En Anlamlı Kısa Şiirler

Kısa Anlamlı Şiirler

En Güzel Kısa Şiirler

Bir pınarsın içilen ama hiç kanılmayan
Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan
özlenen sen, özleyen sen, özleten sen
Varken doyulmayansın, yokken dayanılmayan

Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
Bu ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum

Beni çağırdığını bir defa duyabilsem
Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum

Dün kopan bir yapraktı,düşen bir kuru daldı
Bugünden güzel değil bulacağın yarında
Aç ellerini bir bak yanan avuçlarında
Dün gitmiş yarın yok bize bir bugün kaldı

Demek o beni sevmiyor
demek o beni anlamıyor
bana içkimi verin
bana kadehimi verin
bir daha ölmek istiyorum

Sussun bütün şarkılar,
Son bulsun hepsi,
Seni hatırlatan ne varsa,
Ne kaldıysa geriye,
Neyle yetinmişsem bu güne,
Yaşamımla birlikte son bulsun,
Yeter ki

Günü gece olsun diye yaşıyorum,
Çünkü gece hayallerime geliyorsun,
Seni beklemiyorum çünkü sen hep benimlesin,
Hayallerimde ve kalbimdesin

İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız

Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın

Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var;
Kııysındaymış gibi en sakin denizlerin…

Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim.

Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel
Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri
En karanlıklarda bile uzanır bir el
Kendiliğinden açar sabaha perdeleri

Sevdiğine söylenen her söz yürekten gelir
Yüreği sevgi dolu, sevgisi süreklidir
Kalmazki gönlünde hiçbir şeyin korkusu
Aşk yine aşk sevenin ömrüne hayat verir

Şarkıdaki melodi, doğadaki bahar.
Kalbimdeki yara, hepsi senin için.
Çoğu kez duygular anlaşılmaz ifadeler tutuk.
Eğer söyleseydin sevdiğini benim olurdu mutluluk

Düşlerin kanarsa benden sonra
Çocuk haylazlığımı al sen koynuna
Şarkıların rengine yağmur yağarsa
Salma gözlerini uçurumlara

En Anlamlı Şiirler Kısa

Anlamlı Kısa Şiirler

Kısa ve Anlamlı Şiirler

Gözlerine uygun renk bulamadım
Hangisi olsa içim yanıyor
Tenine uygun çiçek bulamadım
Hepsi kokusunu senden alıyor

Dün kopan bir yapraktı,düşen bir kuru daldı
Bugünden güzel değil bulacağın yarında
Aç ellerini bir bak yanan avuçlarında
Dün gitmiş yarın yok bize bir bugün kaldı

Demek o beni sevmiyor
demek o beni anlamıyor
bana içkimi verin
bana kadehimi verin
bir daha ölmek istiyorum

Sussun bütün şarkılar,
Son bulsun hepsi,
Seni hatırlatan ne varsa,
Ne kaldıysa geriye,
Neyle yetinmişsem bu güne,
Yaşamımla birlikte son bulsun,
Yeter ki

Günü gece olsun diye yaşıyorum,
Çünkü gece hayallerime geliyorsun,
Seni beklemiyorum çünkü sen hep benimlesin,
Hayallerimde ve kalbimdesin

Sessizliğime saklanıp
Dolaşırken kuytularımda
Hayat yalınayak bir öpücük,
Baharsa düşmekte saçlarından.

Bir pınarsın içilen ama hiç kanılmayan
Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan
özlenen sen, özleyen sen, özleten sen
Varken doyulmayansın, yokken dayanılmayan

Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
Bu ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum

O gecenin sabahında
Sen daha gözlerini açmadan,
Süren rüyalarının bir yerinden
Sokuluvereceğim irem bahçelerine.

Biliyorsun ki
Dünden kalan ve de yarına ait
Her şeyi yaktım gözlerinde…

Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim.

Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel
Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri
En karanlıklarda bile uzanır bir el
Kendiliğinden açar sabaha perdeleri

Sevdiğine söylenen her söz yürekten gelir
Yüreği sevgi dolu, sevgisi süreklidir
Kalmazki gönlünde hiçbir şeyin korkusu
Aşk yine aşk sevenin ömrüne hayat verir

Şimdi senle sarılıp sımsıkı
Poz vereceğiz güneşe ve
Ölümsüz kılmak için zamanı
Tâb olacağız gökyüzüne.

öylesine sevmiştim

ÖYLESİNE SEVMİŞTİM

Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden
Sevdiğimiz şarkıları da
Pencereme konan yusufçukları da
Bana karanlığı bırak
Beni bırak, beni böyle bırak
Böyle ansızın, böyle yakışıksız
Böyle anlamsız, böyle dağınık
Öyle kapıda susuşun
Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşun
Öyle sağlam, öyle bir de vuruşun
Koy beni sensizliğe
Ve otursun içime kül gibi kor yangının

Şimdi gidiyorsun, git
Hadi git
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
Hadi kanatma
Hadi yıkma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmiştim

Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin

İBRAHİM SADRİ
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden
Sevdiğimiz şarkıları da
Pencereme konan yusufçukları da
Bana karanlığı bırak
Beni bırak, beni böyle bırak
Böyle ansızın, böyle yakışıksız
Böyle anlamsız, böyle dağınık
Öyle kapıda susuşun
Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşun
Öyle sağlam, öyle bir de vuruşun
Koy beni sensizliğe
Ve otursun içime kül gibi kor yangının

Şimdi gidiyorsun, git
Hadi git
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
Hadi kanatma
Hadi yıkma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmiştim

Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin

İBRAHİM SADRİ

Bir Şans

Hani derdim ya; yüzünü görmek istemiyorum, çıkma karşıma,
Hepsi yalandı hepsi palavra
Aşığım hala sana,
N’olur son bir şans daha ver bana…

Sensiz yapamıyorum
Anladım hayatımın anlamısın
Zaman geçmiyor, Yüzüm gülmüyor
Yaşlar sel oldu akıyor…

Eskiden kaderimdin, şimdi sadece hayalimsin
Derdim sana benimle evlenir misin?
Artık selam bile veremem
O güzel yüzünü göremem…

Sinirliydim ana bacı sövdüm,
İkimizde haksızdık, kötü işler yaptık
Çok pişmanım,
Kaderimedir isyanım…

Affetmezsen yaşayamam
Seninle ayrı olmaya dayanamam
Bir daha şiir yazamam
Hiç kimseye sana bağlandığım gibi bağlanamam…

Tekrar ellerini tutmak istiyorum,
Sana sarılmak, öpmek istiyorum
Her geçen gün biraz daha özlüyorum
Senden vazgeçemiyorum…

Mevsimlik Sevda

Her mayıs akşamında‚ ürperişim.
Bil ki o… Vefasız gidişin.
Seni sevmemin tek nedeni yalancı suretinin‚
Altında ki o… masum gülüşündür.

Para etmez gönlümde ne sen nede sahte bir sevgili‚
Sevgini çöpte bulsam değerini kaybetmezdi.
Sahte aşkını parlatsan çeyrek sevgi etmezdi.
Bir bir yaksam da umut mumlarını‚
Verdiğin sevgi sevgi olmazdı.

Giden gitti ben yolumu aldım‚ unutma giden geri dönmez.
Bir daha sana geri.
Sana seni seven değil lazım olan‚
Cebi servet dolu bir serseri.

Mevsimlik sevda buda bitti‚sevgi adı altında umutlar.
Hepsi çöpe gitti zamansa eridi.
Mum gibi tükenip bitti mevsimlik sevda bu‚
Diğerleri gibi yok olup gitti.

By: Oğuz Demirci.

Salıncak

Salıncak
Bir çocuk bahçesi düşün;
Bir salıncak,
Ve içinde bir çocuk sallanan,
Bir tane daha salıncak,
Ve içinde bir çocuk daha,
Ne gam, ne de keder;
Sarkaçta boncuk, sallanan.

Durup bir sayalım şu bahçeyi,
Kaç kere çocuk?
Kaç kere salıncak?
Salıncak kere çocuk,
Salıncak çarpı toprak,
Kaç eder
Çocuk kere çocuk?

Ne şenlik baksana;
bunlar sadece çocuk,
İpleri kopsa küflü demirlerin,
Kuşlar gibi ufka kaçacak,
Salıncakta dünya kadar mutlular,
Yıldızlar kadar da ufak,
Bahçede dalgalanıp uçacak sanki,
Hepsi de yaldızlı sancak.

Eğriyi bilmeden çember çeviren,
Gerçeği sormadan doğruyu bilmeyen,
Yay çizerek sallanan bu çocuk;
Bir kere çocuk.

O bir çocuk!
O daha çocuk!
Salıncak ne ister?
Sadece bir çocuk…

Orhan Tiryakioğlu

Bi geLsen

Zaman gözümde çoğalır
Gün kararır , güneş doğmaz ..
Zamanı sayarım geçmez ,
Sayılar birikir beynimde sonra ..
Bir hamlede çıkarır atarım
Zamansız kalırım..
Sessiz ve sensiz sonra ..

Hayalinle konuşurum ,
Dokunurum severim ..
Konuşurum gülerim..
Sonra o da kaybolur ..
Kırılırım..
Ağlarım..
İçimden yine intiharlar geçer
Uyurum..
Uyumak mı ?
Bu öyle zor ki !

Depremler diner bir an ..
Sakin ve sessiz resimlerine bakarım ..
Şarkılar geçer içimden ..
Acırım kendime..
Ne bitiğim bilsen , ne kırılmış , ne harabeyim ..

Bu şehre kızarım sonra ,
Yollara
Evlere
İnsanlara !
En çok da onlara kızarım ..

Sonra adındaki harfler oyalar dilimi ..
alır sinirimi ..
Sen gibi ..

Uzatmanın alemi yok aslında
Her gün özlüyorum ..
Her gün ölüyorum..

Bi gelsen geçer hepsi ..
Bi gelsen ..

müzeler haftası ile ilgili şiir

müzeler haftası ile ilgili şiirler

Müzeler

Ayasofya, Topkapı
Bir hazine, bir servet,
Dolmabahçe Sarayı
Dolaşılmalı elbet.

Soluruz nefes nefes
Geçmişi, geleceği,
Daha neler neler var
İnsanın göreceği.

Tarihi öğreniriz
Ne hoş olur gezmesi,
Sanata doyuruyor
Resim Heykel Müzesi.

İsmail Malatya

Müzelik Şiir

* Yürüyen heykellerle aynı müzedeyim ben
* Konuşan mumyalara kimden söz edeyim ben
* Fikren işkencedeyim, ruhen cezadayım ben

* Korkaklığın sükûtu kol geziyor her yerde
* Sanki tek başımayım, tek kişilik mahşerde.

* Putların gölgesinde dans eder akbabalar
* Söz sokakta dolaşır, öz zindanda çabalar
* Atılan ucuz safra selâmlar, merhabalar

* En temiz topraklara gül eksem mantar biter
* Yollar sırat köprüsü, durmak düşmekten beter.

* Kaybettim mesafeyi, zamandan uzaklaştım
* Sevgi diye sarıldım, isyanla kucaklaştım
* Ne kendimden kurtuldum, ne kendime yaklaştım

* Toprağın üstü mezar, zevke dalmış ölüler
* Can sıkmaya yetiyor canlı kalmış ölüler.

* Fuhuş yuvası sanki en görkemli binalar
* Çamur evlât doğurur taş yürekli analar
* Resmen hak tevzi eder hakkı boğan canavar

* Koşanlar, yarışanlar.. dehşet ötesi dehşet
* Akıl karaya vurdu, gırtlağı geçti vahşet.

* Meydanlar tıklım tıklım, caddeler salkım-saçak
* Kölelik histerisi yayılmış köşe-bucak
* Elli tane hokkabaz, elli milyon oyuncak

* Müdür ve müdüriçe müzenin bekçileri
* Aferine çalışır düzenin bekçileri.

* Mülkü kazanan ayrı, tasarruf eden ayrı
* Hisseler neden farklı, hak, hukuk neden ayrı?
* Hasta yaşar deniyor, baş ile beden ayrı

* Mantık yürütmek yasak, itiraz eylemek suç
* Neşe-eğlence cinnet.. yatıp uyumak korkunç.

* Güvenmek aldanmaktır.. ölçü-tartı izafî
* Mert-namert, güzel-çirkin, eksi-artı izafî
* Çoğunun cebindeki kimlik kartı izafî

* Kim kimdir? Kim kim değil? Anlamak ve bilmek zor
* Oynanan komediye gül diyorlar, gülmek zor.

* Figüran heykeller var kül tablası boyunda
* Yediyüz göbek atar dakikalık oyunda
* İşlenen her günaha kurtta ortak, koyun da

* Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım
* Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım.

(Abdurrahim Karakoç)

Antik Eserler
Bütün antik eserler,
Toplamdar müzede.
Tüm turistler gezerde,
Döviz kalır bize de.

Türkiye’m bu yönüyle,
Her yeri bir şaheser.
Seyreder beğeniyle,
Gezen bütün turistler.

Kıymetini bilmeli,
Tarihi eserlerin.
Gezilip görülmeli,
Her yeri müzelerin.

Tarihi eserleri,
Müzelere verelim.
Ülkeyi gezenleri,
Müzeye götürelim.

Tarih, kültür ve sanat,
Hepsi onda toplanır.
Hazine onlar fakat,
Müzelerde saklanır.

Kasım KAPLAN

Hazinedir Müzeler
Bir hazinedir müze,
Bilgiler verir bize.
Tarihi aydınlatır,
Gerçekleri anlatır.

Nice antik eserler,
Heykeller ve resimler.
Hepsi müzede yatar,
Geçmişe ışık tutar.

Çok şehirde müze var,
Tarihi eser arar.
Bulununca eserler
Onları incelerler

Kayıtları tutulur
Müzelere koyulur.
Tarihi belirtilir,
Orda teşhis edilir.

Ülkeler tarihiyle,
Eski eserleriyle.
Kazanır değer, kıymet,
İşte bu medeniyet..

Kasım KAPLAN

Müze
Tarih, sanat, kültürün,hazinesidir müze.
En gerçek bilgileri,o verir hepimize.

Onunla aydınlanır,en eski uygarlıklar.
Orada sergilenir,çok değerli varlıklar.

Müzeleri gezmeyi,hiç ihmal etmeyelim.
Bilgimize yepyeni, bilgiler ekleyelim.

Antik eser bulursak, verelim müzelere.
Tarihi hazinemiz, ün salsın ülkelere.

Tarihi eserleri,özenle koruyalım.
Turisti çektiğini, her an hatırlayalım.

Her turist, yurdumuzun,döviz, reklam kaynağı.
Onu hoşnut tutalım,gezsin denizi, dağı.

Böylece, hem tanınır,hem de gelir sağlarız;
Dünyayı ülkemize,sevgilerle bağlarız.

Naim YALNIZ

Müzeci
Her ulusun tarihi
Müzelerinde yatar
Çok yaşasın o güzelim
Müzeleri oluşturanlar.

Oralarda sergilenenlere
Sadece bakmak değil erek
Baktıklarımızı görebilmemiz gerek.

Müzelerdir geçmişimizi sergileyen
Unutmayalım
Geçmişi olmayanın
Geleceği de olamaz.
Bizim geçmişimiz de
Geleceğimiz de var
Geleceğimiz gençlerimizin
Ellerinde büyüyor.

Fevzi Günenç

Ahmet Haşim O Belde Şiiri

Ahmet Haşim O Belde,
O Belde Şiiri Ahmet Haşim,
O Belde Şiiri


Ahmet Haşimin O Belde Şiiri

O Belde

Denizlerden
Esen bu ince hava saçlarınla eğlensin.
Bilsen
Melal-i hasret ü gurbetle ufk-ı şama bakan
Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
Ne sen,
Ne ben,
Ne de hüsnünde toplanan bu mesa,
Ne de alam-ı fikre bir mersa
Olan bu mai deniz,
Melali anlamayan nesle aşina değiliz.
Sana yalnız bir ince taze kadın
Bana yalnızca eski bir budala
Diyen bugünkü beşer,
Bu sefil iştiha, bu kirli nazar,
Bulamaz sende, bende bir ma’na,
Ne bu akşamda bir gam-ı nermin
Ne de durgun denizde bir muğber
Lerze-i istitar ü istiğna
Sen ve ben
Ve deniz
Ve bu akşamki lerzesiz, sessiz
Topluyor bu-yi ruhunu guya.
Uzak
Ve mai gölgeli bir beldeden cüda kalarak
Bu nefy ü hicre müebbed bu yerde mahkumuz…
O belde?
Durur menatık-ı duşize-yi tahayyülde;
Mai bir akşam
Eder üstünde daima aram;
Eteklerinde deniz
Döker ervaha bir sükun-ı menam.
Kadınlar orda güzel, ince, saf, leylidir,
Hepsinin gözlerinde hüznün var
Hepsi hemşiredir veyahud yar;
Dilde tenvim-i ıstırabı bilir
Dudaklarındaki giryende buseler, yahud,
O gözlerindeki nili sükut-ı istifham
Onların ruhu, şam-ı muğberden
Mütekasif menekşelerdir ki
Mütemadi sükun u samtı arar.
Şu’le-i bi-ziya-yı hüzn-i kamer
Mülteci sanki sade ellerine
O kadar natüvan ki, ah, onlar,
Onların hüzn-i lal ü müştereki,
Sonra dalgın mesa, o hasta deniz
Hepsi benzer o yerde birbirine…
O belde
Hangi bir kıt’a-i muhayyelde?
Hangi bir nehr-i dur ile mahdud?
Bir yalan yer midir veya mevcud
Fakat bulunmayacak bir melaz-ı hulya mı?
Bilmem… Yalnız
Bildiğim, sen ve ben ve mai deniz
Ve bu akşam ki eyliyor tehziz
Bende evtar-ı hüzn ü ilhamı
Uzak
Ve mai gölgeli bir beldeden cüda kalarak
Bu nefy ü hicre müebbed bu yerde mahkumuz…

Ahmet Haşim

Etkileyici Çanakkale Şiirleri

Çanakkale Zaferi Şiirleri
En Güzel çanakkale Şiirleri
Çanakkale Şiiri Mehmet Akif Ersoy
Çanakkale şiiri dur yolcu

Bir Yolcuya
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek, Anadolu’nda
İstiklal uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmet’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanının akıttığı yerdir.

Düşün ki, haşr olan kan, kemik eti
Yaptığı bu tümsek, amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin Halil ONAN

Çanakkale Destanı
Bir destan yazılmıştı, Çanakkale isminde,
Bin dokuz yüz on beşin, Mart’ın on sekizinde.
O bir destan değildi, masal sayılır destan,
Ölüm kalım savaşı, kurtuluştu kaostan.
Bu savaş milletimin, varlık yokluk savaşı,
Savaşan Mehmetçiğin, koltuğundaydı başı.
Üşüştü başımıza, dünyanın yabanisi,
Her birisi sanki de, cehennem zebanisi.
Mahşeri aratmıştı, o günde Çanakkale,
Kurdular her cephede, etten, yürekten kale.
Haçlı haçın altında, hedef almış hilali
Geldiyse de top yekun, yaşadı izmihlali.
Bir mühür basılmıştı, dünyanın tarihine
Kim ki şehit düşmezse, küserdi talihine.
Düğüne gider gibi, gittiler şahadete,
Koştular seve seve, en büyük ibadete.
Vatan uğrunda canlar, fedadır birer birer
Şehittir o yiğitler, ölmezler diridirler,
Cephedeydi neferi, duadaydı hastalar,
Kimi yetmiş den fazla, kimi çocuk yaştalar.
Semadan yağmur gibi, yağıyorken kurşunlar,
Sevindiler giderken, Allah’a kavuşanlar.
Nerde mal mülk sevdası, canlarından geçtiler
Kurşun kurşun, şehadet şerbetini içtiler.
Ne Yâr var akıllarda, nede çocuk hayali,
Hedef tek, canı verip, yüceltmekti hilali.
Birkaç gazisi kalan, tek savaştır cihanda,
Kanatlanıp uçtular, cennete hep bir anda.
Toprak kan kustu o gün, denizler demir yuttu,
Şehitleri O Nebi, kucağında uyuttu.
Ne gerek mezar taşı, ne gerek ona mezar
Bugün tarih onları, altın harflerle yazar.
Namazsız ve Kur’an sız, düşse de bir yanına,
Kefensiz, kanlı yelek, şahittir imanına.
Bir damla şehit kanı, bütün dünyaya değer,
Bir toprak parçasıdır, vatan değilse eğer.
Kurtarıp boğazları, şehadete erdiler,
Dünyaya yiğitliğin, bir dersini verdiler.
Gafiller ucuz sandı,oysa paha biçilmez
Sonunda anladılar, Çanakkale geçilmez.
Vatana göz dikenler, azdırdıkça azdılar,
Aslanlar savunmanın, destanını yazdılar.
Okusun bütün dünya, oturup ezberlesin,
Artık ininden çıkıp,yurduma göz dikmesin
Bu vatanın evladı, kurbandır toprağına,
Çakallar rüzgar olsa, değemez yaprağına.
Bir Hilal ki bağrında, yaşatır bu milleti,
Binlerce güneş feda, yaşasın Türk Devleti.

Kasım KAPLAN

Çanakkale Geçilmez
Çanakkale dediğin manasızdır sanma sen
Ordaki şehitlerdir tarihlere şan veren
Vatan toprağı için can ile serden geçen
Korkuyor bu kafirler tüyleri diken diken

Su üstü mayın dolu nusret toplar mayını
Bir yandan Elizabeth düşünüyor canını
Komayacağız yerde şehitlerin kanını
Korku bilmez bu millet artıracak şanını

Mehmedoğlu Seyyid’in mermiyi kaldırışı
Dünya durdu, dönmüyor seyreyliyor yarışı
Anlayacak kafirler bucağı ve karışı
Türküm başkaldırdı ki zaferdir haykırışı

Gaza, cihad nasib et Türk milletine ya Rab!
Anzak, Hindu, İngiliz… Hepsi harab ve bitab
Her renk, her dil, her kıta bilsin ki bu kutlu ab
Çanakkale suyu bu ne Rum dinler ne Arab

Anafarta, Dardanos, Boğalı, Seddülbahir
Türktedir bu topraklar dünyada evvel ahir
Kayboldu İngilizler bilinmiyor nerdedir
‘Çanakkale Geçilmez’ bu da açık gerçektir

Samet Mehmet Bora

Çanakkalede otuzbin şehit

Çanakkalede otuzbin şehit,
Hepsi bir birbirinden yiğit,
Bundan sonrasını tarihler yazar,
Çanakkale de analar ağlar.

Derdim derdim garip halim,
Kanı içmiş dağlar sanki düşmanım,
Ne analar ne bacılar,
Çanakkalede zaferler yatar.

Düşman pusu atmış çanakkale yollarına,
Yol vermiyor dağlar nice yiğit aslanlara,
Yol vermesen küserim yara,
Deli gönlüm gitmek ister şanıyla.

Mermiler yağıyordu yağmur gibi yiğitlerimizin üstüne,
Ay yıldızlı bir bayrak dalgalanıyordu gök yüzünde,
Mekanınız cennet olsun ebediyetde,
Çanakkalede şehitler yatar diz dize.

Haydar Turan

Sait Faik Abasıyanık Şiirleri

Sait Faik Abasıyanık eserleri
Sait Faik Abasıyanık şiirleri

Kılıç Balığının Öyküsü

bu bir kılıç balığının öyküsüdür
yazılmasa da olurdu
ama bizi yeni sulara götürecek akıntı durdu
uskumrunun arkasından gidiyordu
sürünün içinde bende vardım
sırtımda bir zıpkın yarası
mutlu olmasına mutluydum
nedense gitmiyordu kulağımdan; bir türlü
ağ var! sesleri
deniz kızı girmiş düşüme ben iflah olmam
dalyanları birbirine katmak orkinosların harcı
dolanınca ağa çok geçmeden küserim
bir çocuk bile çeker sandala beni bu kadar ağır olmasam
beni böyle koşturan yaşama sevinci
kanal boyunca bir oyana bir bu yana
siz yok musunuz siz; derya kuzuları
kestim kılıcımla karanlığımı dibin
yakamoz içinde bıraktım suları
Ah! aysız gecelerde olur ne olursa
sırtımda bir zıpkın yarası
atın beni mor kuşaklı bir takaya götürün
iğ gözlerimde; kılıcımda hüzün
satın beni satın beni
rakı için!

SÖZ AÇINCA

Fırtınaları ayağınıza
Meltemleri saçınıza yollayacağım.
Yakamozlar tırmanacak göğsünüze
Martılara söyleyeceğim gelsinler.
Sivriada’nın boz tavşanları
Kulağınıza fısıldayacak.
Sandalsız balıkçılar da gelecek.
Ay ışığını
Martının sırtından alıp
Akşam üstlerini
Kordela balığından
Karabataklardan karanlığı
Ben alıp getirsem…

Nisan yağmurları yağmış Levent’e
Onlar tanıklık etsinler olmazsa.
Nisan yağmurları tane tane.
Benden yana konuşacaklar bakın
Cümle balıkçılar
Karidesler, pavuryalar, böcekler
İstakozlar.

Akdeniz adalarına haber yolladım
Sardunya Adası benden yana çıkacak
Yırtık yelkenler benden yana.
Benden yana bu yas dökülmüş sandallar
Medarı Maişet, Şemşiri Hücum, Maksut Kaptan
Ceylanı Bahri, Denizkızı, Bereket motorları benden yana.

Ama ben yine de tavşanları
Sivriada’nın boz renkli tavşanlarını
Kimselere değişmem.
Onları göndereceğim kulağınıza
Fısıldamaya
Meremet yapan Ermeni kadınları var ya Kumkapı’da.

Arslan gibi kadınlar
Memelerinden sert balıkçılar süt emmiş
Ak düşmüş saçlarına erkek yürekleri açılmış.

Meremet yapan kadınlar
Onlara da açtım bu sevdadan.
Hepsi
Marmara
O canım su
Sivriada
O yalnızlık, kimsesizlik, balıkçının hürriyet heykeli.

Dülger balığı
O canavar görünüşlü
O uysal balık.
O sandallar, o tavşanlar, o motorlar
Hepsi hepsi gelecekler.
Deniz diplerinden yakamozlar
Dikenleri batan süngerler
Hepsi hepsi gelecek.
Benim için konuşmaya, dinlersen
Onlara da açtım bu sevdadan.

YEİS

Akşam üstleri geliyor
Tam insanlar işten çıkarken.
Salkım salkım tramvaylardan
Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor
Namussuz, akşam üstleri geliyor.

Neremden yakalıyor, bilmiyorum
Ben tam sevmeye hazırlanırken
On altı yaşındaki sevgilimi.
Elini elimle tutmak
Yirmi dört saatte bir
Sıcak bir laf dinlemek isterken
Rezil… Tam o saatlerde geliyor

İlkbahar İle İlgili Şiirler

İlkbahar Şiirleri,

En Güzel İlkbahar Şiirleri;

İlkbahar Geldi..

Bu da yarım asırlık bir çocuk şiiri.

İlkbahar geldi, yerler yemyeşil,
Temiz havaların kıymetini bil.

Oyna her zaman temiz yerlerde
Temiz hava şifa her türlü derde

Heryandan neşe bağrın tutuşsun,
Ürkütme kuşları gelsin ötüşsün

Arılar vızlar karıncaya bak
Tembel olma sakın bu hali bırak..

15-NİSAN-1959 Başkale Van Seyfeddin Karahocagil

Bahar Gelince

Bahar oldu, cana geldi topraklar,
Her taraf yeşile boyanmaktadır.
Tomurcuklar patlar çıkar yapraklar,
Kimi de çiçeğe soyunmaktadır.

Bugün yarın rençber; ‘ho! ‘ diyer mala*,
Alafsız hayvanı otlağa sala.
Binbir canlı birden düşer havara,
Niye ki havalar ısınmaktadır.

Boz bulanık akar bir zaman sular,
Taylar kişnemede, koyun kuzular*
Yavaş yavaş biter kışlık uykular
Bört böcek yuvada uyanmaktadır.

Arılar bekliyor; kovan açıla,
İşçileri kır bayıra saçıla..
Bulaklardan berak sular içile,
Kaynaklar arabir bulanmaktadır.

Duyulur toprağın ılık nefesi,
Tarlaları sarar horavel sesi,
Bir sevinç fetheder bütün herkesi,
Sanırsın okyanus çalkanmaktadır.

Hasret çeken kuşlar tüner yuvaya,
Gurbete doyanlar döner sılaya.
Çiftçi ilk tohumu serper tarlaya,
Dört elle toprağa sarılmaktadır.

Enva i can sesle uyunur bağda,
Hayvanlar idmana çıkıyor dağda.
Kelebek kozada, örümcek ağda,
Karınca teçhizat kuşanmaktadır.

Çel çocuk, kuzuyu yayarlar kıra,
Düşüp yolaklara hep sıra sıra.
Tavuğun minneti kalmadı tara,
Kapıda, bacada eşinmektedir.

Dikilir fidanlar eşilir çukur,
Bağ, bahçe dopdolu evler tamtakır,
El açar yaşlı genç; Allah’a şükür,
Çayırda namazlar kılınmaktadır.

Hikmet’im severim bahar çağını,
Görestim koyunun tereyağını,
Gül çimen bürüsün Sako Dağı’nı
Güzeller çaşıra salınmaktadır..

Cemali-Hikmet AKSU

İlkbahar Geldi
Ah bahar ne işler, açtı başıma
Aklar düşürmesin, benim saçıma
Rengarenk çiçekten,güzel taçıma
Hoş geldin ilkbahar,dirildi herşey

17.03.2011
Osman Karahasanoğlu

ilkbahar gelince

ilkbahar gelince
içimi bir sevinç alır.
arkadaşlarımla gezip tozarız
ilkbahar gelince

ilkbahar gelince
hüzünler biter
kuşlar cıvıldaşır
ilkbahar gelince

ilkbahar gelince
küsler barışır
arkadaşlarımızla piknige gideriz
ilkbahar gelince

ilkbahar

Sevgiyle dolusun
Çiçekler açarsın
Cıvıl cıvıl öter kuşlar sevinirim ben
Ne güzel ilkbahar

İlkbahar ilkbahar
Ne mutluyum bi bilsen
Mutluluk saçıyorsun kalbime
Ne güzel ilkbahar

İlkbaharı severim
İlkbahar gelince coşar çocuklar
Piknik yeri dolu olur ilkbahar gelince
Ne güzel ilk bahar

hande sorku

Bir İlkbahar Şiirine Başlangıç

Hava ne kadar güzel öğretmenim
Yollar ağaçlar kuşlar ne kadar güzel
Yeryüzü pırıl pırıl öğretmenim
Gizlisi saklısı kalmamış dünyanın
Nesi var nesi yoksa dökmüş ortaya
Bütün bitkiler, bütün hayvanlar, bütün taşlar
Sürüngenler, konglomeralar, serhaslar
Hepsi hepsi ortada öğretmenim.
Ne olur biz de gidelim
Burda kalsın kitaplar
Burda kalsın iğneli karafatmalar
Kollarından bacaklarından gerilmiş kurbağalar
Burda kalsın hepsi
Bomboş kalsın hepsi
Bomboş kalsın evler okullar
Hapishaneler, hastaneler…
Öğretmenim, sevgili öğretmenim
Sırtımıza alırız hastaları
Kim bilir ne özlemişlerdir kırları…
Ya mahpuslar.
Ne sevinirler kimbilir
Sarılıp sarılıp öperler adamı.

Melih Cevdet ANDAY

Yahya Kemal Beyatlı Uzun Şiirleri

Yahya Kemal Beyatlı Şiirleri Uzun,

Yahya Kemal Beyatlı Şiirleri,

SÜLEYMANİYEDE BAYRAM SABAHI

Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede
Bir mehabetli sabah oldu Süleymaniye’de
Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,
Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,
Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.
Gecenin bitmeğe yüz tuttuğu andan beridir,
Duyulan gökte kanad, yerde ayak sesleridir.
Bir geliş var!.. Ne mübarek, ne garib alem bu!..
Hava boydan boya binlerce hayaletle dolu…
Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir;
O seferlerle açılmış nice yerlerdendir.
Bu sukünette karıştıkca karanlıkla ışık
Yürüyor, durmadan, insan ve hayalet karışık;
Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
Giriyor, birbiri ardınca, ilahi yapıya.
Tanrının mabedi her bir tarafından doluyor,
Bu saatlerde Süleymaniye tarih oluyor.
Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı
Adamış sevdiği Allah’ına bir böyle yapı.
En güzel mabedi olsun diye en son dinin
Budur öz şekli hayal ettiği mimarının.
Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi,
Seçmiş İstanbul’un ufkunda bu kudsi tepeyi;
Taşımış harcını gazileri, serdarıyle,
Taşı yenmiş nice bin işcisi, mimarıyle.
Hür ve engin vatanın hem gece, hem gündüzüne,
Uhrevi bir kapı açmiş buradan gökyüzüne,
Taa ki geçsin ezeli rahmete ruh orduları..
Bir neferdir bu zafer mabedinin mimari.
Ulu mabed! Seni ancak bu sabah anlıyorum;
Ben de bir varisin olmakla bügün mağrurum;
Bir zaman hendeseden abide zannettimdi;
Kubben altında bu cumhura bakarken şimdi,
Senelerden beri ru’yada görüp özlediğim
Cedlerin mağfiret iklimine girmiş gibiyim.
Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını
Görüyor varliğının bir yere toplandığını;
Büyük Allah’ı anarken bir ağızdan herkes
Nice bin dalgalı Tekbir oluyor tek bir ses;
Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi,
Nice tuğlarla karışmış nice bin at yelesi!
Gördüm ön safta oturmuş nefer esvaplı biri
Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbir’i
Ne kadar saf idi siması bu mu’min neferin!
Kimdi? Banisi mi, mimarı mı ulvi eserin?
Taa Malazgirt ovasından yürüyen Türkoğlu
Bu nefer miydi? Derin gözleri yaşlarla dolu,
Yüzü dünyada yiğit yüzlerinin en güzeli,
Çok büyük bir iş görmekle yorulmuş belli;
Hem büyük yurdu kuran hem koruyan kudretimiz
Her zaman varlığımız, hem kanımız hem etimiz;
Vatanın hem yaşıyan varisi hem sahibi o,
Görünür halka bu günlerde teselli gibi o,
Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde,
Hem de çoktan beri kaybettiğimiz yerlerde.
Karşı dağlarda tutuşmus gibi gül bahçeleri,
Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri.
Gökte top sesleri var, belli, derinden derine;
Belki yüzlerce şehir sesleniyor birbirine.
Çok yakından mı bu sesler, cok uzaklardan mı?
Üsküdar’dan mı? Hisar’dan mı? Kavaklar’dan mı?
Bursa’dan, Konya’dan, İzmir’den, uzaktan uzağa,
Çarpıyor birbiri ardınca o dağdan bu dağa;
Şimdi her merhaleden, taa Beyazıd’dan, Van’dan,
Aynı top sesleri birbir geliyor her yandan.
Ne kadar duygulu, engin ve mübarek bu seher!
Kadın erkek ve çocuk, gönlü dolanlar, yer yer,
Dinliyor hepsi büyük hatıralar rüzgarını,
Çaldıran topları ardınca Mohaç toplarını.
Gökte top sesleri, bir bir, nerelerden geliyor?
Mutlaka her biri bir başka zaferden geliyor:
Kosva’dan, Niğbolu’dan, Varna’dan, İstanbul’dan..
Anıyor her biri bir vak’ayı heybetle bu an;
Belgrad’dan mı? Budin, Eğri ve Uyvar’dan mı?
Son hudutlarda yücelmiş sıra-dağlardan mı?
Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!..
Adalar’dan mı? Tunus’dan mı, Cezayir’den mi?
Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi
Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;
O mübarek gemiler hangi seherden geliyor?
Ulu mabedde karıştım vatanın birliğine.
Çok sükür Tanrıya, gördüm, bu saatlerde yine
Yaşıyanlarla beraber bulunan ervahı.
Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.

YAHYA KEMAL BEYATLI

VUSLAT

Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,
Ömrün bütün ikbalini vuslatta duyanlar,
Bir hazzı tükenmez gece sanmakla zamanı,
Görmezler ufuklarda, şafak söktüğü anı…

Gördükleri ru’ya ezeli bahçedir aşka;
Her mevsimi bir yaz ve esen ruzgarı başka.
Bülbülden o eğlencede feryad işitilmez;
Gül solmayı; mehtab, azalıp gitmeyi bilmez…

Gök kubbesi her lahza, bütün gözlere mavi…
Zenginler o cennette fakirlerle müsavi;
Sevdaları hülyalı havuzlarda serinler,
Sonsuz gibi, bir fiskiye ahengini dinler.

Bir ruh, o derin bahçede bir defa yaşarsa
Boynunda O’nun kolları, koynunda O varsa,
Dalmışsa O’nun saçlarının rayihasiyle,
Sevmekteki efsunu duyar her nefesiyle.

Yıldızları, boydan boya doğmuş gibi, varlık
Bir mucize halinde o gözlerdendir artık.
Kanmaz, en uzun buseye, öptükçe susuzdur
Zira, susatan zevk, o dudaklardakı tuzdur.

İnsan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan…
Bir sır gibidir azçok ilah olduğumuzdan.
Onlar ki bu güller tutuşan bahçededirler.
Bir gün nereden hangi tesadüfle gelirler?

Aşk, onları sevkettiği günlerde, kaderden
Rüzgar gibi bir sevk alır, oldukları yerden.
Geldikleri yol, ömrün ışıktan yoludur o!
Alemde bir akşam ne semavi koşudur o!

Dört atlı o gerdune, gelirken dolu dizgin,
Sevmiş iki ruh ufku görürler daha engin,
Simaları her lahza parıldar bu zeferle;
Gök, her tarafından, donanır meş’alerle!

Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,
Varlıkta bütün zevki o cennette duyanlar
Dunyayı unutmuş bulunurken o sularda,
-Zalim saat ihmal edilen vakti çalar da-

Bir an uyanırlarsa leziz uykulardan,
Baştanbaşa, heryer kesilir kapkara, zindan…
Bir faciadır böyle bir alemde uyanmak…
Günden güne, hicranla bunalmış gibi, yanmak…

Ey tali! Ölümden ne beterdir bu karanlık!
Ey aşk! O gönüller sana maloldular artık!
Ey vuslat! O aşıkları efsuna ramet!
Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam et!

YAHYA KEMAL BEYATLI

MEHLİKA SULTAN

Mehlika Sultan’a aşık yedi genç
Gece şehrin kapısından çıktı:
Mehlika Sultan’a aşık yedi genç
Kara sevdalı birer aşıktı.

Bir hayalet gibi dünya güzeli
Girdiğinden beri rü’yalarına;
Hepsi meşhur, o muamma güzeli
Gittiler görmeye Kaf dağlarına.

Hepsi, sırtında aba, günlerce
Gittiler içleri hicranla dolu;
Her günün ufkunu sardıkça gece
Dediler: ”Belki bu son akşamdır”

Bu emel gurbetinin yoktur ucu;
Daima yollar uzar, kalp üzülür:
Ömrü oldukça yürür her yolcu,
Varmadan menzile bir yerde ölür.

Mehlika’nın kara sevdalıları
Vardılar cikrigi yok bir kuyuya,
Mehlika’nın kara sevdalıları
Baktılar korkulu gözlerle suya.

Gördüler: ”Aynada bir gizli cihan..
Ufku çepçevre ölüm servileri…..”
Sandılar doğdu içinden bir an
O, uzun gözlu, uzun saçlı peri.

Bu hazin yolcuların en küçüğü
Bir zaman baktı o viran kuyuya.
Ve neden sonra gümüş bir yüzüğü
Parmağından sıyırıp attı suya.

Su çekilmiş gibi rü’ya oldu!..
Erdiler yolculuğun son demine;
Bir hayal alemi peyda oldu
Göçtüler hep o hayal alemine.

Mehlika Sultan’a aşık yedi genç
Seneler geçti, henüz gelmediler;
Mehlika Sultan’a aşık yedi genç
Oradan gelmeyecekmiş dediler!..

YAHYA KEMAL BEYATLI

MOHAÇ TÜRKÜSÜ

Bizdik o hücumun bütün aşkıyle kanatlı;
Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı.

Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle,
Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle!

Fethin daha bir ülkeyi parlattığı gündü;
Biz uğruna can verdiğimiz yerde göründü.

Gül yüzlü bir afetti ki her pusesi lale;
Girdik zaferin koynuna, kandık o visale!

Dünyaya veda ettik, atıldık dolu dizgin;
En son koşumuzdur bu! Asırlarca bilinsin!

Bir bir açılırken göğe, son def’a yarıştık;
Allaha giden yolda meleklerle karıştık.

Geçtik hepimiz dört nala cennet kapısından;
Gördük ebedi cedleri bir anda yakından!

Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle beraber;
Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle beraber.

Lakin kalacak doğduğumuz toprağa bizden
Şimşek gibi bir hatıra nal seslerimizden!

YAHYA KEMAL BEYATLI

SES

Günlerce ne gördüm ne de kimseye sordum,
‘Yârab! Hele kalp ağrılarım durdu!’ diyordum.
His var mı bu âlemde nekahat gibi tatlı?
Gönlüm bu sevincin helecâniyle kanatlı
Bir tâze bahâr âlemi seyretti felekte,
Mevsim mütehayyil, vakit akşamdı Bebek’te;
Akşam!.. Lekesiz, sâf, iyi bir yüz gibi akşam!..
Tâ karşı bayırlarda tutuşmuş iki üç cam;
Sâkin koyu, şen cepheli kasriyle Küçüksu,
Ardında vatan semtinin ormanları kuytu;
Bir neş’eli hengâmede çepçevre yamaçlar
Hep aynı tehassüsle meyillenmiş ağaçlar;
Dalgın duyuyor rüzgârın âhengini dal dal,
Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal;

Bir lâhzada bir pancur açılmış gibi yazdan
Bir bestenin engin sesi yükseldi Boğaz’dan.
Coşmuş yine bir aşkın uzak hâtırasıyle,
Aksetti uyanmış tepelerden sırasıyle,
Dağ dağ o güzel ses bütün etrâfı gezindi:
Görmüş ve geçirmiş denizin kalbine sindi.
Âni bir üzüntüyle bu rü’yâdan uyandım.
Tekrâr o alev gömleği giymiş gibi yandım,
Her yerden o, hem aynı bakış, aynı emelde,
Bir kanlı gül ağzında ve mey kâsesi elde;
Her yerden o, hem aynı güzellikte, göründü,
Sandım bu biten gün beni râmettiği gündü.

Yahya Kemal Beyatlı

Türkçe İle İlgili Sözler

Türkçe İle İlgili Sözler

Tugbam sitesinde en güzel Türkçe İle İlgili Sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Türkçe İle İlgili Sözler
Türkçe İle İlgili Özlü Sözler,

Türkçe İle İlgili Güzel Sözler,

“Türk Milletinin dili, Türkçedir Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir” Mustafa Kemal Atatürk

“Türk Dili, Türk Milletinin kalbidir; beynidir” Mustafa Kemal Atatürk

“Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir Dilin milli ve zengin olması milli hissin inkişafında başlıca müessesedir Türk Dili, dillerin en zenginlerindendir Yeter ki bu dil; şuurla işlensin” Mustafa Kemal Atatürk

“Bugünden sonra divanda, dergâhta, barigahta, mecliste, meydanda, Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.”
1277 Karamanoğlu Mehmet Bey

“Türklüğün vicdanı bir
Dini bir, imanı bir;
Fakat hepsi ayrılır
Olmazsa lisanı bir.”
Ziya Gökalp

“Ülkesini ve yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”

“Türk demek Türkçe demektir; ne mutlu Türküm diyene!”

Tekerleme Sözleri

Tekerleme Sözleri

Tugbam sitesinde en güzel Tekerleme Sözleri sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Tekerleme Sözleri
Tekerlemeler

Güzel Tekerleme Sözleri

Cumartesi

Ufak tefek bir çocuk,
Elinde inci boncuk.
Binmiş ucan atına,
Çabuk geldi yanıma.
Tini mini cumartesi,
Süslü püslü tepesi.

Tekir

Bir iki tombul tekir
Camdan bakar
Başına takar
Hop hop, altın top

Ellerim

Ellerim tombik tombik,
Kirlenince çok komik
Kirli eller sevilmez
Güzelliği görülmez
Dişlerim bakım ister
Hele saçlar, hele scalar
Uzayınca tırnaklar
Kirlenince kulaklar
Bize pis derler, pis derler

MART

Mart gelir şakır şakır,
Ayakları gümüş bakır.
Kapılardan baktırır,
Kazma kürek yaktırır.
Haydi Mart Martlasın,
Kahkahalar patlasın.

Ali

Ali baksa dum dum
Sakalına kondum
Beş para buldum
Cebime koydum

Kuzu

Kuzu kuzu me
Bin tepeme
Haydi gidelim
Ayşe teyzeme.

Ocak

Şıkıdak şıkıdak,
Koşturur köşe bucak.
Yılda bir kanatlanır,
Ara sıra sakatlanır.
Atlı Ocak, tatlı ocak,
Büyük adam olacak.

Ellerim Parmaklarım

Sağ elimde beş parmak,
Sol elimde beş parmak
Say bak, say bak, say bak.
Hepsi eder on parmak.
Sen de istersen saymak
Say bak, say bak, say bak.
Hepsi eder on parmak.

Haziran

Hey Haziran, Haziran,
Hazır ol har zaman.
Canım balım Haziran,
Herkes san hayran.
Aman aman Haziran,
Haydi cama tırman.

Hasan

Hasan Hasan
Helvaya basan
Kapıyı kıran
Kızı kaçıran

Sitem Sözleri 2012

Sitem Sözleri 2012

Tugbam sitesinde en güzel Sitem Sözleri 2012 sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Sitem Sözleri 2012
Sitem Sözleri
Kısa Sitem Sözleri


Yaşamak için geldiğim bu dünyada sürünerek Aşkı öğrettin bana Teşekkür Ediyorum Sana

Aşk Yaşamakmı? Sevgimi? oNlar nedir Hiç tatmadım hayatımda Hep yarınlara Bıraktı Aşkım beni Hep Yarınları Bekledim belki Döner Geri!

Niye ağlıyorsun dediler, sevdim dedim Niye üzülüyorsun dediler, gönül verdim dedim Elin kızı için değermi dediler, meğerse değmezmiş

Ağlarım Dost Olduğum gecelerime, Sayende Gecelerş Buldum Kendimde, Seni Düşünüp içiyorum her Gece, Duy Sesimi Sevgili Bitsin Bu iŞkence…

YaraLı kalbim Seninle Düzelir Yine Sevgilim, a$k Denilen Duyguyu Seninle iÇerim, Bu SözlerimLe Kendimi teselli Ederim Sevgilim…

Dünya Dönüyor Yine , Sevgimiz parçalandI her parçası Bir yerde, kalbimin Atışları kesiliyor Seni görünce, Gururum Ayaklarının Altında Sevdim Seni Delice…

Birkere Dahi Olsa Anlamanı beklerdim içimdekileri Hep hayata Vurdum Sözlerimi hayat Anladı Ama Sen Anlamadın içimde Sana Olan Sevgimi!

Hep Dertlerim Olunca Bırakıp Gider Dostlarım beni Hep yalnızları Oynarım Sessiz Gecelerimde, Her Yüzüm Güldüğünde Dostum Olur Yanımda Ozaman Dost Olduklarınız Hatırlar Hepsi Güler yanımda, Sadeec Ağladığım Zamanlar Yokturlar Yanımda!

Sen sevda ırmağı, gittin ele aktın, sen dünyamı yıktın Vefasız Aşkım

Dünya döndükçe sen hep bana Dönmeye Başını her yastığa koyduğunda beni Görmeye Her kahkahamda göz yaşı Dökmeye Ben yaşadıkça sen Ölmeye Mahkumsun

Seni Sevdim Delice, her Gece Soruyorum Kendime Ya Biterse Diye, Bitsede Sewgin Saygı DuyarIm Gönlüne, üzüLürüm Sana Böyle Sevgili Bulamazsin Bu tarihte!!!

Dostumuzu Sevdik Yılan Oldu Bize, Arkadaşımız Dedik Yan BaktI Sevgilimize, Bu Sözlerim gelsin Dost Bildiklerime, Yalanları Oynamışız Bu Alemde…

Farklı Mesajlar

Farklı Mesajlar

Tugbam sitesinde en güzel Farklı Mesajlar sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Farklı Mesajlar
Farklı Mesajlar kısa
Farklı Mesajlar facebook


ánLát ! yüréğímé DámLát Gözyáşíní . áLmá áhímí , ánlá pármák úcúmDá ácí ! ßú káçíncí súskúnLúğúm , TébéssümLér yáLáncí , Kánáttíğín yétér ártíK áçmá yárámí .

KıyMeT ßiLméYén KaLßé SévGim HaRaM,YoLuNu ßéKLéYip GéLméYéNé YazıKLaR,SévDim DéyiPTé aLDaTaNa LanéT,ßéNi SonSuzA KaDaR SévéNé ßu CaNım KuRßan oLSun…!

BiziM KavuŞmamıZ Bize BaĞLıdır.HeR YokuşuN Sonu DüzE Bağlıdır.Her BahaRın SoNu Güze BağLıdır.Hayatım Verdiğin Söze BAğLıdır..ihtimâLLêrim Zâyif..

Bu masaLar bo$ kaLmaz gidenin yeri doLar. Bu vazoLara bir$ey oLmaz yaLniz cicekLer soLar. Gönül kimsesiz yapamaz sevebiLeceği bir dost arar. Ta$in kaLbi yoktur ama onu biLe yosun sarar…!

PantoLonum Yama Limd SaLLama Ardımda Tarama YaKarIm $İm$eq qİßİ ÇakarIm KaßadayI dinLmm qIrtLagIna TaKarIm ßen ßuyum ßen Suyum Öz v Öz ßurSa Cocuquyum…AdreSimİ SorArSANıZ ;qAyrİ m$ur Smtİ dLiqAnLı Cadsİ avarLr MahaLLesİ ßi$koPatLLar SokaqI no :9 vd YoqUz

BeLki birgün dikenLer kanatacak eLLerinizi,beLki serseri bir kurşun deşiverecek yüreğinizi, beLki birgün öLüm kapInIzI çaLIverecek apansIz.. Ama ne siz eLLerinizi çekecek dikenLerden, nede ben. Ne siz korkacaksInIz geceLerden, ne de ben. Ne siz vazgeceksiniz bu kavgadan nede ben!!!

Aklıma yar gelir feleğim şaşar,öyle bir hasretki içimden Taşar,Bu gönül En fazla 3 Gece yaşar,EceLe Bırakma gel al Canımı,kimseye Bırakma Sen al Canımı…

Öyle bir aşk isterim ki hiç yaşanmamış olsun, Öyle bir söz söyleyeyim ki hiç söylenmemiş olsun, Öyle bir dert çekeyim ki çekilmemiş olsun..

Hani a$kLar MutLu SoNLa ßiTerDi HepSi ßir 0yunmu$ HepSi ßir YaLan ! Hani $anSım ßir Gün GeRi DönerDi HepSi ßir 0yuNMu$ HepSi ßir YaLan ! NeReDe SaYıSız YeMin VeReNim neReDe YoLuma GüLLer SeReNim Hani YaR NeReDe CanDan SeVeNim HepSi ßir 0yunmu$ HepSi ßir YaLaN

Çöldeki Tek Göl Olsan Bile Seni Yaşatmak İçin Hergün Ağlarım !

Bir silahım olsaydı bir silahım; yoksulluğu şakağından,kaybetmeyi kalbinden,yalnızlığı sensizliği alnından ,alnının tam ortasından vururdum….Bir kerecik söyle demiştin söyleyememiştim hani, işte şimdi söylüyorum SENİ SEVİYORUM!

Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi Aşktı o! Beni durup durup yenileyen Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi Oydu, doludizgin gidişime dur diyen…

ßiz Né Paranın DéLisi, Ne $éréfsiz GöLgési, Né KansızLarın ßékçisi, Nédé SiLahın Tétikçisi OLduk. ßiz GönLümüzün éfé’si, OrtamLarın DéLisi OLduk. Bu Saattén Sonra Géçici Hévés DéiL Hak édéné NéFés Oluruz..

GözL£Rim s£ni RahatsIz £di¥oRsa kapatIRIm ßiR daha a¢mam sözL£Rim s£ni RahatsIz £di¥oRsa susaRIm ßiR daha konu$mam vaRLIqIm s£ni RahatsIz £di¥oRsa öLüRüm ßiR daha kaR$Ina ¢Ikmam s£vqim s£ni RahatsIz £di¥oRsa üzqünüm ߣߣĞiM ßuna £nq£L OLamam

Aşk bir bedende iki ruh,dostluk iki bendende bir ruhtur,bana unutmayı ve unutulmanın acısını öğrettiler ama seni bana unutturmayı asla öğretemediler.

Piyasada degiLim,PrensipLerim yoktur Ama Seviyesiz degiLim.Kuralları Sevmem ama yersiz yere çignedigim qörüLmemistir.Kinci degiLim Ama unutmam.Sefkat gösteririm ama sımartmam.DaLga geçerim ama kırmam.Ciddiye aLırım ama kapıLmam.Huzur veririm Ama Söz vermem.Sahip olurum Ama AiT Olmam

ßakıyorumda HerkeSde ßi Hava ßi ÇaLım. Şunu ßiLin ‘Herkes ARTİST olabilir.. Ama YÖNETMEN benim, istediğime ROL verir, istediğimede YOL veririm !!

Ben İsterSem AteŞi KüL DikeNi GüL GeCeyi Gün £deRim.Ben İsteRSem, BaŞı BeDendeN KaLßi YeRindeN AgaCı KöküNden SökeRim. Ben İsterSem, MeSkeni ALem ALemi KraL KraLı SoytaRı £deRim. Ben İsterSem, Zamanı ALır GüneŞi BatıRıR KıyaMeti KoPaRıR GideRim…

Eğer beni daha fazla üzmek istemiyorsan rüyalarıma bile girme sakın n’olursun unutmak doğanın en güzel armağanı insana. Biliyorsun seninde son armağanın unutulmak!

||Mézâr|| øLâcak ßana ßu Dört Duwar,||YøkLuğun|| Kadar Gér¢ék ßu ||éCéL|| , YøkLuğun kadar Gér¢ék i¢imdé ||aCı|| , azâr azâr ||öLüyørum|| . ßiLmiyørSun ..|

Bilmezler yalnız yaşamayanlar nasıl korku verir sessizlik insana; insan nasıl konuşur kendisiyle; nasıl koşar aynalara. Bir cana hasret, bilmezler.

2012 Güzel Sözler

2012 Güzel Sözler

Tugbam sitesinde en güzel 2012 Güzel Sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa 2012 Güzel Sözler
Güzel Sözler 2012
2012 en güzel sözler
2012 güzel anlamlı sözler
2012 yeni sözler

♥ Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön, ordayım!

♥Boş bir sinema salonunda oynuyor,tek başına çektiğim siyah beyaz sessiz,son film. Ne kuşları seyreden kedi kadar heyecanlıyım artık ne de o kuşlar kadar salak ve kendine hakim…Kamera stop! Yalnızlığıma kapalı gişeyim

♥ İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim?

♥ Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle… Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.

♥ Bir gül olmak isterdim! Neden mi? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için?

♥ Seni bulmaktan çok aramak isterim! Seni sevmeden önce anlamak isterim! Seni bir ömür boyu bitirmek değil de sana hep yeniden başlamak isterim.

♥ Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim?

♥ Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki birtanem her gün yağmur yağardı.

♥sen benim farkımı farkedemedin, artık farketsen de farketmez, beni farkedenler senden ÇOK FARKLI!!

♥bir şiirin içine sığındım,ayrılıklar bitince haber verin!!!

♥yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım,yalnız olduğumu söyleyebileceğim kimsem olmadığı için yalnızım…

♥kaç sokak var gördüğümde ağladığım bilirmisin? yalnızlıktan midem bulanır gel desem gelirmisin?

♥aşık olmak değil bir ömür boyu sevmektir marifet…

♥hayat kalbini okuyacak bir şarkıcı yaratmadıysa, aklını konuşacak bir filozof yaratır…

♥ölüm öncesi yorgunluk var gözlerimde… gölgem bile boğmak için fırsat arıyor!!!

Ömer Hayyam Sözleri, En Güzel Ömer Hayyam Sözleri

Ömer Hayyam Sözleri, En Güzel Ömer Hayyam Sözleri

Tugbam sitesinde en güzel Ömer Hayyam Sözleri, En Güzel Ömer Hayyam Sözleri sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Ömer Hayyam Sözleri, En Güzel Ömer Hayyam Sözleri
ömer hayyamın en güzel sözleri
Ömer Hayyam özlü sözler
Ömer Hayyam ünlü sözleri
Ömer Hayyam Dörtlükleri

En Güzel Ömer Hayyam Sözleri – Ömer Hayyam Sözleri

Ey kara cübbeli!
Taş atma bu dünyayı bilmek isteyenlere.
Onlar yaradanın sanatı peşindeler;
Seninse aklın fikrin abdest bozan şeylerde…”
(S. Eyuboğlu çevirisinden)

***
Ey özünün sırlarına akıl ermeyen;
Suçumuza, duamıza önem vermeyen;
Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık;
Umudumu rahmetine bağlamışım ben.
***
Sevgili, sırlarına eren gönül nerde?
Sözlerinin tekini duyan kulak nerde?
Gece gündüz serilirsin de karşımıza:
Yüzünü bir kez gören mutlu göz nerde?
***
Bu ömür kervanı bir tuhaf gelir gider
Kazancın, yaşamasını bildiğin günler;
Saki, bırak şu yarını düşünenleri
Geçti gidiyor gece, geçmeden şarap ver.
***
Bu dünyaya kendi isteğimle gelmedim ben;
Şaşkınlıktan başka şeyim artmadı yaşarken.
Kendi isteğimle de gidiyor değilim şimdi,
Niye geldik kaldık, niye gidiyoruz bilmeden.
***
Uğrunda dertlere düştüğüm sevgili
Bir başkasına tutulmuş, o da dertli;
Derdimin dermanı kendi derdinde:
Hekim hasta olunca kime gitmeli?
***
Kul olup o güzele birden,
Koptuk her bağdan, her tövbeden:
Herkes koyu müslüman döner
Biz putperest döndük Kabeden.
***
Benden Muhammet Mustafa’ ya saygı ve selam:
Deyin ki, hoş görünürse, bir şey soracak Hayyam:
Neden Yüce Efendimizin buyruklarında
Ekşi ayran helal da güzelim şarap haram?
***
Benden Hayyam’ a selam söyleyin demiş peygamber;
Sözlerimi yanlış anlamışsa çiylik eder:
Ben şarabı herkese haram etmiş değilim ki
Hamlara haramdır, doğru, ama olgunlar içer.
***
Bir testici gördüm, çamur içindeydi:
Ayağı çarkında, elinde bir testi;
Testinin başında bir yoksulun ayağı
Kulpunda bir padişahın kellesi.
***
Bir testi aldım çarşıdan ucuza;
Gizli gizli neler anlattı bana;
Bir şahdım, dedi; altın kupam vardı;
Şimdi neyim? Testi oldum şaraba.
***
Ne yazık, pişmiş ekmek çiğlerin elinde;
Ne yazık, çeşmeler cimrilerin elinde.
O canım Türk güzeli kömür gözleriyle,
Çaylakların, uğruların, eğrilerin elinde.

***
Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
Sabahlar, akşamlar, sevinçler tasalar yok.
Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.
***
Güneşi balçıkla sıvamak elimde değil;
Erdiğim sırları söylemek elimde değil;
Aklım düşüncenin derin denizlerinden
Bir inci çıkardı ki delmek elimde değil.
***
Gören göze güzel, çirkin hepsi bir;
Aşıklara cennet, cehennem, hepsi bir;
Ermiş ha çul giymiş, ha atlas;
Yün yastık, taş yastık, seven başa hepsi bir.
***
Bu dünyaya kendi isteğimle gelmedim ben;
Şaşkınlıktan başka şeyim artmadı yaşarken.
Kendi isteğimle de gidiyor değilim şimdi,
Niye geldik kaldık, niye gidiyoruz bilmeden.
***
Felek doğruyu eğriyi tartaydı,
Her işine güzel demek kolaydı.
Böyle mi yaşardı iyiler dünyada,
Evrenin özü doğruluk olaydı?
***
Açılmaz kapıları açmanız mı gerek?
Dünyada insanca yaşamanız mı gerek?
Bırakın öyleyse iki dünyayı birden:
Ey ölü canlılar, canlar uyanık gerek!
***
Gönül, her an sevdiğinin kapısında ol;
Her istediğini onda ara, onda bul.
Aşk tavlasında hileye kaçma kalleşçe:
Koy canını ortaya, soyulursan soyul.
***
Biz de çocuktuk, bir şeyler öğrendik;
Bildiklerimizle övündük, eğlendik.
Şu oldu, bu oldu da ne oldu sonra?
Bir bulut gibi geldik, yel gibi geçtik.
***
En doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen;
İyilik seven kötülük edemez zaten.
Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur:
Düşmanınsa dostun olur iyilik edersen.
***
Gök yaban gülleri döküyor eteğinden
Bir çiçek yağmuruna tutuldu sanki çimen
Gül şarap dolsun kadehimin lalesine
Mor buluttan yere yaseminler düşerken.
***
Saki, gökler, denizlerce dolgunum;
İçime sığmaz oldu coşkunluğum;
Ak saçlarımla sarhoş ettin beni,
Kış ortasında bahar bulutuyum!

Msn Özlü Sözler

Msn Özlü Sözler

Tugbam sitesinde en güzel Msn Özlü Sözler sizler için hazırlandı
. Buyurun Kısa Msn Özlü Sözler

Msn Özlü Sözler


Ask Cok Renkli Bir Cicektir Ama Yetistigi Yer Korkunc Ucurumlarin Kenaridir.(stendhal)

Sacma Bir Zamanin Kiyisinda Kurulmus Yasamdan Ne Fayda Beklenebilir Ki Gec Olmadan Gitmeli Siyrilmali Makamsiz Umutlarla Yanyana Guzel Bir Yasam Tasinmali Berrakliklara…

Tasi Delen Suyun Gucu Degil Damlalarin Surekliligidir.

Askverdiginize Pisman Olmadiginiz Sevginizdir..

Insanin Insana Verbilecegi En Olumsuz Hediyedir Sevgi.

Basim Diye Ogunmeyin Ne Gelirse Basa Gelir Diz Duserse Toprak Ustune Bas Duserse Tasa Gelir.

Insanlar Dikenler Arasinda Gulu Gorup Sevineceklerine, Guller Arasinda Dikenleri Gorup Sikayet Ederler…

Denizler Yolculuga Cagirir Dururda Beni Gitmem, Dusunerek Geri Donecegim Gunu Ben Buyuk Ruzgarlari Severim Buyuk Olsun Askim Da, Ozlemim De Hepsi, Her Sey Ve Mahzun.

Gul Ki Ne Dusundugunu Bilmesinler…

Dusuncelerine Dikkat Et Eyleme Donusur! Eylemlerine Dikkat Et Aliskanliklara Donusur! Aliskanliklarina Dikkat Et Kisiligine Donusur! Kisiligine Dikkat Et Kisiligin Kaderindir!!

Siz Izin Vermedikce, Hic Kimse, Kendinizi Degersiz Hissettiremez!

Bilgisizler Icinde Bir Bilgin Oluler Icinde Diri Demektir…

Insanlarin Size Karsi Olmalari Diye Birsey Yoktur.onlar Kendi Menfaatlarinin Yanindadir.

Beklenen Gun Gelecekse Cekilen Cile Kutsaldir…

Karamsar Olmak Zor Degil, Zor Olan Cilgin Bir Firtinadan Sonra Gokkusagi Gibi Gulumseyebilmektir.

Kim Demis Alkol Kotu Diye,ben Herseyimi Ayikken Kaybettim!!

Insanlar Ruzgarla Haraket Edebilen Bir Gul Gibi Olmali Ki Etrafina Guzel Kokular Sacabilsin…

Ayakkabimin Alti Delikti Ama Ustu Her Zaman Boyaliydi…

Batan Gunes Umudumuz Dogan Gunes Tesellimiz Olsun.

Biz Isyankar Sokaklarda Buyuduk Gulum.anlamayiz Senin Gibi Balli Ekmek Yemeyi.biz 10 Yasinda Dunyaya,15 Yasinda Kasip Kavuran Asklara Isyan Etmisiz.bilmeyiz Kaygan Pistte Dansetmeyi.satmayiz On Kurus Icinbize Hakki Olan Sevenleri…

Sevipte Aglamayanlar Ben Sevdim Demesin.!!

Hayat Bir Film Gibi.cileli Yada Zevk Verici.gulup Aglayanida Var.aglayani Gulenide Var.gulenler Cok Aglar.aglayan Yurekleri Tas Baglar.her Bir Damlacikda Anilar.

Seni Digerlerinden Farksiz Yapmaya Tum Gucuyle Gece Gunduz Calisan Bir Dunyada, Kendin Olarak Kalabilmek, Dunyanin En Zor Savasini Vermek Demektir. Bu Savas Basladiginda Asla Bitmez…

Tenini Besleyip Gelistirmeye Bakma, Cunku O Sonunda Topraga Verilecek Bir Kurbandir.sen Gonlunu Beslemeye Bak.! Yucelere Gidecek, Sereflenecek Odur.

Hayat Ve Yasadiklarini Bir Okyanus Gibi Dusun…. Cilgin Ve Deli Dalgalara Isteyerek Girmezsin… Durgun Sular Kendini Belli Etmez Ve Ne Zaman Cosacagini Sen Bilemezsin.”

Kiz Dedigin Naz Etmez.erkek Dedigin Hic Urkmez.dostdan Dusman Olmaz, Gavurda Namus Olmaz, Guzelde Kusur Olmaz, Gercek Asktada Gurur Olmaz.

Kisa Bir Oykudur Hayat,ugruna Upuzun Acilar Cektigimiz,kisa Bir Turkudur Hayat,bir Daha Soylemek Icin Delirdigimiz…

Ben Hayatima Daha Fazla Gun Katamam, Ama Gunume Daha Fazla Hayat Katabilirim!

Insan Kalbindeki Gercek Ask,dortnala Giden Bir Attir,ne Dizginden Anlar,ne Laf Dinler…(confucius)

Goz Yaslari Merhamete Delildir.yurek Yanmadikca Goz Yasarmaz.(mevlana)

Ask Davaya Benzer,cefa Cekmekte Saide,sahidin Yoksa Davayi Kazanamazsin.(mevlana)

Insanlarin En Buyuk Mutlulugu Akillarini Dogru Kullanmayi Ogrenmeleridir. (r.descerlas)

Her Sedefte Inci Bulunmaz.(mevlana)

Ruzgara Hakim Olamiyorsan Yelkenlerini Ona Gore Ayarla Ve Unutma Ki Hayat Karsilastigin Gucluklerle Degil Gemiyi Limana Getirip Getiremediginle Ilgilenir…

Kimseyi Kirmamak Ve Uzmemek Sartiyla Diledigin Herseyi Yasa Birgun Cekip Giderken Geride Ne Aklin Kalsin , Nede Senin Yuzunden Kirilmis Bir Yurek!

Sevmek Aci Cekmektir, Sevmemek Olmek…sevmek Zevktir Ama Yalniz Sevilmenin Hicbir Zevki Yoktur… Aristo

Deli Sormus Deliye Ask Nedir Diye, Deli Gulmus Deliye Ben Niye Deliyim Diye!

Hickimseye Degerinden Fazla Deger Verme Ya Onu Kaybedersin Yada Kendini Mahvedersin…

Faydali Hale Getirilemeyen Zaman Kaybedilmistir, Cunki Zamani Durdurmak Veya Depolamak Mumkun Degildir…

Dunyayi Degistirmeden Evvel, Dunyanin Seni Degistirmeyecegi Bir Saglamligi Elde Etmeye Calis…

Insanlar Cay Poseti Gibidir,sicak Suya Atilmadikca Gercek Renklerini Vermezler…

Sevdiginiz Kisiler Sizden Calinirsa,onlari Uzun Yasatmanin Yolu Onlari Sevmekten Asla Vazgecmemektir…binalar Yanar,insanlar Olur.ama Gercek Ask Olumsuzdur!…

Insanlar , Kopru Kuracaklari Yere Duvar Ordukleri Icin Yalniz Kalirlar …

Dogustan Sahip Olduklarinizla Yasamayi Ogrenmek Bir Surec, Bir Katilim, Yani Yasaminizin Yogrulmasidir.

Ask Insanin Hem Dostu Hem Dusmanidir . Insani Onun Gibi Yikan. Onun Gibi Sevindiren Br Sey Yoktur Hayatta!

Yasamin En Ilginc Yanlarindan Biride En Iyinin Disinda Birsey Kabul Etmeyenlere Genellikle En Iyiyi Vermesidir…

Isigi Onune Al, Yuru. Golgen Arkandan Ister Gelsin, Ister Gelmesin…

Bes Sey Geri Gelmez Soylenen Soz Kacirdiginiz Firsat Atilan Ok Gecen Zaman Giden Genclik…

Allah Gucu Erkege, Guzelligi Kadina Vermis. Ne Varki Herseyi Yenen Guc Guzellige Yenilmis.

Aldigimi Verdigimi Degil Bende Kalani Aramak Ve Bulmak Butun Mesele, Dunden Bugune Kalan, Bugun Yasamin Ta Kendisi, Yarin Herseyin Hepsi Yalan, Bi Sevgiden Otesi.

Insanlar Sevildiklerini Ogrenince, Sevdikleri Kisiye Eziyet Etmekden Buyuk Zevk Aliyorlar.

Insan Once Ozgur Olmali Ki Ozgurce Sevebilmeli Yada Sevmeyi Tam Manasiyla Ogrenmeliki Sevgisi Ugruna Ozgurluk Icin Savasabilmeli.

Ask Savasa Benzer, Kolay Baslar Zor Biter…

Tarihin Bilinci Olsa Gecmis Kalmazdi. Zaman Sifirlanip Gelecek Olmazdi.

Hayatta Birtek Mutluluk Vardir, Insanin Sevmesi Ve Sevilmesi.

Sozler Kagida Dokulunce, Anlamini Yitirmis Heceler. Guven Eksilince Birine, Sevgi Bitermis Derler.

Olgun Insan Guzel Soz Soyleyen Degil, Soyledigini Yapan Ve Yapabilecegini Soyleyen Insandir.

Hayatta Neyin Onemli Oldugunu Kesfetmek Icin Bir Felaket Beklememek Gerekir.

Silgi Kullanmadan Resim Cizme Sanatina Hayat Denilmektedir.

Dort Sey Asla Geri Gelmez, Soylenen Soz, Atilan Ok, Gecmis Hayat Ve Kacirilmis Firsat.

Bizi Uzmesi Gereken Karsilastigimiz Imkansizliklar Degil, Kacirdigimiz Firsatlarin Gec Farkina Varmamiz Olmalidir.

Iciniz Kor Gibi Yanarken Susmak, Acilarin En Beteridir.

Insanlar Akilsizliklari Yuzunden Alinlarinda Yazili Olandan Daha Cok Aci Cekerler.

Buyuk Insan Mustarip Oldugu Zamanlarda Bile Baskalarinin Istirabini Dusunebilendir.

Egitim Insanin Guc Sandigi Yada Gercekten Kolay Alt Edilebilen Engelleri Nasil Asacagini Ogretme Sanatindan Baska Bir Sey Degildir.

Hep Yarin Olsun Istedim, Yarinlar Da Dun Oldu! Ta Ki Son Yarina Kadar!

Suc Sebebini Verendedir, Sorumluluk Yukleme Istemedigimiz Omuzlara Bir De Pismanlik Eklememektir.

Kadinlara Buyuk Saygi Duyan Ve Onlari Herseyin Ustunde Tutan Erkekler, Kadinlar Arasinda Populer Olmayi Nadiren Basarabilirler.

Nedense Hep Ben Bilirim Dersin! Sorsalar Bilmezsin Ne Bilirsin!