Archive for the ‘Genel’ Category

Eğlenceli Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Eğlenceli ve Komik Şiirler
Eğlence Şiirleri

BUYRUN

Babamı dinliyorum gözlerim kapalı
Önce bir yumruk hissediyorum hafiften
Ardından tekmeler geliyor kafama
Uçuyorum havalarda
Uzaklarda, çok uzaklarda
Annemin hiç durmayan çığlıkları
Babamı dinliyorum gözlerim kapalı

Bu dönem sınıfı geçeceğim derken
Geliyor sürü sürü kırıklar
Ahlar çekiyorum odamda
Gözümün önüne geliyor müdürün bakışları
Babamı dinliyorum gözlerim kapalı

Seri eller dolaşıyor suratımda
Cıvıl cıvıl kardeşlerim odada
Hepsi almış takdiri teşekkürü
Sırıtıyorum acı acı
Babamı dinliyorum gözlerim kapalı

————————————–

BENİM GÜZEL VİŞNELİM

Sevdim seni birkere
Kırdın beni bin kere
Bendeki kalp değil şişe
Doldur sevgini içine…

Okumazsan şiirimi
Kırarım ben o şişeyi
Seni nekadar sevdiğimi
Bilemezsinki vişneli…

Sende meyve suyu yaparım
Tüm millete satarım
Saçılan o sevgiyi
Denizlere bırakırım…

—————————————-

KİMYADA AŞK

Çarpıyor kalbim hızla
Belki de kükürt gazla
Seviyorum seni ben
Sülfürik asitten fazla

Sana olan aşkımda
Reaksiyon var benim
Gerekirse uğrunda
Elektron veririm

Sende istersen eğer
İyonik bağ kurarız
Olumsuz aşkımızı
Atomlarla noktalarız

—————————————–

CEMİLEM

Saçları mısır püskülü gibi
Gözleri sucuklu yumurta gibi
Ağladımı anasını kaybetmiş sıpa gibi
Böğürürsün Cemilem

Hatırlarmısın kuru pilav günlerini
Tuvalete girdin mi başlardı bir senfoni
Vücudun tam bir koni
Mozart gibisin Cemilem

Ayağın çöp bidonu gibi
Ağzın Amerikan tuvaleti
Göbeğin Çin seddi
Birleşmiş milletler gibisin Cemilem

Arabası yepyeni
Bindimi iner tekerleri
Geç artık birinci vitesi
5 kişiliksin Cemilem

Unuttun mu sumak soğan yiyişimi
Unuttun mu toynaklarını silişimi
Unuttun mu burnuna soktuğum elimi
Balık hafızalısın Cemilem
Geri zekalısın Cemilem

Tarihin İlk Şairlerine Hangi Adlar Verilmiştir

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Tarihte Şairlere Verilen İsimler,
Eski türklerde Şairlere verilen adlar ve anlamları,

Tarihin İlk Şairlerine verilen adlar ve anlamları :

Kam : Büyü yapan..

Baskı : Ağır hastaları tedavi edenbir hekimdir..

Ozan : Sadece insanları eğitmez aynı zamanda eğlendirir..

Şaman : Alt ve üst dünyada yardım eder..

Kısa Çanakkale Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Kısa Çanakkale Şiiri
Çanakkale Şiirleri Kısa

Çanakkale

Gün geçmiş,yıl geçmiş ne yazar.
Her karış torağında bin,şehit bir mezar.
Yeryüzünde yaşadıkça,tek dişi canavar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Sen rahat uyu ey şanlı şehit.
Gölgesinde gölgelen al bayrağın.
Hangi kem göz sana edebilir nazar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Yedi cihana yeter yazdığın destan.
Gök kubbe ay,yıldız sana verir selam.
Çanakkaleyi düşmana yaptınya mezar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Dünya döndükçe Çanakkale yine geçilmez.
Kanınla suladın toprağı hangi canlı seni bilmez.
Sen yazdın cihana şanlı tarihi artık kim bozar.
Türk milleti aynı destanı yine yazar.

Şefik Aydemir

EY KAHRAMAN TÜRK ORDUSU

Çanakkale için akan kanlar
Denizdeki dalgalara vurmuş
Türk ordusunun zaferi
Esir milletlere bir umut olmuş
Ey Kahraman Türk Ordusu

Yurdun dörtbir yanından
Toplanmış asker
Bir istiklal uğruna
Canlarını feda etmiş
Çanakkale yolunda
Ey Kahraman Türk Ordusu

FATMA NUR GEDİK

Çanakkale geçilmez

Kim geçebilir ki!?
Bu iman,bu gönül zenginliğiyle,
Geçebilir ki kim!?

Geçilmez Çanakkale,
Bu vatan sevdasıyla,
Kim geçebilir ki!?
Gönülde zenginlik var.

Bir dakika bekle,
Düşün biraz.
Kaç bin asker,
Can verdi senin 1 dakikan için

Bu canlar feda olsyn!
Vatanını sevip sayana!
Sonuna kadar feda,
Sevip sayana!

Çanakkale Destanım
Çanakkale şanımsın,
En büyük destanımsın.
Binlerce Mehmetçiğe,
Bağrında kabristanımsın.

Çanakkale şerefim,
Binlerce neferlerim.
Dalgalanır rüzgarıyla,
Bayrağım nefeslerinin.

Gökyüzünden hilal düştü,
Al olmuş ten üzerine.
Yıldız kopardı melekler,
Sundular şehitlerime.

Ay yıldız kucaklaştı,
Kanlarımızla bayraklaştı.
Çanakkale geçilemedi,
Şehitlerimle destanlaştı.

Erdinç Sert

ÇANAKKALE DİYARINDA

Denize takılan kilit
Dünyayı kaldıran yiğit
Alaylar var toptan şehit
Çanakkale diyarında

Kahraman şehit cavuşlar
Şehitliğe uçan kuşlar
Savaşta yeni buluşlar
Çanakkale diyarında

Çanakkale Şavaşı

Bir şavaş vardı Çanakkale’de
Şehit kan verdi göz göre göre!
Yaş 5-65 demedi,
Şehit etti Türkiye’yi!

Gazisi var şehidi,
Canını verdi bu vatana!
Gerçek bir imanla,
Kazandı bu savaşı.

Yenilgiye düştü karşı taraf,
Silah bol,iman az.
Vatan sevgisi yoktu,
Gönülde büyük eksik var.

ÇANAKKALE

Çanakkale özeldir ,
Ayna gibi güzeldir.
Ne kadar şehit verdik,
Ama yine biz kazandık.
Kaderimizde olurmuydu ulaşmak bu güzel ülkeye,
Karadenizden esti geldi .
Adı Mustafa Kemal idi,
Layık mıyız şimdi biz bu güzel ülkeye.
Ey atam rahat uyu,izindeyiz.


Zafer Türküsü

Yaşamaz ölümü göze almayan,
Zafer, göz yummadan koşana gider.
Bayrağa kanının alı çalmayan,
Gözyaşı boşana boşana gider!

Kazanmak istersen sen de zaferi,
Gürleyen sesinle doldur gökleri,
Zafer dedikleri kahraman peri,
Susandan kaçar da coşana gider.

Bu yolda herkes bir, ey delikanlı,
Diriler şerefli, ölüler şanlı!
Yurt için dövüşen başı dumanlı,
Her zaman bu şandan, o şana gider.

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

Çanakkalede otuzbin şehit

Çanakkalede otuzbin şehit,
Hepsi bir birbirinden yiğit,
Bundan sonrasını tarihler yazar,
Çanakkale de analar ağlar.

Derdim derdim garip halim,
Kanı içmiş dağlar sanki düşmanım,
Ne analar ne bacılar,
Çanakkalede zaferler yatar.

Düşman pusu atmış çanakkale yollarına,
Yol vermiyor dağlar nice yiğit aslanlara,
Yol vermesen küserim yara,
Deli gönlüm gitmek ister şanıyla.

Mermiler yağıyordu yağmur gibi yiğitlerimizin üstüne,
Ay yıldızlı bir bayrak dalgalanıyordu gök yüzünde,
Mekanınız cennet olsun ebediyetde,
Çanakkalede şehitler yatar diz dize.

Haydar Turan


18 Mart Çanakkale

Bulutlar sarmıştı her yanı,
Kapkara bir geceydi,
Yağmur,bardaktan boşalırcasına,
Sağnak gibi yağıyordu,
Yedi düvelin gemilerinden yükselen,
Top,tüfek sesleri,
Her yanı inletiyordu,
Mustafa Kemalin askerleri,
Aslanlar gibi dövüşüyordu,
Ve Çanakkale kahramanca,
Düşmana selam veriyordu,

Kükrüyordu tepeden,
Mustafa Kemal,
Vatanıma ayak basacaksa düşman,
Yaşamanın ne gereği var,
En son nefer ölünceye kadar,
Dövüşeceksiniz aslanlar,
Görecek bütün dünya,
Ne aslanlar doğururmuş,
Emineler,Hatçeler,Ayşeler,Fatmalar.

Ali Osman Yılmaz

Çanakkale ile Atam

Atam senin sayende herşey oldu,
Sana minnettarız Atam
Çanakkale savaşında
Düşmanları yenip
Vatanı milleti kurtardın Atam
O,düşüncelerine,fikrine,
Sevgine,saygına,
Cesaretine,yeteneğine,
Hayranım Atam

Hayat Benim

Cuma, Haziran 22nd, 2012

HAYAT BENİM HAYATIM ! Dışardan nasıl göründüğümün bir önemi yok ! İçeriden görebilenler yetiyor bana!!! …………….. Beni dışardan yargılayanlara sözüm yok zaten dışarda kalmaları yetiyor onlara !!………Hayatın tadını çıkaracaksın…Tadını kaçıranlarıda hayatından çıkaracaksın!!!!!………….​….. …… Dilsiz değildir suskunluk, çok şey anlatır anlayana… Kelimelerin anlatamadıklarını haykırır aslında!!………….. Bir kaçış değildir suskunluk, bir bakıştan çok daha fazlasıdır… Sessiz çığlıkların bir adım ötesidir… Hayata olan öfken, insanlara olan kırgınlığın, ve daha nicesi saklıdır içinde sukunetin. Rest çekmenin ”asil’ halidir anlayana…!

Hayvan Sevgisi İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Hayvan Sevgisi İle İlgili Şiir


Hayvan Sevgisi Şiirleri


HAYVAN SEVGİSİ

Herkes içindeki hırsını yense,
İnsanlar dünyada kardeş olurdu,
Katille, zalimle bir dur denilse,
Dünya cennet,cennet dünya olurdu.

Kim ağlar can çekişen kediye?
Kimin kürkün giyer eder hediye.
İkisi de düşünse insanız diye,
İnsan melek,melek insan olurdu.

Hayat canlı için ne kadar tatlı,
Gökyüzü masmavi pembe bulutlu,
İnsanlar savaşsız ne kadar mutlu,
Ben dünyalı, dünyalı ben olurdum.

Yıldırım Öğretmen

HAYVAN SEVGİSİ

Hayvanları sevelim,
Koruyalım onları.
Onlar yaşadıkça,
Bizde yaşayalım.

Sevimlidir hayvanlar,
Sevelim onları.
Yakmayalım canlarını,
İncitmeyelim onları.

Onlarda bir canlı,
Koruyalım onları,
Onlar yaşadıkça,
Bizde yaşıyoruz…

Birgül ÖDEMİŞ

GÜZEL KELEBEK

Uçuyorsun renk renk,
Kanatların rengarenk.
Yaprakların içinde,
Uçuşan bir çiçeksin!

Hergün dahada renklisin,
Bütün herkez seni tanır.
Güzel renklerinle,
Dolaşırsın heryerde!

NE GÜZELDİR HAYVANLAR

Evimizde yaşarlar,
Elimize bakarlar,
Türlü işe yararlar,
Evcilleşmiş hayvanlar.

Ne güzeldir tavuklar,
Folluk dolu yumurtalar,
Hep bal yapar arılar,
Ne güzel şu hayvanlar.

Sütlerini içeriz,
Kimisine bineriz,
Öküzle çift süreriz,
Yararlıdır hayvanlar.

Kılları var ,yünü var,
Süzgün bakar mandalar,
Kedi ,eşek ve atlar,
Ne güzel şu hayvanlar.

Arabaya koşarız,
Uzun yollar aşarız,
Güçlerine şaşarız,
Ne güzel şu hayvanlar

Ormanları süslerler,
Gece ,gündüz öterler,
Bize ,dostluk ederler,
Çok tatlıdır hayvanlar.

SEVGİLİ HAVANLAR

Hayvanlar her yerde nere baksan orda
Ormanda,bahçede,evde heryerde
Kedi,köpek,papahan ve birkaç hayvanlar
Her yerde hayvanlar nerene baksan hayvan
Engüzel şey hayvan

Evcil hayvanlar var sokakta yaşayanlar var
Ama en güzel şey hayvan
Hayvan sevgisi güzeldir
Hayvanlar en güzel bir canlı

Kedim

Ne güzel bir kedisin,
Mırıl mırıl edersin.
Gözlerin ateş saçar,
Seni gören fareler kaçar.

Kuyruğunu sallarsın,
Delikleri koklarsın.
Sen de olmazsan eğer,
Evlerde hep fare gezer.

Arife HANCI

Benim Cici Köpeğim

Hav hav hav
Benim cici köpeğim
Hav hav hav
Köyümü beklee

Sana kemik vereyim
Gel birazda seveyim
Benim cici köpeğim
Köyümü beklee

Acemi serçe

Çocukluk sona eriyor
Uçuyor yuvadan artık
Sevgili küçük serçe
Hıçkıra hıçkıra ağlıyor
Kucaklaşıp öpüşerek
Ayrılırken annesinden

Atlıyor gök boşluğuna
Acemi yavru serçe
Konacak bir dal arıyor
Uça uça döne döne
Yoruluyor kanatları
Konuyor bir horozun sesine

Seviyor konduğu yeri
Mutlu oluyor yorgun serçe
Uykusu gelmiş uyuyor
Ötmesi bitince horozun
Gökten yere düşüyor
Paramparça oluyor serçe

Ali YÜCE

İlkbahar İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

İlkbahar Şiirleri,

En Güzel İlkbahar Şiirleri;

İlkbahar Geldi..

Bu da yarım asırlık bir çocuk şiiri.

İlkbahar geldi, yerler yemyeşil,
Temiz havaların kıymetini bil.

Oyna her zaman temiz yerlerde
Temiz hava şifa her türlü derde

Heryandan neşe bağrın tutuşsun,
Ürkütme kuşları gelsin ötüşsün

Arılar vızlar karıncaya bak
Tembel olma sakın bu hali bırak..

15-NİSAN-1959 Başkale Van Seyfeddin Karahocagil

Bahar Gelince

Bahar oldu, cana geldi topraklar,
Her taraf yeşile boyanmaktadır.
Tomurcuklar patlar çıkar yapraklar,
Kimi de çiçeğe soyunmaktadır.

Bugün yarın rençber; ‘ho! ‘ diyer mala*,
Alafsız hayvanı otlağa sala.
Binbir canlı birden düşer havara,
Niye ki havalar ısınmaktadır.

Boz bulanık akar bir zaman sular,
Taylar kişnemede, koyun kuzular*
Yavaş yavaş biter kışlık uykular
Bört böcek yuvada uyanmaktadır.

Arılar bekliyor; kovan açıla,
İşçileri kır bayıra saçıla..
Bulaklardan berak sular içile,
Kaynaklar arabir bulanmaktadır.

Duyulur toprağın ılık nefesi,
Tarlaları sarar horavel sesi,
Bir sevinç fetheder bütün herkesi,
Sanırsın okyanus çalkanmaktadır.

Hasret çeken kuşlar tüner yuvaya,
Gurbete doyanlar döner sılaya.
Çiftçi ilk tohumu serper tarlaya,
Dört elle toprağa sarılmaktadır.

Enva i can sesle uyunur bağda,
Hayvanlar idmana çıkıyor dağda.
Kelebek kozada, örümcek ağda,
Karınca teçhizat kuşanmaktadır.

Çel çocuk, kuzuyu yayarlar kıra,
Düşüp yolaklara hep sıra sıra.
Tavuğun minneti kalmadı tara,
Kapıda, bacada eşinmektedir.

Dikilir fidanlar eşilir çukur,
Bağ, bahçe dopdolu evler tamtakır,
El açar yaşlı genç; Allah’a şükür,
Çayırda namazlar kılınmaktadır.

Hikmet’im severim bahar çağını,
Görestim koyunun tereyağını,
Gül çimen bürüsün Sako Dağı’nı
Güzeller çaşıra salınmaktadır..

Cemali-Hikmet AKSU

İlkbahar Geldi
Ah bahar ne işler, açtı başıma
Aklar düşürmesin, benim saçıma
Rengarenk çiçekten,güzel taçıma
Hoş geldin ilkbahar,dirildi herşey

17.03.2011
Osman Karahasanoğlu

ilkbahar gelince

ilkbahar gelince
içimi bir sevinç alır.
arkadaşlarımla gezip tozarız
ilkbahar gelince

ilkbahar gelince
hüzünler biter
kuşlar cıvıldaşır
ilkbahar gelince

ilkbahar gelince
küsler barışır
arkadaşlarımızla piknige gideriz
ilkbahar gelince

ilkbahar

Sevgiyle dolusun
Çiçekler açarsın
Cıvıl cıvıl öter kuşlar sevinirim ben
Ne güzel ilkbahar

İlkbahar ilkbahar
Ne mutluyum bi bilsen
Mutluluk saçıyorsun kalbime
Ne güzel ilkbahar

İlkbaharı severim
İlkbahar gelince coşar çocuklar
Piknik yeri dolu olur ilkbahar gelince
Ne güzel ilk bahar

hande sorku

Bir İlkbahar Şiirine Başlangıç

Hava ne kadar güzel öğretmenim
Yollar ağaçlar kuşlar ne kadar güzel
Yeryüzü pırıl pırıl öğretmenim
Gizlisi saklısı kalmamış dünyanın
Nesi var nesi yoksa dökmüş ortaya
Bütün bitkiler, bütün hayvanlar, bütün taşlar
Sürüngenler, konglomeralar, serhaslar
Hepsi hepsi ortada öğretmenim.
Ne olur biz de gidelim
Burda kalsın kitaplar
Burda kalsın iğneli karafatmalar
Kollarından bacaklarından gerilmiş kurbağalar
Burda kalsın hepsi
Bomboş kalsın hepsi
Bomboş kalsın evler okullar
Hapishaneler, hastaneler…
Öğretmenim, sevgili öğretmenim
Sırtımıza alırız hastaları
Kim bilir ne özlemişlerdir kırları…
Ya mahpuslar.
Ne sevinirler kimbilir
Sarılıp sarılıp öperler adamı.

Melih Cevdet ANDAY

Baba Sevgisi İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Baba İle İlgili Şiirler,

Baba Şiirleri,

BABA

ben artik büyüdüm baba
hata yaptim ama hatami anladim
sen kissan bile, dövsen bile babamsin
senin vurdugun yerde gül biter baba
affet beni baba
bana SEN göz kulak oldun
beni SEN büyüttün
SEN kucagina aldin
SEN sevdin
SEN korudun
benim icin SEN üzüldün
SEN korkdun bana birsey olacak diye
hic bir eksigim yok
herseyim var
cünkü hep sen yanimdasin
bana güc veren sensin
ve seni istemiyerek üzen benim
AFFET BENI BABA

BABA

Sevgisiz çıkarsan hayat yoluna
Dünyada tek başına kalırsın baba
Unutma ki bizler hep biriz
Birlikten güç doğarmış baba

Karanlık yüreğinin efendisi olmuş
Bizi karanlığa neden sokarsın baba
Yüreğin korkuyla beslenir olmuş
Bizi neden korkutursun baba

Neden bu şiddet bu celal
Biz sana ne yaptık ki baba
Her zaman kanımız sana helal
Bizi neden yaraladın ki baba

Bunca yıl umutla bekledik
Umutlarımız acıyla söndü baba
Ufacık gülüşüne bile sevinirdik
Artık bize gülmez oldun baba

Baba şefkati nedir bilmez misin
Bunu neden bize çok görürsün baba
Dayanışma nedir bilmez misin
Neden hiç yanımızda değilsin baba

Baba olmaya hiç çalışmadın
Aldırış bile etmedin baba
Sende alıp başını gidersen bir gün
Kin nefret ayırmasın bizi baba

Baba Sevgisi

Bir baba vardı
Ailesini kollayan
Ailesine yardımcı olan

Bir baba vardı
Sevgiyle
Ailesine baka

İşte bu benim babam
Ailesi sevinçle babaların yanına koşan
Bir baba

BABACIM

BABACIM
SENİ SEVİYORUM
HAYATTA EN KIYMETLİ ŞEYLERDEN BİRİSİN
BENİM İÇİN
EN SEVDİĞİM ÇİÇEK
EN SEVDİĞİN GÜN
VE SEVDİĞİM HERŞEY SENİ İFADE
EDER BANA
CANIM BABAM

Babaya Haykırış

Çocuklar ölene ağlayamazki
Gitme baba diye yalvaramazki
Çocuklar babayı unutamazki
Dönülmez gidişin böylemi baba

Seslensem sesimi duyarmısınki
Ay geçer yıl geçer uyanmassınki
Muhtacım elimi tutamassınki
Dönülmez gidişin böylemi baba

Bir mezar taşına işte baban dediler
Ağladum elime hep resmini verdiler
Sordum çaresi dönülmez dediler
Dönülmez gidişin böylemi baba

Nerdesin Baba

Bu dünyada ne yaşarsam yaşiyim
Ne kadar mutlu olursam oliyim
Hayat tüm isteklerimi versede
Hiç bi sevgi senin yerini tutmuyorki baba

Artık o küçük kızın değilim baba
Büyüdüm
Ama yıllar geçtikçe
Özlemini daha çok büyüttü içimde
Ve benim bu aciz bedenim
Özlemini taşımaya yetmiyor

Çok canım yanıyor baba
Yüreğimin bi yanında sanki koca bi yara var
VVe senden başka hiç kimse
O yaraya merhem olamıyor
Ama sen yoksun

Çoooook uzun zaman oldu seni görmeyeli
Artık rüyalarımada girmiyorsun
Resimlerinde yetmiyorki hasretimi dindirmeye
Sana sarılmak sarılmak sarılmak istiyorum yaa

Ankara İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Ankara Şiirleri,

En Güzel Ankara İle İlgili Şiirler,

Ankara

Ankara dediler yavrum götürdüm
Haftalarca hastanede yatırdım
Bırakmadım başucunda oturdum
Çaresiz diyerek attın Ankara

Ankara’da hiç hastane koymadım
Kaçını gezdimse bilmem saymadım
On beş günde hiç elbise soymadım
Gözümde bir hiçsin bittin Ankara

Yirmi yıl getirdim Ankara sana
Hiç umut vermedin çareden bana
Hep zorluk çıkarttın yavrumdan yana
Beni ciğerimden ettin Ankara

Bu kalbin yarası seni bitirir
Gün geçtikçe kalp ritmini yitirir
Gücü kalmaz tehlikeye götürür
Sonsuz karanlığa ittin Ankara

Başkentte dediler ciğer çalışmaz
Ankara tıp dedi dermanı kalmaz
Hacettepe dedi fazla yaşamaz
Ver artık yavrumu yettin Ankara

Yoğun bakımdayken dardı odası
Bir kural koymuşlar girmez babası
Kapısında ağlar garip anası
İster Ali’sini nettin Ankara

Bu acıyı gözyaşında aradım
Her köşede gizli gizili ağladım
Akan yaşla mendilleri suladım
Geri ver Ali’mi çattın Ankara

Ben bu derdi Ankara da azdırdım
Param yoktu beş de altın bozdurdum
Bilet aldım veresiye yazdırdım
Refiki Ali’den ettin Ankara

Refik Kutlu

Ankara Şiiri

Ankara’da doğdu gün;
Öğün Türk oğlu öğün.
Tan yeridir Türklüğün,
Bahtı ak, taşı kara
Adı büyük Ankara.

Ordu kuruldu,
Düşman orda vuruldu.
Türk’e bir kale oldu.
Bahtı ak, taşı kara
Yurdun kalbi Ankara.

Harp meydanı orası
Başkomutan ovası
Bahtı ak, taşı kara
Can evimiz Ankara.

H.Ali YÜCEL

Ankara Marşı

Ankara, Ankara, güzel Ankara,
Seni görmek ister her bahtı kara.
Senden yardım ister her düşen dara,
Yetersin onlara güzel Ankara.

Burcuna göz diken, dik başlar insin,
Türk gücü orada her zoru yensin,
Yoktan var edilmiş ilk şehir sensin,
Varolsun toprağın, taşın Ankara.

Halil Bedii YÖNETKEN

27 Aralık

Yirmi yedi Aralık’ta,
Atam geldi, Ankara’ya.
Ülkem kalmış, karanlıkta,
Merhem oldu, her yaraya.

Atam, Ankara’da durdu,
Meclisi, buraya kurdu.
Kurtuluşa, karar verdi,
Hep toplandık, bir araya.

Düşmanları, yurttan attı,
Türklüğüme çok şan kattı.
Ankara’yı, başkent yaptı,
Hemşeri oldu, buraya.

Atatürk’ü, çok severiz,
Onun yolundan gideriz.
Uygar ülke, hedefimiz,
Örnek olalım, dünyaya.

Hüseyin Celep

Atatürk’ün Ankara’ya Gelişi

Dokuzyüz ondokuz aralık ayı
Dikmen sırtlarına vardı Atatürk
Tüm seğmenler karşıladı Ata’yı
Milleti bağrına sardı Atatürk

Vatan aşkı ile düş olduk nara
Zafer türkün oldu sarıldı yara
Bir yüce ses dedi Başkent Ankara
Millet meclisini kurdu Atatürk

Koca dünya şaştı eyledi hayret
Tükenmedi azim ihtikat gayret
Artık hiç kimseye eylemem minnet
Bana lisanımı verdi Atatürk

Sefil ERÖKSÜZ’üm vatan can bağım
Cumhuriyetliktir tarihim çağım
Göklere taht kurdu şanlı bayrağım
İstiklal gülünü derdi Atatürk

Mehmet Ali Eröksüz

ANKARA

Ey insan arşı yayla! Ey bozkır! Ey Ankara!
Seslen bana: Ben senden nasıl uzak yaşarım;
Bahtım, senin bağrından ayrıldığım an kara,
Ben sendeki gözlerden feyz alarak yaşarım.

“Halep ordaysa arşın burda.” dersen ne çıkar?
Sende al atım için meydan da cirit de var.
Başka yerin sahrası hız almaya bile dar!
Ben sende heyecanım şahlanarak yaşarım!

Koşarım bozkırlarda gem bilmeyen bu tayla,
Hislerim sürü sürü benim, bağrım da yayla.
Ana gibi, yar gibi kaynaştım Ankara’yla,
Alnım gökten yukarı, mermerden ak yaşarım.

Fatih’in gemileri nasıl kaydı karada?
Nasıl bir sızı vardır şerefli bir yarada?
Ben böyle imkânsızlık içinde Ankara’da,
Hayatımı sürerim, hislerimi yaşarım.

Gönlümü atsalar da dünyanın bir ucuna,
Düşer bir gülle gibi Ankara’nın burcuna,
Bilmem şahin sığar mı avuçların ucuna,
Ankara’da ben böyle çırpınarak yaşarım.

Behçet Kemal ÇAĞLAR

Dostluk İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Dostluk İle İlgili Şiirler Yeni,

Dostluk Şiirleri Kısa;

SEN GÜZEL DOST

Yazdın onca eserleri
Aydınlattın beyinleri
Topladın tüm verileri
Bir mürşittin, sen güzel dost

Savunurdun evrenseli
Mertebenle, oldun veli
Tinde esen, bir sam yeli
Bir önderdin, sen güzel dost

Boyun kadar kitapların
Dost söyledi, hep dillerin
Olmadı hiç ödünlerin
Ödünsüzdün, sen güzel dost

Araştırdın, sorguladın
Yaşam boyu, hiç durmadın
Tarih yazdı, senin adın
Ölümsüzsün, sen güzel dost

Anadolu bilgesiydin
Gerçeklerin gür sesiydin
Dervişlerin nefesiydin
Filozoftun, sen güzel dost

Verdin Cevri mahlasını
İnsanlığın en hasını
Kamilliğin manasını
Öğretmiştin, sen güzel dost

Gidecektir bir gün gelen
Eserlerdir baki kalan
Üretendir, soru soran
Hep ürettin, sen güzel dost

Yol gösterdin, Zamanım’a
Hizmet sundun, insanlığa
Dünyada ki, tüm canlara
Değer verdin, sen güzel dost

DOSTLUK

Biz haber etmeden haberimizi alırsın,
yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin.

Gözümüzün dilinden anlar,
elimizin sırrını bilirsin.

Namuslu bir kitap gibi güler,
alnımızın terini silersin.

O gider, bu gider, şu gider,
dostluk, sen yanı başımızda kalırsın

Dost!

Yollarımız ayrılsada…
Yüreğim dost kalır sana!
Habersiz gitsen uzağa…
Arar bu can seni,ey dost!
Bulur bu can seni,bil dost!
Dost…

Çatlamış topraklar gibi,
Susamışsa dostun dili,
Sular seller, yağmur gibi…
Akar bu can sana, ey dost!
Yağar bu can sana,bil dost!
Dost…

Arar insan,arar dostu!
Bulursa o gerçek dostu,
Gönlümde tapulu yurdu…
Kurdu bu can sana,ey dost!
Kurar bu can sana,bil dost!
Dost…

Açılır kapılar sana…
Sen de kapılar aç bana!
Dost olan dostundan yana…
Gelir bu can sana,ey dost!
Koşar bu can sana,bil dost!
Dost…

Gerçek dostlar unutur mu?
Gezer o dostun yurdunu…
Derdin dost derdim olurdu,
Devam sen de,bilesin dost!
Özün gerçek,sözünse dost!
Dost…

DOSTUM

Hayat akıp giderken,
Düşler birer birer biterken,
Ben kendime bir dal ararken,
Seni buldum DOSTUM.

Şimdi çok mutluyum.
Hatta uçuyorum.
Adeta kendimi,
Bir cennette sanıyorum.

İyiki varsın bitanem,
İyiki yumuşak kalbin var,
Denizler kadar derin,
Güzel gözlerin var.

Ben seninle olmaktan,
Seninle dertleşmekten,
Seninle gülmekten,
İnan çok mutluyum.

DOST DEDİĞİN

Dost dediğin
Dostun yüreğinden geçeni bilmeli
Dost dediğin
Dostunu karşılıksız sevmeli
Dost dediğin
Verecekse almadan vermeli
Dost dediğin
Yüreği kan ağlarken, dost için gülmeli
Dost dediğin
Kara toprak gibi sadık kalabilmeli
Dost dediğin
Sığınacak yerin yoksa kucağını açabilmeli
Dost dediğin
Güne sıcak bir güneş olup doğabilmeli
Dost dediğin
Geceye parlayan yıldız olabilmeli
Dost dediğin
Sırtını yasladığın asırlık bir çınar
Dost dediğin
Gerektiğinde bir kalkan olabilmeli
Dost dediğin
Kahpe kurşuna göğsünü siper yapabilmeli
Dost dediğin
Velhasıl dost olduğunu bilmeli
Dost dediğin

Dostluk

Dostluk; yemek,içmek,eğlenmek değil
Dostluk; fedâkarlık,dostluk emektir
Dostluk; bir nefeslik dinlenmek değil
Dostluk; kötü günde birlik demektir

Acıyı paylaşmak,kederi silmek
Yerinde bir lokma ekmeği bölmek
İçten duygularla sevmeyi bilmek
Dostluk can istese,canı vermektir.

Dostluk; sığınılan liman olmalı
Dostluk; nefes,nefes kalbe dolmalı
Dostluk; yaşadıkça baki kalmalı
Dostluk; dost bağından çiçek demektir

Dostluk kolay olmuyor

Dost dediğin dostu ile yoldaştır
Belki arkadaştır belki kardeştir
Belki ana baba belki de eştir
Dost dediğin kolay bulunmuyor ki…

Dostluk insanlarda gönül bağıdır
Dostluk duyguların olgun çağıdır
Dostluk yemeklerin tuzu yağıdır
Dostluklar çabucak kurulmuyor ki…

Dostluk para ile alıp satılmaz
Elinin tersiyle hemen itilmez
Dostluk bozulursa rahat yatılmaz
Dostluk öyle kolay kurulmuyor ki

Elemde kederde, güzel şeylerde,
Dağlarda şehir de belki köylerde,
Yaşamın sürdüğü her türlü yerde,
Dosttan uzaklarda yaşanmıyor ki…

Dostuna güvenir rahat edersin
Her şeyi konuşur her şeyi dersin
Dostluk çok önemli sen de bilirsin
Dostluk öyle kolay kurulmuyor ki….

Hayat İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Çok Güzel Hayat İle İlgili Şiirler Kısa,

Hayat Üzerine Şiirler,

YalanDünya

Boşa üzülmüş ,boşa gülmüşüm
Hepsi hayalmiş,rüya görmüşüm
Boş yere sana değer vermişim
Yalan dünya;boşa aldattın beni

Aldandım sözüne,düştüm peşine
Malına ,mülküne,güzelliğine…
Uysaydım keşke hakkın sözüne
Yalan dünya; boşa aldattın beni

Ne ana kaldı,ne baba; nerede evlat?
Her şeyi aldın , ettin mi rahat?
Görmedim gerçeği bende kabahat
Yalan dünya; boşa aldattın beni

Verdiğin bu muydu, bu nasıl yatak?
Doldurdun gözümü taş ile toprak
İster ağla , ister gül halime bir bak
Yalan dünya; boşa aldattın beni

Bir Hayatın Anatomisi

Hayat dediğin oyun üç,bilemedin beş perde
Kural yoktur tınısı hep aynıdır her telde
Açılışı dünyaya gelmekle yaparsın
Sonra zamanı saati kendin göre kurarsın
Dünyaya gelerek başlattığın diriliş
Onbeşsene sonra olurmu sana bir serpiliş
Farkında değilsindir yaşıyorsundur en güzel günleri
Karşına çıkan ilk kızı sanarsınki bir huri
Heyelana kapılmış kaya misali geçer zaman
Birden yapaylnız kalırsın nedenini anlamadan
İşte ilk perde tam burda kapanır
Sınav denilen illetle ikinci perde aralanır
Hazırsan geçersin sınavı ilk seferde
Eğerki değilsen sayarsın olduğun yerde
Aşılmayacak engel yoktur atlatırın bunuda
Artık kendine güvenirsin sözlerin kalmaz havada
Sahneye bi çıkarsın karşında kocaman kitle
Kendince düşünürsün işte budur kapalı gişe
Tadını alamadan elvedda derin mutlu günlere
Çıkarsınsabah yeliyle uzun bir sefere
Şafak saymakla geçermi dörtyüzaltmış gün
Onbeş aydan daha yoksun kalır kısacık ömrün
Onbeş aydan sonra hiç bozmadan kafiyeyi
Kapatırsın uzun bir aradan sonra perdeyi
Herkes gibi kurmak istersin mutlu mesur bir yuva
Bu arada bir perde daha katılır kuyruğa
Artık benimde olsun dersin bir kaç çocuk
Derken anlarsınki kolay değilmiş yoksulluk
Dertler belini büksede bunlarıda atlatırsın
Hepsini bir bir katlayıp cebinde saklarsın
Bundan sonra kalmamıştır ben diye birisi
Sende anlarsın yalanmış aileden gerisi
Yıllar birbirii kovalarken dört nala
Yavrunda düşüverir uzun bir yola
Çok geçmeden alırsın kucağına bir iki torun
Onlar için herşeyi yaparsın dinlemezin hiçbir kanun
Artık birşey düşünmezsin dalmadan önce uykuya
Yüreğinde yer yoktur en ufak korkuya

Altmış beş senelik hapisten sonra hayat
Açıklar kararını artık;’hakkın beraat’
Yakan yapışır alaşağı eder ölüm ummadığın yerde
Tam burada anlarsın açılmıştır artık son perde
Önünden geçek üzeredir ayrılık treni
Bir telaş başlar duymadan son sireni
Şehadet getirerek çıkarsın dönüşü olmayan yola
Yoktur artık hiçbir durakta bir nefeslik mola
Ağır ağır uzaklaşırken kıpırdayamadan yerinden
El bile sallayamazsın buğulu pencerenden
Cenazende okunan senin içindir bu son beste
Kimse bulamaz artık seni herzamanki adreste.!

Sonsuza Kadar

Güz gülleri gibi ömür olmasa
Engelleri aşsak sonsuza kadar
Gök ekinler biçilerek solmasa
Baharlar yaşasak sonsuza kadar

Yürek yangınları acıtır teni
Ateş hâleleri henüz çok yeni
Derin acılara atmayın beni
Huzura kavuşsak sonsuza kadar

Gönül güzelliği olmalı her an
Yürek sesleriyle geçmeli zaman
Hoyrat bakışları istemem aman
Kemale ulaşsak sonsuza kadar

Gülistan içinde güller açmalı
Nefisten, şeytandan hemen kaçmalı
Hakikati bulup her dem uçmalı
Hikmeti konuşsak sonsuza kadar

Sureti cemali seyretmek güzel
Âşıklarla olmak arife özel
Bülbül gülü için şakıyor gazel
Cananla buluşsak sonsuza kadar.

Ömür Dediğin

Debelenip dursun akıl ‘niçin’de,
Bir varmış bir yokmuş ömür dediğin.
Gönül sanki zindan, zindan içinde,
Bağrımdaki okmuş ömür dediğin.

Gel seyre dal bir ırmağın başında,
Çölün ortasında, dağın başında,
Bir gurbet ki gözlerinin yaşında,
Ne yaman firakmış ömür dediğin.

Adım adım menziline yürüyen,
Gece-gündüz damla, damla eriyen,
Bahtımın yeline düşüp titreyen,
Bir sarı yaprakmış ömür dediğin.

‘La rahate’..bitmez dertler, çileler..
Şeytanda tuzaklar, ‘ben’de hileler,
Yüzümde gül olup açsın haleler,
Ahiri toprakmış ömür dediğin…

Hayat Devam Ediyor

Hayat yaşamaksa bir lokma nasılsa gelir.
Bir bak doğaya.
Kelebek bile doyuyorsa eğer.
Ezdim diye sevinme üzül bence.
Ezildiğinde bile yemdir birilerine.
Bilen bilir bilmeyen inler dercesine.
Hayat devam ediyor.

Ne çağlayanlar dayanamadı kurudu.
Bir bak doğaya.
Karıncalar bile doyuyorsa eğer.
Basıp ezdiğine üzülme sevin bence.
Ölüsünü bile diğerleri ambara taşır.
Yaşam biri için biterken.
Öteki için yeniden başlamaktadır.
Hayat devam ediyor.

Hani Harun’dan kalan mallar.
Karşındakinde büyük mal var.
Bitirmen mümkün değil.
Yüklen ezdim diye sevin..
Ye yiyebildiğin kadar.
Öyle bir yürek ki bitiremezsin.
Kendini geleceğine bırakmış zaten.
Hayat devam ediyor.

Neler çaldın dünyada görebildin mi?
Çantana bakma bulamazsın.
Aldıklarını sende bırakacaksın.
Bırakmasan bile alacaklar elinden.
Ağlama o zaman.
Bir bak doğaya hepsi geçiciydi de.
İşte o zaman iş işten geçmiştir.
Hayat devam ediyor.

Bütün kalbimle her şeyi vereceğim.
Dönülmez yolda bende yalnız gideceğim.
Hissetmekse acıyı sende bileceksin.
Doğduğumda yalnızdım ya.
Ben o yalnızlığıma geri döndüm.
Yürü artık sen git gidebiliyorsan.
O anılarla maddiyatınla mutlu ol yeter.
Geriye bir söz kalır.
Hayat devam ediyor.

Hayat Yolu

Zaman çizgisinde kaybolan yollar,
Yürümen içindir durmadan yürü.
Sağından solundan uzanan eller,
Üstüne kirini sürmeden yürü.

Dört yana dizilmiş kahpeler mertler,
Karşında sıralı çileler dertler.
Arkandan kuyuyu kazar namertler,
Sırrını düşmana vermeden yürü.

Hayal mi gerçek mi düşün bir kere.
Nefsine hükmeden düşer mi yere?
Yüreğin mahkûmsa bitmez kedere,
Mutluluk düşleri kurmadan yürü.

Sevdanı nadasa bırak yaşasın,
Hasreti bitirmez arttırır yasın.
Deryada fırtına ortasındasın,
Dümeni meçhule kırmadan yürü.

Haritan çizildi doğmadan önce,
Düzenin kuruldu inceden ince.
Çıkmayan sokağa gafil girince,
Kadere hesabı sormadan yürü.

Durağı bulunmaz ömür yolunun,
Zannetme hayatı bitti ölünün.
Üstüne eğilen rahmet dalının,
Köküne baltayla vurmadan yürü.

Sevdanın çamurlu bataklığında,
Ürkek bir ceylanın ataklığında,
Masum meleklerin yüz aklığında,
Ruhuna kirleri sarmadan yürü.

Hakkın huzurunda çıktın sefere.
Geçici mekânın adı yerküre.
Er geç döneceksin geldiğin yere,
Günah kuyusuna girmeden yürü.

Kimseye olmadan ne borç ne diyet,
Onurlu yaşamak ömre meziyet.
Yunus’un yolundan gitmekse niyet,
Kötülük sırrına ermeden yürü.

Cuma Günü Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Cuma Günü Şiirleri

Cuma Günü İle İlgili Şiirler

Cuma Bayramı
Şafak vakti nurlu mürekkep,
Not yazmak için avucuma,
Gözlerim açık olmalı hep,
Bugün hafta bayramı cuma

Temizlik, koku, ayna, tarak
Bakım gerekir pabucuma,
Zerafet almalı tartarak,
Bugün hafta bayramı cuma

Yedim içtim hafta boyunca,
Göz attım fakire borcuma
Şenlenirim ezan duyunca
Bugün hafta bayramı cuma

Selamı doldurdum koynuma,
Kapı açtım gönül burcuma
Hatır sormak borçtur boynuma,
Bugün hafta bayramı cuma

Katı kalbim bugün yumuşak,
Anlayış sürdüm gözucuma,
Yediyüz verecek tek başak,
Bugün hafta bayramı cuma

Dağlar gibi yığıldı günahım
Tevbe ettim her bir suçuma
Müminleri affet Allah’ım!
Bugün hafta bayramı cuma

Ekrem Şama

*******************************

HER CUMA GÜNÜ

Allahın gördüğünün
Edemem kullarından inkâr:
Hummalı bir hisle
Tutuşan gözlerimde
Yıldız yıldız sevinç var

Her Cuma günü…

Önce Lala Mustafa Paşa
Heybetle görünür
Bulutlar dağılır ufuklara,
Hakikate bürünür
Hâtıralar

İçimde yaşa… yaşa…

Her Cuma günü
Şehitler kalkar yerinden
Bayrak bayrak dalgalanır hasret…
Sukûtla gurur
Okunur yüzlerinden,
Bakışlar gerçeğe resmeder gördüğünü,
Müezzinler tutar elini Bayraktar’ın
Her Cuma günü.
Ve bayrak yükseliyorken minarelere
Yeniden fethederim Kıbrıs’ı
Diner o lâhza içimdeki sızı,
Seninle yaşıyorum yarın!…

Engin GÖNÜL

****************************

Cuma

Bugün günlerden bilirmisin
Cuma gönüllerin huzur bulduğu gündür
Cuma haftanın bittiğini bildirir
Cuma müslümanların bayramıdır
Cuma sen günlerin içerisinde kıymetlisin
Cuma senin uğruna neler feda edilmezki
Cuma kainatın ilk yaratıldığı gündür
Cuma ah keşke sana ulaşabilsem cuma

Fikret Gürsoy

Kadın İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Kadına Dair Şiirler,

Kadın Şiirleri Kısa,

ADIM KADINDIR BENİM

Başımdaki yazmayı devrim ile düşürdüm
Toprak kokan saçımı rüzgar ile uçurdum
Orak vurdum ekine bebeme süt içirdim
Salın benim peşimi adım kadındır benim

Eylemlemlerde eşime omuz verdim el ele
Saçlarımı yoldular cehalete bak hele
Panzerler ezdi geçti of demedim bile
Ezdirmedim eşimi adım kadındır benim

İki evlat büyüttüm gözlerim,den sakındım
Asker verdim vatana tezkereye bakındım
Bana tabudu geldi öle öle dokundum
Toprak aldı koçumu adım kadındır benim

Bir yavrum,da mapusta yargı günü bekliyor
Ölüm orucu tutmuş bir damla su çekmiyor
Duyan yok feryadımı kimse dönüp bakmıyor
Kafesledim kuşumu adım kadındır benim

Yüreğimde yükselir eşsiz banaz kalesi
Emektir alın terim bir damla yok hilesi
Vurun boynumu ulan olmam hınzır kölesi
Yapacağım işimi adım kadındır benim

Bir daha doğsam yine kadın doğardım
Ne türbanı dolardım ne çarşafa sığardım
Pir Sultan la Bedrettin le Nazım ile göğerdim
Eğemezler başımı adım kadındır benim

BENİ AĞLATAN KADIN

Beni ağlatan kadın;
Sen kimsin,
Bir melek mi!
Bir huri mi!
Yoksa beni benden çalan
Bir şeytan mı?
Sen kimsin?
Gecemin karanlığında
Yıldızım mı!
Gündüzüm de
Güneşim mi?
Aşımda ekmeğimde
Tuzum biberim
Acım zehirim
Sen kimsin…
Saatim yoluna ayarlı
Kalbim yürüyüşüne atıyor.
Gözlerim cemaline hayran
Bütün şarkılar bizi,
Bütün şiirler ikimizi
Bütün geceler benliğimizi
Aşkımız,telefon tellerine kilitlenmiş
Rüyalarım,uyur gezer
Şu koskoca dünyada
Kimse beni ağlatamadı
Bir sen yaptın bu işi,
Beni ağlatan kadın,
Sen kimsin!…
Kimsin?
Necisin?
Gülüp kaçıverdin bir ahu mu?
Hücrelerimi uyuşturan
Peri mi!…
Söyle Allah aşkına;
Beni ağlatan kadın
Sen kimsin…

O Kadın

Bunca nefret, kızgınlık
Ve yatağıma giren onca kadın
Silmeliydi, bir ölü gibi ismini
Bu kadar uykusuzluk çekmemeliydim
Resimlerini;
Bıyıkları yeni terleyen bir çocuğun
Sigara paketini saklar gibi, saklamamalıydım.
Her gece, Evet! Her gece,
İlk defa içer gibi,
O resimlere duyduğum heyecanım.

Ağacına tutunan bir sarmaşık,
Tanrıya sığınan bir günahkar gibiyim.
Ben sana anlatamam
Anlatırsam, anlarsın.
Anlatırsam, acırsın.
Yeniden sevmek istersin, dokunamazsın
Çünkü hiçbir şey, bıraktığın yerde değildir
Toplamak istersin, dağılırsın.
İşte bu yüzden, ben sana anlatamam.
Anlatırsam, ağlarsın

SEN İSTANBUL GİBİ GİZEMLİ KADIN

geceler agladı hep karanlıklarda
gözlerinin güzelligine.
yapraklar sarardı,güller kurudu,
dudaklarının muhteşemligine.
denizler kudurdu,rüzgar çıldırdı,
saçlarının özelliginden.
dar geldi dügmelere gömlegin dikişleri,
minik şehvetlerin yaktı, kül etti.
çizgisi,hatı,işvesi, nazı,
çıldırdı tüm güzeller,hurileri kızdırdı.
yerler sarsıldı, çatladı alem,
bastıgın yerlerde acı güller fışkırdı,
günler gece oldu, lal oldu o şuh diller.
kuşlar gülüşüne hep hayran oldu,
mecnuna unutturdu bekleyen leylasını,
aşıklar hep mecnun, kerem deli divane.
nice kem gözler hep sana kızgın,
adını duyup ta kalan olmadı,
sesini duyupta giden olmadı.
sen bir ahu derya, afeti güzel,
sen güzeller güzeli,abu hayatım,
söyle, giderken ne bıraktın ellerime
senden hatıra.
kadınlar içinde muhteşem kadın,
sen, istanbul gibi muhteşem kadın.

YALNIZ BİR KADINA

Bir istasyon sessizliğinden iniyordun
Yalnız gelmiştin bu şehre belli ki
Saçlarına bir yağmur hoş geldin diyordu
Kaçak bir yolcu gibiydi o gün İstanbul
Konuşmuyor, ağırdan alıyordun
Bir istasyon sessizliğinden iniyordun

Kimin kimsen yokmuş gibi duruyordun
İstanbul seni tanımaya çalışıyordu
Sen ser verip sır vermiyordun
Bilmediğin sokaklara giriyordun
Yüzünde tarifsiz şüpheler taşıyordun
Kimin kimsen yokmuş gibi duruyordun

Bir vapurla Üsküdar’a geçiyordun
Üsküdar’a nerden, neden geçiyordun
Üç yüz altmış beş derece dönüyordu
Etrafında İstanbul
Sanırım git gide kayboluyordun
Az sonra dönüp geriye
Bir vapurla Üsküdar’a geçiyordun

Az bana bakıyor sonra sigara yakıyordun
Yağmurda duruyor, rüzgârda geçiyordun
Pek tekin olmayan muhitlerindeydin yalnızlığın
Ellerin sıcak bir çay bardağına dokunuyordu
Fiyakalı bir geceye iskemle çekiyordun
Az bana bakıyor sonra sigara yakıyordun

Sanırım seni bu yüzden merak ediyordum
Sen de diğer insanlar gibi konuşabiliyor muydun?
Sen yine bana bakıyor ve sigara yakıyordun
Gece müsaade isteyip kalkıyordu yanından
İstanbul’a sığdıramadığım bir sabah oluyordu
Bakınca geceden yalnız gözlerin görünüyordu
Sanırım seni bu yüzden merak ediyordum

ADI KADIN YÜREĞİ YANGIN

Adı kadın
Anadır bacıdır kadın
Candır cananadır, eşdir kadın
Eli öpül esidir, duygu selidir kadın

Anlattıkça çoğalan, çoğaldıkça güçlenen kadın
Adı kadın yüreği yangın, acılarla yoğrulan kadın
Gözyaşlarını içine akıtan kadın
Eşinin şekillendirdiği kalıba giren kadın

Sorgusuz sualsiz istenileni yapan kadın
Gözü yaşlı, bağrı yaslı kadın
Daha küçücük bir kızken gelin edilen kadın
Ne olduğunu anlamadan bebe karnına koyulan kadın

Küçücük bir çocukken çocuk doğuran kadın
Ummanda kaybolan kadın
Adı kadın
Yüreği yangın kadın…

Kadın Vardır

Kadın vardır,kocasını şah eder
Kadın vardır,padişaha ah eder
Kadın vardır,geceyi sabah eder
Kadın vardır,koca illallah eder

Kadın vardır,dikenini gül eder
Kadın vardır,gülüde diken eder
Kadın vardır,insanı bülbül eder
Kadın vardır,yakar,yıkar kül eder

Kadın vardır,samanlığı seyran eder
Kadın vardır,sarayıda viran eder
Kadın vardır,her haliyle hayran eder
Kadın vardır,hayatı zindan eder

Kadın vardır,alay misafir eder
Kadın vardır,biride kafir eder
Kadın vardır,ilhamdır şair eder
Kadın vardır,hayatı zehir eder

Kadın vardır,yuva için cenk eder
Kadın vardır,düşmanına denk eder
Kadın vardır,aşk ile ahenk eder
Kadın vardır,hayatını felç eder

1 Kıtalık Cumhuriyet Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Cumhuriyet Şiirleri 1 Kıtalık

1 Kıtalık Cumhuriyet Şiiri


Cumhuriyet Bayramı

Bayraklarla donatalım,
Yurdun her bir yanını,
Kutlu olsun herkese,
Cumhuriyet Bayramı

****

Hep bir yürek olalım,
Unutmadan yarını,
Kutlu olsun herkese,
Cumhuriyet Bayramı.


Kutlu Olsun Türkiye

Olanca gücümüzle
Haykırırız sevinçle
Cumhuriyet bayramın
Kutlu olsun Türkiye

****

Atatürk’ten bizlere
Ne güzel bir hediye
Cumhuriyet bayramın
Kutlu olsun Türkiye

****

Cumhuriyet

Olmasaydı cumhuriyet,
Ne yapardı bu millet.
Özgürlüğün tadında,
Hayat olmazdı elbet.

****

Gönülden söylüyorum,
Atamı çok seviyorum,
Her 29 Ekim’de,
O’nu çok özlüyorum.

Savaşçı

Söze dair her şey söylenmiş
ama yine de çözüm bulunamamışsa
kılıçlar çekilir,
sonrası savaş demektir.

Savaş

açlık, zulüm ve ölüm
mutluluk getirmez biliyorum.


Cumhuriyet Sevinci

Cumhuriyet sevinci
Sardı bütün vatanı,
İyi bilelim gençler
Çok özeldir anlamı.

****

Duysun bütün dünya
Bu mutlu günümüzde,
Sen rahat uyu atam
Gençlik senin izinde.

1 Kıtalık Meyve Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Tek Kıtalık Meyve Şiirleri,

Meyve Şiirleri Kısa,

Ayva
Sarı sarı rengim var,
Ne güzel de kokarım.
İstersen reçel yap ye,
İstersen kompostomu.

Nar
Çiçek olur açılırım,
Mercan gibi saçılırım.
Hastaya nar sorulmaz,
Şurubuna doyulmaz.

Kestane
Kestaneyi istersen,
Kavurup da yersin sen,
İstersen suda haşla,
Onun tadı da başka.

Kayısı
Malatya kayısısı,
Yemişlerin nazlısı
Pestili de yapılır,
Yiyenler pek bayılır.

Şeftali
Bursa’nın şeftalisi,
Kilodur bir tanesi.
Şeftaliyi kim sevmez,
Tadına doyum olmaz.

Portakal
Portakal sulu sulu,
İçi vitamin dolu.
Adana, kozan, dörtyol,
Git ağaçtan ye bol bol.

Mandalina
Adımdır mandalina,
Sağlık veririm sana.
Pek sevimli meyveyim,
Bol bol yiyin bakalım.

Elma
Amasya elmasıyım,
Meyvelerin başıyım.
Al sarı yanağım var,
Beni yersen kan yapar.

Armut
Ankara memleketim,
Koyu sarıdır rengim,
Isırınca pek yarar,
Yiyenlere can katar.

Üzüm
İzmir’in üzümleri,
Sevilmez mi arkadaş?
İnsanlara pek yarar,
Kurusu var yaşı var.

İncir
Tatlı Aydın inciri,
Pek güzel iri iri.
Hurma alma, incir al,
Ağzına aksın bal.

Komik Öğrenci Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Komik Öğrenci Şiirleri Kısa,

Çok Komik Öğrenci Şiirleri,

BİR YIL BOYUNCA YATTIk
DEFTERİ KİTABI SATTIK
DERSLERDE ŞAMATA YAPTIK
BÖYLE GEÇTİ BU SENE
FERDİ HOCA BİZİ GEÇİRSENE

BUGÜNKÜ ÖDEVİ YARINA BIRAKTIK
SONRA YAPARIZ DİYE YAN GELİP YATTIK
ERTESİ GÜN SÖZLÜDE KAFADAN ATTIK
GEÇTİ GİTİ BU SENE
UMUT HOCA BİZİ GEÇİRSENE

YAZILI OLURKEN HASTAYDIK
SÖZLÜDE YA BİLGİSAYARDAYDIK YA KAFEDEYDİK
YAĞ ÇEKMEDE USTAYDIK
İŞTE GEÇTİ BU SENE
AHMET HOCA BİZİ GEÇİRSENE

HOCALARI TAKMADIK
BOŞA GEÇTİ BU SENE
SİZDEN ADAM OLMAZ DESEN DE
ANIL HOCA BİZİ GEÇİRSENE

RESİM DERSİ DEDİN SEVDİRTTİN
GNLÜK DEDİN KAHRETTİN
OLMAMIŞ DEYİP MAHFETTİN
BÖYLE GEÇTİ BU SENE
FATMAGÜL HOCA BİZİ GEÇİRSENE

Notlarım Biçim Biçim
Ölürüm Bir Beş İçin
Hocam Bana Düşmandır
Kopya Çektiğim İçin

Hele Loy Loy Loy
Yine Kaldık Sınıfta Oy Oy
Hele Loy Loy Loy
Yine Kladık Sınıfta Oy Oy

Kopya Çektim Sırada
Hoca Geldi O Anda
Tam Bir Beş Alırken
Sıfır Çıktı Karşıma

Hele Loy Loy Loy
Yine Kaldık Sınıfta Oy Oy
Hele Loy Loy Loy
Yine Kaldık Sınıfta Oy Oy

Hocanın Boynu Kopa
Babamdan Yedim Sopa
Dokuz Zayıf Getirdim
Yine Kaldık Sınıfta

Hele Loy Loy LOy
Yine Kaldık Sınıfta Oy Oy
Hele Loy Loy LOy
Yine Kaldık Sınıfta

Zaman İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Zaman İle İlgili Şiirler Kısa,

Zamana Dair Şiirler,

Zaman

Herşey zaman
Zaman zahiri
Zaman herşey
Zaman hayat
Zaman su
Zaman sevgi
Zaman bir ömür
Sona giden sonsuzluk
Zaman varoluş
Zaman, zaman,zaman

Zaman Zaman

Zaman zaman olur ki, hayal denizinde
Boğulurum, en sığ yerlerinde

Zaman zaman olur ki, düş denizlerinde
Yüzerim boğulmadan, en derinlerinde

Zaman zaman olur ki, verimli geniş ovalarda
Bakir kalmış cıplak gibi dolanırım, bozkırlarda

Zaman zaman olur ki, yaşamak için direnen kısır çöllerde
Kel traş edilmiş beynimle,şaşkınlık içinde dolanırım, seraplarda

Zaman zaman eririm, sığ düşüncelerin içinde
Zaman zaman isyanları oynarım, meydanların içinde

Zaman zaman kaybolurum, kalabalığın ortasında
Zaman zaman durur beynim, bir şiirin başlığında…

Öyle Bir Geçer Ki Zaman

Dünyaya geldiğinde, başlar zaman
Şanslıysan su gibi, akar gider zaman
Şansın yok ise, vay haline o zaman
Öyle, bir geçer ki, zaman

Çocukluk evreleri, anlamadığın zaman
Gençlik çağlarında, delirir zaman
Olgunluğunda sıkılırsın, zaman zaman
Öyle, bir geçer ki, zaman

Geçmişi düşündüğün, zaman
Muhasebe yaparsın, zaman zaman
Ya ağlarsın, ya gülersin, o zaman
Öyle, bir geçer ki, zaman

Yanında kimseyi, bulamadığın zaman
Yolun sonunu, gördüğün zaman
Yaradan’a sarılırsın, işte o zaman
Öyle, bir geçer ki, zaman

Zamân-ı

Zamân-ı zamânında değerlendir,
Zamân-ı zamansız bırakma,
Zamân-ı zamâna karşı kullan,
Zamân-ı ebedî kıl,
Zamân-ı teslim etme fâni zamana,
Zamân-ı ediniver servet,
Zamân-ı yol aldır zamana,
Zamân-ı nur’lu kıl,
Zamân-ı bırakma ışıksız,
Zamân-ı etme bâd-ı hevâ,
Zamân-ı kazandır zamana,
Zamân-ı kıl şifa zamana,
Zamân-ı zamansız kullanma,
Zamân-ı zaman içinde kullan,
,Zamân-ı zamana bırak,
Zamân-ı zaman’la kıyas’la…..

ZAMAN

Zaman bir çeşme misal,
Akıp geçer zaman,
Zaman bir kuş misal,
Uçup gidiyor zaman.

Zaman özgür bir tay gibidir,
Tutamaz kimse ateş gibidir,
Zaman bir matbaadır,
Hemen basılır biter zaman.

Ne zaman

Ne zaman bu addan sandan geçeceğiz, ne zaman?
Can meclisinin halkasına ne zaman hep birden girip
oturacağız?
Dudağımıza bir tek kadeh dokundurmadan
ne zaman içeceğiz büyük dostumuzun huzurunda
can şarabını,
ne zaman içeceğiz, ne zaman

Ne zaman diyeceğiz can sâkisine, uzat elini.
biz bu yana göçtük artık,
armağanlar getirdik sana.

Ne zaman diyeceğiz can sâkisine, ne duruyorsun,
tutulduk bikere, düştük ocağına senin,
gurbet elde üşüdük,donduk kaldık,
selâm ver, hatırımızı sor, kucakla, ısıt bizi,
bize kırmızı şarap sun.

Ne zaman bize cevap verecek o, ne zaman?
Ne zaman diyecek, nem varsa sizin,
buyurun, âfiyetler olsun?

Kayıp Zaman

Sevdiğini söylemen yalanmış
Uğurumda ölmeler yalanmış
Ne bir doğru ne bir gerçek
Yalanmış herşey yalanmış…

Bilmeden kapıldım oyununa
Görmeden atıldım yalanlara
Sevmeden çıkamazdım yarınlara
Kanmışım güzelim,kanmışım…

23 Nisan 1920 Şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

23 Nisan Şiirleri

23 Nisan 1920 En Güzel Şiirleri

23 NİSAN 1920

Kara bir bulut çökmüştü,ülkemize
Kara kapkara bir bulut;
Yıldırımlar koptu,şimşekler çaktı,
Vatanımız parça parça yaptı.

Olamazdı,böyle şey
Bu kara bulutlar dağılmalıydı.
Evet dağılmalıydı,bu bulutlar;
Bu vatan kurtulmalıydı.

Ülkemize bir güneş doğdu uzaklardan
Taa,uzaklardan,Selanik’ten,
Sap sarıydı,saşları güneş gibi;
Mas mavi gözleri vardı,Gökyüzü gibi

Kara bulutlar korktu,güneşten;
Dağıldı,dağıldı paramparça oldu.
Gözleriyle bir baktı,gök mas mavi oldu,
Vatan kurtuldu,meclis kuruldu.

Tarih 23 nisan1920,vatan hür oldu….
Atatürk’ten,bütün çocuklara;
Bu mutlu gün armağan oldu.
Hakketti bu vatan,Helal oldu!

23 Nisan 1920 Ulusal Egemenlik Bayramı

Bak yine akıyor zaman;zamanım “Yirmi Üç Nisan”
Bir zamanlar çocuklarımız idi,büyük her insanım
Çocuklarımız kutsal;iyi yetiştir,annesi ile babası
Çocuklara Atatürk hediyesi;Dünyada yoktur eşi

“Yirmi Üç Nisan”la gün koşar;Türk bayrağı coşar
Küllerinden doğmuş asil millet,mekanı Çanakkale
Nice imparatorluk kurmuş,tarihe vurmuş damga
Çocuklara Atatürk hediyesi;Dünyada yoktur eşi

Sağlık,eğitim ve adalet ile yetiştir,olsun Atatürk
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ışık geleceğe
Asker,aydını ile hukuk vermeli;Atatürkçü eğitim
Çocuklara Atatürk hediyesi;Dünyada yoktur eşi

Zaman çok karanlık diye,bir başka parlıyor mumu
Laik Atatürkçü yetiştir;asil çocuktur umudumuz
İçli dışlı düşmanlarım azmış;Atatürk tarih yazmış
Çocuklara Atatürk hediyesi;Dünyada yoktur eşi

“Ne Mutlu Türküm Diyene!” demeliyiz,haykırarak
Zamanın ruhu,kara karanlıktan çok acılar çekiyor
Kamuda Laik, Milliyetçi Türk,ibadeti ise Müslüman
Çocuklara Atatürk hediyesi;Atatürk’ün yoktur eşi


23 Nisan bayramı

23 Nisan bayramı.

Milletin malı.

En güzel bayram 23 nisan bayramı

En eğlenceli bayram 23 Nisan bayramı

Millet asla ondan vazgeçmiycek

Ulusal Egemenlik bitmiycek

Hem çocuk,hem de ulusal egemenlik bayramı.

23 Nisan bayramı.

23 NİSAN 1920

Sanki her tarafta bir düğün
Çünkü, en şerefli en mutlu gün.
Bugün yirmi üç nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.

İşte bugün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu.
Bugün yirmi üç nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.

Bugün, ATATÜRK’ten bir armağan,
Yoksa tutsak olurduk sen inan.
Bugün yirmi üç nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.



23 Nisan 1920 ve Dünya Çocukları

Mustafa Kemal gibisi bir daha gelmez
Gelmiş geçmiş en büyük liderdir Atatürk
Çocuklara,çocuk demeden önem vermiş
Yarınların yöneticisi görmüş kalpten

Ulusal Egemenlik,sağlam Türk ellerde
Özgürlük olmadan,bayram bile kutlanmaz
Özgürlükten daha büyük bayram bile olamaz
Sağlık,eğitim ve adalettir her çocuk

Çocuk bugün değildir,yarındır bizlere
Yarını görmeyen ulusların sonu yok
Laik Atatürkçü taze kuvvettir çocuk
Gençlikten yoksun toplum,mutlaka yıkılır

Her çocuk,yarının gençliğidir bizlere
Yaşlı dede ve neneleri koruyacak
Yönetici olacak,kanun çıkaracak
Asker olacak,vatana bayrak olacak

Bir anne ile babanın istikbalidir
Vatanı,vatan yapan bayraktır her çocuk
En büyük emaneti çocuklara verdik
Yarınlarımız sağlam ellerde Atam! ..

23 Nisan

Bugün ayrı bir gün
Ayrı bir hüzün
Bambaşka bir duygu ile
Yürüyelim el ele

Ay yıldızlı bayraklar
Atamdan kalan
Bize bırakılan
23 Nisan

Herkesin ağzında aynı türkü aynı marş
Herkesde bir başka umut var
Toplanır beraberce küçük çocuklar
Neden toplanmasınlar? bugün 23 Nisan

Ayşegül Akın



Dünya Çocuk Bayramı

Kiminin saçı siyah,
Kiminin saçı sarı…
Ankara’da buluştu,
Dünyanın çocukları.

Her Yirmi Üç Nisan’da
Tekrarlanır bu olay.
Buluşma nedenini,
Açıklamak çok kolay.

Bu kocaman dünyada
Ülke sayısı çoktur.
Oysa ki hiç birinin
Çocuk Bayramı yoktur.

Dünyanın çocukları
Yurdumuza koşuyor,
Her Yirmi Üç Nisan’da
Cıvıldaşıp coşuyor.

Türkiye konuklarla,
Kalpler sevgiyle dolsun.
Dünya Çocuk Bayramı
Herkese mutlu olsun!

Altan Özyürek

Egemenlik Ulusundur

Egemenlik ulusun olduğu günden beri,
Hergün daha çok artan bir zevkle yaşıyoruz.
Biz seyredenlerin kamşıyor gözleri,
Asırları yılların içinde aşıyoruz…

Artık maziye gömdük mesafeyi, zamanı;
Her geçen gün andırır bir 23 Nisanı.
Kalplerde inkılâbın bilinçli heyecanı,
Mukaddes hedeflere hızla yaklaşıyoruz.

Yolumuzda ışıktır demokratik meş’ale,
Biz milletçe bağlıyız ulusal ülkülere.
Heybetli bir çığ gibi bütün ulus el ele.
Yeni bir medeniyet için uğraşıyoruz.

Bugün yirmi milyon Türk bir tek kalp, bir tek vücut;
Hepsinde aynı hamle, aynı güvenli umut.
Yuvalar şenlik dolu, gönüller ferah, mesut…
En kutlu bir hayatın zevkini taşıyoruz.

Halil Refet TANIŞIK



DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ

rengimiz farklı olsun,
ayrı olsun dilimiz.
ne de olsa dünyamız,
ortak gezegenimiz.

aynı kıtadan gelip,
hep el ele verelim.
büyüklere barışı,
gelinde biz gösterelim.

silahlar gece olsun,
çiçekler ise gündüz.
kimleri çoktan sildik,
hep bir olsun gücümz.

aç kalmasın çocuklar,
şu üç günlük dünyada.
bir dilim ekmeğini,
gel bölüş lokma lokma.

sevgi ve dayanişma,
ortak ilkemiz olsun.
sağlıklı ve özgürce,
gönüller sevgi dolsun.

Beytullah Hatoğlu

23 Nisan Çocuk Bayramı

Gelecek senin olsun küçüğüm.
Koş, gül, oyna.
Horoz şeker ye, kucaklaş arkadaşınla.
Doya doya.
Unutmadan dünün kahrını, zulmünü.
Al bir adım öte götür,
Yaşadığın bugünü.
karış karış,
adım adım elle tırnakla.
Bugünü yarına, yarını yıllara.
Dağıt mutluluğu çocukça.
Tüm dünyaya.
Sevmeyi öğret, koca ahmaklara.
silaha inat.
bu bir savaştır.
Böyle savaş yüce sanat.

Gelecek senin küçüğüm.
O gün şarkınız her dilden çalınsın.
İçinde acı, kin, kan ve zulüm olmasın.
Ayrılık üstüne şarkılar söyle.
İnsanlar birleşsin diye.
Olduğun yerde yaşat sevgiyi
sor yetmişiki dilden.
Niye şavaşır ahmaklar niye?

Metin Erk

23 Nisan Şiirleri Üç Kıtalık

Cuma, Haziran 22nd, 2012

23 Nisan Şiirleri Üç Kıtalık

Üç Kıtalık 23 Nisan Şiirleri

23 NİSAN

Gün aydın, gözün aydın,
Sayısız devrim saydın.
Dünyaya bin ün yaydın.
O mutlu Nisan bugün
Buldun taze can bugün.

İşte neşe, işte haz,
Sevincin çok, derdin az.
Bundan ünlü gün olmaz:
Her lezzete kan bugün,
O mutlu Nisan bugün,

Seyir için bu töreni,
Durma aç pencereni,
Sana onu vereni,
Saygıyla an bugün,
O mutlu Nisan bugün,

RIZA POLAT AKKOYUNLU

———————————-

23 NİSAN

Sanki her tarafta var bir düğün.
Çünkü, en şerefli en mutlu gün.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.

İşte, bugün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.

Bugün, Atatürk’ten bir armağan,
Yoksa, tutsak olurduk sen inan.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.

Saip EGÜZ

————————————-

BİZİM BAYRAMIMIZ

Bu gelen bizim bayram
Yükseldi bak ünümüz,
23 Nisan bizim
En şerefli günümüz.

Al bayrağı açalım
Gel gidelim törene
Bin teşekkür bizlere
Bugünleri verene.

Bizim için harcanan,
Boşa gitmez bu emek
Çünkü her Türk çocuğu,
23 Nisan demek.

İSMAİL HAKKI SUNAT

———————————–

23 Nisan

Biz dünyaya gelmeden
Her yeri düşman almış.
Atatürk düşmanları,
Yurdumuzdan çıkarmışlar.

23 Nisan günü
Meclis kuruldu diye,
Büyük bayram verilmiş
Çocuklara hediye.

Gülelim eğlenelim,
Kutlayalım bayramı
Verelim hep el ele
Yükseltelim vatanı.

MELAHAT UĞURKAN

Affetmek İle İlgili Şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Affetmek İle İlgili Şiirler Kısa,

Affetmek Üzerine Şiirler,

Bilemedim

Seni tanıdıktan sonra
Dönüp baktım yalancı maziye
Yaşamamış, yaşanmamış yılları saydım
Ve yandım…
Senin gözlerin kadar
Mazinin boşluğu da yakıyordu içimi
Üç-dört ay geçmişti 19’umu bitireli
Hevestir geçer diyordu
Çevremizin tecrübelileri
Ama geçmiyordu…
Bilmiyordum sonbaharın güzelliğini
Sanki ilk defa yaşıyordum mevsimleri
Yağmur olup yağıyordum yerlere
Işık olup açıyordum gecenin rengini
Ve sen doğuyordun içime güneş gibi
Ayrılık dağının ardından gülüyor
Mutluluk çiçeğini koparıyor
Üstelik pişman olmuyordun
Her ayrılık vakti güldüğün için
Önceleri seni affetmek istemedim
Benim ki aşk mı, yoksa tutku mu
Bunu bir türlü çözemedim
Senin ki dalga mı, avuntu mu
Bir de bunu, bunu bilemedim…

Beni Affet Bebek

Beni affet bebek
Doğuşundan ölümüne kadar karar verdim haksız
Koşup eğlenme hakkını aldım elinden
Belkide öperek uyandıracaktın beni
Affet ne olur, kefensiz oldu ölümün

Beni affet bebek
Baba diyemedin, anne diyemediğin gibi
Nasıl kıydınız diye sorma ne olur
Rüyalarımada gelme yalvarırım
Seni görüp isyan etmekten çok korkuyorum

Beni affet bebek
Ben istemedim gitmeni ama evet dedim
Kime benziyordun acaba annene mi yoksa banamı
Kafamda milyon soru ve gözümde yaş var şimdi
Affetmek zorunda değilsin ama ne olur affet

Affetmek

Yeter artık durup düşündüğün,
İnsan sabrı bir yere kadar!
Nedir yüzünde o gördüğüm?
Nefret bile olamaz o kadar…

İstrsen yalvar ama,
Şunu asla unutma!
Affetmek bana değil,
Yalnız Allah’a mahsustur…

Acımasız!

İnsanlar acımasız,
Hayat acımasız,
Sevdiklerimiz acımasız,
Herkes acımasız…

Affetmek unutuldu,
Kendi derdimize yandık.
Hep biz dedik durmadan.
Akıp giden zamanda…

Hep biz doyalım dedik
Kardeş kavramını unuttuk
Herkes acımasız…
İnsanlar acımasız…

Atatürk’ün okuduğu Asırlarca şiiri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Asırlarca şiiri sözleri

Atatürkün okuduğu Asırlarca şiirinin sözleri

Ufkunda doğacağım, ufkunda batacağım;
Asırlarca yazsam hep seni anlatacağım.
Ben de giyersem eğer bir gün deha tacını
“İstersen çiğne” diye önüne atacağım…

Söndüğünü görsem de bin “meşale emel”in
Ebediyet yolumuz, öyle elimde elin…
Ak düşen saçlarınla nur kattığın heykelin
Hamuruna harç diye kanımı katacağım.

Yansam da masalların “Aşık Kerem”i gibi,
Bu aşk ölmez öyle her gönül veremi gibi!
Şöhretin okyanuslar aşarken gemi gibi;
Ben dalga gibi ayak ucunda yatacağım

Asırlarca yazsam hep seni anlatacağım!

Behçet Kemal ÇAĞLAR