Atatürk Şiirleri Atatürk’le İlgili Şiirler Mustafa Kemal Atatürk Şiirleri
ATATÜRK’Ü UNUTTURMAYIZ
Siz, Atatürk’ü unutun diyorlar. Laikliği zaten istemiyorlar. Cumhuriyeti de hiç sevmiyorlar. Ölsek Atatürk’ü unutturmayız! Cumhuriyeti asla yıktırmayız!
Bu güzel yurdumuz kanla kuruldu. Yurt uğruna nice yiğit vuruldu. Düşman yurdumuzdan zorla kovuldu. Ölsek Atatürk’ü unutturmayız! Cumhuriyeti asla yıktırmayız!
Türkiye’m dünya durdukça kalacak. Albayrak göklerde dalgalanacak. Atatürk daha çok bayraklaşacak. Ölsek Atatürk’ü unutturmayız! Cumhuriyeti asla yıktırmayız!
Müfit AKSAKAL (İstanbul,15Aralık 2010)
Ben Atatürk Kadınıyım
Ben Osmanlı Kadınıyım Bir kadın düşün ki sırtında mermi taşıyan Kağnısına kıymayıp evladını koymayan Atasının emanetini kollayan Analık ünvanına namıyla ulaşan Savaşlarda canla başla kalkan olan Ben anayım acıla siper gögsümü gerer Vatanı uğruna canını feda eder
Erkeğime oğul veren Eli kınalı askere gönderen Ben anayım ben canım ben cananım Azıçık aşım kaygısız başım der Kuru ekmeği bal niyetine yer Anlı acık göğsünü gerer Ben evet ben osmanlı kadınıyım
Geceleri ağlar gündüzleri coşarım Gözyaşlarımı içimde saklarım Namusumu namahremlerden sakınırım Namus uğruna yeri göğü çınlatırım Ben anayım yavrusuna helal süt veren
El acıp kimseye dilenmeyen Ben dostum dosta değer veren Ben anayım evladına titreyen Ben kadınım erkeğini seven Ben evet ben dişi kuşum Yuvasına değer veren Ben anayım hayata direnen Her zorluğu yenen ben anayım Ben Atatürk kadınıyım
Cumhuriyet bayramı şiirleri, cumhuriyet bayramı için şiirler, liseler için cumhuriyet bayramı şiirleri
29 EKİM
Cumhuriyet bayramı Geldi diye ne mutlu ! Bayraklarla donattık, Güzel okulumuzu. Sokaklarda, evlerde Al bayrak dalgalanır. Onun al rengini Bütün bir dünya tanır. Yirmi dokuz Ekimi Karşılarız neşeyle Çünkü bugün erdik, Büyük Cumhuriyet’e Yürüyün arkadaşlar Hep ileri koşalım, Bugün bayramımız var, Gelin bayramlaşalım.
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU
CUMHURİYET
Al yıldızlı al bayraklar, Her yanda dalgalanıyor. Süslendi evler, sokaklar Renk renk ışıklar yanıyor. Yirmi üç yıl önce bugün. Cumhuriyet kurdu millet, Bize büyük Atatürk’ün, Armağanı Cumhuriyet. En birinci vazifemiz, Onun yolunda yürümek. Canımız gibi koruruz, Cumhuriyet Türklük demek. Sevinçle, sağlıkla geçsin. Sabahımız, akşamımız. Kutlu olsun hepimize, Cumhuriyet Bayramımız.
Vasfi Mahir KOCATÜRK
CUMHURİYET
Biziz bu memleketin, Kanı, iliği, eti, Yirmi dokuz Ekim’de, Kurduk Cumhuriyeti. Yirmi dokuz Ekim’de Yeni bir ay parladı. İşte bu parlak ayın, Cumhuriyettir adı. Yirmi dokuz Ekim’de, Bütün ışıklar yansın, Caddeler baştan başa, Bayraklarla donansın. Elele tutuşalım, Hiç değişmez bu niyet, Yaşasın Türk Milleti, Yaşasın Cumhuriyet.
Halil SOYUER
CUMHURİYET MARŞI
Cumhuriyet, cumhuriyet, en güzel şey hürriyet Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet ! Gazimin sen en büyük yadigarısın bana Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet ! Dalgalansın her tarafta şanlı Türk’ün bayrağı Korumaktır ve yüceltmek azmimiz bu toprağı ! Bu vatan hiç sensiz olmaz, ey güzel cumhuriyet Milletim öyle demiştir ; ya ölüm, ya hürriyet !
Mavi önlüğüm ve küçük çantamla, Okulun ilk günü koşmuştum sana. Dilim tutulmuştu o heyecanla, Göz kırpmış, adın ne demiştin bana.
Ben Akın, Ayşe, Fatih, Aysel, Nedim, Ben seninle ”öğretmenim” okulu sevdim.
Düşmüştüm bahçede dizim kanamış, Gözlerim yaş dolmu, canım çok yanmış, Tüm sevgini vermiş, merhemim olmuş, Ağlama yüreğim, demiştin bana.
Ben Ali, Sinan, Fatma, Nursel, Gülbin, Ben seninle ”öğretmenim” insanı sevdim.
Elimde tebeşir kara tahtada, Bomboş büyük halka çizmiştim sana. Elimi tutarak dünya yapmtırmış, Sevgi ve kardeşlik yazmışsın ona.
Ben Fua, Kasım, Nihat, Arda, Ekin, Ben seninle ”öğretmenim” dünyayı sevdim.
Sendin yol gösteren, sendin ışığım, Sendin annem, babam, can arkadaşım, Dünyayı dolaşsam bulunmaz eşin, Sen oldun hem dost hem kardeş bana.
Ben Emre, Mümin, Esra, Lütfü,Yeşim Ben seninle ”öğretmenim” barışı sevdim. Ben Cem, Kadriye, Saliha,Emre, Tülin Ben seninle ”öğretmenim” her şeyi sevdim.
Ağacı, yağmuru, doğan güneşi, Yerde karıncayı, yanan ateşi, Toprağı, bayrağı ve memleketi, Vatanı sevmeyi öğrettin bana.
Ben Aslı, Doğan, Beyza, Seval, Erkin, Ben seninle ”öğretmenim” yurdumu sevdim.
Bende öğretmenim, sensin önderim, Bilmem ki hakkını nasıl öderim, İki şey: Biri annem, Biri sen derim, Kalbimdeki bütün sevgiler sana.
Ülkemi aydınlatan; medeniyet, hürriyet, Atatürk’ten armağan bize cumhuriyet, Çağdaş bir düzen kurdu; milletin hakimiyet, Arkasında devleler ardında nice millet.
Burçlardasın Ata’m sen; baştasın başlardasın En ileri başlarından güneş olup doğarsın.
Türk’ü uyandırdı o, millet yaptı yeniden. Karanlıktan kurtardı milleti ebediyen. Dağlar taşlar yıkılsa dünya olsa yeniden, Zerresi zarar görmez, kurduğu eserinden.
Burçlardasın Ata’m baştasın başlardasın. En ileri başlardan ışık olur doğarsın.
23 nisan çocuk bayramı şiirleri,23 nisan bayramı şiir,23 nisan ile ilgili şiirler,23 nisan şiirleri,23 nisan çocuk şiirleri,ulusal egemenlik şiirleri
DÜNYA ÇOCUK BAYRAMI
Kiminin saçı siyah, Kiminin saçı sarı… Ankara’da buluştu, Dünyanın çocukları.
Her Yirmi Üç Nisan’da Tekrarlanır bu olay. Buluşma nedenini, Açıklamak çok kolay.
Bu kocaman dünyada Ülke sayısı çoktur. Oysa ki hiç birinin Çocuk Bayramı yoktur.
Dünyanın çocukları Yurdumuza koşuyor, Her Yirmi Üç Nisan’da Cıvıldaşıp coşuyor.
Türkiye konuklarla, Kalpler sevgiyle dolsun. Dünya Çocuk Bayramı Herkese mutlu olsun!
Altan ÖZYÜREK
23 NİSAN GÜNÜ
Bayram yapar çocuklar, 23 Nisan günü Büyük bir sevinç kaplar, Bütün yurdun üstünü
Bin dokuz yüz yirmide Duyuldu halkın sesi Açıldı bu tarihte Büyük Millet Meclisi
Bugün edildi ilan Yeni bir Türk devleti Bundan, 23 Nisan Sevindirir milleti
İ. Hakkı SUNAT
BİZİM BAYRAMIMIZ
Bu gelen bizim bayram Yükseldi bak ünümüz. 23 Nisan bizm En şerefli günümüz!
Al bayrağı açalım, Gel gidelim törene. Bin teşekkür, bizlere Bugünleri verene…
Bizim için harcanan Boşa gitmez bu emek, Çünkü her Türk çocuğu 23 Nisan demek…
İsmail Hakkı SUNAT
EGEMENLİK ULUSUNDUR
Egemenlik ulusun olduğu günden beri, Her gün daha çok artan bir zevkle yaşıyoruz. Biz seyredenlerin kamaşıyor gözleri, Asırları yılların içinde aşıyoruz…
Artık maziye gömdük mesafeyi, zamanı; Her geçen gün andırır bir 23 Nisanı. Kalplerde inkılabın bilinçli heyecanı, Mukaddes hedeflere hızla yaklaşıyoruz.
Yolumuzda ışıktır demokratik meş’ale, Biz milletçe bağlıyız ulusal ülkülere. Heybetli bir çığ gibi bütün ulus el ele. Yeni bir medeniyet için uğraşıyoruz.
Bugün yirmi milyon Türk bir tek kalp, bir tek vücut; Hepsinde aynı hamle, aynı güvenli umut. Yuvalar şenlik dolu, gönüller ferah, mesut… En kutlu bir hayatın zevkini taşıyoruz.
Halil Refet TANIŞIK
23 NİSAN
Bu ne duru sabah, ne temiz hava, Geliyor her yandan Nisan kokusu. Sevinçten deliye dönmüş her yuva, Sarmış gönülleri vatan duygusu.
Gelincikler gibi al al bayraklar, Evlerden sarkıyor, gökler de dolu. Nabızlar pek hızlı, coşkun yürekler, Sanki aslan bugün her Türk’ün oğlu!
Şu mini miniler tombul yanaklı, Yerlerinde bile duramıyorlar. Hepsinin elleri çifte bayraklı, Gözlerinde şimşek şimşek sevgi var.
Yeniden oluyor her şey, yeniden, Yanıyor Atatürk içimizde bak! Atatürk, bu kara günü ak eden, Atatürk; andımız, en kutlu sancak.
Eğlenin yavrular, gülün çocuklar. Coşsun gönlünüzde Türklük duygusu. Havanın bile bir coşkun hâli var, Her yönden geliyor nisan kokusu.
Hasan Latif SARIYÜCE
23 NİSAN
Bugün bir başka aydınlık yeryüzü, Bir başka ağaçların, evlerin yüzü. Bugün çocuklar güzel. Bugün sokaklar güzel… Elimizden tutan her el Daha sağlam Daha mavi gökyüzü; Bayraklar daha yakın. Bakın: geçiyor yarının büyükleri; Şarkılar tutuyor gökleri.
polislerle ilgili şiirler, polis haftası şiirleri, polis şiiri
10 Nisan 1845’de doğduk biz ölümsüzlüğe, O gün yemin ettik Milletimize, Koruyacağız asayişi,cumhuriyeti, Vatan yolunda karşılıksız ölmeyi.
Adadık kendimizi biz bu yurda, Ölürüz karşılıksız bu uğurda, Kopsa kolumuz,olmasa bacağımız, Vatan yolunda yok olsun canımız.
Ben Polisim Ben Polisim, Cennet Vatanında, Asayişi sağlamaktır görevim, Vatandaşım huzurluysa Ben de huzurluyum.
Ben Polisim, İnsanımızın güvencesiyim, Hoşgörülü sevecenim.
Kim ki yasa tanımaz, Halkımın huzurunu kaçırıyor, Sorumsuzca saldırıyorsa… Dikilirim karşısına,dur derim! Demokratik,özgür ülkemde Dirlik,düzenlik istedim.
Ben Polisim, Gecem gündüzüm yok benim, Yaz ve kış,görevim sorumluluğunu, Omuzlarımda taşırım. Vatandaşım huzurluysa, Budur benim düğünüm,bayramım,
Ben gücümü halkımdan alırım, Demokrasi ve özgürlük, Karakterim olmuş benim. Geleceğe güvenlem bakmak, Hakkıdır her bireyin.
Ben Polisim, İnsanım huzuru için yara aldım, Kimi elimi,kimi ayağımı verdim, Sakatlandım. Her zorluga göğüs gerdim, Dahası canımı verdim.
Ben Polisim, Yüzelliyedi (157) yıldır, Barış ve Özğürlük yolunda yürüyorum, Gururluyum,dimdik başım. İnsana,insanca davranmak, Güvenliği sağlamaktır savaşım.
Ben Polisim, Kırılırsam,kolay olmaz tamirim, Asayiş berkemaldir amirim.
Bektaş YAVUZ
Bir Polis Olacağım Bir polis olacağım çelikten kanadımla, Edirne’den Kars’a kadar yurdumu koruyacağım, Bir polis olacağım şefkatli ellerimle, Her zaman iyilerin yanında yer alacağım.
Bir polis olacağım hak yolunda, Ebediyen iyiliğin timsali kalacağım, Bir polis olacağım kanımla canımla, Sonsuza denk kötülüklerle savaşacağım.
Bir polis olacağım üstün azmimle, Milletimi yükseltip yücelteceğim, Bir polis olacağım kişiliğimle, Bütün dünyaya örnek olacağım.
Bir polis olacağım dünyadan, İyileri seçip ayıracağım, Bir polis olacağım gönül bahçemden , Milletime güller uzatacağım.
Polis Yücelir görevi hakkıyla yapan Alçalır Vatana ihanet eden Kurulur tuzaklar bekler bir kapan Dikkat et kendini kaptırma Polis…
Şehirde ışıksın hep yanıyorsun Görev yapmaz isen kirleniyorsun Adaletten ayrılma seviliyorsun Başın yükseklere değmeli Polis…
His arkadaşın vicdan rehberin Anarşi hortlarsa boğar ellerin Yardım edip yol gösterir sözlerin Ne yüce ne büyük görevin Polis…
Devlete sahip çık bırakma garip Bayrak dalgalanır çıkarsak sahip Milli duygu artsın olmasın kayıp Alkışlar şahsına ismine Polis…
Kentlerde kolluksun düzen sağlarsın Hafiyesin dedekdifsin sivilsin varsın Suçlular kaçamaz bulur tutarsın Ne güzel duruşun görüntün Polis…
Mukaddes görevin adaletin var Kolların mazlumu okşayıp sarar Garibana muhtaca sağlarsın yarar Çiçeksin, peteksin, sıcaksın Polis…
Mehmet Karlı
Polis Amca Kovun gitsin hüznünüz Neşe dolsun yüzünüz Mutlu geçsin ömrünüz Polis Amca,Polis Amca
Güvenliktir tüm işiniz Hak,adalettir gücünüz İnsanlıktır seçiminiz Polis Amca,Polis Amca
Adil olmak esas görev Hakkaniyet gerçek ödev Gönül “kabe kırmadan sev Polis Amca,Polis Amca
Cana,mala destek sizde Mazlumlara kuvvet sizde Adalete güven bizde Polis Amca,Polis Amca
Sayenizde işimize Rahat gelip gidiyoruz Yiyip içip geçiyoruz Polis Amca,Polis Amca
Helal olsun yediğiniz Şifa olsun içtiğiniz Mübarektir göreviniz Polis Amca,Polis Amca
Sağlık haftasıyla ilgili şiirler, sağlık şiirleri, sağlıkla ilgili şiirler, sağlığımızla ilgili güzel şiirler
KALBİN SESİ
Kalbin bir gün sesini, Organlar duyamamış. Mideyi, böbrekleri, Hemen bir telaş sarmış. Komşu akciğerlere, Bir haber uçurmuşlar. Ciğerlerse beyinden Nedenini sormuşlar. Şöyle bir cevap gelmiş, Beyinden ciğerlere : «Düzensiz yaptığın iş,» «Zarar vermekte kalbe.» «Aldığın hep pis hava » «Elbet kalbi yoracak. » «Böyle devam edersen » «Belki bir gün duracak!»
İ. Hakkı TALAS
VÜCUDUMUZ
Bir makinedir insan İşletir bunu beyin Beyincik başkanıdır Beş duyu denen şeyin.
El tutar, kol destekler Bir kafestir göğsümüz Orada ciğerle kalp Çalışır gece gündüz.
Bir örtüdür etimiz Kemiğimiz çatıdır Ayaklarımız yolcu Gövdemizin atıdır.
Hüseyin KALABA
VÜCUDUMUZ
Üç bölümdür vücudumuz, Baş, gövde kollar – bacaklar. Hepsini tutalım temiz İşleyip çalışacaklar.
Burun koku, dil tat duyar Hepsinin bir görevi var. Beşinci duyumuz deri Dokunmağa vardır yeri,
Sağ, sol arka ve önümüz Vücutta var dört yönümüz Kulak işitir, göz görür, El iş yapar, ayak yürür.
Vücuda iyi bakalım, Temiz mendil kullanalım. Temiz hava temiz suyu, Unutmayalım uykuyu,
Güneş sağlığın temeli. İyi gıdalar yemeli. Makine gibidir vücut, İyi koru çok temiz tut.
sivil savunma günü ile ilgili şiirler,sivil savunma günü şiirleri,sivil savunma günü ile ilgili şiir
Sivil Savunma
Edirne’den Ardahan’a Samsun’dan İskenderun’a uzanan Devletin en şefkatli elleridir. Sivil Savunma.
Savaşta ve barışta Depremde, selde, yangında Her tür afette, Uzanır zorda kalan vatandaşına Çeker alır ölüm tuzaklarından Sarar yaralarını.
Sivil halkla beraber Sivil halkın yanında Karda, kışta her koşulda Hazırdır göreve. Karagün dostu, Görevinin, özgüvenin okuludur Sivil Savunma.
Cihat SOLMAZ
Sivil Savunma
Harbin olumsuzluğu Cephelerde kalmıyor. Siviller bile artık Korkunç zarar görüyor.
Saldırıdan korunmak Yeterli önlem almak, Bulunmak ilkyardımda Şart sivil savunmada.
Tüm askerler cephede Kararlı savaşırken; Sivil savunma ile Destekle cepheyi de.
Yurdun savunmasına, Olumlu katkıları. Sivil savunmacılar, Kurtarmakta canları.
Askere ve kendine Yardımcı olmak için, Sivil savunmacı ol, Hizmet et milletine.
Sivil Savunma
Afet,Savaş Olursa Yetişir Sivil Savunma Kurtarır Sivilleri Yardım Eder Onlara
Savaş Yıkıntı Afette Veririz Biz Elele Sivil Savunma İle Birlikte Mutlu Oluruz Yine
Gelin Paylaşalım Bu Sıkıntıları Umutlarla Saralım Köyü Anılarımızı
Mutluluğun Altında Yatar Sivil Savunma Mutlu Oluruz Tekrar Sağol Sivil Savunma
Hilal Özegen
Sivil Savunma
Uzun yıllardan beri insanlar savaşmakta, Ölüm ile birlikte servetler yok olmakta. Yangın ve felaketin anası oldu harpler, Savaş sonralarında geri kaldı milletler.
Zaman ilerleyince kavga biter sanıldı, Çağdaş gelişmelere umut ile bakıldı. Oysaki gizli gizli ne silahlar yapıldı, İnsanlar yığın yığın acımadan yakıldı.
Görüldü ki savaşta asker değil sadece, Sivil halk da ölüyor, binlerce, onbinlerce. “savaş kural tanımaz” ilkesi anlaşıldı, Sivil savunmaya da böylece ulaşıldı.
Kurtarıcı, silahsız ve sivil kişilerden, Teşkilatlar kuruldu, yönetildi merkezden, İşyerinde ve evde, cephenin gerisinde, Öz savunma sivilin yeşerdi bilincinde.
Sivil savunma artık bütün yurt genelinde, Hizmet için çalışıyor cephenin gerisinde. Ev, işyeri ve sivil, bu örgütçe korunur, Sivil savunmacının görevi onurludur.
dünya gıda günü ile ilgili şiirler,dünya gıda günüyle ilgili şiir,dünya gıda günü şiirleri
Bizim Pazar
Kış gelince pazara Bir renk gelir can gelir Havuç yiyen çocuğun Yanağına kan gelir
Küfeler tıka basa, Dolu beyaz pırasa, Önünde kırık masa, Bay sebzeci yan gelir.
İşte turfanda kabak, Yeşil yeşil ıspanak, Olursa sakız kabak, O pazara şan gelir.
Karnıbahar lahana Elma can katar cana Bulgur kuskus tarhana Başka şey yavan gelir
Mandalinanın sulusu Muşmula içim su Sarımsağın kurusu Arkadan soğan gelir
Sepet sepet portakal peynirler kangar kangar Görünce sapsarı bal Aklıma kovan gelir
Mümtaz Zeki Taşkın
Besinler
Artık “dişiniz çıktı” der, Süt vermez cici annemiz. Alır kucağına sever, Toprak, ikinci annemiz.
Besler bizi bin bir öğün Yemişler, sebzeler her gün, Beni yanına götürün, Toprak ikinci annemiz.
Hepsinde bir türkü, bir ses, Buğday, dut, kiraz, patates. ¦Hadi bana bir kavun kes, Toprak ikinci annemiz.
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
EKMEK
Çiftçi sürer tarlayı, Sonra eker buğdayı, Boy verir azar azar Saplar gittikçe uzar.
Başaklar olgunlaşır, İçleri dolgunlaşır. Yazın artınca başak Sararır her bir başak. Biçerler ekinleri Şenlenir harman yeri Olup bitince harman, Ayrılır Buğday saptan.
Bitmedi işler gene Oradan değirmene Buğdayı götürürler Değirmen taşı döer Ezer Un yapar bunu Su,maya kor yoğurur Yapar bir güzel hamur, Sonra fırına atar, Pişirir bize satar.
Güzel kokulu ekmek, Olmaz seni sevmemek Sensin her yemeğe baş, Her yemeğe arkadaş!
HASAN ALİ YÜCEL
SÜT
Sütte sımsıcak varız Aktır, ak eder bizi. Daha iyi duyarız İçince kendimizi.
Bir ev sevinci verir Sanki annece bir su. Bize ondan gelmiştir Bu yaşama duygusu.
Fazıl Hüznü Dağlarca
Vücudumuz
Mini mini bir çocuktum, Bilmiyordum vücut nedir. Fakat şimdi öğrendim ki Bu en Güzel makinedir.
Uzun yıllar çalıştırmak, Hatalıkla yıpratmamak, İsterim bu makineyi Bakacağım ona iyi…
Yeme içme uyku filân Zamanın yapacağım. Sağlığıma, temizliğe Yaşadıkça tapacağım.
kızılay haftası şiirler,kızılay haftası şiir,kızılay haftasıyla ilgili şiirler,kızılay haftası hakkında şiir
KIZILAY
Bu gün muhtaç değilsem, Yarın muhtaç olurum Her yardımı, şefkati, Kızılay’da bulurum
Yoksullara, açlara, Yaz, kış tüter ocağı Felakette, kazada, Bize açar kucağı
Savaşlarda, depremlerde, Bizi gelir o arar Acımızı dindirir, Yaramızı o sarar
İ Hakkı TALAS
KIZILAY
Saygı sana ey Kızılay, Yaptığın iş değil kolay, Yurt için, ulus için Çalışırsın, didinirsin Savaşta vurulan er, Senden çok yardım bekler, Kızıl aylı beyaz bayrak, Yaralıya açar kucak Arayarak her bir yeri, Kaldırırsın düşenleri İyilik ve can sunarsın Sevgi dolu bir pınarsın Yurdu bazen basınca sel, Uzatırsın oraya el Yersiz, yurtsuz kalan insan Senden yardım görür her an Yer sarsıntısı, kıtlık, yangın Günlerinde bir hızırsın Yetişirsin bize hemen Kara günün dostusun sen
Zeki TUNABOYLU
KIZILAY
Yardım elini açan, Yoksullara koşarsın Şefkat, merhamet saçan, Muhtaçlara sen varsın
Deprem olsa bir yerde, Veya yansa bir ocak Her acıya, her derde, Yine sensin koşacak
Seni bulur yanında, Her felaket, her olay, Zengin, fakir olanlar, Sana muhtaç Kızılay
baba ile ilgili şiirler,baba ile ilgili kısa şiirler,babayla ilgili şiirler,babalar hakkında şiirler,babalar ile ilgili şiir
CANIM BABAM
Biliyorum belki de,giymeye yok elbisen Saklanmış güzelliğin yüzünde desen desen Hata yaptım affettin bir gün bana gel desen Koşarak ayağına gelirim canım babam
Yine gözlerim doldu hayatın cilvesinden Bıktım artık dünyanın bitmeyen çilesinden Darbe yedim nedense bütün sevdiklerimden O sıcak kucağına sığınır oldum,babam
Menfaat,makam için bana el sıktırtmadın Saygılı ol,sev dedin başka laf duyurmadın Hastayım başucumda durdun hep,uyumadın Sana layık bir oğul,olamadım ben babam
Bu dünyada kalmamış sevgiye değer veren Ama nedense fazla binbir oyun çeviren O büyük sevgileri,parasıyla deviren İnsanlardan sığındım sana,sığındım babam
Baba
Sığmazsın bilirim bir kaç mısraya, Anlatmak isterim seni dünyaya, Acelen neydiki uçtun semaya, Mezar,ının başında ağlarım baba,
Gururu sevgiyi senden öğrendim, Mis gibi kokunu özledim baba, Bu kadar genç yaşda ölmemeliydin, Hasretin ciğerimi deliyor baba,
Bu kadar acıya nasıl dayandın, Sabırlı olmayı öğrettin baba, Bu koca dünyaya neden sığmadın, Geride bıraktın bizleri baba,
Hastane yolları kaderin oldu, Yanında biz varız üzülme baba, O kanser illeti ecelin oldu, Mevladan ümitler kesilmez baba,
Sen gittin kimsemiz kalmadı şimdi, Bizi terketmeye hakkın yok baba, Dostum dediklerin düşmandır şimdi, İyiki namerdi görmedin baba,
Siğaran elinde kaşların çatık, Nasılda sevdiğini gizlerdin baba, Bir dilim ekmeğe soğanı katık, Çayıda çok fazla severdin baba,
Şenol Mersin
BABA
ben artik büyüdüm baba hata yaptim ama hatami anladim sen kissan bile, dövsen bile babamsin senin vurdugun yerde gül biter baba affet beni baba bana SEN göz kulak oldun beni SEN büyüttün SEN kucagina aldin SEN sevdin SEN korudun benim icin SEN üzüldün SEN korkdun bana birsey olacak diye hic bir eksigim yok herseyim var cünkü hep sen yanimdasin bana güc veren sensin ve seni istemiyerek üzen benim AFFET BENI BABA
BABA DİYEMEDİM
babanın kendisini bilmedim benim için bi kelimeden ibaretti baba yaşıyordu ama yanımda yoktu yokluğu beni için için yaktı alıştım yokluğuna kabullendim bi şekilde yanan yaramı sardım sarmaladım öyle sandım büyüdükçe yanımda istedim kızım diyen sesini duymak istedim başımı okşayan ellerini istedim ağladığımda sineminde olmak istedim sevindiğimde boynuna atlamak istedim ve edebiyen ona bakmak baba kız olmak istedim çokmu şey istedim yooo ben hakkım olan babamı istedim özlem duyurdu canımı yaktı ağlattı şimdiyse arıyor kızım diyor içim ne kadar yansada babam diyemedim kızım da dedirtmem yaşamadımki beni yaşasın yaşatmadıki yaşatayım ilk ve son görüşüm olur hakkını helal et baba keşke yanımda olsaydıda kötü olsaydı bunu bile severdim
CANIM BABAM
Canım babam, Evimin diğeri babam. Seni seviyorum, Babalar gününü kutluyorum.
Başkent Ankara şiirleri, Ankara şiiri, Ankarayla ilgili şiir, Ankara için yazılmış şiir
Ankara
Ne istersen var şu Van’da Kürtlerin kurutulmuş gölü Siyasetin projesine düştü, ömür.. Yeşillenir küçük bir kır
İstendi mi göz boyamak Baş üstüne teşkilatım Terörle sokak, ocak, bucak Giremem ki konuya ve edemem seyahat
Ankara’nın başında belalı İstanbul Radyosunu geçmiş tiril tiril televizyon. Gözümde kilo metrelerce uzakta kalmış Varılmayan nasibim, dağlar ardında koca semt.
Ankara’nın Üsküdar’ında dert başta Hayal kurmak istiyorum güzeliyle Bir apel beklerim koca kentten Dünden sorumsuz yarına bir sitem
Birinde ezgisi var Anadolu’nun Çobanların gözdesi denizler Zengin olmak için müstakiller yaraşır ( ) Yetmeyen memlekete ithal et karışır ( )
Birinde ezgisi var Anadolu’nun Birinde müzik var, ötekinde zılgıt Birinde mektup var, diğerinde resim Bir araya gelinse bu düşler anlaşılmaz
Birinde var bir bildiğim O beni takmayan aklı başında Unutmuş, geçmiş ve bitmişle sona eren Ve yalnız başlayan bir sonun hikayesi
Benden bir selam alırsın Ardından her bitimin ucunda özlemler Seni anarım yağan karla Sen olsan şimdi başımda
ANKARA’M
Yolların ırağından sana geldim bak! Yine bir kasım akşamında Ankara’m Savrulan ruhum ile dans ettiler Sarı yaprak, kızıl çam, mavi duman Nedir bu heyecan telâş? Gelişime sürur sesimi yoksa? Mahir zaman eşiğinden seyrettim seni Hatırımı soran akşamda…
Tutunacak dal buldum, dize derman olacak Yorgun yol ortasında azıcık nefeslendim Ilıman nefesinle okşanınca narin ruhum İhrama girer gibi, bir his ile beslendim
Gecenin gizeminde hüznün rengi Yorgun gözlerime aksetti sandım Puslu aynalar bana gülümserken Geçen bahar mevsimine uyandım.
Bir sanat eserini ziyaretmiş bu geliş Dünden vefa beklemek en büyük gaflet imiş
Bir zamanlar, Bırakmıştım sana bir manada Epeyce içi dolu hatıra… İyi bakmışsın emanetim güvende hala İki günlük sürenin keyfini süreyim bırak Yetmez mi ezdirdiğim kendimi onca zamana Minnet borcumu elbet bir gün, Elbet bir gün ödeyeceğim sana…! Asuman Soydan Atasayar
ANKARA’DA İKİ MEVSİM
Önce sert rüzgarlar esti. Yapraklar çınarlara, Kestaneler atlarına küstü. İndiler aşağı,birer ikişer. Kiminin kabuğu dikenli, kiminin patlak. Baktılar! Öbür yapraklar da atladılar. Ağaçlar kaldı çırılçıplak… Geçti yaz.
Sonbahar nazlandı, Kaldırımdan kaldırıma, Sürüklendi biraz, Çöpçüler çok kızdılar. Sonbaharı süpürüp bidonlara koydular. Kimse görmesin diye. Gece Mamak’a götürdüler, Ben gördüm,bilirim. Orda birileri sağa sola bakar, Kibrit çakıp sonbaharı yakar. Kesin yaktılar… Hem kel hem fodul kaldı Kumrular.
Ve bugün Ankara Bensiz seninle yaşadığı günlerden birini, Sensiz benimle yaşadı. Lapa,lapa kar yağdı. Çatılar duvak,yerler gelinlik giydi. Kartopu oynadık,kardan adam yaptık. Akşam,Bartın kestanesi soyduk…
Sabah sığırcıklar serçeler Daldan dala uçtular ama nafile, Karlar altında kaldı bütün nevale… Penceremizdeki karı oyduk İçine bayat pilav koyduk…
Gözükmüyor sisli dağları Ankara’nın. Mektuplarında yazdığın güzelliği kalmadı, İlkbaharın,yazın… Ve ben o ilkbaharı, O yazı hiç görmedim… Ve şimdi soğuk… Çok üşüyorum canım…