haber çıkmadı. Komşusu “ş” ye gittim, seni sordum. Güler yüzle karşıladı beni her ne kadar sert olsa da. Teskin etti.

Kendimi buluyorum her zerrede. Memleketimin sisli havalarına bağladığım umutlarımı, ayrılıklarımı, heyecanlarımı, amansız bir hastalığa yenik düşen annemi, babamı, hiç usanmadan anlattığı hikayelerini dinlediğimiz dedemi, kuyruğuna teneke bağladığımız can havliyle sokak sokak kaçan kedileri, başbaşa verip ayazlı gecenin kutup yıldızına dilek bağladığımız zamanları, akşama kadar patlak bir topun peşinde koştuğumuz ilkokul günlerini, tebeşire benzeyen bir taşla tahtayı karaladığım günleri, gönlümü kaptırdığım; ama bir türlü açılamadığım…

Bundan da ötesi seni buluyorum çevirdiğim her sayfada, beni buluyorum…
Şâir, hükmünü kağıda söyler. Gönlünün fermanıdır her kelam. Kalem erbabı kendi dünyasını oluşturur hayal alemlerinde. Malzemesi; sevgi, şefkat, gözyaşı, kelimeler ve el değmemiş hayalleridir. Hayallerini kelime tuğlalarıyla inşa eder sevgiyle, şefkatle… Emek işidir kelimelerle hayal dünyasını inşa etmek. Gelişigüzel bir sıralanış değildir kelimelerdeki ahenk. Tek tek, yavaş yavaş şekillenir kelimeler arasındaki samimiyet. Duvar ustasının tuğlayı dizmesine benzemez bu. Emek ister, sevgi ister, fedakarlık ister, şefkat, samimiyet ister…

Ben şimdi o emeği solukluyorum kitabımın büyülü ikliminde. Sana bırakıyorum dünyanın debdebesini, gamını, kederini… Sana bırakıyorum her şeyi. Bana kitaplarımı verin, dostlarımı, arkadaşlarımı. Ben onlarda buluyorum kendimi, ümitlerimi, hayallerimi… Onlarla inşa ediyorum kıskanç gözlerin dokunmadığı dünyamı. Yarınları sana bırakıyorum.
Ben kendimi aldım, bir de kitaplarımı.
Gidiyorum…
Hayallerimi yaşamak için!..

Eşref YILMAZ / Kumru – 2002

Sessiz Senfoni

Sessiz Senfoni

Ellerin vardı, sıcak ve masum.
Ellerin, hayal gibi, düş gibi…
O zaman talihime yardı ellerin.
Beyaz bir gecede, iki kuş gibi,
Omzuma nasıl da konardı ellerin?..

Hangi rüzgarlarda şimdi kimbilir?
O değirmen altı, o zümrüt koru,
İlk dörtlü yoncayı bulduğumuz yer,
Ya o çapkın çapkın kestanecikler!…
Hani bir yerleri çimdiklenir hafifçe,
Kanardı ellerin!
Mendilimi sarardım üstüne,
Avcumda sahici bir hasta gibi
İncecik incecik yanardı ellerin!

Bazan kızar hırçınlaşırdı birden;
Ruhumu kaldırır, kaldırır boşlukta,
Oysa bilmez miyim atamazdı!
Geceler sonsuzdu, geceler derin;
Bir şeyler düşünür anlatamazdı
Kahrından kaskatı donardı ellerin!

İnsan, soyununca hissediyor,
Gittikçe katılaştığını yerin!..
Tanıdık bir film geçiyordu gozlerimden,
Gel gör ki, en güzel yerinde,
Ansızın kopardı ellerin!

Sonra, dört yabancı el,
Dört yorgun omuz,
Mezat kapısında bir kuşluk vakti,
Çekince ipini mesafelerin;
Ayak uçlarıma yığıldı sonsuz!..
Bir tünel gerindi sefil, kapkara!
Bir yokluk hıçkıra hıçkıra güldü!
Büyüdü göz çukurları kırık heykellerin!
Böyle bilmediğim uzak yollara,
Beni bırakmasa ne vardı ellerin!

Romanımız, ne kadar güzel başlamıştı,
Ve işte böyle sonu!..
Şimdi, ışıklar sığ,
Gölgeler derin…
Mor sarmaşıklarla örtük balkonu,
Kafur kokusundan, od ağacından,
Dört arşın geceye sardı ellerin…

Bekir Sıtkı Erdoğan

Sen Benim Huzur Bulduğum Mavi Sessizliğimsin

Ben
Kimseyi böyle çıldırasıya sevmedim.
Zorla değil ya
Sevemedim işte..
Kimseler yer etmedi içimde..
Senin
Her yanımı..
Sarıp sarmaladığın kadar.
Kan yerine
Senin damarlarımda dolaşıp
İliklerime işlediğin kadar…

Ben
Bir tek seni.
Bugün..
Yarın..
Ve daima
Hep seni seveceğim.

Kalbinde ben kaldıkça
Ve yaşadıkça..
Adının her harfine..
Kirpiğinin
Saçının her teline..
Binlerce şiir yazacağım.

Yaşadığım her günün sonrası
Zindan karası gözlerin
Zindan karası saçların
Süslerdi gecelerimi.
Sen bilmezdin..
Ellerini ellerimde tuttuğumda
O karanlık gecelerde
Yıldızlar kadar ışıldayan bendim..
Her hangi bir gecede
Gökyüzüne baksaydın beni görebilirdin .
Belki o zaman
Ben diye ..
Ellerine yüzüne
Bir avuç gökyüzü sürebilirdin.

Kır çiçekleri kadar keskin kokun vardı
Soluduğum havada.
İçtiğim her bardak çayda..
Her bardak suda..
İçtiğim her kadehte..
Yudumladığım sendin.
Bilmezdin.
Sen de içerken bir bak bardağına
Kadehine..
Mutlaka beni göreceksin.
İşte o zaman..
İstersen..
Seni içtiğim gibi
Sen de beni içeceksin.

Şimdi
Sen varsın ya dünyamda..
Artık sırtım gelmez yerlere…
Sen de kendini bana bırak
Mutluluk işte o zaman gelecek
Önümüzdeki bütün kapıları açılarak…

Artık biliyorum..
Her şey
Gün gibi açık..
Gün gibi ortada…

Sen /benim/
Günlerimi binbir renkte
Fener alaylarına döndüren..
üzümü güldüren
İyilik meleğimsin.
Sen benim içinde yüzdüğüm
Denizimsin okyanusumsun
Sen benim huzur bulduğum
Sessiz maviliğimsin.

Alıntı..

Gözyaşı Dökmek..

“Kentin sokaklarında sevgilim var benim.

Nereye gittiği önemli değil bölünmüş zamanın içinde.

Artık sevgilim değil, herkes onunla konuşabilir.

Artık anımsamıyor, gerçekte kim sevmişti onu ve kim aydınlatıyor uzaktan, düşmesin diye.”

René Char

Yalnız benim, değil ki:İnsanların sevgisi, hep bencilcedir.Ve her sevgi, karşılık beklentisi yaratır, ister istemez. ‘anne sevgisi’ dâhil..Belki de, asıl o!..

***

“hep kendini düşünüyorsun!..” demesi, gözümün önünde:Üzerinde siyah yağmurluğu -incecik olanı-; yüzü asık, hafif ağlamaklı sanki:Öfkeden mi, belli değil.. saçları, normalin aksine dağınık; bu görüntüsü, gerilimi arttırıyor.Sâkinliğimi koruyorum.Kulağımda çınlıyor bağırışı..

***

İki isimli kadınlarda, bu hep vardır:Kullanmayı tercih ettiği isim, daha ‘modern’dir; diğeri ise, büyükannesinin falandır: ‘eski’ bir isimdir hâliyle; kadın, onu kullanmak istemez.Ama, kişiliğine etkisi de kesin olmuştur: Genelde ‘olgundur’, iki isimli kadınlar:Hırçınlıkları ‘yoğun’ ama örtülüdür..

***

Bir keresinde, benzer bir şekilde tartışmıştık.Birbirimize çok kızmıştık.Ben de, onun kadar sinirliydim ama sâkin durabiliyordum.O, ne yapacağını bilemiyor gibiydi.

Bir kadın, sinirinden yumruğunu sıkıyorsa, seyretmeye değerdir:Bacağını da, şiddetle yere vurmalı ardından. Erkeğin ‘zaferi’ ise, bu kadardır ancak.

Ben gidince de, arkamdan ağlar şimdi, diyordum içimden; hem git der, hem de gidince ağlar:Hâlbuki, ağlayan kadınlara inanmayalı, çok oldu.Bunu, zaten biliyor olmalı..

***

Eve döndüğümde, uyuyamadım. o gün, içkiye tövbe ettim.Yatakta dönüp, durdum; kalan ömrümden ödünç aldığım uykuyu daha verimli kullanmalıydım:Ertesi gün, erken kalkacaktım.

***

Gözlerine baktım: tam, ağzımı açacakken, susmaya karar verdim; konuşursam, mağlup olurdum: karşımda bir kadın vardı.Susmayı sürdürdüm, kendimi galip sanıyordum.Neredeyse gülecektim; zaferimi kutlamak istiyordum:Tuzağına düşmemiş, saçma feryatlarına cevap verme gereği bile duymamıştım.Kendimden emindim.Kendimden eminken, karşımdakini daha çok seviyorum: rekabet yok oluyor:Mutlak galip benim. yanıldığımı fark ettim:Karşımda bir kadın olduğunu unutmuşum; kendi kendime söylendim:Saçma teorilerini erkeklere sakla!..

***

Gidiyordu.Sokak lambası, tam tepemizdeydi: gölgesini, ayaklarımın dibine düşürmüştü; kendi gölgemin olmadığını düşünüyordum.Başımı eğmiş, dinliyordum:Yüzüne bakamadım.Gidişini, gölgesinden izledim.

Konuşamadım: söyleyecek sözüm yoktu; gidişini kabullenmek istiyordum. kabullenmiş gibi yapıyordum: Yapmak zorundaydım.

***

Bilmediğim bir sokaktayım: yürüyorum; eve gitmem gerekiyor: yanına koşmam, artık anlamsız: yabancıyız: Birkaç saat geçti sadece; ama, ben onun hiçbir şeyi değilim şimdi.

Kendime kızdım. artık yoktu: onu kaybetmiştim. yağmur aradım, yağmadı.

***

Her zaman yürüdüğüm, kalabalık yol.

Eve ulaşmak istiyorum.

Bugün ne ben, eski benim; ne de bu yol, o bildiğim yol..

***

Keşke, ağlayabilseydim..

Adini koyamadiĞim sevdam

seviyorum seni senden habersiz
hayalimde tutuyorum ellerini
hayalimde geliyorum göz göze
hep bende seni diyeceğin günü bekliyorum
ve o gün gelecek biliyorum
hep uzaktan seyrediyorum seni
en çokta gözlerini
her yere bakıpta
beni göremeyen gözlerini…
oysa sevgimi anlatmak isterdim sana
ne kadar büyük olduğunu
ne kadar özel olduğunu
hani havayı içine çekersin
nefes alırsın yaşamak için
hani kana kana içersin ya suyu
işte öyle birşey…
yaşamak vardı seninle bu hayatı
aynı duyguları hissetmek vardı
akşamdan kalma sohbetleri uzatıp
sabahlamak vardı günlerce
ama yoksun ki…
bekleyeceğim seni
ömrüm yettiği kadar
son nefesimi verene kadar
hatta daha ötesinde bile bekleyeceğim
elbet birgün geleceksin
adını koyamadığım sevdam…

Liseli Kız

Benim de bir zamanlar sevdiğim vardı
Beyaz dantel yakalı liseli bir kız.
Bağlarda, bahçelerde, yaylalarda yeşeren
Al karanfiller gibiydi aşkımız…

Gülünce içimde rengârenk güzel,
Güller açılırdı iri.
Hani bilirsiniz ya yıldızsız siyah
Geceler gibiydi gözleri.

Bir mermer çeşmeden akan su gibi,
Geçip gidiyordu günlerimiz.
Biz bize yaşıyorduk kendi kaderimizi
Bütün yaratıklardan habersiz.
Ve yuvada bekleşen sabırsız, küçük
Serçeler gibiydik ikimiz.

Gözleri konuşurdu susunca, mahzun:
‘Seni seviyorum’ derdi.
Sevdadan, gurbetten, hasretten yana
Sıcak türküler söylerdi…

Üstelik bir ceylan gibi sebepsiz
Ürkek halleri vardı.
Ayrılık deyince oturup sessiz
Çocuklar gibi ağlardı.

Bilmiyorum şimdi kaç yıl, kaç mevsim
İçli mektuplar yazdık.
Bazen yan yana yürür, beraber otururduk
Ama konuşamazdık.

Ben görmedim şimdi öyle diyorlar
Büyümüş artık liseli kız, gelin olmuş…
Unuttum her şeyi diyormuş
Ve her gece rüyâsını nur topu kadar güzel
Sarışın çocukları süslüyormuş.

Görsem çocuklarını şimdi diyorum
Bakamam yüzlerine çaresiz
Bana bakar çocuklar sessiz.
Çocukları gözlerinden tanırım
Biliyorum, hiç birşey bilmezler ama
Bakamam, utanırım

Yavuz Bülent Bakiler

özlem bitti


özlem bitti
Sona erdi fırtınalı günlerim
Özlem rüzgarları çiçek açtı, gel
Doğdu özgürlüğün ısındı içim
Özlem taburları çiçek açtı, gel

Özgür ocağında gururum kaynar
Serildi yerlere demir kapılar
Ayrılık sancısı bitti güzel yar
Özlem sabırları çiçek açtı, gel

Kendi öz yurdunda esir olmuştun
Esaret altında kalpten solmuştun
Yine de doğruyu Hakta bulmuştun
Özlem zikirleri çiçek açtı, gel

Soydaşın Türkiye’m sevdalı sana
Öz kardeşim gel de kavuş Atana
Türk’ün havasını doldur kanına
Özlem nefesleri çiçek açtı, gel

Çok şükür güneşi gördü gözlerim
Birlik şarkısını söyler sözlerim
Ak toprağa secde eder yüzlerim
Özlem zincirleri çiçek açtı, gel

Gönderen: enes şimşek

ADINI KOYAMADIĞIM SEVDAM

seviyorum seni senden habersiz
hayalimde tutuyorum ellerini
hayalimde geliyorum göz göze
hep bende seni diyeceğin günü bekliyorum
ve o gün gelecek biliyorum
hep uzaktan seyrediyorum seni
en çokta gözlerini
her yere bakıpta
beni göremeyen gözlerini…
oysa sevgimi anlatmak isterdim sana
ne kadar büyük olduğunu
ne kadar özel olduğunu
hani havayı içine çekersin
nefes alırsın yaşamak için
hani kana kana içersin ya suyu
işte öyle birşey…
yaşamak vardı seninle bu hayatı
aynı duyguları hissetmek vardı
akşamdan kalma sohbetleri uzatıp
sabahlamak vardı günlerce
ama yoksun ki…
bekleyeceğim seni
ömrüm yettiği kadar
son nefesimi verene kadar
hatta daha ötesinde bile bekleyeceğim
elbet birgün geleceksin
adını koyamadığım sevdam…

Gönderen: dilara çetin

Pencereler

PENCERELER

Sabaha karşı mıydı bilmiyorum
yoksa akşamüstü müydü
belkide gece yarısı
bilmiyorum
girdi odama pencereler
perdeli perdesiz
ben basma perdeleri severim
ama tül perdeler de vardı
kara ustorlar da
ustorları çekip çekip bırakıyordum
bir daha inmez oldu kimisi
kimisi bir daha çıkamadı yukarı
ve camları kırık pencereler
elimi kestim
kimi camsızdı büsbütün
camsız pencereler içime dokunur
camsız gözlükler gibi

Pencereler
yağmur yağıyordu camlarınıza
kızıl saçları kederli uzun
ben alt dudağımda cıgaram
türkü söylüyordum içimden
yağmur sesini kendi sesimden çok severim

Pencereler
beşinci katta güneşli boşluğunuzda bir deniz
bir deniz mavi yüzük taşından
serçe parmağıma geçirdim usulcacık
üç kere öptüm ağlayarak
öpüp alnıma koydum üç kere

Pencereler
çıktım kırmızı velenseli yataktan
çocuk burnumu dayadım terli camına pencerenin
oda sıcaktı ve genç anamın kokusu vardı odada
dışarda kar yağıyordu
ben kızamık çıkarıyordum

Pencereler
sabaha karşı mıydı bilmiyorum
belki de gece yarısı
bilmiyorum
odamın içindeydi yıldızlar
ve gece kelebekleri gibi
çırpınıyorlardı camlarınızda
ben onlara dokunmaktan çekinerek
açtım sizi pencereler
salıverdim yıldızları geceye
aydınlık sınırsız hür geceye
yapma ayların geçtiği geceye

kurtlar duruyor ayın altında
hasta aç kurtlar
kurtlar duruyor önünde pencerenin
kadife perdeleri kapasam da sımsıkı
ordadırlar bilirim
gözetliyorlar beni

Pencereler
düştüm bir pencereden
bir güzele bakarken
dünya halime güldü
güzel dönüp bakmadı
belki farkında değildi

Pencereler
pencereler
kırk evin penceresi odama girdi
ben oturdum birinin içine
sarkıttım ayaklarımı bulutlara
bahtiyarım
diyebilirdim belki

Nazım Hikmet

Yangından Korunma Haftası İle İlgili Şiirler

yangından korunma şiirleri, yangın konulu şiirler, yangın haftası şiirleri

YANGIN

Ateşle oynamışlar,
İki kardeş bir ara.
Odalarını sarmış,
Dumanlar kara kara.

İtfaiye gelmiş de,
Söndürmüş bu yangını.
Tutuşan yuvaları
Olmadan kül yığını.

Bütün oyuncakları,
Birer birer yanmışlar.
Yavrucaklar korkudan,
Düşünüp hastalanmışlar.

Doktor ikisine de,
Yetiştirmiş ilacı.
Yangınlar ölüm gibi.
Pek acıdır, pek acı.

Tevfik ÖZBEN

Orman Yangını

İkimizin de ateşe ihtiyacı vardı
Evlerimizden uzakta geçirdiğimiz
Kamp günlerinde.
Üşüdüğümüz anlarda ısınmak,
Karanlıktan kurtulmak,
Acıkınca yemeklerimizi ısıtmak için..
İkimizin de ateşe ihtiyacı vardı…
Sen yakmasan belki ben yakacaktım..
Sen yaktın diye ben odun atmasa mıydım?
Amaç ateş yakmaktı sadece
İhtiyaca binaen…
Amacımız Beyoğlu sokaklarındaki gibi
Tarihi evleri kundaklayıp
Yerine beton binalar dikmek değildi ki?
Sadece ateşe ihtiyacımız vardı..
Sadece rüzgarın çıkacağını kestiremedik
Rüzgarın çıkıp alevleri dağıtacağını,
Masum bir ateşi yangına çevireceğini,
Etrafa korku saçacağını kestiremedik.
Bilemedik her tarafa uzanıp, her şeyi yakacağını
Bilemedik ormana sıçrayıp önünün alınamayacağını.
Bir şeyler yapmalıyız, söndürmeliyiz bu yangını
Engellemeliyiz memleket faciasına dönüşmeden…
Yanacak olan sadece sen ve ben değiliz
Kuru ağaçlar da yanacak, yaşlar da…
Yıllanmışlar da yanacak, yeni filizlenenler de.
Geçmiş yanacak, bugün yanacak,
Daha da kötüsü yarınlarımız yanacak.

YANGIN

Korkuludur ateş aman
Sıçratmayın hiç bir zaman,
Gözler bile görmez olur
Kaplayınca kara duman

Dikkatsizlik bunun başı
Bırakmıyor dağı taşı
Önlemezsem yakar geçer
Hem kuruyu hem de yaşı.

Kurtulmanın çıkar yolu
Kovalarım suyla dolu
İtfaiye çabuk gelir
İşletirsem telefonu.

A. AYAYDIN

Yangın

Telefon yokken kentlerde,
Yangın çıkınca bir yerde,
Dumanı, ilk gören adam
Seçerek yüksek bir dam:
“Yangın vaar!” diye inlerdi
O, ne korkulu günlerdi
Çoluk, çocuk, hoca, hacı,
Bir o kadar tulumbacı,
Takır takım koşarak,
Yangın yerine giderdi
Çoğu kez onlar gelmeden,
Yangın evi kül ederdi
İtfaiye kuruldu da
Yangın derdi sona erdi

Mehmet Necati ÖNGAY

Abla Şiirleri,Abla ile ilgili sözler

Abla İle İlgili Şiirler,Abla sözleri,abla sevgisi güzel sözler,ablaya resimli güzel sözler, abla şiirleri resimli, abla ve kardeş resimleri



Abla

İnanılmaz bir mutluluk var içimde abla
İnanılmaz bir sevinç

Gün doğuyor artık yüzüme
Gülüyorum abla gülüyorum yarınlara

Benim de artık topum olacak plastikten
Kalemim, kağıdım, silgim
Ben de artık koşacağım ablam ümitle yarınlara

Okulum olacak gideceğim
Önlüğüm var giyeceğim
Ablam sen de gül benimle
Meğer sesimizi duyan varmış yarınlarda…

Fahriye Abla

Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.
Bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden,
Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen!
Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen, Fahriye Abla!

Eviniz kutu gibi küçücük bir evdi,
Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi;
Güneşin batmasına yakın saatlerde
Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede.
Yaz, kış yeşil bir saksı ıtır pencerede;
Bahçende akasyalar açardı baharla.
Ne şirin komşumuzdun sen, Fahriye Abla!

Önce upuzun, sonra kesik saçın vardı;
Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı.
İçini gıcıklardı bütün erkeklerin
Altın bileziklerle dolu bileklerin.
Açılırdı rüzgârda kısa eteklerin;
Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla.
Ne çapkın komşumuzdun sen, Fahriye Abla!

Gönül verdin derlerdi o delikanlıya,
En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya.
Bilmem şimdi hâlâ bu ilk kocanda mısın,
Hâlâ dağları karlı Erzincan’da mısın?
Bırak, geçmiş günleri gönlüm hatırlasın;
Hâtırada kalan şey değişmez zamanla,
Ne vefalı komşumuzdun sen, Fahriye Abla!

Babacığım O Mübarek Elini Öpeyim. ( Şehit Çocuğunun Babalar Günü.)

Öyle bir zamanda bırakıp gittin ki bizi.
Arayıp sormadın bile.
Hayal meyal hatırlıyorum güzel yüzünü.
4-5 yaşlarında var yoktum. Her kez akşam olunca babasını karşılardı kapılarda.
Ablam la ben camın önünde beklerdik gelmeyen babamızı.

Anlatırdı çocuklar okulda babam bize yardım etti. Beraber ödevlerimizi yaptık hafta sonu gezmeye gideceğiz. Ya da babamız bize çok kızdı derlerdi. Yoktu ki babamız bize kızsın.
Sevemez olmuştum bayramları seyranları. Baba olmayınca bir anlamı yok ki. Sabah erken kalkmaya güzel giyinmeye hem saten bir annem vardı el öpülecek. Olsa idin birde sen. Her bayramda bir balon isterdim. Başka da hiçbir şey.

Bak baba karnemi de aldım. 5.sınıfa geçtim hem de takdirle. Öğretmenim de bir kalem hediye etti. En güzel en içten duygularını bu kalemle yazarsın diye. Senden başka kimsem yok ki duygularımı yazacağım. Anne’me ablama zaten söylüyorum.

Her gün şehitliğin önünden geçiyorum okula giderken. Bu babalar gününde bari gel hiç olmazsa rüyama. O mübarek elini öpeyim.
BABALAR GÜNÜN KUTLU OLSUN…

16-06-2010
Yılmaz BARITLI

Baba Sevgisi İle İlgili Şiirler

Baba İle İlgili Şiirler,

Baba Şiirleri,

BABA

ben artik büyüdüm baba
hata yaptim ama hatami anladim
sen kissan bile, dövsen bile babamsin
senin vurdugun yerde gül biter baba
affet beni baba
bana SEN göz kulak oldun
beni SEN büyüttün
SEN kucagina aldin
SEN sevdin
SEN korudun
benim icin SEN üzüldün
SEN korkdun bana birsey olacak diye
hic bir eksigim yok
herseyim var
cünkü hep sen yanimdasin
bana güc veren sensin
ve seni istemiyerek üzen benim
AFFET BENI BABA

BABA

Sevgisiz çıkarsan hayat yoluna
Dünyada tek başına kalırsın baba
Unutma ki bizler hep biriz
Birlikten güç doğarmış baba

Karanlık yüreğinin efendisi olmuş
Bizi karanlığa neden sokarsın baba
Yüreğin korkuyla beslenir olmuş
Bizi neden korkutursun baba

Neden bu şiddet bu celal
Biz sana ne yaptık ki baba
Her zaman kanımız sana helal
Bizi neden yaraladın ki baba

Bunca yıl umutla bekledik
Umutlarımız acıyla söndü baba
Ufacık gülüşüne bile sevinirdik
Artık bize gülmez oldun baba

Baba şefkati nedir bilmez misin
Bunu neden bize çok görürsün baba
Dayanışma nedir bilmez misin
Neden hiç yanımızda değilsin baba

Baba olmaya hiç çalışmadın
Aldırış bile etmedin baba
Sende alıp başını gidersen bir gün
Kin nefret ayırmasın bizi baba

Baba Sevgisi

Bir baba vardı
Ailesini kollayan
Ailesine yardımcı olan

Bir baba vardı
Sevgiyle
Ailesine baka

İşte bu benim babam
Ailesi sevinçle babaların yanına koşan
Bir baba

BABACIM

BABACIM
SENİ SEVİYORUM
HAYATTA EN KIYMETLİ ŞEYLERDEN BİRİSİN
BENİM İÇİN
EN SEVDİĞİM ÇİÇEK
EN SEVDİĞİN GÜN
VE SEVDİĞİM HERŞEY SENİ İFADE
EDER BANA
CANIM BABAM

Babaya Haykırış

Çocuklar ölene ağlayamazki
Gitme baba diye yalvaramazki
Çocuklar babayı unutamazki
Dönülmez gidişin böylemi baba

Seslensem sesimi duyarmısınki
Ay geçer yıl geçer uyanmassınki
Muhtacım elimi tutamassınki
Dönülmez gidişin böylemi baba

Bir mezar taşına işte baban dediler
Ağladum elime hep resmini verdiler
Sordum çaresi dönülmez dediler
Dönülmez gidişin böylemi baba

Nerdesin Baba

Bu dünyada ne yaşarsam yaşiyim
Ne kadar mutlu olursam oliyim
Hayat tüm isteklerimi versede
Hiç bi sevgi senin yerini tutmuyorki baba

Artık o küçük kızın değilim baba
Büyüdüm
Ama yıllar geçtikçe
Özlemini daha çok büyüttü içimde
Ve benim bu aciz bedenim
Özlemini taşımaya yetmiyor

Çok canım yanıyor baba
Yüreğimin bi yanında sanki koca bi yara var
VVe senden başka hiç kimse
O yaraya merhem olamıyor
Ama sen yoksun

Çoooook uzun zaman oldu seni görmeyeli
Artık rüyalarımada girmiyorsun
Resimlerinde yetmiyorki hasretimi dindirmeye
Sana sarılmak sarılmak sarılmak istiyorum yaa

Melankoli İle İlgili Şiirler

Melankoli İle İlgili Güzel Şiirler,

Melankoli Şiirleri,

Ben Seni Sevdim Mi?

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu
Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim boz bulanık gençliğimde
Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim….
Ya sen Beni sevdin mi ?

Ümit Yasar OGUZCAN

SeninLe 0Lmak..

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
”Seni seviyorum” sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş
yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek.
Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek.
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak.
Senin yanında olan seninle konuşan herkesi cocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana…
Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte.
Elimde kırçiçeğiyle seni beklemek…
Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara, aya anlatmak…
Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların, türkülerin, şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yani ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek…
Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak.
Yalınayak yürümek bıçağın en keskin yerinde.
Kanadıkca tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki.
Olsaydın avuçlarım terlemezdi…
Isırmazdım dilimin ucunu…
Özlemezdim seni yanımdayken…
Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten.
Islanmazdım yağmurlarda…
Yıldızlara, aya dert yanmaz, böyle her şarkıda sarhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten, ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize…
Ve her kulaçta haykırırdım seni
Ama sen hiç benimle olmadın ki…
Ya aklın başka yerlerdeydi ya yüreğin !!!

Melankoli

gül dalında kanar kankırmızısı
küçük bir serçe ağaca konar
cılız bir yaprak düşer dalından
amansız bir sıcaklık basar ikindiyi
içimde koca bir boşluk, can sıkıntısı
atarım kendimi içimdeki uçurumdan

hüzünlü bulutlar iner sonsuz maviliğe
rüzgarlar toz kaldırır toprak yollardan
uzaklardan yağmur kokusu gelir burnuma
salınır ağaçlar, yaprakların seslerini dinlerim
hasret sarar içimi, iki gözüm yoldadır
nedensiz terki diyar eder düşüncelerim

yükselir sesleri akşamüstü kırlangıçlarının
pastel renklere boyanır yorgun gün
tutar nefesini akşamüstü, yaprak kımıldamaz
birileri biryerlere ateş atar
tutuşurum kurumuş yanlarımdan
gönlümde koca bir orman yanar

serinlik çocuklarının sesleri doluşur alacalığa
iki sevgili tutar evinin yolunu el ele
tüm kapılar örterler geceye kendilerini
bir akşam kasvetidir düşer üstüme
sanadır tüm düşüncelerim, hasretindeyim
gecenin ağırlığı çöker ezer beni

ara ara baykuş seslenir derinlerden
bir köpek korkusunu havlar karanlığa
yorulmuştur lambalar, söner ışıkları
ve gözümün önüne gelirsin, seni görürüm
sevdiceğim, özlemisin biten her gecemin
her defasında ben, sabaha çıkmaz ölürüm

Kalp Şiirleri

Kalp İle İlgili Şiirler,

En Güzel Kalp Şiirleri,

İKİ KALP

İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.

Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde gösterisi zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

CEMAL SÜREYA

Kırık Kalp

En iyleşilmez yaramdır aşk benim
Çileden,dertten bir habercidir
Bir ömrün dökülen son yaprağı
Gece kadar uzun,hayat kadar eskidir

Kimbilir bozulan kaçıncı tövbedir bu
Bu kaçıncı sancıdır içime saplanan bazen
Yağmur yüklü bulutlara benzer
Sağanak sağanak dökülür gözlerimden

Firari bir mahkumdur,içimde saklanan
Boynum bükük,kalbim kırık,darmadağınım
Bir sır saklı gözlerinde,anlamadığım

Hasret yüre, derin sızı
Gönlümün sultanı,ömrümün yazı
Yaşamak seninle güzel,ölmek seninle
Sevmek,sevilmek,dünya seninle güzel
Kırdığın kalbimi hasretinle sardım
Bir ateş yaktın ki,yandıkça yandım

YASEMİN

Kırık Kalp

Bir başlangıçtı ayrılık
Yalnız adımlarım için
Düzendi bu kaçık hayat
Açılan bir pencere
Kırılan bir kalp

Ayrılıkdı ders olan
Yalnızlıktı konu
Yoktu parlayan yıldız
Gülen insanlar
Kırılan bir kalp

Yoktu parlayan güneş
Kıyıya vuran hırçın dalgalar
Umutsuz yaşam
Direnecek bir hayat

Yaşamak vardı, kaçamak hayatı
Duygusuz bu zamanı
Direnmek vardı, mutsuzluğa
Yakalamalı, yeni hayatı

Orhan Eren Uncu

KALBİM DİNAMİT KUYUSU

Beni, gözlerin götürür
Gözlerin
Aşkla, acıyla…
Kuşatmışlar
Sesimi, soluğumu
Kesilmiş
Tuz-ekmek payım
Vurgunum
Ve darda,
Gözaltındayım.
Dal, kor keser
Penceremde açarsa
Kuş, vurulur
Üzerimden uçarsa.
Ve hal böyle böyle,
Yol bu yöndeyken
Gelir,
Ki her gelişinde
Daha da içten
Gelir,
Soluk soluğa
Benim olursun.
Amansız sarmasında
Kollarımın
Esrik,
Çığlık çığlığa
Erir, kar gibi vücudun…
Nicedir,
Kahpe ağzında
Bir salgın,
Bir deprem gibi künyemiz.
Nicedir,
Başımıza zindan dünyamız.
Biz ki
Yarınıyız halkın,
Umudu, yüzakıyız,
Hıncı, namusu…
Şafakları,
Taa şafakları
Hey canım,
Kalbim
Dinamit kuyusu…

AHMED ARİF

DAYAN KALBİM

Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.

Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!

NECİP FAZIL KISAKÜREK

KALBİM UNUT BU ŞİİRİ

Uğuldayan ve hep uğuldayan
bir orman kadar üşüyorum şimdi
yanlış rüzgarlar esiyor dallarımda
yanlış ve zehirli çiçekler açıyor
Kanımda kocaman gözleriyle bir çığlık

Su ve ses kadar beklediğim
ne kaldı geride,bilmiyorum
uzanıp uyumak istiyorum gölgeme
ve sarınmak o kocaman gözlerin
uğuldayan rüzgarlarına

Bir acıyı yaşarım ben zehirden
çiçekler üretirim kömür karası
uçurum kadar bir yalnızlık
yaratırım kendime,atlarım
Anısı yoktur küçük rüzgarların

Yapraklarım yok artık kuşlarım yok
büsbütün viran oldu dağlarım
ezberimdeki türküler de savrulup gitti
ömrümün karşılığı kalmadı sesimde
sesimde yalnız ormanların gümbürtüsü

Yanlış.. daha baştan yanlış
bir şiirdi bu, biliyorum
ve belki ömrümüzün yakın geçmişi
bu kadar doğruydu ancak, kimbilir
Kalbim unut bu şiiri

AHMET TELLi

AŞK VE KALP

Bir kalb ki onun sevmesi aldanması yok
Tutkunluğu yok , bir güzele yanması yok
Bin kez yazık olsun sevisiz yüreğe
Aşksız geçecek günlerin faydası yok

ÖMER HAYYAM

Veysel çelebi şiirler

Yolum düştü yanınıza
Selam duydum şanınıza
Benide alacakmısınız aranıza
Arkadaşlar sevgili dostlar

beni.. davet etti(… adını unuttum sen yaz)
Size beni sevdirdi
Dediğine göre sitedekiler bir aileydi
Aranıza bir kardeş daha geldi

Biz ara sıra buluşacağız
Beraber olacağız
Aileden farksız olacağız
Bunuda yavaş yavaş başaracağız…

Beni de alın aranıza
Selam duydum bütün dostlara
En içten sevgi ve saygılarla

(UMARIMİSTEDİĞİNİZ BEĞENDİĞİNİZ TARZDA OLUR bu daha başı devamı da olucak)

Hacı Bayram Veli Sen Seni Bil

Hacı Bayram Veli Sen Seni Bil Şiiri

Sen Seni Bil Hacı Bayram Veli

Bilmek istersen seni,
Can içinde ara canı,
Geç canından bul anı
Sen seni bil, sen seni

Kim bildi ef’âlini,
Ol bildi sıfatını
Anda gördü zatını,
Sen seni bil, sen seni.

Görünen sıfatındur,
O’nu gören zatındur
Gayri ne hacetindür
Sen seni bil, sen seni

Kim ki hayrete vardı
Nura müstağrak oldu,
Tevhid-i zatı buldu,
Sen seni bil, sen seni.

Bayram özünü bildi,
Bileni anda buldu,
Bulan ol kendü oldu,
Sen seni bil, sen seni.

Yıkıcı sözler

Yıkıcı sözler

Tugbam sitesinde en güzel Yıkıcı sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Yıkıcı sözler
Unuttum Sanma ihanetini Sana en büyük Mutluluğu Veriyorum Ayrılıklarımla Sana Güle Güle..

Adını yazdığım Yollarda Şimdi Ağlıyorum Nefret ediyorum Senden Dünyamı Yıktın Zalim!

Ben Yıkılmış Dünyamın içinde Kazazedeyim Senin Sayende hayatımdaki göçül Duygularımın Altında Can Çekişiyorum.

Güzel Olan Neye Yarar Artık hayatımda Sözlerinle Yıktın Yaşama Sevincimi Şimdi bana gel Diyorsun Buna Kendin inanıyormusun?

Aşkı Seninle Değil Yıkılmış dünyamda Yaşamak istiyorum Yıkılan hayallerime Gülerek inanmak istiyorum kendi dünyamda Yıkılmak istemiyorum Artık Çıktın hayatımdan.

Bir Kalbim Vardı umutlar besleyen gözlerim vardı geleceğe inanan şimdi yıkılan umutlarımı topluyorum tek tek! bırak çek git istemiyorum seninle geleceğe yürümek!

Küçük umutlarla baktığım geleceğime şimdi yıkılmış gözlerle bakıyorum senden bir medet ummuyorum hayatımda olma bunu istiyorum!

insan yaşamak için savaşlara girer hayatında, sevmek için kalbine sözler yazar her gece! sen kalbimi yaşayacak kadar mükemmel değilsin hayatımı zehir edicek kadar şerefsizsin.!!!

Müzikler Şiirler Artık olmaz yıkılan hayallerime çare sadece duygularım kaldı bir tek elimde hayata gülüyorum yinede…

Yıkıcı Sözlerine Ağlasada Bu GönüL, unutup Giderim gülüm! sen bak eğlenmene yıkılacaksın sende günün birinde, ozaman görücem seni bende!!!

Çektim Duygularımı hayatından şimdi git kime istiyorsan ver duygularını sormam neden diye! Ama Unutma Adımı Hatırlıyacaksın Her Hareketinde!

Yıkıcı Değil yapıcı Olamaya Çalıştım bu hayatta beni Bir Sen Anlamadın Birde Sevgi bilmeyen kalbin Anlamadı, Günün birinde Anlasanda geç Olucak Ağlıyacaksın…

unutma beni Kırdığın Sözleri çıldıracaksın gözlerinden yaş dinmeyecek üzülüceksin her gece ozaman Beddualarımla hayatına Çizgi Çekeceğim bunu unutma!

ben Seni Nasıl Sevmişim Şimdi Anlıyorum Kör Olmuşum Seninle Geçirdğim hayata yanıyorum! Zaman Ağlıyor Bana Derlet Çoğalıyor Dünyamda Ama Sana lanetim bitmeyecek Bunu Asla Asla unutma!

Sen Artık Kısa Cümlelerimin Sonunda Keşke Olmasaydın Hitabında Cümlelerimsin, Sen Asloında Keşke Olamayacak kadar Aciz Hatırlanmayacak kadar Değersizsin!

Başkasını Sevdinde Mutlumu Oldun Gözlerinden Yaşlar eksikmi Oldu? Seni Seveni Değil Seni Kötü Amaçları için Sevenle mutlumu Oldun Şimdi Anladınmı Sevenin Değerini Şerefsiz!

Yoluma Çıkma Sakın üzülürsün! Adımı Anma Sakın Sana Olan nefretimle Yanarsın! Senin Adını Sildim ben Artık tek başınasın!

Gece öldürdün beni yarınlarımda Süründüm Ama Sonunda Yürümeyi yeniden öğrendim! Şimdi Git Başka Kucaklara üzüldüğünde Anlıcaksın Neler Sildiğini Sosyetik Aşklar Adına..

ben Seni Temiz Yüreğimle Sevdim! Sen Beni Kötü Emellerinle hep süründürdün, Kalbe Söz Geçmesede güLüm Nefretim Seninle Adım takıntı Olacak hayatında!!!

Kime Kullandıysan bana Kullandığın Aşk Nagmelerini Şimdi Git Kullandığında Ara Sevgiyi, Sen bana Ulaşamazsın Artık! Yıktım Seninle birlikte yalan Hayallerimi Şimdi yeni gerçek geleceğe Yatırım yapıyorum.

Ne Oldu boşmu çıktı yalan Sevdaların, üzülme Sen Bunlara layıksın Dert etme Zaten Sende yalansın!

Sen hayatıma Güneş gibi Doğsanda, Yanlışların Affedilmez Artık Sabrım taştı Ne güneş ne Ay umrumda Değil Battın hayatımda, yeni Aşklara yelken Açtım..

Sen yalansın Sözlerin Duman, Sen hayalsin yalan dünya içinde kalmış yalan dünyaya bağlanmış birisin benim için..

Boşuna yalan Sözler Söyleme Bana Sözlerin Destekli yalan Söylesede gözlerin Açıklıyor herşeyi Sana elveda…

Benden Kaçırıyorsun Gözlerini cesaret edemiyorsun Duygularını Açıklamaya Yalan Yok benşm hayatımda Sana Elveda!

Sen şarkılarımda Ne bi Prens Olabilirsin Neden Şiirlerime Destan Olabilirsin Sen Sadece yalan Sevgilerin yalan insanı Olursun YALANCI!

Benden uzaklarda yaşamaya Alış Artık, Sana Kalmadı kalbimde bir ışık, Sana yeni Yılışık Sevdalarında Mutluluklar Diliyorum…

Sen Benim için Bir ışık Değilsin Sen Sadece Bir ışığın Yansıması olmuşsun hayatımda, Sana Değil Sana Verdiğim Zamana Acıyorum…

Yalnızlığım kalıcı Olsada Beddualarım hem Seninle Olucak, O Vicdanın Asla rahat Durmucak geceleri Kabusun Gündüzleri Yürüdüğün Yollarda Lanetin olucam!!!

2012 Delikanlı Aşk Sözleri Kısa

2012 Delikanlı Aşk Sözleri Kısa

Tugbam sitesinde en güzel 2012 Delikanlı Aşk Sözleri Kısa sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa 2012 Delikanlı Aşk Sözleri Kısa
Delikanlı Sözler 2012
2012 Delikanlı Aşk Sözleri Kısa

Delikanlılık Aso Giyinip Tesbih çekmekle Olmaz Yiğidim! Delikanlı Adam önünü iLikLer büyüklerinin Elini Öper Sevdiğine Yanlış yapmaz!

Delikanlı Sevdi Birkere Gönül Dinlermi Dert Dinlermi itirazları! Delikanlı Sevmiş Birkere Acı Çeksede belli Etmez Sevdiğine Bakar güler Delikanlı iŞte Sevdiğinin Dibinde.

Tesbihimiz varsa Sabır çekiyoruz Sigara içiyorsak Derdimizden içiyoruz Biz Delikanlıyız Farkımız Delikanlı OLmamız!!!

Kimseye Hata yapmayız hata yapanı Aramıza Almayız!

Delikanlı Adam Rahat uyumaz, Delikanlı Adam Sevdiklerini Rahat uyutur

Delikanlıyız Alemde Şekil yapmayız herkeze!! Büyüklerimizi Severiz, Küçüklerimizi Sayarız Biz DeliKANLIYIZ!!!

biz bu alemde adamın BEYNİNİ patlatır,kafasında ateş yakar,anüsünü havaya uçurur, hastaneye gidememesi için ayaklarını YIRTAR,kafasını koparır, YETMEZMİŞ GİBİ KALBİNİ SÖKER kendimize \”TAKARIZ\”, çünkü biz delikanlıyız, kalpsiziz beah

Biz Ne Delikanlılar Gördük, Alemde şekil yapamaya Çalışıp El Aleme rezil Olan…

Der Delikanlı Benim Gibi Sevemez her Sevende Benim Gibi Delikanlı Olamaz Gülüm…

Biz Sevgimizi Delikanlı Gibi Gösterir geleceğimizi Harbi Sözler üstüne Kurarız…

Tesbih Sallıyorsak Alemi biliyorsak Güzelide Seviyorsak Alem Bizi izliyor demektir…

Yazdım Hayatını yeniden oyna Koçum Senin Gibi Adamlardan oLmaz Oyun Biz Çizeriz Şeklinizi, Şekil yapmayın Budur En iyisi.

MiLLéTin étiKét oLdugu YéRDé Biz FiYat KoyAriz

kéLam yétér mi sandIn ka¢ pakét tütün ßitérdé dérdi ßitméz insanIn

aĞlamayı FerdiDen ßæğLamayı Orhandan İsyanı MüsLümden Sevmeyi ise YanLızca ßizden öĞrenin..!!

.
BİZ YIKILMAZ SEVGİLERİN SARSILMAZ TAŞLARIYIZ ANLIMIZDA BELA YAZAR
GÖNLÜMÜZDE SEVDA DELİCE SEVMEYİ BİLİRİZ UNUTMAYI ASLA….!!!

Hayatı öyLe bir yaşaki,Hayat seni KISKANSIN.ÖyLe bir Sevki,öLüm Sana ACISIN.öyLe Bir doSt oLki, DoStun oLmayanLar UTANSIN

Ne kolumda kelepce, ne yanımda gardiyan,ne gönlümde zulüm,ne ensemde ölüm,o gün yanlızca sen olcaksın gülüm

aldanma hayatın cılvelerıne hersey bahane ,görünüsüm serseri ama gönlüm sahane

BeN SiGaRa TiRyaKiSi DeğiLiM SiGaRa iÇeRKeN DüŞüNDüĞüMüN TiRYaKiSiYiM.

KRAL GİBİ YASAYIP KOPEK GIBI ÖLMEKTENSE KOPEK GIBI YASAYIP KRAL GIBI ÖLURSÜN

YaK BiR SiGaRa VeR GeRiYe DöNmEz BeNiMLe öLMeYeN DüŞüNCeLeR BöLMeZ YaK BiR SiGaRa VeR YiNe DöN GeL

Nic£ d£LikanLıLar g0rdük kolunda Kız ceßind£ £man£t arkasında sürü.. Raconu

CeplerDe ResmimiZ aLemDe iSmimiZ”

“YiğitliK VurmakLa, aĞalıK VermekLe oLuR

Géçici HéVés DéğiL.. Hak éDéNé NéFés oLurum

Bizim sözümüz dosta tatlı düşmana kurşundur namerte hançer merte candır canımız dosta feda düşmana beladır dostluğumuz yücedir ne alınır ne satılır öümünedir

ZanNeDrsNki SerSeri AğLamAz, SerSeri ßi KyBolDumu oNu kMse ßulAmaz, Dinle, Şehirlern ASİ KIZI hç kMse SerSeri gbi AŞIK OlAmz

Biz delikanlılığımızı ihtimaller üzerine kurmadikki ihanetler yüzünden yıkalım
Bir yola Girmişiz Ucunda Ölümmü Bilinmez… Bizim Kitap`ımızda Verilen sözden Dönülmez. Benim Vücudum Kalkan Sana Mermi Değmez.. Ben Aşığım Gülüm Benden Önce Ölünmez..!

MekanSiziz Kanka SaLLa yak Bi Cigara Vur Saga KariymiS KizmiS KolPa hepSi birer geLip gecici Dalga

Bizim rahat edemediğimiz yerde kimse istirahat edemez..
bu dünyada herşey biter ama ŞEREFSİZ bitmez
bizde sabah olmaz bizde güneş doğmaz biz isyankarız kızım bizimle dost olmak size yakışmaz

Dumanımda oyoktu sigarayı bıraktım kadehimde oyoktu içkiyi bıraktım rüyalarımda oyoktu uyumayı bıraktım baktımki onsuz olmuyor yaşamayı bıraktım

KaH ÇıkarıM GökyüzüNe SeyrederiM aLeMi, KaH iNeriM YeryüzüNe SeyredeR aLeM ßeNi..!

Beni BiR ” ALLAH’IM BiR’de DOST’Larım BiLSin , GeriSi İLerLeSin!!
biZ gEceLErE MAhKUm oLSayDıK gÜnDüzLerE HaKim OlAmAZdIk
Ne DaVaMiZi AnLaYaCaK BiR KiZ BuLaBiLDiK NeDe BiR KiZin İsTeDiGi KaDaR BaSiT OLaBiLDiK

Süslü aşk kelimeleri yok bisde bakışımız yeter gerçekten sevene…
YaNLıZLıK ßeNiM saLTaNaTıMDıR , aCıLaRLa d0Lu haRaBeMde ” kRaLLaR giBi YasıYoRuM..!!

YAŞAMAK İÇİN YALVARMADIK , ÖLMEK İÇİNDE YALVARMAYIZ..! ,
Dün Cnm oLan Yarm,Düşmanm oLamz bnm!HatırLarı hep sorulr,slmları alınır..Sildiklerm vrdr Bir de!Adları anıLmz,sadce BedduaLarımdr

Bu alemde raconu şahıslar koymaz.Bu alemde bir racon vardır,şahıslar uygular
Bir silahım olsaydı, bir silahım … Yoksulluğu şakağından, Kaybetmeyi kalbinden, ve sensizliği alnının tam ortasından vururdum

ßiZ Bu aLemDe ÇaydanlıĞa KaN KoyaR ßıçakLa KarıştırırıZ DosT DeriZ CaN VeririZ aNcaK DosT uNutunCa öLürüZ

ECELE SÖZLÜ , ÖLÜME NİŞANLIYIZ , TESADÜFEN GELDİK , MECBURİ YAŞIYORUZ
Dumanımda o vardı, sigarayı bıraktım; kadehimde o vardı, içkiyi bıraktım;
rüyalarımda o vardı uyumayı bıraktım; baktım ki onsuz olmuyor, yaşamayı bıraktım

Meyhaneden masam kaldırıldı,karakoldan defterim dürüldü,savcı kalemimi
kırdı,darağacına tesbihm asıldı,sevmek bu kadar suçsa beni asın razıyım
Serseriyim sokaklar evim, serseriyim adam gibi severim, bana bir adım gelene ben on adım giderim.Dinle cici kız dinle zannedersinki serseri ağlamaz,
serseri bi kayboldumu onu kimse bulamaz, şimdi anlıyorsunya, şehirlerin asi kızı hiç kimse serseri gibi sevipte aşık olamaz

Tek tesellim kadehler başka birşey istemez ssahoş etsin yeter ki rakı şarap fark etmez..

TopLumdâ Hép îtîLîrîz SanmaKî ßunâ îSteKLiyiz, ßîz SadeCe SêvdiKLêrimizin éSériyiz..!!

ßîzdé SâßâH oLmâz, ßîzdé GünéŞ Doğmâz, ßîz ¡§¥ãNKãR’ıZ Kızım ßîzLé DoSt oLmâk Sîze YaKıŞmaz

yalan olursak alemde yalanlar bölümünde mutlaka boy gosterırız aqa

millet küllhan beyi olmuş etrafı boş bıraktık çakallar dolmuş bizim yürüdüğümüz gayri meçhul yolmuş alem dedikleri

Deliyim Kanım Sıcak Duramam yerimde Yaşım Daha 20 Dünya AdrenaLin Dolu Bana ben Delikanlıyım Tanımam Ne Mafya Ne Ağa!

Fazla uzun Cümleler Kurma Bana Manitanın Yanında Alırım ifadeni Tenhada, Dua Et Manitan yanında!!!

Gece gideriz Aleme içeriz geceleri vardır bir Sebebi, Bizim Sevgimizi Anlamaz Uzaktan Bakan insafsız biri…

Sözleri Ben Yazarım Gençler bilir bizi, Aşkı Ben Yaşarım Örnek Alır Gerisi…

Ahh be Güzelim Bu Yolar Dikenli Bozar Seni, Sen git Evinde Evcilik Oyna Koymaz Bu Sana…

Yarı Yolları Biz Tamamladık Ağır Abileri Önümüzde Çeketlerini Bağlattık, Delikanlı Adam Şekil Yapmaz Koçum Delikanlı Adam Saygı Görür Saygı Gösterir..

belinde Silah Çıkmışsın Çarşıya , Tesbih elinde yapıyor Makara, Bizim Mekanımızda OLmaz Numara , Şimdi yavaştan Adımlarını Saymaya başla…

her Delikanlı Saygılı Olursa Aleme, Alem Delikanlı Olur Gösterir Sana Saygı…

AŞksız kalmış Bir Delikanlı Kaldırımda Oturuyor Gözleri Dumanlı, Belli Çektiği Aşk Yarası…

Biz Bakmayız Yoldan geçen Kıza, laf Atmayız Şehirdeki karılara , Delikanlı Olacaksın Yanımızda , Efendi Gibi Durucaksın Çarşıda…

Bir Delikanlının Aşkı Ya Silahla Biter Yada Sevgiyle Gider..

Ölümle İlgili Sözler 2012

Ölümle İlgili Sözler 2012

Tugbam sitesinde en güzel Ölümle İlgili Sözler 2012 sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Ölümle İlgili Sözler 2012
Ölümle İlgili Sözler 2012
Ölümle İlgili Sözler kısa

Ölümle İlgili Sözler 2012

Sen Ölümü Bile Göze Aldığım Sevgili, Sen hayatımı Hiçe Saydığım Sevgili, Sendin Beni Bırakıp Giden Zalim Sevgilim..

Feryadima sahit gökteki yildizlar gelinlik kefenii giyiyorum, kabrime melekler gösyasi döküyor unut beni be can ölüyorum …

Gönül bu ne dert dinler ne keder sadece sözlerin yeter ölmem için güLüm!

Kimler Geldi Kimler Gecti Hayatımdan, Sen yaşam Gibi Geldin Ölüm Gibi Gittin Yanımdan..

Ayrılıktan Zor belleme öLümü Gülüm Ben Seninle Hayatı Sevmişken neden bana bu zuLüm?

Seni Dinlerken Severdim hayatı ve hayatın renklerini sen gidince anladım ızdırab ve ölümün çilesini…

Sevmek seninle yaşamak isterdim seni yazıp seni çizmek isterdim hayatıma, şimdi sadece ölümü düşünüyorum sensizliğimde..

Biz Ne hayata bağlı kalırız Bu Alemde Neden Hayat Bizi Yaşatır bu Alemin içinde, öLümle Arkadaş Olmuş gecelerimiz Biz gecelerin Adamıyız.

Yarınsız sabahlarımın, tatlı rüyaları olsaydın keşke, sadece yarınlarımda yeni ölümler getirdin bana..

Ne Derdime Çaresin Ne Geleceğime Vesile, Senin iÇin öLürüm her gece…

ÖLüceksem Senin için ÖLürüm Yaşarsamda Senin için yaşarım gülüm, Senin için yaşarken öLmeyide severim..

Gitsemde kalbim seninle, gülsemde göyaşlarım ağlar içimde, hatıraların içinde ağlarım her gece ölüm bile güzel gelir sensiz geçirdiğim günlerde..

Hayatımın bir anlamı vardı, gözlerimin bir rengi vardı, sevdamın bir adı vardı, Ölüm hepsini Aldı Gittin ya öldüm gülüm…

Çaresizlik vurdu bedenimi, sensizlik bitirdi düşüncelerimi, güzel hayallerim yarıda kaldı, ölüm gibi geldin gittin sevdiğim..

Ölüm ile ilgili düşüncelerimsin, sen benim yaşama sebebim ve ölüm sebebim olucak tek varlıksın sevgilim..

Hayatı Seninle buLmuşken öLümü Seninle Yaşadım neden böyle OLdu insafsız Neden!

Nefessiz kalmamak için sevdim gözlerini üşümemek için tuttum ellerini, ağlamamak için inandi saf duygularım sana, ya sen ? ölüm’ü emanet ettin gittin bana…

ÖLüm Kalbime işliyor her gece sen benden gittin gideli!

Yaşarken ölmek böyle birşey olsa gerek seni sensiz yaşarken bana attığın yalanlarla ızdırap çekerken ölümü yaşamak böyle birşey olsa gerek!

Toprak Olarak geldik Toprak oLarak Göçeceğiz Bu yalan Dünyadan..

Hani Sevenler Vardır birbirine yeminli, hani yeminli insanlar vardır birbirine sevdalı, keşke ölüm olmasaydı bizde yaşasaydık Bu Aşkı…

Sevenler Gece öLürmüş derler ya bebeğim ben senin için ne gece ne gunduz oluyorum her saniye senin için hayata küsüyorum!