Archive for the ‘Genel’ Category

Komik Öğrenci Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Komik Öğrenci Şiirleri Kısa,

Çok Komik Öğrenci Şiirleri,

Notlarım Biçim Biçim
Ölürüm Bir Beş İçin
Hocam Bana Düşmandır
Kopya Çektiğim İçin

Hele Loy Loy Loy
Yine Kaldık Sınıfta Oy Oy
Hele Loy Loy Loy
Yine Kladık Sınıfta Oy Oy

Kopya Çektim Sırada
Hoca Geldi O Anda
Tam Bir Beş Alırken
Sıfır Çıktı Karşıma

Hele Loy Loy Loy
Yine Kaldık Sınıfta Oy Oy
Hele Loy Loy Loy
Yine Kaldık Sınıfta Oy Oy

Hocanın Boynu Kopa
Babamdan Yedim Sopa
Dokuz Zayıf Getirdim
Yine Kaldık Sınıfta

Hele Loy Loy LOy
Yine Kaldık Sınıfta Oy Oy
Hele Loy Loy LOy
Yine Kaldık Sınıfta

HOCALARI TAKMADIK
BOŞA GEÇTİ BU SENE
SİZDEN ADAM OLMAZ DESEN DE
ANIL HOCA BİZİ GEÇİRSENE

RESİM DERSİ DEDİN SEVDİRTTİN
GNLÜK DEDİN KAHRETTİN
OLMAMIŞ DEYİP MAHFETTİN
BÖYLE GEÇTİ BU SENE
FATMAGÜL HOCA BİZİ GEÇİRSENE

WHAT İS YOUR NAME? DEDİK
MY NAME İS ALPER. DEDİN
GÜL YÜZÜNLE İNGİLİZCEYİ SEVDİRTTİN
BÖYLE GEÇTİ BU SENE
ALPER HOCA BİZİ GEÇİRSENE

Korkma, bu sınıf toptan kalacak
Sınavlarda hep sana yardımcı olacak
Birler, ikiler karnede parlayacak
Onlar senindir hocam, senin eserindir ancak.

Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı baba
Kahraman evladına bir gül ne bu öfke bu ceza
Olsun senin uğruna bu canım feda
Haklıdır derslerden kalan öğrenci daima.

Ben ezelden beridir ZAYIF aldım zayıf alırım
Hangi hoca bana beş vermiş şaşarım
Ben her gün zayıflarla yatıp kalkarım
Yırtarım karnemi aileme göstermem atarım

1 Kıtalık Okul Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

1 Kıtalık Okul Şiiri

Okul Şiirleri 1 Kıtalık

Okul Yolu

Okul yolu çalı olsa
Yalın koşar insan olan
Parçalanmış ayağıyla
Dağlar aşar insan olan

Okul

Okullu çocuk çalışkandır,
Her çocuk okula gidecek.
Herkes yazı yazmayı öğrenecek,
Okuma yazmayan olmayacak dünyada.


Okul

Okula mecbur gidecez
Yeni şeyler öğrenecez
Öğretmenimizi severiz
Dersi iyi dinleriz


Okulum

Okulum seni
Bana sevdiren
Nedir diye sorsalar
Defter kitap kalemim
Melek öğretmenim derim

OKUL YOLU

Okul yolu çalı olsa
Yalın koşar insan olan
Parçalanmış ayağıyla
Dağlar aşar insan olan

Bulut İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Bulut İle İlgili Şiirler

Bulut Şiirleri

BULUTLAR ADAM ÖLDÜRMESİN

Analardır adam eden adamı
aydınlıklardır önümüzde gider.
Sizi de bir ana doğurmadı mı?
Analara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

Koşuyor altı yaşında bir oğlan,
uçurtması geçiyor ağaçlardan,
siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.
Çocuklara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

Gelinler aynada saçını tarar,
aynanın içinde birini arar.
Elbet böyle sizi de aradılar.
Gelinlere kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

İhtiyarlıkta aklına insanın,
tatlı anıları gelmeli yalnız.
Yazıktır, ihtiyarlara kıymayın,
efendiler, siz de ihtiyarsınız.
Bulutlar adam öldürmesin.

Nazım Hikmet Ran

———————————

ŞEHRİN ÜSTÜNDEN GEÇEN BULUTLAR

Bakıp imreniyorum akınına
Şehrin üstünden geçen bulutların.
Belki gidiyorlardır yakınına
Rüyamızı kuşatan hudutların.

Evler, ağaçlar, sular, ben ve bu an
Sanki bulutlarla bir, akıyoruz;
Onların hevesine uyaraktan
Cenup ufuklarına bakıyoruz.

Biz de hafif olsaydık bir rüzgârdan,
Yer alsaydık şu bulut kervanında,
Güzel’e ve Yeni’ye doğru koşan
Bu sonrasız gidişin bir yanında;

Dağlara, denizlere, ovalara
Uzansaydık yağarak iplik iplik,
Tohumları susamış tarlalara
Bahar, gölge ve yağmur götürseydik.

Bakıp imreniyorum akınına
Şehrin üstünden uçan bulutların.
Gidiyor, gidiyorlar yakınına
Rüyamızı kuşatan hudutların.

Ahmet Muhip Dıranas

————————————-

BULUT MU OLSAM

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa?..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

Nazım Hikmet Ran

Ömer Seyfettin Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

ömer seyfettin aşk şiirleri

Ömer Seyfettinin Şiirleri


Nişanlı

Korularda bülbüllerin rüyası,
Açılmayan güller ile süslenir;
Odasında yalnız kalan şu esir,
Şu genç kızın nedir acab hülyası?

Mavi ipek divanına uzanmış,
Yuvasında hasta yatan kuş gibi
Sessiz, sakin, hıçkırıyor… Sebebi
Söylenilmez, ne acıklı saklayış…

Korularda bülbüllerin rüyası,
Açılmayan güller ile süslenir;
Odasında yalnız kalan şu esir,
Şu genç kızın nedir acab hülyası?

Şu genç kızın bilinmeyen hülyası,
Belki şimdi oralarda çarpışan,
Oralarda can vererek şan alan
Bir isimsiz kahraman…

Yalnızlık

Güneş batmakta… Ovada gecenin
Gölgeleri büyür, büyür, sararır…
Ağaçlıklar, akan sular bir serin
Rüzgar ile dalgalanır, kararır.

Kuşlar ötmez, yuvalar boş, görünmez
Bir ışıltı uzaklarda; yazık ben
Öksüzüm şimdi bu yolda giderken.
Gök bile yıldızlarına bürünmez!

Eski izler, çirkin, korkunç lekeler
Kılavuzluk eder. Zavallı atım
Şüphelenir bu gidişten ve kişner…

Gece gelir, ıssızlık sanki solur
Ve ruhum uyur, uyanır, her adım
Atımın nal sadası ninni olur!..

Doğduğum Yer

Buralardan çok uzakta bir köydü!
Beyaz, billur bir derecik içinden,
Hıçkırırdı, sevinerek geçerken.
Kenarında vardı birçok söğüdü…

Ben işte bu söğütlerin susmayan
Gölgesinde büyümüştüm. Evimiz
Tenha idi; ne yabancı, ne bir iz…
Bahçemizdi yakındaki o orman.

Bir ses, “sevin!” derdi gülen rüzgarda,
Sevinçlere yoktu orda nihayet.
Sanılırdı bu ses gümüş dallarda

Görünmeyen bülbüllerin öğüdü!
Doğduğum yer, doğduğum yer… O cennet
Buralardan çok uzakta bir köydü!..

Kızılırmağa

Ah, ey Kızılırmak! Ağlıyor musun?
Dalgaların coşmuş, bilmiyor durmak,
Çöktü yüzbin ocak, anlıyor musun?
Ben geldim başına, isterim sormak:

Yüzlerce yıl evvel üstünden geçen
Türklerin başına nedir bu gelen?
Yasasız kalmışlar serserilikten
Kaçmak isterlerse yol verme, sen ak!

Ak, boğulsun kaçan, acıma ona.
İster misin yurda baykuşlar kona?
Geçmek lazım ise yok mudur Tuna?
Geriye bırakma, ak Kızılırmak!

ÖMER SEYFETTİN

Nereye?

Bir kahraman gördüm, gençti, güzeldi.
Atlamış maziden binlerce seddi,
Kır atıyla sanki canlı bir yeldi.
Sordum: “Nereye?” – “Ben giderim” dedi,
“Tarif olunamaz bir şana doğru…”

Güneş doğuyordu, maviden sisler,
Çiçekler açılmış, ötüyordu her
Dalda bir yavru kuş… “Aşk nuru yer yer”
“Tutuşurken böyle nereye sefer?”
Diye sordum, dedi: “Türkân’a doğru…”

“Yalnızsın yiğidim! Yolda kalırsın,
“Maksatların ölür, onulmaz yasın,
“Yol gösteren lazım, öne katılsın!”
Dedim. “Düşman varsa” dedi, “atılsın,
“Yolumun uğradığı Kur’ân’a doğru…”

“Uzak ufuklarda karlı dağlardan
“Aşarken sellerden, ormandan, yardan
“Yoldaş ister insan, değil Yaradan;
“Yalnızlık O’nundur…” dedim. “Dost yardan
Geçmez” dedi, “yolum yarâna doğru…”

Sürünce doğuya o kır atını,
Kılıçının çarptı taşlara kını,
Altun kıvılcımlar bu hoş akını
Gaybederken gördüm bu genç taşkını;
Dedi: “Uçuyorum Turan’a doğru!..”

Koşma

Ey Türk Genci! Aç gözünü azıcık
Etrafına bir dikkat et, gördüğün
Hayal değil, hakikattir, pek açık,
Pusu kurmuş herkes sana bak bu gün!..

Medeniyyet ateş, demir eliyle
Kan taşırtan, yuva yıkan seliyle
İlerliyor elektrik piliyle,
Yapılır mı uçurumda hiç düğün!

Artık uyan, keyif zamanı değildir,
İçtiklerin bade değil, hep zehir,
Kuvvetlenip Garb’i korkut ve sindir,
Galip gel de, sonra, Türk’üm de öğün!..

Turizm Haftası İle İlgili Şiir

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Turizm Haftası Şiirleri


Turizm Haftası İle İlgili Şiirler

Turizm Haftası

İnsanoğlu çalışmalı,
Çalışmaya alışmalı.
Yılda bir kerede olsa,
Bir yerleri dolaşmalı.

Dolaşana turist denir,
Değerini herkes bilir.
Toplanan büyük gelirden,
Devlet halka hizmet verir.

Tüm ülkeler turist bekler,
Kasasına para ekler.
Kutlayalım bu haftayı,
Vatanımız olsun lider.

Baycan Kacaroğlu

Turizm’dir Mesleğim

Turizm’dir mesleğim,
Güleryüzdür görevim.
Gece gündüz çalışır,
Harekettir bereketim.

Uluslararasıdır hedefim.
Ama vatandaşımdır önceliğim,
Ayşe, Fatma, Hasan, Mustafa
Sizleride beklerim.

İşletmenin öz kişiliği,
Sevmektir mesleğini.
Yarınlardır geleceği,
Yine bekleriz derken.

Güzel anılarınızı bırakırken,
Hatırlanmak isteriz.
Size hoşçakalın derken,
Yeniden bekleriz.

Türkan Yakın

Dinle Çukurova’yı

Her gün saat 15’te,
Dinle Çukurova’yı;
TRT Radyo 4’te
Dinle Çukurova’yı.

Kulağın büyülenir,
Ruhun çabuk dinlenir,
Dimağın bilgilenir
Dinle Çukurova’yı.

Tarihi,kültürüyle,
Oyunu,türküsüyle,
Şiiri,öyküsüyle
Dinle Çukurova’yı.

Sosyal etkinliğiyle,
Sanatsal kimliğiyle,
Köy-kent, tüm şenliğiyle
Dinle Çukurova’yı.

Aşkın,en cefakârı,
Halk şiiri mimarı;
Karacaoğlan diyarı
Dinle Çukurova’yı.

Toros’tan Akdeniz’e,
Antakya’dan Mersin’e,
Her yönü bir hazine,
Dinle Çukurova’yı..

Naim Yalnız

Hoş Geldin Turist Kardeş

Öyle güzel bir ülke,seçmişsin görmek için,
Gezdiğin her yer sana,olacak gönülden eş;
Bıkmadan tadacaksın,zevkleri biçim biçim
Hoş geldin Türkiye’ye,hoş geldin,Turist Kardeş.

Sıcak kanlı insanlar diyarıdır bu ülke,
Türkler konukseverdir,hepsi yürekten kardeş;
Doğruluk ve temizlik,en önde gelen ilke
Doya doya gez,eğlen; gönlünce Turist Kardeş.

Türkiye’nin her yeri,cennetten bir köşedir,
Zümrüt dağ,berrak deniz,altın sarısı güneş;
Halkının her hüneri,doyulmaz bir neşedir
Sağlık,sevinçle doldur,gönlünü Turist Kardeş.

Türk’ün başta emeli,barış sunmak dünyaya,
Dil,din,ırk renk gözetmez; herkesi bilir kardeş;
Aranmak,anımsanmak,tutkusu doya doya
Ya gel; ya selam gönder,dostunla turist kardeş.

Bir tarih hazinesi,baştan başa Türkiye,
Bin bir çeşit uygarlık bulursun,değil üç-beş;
Tanrı, bol bol bahşetmiş,her şeyi bu ülkeye
Sımsıcak kucağına,hoş geldin Turist Kardeş…

Naim Yalnız

Ülkemiz

Bu ülke bizim ülke,
Tertemiz olmalıyız.
Böyle yakışır Türk’e,
Ve böyle kalmalıyız.

Güler yüzlü milletiz,
Severiz misafiri.
Çok güçlü bir devletiz,
Koruruz turistleri.

Dünya bizi tanısın,
Tanısın ülkemizi.
Gittiği yerde ansın,
Dürüstlük ilkemizi.

Şanlıdır tarihimiz
Onurlu, guruluyuz,
Parlak istikbalimiz,
Uygarlık yolundayız.

Kasım KAPLAN

Tarsus’un Çağlayanı

Gelir kıvrıla kıvrıla,
Artar yavrula yavrula,
Düşer savrula savrula,
Tarsusun çağlayanı.

Akar devrile devrile,
İner çevrile çevrile,
Oyar sivrile sivrile,
Tarsusun çağlayanı.

Üzeri aynadır kırılır,
Taht yapar kendi kurulur,
Bulanır bulanır durulur,
Tarsusun çağlayanı.

Suyun hırslanıp dinişi,
Köpüğün köpüğe binişi,
Parsın merdivenden inişi,
Tarsusun çağlayanı.

Gökten elene elene,
Yerden dolana dolana,
Sudur ki çıkmış törene,
Tarsus’un çağlayanı.

Behçet Kemal ÇAĞLAR


Turizme önem verin

Ülke ve bölgelerin
Gelişmişlik faktörü
Toplumu etkiliyor
Çağa gönderir körü
Turizme önem verin
Yüksekte olsun yerin
Bütün turizm sektörü
Gelişmeli doluca
Emekler verilmeli
Durmaksızın topluca
Turizme önem verin
Yüksekte olsun yerin
Her yıl beş yüz milyon can
Araba uçak ile
Yollanır dört tarafa
Yemekli yatak ile
Turizme önem verin
Yüksekte olsun yerin
400 milyon dolarlık
Paralar harcanmakta
Yeşil mavi ve deniz
Çoğu koşarlar yata
Turizme önem verin
Yüksekte olsun yerin
Her sene ortalama
Büyümekte bu pazar
Bizlere ulaşmalı
Yapacaklarımız var
Turizme önem verin
Yüksekte olsun yerin
Dağ yayla turizmini
Geçirin harekete
Sağlık mutluluk gelsin
Topluca cemiyete
Turizme önem verin
Yüksekte olsun yerin
Devamlı artmaktadır
Vatana gelen turist
Hizmeti erken yapın
Hemen yanlarına git
Turizme önem verin
Yüksekte olsun yerin
Sevindirici olay
Bu önemli seçenek
Teşvik edilmelidir
Harekete geçsin tek
Turizme önem verin
Yüksekte olsun yerin
Hayvancılık ve tarım
Sanayi açısından
İlçemizi geliştir
Gel zorluğa eli ban
Turizme önem verin
Yüksekte olsun yerin
En önemli mesele
Turizm der Hasan Sancak
Gösterilirse önem
Biz kalkınırız ancak
Turizme önem verin

Turizm’dir Mesleğim
Turizm’dir mesleğim,
Güleryüzdür görevim.
Gece gündüz çalışır,
Harekettir bereketim.

Uluslararasıdır hedefim.
Ama vatandaşımdır önceliğim,
Ayşe, Fatma, Hasan, Mustafa
Sizleride beklerim.

İşletmenin öz kişiliği,
Sevmektir mesleğini.
Yarınlardır geleceği,
Yine bekleriz derken.

Güzel anılarınızı bırakırken,
Hatırlanmak isteriz.
Size hoşçakalın derken,
Yeniden bekleriz .

Yurt Türküsü

Güzel yurdum dağlarını,
Uzaktan göresim gelir.
Keskin esen yellerine,
Kendimi veresim gelir.

Gözümde tüter damların,
Sakız kokulu çamların,
Türkü söyler akşamların,
Bana kendi sesim gelir.

Su içtim kaynaklarından,
Gölgelerinde uyudum.
Kuşlarının söylediği
Şen türkülerle büyüdüm.

Ninniyle salladın beni,
Şefkatle kokladın beni,
Sevginle bağladın beni,
Güzel yurdum, güzel yurdum.

Vasfi Mahir KOCATÜRK

Anlamlı 19 Mayıs Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Anlamlı 19 Mayıs Şiiri


19 Mayıs Şiirleri


O Geliyor

Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Kızaran ufuklardan kaldırıyor başını
Yeryüzüne can veren,
Cana heyecan veren
Al yüzlü Oğan güneş.
Takanın burnu nasıl Karadeniz’i yırtar?
Siz de bir an öyle yırtınız uykunuzu.
Uyanın Samsunlular!
Kurutacak gözlerde umutsuzluk yaşını
Al yüzlü Oğan güneş.
Bugün Çaltıburnu’ndan gülerek doğan güneş.

Yıl 1919

Mayıs’ın on dokuzu.
Uyanın Samsunlular.
Uyumak ölüme eş.
Diriltir ruhunuzu,
Ufukta bir gemi var.
Fakat bu gemi niçin böyle yavaş geliyor?
Fakat yolu mu az, yoksa yükü mü ağır?
Bu gemi umut yüklü, insan yüklü, hız yüklü!
İçinde bu vatanın derdiyle yanan bağır.
Kurulacak yarını düşünen baş geliyor.
Bir baş ki, gökler bir küme yıldız yüklü.
Bu gemi onun için böyle yavaş geliyor.

Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Ufukta duran gitgide yaklaşıyor.
Sanki harlı bir ateş
Yakıyor ruhumuzu.
Beklemek üzüntüsü her gönülde taşıyor.
Üzülmemek elde mi?
Hız yüklü, iman yüklü, umut yüklü bu gemi.

O umut yayıldıkça ruhlara sıcak sıcak,
O hız, doldukça bütün damarlara kan gibi,
Gizli inleyen her yürek canlanacak.
Ateşler püskürecek uyuyan volkan gibi.
Gittikçe büyükleşen
Gölgene dikilmekten karardı gözlerimiz.
Koş, atıl gemi, sana engel olmasın deniz.
Ak saçlı dalgaları birer birer kes de gel!
Kuşlar gibi uç da gel, rüzgar gibi es de gel!

Celal Sahir EROZAN

19 Mayıs

Yıl 1919 Mayıs’ın ondokuzu
İşgal altında ülkem dağıtılmış ordusu.
Anadolu perişan şimdi gözler yollarda,
Bandırma vapuruyla Atam azgın sularda.

Karadeniz hırçın kız Karadeniz dalgalı
Bir yürek çırpınıyor vatanına sevdalı.
O yürekle değişti milletimin kaderi.
Kölelik olamazdı yaşamanın bedeli.

Bir güneş doğuyor bak Samsun ufuklarından!
Bir ışık yükseliyor o kapkara sulardan.
Öyle muhteşem bir nur ki ulaşıyor semaya,
Yeniden hayat verdi o nur Anadolu’ya.

Samsun’da atan yürek Erzurum’dan duyulur.
Bebelerin sütüyle Türk ordusu kurulur.
Havza, Erzurum, Sivas kurtuluşu müjdeler.
Vahdettin, Damat Ferit hani şimdi nerdeler?

Milletin iradesi Ankara’da buluştu.
Bu ne güzel bir haber bu ne muhteşem muştu.
Artık zafer yakındır yakındır güzel günler.
Sakarya, Kocatepe top sesleriyle inler.

İzmir’in kurtuluşu düşmanın sonu oldu.
Yurduma göz koyanlar kanlarında boğuldu.
Şimdi anıyor millet ecdadını şükranla.
Gerekirse tarihi yazarız yine kanla!

Sinan ORHAN


19 MAYIS GENÇLİK MARŞI

Bir şerefli milletin şanlı çocuklarıyız.
Kalplerimiz, nabzımız, vatan diyerek atar.
Ayrılmadan yürürüz, aynı yolda erkek, kız.
Ruhumuzda ateş var, göğsümüzde iman var…

Vücudumuz yay gibi, bacaklarımız çevik,
Kalplerde cumhuriyet, başımızdadır bayrak,
Bir emanet taşırız, Ata’mıza söz verdik.
Kuvvetimizi, gücümüzü, kanımızdadır kaynak…

Bilgi ile sporu, yürütürüz atbaşı,
Çalışkanlık, çeviklik atalardan mirastır.
Türk olmanın amacı kazanmaktır savaşı…
Bize ülkü yaraşır, bize hamle yaraşır.

19 Mayıs bizim en kutsal bayramımız.
Tarihlerde var mıdır, böyle bir günün eşi ?
Bu pınardan içiyor, alıyoruz kuvvet, hız,
Bu ocaktan yakıyor bütün gençlik ateşi…

İ. Hakkı TALAS

19 Mayıs

Bugün 19 Mayıs
Gençlik bayramı var
Bugün samsun ufkundan
Yeni bir güneş doğar

Karanlığa gömülmüş
Vatana nur oldu o
Yas bağlayan ruhlara
Yüreklere doldu o

O bir yaman volkandı
Baş buğdu kahramandı
Bu günü kuran odur
Yurdu kurtaran odur

Bugün 19 Mayıs
Gençlik bayramı var
Bugün samsun ufkundan
Yeni bir güneş doğar

19 Mayıs

Gözü parladı Mustafa Kemal’in
İlk hedefi ulaşmaktı Samsun’a
Bir 19 mayıs sabahı erkenden
Ayaka bastı Samsun’a

Takvim 19 Mayıs’ı gösterecek
Sonzuza dek sürecek
İçimizd yanan ateş
Hiçbir zaman sönmeyecek

Geldi Samsun’a Mustafa Kemal’im
Halk ondan haber bekliyor
Şahlanır anadolum
Tek vücut olur millet

O eşsiz bir kahraman
Türk gençliğine komutan
Neslimize ışık tutan
Çağlar boyu sensin atam

Hiç kuşkusuz umutlu gelecek
Halk onu arkasında hep
Merak etme Mustafa Kemal’im
Yarınlar bizimdir elbet

Cumhuriyeti ilan ettin
Türk gençliğine sundun
Gözün kalmasın arkada
Canımız feda cumhuriyet yolun

19 mayıs

Yol aldın hırçın Karadeniz’de
Umuda ve geleceğe doğru
İnandı sana Türk milleti
Ve uyandı derin uykusundan
İşte bak! geliyor ardından

Başlattığın bir savaştı
Esaretten özgürlüğe,
Karanlıktan aydınlığa ve…

Bir sözün yetti,
inançla doldu yürekler
adımlar uygun adım
yürüyüş başladı Samsun’dan

19 mayıslar kutlanıyor, kutlanacak
Atam, bu yürüyüş hiç durmayacak

Samsun

Bir daha bir daha;
Çarpsın dalgalar kayalar!..
Beyaz köpükler gülsün yüzüme
Merhaba Samsun yine geldim sana.

Hoş gör sevdamı,
Yosun gözlü, sarı benizli kız!
Ayrılığa katlanamam,
Yaşayamam sensiz!..

Sokakların denize yan,
Denize karşı.
Beyaz evlerinle daha güzel, daha temiz
Park, sokak, çarşı.

Nice şehirler gördüm,
Nice heykeller seyrettim
Sende ki Anıtın şahlanışını görmedim
Hiçbir şehirde.

Samsun Samsun!
Sen kurtuluşun ilk adımısın.
Samsun sen başlı başına,
19 Mayıs’sın!..

İbrahim Minnetoğlu

19 Mayıs’ın Sesi

Ağlıyordu saçı ak dedem,
Ağlıyordu ocak başında ninem,
Ağlıyordu elinin kınası solmamış gelin,
Ağlıyordu bir koca ülke sahipsiz.

Dal uçlarında tomurcuklar olgun,
Çakıl taşlarına değin mutlu deniz,
Dağ doruklarında bulutları eskidi Erzurum’un.
Eskimeyen gündür 19 Mayıs 1919.

Düşüncesi mavilikler örneği geniş,
Köyler, kentler acısına uzanır;
Dağ doruklarına varır bakışları.
Yıllar önce ay mayıs, gün 19.

Yeni doğan güneşle aydınlanmış
Samsun’da bir deniz.
Kıyısında tek yürek bir millet, haykırır kıt’alara;
Anadolu toprağında biz varız!..

Hasan Atabaş

Şu Sonsuz Koşu

Samsun’a ayak basmış Kahraman bugün,
Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda
Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.

Ata’nın rüyasına gelincikler sun,
Emek bahçelerinin güzel gülünü…
Biz sonsuz bir sabahtayız… O uyusun,
Sevincimiz coşturur O’nun gönlünü.

Nasıl çıkmış bir sabah Samsun’dan yola,
Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

Al bayrağın Ankara Kalesi’nde hür,
Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür,
Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

On dokuz Mayıs’ın hür başına çelenk,
Kiraz mevsimi, gençlik ay’ı, gül ay’ı,
Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.

Ceyhun Atuf KANSU

Bayram

Bağımsız, hür Türkiye,
Senin eserin Atam,
19 Mayıs’lar her sene
Coşku dolu bir bayram.

Öyle mutlu sevinçli,
Huzurluyuz ki Atam,
19 Mayıs’lar her sene
Sevgi dolu bir bayram.

Yürüyoruz izinde,
Başarılıyız Atam,
19 Mayıs’lar her sene
Sevinç dolu bir bayram.

Birkan Soylu

19 Mayıs

Samsun’da o gün doğdu
Türk’ün eşsiz güneşi,
Arasalar bulunmaz
Dünyada onun eşi.

Bütün yurt inliyordu,
Vatan gidiyor diye.
O sanki Türk yurduna
Gökten geldi hediye.

Samsun, Sivas demedi
Bütün yurdu dolaştı,
Türk’ün bu öz evlâdı
Vatanla kucaklaştı.

Bin dokuz yüz on dokuz
Türk’ün temel taşıdır.
Ardından gelen savaş
İstiklâl Savaşı’dır.

Temiz Türk gençliğine
Armağan olsun diye
Bu büyük ve şanlı gün
Bırakıldı hediye.

Ramazan Gökalp ARKIN
19 Mayıs Şiirleri

19 Mayıs Bayramı

Atatürk verdi bizlere
En güzel armağanı,
Millete kutlu olsun
19 Mayıs bayramı.

Dikelim en tepeye
Ay yıldızlı bayrağı,
Millete kutlu olsun
19 Mayıs bayramı.

Haydi herkes törene
Dolduralım alanı,
Millete kutlu olsun
19 Mayıs bayramı.

Birkan SOYLU

Bir Kurtuluş Destanı

Osmanlıydı bir zaman tarihler yazan,
Dört bir yana kök salmış, kükreyen aslan.

Asırlarca yaşadı, nesil geçti aradan,
Zayıfladı kuvvetçe, dediler “hasta adam”.

Asiler çıktı, Osmanlıya başkaldıranlar,
Fitneyle parçaladı hain düşmanlar.

Küçüldü topraklar savaşlarda bir yandan,
Atmak istediler Türk’ü Anadolu’dan.

Bir inançla gürledi, yüce Türk milleti,
Önder seçti kendine Mustafa Kemal’i.

Millet birlik oldu, koştu düşman üstüne,
Nice canlar verildi, Maraş, Urfa, Antep’te.

Cephelerde Mehmetçiğin Allah sedası,
Temizlendi düşmandan güney, doğu, batısı.

Ay ve yıldız dalgalandı akan kanlar üstüne,
Ve ölümsüz marşımız doğdu Mehmet Âkif’le.

Büyük harpler yaşadı bu vatan, bu topraklar,
Yine de bir nebze susmadı gök kubbede ezanlar.

Büyük Ata önder oldu, açtı Millet Meclisi,
Daha sonra kuruldu Milletin İradesi.

Binlerce şehidiyle aldı, Türk milleti vatanı,
Tarihe şerefiyle yazıldı, bu “Kurtuluş Destanı”.

Bu “Kurtuluş Destanı”dır kuşak boyu sürecek,
İlelebet, yok etmeye kimsenin gücü yetmeyecek

Erdoğan GÜNEŞ

Yeni 19 Mayıs Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Yeni 19 Mayıs Şiirleri

19 Mayıs Şiirleri Yeni

O GELİYOR

Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Kızaran ufuklardan kaldırıyor başını
Yeryüzüne can veren,
Cana heyecan veren
Al yüzlü Oğan güneş.
Takanın burnu nasıl Karadeniz’i yırtar ?
Siz de bir an öyle yırtınız uykunuzu.
Uyanın Samsunlular!
Kurutacak gözlerde umutsuzluk yaşını
Al yüzlü Oğan güneş.
Bugün Çaltıburnu’ndan gülerek doğan güneş.

Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Uyanın Samsunlular.
Uyumak ölüme eş.
Diriltir ruhunuzu,
Ufukta bir gemi var.
Fakat bu gemi niçin böyle yavaş geliyor ?
Fakat yolu mu az, yoksa yükü mü ağır ?
Bu gemi umut yüklü, insan yüklü, hız yüklü !
İçinde bu vatanın derdiyle yanan bağır.
Kurulacak yarını düşünen baş geliyor.
Bir baş ki, gökler bir küme yıldız yüklü.
Bu gemi onun için böyle yavaş geliyor.

Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Ufukta duran gitgide yaklaşıyor.
Sanki harlı bir ateş
Yakıyor ruhumuzu.
Beklemek üzüntüsü her gönülde taşıyor.
Üzülmemek elde mi ?
Hız yüklü, iman yüklü, umut yüklü bu gemi.

O umut yayıldıkça ruhlara sıcak sıcak,
O hız, doldukça bütün damarlara kan gibi,
Gizli inleyen her yürek canlanacak.
Ateşler püskürecek uyuyan volkan gibi.
Gittikçe büyükleşen
Gölgene dikilmekten karardı gözlerimiz.
Koş, atıl gemi, sana engel olmasın deniz.
Ak saçlı dalgaları birer birer kes de gel !
Kuşlar gibi uç da gel, rüzgar gibi es de gel !

Celal Sahir EROZAN

————————————

19 MAYIS TÜRKÜSÜ

On dokuz Mayıs,
En yüce bayram.
Bize armağan,
Bıraktı Ata’m.

Sağız vatanca,
Kafamız zinde,
Tek bir kitleyiz,
Ata izinde.

Ata’yı sevmek,
Kutsal ülkümüz,
O’na benzemek,
Coşkun türkümüz.

Ata her yerde,
Yol gösteriyor,
Koşun güzele,
Bilime diyor.

Samsun’a O’nun,
Çıktığı bugün.
Vatanda düğün,
Çocuğum övün!

Halim YAĞCIOĞLU

————————–

19 MAYIS

Coşuyor Karadeniz,
Çarpıyor yüreğimiz,
Açıldı Türk’ün önü,
Bekliyor Ata’yı
19 Mayıs günü.

Ata’m Samsun’a çıktı,
Yumruklarını sıktı,
Kurtuluşa hız oldu.
Savaştı içte, dışta,
Dünyaya yıldız oldu.

Ali ERTAN

—————————

19 MAYIS

19 Mayıs günü,
Yaşıyor kalbimizde,
Atatürk güneş gibi,
Her zaman içimizde.

Tembellik yasak bize,
Parolamız ileri,
Dünyaya örnek olsun,
Çalışkan Türk gençleri.

Ülkü verir, hız verir.
Bize 19 Mayıs.
Yurdumuzu kurtaran,
Ata’yı unutmayız.

Tembellik yasak bize,
Parolamız ileri,
Dünyaya örnek olsun,
Çalışkan TÜRK GENÇLERİ

F. ELMALI

Anneanne İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Anneanne Şiirleri

Anneanne İle İlgili Şiir


ANNEANNE

Sana sevgimi anlatmak biliyorum imkansız
Dünyada imkansız olan bir tek şey bu benim için
Çünkü senin sevgin ölçülmez
Ana yüreğinden fazlaydı senin bana sevgin

Anca bu anlatır senin iyi olduğunu
Hatırlıyorum seninle geçen saatlerimizi
Seni yılan ısıracak diye benim paniğim
O gün senden o tatlı öpücüğü almak hayatımda en güzel anımdı

Ne kızlar ne arabalar ne evler vs…
Bunların hiç biri seni tutamaz anneanne
Çok erken gittin anneanne
Ben daha 9 yaşındaydım

Ben sana doyamadım
O güzel yüzüne doyamadım
Hani sen hasta olduğunda bir yastık almıştık ya…
Sen öldükten beri hep onla yatıyorum

Her akşam yastığa bakarak ağlıyorum
Elimden bir şey gelmiyor dua ediyorum
Senden sonra en sevdiğim şey vatan
Hayatım boyunca onu koruyacağım

15 yaşındayım anneanne
Bir Zonguldak çocuğuyum
Annem hastanede dedeme bakarken
Senin elinde büyüdüm

Senin hakkını ödeyemedim en çok buna yanarım
Delin tutulduğunda benim fotoğrafıma işret etmişin
Biz şehirdeydik anneanne benim fotoğrafımı öpmüşsün
Biz kötü haberi duyunca geldik

Bana bir sarılışın vardı ya onu ben ne annemden ne babamdan aldım
Kimseden de almam beni öperek öldün
Dayım ise son anda yetişti fakat sen ölmüştün
Tabuta baktı ve bayıldı

Bende baktım sana bir kez sanki gülüyordun
Ama ben ağlıyordum
Lütfen geri gel
Anneanne lütfen! ! !

Nasri Aydemir

İyi Günler İlerde Anneanne

iyi günler ilerde anneanne
iyi günler ilerde
bense yirmidört saatlik
günlerdeyim anneanne

rüyalarında senin ne kıyamet kopuyor
ne de bir gül düşüyor dalından
sen böyle istersin bilirim
gülümseyerek anneanne

oysa ne sarışın kızlar
göz kırpıyor esmer delikanlılara
ne de ortadoğu
bir gül bahçesi oluyor

yine de iyi günler
ilerde anneanne
esmerliğimiz
kıyamet herkese

halime bakıp üzülme anneanne
bir bakarsın dayımla beraber
ortak bir iş kurar
belki bir süpermarket açarız

ne dersin, kasada da
muzaffer durur, gülümseyerek
yok yok olur, dandy, pop-corn
ve kalve çorba satarız.

kahrolsun amerika deriz sonra
kahrolsun fransa için ve mançurya
kahrolur biz böyle deyince
devr-i daim düzeniyle dönen dünya

mançurya da kahrolur
niye kahrolacaksa

anneanne, müzmin
başağrılarım artıyor
işte yaşamak bu deyip dostlar
müttefiklere gülümsediğinde

anneanne, ah anneanne
çıkış yok ve bu tereke
rahmetli dedemin yüreğinden
daha eski bir mesele

yüreğimiz bölüştürülemez
iyi günler ilerde

sade ekmeği bildiğimiz
günler geçmişte
ve güzeldi anneanne
şimdi ekmek dile gelse
boğazımızdan geçişine
utandığını söylerdi

iyi günler yok!
iyi günler yok anneanne

kıyamet bize
kıyamet bize
kıyamet bize

kıyam/et bize

Hüseyin Atlansoy


Baldır Yusufum

Annesiz babasız kaynaşamazlar
Torunlar dedesiz oynaşamazlar
Babaanne anneanne paylaşamazlar
Torunlar petekte baldır Yusuf’um

Çok sağlam kurulmuş ailede temel
Elifi doğuran kızınız emel
Ereni unutma onada yönel
Biri çiçek biri güldür Yusuf’um

Büyükbabasına muştuyu verin
Hastaneye varıp emeli görün
Elif yavrunuzu beraber sevin
Tatlı akrabalık baldır Yusuf’um

Allahım beş torun bahşetmiş sana
Beşinide birden bas kucağına
Can kafeste iken sev kana kana
Onlar sazlardaki teldir Yusuf’um

Anneanne torundan alsın muradın
Adınsa Yusuf’tur Başer soyadın
Bundan keri mutlu geçsin hayatın
Sonumuz ahrete yoldur Yusuf’um

Dedelikte göster büyük başarı
Torunlar dünyanın en kutsal varı
Damadı gelini atma dışarı
Kırılır bir başı eldir Yusuf’um

Biraz düşün batın ile zahiri
İnsanların en son topraktır yeri
Yüksele yardım et duyma gahiri
Kitaplar elinde kaldı Yusuf’um

Osman Yüksel

Anneanne

Gökgözlüm…
çok zaman oldu
bana sarılmayalı sen
çok zaman oldu
anneanne
çocukluğumu özledim ben
fındık bahçelerinde
koşarken
ömrümün çoğu daha
önümde dağ gibi
dururken
ve bilmezken
hastalık nedir
yaşlılık nedir
aklım ermezken
hep sen vardin yanimda
yanimda değilsen
hemen ardimda..
bilmezdim çiçekler
ne işe yarar
ben
evelek mantarlari arardim
dört dönerek
bahçelerde
gözüne girmek ve
seni mutlu etmek için
bana
aferin oğlum
demen için
şimdi söyle
niçin
anneanne
ne zaman bir bahçeye
adimimi atsam
buruk olurum ben
o an
bir avucumda
çocukluğum
bir avucumda
ellerin
koşmak isterim
findik bahçelerinden
sana
hernerdeysen…….
Mete Çakır

Benim Çocuklarım Anneanne Diyemediler

Ne büyük eksiklik anneciğim yokluğun.
Benim kızım,oğlum
Seni tanımadılar.
Sarılıp da boynuna anneanne diyemediler.

Ellerini öpüp bayramlarda,harçlık alamadılar.
Masallarını dinleyemediler,
Kucağında,ayağında uyutamadın sen onları,
Senin güzelim yeşil gözlerini görmediler.

Okula gönderip,
Karşılayamadın dönüşlerinde,
Ders çalışmadılar dizinin dibinde.
Senle başbaşa olamadılar gönüllerince.

Anneanne demeyi bilemediler,
Elbette dede de demediler babama,
Mehmet Babam dedeleri idi ve,
Bu duyguyu, bu kelimeyi biliyorlar.

Anneanne diye bildikleri ise,
Yeşil demir bir çerçeve ile sarılmış çepeçevre,
Bir mezar.
Gidilen, eller açılarak dualar edilen,
Bir toprak parçası,
Bir mermer isim levhası.
Bayramlar,özel günler ötesi,
Her dertleşmek istenildiğinde gidilen,
Bir ömür törpüsü.

Hep soruyorlar anneciğim seni,
Hep anlatıyorum,
Pelinsu biliyor,bu sohbetin sonunun gözyaşı ile biteceğini,
Anlatırken beraber yaptıklarımızı,
Sohbetlerimizi,
Kısacık ömründe bana kattıklarını,
Vefa, sadakat, çalışkanlık, dürüstlük,
Sevgi doyasıya coşkulu,heyecanlı,mutlu,
Sahiplenme,kıskanma,paylaşmama,
Dinliyor koskoca iri gözlerle,
Uykuya dalarken koynumda,
Sana dualar okuyor annem.

Bak yine anneler günü,
Anneanne günü geldi çocuklarımın.
Pazar günü ellerimizde çiçeklerle sana geleceğiz.
Akıllarında kalan hep bu günler olacak sana dair.
Fotoğraflar,ve bu toprak parçası.
Anneanne demeyi öğrenemeyecekler belki
Bu eksik hiç kapanmayacak,
Ama anneciğim seni asla unutmayacaklar.
Hep getireceğim sana onları.
Seslerini duyacaksın sarılamasanda,
Göreceksin yüzlerini.
Küçücük elleriyle dualar okuyacak,
Gözlerinde yaşlarla
Anneanneciğim anneler günün kutlu olsun diyecekler.
Günün kutlu olsun bir tanem.
Allahısmarladık.

Aynur Meydan

Anneanne Evi

Resmim çerçevede
Evin baş köşesinde…
Sevilmek, şımartılmak
Zirvelerde…
Bahçe kapısından girerken daha
Akşamsefaları,
Pencerenin önündeki saksılarda
Sardunyalar, karanfiller, güller…
Ama asıl ben gelince
Açar bu evde güller…
Mutluluk ben demek…
Her şey benim içindir zaten:
Ne istesem önüme serilir,
Sütlaç ister canım,
Hemen sakızlısı pişirilir…
Portakal, mandalina, elma
Dilim dilim,
Zorla ağzıma verilir…
Tuttuğum yarım oruçlar için
Para da ödenir…
Hiç aç kalmadığım,
Hiç üşümediğim,
Hiç azarlanmadığım ev…
Anneanne evi…
Çocukluğumun en güzel evi,
Hep özlemle beklendiğim ev,
Anılarımın burcu burcu koktuğu,
Özlemlerimin yüzüme güldüğü ev…

Anneanne evi
Çocuk ruhumun süzme sevgileri…

Mahmut Mustafa Kılınçer

Aslan İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Aslan İle İlgili Şiirler

Aslan İle İlgili Şiirler

Meydan Kedisi

Her ortamda baş gösterir yalaka,
Söz dinlemez fayda etmez salaka,
Leke sürer alnı açık yüzü aka,
Aslan boğar aslan meydan kedisi.

İyi kötü kimdir görmez kör deve,
Dürüst doğrulara layık yetki merteve,
Alın teri ekmek götürmek için eve,
Aslan boğar aslan meydan kedisi.

Vermez yalakalar bozuk huzurlar,
Dürüst çalışanın sonun hazırlar,
Kovar dokuz köyden kökün kazırlar,
Aslan boğar aslan meydan kedisi.

Yalakalar bazen aşar çizmeyi,
Hiç hoş değil taşa vurur kazmayı,
Dünya fani bence değmez üzmeyi,
Aslan boğar aslan meydan kedisi.

Düzen bozuk düzen bozuktur çarkı,
Her insan yerinde beydir yok farkı,
Ayrım kayrım yapıp sorulmaz ırkı,
Aslan boğar aslan meydan kedisi.

Düşün Adem baba Havva anamı,
Hep kardeşiz garez kinin banamı,
Gerçek dersem kapa dersin çenemi,
Aslan boğar aslan meydan kedisi.

Her olur olmaza neden eğilem,
Varsa içinde kurdun bende ne bilem,
Senin gibi olmaktansa aç ölem,
Aslan boğar aslan meydan kedisi.

Akrep hisli iki ayaklı kediler,
Veysel derki; pay etmeden yediler,
Çoktur memlekette böyle adiler,
Aslan boğar aslan meydan kedisi.

Veysel Şimşek

Aslan Kayapınarlı

Tarih yazarsın sen şanlı
Haydi aslan Kayapınarlı
Sen azimli, sen kararlı
Haydi aslan Kayapınarlı

İlk sanatımız çerçilik
Gömleğinde yoktu ilik
Bize yapsalar bencillik
Haydi aslan Kayapınarlı

Gurbet gurbet gezdin durdun
Bazan aç, kimi gün yorgun
El kapısında uyudun
Haydi aslan Kayapınarlı

Hep gördüler bizi cahil
Cahil gören oldu gafil
Sıra bizde işte delil
Haydi aslan Kayapınarlı

Mastır yapan ögretmenler
Yetişiyor bak şair’ler
Avrupada var vekiller
Haydi aslan Kayapınarlı

Birlik beraberlik olsun
Gönlümüz hep neşe dolsun
Her günümüz, Bayram olsun
Haydi aslan Kayapınarlı


ASLAN MEHMED’İM

Umudun yarına, seferi için
Bayrağı tutandır, aslan Mehmed’im
Barışın dünyada, zaferi için
Yüreği atandır aslan Mehmed’im

Tırnakla, diş ile siperler kazıp
Tarih sayfasına, destanlar yazıp
Oynanan oyunu, sabırla bozup
Feleğe çatandır aslan Mehmed’im

Düşmana her yerde, göğsünü gerip
Anafartalar’da ihtarı verip
Nusret’le denize mayınlar serip
Boğaza katandır aslan Mehmed’im

Tabyadan tabyaya, durmadan koştu
Yüreği inançla, sel gibi coştu
Zaferdi emeli, gerisi boştu
Tek derdi vatandır aslan Mehmed’im

Cesurdur yiğittir, çeker soyuna
Şehitlik yakıştı, fidan boyuna
Anzak’la beraber, koyun koyuna
Şerefle yatandır aslan Mehmed’im

Sevim Aslanalp


Aslan

Kuyruğu var yelesi var
Önü geniş arkası dar
Görkemli bir gövdesi var
Hayvanlar kralı aslanın
Ormanda yüzlerce cariyesi
Binlerce kölesi var

Parkları meydanları
Müzeleri süsler yontusu
Ağzı mağara kapısıdır
Dişleri diş değil hançer
Yoktur kimseden korkusu

Ali YÜCE

5. Sınıf Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

5. Sınıf Şiirleri

5. Sınıf Şiirler

CUMHURİYET

Bir zamanlar yurdumuzda
Bir başka devlet varmış,
Başındaki padişah
Ne isterse yaparmış.

Millet onun yanında
Köle imiş, kul imiş,
Türklerin vatanında
Yıllar sürmüş bu gidiş.

Vatan kalmış bakımsız
Millet fakir perişan
Sönüp gitmiş eski hız
Yurda saldırmış düşman.

Atatürk padişaha
Düşmana karşı durmuş,
Yurdumuzu kurtarmış
Cumhuriyeti kurmuş.

İ. Hakkı TALAS

—————————-

On Kasım

Yıl otuz sekiz, on kasım Perşembe
Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar
Sarsılıyor İstanbul yedi tepe
Yaman esmiş Dolmabahçe’de rüzgar

Gerçek olamaz olsa olsa bir düş
Dokuzu beş gece Atatürk ölmüş
Böyle toptan bir yas nerde görülmüş
Beraber ağlıyoruz kurtlar kuşlar

Bu memlekette en çok hizmet eden
Bu aşk ile dağlara gücü yeten
On sekiz milyonun omzunda giden
Atam Ankara sırtlarında yatar.

Cahit Sıtkı Tarancı

—————————-

Güzel Türkiye

Uzunca yürüdüm yollarında
Deresinden köprüsünden geçtim
Dağlarından akan pınarlarında
Buz gibi akan sularını içtim

Türkiye Zümrütten yeşil
Göllerinden,ırmaklarından geçtim
Dağlar,ovalar,ormanlar yemyeşil
Türkiye`mi yıldızlara bakarak seçtim

Türkiye denizlerin ne güzel
Denizlerinin üzerinden geçtim
Türkiye şehirlerin ne güzel
Türkiye körfezlerinde güzelliği seçtim

Türkiye tarihi eserlerine hayran kaldım
Öyle güzelsinki güzel Türkiye
Tarihi eserlerinden, rüyalara daldım
Dünya`yı dolaştım,seni seçtim,Türkiye

Mustafa Cemil Dirier

alıntı

Emniyet Kemerinin Önemi İle İlgili Şiir

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Emniyet Kemeri Şiirleri

Emniyet Kemerinin Önemi İle İlgili Şiirler

Emniyet kemeri

Hayatın garantisi,
Yaşamın siğortası,
Hayatla ölüm arasındaki,
‘ÇIT’sesini duy.
Geri kalan hayatın,
köprüsünü kur.
Emniyet kemerini tak,
aracını sür.

Ramazan Çiçekli

Emniyet Kemeri

Şehir içi ve şehir dışı yollarda.
Kalsın sağ kol içerde,sol kol dışarıda.
Faydasını görürsün,herhangi bir kazada.
Yoksa bulursun kendini,ön camdan dışarıda.

Kaza sonunda ölüm ihtimali,yüzde altmış azalır.
Böyle güzel bir koruyucudan,niçin kaçılır.
Yoksa etrafa,al kanların nasıl saçılır.
Emniyet kemeri,elbette daim takılır.
01-03-2001-Perşembe
Ankara

Osman Karahasanoğlu

Emniyet Kemerini Tak

Emniyet kemerini tak,
Mutlu ol sende.
Neşe ile
İlerle.
Yanlış yapma sakın,
Emniyet kemerini tak.
Trafiğe dikkat et,
Kurallara uy sende.
Emniyet çok önemli bu devirde,
Mutlu olmak istersen,
Emniyet kemerini tak.
Rahat ol sende,
İlerle neşe ile.

Berna Özkara

Emniyet kemeri

Emniyetli bir yolculuk için

Mutlaka takılmalı emniyet kemeri

Nedenini hiç sorma sakın

İnşallah kaza geçirmezsin

Yolculuk esnasında

Emniyetli olarak gitmek için

Trafikte mutlaka takmalısın kemerini

Korkma kemerin takılıysa

Ehemmiyet göstermişsin zaten hayatına

Mantıklı her insan gibi

Emniyet kemerini takmalıyız

Rahat rahat evimize varmak için

İlle de emniyet kemerini kullanmalıyız

2 Kıtalık İlkbahar Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

2 Kıtalık İlkbahar Şiirleri

İlkbahar Şiirleri 2 Kıtalık

İlkbahar

Bir senede dört mevsim var
Birbirini kovalar
İlkbahar, yaz, sonbahar, kış
Çiçekli, karlı bir akış
İlkbaharda canlanır yer
Kırlar hep yeşiller giyer
Döner geline her ağaç

Süslü bir etektir yamaç
Dere akar çağıl çağıl
Kuzularla dolar ağıl
Şimdi bakarsın gök nurlu
Şimdi bakarsın yağmurlu
Güneş bir doğar bir kaçar
Hava bir kapar bir açar

YUSUF ZİYA ORTAÇ

BAHAR GELİYOR

Damlardaki kar, saçaklardaki buz
Kanı kaynayan suya dar geliyor
Haberin var mı Oluklardan
Akan su sesinde bahar geliyor

Duy güneyden estiğini rüzgarın
Göreceksin neler olacak yarın
Yuvada çırpınan yavru kuşların
Uçmak hevesinde bahar geliyor

Cahit SITKI TARANCI

Bilsen

Sen yanımdayken
Baharı soluğunda buldu dallar
Açtı çiçek çiçek
Günlere
Dallar
Açtı bahar bahar
Seni

Gittin
Hüznü yokluğunda doldu dallar
Döktü çiçek çiçek
Yollara
Dallar
Döktü bahar bahar
Seni

İlhami İnceöz

Kardelen

Erken doğum yaptı bahar
Karçiçeği doğdu
Karların altından
Artık bahar yakın derken
Erken doğum yaptı bahar

Kış bahara gebe
Bahar çiçeklere
Oysa kış bahardan önce
Kardeleni doğurdu

Hikmet Elp

Duygulu 19 Mayıs Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

19 Mayıs Şiirleri



19 Mayıs Şiirleri Duygulu

O GELİYOR

Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Kızaran ufuklardan kaldırıyor başını
Yeryüzüne can veren,
Cana heyecan veren
Al yüzlü Oğan güneş.
Takanın burnu nasıl Karadeniz’i yırtar ?
Siz de bir an öyle yırtınız uykunuzu.
Uyanın Samsunlular!
Kurutacak gözlerde umutsuzluk yaşını
Al yüzlü Oğan güneş.
Bugün Çaltıburnu’ndan gülerek doğan güneş.

Yıl 1919
Mayıs’ın on dokuzu.
Uyanın Samsunlular.
Uyumak ölüme eş.
Diriltir ruhunuzu,
Ufukta bir gemi var.
Fakat bu gemi niçin böyle yavaş geliyor ?
Fakat yolu mu az, yoksa yükü mü ağır ?
Bu gemi umut yüklü, insan yüklü, hız yüklü !
İçinde bu vatanın derdiyle yanan bağır.
Kurulacak yarını düşünen baş geliyor.
Bir baş ki, gökler bir küme yıldız yüklü.
Bu gemi onun için böyle yavaş geliyor.

Yıl 1919

Mayıs’ın on dokuzu.
Ufukta duran gitgide yaklaşıyor.
Sanki harlı bir ateş
Yakıyor ruhumuzu.
Beklemek üzüntüsü her gönülde taşıyor.
Üzülmemek elde mi ?
Hız yüklü, iman yüklü, umut yüklü bu gemi.

O umut yayıldıkça ruhlara sıcak sıcak,
O hız, doldukça bütün damarlara kan gibi,
Gizli inleyen her yürek canlanacak.
Ateşler püskürecek uyuyan volkan gibi.
Gittikçe büyükleşen
Gölgene dikilmekten karardı gözlerimiz.
Koş, atıl gemi, sana engel olmasın deniz.
Ak saçlı dalgaları birer birer kes de gel !
Kuşlar gibi uç da gel, rüzgar gibi es de gel !

Celal Sahir EROZAN

19 MAYIS GENÇLİK MARŞI

Bir şerefli milletin şanlı çocuklarıyız.
Kalplerimiz, nabzımız, vatan diyerek atar.
Ayrılmadan yürürüz, aynı yolda erkek, kız.
Ruhumuzda ateş var, göğsümüzde iman var…

Vücudumuz yay gibi, bacaklarımız çevik,
Kalplerde cumhuriyet, başımızdadır bayrak,
Bir emanet taşırız, Ata’mıza söz verdik.
Kuvvetimizi, gücümüzü, kanımızdadır kaynak…

Bilgi ile sporu, yürütürüz atbaşı,
Çalışkanlık, çeviklik atalardan mirastır.
Türk olmanın amacı kazanmaktır savaşı…
Bize ülkü yaraşır, bize hamle yaraşır.

19 Mayıs bizim en kutsal bayramımız.
Tarihlerde var mıdır, böyle bir günün eşi ?
Bu pınardan içiyor, alıyoruz kuvvet, hız,
Bu ocaktan yakıyor bütün gençlik ateşi…

İ. Hakkı TALAS

ŞU SONSUZ KOŞU

Samsun’a ayak basmış Kahraman bugün,
Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda
Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.

Ata’nın rüyasına gelincikler sun,
Emek bahçelerinin güzel gülünü…
Biz sonsuz bir sabahtayız… O uyusun,
Sevincimiz coşturur O’nun gönlünü.

Nasıl çıkmış bir sabah Samsun’dan yola,
Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

Al bayrağın Ankara Kalesi’nde hür,
Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür,
Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

On dokuz Mayıs’ın hür başına çelenk,
Kiraz mevsimi, gençlik ay’ı, gül ay’ı,
Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.

Ceyhun Atuf KANSU

19 MAYIS

19 Mayıs günü,
Yaşıyor kalbimizde,
Atatürk güneş gibi,
Her zaman içimizde.

Tembellik yasak bize,
Parolamız ileri,
Dünyaya örnek olsun,
Çalışkan Türk gençleri.

Ülkü verir, hız verir.
Bize 19 Mayıs.
Yurdumuzu kurtaran,
Ata’yı unutmayız.

Tembellik yasak bize,
Parolamız ileri,
Dünyaya örnek olsun,
Çalışkan TÜRK GENÇLERİ

F. ELMALI

19 MAYIS

Gençlik şölenimiz var,
Yurdumun dört bucağında.
Meşaleler yanıyor,bandırma vapurunda.
Güneş doğuyor,o güzelim Samsun’un ocağında…

Denizler artık dar geliyor,
Zalim düşmanların yaptıkları,ar geliyor.
Bakın; bakın enginlere,
Mustafa Kemal’imiz geliyor…

Yeşeriyor artık umutlarımız,
Şenleniyor artık otağımız evimiz.
Bakın; bakın,enginlere…
Mustafa Kemal’imiz geliyor


19 MAYIS

Coşuyor Karadeniz,
Çarpıyor yüreğimiz,
Açıldı Türk’ün önü,
Bekliyor Ata’yı
19 Mayıs günü.

Ata’m Samsun’a çıktı,
Yumruklarını sıktı,
Kurtuluşa hız oldu.
Savaştı içte, dışta,
Dünyaya yıldız oldu.

Ali ERTAN


19 Mayıs’da Samsun

Bu gün ne güzel Samsun
Güneş daha aydınlık
Genç, ihtiyar, kadın, kız,
Ulusca Samsun’daydık

Bin dokuz yüz on dokuz
19 Mayıs bu gün
Atatürk’ün Samsun’a
Ayak basmıştı bu gün

Kurtuluş Savaşı’nı
Atam bu gün başlattı
Bandırma vapuruysa
Şanlı bir gürev yaptı

19 MAYIS ŞİİRİ

Yıl 1919 Mayıs’ın ondokuzu
İşgal altında ülkem dağıtılmış ordusu.
Anadolu perişan şimdi gözler yollarda,
Bandırma vapuruyla Atam azgın sularda.

Karadeniz hırçın kız Karadeniz dalgalı
Bir yürek çırpınıyor vatanına sevdalı.
O yürekle değişti milletimin kaderi.
Kölelik olamazdı yaşamanın bedeli.

Bir güneş doğuyor bak Samsun ufuklarından!
Bir ışık yükseliyor o kapkara sulardan.
Öyle muhteşem bir nur ki ulaşıyor semaya,
Yeniden hayat verdi o nur Anadolu’ya.

Samsun’da atan yürek Erzurum’dan duyulur.
Bebelerin sütüyle Türk ordusu kurulur.
Havza,Erzurum, Sivas kurtuluşu müjdeler.
Vahdettin, Damat ferit hani şimdi nerdeler?

Milletin iradesi Ankara’da buluştu.
Bu ne güzel bir haber bu ne muhteşem muştu.
Artık zafer yakındır yakındır güzel günler.
Sakarya, Kocatepe top sesleriyle inler.

İzmir’in kurtuluşu düşmanın sonu oldu.
Yurduma göz koyanlar kanlarında boğuldu.
Şimdi anıyor millet ecdadını şükranla.
Gerekirse tarihi yazarız yine kanla!

Sinan Orhan

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı

19 Mayıs 1919 Müjdeli gün,
Türk çocuğu unutma,ne oldu dün.
Türk’ün uyanıp şahlandıgı o gün,
Özgürce yaşamanı sağladı bugün.

Türk’ün Bayrağı karalar bağlamış,
Gitmeden esaret dalgalanmam diyor.
İstanbul Fatihi Mehmet Han ağlamış,
Mezarında Ruh’u yatmam diyor.

Fransızlar Adana benim diyor,
Doganbey Vatan için can veriyor.
Urfa,Maraş ve Antep’te İngilizler,
Namus ve şerefime göz dikiyor.

Yunan Ordusu çıkmış İzmir’ime,
Hançerini saplamak ister Yüreğime.
Antalya ve Konya’da İtalyanlar,
El uzatmış Ay-Yıldızlı Bayrağıma.

Samsun’da İngiliz cirit atıyor,
Ermeni-Rum Türk’ü satıyor.
Irak ve Filistin’i İngiliz almış,
Suriye -Lübnan Fransız’a kalmış.

İngiliz Bayragı Yürekleri dağlıyor,
Evliyalar şehri İstanbul ağlıyor.
Eyüp Sultan’da toplanmış Şehitler,
Başta Gençosman ferman dinliyor.

Ermeni-Rum Çeteleri silahlanmış,
Anne karnında bebeleri Süngülüyor.
İngiliz – Fransız destekli Sülükler,
Türk’ün Kan’ını içerek besleniyor.

Şahin bey Antep’ten seslenir,
Yakışmaz Türk’e Esaret Ar gelir.
Adana’dan Sinan Paşa cevap verir,
Esir yaşamaktansa ölüm hoş gelir.

19 Mayıs 1919 Kutlu sabahında,
Mustafa Kemal’im Bandırma Vapurunda.
Özgürlük Meşalesi tutuştu Samsun’da,
Yayıldı dalga dalga Anadolumda.

Mustafa Kemal’im Bayrak olup,
Esti Samsun’dan Yurdum üzerine.
Zulmün kahredici Güneşi olup,
Çöktü Emperyalist güçlerin üzerine.

Savunmasız Yurdum işgal selinde,
Esaret ölümdür gönül telinde,
Kefen teninde,Şehitlik dilinde,
Toplandı Milletim Ata’nın emrinde.

Ondokuz Mayıs Gençlik Bayramı,
Gençler Sporla kutlar Bayramı,
Atatürk’ün gençliğe büyük armağanı,
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı.

Zulmün sonu,Özgürlüğün başı,
Cumhuriyet yolunun ilk yapı taşı,
Türk’ün kurtuluş umudunun gözyaşı,
Ezilmişliğe başkaldırının sembolü bugün.

İshak Özlü

19 MAYIS

19 Mayıs günü,
Yaşıyor kalbimizde,
Atatürk güneş gibi,
Her zaman içimizde.

Tembellik yasak bize,
Parolamız ileri,
Dünyaya örnek olsun,
Çalışkan Türk gençleri.

Ülkü verir, hız verir.
Bize 19 Mayıs.
Yurdumuzu kurtaran,
Ata’yı unutmayız.

Tembellik yasak bize,
Parolamız ileri,
Dünyaya örnek olsun,
Çalışkan TÜRK GENÇLERİ

F. ELMALI

ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞI’NDA

Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı
Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
Selam durdu tayfası.

Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman
Duman değildi bu
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil
Sarılan anayurda
Kemâl Paşa’nın kollarıydı.

Selam vererek Anadolu çocuklarına
Çıkarken yüce komutan
Karadeniz’in hâlini görmeliydi.

Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
Kalktı takalar,
İzin verseydi Kemâl Paşa
Ardından gürleyip giderlerdi
Erzurum’a kadar.

Cahit KÜLEBİ

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı

19 Mayıs 1919 Müjdeli gün
Türk çocuğu unutma,ne oldu dün.
Türk’ün uyanıp şahlandıgı o gün,
Özgürce yaşamanı sağladı bugün.

Türk’ün Bayrağı karalar bağlamış,
Gitmeden esaret dalgalanmam diyor.
İstanbul Fatihi Mehmet Han ağlamış,
Mezarında Ruh’u yatmam diyor.

Fransızlar Adana benim diyor,
Doganbey Vatan için can veriyor.
Urfa,Maraş ve Antep’te İngilizler,
Namus ve şerefime göz dikiyor.

Yunan Ordusu çıkmış İzmir’ime,
Hançerini saplamak ister Yüreğime.
Antalya ve Konya’da İtalyanlar,
El uzatmış Ay-Yıldızlı Bayrağıma.

Samsun’da İngiliz cirit atıyor,
Ermeni-Rum Türk’ü satıyor.
Irak ve Filistin’i İngiliz almış,
Suriye -Lübnan Fransız’a kalmış.

İngiliz Bayragı Yürekleri dağlıyor,
Evliyalar şehri İstanbul ağlıyor.
Eyüp Sultan’da toplanmış Şehitler,
Başta Gençosman ferman dinliyor.

Ermeni-Rum Çeteleri silahlanmış,
Anne karnında bebeleri Süngülüyor.
İngiliz – Fransız destekli Sülükler,
Türk’ün Kan’ını içerek besleniyor.

Şahin bey Antep’ten seslenir,
Yakışmaz Türk’e Esaret Ar gelir.
Adana’dan Sinan Paşa cevap verir,
Esir yaşamaktansa ölüm hoş gelir.

19 Mayıs 1919 Kutlu sabahında,
Mustafa Kemal’im Bandırma Vapurunda.
Özgürlük Meşalesi tutuştu Samsun’da,
Yayıldı dalga dalga Anadolumda.

Mustafa Kemal’im Bayrak olup,
Esti Samsun’dan Yurdum üzerine.
Zulmün kahredici Güneşi olup,
Doğdu Emperyalist güçlerin üzerine.

Savunmasız Yurdum işgal selinde,
Esaret ölümdür gönül telinde,
Kefen teninde,Şehitlik dilinde,
Toplandı Milletim Ata’nın emrinde.

Ondokuz Mayıs Gençlik Bayramı,
Gençler Sporla kutlar Bayramı,
Atatürk’ün gençliğe büyük armağanı,
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı.

Zulmün sonu,Özgürlüğün başı,
Cumhuriyet yolunun ilk yapı taşı,
Türk’ün kurtuluş umudunun gözyaşı,
Ezilmişliğe başkaldırının sembolü bugün

19 MAYIS

Samsun’da o gün doğdu
Türk’ün eşsiz güneşi,
Arasalar bulunmaz
Dünyada onun eşi.

Bütün yurt inliyordu,
Vatan gidiyor diye.
O sanki Türk yurduna
Gökten geldi hediye.

Samsun, Sivas demedi
Bütün yurdu dolaştı,
Türk’ün bu öz evlâdı
Vatanla kucaklaştı.

Bin dokuz yüz on dokuz
Türk’ün temel taşıdır.
Ardından gelen savaş
İstiklâl Savaşı’dır.

Temiz Türk gençliğine
Armağan olsun diye
Bu büyük ve şanlı gün
Bırakıldı hediye.

Ramazan Gökalp ARKIN

19 MAYIS’TA DÜŞÜNCELER

Sen, geceyi gündüze katan
Kaputa sarınıp karda yatan
Sen, müstesna ölümsüz kahraman
Çanakkale’nin çelik kalesi
Sen, düşmandan kaçılmaz, diyen
Bir avuç, cephanesiz, keşif koluyla
Dağ gibi zırhların karşısında duran
Duru durup, Dumlupınar’da
Turnayı gözünden vuran
Çarıksız, tüfeksiz, ekmeksiz
Kağnıyla, Ayşeyle, Fatmayla
Ordulara Akdeniz’i gösteren
Senin yolundayız bugün de…
Yorulmaz Usanmayız
Yenilmeyiz, dönmeyiz
Senden aldık ışığımızı,
Gökte bile kalmasa bir kıvılcım
Yine sönmeyiz.
Gözlerin güneş bize,
Sözlerin ateş bize,
Bir kavuşturdun sevdiğimize,
Hürriyet, vatana.

Bugün 19 MAYIS

Senin yolundayız.
Dönmeyiz bir adım sağa, sola,
Dönmeyiz bir adım geri.
Hep aynı heyecanla görüyoruz seni
At üstünde,
Parmağın ufukta
Ordular, Hedefiniz Akdeniz’dir, İleri!
Hep böyle görüyoruz seni,
Hep aynı heyecanı taşıyoruz,
Hep aynı heyecanla
9 Eylül’de İzmir’e girer gibi
Yaşıyoruz.
Hep dev gibiyiz
Hep aslan gibi,
Şimdi hep senin gibiyiz.
Kimse yan bakamıyor artık bize,
Hattı müdafaa yok,
Sathı müdafaa var.
Edirne’den Kars’a,
İzmir’den Rize’ye kadar
Akdeniz’den Karadeniz’e,
Yalın kılıç,
Kükremiş,
Bekliyoruz.
Bugün elle tutuyor, gözle görüyoruz
Yurtta sulh, cihanda sulh dediğini.
Dumlupınar’da yatıyor şehitler,
Her gün gidip geliyoruz
Senden onlara mekik dokuyoruz.
Silah çatıyor, süngü takıyoruz…
19 Mayıs’ta Samsun’a çıktığın gibi heyecanla
Her yıl okuldan çıkıyoruz.
Biz de sen olduk şimdi
Her köyde, her okulda, her fabrikada
Cumhuriyeti emanet ettiğin
GENÇLİK VAR!…

19 Mayıs Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

19 Mayıs Şiirleri

19 Mayıs Şiirleri Güzel

19 Mayıs 1919

Büyük komutan Atatürk
Ankara’dan çıktı yola
Vatanı kurtarmak için
Samsunda verdi mola

Yıl 1919 19 Mayıs idi
Amacım mola değil
Vatanı kurtarmak dedi

Aldı arkasına milleti
Kovdu yurdumuzdan
Düşman denen illeti

Düşmanı döktü denize
Vatanı emanet etti bize
19 Mayıs bayramı biz gençliğe
Atamızdan en büyük hediye

—————————–

19 Mayıs

Samsun’da o gün doğdu
Türk’ün eşsiz güneşi,
Arasalar bulunmaz
Dünyada onun eşi.

Bütün yurt inliyordu,
Vatan gidiyor diye.
O sanki Türk yurduna
Gökten geldi hediye.

Samsun, Sivas demedi
Bütün yurdu dolaştı,
Türk’ün bu öz evlâdı
Vatanla kucaklaştı.

Bin dokuz yüz on dokuz
Türk’ün temel taşıdır.
Ardından gelen savaş
İstiklâl Savaşı’dır.

Temiz Türk gençliğine
Armağan olsun diye
Bu büyük ve şanlı gün
Bırakıldı hediye.

———————————-

19 mayıs

Bin dokuz yüz on dokuz,
On dokuz mayısında,
ATATÜRK`ÜM Samsun`da,
Millete seslenmişti.

Tarihte bir lekesi,
Bulunmayan milletin.
Bundan önce seması,
Kararıp islenmişti.

İşte bu kara günde,
Bu sisi silmek için,
Atatürk`üm Samsun`dan,
Millete seslenmişti.

————————————

19 mayıs şiiri

Yıl 1919 Mayıs’ın ondokuzu
İşgal altında ülkem dağıtılmış ordusu.
Anadolu perişan şimdi gözler yollarda,
Bandırma vapuruyla Atam azgın sularda.

Karadeniz hırçın kız Karadeniz dalgalı
Bir yürek çırpınıyor vatanına sevdalı.
O yürekle değişti milletimin kaderi.
Kölelik olamazdı yaşamanın bedeli.

Bir güneş doğuyor bak Samsun ufuklarından!
Bir ışık yükseliyor o kapkara sulardan.
Öyle muhteşem bir nur ki ulaşıyor semaya,
Yeniden hayat verdi o nur Anadolu’ya.

Samsun’da atan yürek Erzurum’dan duyulur.
Bebelerin sütüyle Türk ordusu kurulur.
Havza,Erzurum, Sivas kurtuluşu müjdeler.
Vahdettin, Damat ferit hani şimdi nerdeler?

Milletin iradesi Ankara’da buluştu.
Bu ne güzel bir haber bu ne muhteşem muştu.
Artık zafer yakındır yakındır güzel günler.
Sakarya, Kocatepe top sesleriyle inler.

İzmir’in kurtuluşu düşmanın sonu oldu.
Yurduma göz koyanlar kanlarında boğuldu.
Şimdi anıyor millet ecdadını şükranla.
Gerekirse tarihi yazarız yine kanla!

——————————-

alıntı

2 Kıtalık İstanbul Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

İstanbul Şiirleri


İstanbul Şiirleri 2 Kıtalık


İSTANBUL

Evin içinde bir oda, odada İstanbul
Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul

Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı
Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul

Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
Çekmeğe başladı, oltada İstanbul

Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
Şişede İstanbul, masada İstanbul

BENİM ADIM İSTANBUL

istanbul benim şehrim
aynaya yansıyan yüzüm
istanbul benim şehrim
durmadan kanayan yaram

istanbul aglayan kadınım
aldatan erkek
istanbul aglayan kadınım
aglayarak ürkek


SULTAN ŞEHİR

İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem,
Bilir misin dostum İstanbul olur benim, benim şehzadem,
Ya İstanbul beni alır, ya da ben İstanbul’u alırım be diyen,
İstanbul gözlerimde nem, İstanbul o peygambere kadem.

Söylesene, İstanbul değil miydi, böyle asırlarca özlenen,
Söylesene, İstanbul değil miydi böyle asırlarca beklenen,
İstanbul Galata Kulesi’dir, Hezarfen Ahmet Çelebi diyen,

CENNETTEN BİR KÖŞE İSTANBUL

Yerde sararmış bir yaprak görürsen eğer,
İstanbul seyretmeye değer,
Gel ara beni,
Gel İstanbul,
İstanbul canım İstanbul,
İstanbul Mevla dan almış güzelliğini,
Sana borçluyum güzelliğimi,
Ah! Canım İstanbul,
Gel ara beni,
Bul,İstanbul,
Tepelerin var,tane tane,
Geceleri pişer sokaklarında kestane,
Canım İstanbul,
Şarkılarda dolanır dillere,
Bebek ve Aşiyan,
Ne mutludur senin ile iç içe yaşayan,


İSTANBUL, İSTANBUL

İstanbul, hayallerim
İstanbul, emellerim
İstanbul, sevdiklerim
İstanbul, İstanbul

İstanbul, emek
İstanbul, ekmek
İstanbul, sevmek
İstanbul, İstanbul

GÖRDÜN MÜ İSTANBUL

Sen böyle acı gördün mü İstanbul
Sen böyle yalnızlık gördün mü
Öfke kusan,damar damar kan akan
Böyle ölüm gördün mü İstanbul

Geceleri bana mahrum ettin İstanbul
Geceleri beni mahkum ettin İstanbul
Sen böyle zulüm gördün mü İstanbul
Sen böyle aşk gördün mü İstanbul
Neler istiyorum İstanbul biliyormusun


HEP İSTANBUL

Nereye bakarsam karşımda hep o
Dağlarda İstanbul,yolda İstanbul;
İlmek,ilmek nakış,nakış işlenmiş
Kovanda istanbul,balda istanbul

Ellerimi açsam dualarımda
Gözümü kapasam rüyalarımda,
Her sabah her akşam hülyalarımda,
Tavırda İstanbul,halda İstanbul

Ayçiçeği İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Ayçiçeği Şiirleri


Ayçiçeği İle İlgili Güzel Şiirler

AYÇİÇEĞİ TARLALARI

Dağların rıhtımını ayçiçeği denizi kuşatmıştı
Ayçiçeği tarlalarında rüzgârın ıslıkları çalınıyordu
Toprağın yazlık semaverinde ayçiçeği mevsimi
Sarı kadifeler rüyanın kanserine düşmüş

Zamanın nehirleri ayçiçeği denizine akıyordu
Ayçiçeği tarlası hayalin tenhalığını kuşatmış
Kır kahvesi ayçiçeği harmanına uğramıştı
Bulut kervanları gönül yamacına yaslanıyor

Ruhum ayçiçeklerinin kalbinde sarhoşken
Ayçiçeği tarlasında güneşin gülüşleri coşmuştu
Sürgün rüzgârları ayçiçeklerinde dinleniyordu
Oyuncak kalpler kalbin kanserini kuşatmış

Kadife rüzgârlar meltemli gülüşlerini saçacak
Ayçiçeği tarlasının kanserine düşmüşüm
Güneş fırtınaları uçuşuyor kalbimde
Gökkuşağı renkli rüyalar yorgun gülüşlerde

Ayçiçekleri rüzgârın şarkısını söylüyordu
Ayçiçeği denizi coşuyor meltemin bestesinde
Renkli uçurtmalar ayçiçeği tarlalarını kuşatacak
Ayçiçekleri zamanın çocuksu sevinçleriyle oynaşıyordu

Bulut ırmakları dağların doruklarında çağlıyordu
Yorgun ümitler buğday tarlasının heybesinde
Gönül mevsimleri zamanın kadehine demirlemişti
Rüzgârın çığlıkları buğday tarlalarını kuşatıyor

Göğün heybesinden yıldız çiçekleri saçılıyordu
Ayçiçekleri ovanın havuzuna düşmüştü
Söğüt ağaçları zamanın ırmaklarında yüzüyordu
Ayçiçekleri vefakâr bulutları özleyecek

Ayçiçeği rüzgârları dağlara koşuyordu
Göğün tenhalığını kucaklamak özlemiyle
Akşam güneşi oyuncak bahçesinde oynaşıyordu
Dağların heybesinden zamanın gülüşleri dökülecek


AYÇİÇEĞİ

bir sabırdır bekleyişi
ayçiçeğinin
yönü daima güneşe
gün boyu birlikte
daima göz göze
güneşin vedasında
büker boynunu
sabahın ilk aydınlanmasıyla
kavuşur sevenler yeniden
öğretir bize de sabrı
sabırla bekleyişi
yönelmeyi sevgiye
sevgiye içtenlikle
güç almak karşılıklı
paylaşmak beklentisiz
sevginin yüceliğinde
her koşulda
her zamanda
ben değil biz olarak

Mehmet Gücüyener.

AYÇİÇEĞİ

Her sabah
Girersin sınıfa ışıltılarla.
Nereye gitsen o yana
Döneriz yüzümüzü.
Sevgi dolu, bilgi dolu sözlerin
Isıtır içimizi.

Sen bir güneşsin,
Bizlerse ayçiçeği;
Aydınlat bizi öğretmenim,
Anlat bize gerçeği.

Bestami YAZGAN


AYÇİÇEĞİ

Ayçiçeği dans eder güneşle
Döner döner sevişir güneşle..
Isınır, ışıtır, büyür, serpilir
Yeşillenir.. kat kat elbise giyer
Moda ondan esinlenir..
Boyu uzar gittikçe
Bir gösteriş bir endam..
Saçları sarı rüzgarda uçusur
Dalga dalga
Güneşe yapar poz ve hava..
Döner, döner güneşle birlikte..
Aşkından solar, dolar, eğilir gittikçe..
Kurur saçları, renk değiştirir..
O ölürken bereketlidir..

AYÇİÇEĞİ

Bitkiler var onlarla besleniriz
Çimenler otlar, yüksek ağaçlar
Bitkiler var orta halli
Orta boylu bize benzer

Örnektir, güne bakan
Ya da ayçiçeği derler adına
Kuvvetli gövdesi var
Ellere benzer yapraklar

Ve taçlı bir baş dik duran önceleri
Serpilip büyüdükçe insan gibi
Renkli başı da güne bakar
Her mevsim nisan gibi

Güneşe sevdalıdır besbelli
Olgunlaştıkça baş eğer
Görülür baştaki tohum çiçekler
Düşünceler, projeler , fikirler

Gün gelir hasat başlar
Sökülür kökünden ya da kesilir başlar
Azık mı desem, yazık mı desem
Ne desem arkadaşlar.

AYÇİÇEĞİ

Tarlaya ayçiçek ektim
Köşeyi tez dönecektim
Haşereden neler çektim
Biçemedim ayçiçeği

İlk önce sülük dadandı
Yapraklar bir bir budandı
Yandı dostlar içim yandı
Biçemedim ayçiçeği

Deşer dururdun zibili
Oldun ayçiçek katili
Gözün kör olsun tibili
Biçemedim ayçiçeği

Eskiden tek davar yerdi
Kırkayak ortamı gerdi
Çekilmez tavşanın derdi
Biçemedim ayçiçeği

Çeşit çeşit zehir attım
Aha ben yenice battım
Gece tarlalarda yattım
Biçemedim ayçiçeği

Bit, solucan. Kertenkele
Toprak kurdu, fare bile
Hepsinden de gördüm hile
Biçemedim ayçiçeği

Bilemem ki nedir kârım
Ayçiçeği yoğum varım
Aman yetiş ilçe tarım
Biçemedim ayçiçeği

KEMAL AKGÜL

AYÇİÇEĞİM

Sendeki sevdalara asılır kollar
Gölgene yaslanır yorulmuş dallar
Bir gülüşün beni bulutta sallar
Ayçiçeğim bana döndür yüzünü…

Hangi yöne dönsem sana gelirim
Ben aşkı bir tek sende bilirim
Dudak buruşuna üzülür irkilirim
Ayçiçeğim bana döndür yüzünü…

İçindeki volkanlar durulsun artık
Yüreğim ezildi,her yanım yırtık
Sevgimiz bir nimet,bebeler katık
Ayçiçeğim bana döndür yüzünü…

Ben zile basınca gülsün ayyüzün
Sımsıcak sevgiyle ballansın sözün
Gel benimle ol gece gündüzün
Ayçiçeğim bana döndür yüzünü…

Güneş gibi emrindeyim her halimle
Oluk oluk mutluluk sunarım elimle
Yeter artık çatışma kendi kendinle
AYÇİÇEĞİM BANA DÖNDÜR YÜZÜNÜ
GÜLSÜN GÖZLERİN,ÇÖPE FIRLAT HÜZÜNÜ…..

2 Kıtalık Kısa Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Güzel Şiirler Kısa

Kısa Şiirler 2 Kıtalık

kitaplar

En iyi dostumdur kitaplar benim
Kitap okumayı çok severim
Her insan kitap okumalı
Çeşit çeşit bilgilerle donanmalı

Kitaptır bizi cahillikten kurtaran
En iyi dostumuzdur hiç darılmayan
Çevirdiğinde sayfalarını elini okşayan
Kitap okumak bir ayrıcalıktır her zaman

Beyza Nihan Ercan

orman

Ağaçlar ormana
Ormanlar ağaca
Fidanlar ağaca
Bağlıdır ormana

Kuşlar böcekler ormanda
Sevinin dala dala
Bitkiler toprağa
Bağlıdır ormana

nagehan uysal

Çırpınıp İçinde

Çırpınıp içinde döndüğüm deniz
Dalgalanır coşar rüzgarından
Mevce gelir coşar inleyen aşkım
Ah çektikçe kaynar gelir derinden

Derya coşar inci saçar kenara
Aşk ehli dayanır ateşe kara
Bülbüller gül için giyinler kara
Seherler uyanır gülizarından

Dert ile mihnete dalmayan aşık
Ne yemiş ne doymuş eli bulaşık
Kınama Veysel’i fikri dolaşık
Ayrılmış yarinden yar diyarından

AŞIK VEYSEL

BAHAR GELİYOR

Damlardaki kar, saçaklardaki buz
Kanı kaynayan suya dar geliyor
Haberin var mı Oluklardan
Akan su sesinde bahar geliyor

Duy güneyden estiğini rüzgarın
Göreceksin neler olacak yarın
Yuvada çırpınan yavru kuşların
Uçmak hevesinde bahar geliyor

Cahit SITKI TARANCI

Kardelen

Erken doğum yaptı bahar
Karçiçeği doğdu
Karların altından
Artık bahar yakın derken
Erken doğum yaptı bahar

Kış bahara gebe
Bahar çiçeklere
Oysa kış bahardan önce
Kardeleni doğurdu

Hikmet Elp

Vatan Ve Sen

Bir elinde vicdan, bir elinde cüzdan,
Savaşıp kendini bulacaksın.
Bir elinde silah, bir elinde Bayrak,
Gerektiğinde VATAN için öleceksin.
Sevdanda Ayla-Yıldız olmasa,
Kendinden utanacaksın.
VATAN için varsın sen,
Bunu asla unutmayayacsın..

Yılmaz Çelik

2 Kıtalık Hayvan Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Hayvan Şiirleri Kısa,

Hayvan Şiirleri,

GÜZEL KELEBEK

Uçuyorsun renk renk,
Kanatların rengarenk.
Yaprakların içinde,
Uçuşan bir çiçeksin!

Hergün dahada renklisin,
Bütün herkez seni tanır.
Güzel renklerinle,
Dolaşırsın heryerde!

Anka kuşu

Koparır bir fırtına,
Alır seni sırtına.
Seni hiç incitmeden
Taşır masal yurduna.

Çocukları çok sever,
Onlara hep “gülün” der,
Ve gülünce çocuklar,
O da bizimle güler…

BENİM GÜZEL KEDİCİĞİM

Kedimin adı maviş.
Ben kedimi çok severim
Benim güzel kediciğim,

Ben kedimi çok seviyorumm
Maviş diye çağrırım onu,
Hemen koşar yanıma
Benim güzel kediciğim

19 Mayıs En Güzel Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

En Güzel 19 Mayıs Şiirleri,

19 Mayıs Şiirleri,

19 Mayıs

Samsun’da o gün doğdu
Türk’ün eşsiz güneşi,
Arasalar bulunmaz
Dünyada onun eşi.

Bütün yurt inliyordu,
Vatan gidiyor diye.
O sanki Türk yurduna
Gökten geldi hediye.

Samsun, Sivas demedi
Bütün yurdu dolaştı,
Türk’ün bu öz evlâdı
Vatanla kucaklaştı.

Bin dokuz yüz on dokuz
Türk’ün temel taşıdır.
Ardından gelen savaş
İstiklâl Savaşı’dır.

Temiz Türk gençliğine
Armağan olsun diye
Bu büyük ve şanlı gün
Bırakıldı hediye.

19 MAYIS

Yol aldın hırçın Karadeniz’de
Umuda ve geleceğe doğru
İnandı sana Türk milleti
Ve uyandı derin uykusundan
İşte bak! geliyor ardından

Başlattığın bir savaştı
Esaretten özgürlüğe,
Karanlıktan aydınlığa ve…

Bir sözün yetti,
İnançla doldu yürekler
Adımlar uygun adım
Yürüyüş başladı Samsun’dan

19 Mayıslar kutlanıyor, kutlanacak
Atam, bu yürüyüş hiç durmayacak

19 MAYIS

Bir gemi açıldı Bandırma’dan Anadolu’ya,
Bir haber salındı Samsun’a, Bolu’ya,
Afyon’a, Sakarya’ya, bozkır içinde Kulu’ya,
Bağımsızlık meşalesi tutuşturuldu 19 Mayıs’ta.

Sömürüye, gericiliğe dur denildi,
Topraklarımıza göz koyanlar bir bir yenildi,
Demreler, Çanakkaleler, nice şehit erler anıldı,
Mustafa Kemal Samsuna çıktı 19. Mayıs’ta.

Savaştan bezmiş millet yine haykırdı çoştu,
Mehmetiyle birlikte ana, bacı cepheye koştu,
Zalim düşman meydanlarda yenildi şaştı,
Türk milleti tarihe haykırdı 19 Mayıs’ta.

Doğudan batıya birer ağ örüldü,
Sana yapılan haksızlık, zulüm görüldü,
Bunca kahpeye bir bir hesap soruldu,
Kurtuluş savaşına adım atıldı 19. Mayıs’ta.

Mustafa Kemal gerçek yolu çizdi
Türkiye’nin yarınlarını bir bir sezdi
Tarih onu altın harflerle yazdı
Açılan yaralara su serpildi 19 Mayıs’ta

Bağrı yanık yağız yüzlü erler,
Özgürlük uğruna koyuyordu serler,
Buna cihanda görülmemiş olay derler,
Türk yeniden şahlanmıştı 19 Mayıs’ta.

Porsuk’ta, Sakarya’da su kanlı aktı,
9 Eylül, İzmir’de düşmanı denize döktü,
Türk genci senin eşin, emsalin yoktu,
Yıktın engeli, aştın dağları 19. Mayıs’ta.

Bir devir battı, bir güneş doğdu,
Tüm milleti neşe, sevinç boğdu,
Haksızı haklı yine kovdu,
Biz barışı kurduk 19. Mayıs’ta

Atam; emaneti senden aldı Türk genci,
Kendin eşsizsin, her sözün inci,
Tüm dünyaya sen verdin bu bilinci,
Cehalete karşı and içtik 19 Mayıs’ta.

Kemalist Türkiye’yi kurduk Anadolu’da,
Atatürkçülük’tü uygarlığa giden yoluta,
Bizim için yalandı, sağıda, soluda,
Biz yeniden uyandık 19 Mayıs’ta.

Ey Türk genci! bu gün senin günün,
Sen yaptığın işle hep öğün,
Türk evladısın yoktur senin sonun,
Sonsuzluğa el uzattın 19 Mayıs’ta.

Ondokuz Mayıs

Özgürlüğünün sevdası, yakıp dururken onu,
Dehası cesareti getirdi mutlu sonu.
Yeniden hayat verdi, yorulmuş bedenlere,
Sönmez bir ışık ordu ardından gidenlere.

Küçücük bir adımla değişti kaderimiz,
Mutluluğa dönüştü, bitmeyen kederimiz.
Taşıyorken Atayı Bandırma bir gururla,
Korkunç bir savaş verdi denizde dalgalarla.

O masmavi gözleri dalarken ufuklara,
Çoktan yelken açmıştı, gemisi umutlara.
Ardı sıra bir avuç, yürekli vatansever,
Kimisi gür silahlı kimisi dua eder.

Yürek yürek birleşti tek vücut oldu millet,
Elbet böyle olacak yakışmaz bize zillet.
Adım adım hedefe, yürürken kutsal birlik,
Toplandı Anadolu, yeniden doğdu dirlik.

İstiklal savaşımız, işte o gün başladı,
Silahtan yoksun ordu dağda taşta kışladı.
Gece gündüz demeden, kutsal savaşımızda,
Birer birer yok oldu haçlılar karşımızda.

Zafer ancak kendine inanlara koşar,
Kendisine güvenen, aşılmaz dağlar aşar.
İşte böyle sevdayla kucaklandı hürriyet,
Gazi ve şehitlere kuruldu Cumhuriyet.

Ey büyük Türk gençliği! emanet artık sende,
Onu koruyacaksın can durdukça bedende.
Dik durun, çok çalışın, onlarla gururlanın,
Tüm dünya devleriyle, yarışa hazırlanın.


19 MAYIS

Gençlik şölenimiz var,
Yurdumun dört bucağında.
Meşaleler yanıyor,bandırma vapurunda.
Güneş doğuyor,o güzelim Samsun’un ocağında…

Denizler artık dar geliyor,
Zalim düşmanların yaptıkları,ar geliyor.
Bakın; bakın enginlere,
Mustafa Kemal’imiz geliyor…

Yeşeriyor artık umutlarımız,
Şenleniyor artık otağımız evimiz.
Bakın; bakın,enginlere…
Mustafa Kemal’imiz geliyor

19 MAYIS

Coşuyor Karadeniz,
Çarpıyor yüreğimiz,
Açıldı Türk’ün önü,
Bekliyor Ata’yı
19 Mayıs günü.

Ata’m Samsun’a çıktı,
Yumruklarını sıktı,
Kurtuluşa hız oldu.
Savaştı içte, dışta,
Dünyaya yıldız oldu.

Samsun’a Yolculuk

Samsun toprağında bir büyük lider
Limana yanaştı yaşlı gemiyle
Millete bir ümit millete önder
Çıkmıştı karaya tüm heybetiyle

Umut taşımıştı yaşlı gemiyle
Yürekler dolusu Anadolu’ya
Yürüdü vakarla tüm görkemiyle
Yeniden hayat verdi yorgun orduya

Samsun böyle bir gün hiç görmemişti
Altın harfler ile yazdı tarihe
Böylesi bir yiğit hiç girmemişti
Yetmez kelimeler sığmaz tarife

Vatana sevdalı bayrağa âşık
Yiğitler toplandı ayak izinde.
Doğmuştu Samsun’a en parlak ışık,
Bulunmaz böylesi tüm yeryüzünde.

Anlaşıldı artık aşkın kuvveti,
Yürüdü ardından sormadı niçin.
Asaletli kandan Türkün kudreti,
Yarıştı vatana can vermek için.

Kazım Karabekir ve Fevzi Paşa,
Sırt sırta Ataya destek verdiler.
Böylesi başlandı kutlu uğraşa,
Dünyaya yiğitlik dersi verdiler.

19 MAYIS

19 Mayıs günü,
Yaşıyor kalbimizde,
Atatürk güneş gibi,
Her zaman içimizde.

Tembellik yasak bize,
Parolamız ileri,
Dünyaya örnek olsun,
Çalışkan Türk gençleri.

Ülkü verir, hız verir.
Bize 19 Mayıs.
Yurdumuzu kurtaran,
Ata’yı unutmayız.

Tembellik yasak bize,
Parolamız ileri,
Dünyaya örnek olsun,
Çalışkan TÜRK GENÇLERİ

19 MAYIS GENÇLİK MARŞI

Bir şerefli milletin şanlı çocuklarıyız.
Kalplerimiz, nabzımız, vatan diyerek atar.
Ayrılmadan yürürüz, aynı yolda erkek, kız.
Ruhumuzda ateş var, göğsümüzde iman var…

Vücudumuz yay gibi, bacaklarımız çevik,
Kalplerde cumhuriyet, başımızdadır bayrak,
Bir emanet taşırız, Ata’mıza söz verdik.
Kuvvetimizi, gücümüzü, kanımızdadır kaynak…

Bilgi ile sporu, yürütürüz atbaşı,
Çalışkanlık, çeviklik atalardan mirastır.
Türk olmanın amacı kazanmaktır savaşı…
Bize ülkü yaraşır, bize hamle yaraşır.

19 Mayıs bizim en kutsal bayramımız.
Tarihlerde var mıdır, böyle bir günün eşi ?
Bu pınardan içiyor, alıyoruz kuvvet, hız,
Bu ocaktan yakıyor bütün gençlik ateşi…

Cemal Safi Tek Hece

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim…

Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğine Toroslar’dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim…

Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim taç ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim…

Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim’i,
Her oyunu bozan gizli zor benim…

Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı için kül eyledim Kerem’i.
İbrahim’in atıldığı kor benim…

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin’di.
Hatrım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim…

İlahimle Mevlana’yı döndürdüm.
Yunus’umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla’danım, hayır benim, şer benim…

Kimsesizim hısımım da yok, hasmım da
Görünmezim cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim
Benim adım AŞK

Cemal SAFİ