Archive for the ‘Genel’ Category

Facebook poker Chip

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Facebook Poker
facebook texas holdem
facebook poker chips

Eğer yoğun hırs sahibi bir insansanız facebook texas holdem kesinlikle profile eklenmemesi gereken oyundur…

Facebook Poker (facebook texas holdem) Hakkında:

Öncelikle az chip[500/700 chip] ile başlıyorsunuz oyuna her yeni başlayan gibi, küçük masalarda, blinds’ların 2/4, 5/10 olduğu masalarda takılıyorsunuz. ne oluyor, oyunu azıcık dahi biliyorsanız kazanmaya başlıyorsunuz, chipleriniz artmaya yüzünüz gülmeye başlıyor.

Oyun da Kazandıkça kazanmak istiyorsunuz, “neden daha fazla olmasın ki” diyorsunuz, daha yüksek masaya geçiyorsunuz, (kör bahislerin 200/400 olduğu gibi) zaten bu oyunda bir kez kazanmaya başlayınca, şans bir kez gülünce her el ister istemez size geliyor, her kart sizin için açılıyor. burada da kazanıyorsunuz, “holley, hahaha, bilmiyor abi bunlar yaa” diyorsunuz içinizden kendi kendinize. kazandıkça chip’inizi kasa yapıyor, kaybedersem kaybım büyük olmasın diyorsunuz, ancak gelin görün ki kazandıkça kazanıyorsunuz..

Neyseki bu sefer kör bahislerin 500/1000 olduğu masalara doğru kaymaya başlıyorsunuz, bu masalarda kaybınız büyük olabileceği gibi kazancınızın da büyük olacağını biliyorsunuz o yüzden daha sakin, daha temkinlik oynamaya çalışıyorsunuz. ama diyorum ya şans sizden yana oluyor kimi zamanlarda ve örneğin elinize kk geldiğinde yere flop sonrasında kk3 gibi kartlar açılıyor ve flopda eli aldığınızı biliyorsunuz. artık iş blöfe geliyor, sürekli arttırmayı kesip karşı tarafın yükseltmesini bekliyorsunuz. bu masalarda chipinizi 100 bin sınırını aştığında “madem kazanıyorum yüzbinlik masaya geçeyim diyorsunuz” ve daha büyük bir masa arayışına giriyorsunuz..

yüzbinlik masalardan birisine oturuyorsunuz, kör bahsin 5000/10000 olduğu masa oluyorlar kendileri. ilk bir kaç el bahse dahil olmuyorsunuz zira burada oynayan balina diye de tabir edilen insanların onmilyonlarca chipi olduğundan ötürü daha kartları görmeden korkutma amaçlı neredeyse sizin toplam chip miktarınızı ortaya koyup yükseltebiliyorlar.

üç beş el girmeyip uygun bir elde girip ortadaki tüm potu alabiliyorsunuz. chipiniz arttıkça masadan kalkmanız gerekirken, “neden daha fazla olmasın” diyorsunuz. tam son el dediğiniz elde elinize aa geliyor ve “bu ele girmezsem ayıp” diyorsunuz. bahisler koyuluyor, ortada 90 bin chip birikiyor ve flop..

a k k
geliyor yere tekrar bahisler koyuluyor, siz de giriyorsunuz bahse, ortada toplam chip miktarı 270bin chip oluyor ve bir kart daha açılıyor..

a k k 3

kimsede birşey yok bariz, tekrar formalite, korkutma amaçlı yükseltme yapılıyor, ve ortadaki chip miktarı 410bin chip oluyor ve son kart açılıyor…

a k k 3 k

Elinizde aa olduğundan ötürü, yok artık k yoktur diyorsunuz. all in diyor ve kalan chipinizi de ortaya koyuyursunuz, ve karşınızdaki görüyor bunu…

ortada 690 bin chip oluyor…

chipler toplanıyor ve karşı taraf eli alıyor. adam “k 2” ile ortadaki 700 bine yakın chip’i alırken siz de “a a” ile havanızı alıyor ve bu poker maceranızı sonlandırıyor, tekrar 40’lık masalara geri dönüyorsunuz…

Google+ Giriş, Google Plus Giriş

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Google+ Nasıl Giriş Yapılır
Google Plus nasıl girilir
Google plus giriş sayfası aç
Google+ giriş sayfası aç
Google+ türkçe

Google+ (Google Plus) adresine aşağıdaki bağlantıdan giriş yapabilirsiniz.

Google+ (Google Plus) Giriş İçin Tıklayınız

ilköğretim haftası kısa şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

kısa ilköğretim haftası şiirleri,ilköğretim haftası ile ilgili kısa şiirler,ilköğretim haftasıyla ilgili kısa şiirler,ilköğretim şiirleri kısa

İLKÖĞRETİM HAFTASI ŞİİRİ

İlköğretim haftasını
Kutlayalım hep birlikte.
Çalışmanın arkasını
Bırakmayalım derslikte.

Çalışırsak kazanırız,
Bilgilerle bezeniriz.
Kenetlenmiş bir toplumsak
Sağlam olur düzenimiz.

Bakın açıldı okullar
Cıvıl cıvıl bütün yollar.
Yarınını düşünenler
Çocuğunu okuturlar.

İbrahim ŞİMŞEK

AÇILDI OKULUMUZ

Hazırlandı çantamız,
Kalemle defterimiz,
Artık öğrenci olduk,
Açıldı okulumuz.

Neşe dolu içimiz,
Sevinçliyiz hepimiz,
Çıktık aydınlık yola,
Açıldı okulumuz.

Göklerde bayrağımız,
Dudaklarda marşımız,
Andımız söyleniyor,
Açıldı okulumuz.

Fethi BOLAYIR


YAŞASIN OKULUMUZ

Daha dün annemizin
Kollarında yaşarken,
Çiçekli bahçemizin
Yollarında koşarken.

Şimdi okullu olduk,
Sınıfları doldurduk.
Sevinçliyiz hepimiz,
Yaşasın okulumuz !

Okul yurt güneşidir.
Bize bilgiler saçar.
Annemizin eşidir,
Severek kucak açar.

Okul insanlık yolu,
Her yanı şeref dolu.
Sevinçliyiz hepimiz,
Yaşasın okulumuz !

İLKÖĞRETİM HAFTASI

Okulları açıyor,
Bize neşe saçıyor,
Hafta sonu kaçıyor,
İlköğretim Haftası.

Yaşın yediyse tamam,
Okul çağın gelmiş tam,
Bize en büyük bayram,
İlköğretim Haftası.

Çocuklar seni ister,
Bilgi yolunu göster,
Bütün yurda ışık ver,
İlköğretim Haftası.

Fahrünissa ELMALI

SINIFTA

Sınıf kendi evimiz,
Tertemiz tutmalıyız.
Çamurlanmasın yerler,
Sonra bize ne derler.
Açık kalsın pencere,
Kağıt atmayın yere,
Ya öğretmen girerse,
Ne ayıp size derse ?
Tahtayı kirletmeyin,
Duvarı pisletmeyin,
Herkes bizi kıskansın,
Üçüncü sınıf sansın.
Çocuklar uslu durun,
Rahat rahat oturun,
Kimse sevmez haşarı
Kavgacı çocukları!…

İlhami Bekir TEZ

OKULUMUZ

Her yerden daha güzel
Bizim için burası,
Okul, sevgili okul,
Neşe, bilgi yuvası.

Güzel kitaplar burada,
Bir çok arkadaş burada,
İnsan nasıl sevinmez,
Böyle yerde okur da ?

Senin çatın altında
Girmez kötü duygular,
Bilgi giren yerlerde
Kalmaz artık kaygılar.

Her yerden daha güzel
Bizim için burası,
Okul, sevgili okul
Neşe, bilgi yuvası !

Fethi BOLAYIR

Çanakkale Savaşı İle İlgili Kısa Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Çanakkale Savaşı İle İlgili Şiirler
Çanakkale Savaşı Kısa Şiirleri
Çanakkale Şiirleri

18 mart

Bu gün 18 mart
Her kez savaşta
Her yerde bomba
Çanakkale geçilmez

Her kez bomba taşıyor
Her kez öldü
Ne oldu bu dünya
Çanakkale geçilmez

18 mart çanakkale

18 mart Çanakkale
doğdu insanlar Çanakkalede
Çanakkalede doğanlar
Çok şanslı bir insanlar

18 mart Çanakkale
Oldü Askerler Çanakkalede
Çanakkalede ölenler
Çok şanslı insalar

çanakkalede doganlar
çanakkalede ölenler
çanakkalede yaşıyanlar
çok şanslı bir insanlar

ÇANAKKALE

1915’de kurtuldu çanakkale
atatürk gitti kurtuldu çanakkale
bu güzel yurdu kurtardı çanakkale
istiklali kazandı çanakkale

bir değil bin şehit var burada
bağımsızlığı bekleyen bin şehit
çanakkaleyi kurtardı
yunanlılara düşman oldu
bu güzel çanakkale

çanakkale korkmadı
bayrağına sarıldı
bu vatanı kurtardı
teşekkürler çanakkale

Çanakkale Geçilmez

Çanakkale içinde vurdular beni,
Ölmeden mezara koydular beni,
Ah gençliğim eyvah.

Çanakkale içinde aynalı çarşı,
Ana ben gidiyom düşmana karşı,
Ah gençliğim eyvah.

Çanakkale içinde bir uzun selvi,
Kimimiz nişanlı,kimimiz evli,
Ah gençliğim eyvah.

Çanakkale içinde bir dolu testi,
Analar,babalar ümidi kesti,
Ah gençliğim eyvah

Çanakkale Denince

Denizlerde dalga oldu
Gülyarim eller soldu
Çanakkale denince
Gözlerim sel oldu

Denizlerde dalga olur
Dalga kıyıda bulunur
Düşmanlar belasını
Çanakkalede bulur

Zaman çabuk geçince
Çanakkale içinde
Omuzundaki tüfekle
Asker bakar denize

ÇANAKKALE İÇİNDE

çanakkaler içinde vurdular beni
ölmeden mezara koydular beni
ooofff gençliğim eyvah..

çanakkele içinde aynalı çarşı
ana ben gidiyom düşmana karşı
ooofff gençliğim eyvah..

çanakkale içinde bir dolu testi
analar babalar umudu kesti
ooofff gençliğim eyvah..

çanakkale içinde bir uzun selvi
kimimiz nişanlı kimimiz evli
ooofff gençliğim eyvah

çanakkale zaferi ile ilgili kısa şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

çanakkale zaferi kısa şiirler,
18 Mart Çanakkale Zaferi kısa şiirler,
çanakkale zaferi ile ilgili kısa şiirler

ÇANAKKALE ZAFERİ

Gülmeyiniz Ey Düşmanlar,
Çanakkale Geçilmez,
Bekler Nice Kahramanlar,
ÇANAKKALE GEÇEÇİLMEZ.

Filo Filoya dayansa,
Yerler Bombayla Dayansa,
Siperler Kana Boyansa,
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ.

Çanakkale

Gün geçmiş,yıl geçmiş ne yazar.
Her karış torağında bin,şehit bir mezar.
Yeryüzünde yaşadıkça,tek dişi canavar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Sen rahat uyu ey şanlı şehit.
Gölgesinde gölgelen al bayrağın.
Hangi kem göz sana edebilir nazar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Yedi cihana yeter yazdığın destan.
Gök kubbe ay,yıldız sana verir selam.
Çanakkaleyi düşmana yaptınya mezar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Dünya döndükçe Çanakkale yine geçilmez.
Kanınla suladın toprağı hangi canlı seni bilmez.
Sen yazdın cihana şanlı tarihi artık kim bozar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Şefik Aydemir

Çanakkale geçilmez

Çanakkale bizimdir
Kimseye vermeyiz
Hakkımızla savaşırız
Çanakkale’yi geçirmeyiz

Toprağımızı vermeyiz
Çanakkale’yi geçirmeyiz
Çanakkale geçilmez
Türk oğlu yenilmez

Bayrağımızı koruruz
Nice çocuklar için
Rahat olsun çocuğumuz
Çankkale’yi geçirmeyiz

Nice düşman yeneriz
Çanakkale’yi geçirmeyiz
Kırmızı beyaz bayrağımız
İçin canımızı veririz

Naime DEMİREL

18 Mart Çanakkale

Bulutlar sarmıştı her yanı,
Kapkara bir geceydi,
Yağmur,bardaktan boşalırcasına,
Sağnak gibi yağıyordu,
Yedi düvelin gemilerinden yükselen,
Top,tüfek sesleri,
Her yanı inletiyordu,
Mustafa Kemalin askerleri,
Aslanlar gibi dövüşüyordu,
Ve Çanakkale kahramanca,
Düşmana selam veriyordu,

Kükrüyordu tepeden,
Mustafa Kemal,
Vatanıma ayak basacaksa düşman,
Yaşamanın ne gereği var,
En son nefer ölünceye kadar,
Dövüşeceksiniz aslanlar,
Görecek bütün dünya,
Ne aslanlar doğururmuş,
Emineler,Hatçeler,Ayşeler,Fatmalar.

Ali Osman Yılmaz

Amasya şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Amasya şiir,
Amasya ile ilgili şiir

Amasya Mektupları

I.
nasıl tanınabilir yüzüm seninle
böyle bırakıp gittin ya beni
dalgın bir kuğuydum, oyalanmadın
sesinin rengine hapsettin beni.

ve şimdi bir büyük anısın sokaklarımda.

nasıl tanınabilir yüzxüm seninle
ıtır kokusu toprağındayım
kapılara paslı kilit vurmuşlar
sarıya boyamışlar evlerimizi
sanki güvercinsin, kanadındayım.

ve bir turuncu kandil kovalar beni.

nasıl tanınabilir yüzüm seninle
bir kış odasında vuruldum ağır
bu yaralar şu kalbime musallat
işte gidiyorum açıyor zakkum.

yüzüme baktıkça çağırıyorum seni.

II.
her şey seninle şimdi, masum ve dilsiz
öyle çıkıyoruz yukarılara
ağzın, ötelerin şelalesidir
saçlarına kar değmemeiş daha ne?
ellerinden tutayım bırakma beni.

sesin okunuyor su çırpıntısından.

her şey seninle şimdi, karanlık kışla
gömleğime değen berrak bir türkü
al al götür beni akşamlarına
gideceğim adres yeni değil ki
oralarda selvi, bir kaç menekşe.

ihanet sıçrıyor ak gerdanından.

her şey dağılıyor seninle şimdi.
ah! künhüne vardığım sırlarım bitti
yüzünle sınandım, senin yüzünle
yalnız tasan kaldı bana, hafifliğinden
bir su kenarında akan gözlerim
ayrılık topluyor dudaklarından.

III.
derler ki imlası kırık kaderin
içinden geçermiş ferhatın kahrı
ya ben sana nasıl gelirim şirin
bulutun içinden rüzgar sesinden
ya ben sana nasıl gelirim ferhat
kalbimdeki ırmak sakinliğinden.

derler ki goncası açmaz bir aşkın
kapıları örtük olurmuş he mi?
mermere yazılan harfler kaybolur
yağmur düşer sızlanırmış karanfil
ben böyle bekliyorum yollarda, gülüm
imlası kırık kalbimle seni.

Cafer Turaç

Ölüm Şiirleri Kısa

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Kısa Ölüm Şiirleri,
Ölüm ile ilgili Şiirler Kısa,
Ölüm Hakkında Kısa Şiirler

Sanatkârın Ölümü Şiiri

Gitti gelmez bahar yeli;
Şarkılar yarıda kaldı.
Bütün bahçeler kilitli;
Anahtar Tanrıda kaldı.

Geldi çattı en son ölmek.
Ne bir yemiş, ne bir çiçek;
Yanıyor güneşte petek;
Bütün bal arıda kaldı.

Cahit Sıtkı Tarancı

Korktuğum Şey

Gün çekildi pencerelerden;
Aynalar baştan başa tenha.
Ses gelmez oldu bahçelerden;
Gök kubbesi döndü siyaha.

Sular kesildi çeşmelerden;
Nerden dolacak bu taş nerden,
Nergislerin açtığı yerden
Ey kuş uçurtmayan ejderha?

Ne yardan geçilir, ne serden;
Korkuyorum bu gecelerden.
Bel bağladığım tepelerden
Gün doğmayabilir bir daha.

Cahit Sıtkı Tarancı

Fâni Dünya

İlk günden alıştığımız emektar aydınlık,
Anne yüzünde, dost yüzünde, evlat yüzünde;
Her sabah başlayan şeye doymadık,
Düşümüz gerçeğimiz ne varsa yeryüzünde.
Gökyüzü belledik şu ürperen maviliği,
Başımız darda kalınca el açtığımız yer;
Gökyüzüdür avutan akıllıyı deliyi,
Gökyüzünde bulutlar uçurtmalar ümitler.

Her mevsimiyle insanı ayrı ayrı saran,
Bunca güzelliği nasıl koyup gideceğiz;
Yaman çalacak o çalmayası saat yaman,
Geçmiş ola bir kez yumuldu mu gözlerimiz.

Cahit Sıtkı Tarancı

Gün Eksilmesin Penceremden

Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

Ve gönül Tanrısına der ki:
– Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!

Cahit Sıtkı Tarancı

Ölü

Hangi mahallede imam yok,
Ben orada ölecegim.
Kimse görmesin ne kadar güzel,
Ayaklarim, saçlarim ve her seyim.

Ölüler namina, azade ve temiz,
Meçhul denizlerde balik;
Müslüman degil miyim, hasa,
Fakat istemiyorum, kalabalik.

Beyaz kefenler giydirmesinler,
Sizlamasin karanligim havada.
Omuzlardan omuzlara geçerken sallanmayayim,
Ki bütün azalarim hülyada.

Hiçbir dua yerine getiremez,
Benim kainatlardan uzakligimi.
Yikamasinlar vücudumu, yikamasinlar,
Çilginca seviyorum sicakligimi…

Fazıl Hüsnü Dağlarca

Sağlık Şiirleri Kısa

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Kısa Sağlık Şiirleri,
Kısa Sağlık ile ilgili şiir,
Sağlık Şiirleri Kısa

Sağlıklı sanıyordum kendimi

Sağlıklı sanıyordum kendimi
Neden buralardayım şimdi?
İyice hasta olmadıysam eğer
Bu garip yatakta işim ne?

Ortalıkta koşuşturanlar
Neden toplandılar başıma?
Karşımda dikilerek
Neden dik dik bakmaktalar?

Sağlık şiiri

Ne apartman,hamamlar,nede hanlar,
Sağlığı en büyük nimet bilelim,
Hani nerde krallar,nerde hakanlar,
Sağlığı en büyük nimet bilelim.

Kanuniydi saltanat sürerdi,
Krallar önünde tir tir titrerdi,
Bir nefes sıhhate dünyayı verdi,
Sağlığı en büyük nimet bilelim.

Strese girme,herşeyi etme tasa,
Mirasçın sevinsin doluysa kasa,
Dünya çok güzeldir,hayatsa kısa,
Sağlığı en büyük nimet bilelim.

Dert düşürür yatağa,süründürür,
AYDIN`i sözlerin çok düşündürür,
Ağacı kurt,insanı dert öldürür,
Sağlığı en büyük nimet bilelim.

Sağlik

mevsime göre giyin,
Hiç üşütme kendini.
Zamanında aşı ol,
Sık sık yıka elini.
Yüreğini rahat tut,
Her şeyi dert edinme.
Olumsuzluğu unut,
Önemlidir beslenme.
Kızartma,yağlı,acı,
Sağlığı bozmaktadır.
Sebze,meyve baş tacı
Süt en doğal gıdadır.


YEŞİLAY

İçme sigarayı,
Kullanma uyuşturucuyu
Dokunma alkola
Gel sende katıl yeşilaya.

Zararlıdır bunlar,
Alışkanlık yapar,
Bir kere içsen
Bir daha iç diye zorlar.

Sakın kullanma bu maddeleri
Bunlar sağlığını bozar,
Katıl sende yeşilaya
Veda et sigaraya, uyuşturucuya…

sağlık öğütleri

Seviyorsan canını
Vücuduna iyi bak
Kuvvetlendir kanını
İstersen çok yaşamak

Sen yaşarsan
Bu vatan
Ancak yaşar yükselir
Bunu bil böyle inan sağlık varlıktan gelir

Sonbahar Şiirleri Kısa

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Kısa Sonbahar Şiirleri,
Sonbahar ile ilgili kısa Şiirler,
En güzel Sonbahar Şiirleri

Bekler SONBAHAR

Göç kervanını yükler sonbahar
Herşeyi çeyize ekler sonbahar
Giyer yapraklardan gelinliğini,
Sevgilisi kışı bekler sonbahar.

Sarı Sonbahar

Bak uzaklaştırdın güneşi bizden,
Yeşili soldurdun sarı Sonbahar.
Haber verirsin soğuk kışı güzden,
Bağımı yoldurdun sarı Sonbahar.

Sapsarı ettin yeşil yamaçları,
Yerlere indirdin yaprak taçları,
Çırıl çıplak soydun gör ağaçları,
Dalımı öldürdün sarı Sonbahar.

Sen gelince ölüm kokusu kokar,
Bir yaşamın bitişi yüreğmi yakar,
Acımasız tavrın canımı sıkar,
Halime güldürdün sarı Sonbahar.

Ambardan, silodan dolar boşları,
Tembele ders verir soğuk kışları,
Sarılığndan korkar göçmen kuşları,
Kuşumu saldırdın sarı Sonbahar

Sarı güzelliğne doymuyor gözüm,
Katarsın yaşama tat aşım tuzum,
Başlattın eğitimi yükselir hazım,
Hayatı yeldirdin sarı Sonbahar.

Güzün DOĞANİ’ye verdin tahılı,
Bereket katarsın evime malı,
Sen olmazsan olmaz arının balı,
Arımı kaldırdın sarı Sonbahar.

Ben En Çok Sonbahar’ı Seviyorum

Ben en çok sonbahar’ı severim.
Ben en çok baharın sonunu severim.
ne kış kadar üşütür sonbahar
nede yaz kadar yakar içini.
hep bana yakındır çünkü sonbahar,
hep benden yanadır, bana döker için.
yapraklar bile iple çeker gelişini toprağa değebilmek için.
Hele kuşlar, onlar bile yolunu gözler sevdiğine kavuşmak için.
Sonbahar gelsede göç etsem sevdiğimin yanına diye.
güneş kendi halinden memnun zaten her zaman. O hep aynı ısıtır.
Ama sonbahar bunun adı. Onuda kandırır. çaktırmadan…
ben en çok sonbahar’ı severim.
yaz da güzeldir…
kış da beğenir kendisini bazen.
o bahar yokmuuu. Aklı sıra kafa tutar sonbahar’a…
Ama dedim ya ben en çok sonbahar severim…
Çünkü; Ben seni Sonbaharda tanıdım

ADIM SONBAHAR

Nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır

oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar

Attila İlhan

Sonbahar

Her ilkbahar yeşerir yapraklar dallarda
Sevgi ile sarılır tüm ağaca
Sonbahar gelsin istemez yapraklar
Bilirler sonbaharı,
Sonbahar ayrılıktır, özlemdir,hasrettir

Hep kalmak isterler dallarda ayrılmaksızın
Tıpkı bize benzerler yapraklar
Ben sensizliği nasıl istemezsem yapraklarda
Bilirler sonbaharı,
Sonbahar ayrılıktır,özlemdir hasrettir

Her yeni gün doğacak güneş gibi
Kalmak isterler dallarda
Düşmek istemezler yapraklar toprağa
Bilirler sonbaharı,
Sonbahar ayrılıktır,özlemdir,hasrettir

Yalnızlığı istemezler
Tıpkı bize benzerler yapraklar
Ayrılmak istemezler sevdiklerinden
Bilirler sonbaharı
Sonbahar ayrılıktır, özlemdir, hasrettir.


Sonbahar Yağmurları

Hatıran oldu sonbahar yağmurları
Yağmur damlamdın bir zamanlar
Hatıran oldu sonbahar yağmurları
Korkularım kaldı yağan yağmurda

Hatıran oldu sonbahar yağmurları
Eylülde açmazdı kardelenler çünkü
Hatıran oldu sonbahar yağmurları
Çok olmadı yollarımız ayrılalı

Hatıran kaldı sonbahar yağmurları
Kar görmedim gökyüzünde eylülde
Hatıran kaldı sonbahar yağmurları
Dindi içimdeki sonsuzluk arzusu


Her sonbahar geldiğinde seni özlerim

Her sonbahar geldiğinde seni özlerim
Yağan yağmurların seni bana getirmesini beklerim
Islak sokaklarda yürürken
Beynimin hasret dolu sokaklarında yürüyüşümü düşlerim
Her sonbahar geldiğinde seni özlerim
Kabaran dalgalarda kaybolmak
Bir sonbahar günü yok olmak isterim
Düşen her yaprakla beraber biraz daha hüzne gömülürüm
Her sonbahar geldiğinde seni özlerim
Yaşamdan koparım tamamen
Kendi dünyama gömülürüm birden
Karanlıklar içinde bir ışık bulamam ben
Sensiz günlerde ölmek isterim
HER SONBAHAR GELDİĞİNDE SENİ ÖZLERİM

İstanbul şiirleri kısa

Cuma, Haziran 22nd, 2012

kısa istanbul şiirleri,istanbul kısa şiirler,istanbul hakkında kısa şiirler,istanbul şiirleri kısa,istanbul konulu şiir kısa

İstanbul Şiiri

Evin içinde bir oda, odada İstanbul
Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul
Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı
Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul
Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
Çekmeğe başladı, oltada İstanbul
Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
Şişede İstanbul, masada İstanbul
Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul
İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım
Nereye gidersen git, orada İstanbul.

Ümit Yaşar Oğuzcan

Ramazan Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Ramazan Şiirleri
Kısa Ramazan Şiirleri
En Güzel Ramazan Şiirleri

İÇİMDEKİ RAMAZAN DUASI

On bir ayın sultanı, işte geldi ramazan

Ağızlar da bağlansın, şimdi ellerimiz de

Bu ay oruç tutanı, tutsun yüce yaratan

Günahlara ağlansın, sus olan dilimizde.

El açana verilsin, aç olan yedirilsin.

Aç açıkta kalmasın, hepsi de giydirilsin.

Sevgiye muhtaç olan, sevilip sevdirilsin.

Ramazanın önemi, işte böyle bilinsin.

MİS GİBİ

Mis gibi (Arkadaşım)

Bakmayı öğretmiştin seneler evvel

Aç karna bakmayı

Günahın içinden sıyrılıp da

Nehir olup sevaba akmayı

Ne kadar da nefis bir arkadaşsın

Sen öğrettin bana nefsimi hapse atmayı

Haydi, yine yardımcı ol

ALLAH rızasına erdir beni

Yolumdaki çukurlara yine sen dol

Elimi tut yemez içmezken

Mideme merhamet diliminle

Gönlüme ilminle dol

Yine kitaplar hediye et bana

Okumaya doymayayım

Kelimeler yutulunca Oruç bozulmaz ki

HOŞGELDİN

Hoş geldin ey Şehr-i Ramazan

Sensin mideler açken

Yüreklere tokluk kazandıran

Kokunu aldım bugün

Mis gibi arkadaş kokusu

Bak canlandı kelimeler

Satırlarsa Çoban’ın coşkusu

Seni görünce günahların beli bükük

Nefislerse ödsüz, sensin onların en büyük korkusu

Hoş geldin

Hoş geldin ey Şehr-i Ramazan

Sensin mideler açken

Yüreklere tokluk kazandıran

Hoş geldin

Hoş geldin ey arkadaş

Sensin hasret olduğumuz

Sensin kavrulduğumuz

Tok bir gönül için

Hoş geldin açlığımız

Hoş geldin susuzluğumuz

Hoş geldin

Hoş geldin ey Şehr-i Ramazan

Sensin mideler açken

Yüreklere tokluk kazandıran…

HOŞGELDİN

Recep, Şaban derken geldin Ramazan

Hoş geldin ayların en birincisi

Cennet kokuları yayıldı şu an

Hoş geldin ayların sen bir incisi.

Bu gün birinci gün, gülce tütersin

Aklımın nurusun, gözümde fersin

“Yetiştim imdada” der de gülersin

Hoş geldin ayların en birincisi

Kuran’ı okumak, sen de başkadır

Üstümüze yağan günaha çadır

Allah’ın izniyle nurları yağdır

Hoş geldin ayların sen bir incisi

Yak da günahları dönsün nurlara

Kalbimiz dayansın muhkem surlara

Peşinden koşalım tüm baharlara

Hoş geldin ayların en birincisi

CEYHUNİ neşeyle doldu ufkumuz

Bu dünyada sade Haktan korkumuz

Işıklandı şimdi aydın yolumuz

Hoş geldin ayların sen bir incisi

BEN ORUÇ TUTMUYORUM

Bir ejderin ağzında debelenen av benim,

Masivaya gark olmuş simsiyah olmuş tenim,

Ramazan rahmet ayı kıymetini bilenim,

Ben oruç tutmuyorum, oruç beni tutuyor.

Nefisle cenkteyim ben oruç kalkanım oldu,

El açtım iftar vakti gönül huzuru buldu,

Sorarlarsa söyleyin bu garip nasıl kuldu,

Ben oruç tutmuyorum, oruç beni tutuyor.

Sükûtta karar kıldı elim dilim ve gözüm,

Kalbim daim zikirde şerre yoktur hiç sözüm,

Ciğer yansa kül olsa alev alsa da közüm,

Ben oruç tutmuyorum, oruç beni tutuyor.

Reyhan kapısı bekler benden girin içeri,

Ebediyet yurdunda hangi akçe geçeri?

Bu mevsimde hasat bol bileyledim biçeri,

Ben oruç tutmuyorum, oruç beni tutuyor.

Beytullahı ziyaret kulluğun gerekleri,

Namaz zekât ve oruç İslam’ın direkleri,

Dudaklarım çatlasa yaksa da yürekleri,

Ben oruç tutmuyorum, oruç beni tutuyor.

Ne kadar etsem şükür azdır Allah’ım sana,

Hak etmediğim halde nimetler verdin bana,

Kavurucu sıcakta sabırla yana yana,

Ben oruç tutmuyorum, oruç beni tutuyor.

Usta oğluyum işte geldim ve gidiyorum,

Fakirin hali ile hallenmeli diyorum,

Arkamdan konuşarak yapmayın hiç bir yorum,

Ben oruç tutmuyorum, oruç beni tutuyor.

ORUÇ

Sanma oruç, aç durmak

Oruç, oruç olacak.

Sanma bir rejim yapmak

Oruç, oruç olacak.

Sussun bilmezse dilin

Cahili olma dinin.

Zikrin, fikrin, her halin

Oruç, oruç olacak.

Kulak, oruç duymalı

Göz, oruçla bakmalı

Ruh, inziva yapmalı

Oruç, oruç olacak.

Hava oruç kokacak

Nabzın oruç atacak.

Allah razı kalacak

Oruç, oruç olmalı

Farzlardan çoktur farkı

Günahın kefareti.

Vücudunun zekâtı

Oruç, oruç olacak.

Oruç tut, hem sağlık bul

Kötü huylardan kurtul.

Allah’a yaklaşır kul

Oruç, oruç olacak.

Gıybetten sakınmalı

Kavgadan kaçınmalı

Allah’ı çok anmalı

Oruç, oruç olacak.

Orhan çekmeden zahmet

Kazanılmaz ki rahmet.

Ecri en çok ibadet

Oruç, oruç olacak

AtatÜrk-cumhurİyet

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Bir gün sordum babama
Atatürk neden büyük?
Çocuğum dedi bana
Onu seviyor her Türk

Çok kötü bir zamandı
Uçurumdaydı vatan
O’büyük kahramandı
Yurdumuzu kurtaran

O’nu biz değil yalnız
Üstün tanır her millet
En büyük eseridir
Kurduğu Cumhuriyet

Kalbimiz sevgi dolu
Yol gösteren o Türk’e
Yolumuz onun yolu
Bağlıyız Atatürk’e

İ. HAKKI TALAS

10 kasım ile ilgili kısa şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

10 kasım şiirleri , 10 kasımla ilgili şiirler, on kasım ile ilgili şiirler, kısa 10 kasım şiirleri, 10 kasım ile ilgili kısa şiirler

Atatürk’ü Yitirmedik

Yıllar
Üst üste katlandıkça
Acımasız uzadıkça
Çelik mavisi gözlerinde
Her geçen gün
Işığını çoğalttıkça
Güzel vatanımızı
Kurtardığın anıldıkça
Seni yitirmedik ki
Dün olduğu gibi
Bugün de aramızdasın her an
Buna inan Ata’m
Yüzyıllar da geçse aradan
Sen her zaman anılan
Kutsal bir kahramansın.

Süleyman APAYDIN


Atatürk Yazar

Sordum seni;
Dağına, taşına Türkiye’min,
Herkes kendinden emin,
Yükseldi gür sesler;
Umutlar, sevgiler:
O biziz, O bizleriz.
Hepimiz bir parçayız
Atatürk’ten,
Bütün doğa,
Atatürk’ü anar,
Atatürk’ü şaşar.
Herşeydir OTürkiyem’de.
Göller, ırmaklar, ormanlar.
İmza imza Atatürk yazar.

M. Vasfi Saral


10 KASIM TÜRKÜSÜ

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler,
Bozkır ovalarına, Erciyes’e Ağrı’ya,
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte,
Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız,
Dere tepe bucak köy,
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, Senin gittigince!

Atatürk, taşıyacağım
Çanakkale’de, Sakarya’da, Çankaya’da, al al,
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken,
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca.

F. Hüsnü DAĞLARCA

Yerli malı haftası şiirleri Kısa

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Yerli malı şiirleri haftası şiirleri kısa
Yerli malı şiirleri haftası şiirleri

Yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı

Seni özledik durduk.
Günün gelecek diye,
Yolunu gözlüyorduk.

Süsleyelim masamızı
Kutlayalım haftamızı.

Yurdumuzda neler yok,
Ne yetişmez, ne bitmez?
Eğer görmek istersen
Yurdu biraz dolaş gez.

Süsleyelim masamızı
Kutlayalım haftamızı.

Yerli Malı Kullanalım

Çocuklar size çağrım var
Yerli malı kullanalım
Kullanalım, edelim kâr
Yerli malı kullanalım.

Daha güçlü olmak için
Daha özgür kalmak için
Mutluluğu bulmak için
Yerli malı kullanalım.

Her ürün bizim olmalı
Arayıp onu bulmalı
Paramız yurtta kalmalı
Yerli malı kullanalım.

O, okuldur, evimizdir
O, bizim ödevimizdir
Yurttaşlık görevimizdir
Yerli malı kullanalım.

Cemal Gören

Yerli Malı ve Tutum

Arpa, buğday isteyen,
Tarlaya tohum eker,
Gelecek kaygısını
Akıllı olan çeker.

Ben ibretle bakarım
Arıya, karıncaya
Paramın bir kısmını
Atarım kumbaraya.

Yurduma hizmet için
Her zaman tutumluyum
Yerli malı giyerim,
Ben bir Türk çocuğuyum.

Mustafa YILMAZKAYA

Yerli Malı Kullanalım

Çocuklar size çağrım var
Yerli malı kullanalım
Kullanalım, edelim kâr
Yerli malı kullanalım.

Daha güçlü olmak için
Daha özgür kalmak için
Mutluluğu bulmak için
Yerli malı kullanalım.

Her ürün bizim olmalı
Arayıp onu bulmalı
Paramız yurtta kalmalı
Yerli malı kullanalım.

O, okuldur, evimizdir
O, bizim ödevimizdir
Yurttaşlık görevimizdir
Yerli malı kullanalım.

Cemal Gören

Yerli Malı ve Tutum

Arpa, buğday isteyen,
Tarlaya tohum eker,
Gelecek kaygısını
Akıllı olan çeker.

Ben ibretle bakarım
Arıya, karıncaya
Paramın bir kısmını
Atarım kumbaraya.

Yurduma hizmet için
Her zaman tutumluyum
Yerli malı giyerim,
Ben bir Türk çocuğuyum.

Mustafa YILMAZKAYA

Yerli Malı

Eğer avuç açmamak
İstersen hiç kimseye,
Muzu, hurmayı bırak;
Üzümü, inciri ye.

Ey Türk kızı, Türk oğlu,
Budur kurtuluş yolu.

Fındık, ceviz hepsi var;
Yok eşi yün, ipeğin,
Yurduna sevgisi var;
Yerli malı giyenin.

Ey Türk kızı, Türk oğlu,
Budur kurtuluş yolu.

Vatanımız bu toprak
Cennet gibi her yanı,
Yerli malı kullanmak,
Kurtaracak vatanı.

Ey Türk kızı, Türk oğlu,
Budur kurtuluş yolu.

Nahit Nafiz EDGÜER

Yerli Malı

Yerli yemiş yiyelim
Yerli kumaş giyelim.
Ülkemizin malları
Sağlam olur bilelim.

Başka ulustan alma
Sakın alıp kullanma.
Dışarıdan gelen mallar
Yararlı olur sanma.

Yabancının malını
Gitsin başkası alsın.
Şaşırma hiç yolunu
Paramız yurtta kalsın.

İbrahim ŞİMŞEK

YERLİ MALI HAFTASI

Yerli malı haftası,
Seni özledik durduk.
Günün gelecek diye,
Yolunu gözlüyorduk.

Süsleyelim masamızı
Kutlayalım haftamızı.

Yurdumuzda neler yok,
Ne yetişmez, ne bitmez?
Eğer görmek istersen
Yurdu biraz dolaş gez.

Süsleyelim masamızı
Kutlayalım haftamızı.[/CENTER]

İsmail Hakkı TALAS

BİZİM YERLİ MALIMIZ

Elin kokusuz, yapma gülünden güzel gelir.
Bana bizim bahçede boy atacak çalımız.

Yabancı tezgahlarda boy boy, kolay dokunan
Paspaslardan güzeldir el emeği halımız.

Yüz vermem yabancının çeşit çeşit rengine
Bayraklaşır gözümde beyazımız, alımız.

Ne firenk elmasına, ne arap hurmasına
Muhtaç etmez ki bizi meyve dolu dalımız.

Gerçekten daha gerçek, güzelden daha güzel,
Her karışı hazine bizim yurt masalımız.

Arıca birlik olup çalışmayı bildik mi
Petekleri doldurur mis kokulu balımız.

Keçe olsa, yabanın ipeğinden güzeldir
Bizim yerli malımız, bizim yerli malımız…

Behçet Kemal ÇAĞLAR

Yerli Malı

Üstüm, başım, İçim, dışım.
Ayakkabım yerli malı…
Vatanını seven insan,
Yerli malı kullanmalı.

Neden param avuç avuç
Yabancıya gitsin bütün?
O paralar diken olur,
Canımızı yakar bir gün.

Yerli malı duruyorken
Yabancıya bakar mıyım?
İşçimizin emeğini
Bile bile yıkar mıyım?

Çeşidi az olsa bile,
Yerli malı, vatan malı
Başka türlü düşünenler
Varlığından utanmalı.

Hakkı SUNAT

TUTUMLU ÇOCUK

Damla damla akan sudan,
Koca göller dolup taşar.
Tutumsuzlar kalır yolda,
Tutumlular dağlar aşar.

Biz tutumlu çocuklarız,
Para dolu kumbaramız.

İnsanlar kara günde,
Kimseye el açmamalı.
Çalışmalı, kazanmalı,
Hiçbir işten kaçmamalı.

Biz tutumlu çocuklarız,
Para dolu kumbaramız.

Hakkı SUNAT

EKMEK

Çiftçi sürer tarlayı,
Sonra eker buğdayı,

Boy verir azar azar,
Saplar gittikçe uzar.

Başaklar olgunlaşır,
İçleri dolgunlaşır.

Yazın artınca sıcak,
Sararır her bir başak.

Biçerler ekinleri,
Şenlenir harman yeri.

Olup bitince harman,
Ayrılır buğday saptan.

Bitmedi işler gene,
Oradan değirmene,

Buğdayı götürürler.
Değirmen taşı döner,

Ezer un yapar bunu.
Fırınlar alır unu,

Su, maya kor yoğurur,
Yapar bir güzel hamur,

Sonra fırına atar,
Pişirir, bize satar.

Güzel kokulu ekmek,
Olmaz seni sevmemek,

Sensin yemeklere baş,
Her yemeğe arkadaş.

Hasan Ali YÜCEL

BEN TUTUMLU ÇOCUĞUM

Ben tutumlu çocuğum.
Bana öğretti anam.
Ben tutumlu çocuğum.
Fazla para harcamam.

Budur tutum usulü,
Koşmalı yerlilere.
Yurdun yerli ürünü
Yakışmalı herkese.

Her gün bilgi atarız,
Kafamız kumbaradır.
Yarın bilgi satarız,
Bu bilgiler paradır.

Bugün derse çalışan,
Sonra para kazanır.
Çalışmaya alışan,
Yarınını kazanır.

Sağlıksız pis olanın,
İyi olmaz yarası.
Böyle başta olanın,
Yoktur ilaç parası.

Sağlıklı, sağlam olmak,
Tutumluluk demektir.
Tutumlu çocuk olmak,
Vatanını sevmektir.
Celal Sıtkı GÜRLER

YERLİ MALI

Yerli yemiş yiyelim
Yerli kumaş giyelim.
Ülkemizin malları
Sağlam olur bilelim.

Başka ulustan alma
Sakın alıp kullanma.
Dışarıdan gelen mallar
Yararlı olur sanma.

Yabancının malını
Gitsin başkası alsın.
Şaşırma hiç yolunu
Paramız yurtta kalsın.
İbrahim ŞİMŞEK

YERLİ MALI VE TUTUM

Arpa, buğday isteyen,
Tarlaya tohum eker,
Gelecek kaygısını
Akıllı olan çeker.

Ben ibretle bakarım
Arıya, karıncaya
Paramın bir kısmını
Atarım kumbaraya.

Yurduma hizmet için
Her zaman tutumluyum
Yerli malı giyerim,
Ben bir Türk çocuğuyum.
Mustafa YILMAZKAYA

YERLİ MALI

Haftamızı açalım,
Yurda neşe saçalım.
Yerli malı dururken,
Yabancıdan kaçalım.

İpekli var, yünlü var,
Pamuklu var, bezi var.
Fabrikalar işliyor,
Öz malım gelişiyor.

Yaban malı almayız,
Düşünmeye dalmayız.
Biz tutumlu oldukça,
Hiç de yoksul kalmayız.
Latif ÖKTEN

Günaydın Şiirleri Facebook

Cuma, Haziran 22nd, 2012

kısa Günaydın Şiirleri
Facebook Günaydın Şiirleri

Güzel yarim, sen bana,
Sorma. “Bu saat niçin?”
Uykulardan vaz geçtim,
“Günaydın!..” demek için…

Aşkım, güneşin olsun.
Gönlün, huzurla dolsun.
Bundan böyle sevdiğim,
Günlerin aydın olsun!..

Günaydın

şimdi vakit
senli bir şiirdir doğan günde…
bayram sabahı telaşlarımdır
sana gelen yollarda…
toplayıp en çocuksu yanlarımı
mavi patiskalar içinde
uzak hayaller kurmaktır
gözlerine dair..

şimdi vakit…
yeniden başlamak gibidir hayata
neresinden başlarsan orasından kâr…
günaydın…
günün aydın olsun..

Uyandıracağım seni,
Dudağımda adınla…
Buselerim teninde,
Binlerce “Günaydın!”la…

Günaydın

Günaydın o gül yüzlü sevdiğime,
Günaydın yeryüzünü aydınlatan yeni güne,
Günaydın gün görmek için bekleyene,
Günaydın, günaydın, günaydın.

Günaydın benim derdime derman dostlarıma,
Günaydın, dert ortağım komşularıma,
Günaydın yardan uzak sevgiliye,
Günaydın, günaydın,günaydın.

Günaydın güle hasret bülbüle,
Günaydın bülbülün aşkı güle,
Eyy dostlar,
Uyandığınızda öyle bir günaydın deyin ki,
Yazıklar olsun,
Ömründe bir kez günaydın demeden ölene

Candır, cana can veren.
Ümit veren, şevk veren.
Hayatıma renk veren,
Cana, candan “Günaydın”!..

Günaydın Yaşamak

Bu sabah neşeliyim, harika bir gün,
Olmasın istiyorum, bir damla hüzün,
Çözün gönlünüzü, özgürlüğe çözün,
Günaydın çiçekler, günaydın güller…

Hayat çok kısadır, üzülmeye değmez,
Sevdası olmayan kalp, asla sevinmez,
Bırakın aşkı gelsin, sevgiler silinmez,
Günaydın yüzyıllar, günaydın günler…

Tebessümle bak, aynadaki kendine,
Sevdaları kat, çırpınan deli kalbine,
Bir oh çekip, el salla mavi gökyüzüne,
Günaydın bulutlar, günaydın kuşlar…

Güneş seninle doğsun, mehtap seninle,
Yıldızlar dans etsin, bir tek işaretinle,
Aşık et evreni kendine, güzel sözlerinle,
Günaydın gönüller, günaydın aşklar.

Günaydın Sevgili

Günaydın seninle başlayan bu güzel güne,
günaydın kalbimin deli atışı,gözümün hayran baktığı günaydın.
Ellerinin sıcaklığına,yüreğine,o saf masumiyetine günaydın…
Günaydın şu an senden uzak olsamda yüreğimde olduğun için günaydın…
Beni kuşlar misali göklere çıkardığın için günaydın…
Sana evet sana günaydın sevgili
yürekçe günaydın.

Alıntı

Serra şiiri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

S imanı hatırlıyorsa hiç unutmadan gözlerim

E şsiz güzelliğini istiyorsa naçizane bedenim

R üyalarımda seni aydınlatıyor göz rengim

R iya nedir öğrenmek istemiyorsa beynim

A rkama bakmadan sana koşmak istiyorum

Hayata Dair Kısa Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Kısa Hayata Dair Şiirler,
Hayata Dair Şiirler kısa,
Kısa Şiirler Hayata Dair,

HAYATA DAİR ŞİİRLER

Bu dünyada kimse kimseyi anlamıyor
Yapılan iyilikleri yapılmamış sayıyor
Dostum deyip acımadan sırtından vuruyor
Bu yaşanan kötülükler niye hayat neden böyle

Bir evlat anasını babasını terk ediyor
Kardeş kardeşi gün geliyor tanımıyor
Aile kavramı gün geçtikçe tükeniyor
Anlayamıyorum hayat neden böyle

Savaşlar her gün sebebsizce çoğalıyor
Binlerce masum yetim bırakılıyor
Anne karnındaki bebeğin bile canı alınıyor
Ben bu yaşananları hiç anlamıyorum hayat neden böyle

Coşkunun hükmettiği yerdeysen kıpırdama sakın
Yaşa
Öyle ki
Bir daha ele geçmeyebilir bu anların

Düşün
Hep geçmişte aranmaz mı mutlu anlar
Güzel zamanlar
Sanki çetelesini tutmuşuzdur gibi her anın
Oysa
Hoş olsa da olmasa da yaşananlar

Dememeli günahtır
Dememeli ayıp haa
Bil ki yaşanmayan her an
Her zaman kayıp olandır

Öyle bir yerdeyim ki hayatın
Öyle bir yerindeyim ki
Adımımı atsam
Derin, sessiz ve korkunç bir uçurum
Yutacak beni…
Geriye dönüp baksam
Farklı mı sanki?
Öyle bir yerindeyim ki hayatın
O kadar hassas bir yerindeyim ki
Kayboluyorum zaman zaman kendi içimde
Boğuşuyorum sürekli keşkelerimle
Sen yoksun yanımda sonra
Neden bıraktın ellerimi
Neden sevmiyorsun artık beni
Neden, neden, neden?
Cevabını bulamadığım
Binlerce soru var şimdi aklımda
Ben neden diye sorarken sana
Ne olur sen de susma, cevapla
Gözlerime bakıp söyle
Sevmiyorum de, istemiyorum artık seni
Kabulümdür yeter ki susma…
Öyle bir yerdeyim ki hayatın içinde
Bende bilmiyorum tam olarak
Nerede olduğumu artık
Dolaşıyorum sürekli, etrafıma bakıyorum
Bulamıyorum sevdiğimi
Bulamıyorum sevdiklerimi…
Kayboldum gelinde kurtarın beni bu yalnızlıktan
Kayboldum gelinde bulun artık beni…

Gözler ne sabaha açık, ne geceye kapalı

Zaman aşka ayarlı bela…

Mevsimler beşe çıktı,beşinci ağır

Zerrede damla..

Bir ben bilirim, sen bile değil

Gitmek nasıl da ağır aslında…

Bazen bir kuşun kanadındayım
Bazende okyanusta bir istiridyenin içinde
Bazen çam ağacında bir kozalak
Bazende çiçekte çiğ tanesi
Bazen kalbimde mutluluk notaları
Bazende umutsuz sessiz çığlıklar
Bazen karanlıkta bir gölgeyim
Bazende denizde yakamoz
Bazen bir atın yelesindeyim
Bazende bir kozalağın içinde
Bazen bir bütünüm
Bazende bir yanım eksik
Bazen yükseklerdeyim
Bazende alçaklarda
Bazen yeni bedende bir nefes
Bazende toprak altında bir yitik…

alıntı..

1 Kıtalık Kızılay Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Tek Kıtalık Kızılay Şiirleri,

Kızılay Şiirleri Tek Kıtalık,

KIZILAY

Sevgisi gelir en başta,
Adı anılır her yaşta,
Cepheye koşar savaşta,
İnsanlık gereği Kızılay.

KIZILAY

Kızılay koşar,
Doğal afetlere,
İnsanlara yardım,
Aş ve battaniye.

KIZILAY

Biz kızılayı severiz
Her sözünü dinleriz
Kızılay bizim herşeyimiz
Can kurtaran kızılay

KIZILAY

Yardımımıza koştun
Bizi korudun
İyiki varsın kızılayım
Sensiz nolur hayat

23 Nisan Şiirleri İki Kıtalık

Cuma, Haziran 22nd, 2012

23 Nisan Şiirleri kısa

23 Nisan Şiirleri 2 Kıtalık

23 nisan

Geldi 23 nisan
Herkez sevinçli olsun
Erken kalkıp gidin okula
23 nisanınızı kutlayın

Giderim oyunlar oynarız
Yürüş yaparız
Güzel şeyler yaparız
23 nisan çok güzel

ÇOCUK BAYRAMI ŞİİRİ

Arkadaşlar, sevinelim,
Hep gülelim, eğlenelim;
Sıkılmasın hiç canımız;
Çünkü bugün bayramımız…
Oyun, alay, dernek düğün,
Hepsi bizim işte bugün…
Çocuklara hor bakmayın;

İncitmeyin, esirgeyin…
Ana yurdun oğlu, kızı,
Umut veren şen yıldızı.
Yarınları parlatacak;
Şenlenecek her bir ocak…
Korunacak cumhuriyet,
Yükselecek bu memleket…

Ekrem ŞENOZAN

23 Nisan

23 Nisan’da açtı Büyük Meclisi.
Meclise oldu başkan Atatürk’ün kendisi.
Dedi: Kendin yönetir halkın kendi kendisi.
Bu millete yakışan en iyi demokrasi.

23 Nisan

Atamızdan armağan
Bu mutlu gün bize
Sevinsin her türk
Bu bayram hepimize

Biz çocuklar buradayız
Hep gülüp oynamalıyız
Atamız bize verir bayram
Biz bu bayramı kullanmalıyız

Burcu Çarıkçı

23 Nisan

Bugün ne mutlu bize,
Haydi hep gülsenize,
Müjde dağa, denize,
Geldi 23 Nisan.

Sokaklar dolu bayrak,
Yollara kurulmuş tak,
Şöyle bir etrafa bak,
Geldi 23 Nisan.

Fahrunnisa Elmalı

2 Kıtalık Baba Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Baba Şiirleri 2 kıtalık


2 Kıtalık Baba İle İlgili Şiirler

Baba

sığmazsın bilirim bir kaç mısraya,
anlatmak isterim seni dünyaya,
acelen neydiki uçtun semaya,
mezarının başında ağlarım baba,

gururu sevgiyi senden öğrendim,
mis gibi kokunu özledim baba,
bu kadar genç yaşda ölmemeliydin,
hasretin ciğerimi deliyor baba,


Babama Mektup

Yine bu gece de rüyamda gördüm
Tatlı tebessümünle seslendin baba
Dünya ahvalinden haberler verdim
Büsbütün rüyamı süsledin baba

Canım baba.. Altı evlat büyüttün
Talim verdin,yol gösterdin eğittin
Merhem oldun,canımıza can kattın
Bizi kuş sütüyle besledin baba

BİR BABANIN DİLİNDEN

Baba olmak, dağ gibi
Baba olmak, gönlü saray gibi
Baba olmak, her derde şifa gibi
Baba olmak, bir rüya gibi

Baba olmak, değildir cismi
Baba olmak, değildir resmi
Duyulunca, evde ismi
Kucağına atlamal,ı çocukların her birisi

*****

Baba

Sendin
Doğduğum gün
Bana ezan okuyan

Boyun kocaman
Kolların güçlü
Bir hamlede kaldırıyorsun
Üçümüzü

****

Baba

Sakın ha aldırma çileye derde,
Bunları çok çabuk aşarsın Baba
Ağzından kötüsöz çıkmaz biryerde
Sen hep şerefinle yaşarsın Baba.

Şefkatle kol kanat açarken bize,
Ciğerde hastalığa almışsın vize
Yer yoktur kalbinde karabir ize
Sen hep şerefinle yaşarsın Baba.

*****

Baba

Baba rahmet
Baba merhamet
Baba aş, baba ekmek
Babaya düşer, çile çekmek

Baba koruyucu
Baba kollayıcı
Baba dert, baba acı
Baba tüm dertlerin tek ilacı


BABA

Sevgisiz çıkarsan hayat yoluna
Dünyada tek başına kalırsın baba
Unutma ki bizler hep biriz
Birlikten güç doğarmış baba

Karanlık yüreğinin efendisi olmuş
Bizi karanlığa neden sokarsın baba
Yüreğin korkuyla beslenir olmuş
Bizi neden korkutursun baba


OY BABA

Gezerim yalın ayak
Oy baba fakir baba
Yoksulluk biz ne yapak
Vay baba garip baba

Çorap, lastik parası yok
Oy baba işsiz baba
Metelikle arası yok
Ağzında dişsiz baba


BABAYA

Bir baba babayı toprağa verir
Her baba yüreği babaya erir
Bir baba babayı her yerden görür
Bir baba babayı bekler boşuna

Baba gider baba kalır ardında
Baba ağlar garip kalan yurdunda
Her bir baba evladının derdinde
Baba derdi derde ekler boşuna

Baba diye yüreklere köz düşer
Babadan oğula güzel söz düşer
Yaralı yürekler yere tez düşer
Acıdan babalar tekler boşuna