erozyonla ilgili şiir,erozyon ile ilgili şiirler,erozyon ile ilgili şiir,erozyonla ilgili şiirler,erozyon şiirleri
Erozyon Şiiri
Ağaçlar dikelim nefes alalım Erozyon belası bitsin gardaşım. Gelin hep beraber birlik olalım, Erozyon belası bitsin gardaşım.
Yeşile hasretiz toprak bitiyor, Her yıl iki milyar toprak gidiyor. Sanki vatanıma düşman giriyor. Aymazlık belası bitsin gardaşım.
Sel, yel toprağımı alıp gidiyor Düşmanlar bir olup kıs kıs gülüyor. Sanki tabiatın canı gidiyor, Kuraklık belası bitsin gardaşım.
Çorak toprağada tohum ekilmez, Kuruyan ağaçlar geri dikilmez. Yanan ormanlara evler yapılmaz, Kirlilik belası bitsin gardaşım.
Tema’yı kuranlar cennet erleri, Yemyeşil edelim kurak yerleri. Her insan olmalı TEMA neferi, Kuru çöl belası bitsin gardaşım. İNCE yeşil ile sevgiye hasret, Yeşil pehlivanlar giysinler kısbet, Vatanım yemyeşil toprağa hasret, Hasretlik belası bitsin gardaşım.
Sabit İnce
DURDUR EROZYONU
Kesilir ağaçlar ormanlar yanar İçimde yaradır kapanmaz kanar Sanma ürün olur ne kuşlar konar Durdur erozyonu toprak gidiyor
Rüzgar parça parça alır süpürür Yağsa yağmur seller gelir götürür Dünya çoraklaşır hayat bitirir Durdur erozyonu toprak gidiyor
Kurudu akmıyor coşan dereler Topraklar taş olur beni yaralar Dikmezsen ağacı gelmez çareler Durdur erozyonu toprak gidiyor
Bak Adnan Yetimi bir çare arar Dikersen yeşili dünyayı sarar Kucaklar toprağı veremez zarar Durdur erozyonu toprak gidiyor
Küresel Isınma Hakkında Şiirler Küresel Isınma Konulu Şiir Küresel Isınmayla İlgili Şiir
KÜRESEL ISINMA
Elleriyle soğutup dondurduğu ruhuna Medet beklediği şu ısınan küreyi de Bu hâle getirendir kaprisleri uğruna… İnsanın beyni gibi bencildir yüreği de…
Yarattığın ejderden bu ne korku,bu telaş? Atomun patlayacak,küren seni yakacak… Sen sanal dünyalara bilgisayarla ulaş… İnsanlık ilk ânını tekrardan yaşayacak…
Alper Kürük
KÜRESEL ISINMA
Küresel ısınmayla, Başımız dertte. Dünya’yı bir daha, Göreceğimiz belli değil.
Ne zaman su görsem, İçim acıyor. Bu sular nasıl tükeniyor? Küresel ısınmayla başımız dertte.
Bu suları, Biz tüketiyoruz. Biz bitiriyoruz. Küresel ısınmayla başımız dertte…
Aylin ATEŞ.
Küresel ısınma
Ne gönüllerde ilham, ne gözler de gözyaşı Kuruttun dünyâmızı, âh küresel ısınma! Yağmurumuz kesildi, göllerimiz kurudu… Önce hormon, sonra sen; vâh küresel ısınma!
Aslında sebep biziz; dâvet ettik âdetâ… Defol git diyebilsek, dêh küresel ısınma! Kurumadık bir sevgi… kırıntı içimizde Dönersek insanlığa; yôk küresel ısınma!
Çekil git dünyâmızdan, dostlarınla beraber! Seni şutlayacağız… top… küresel ısınma Yeter artık ettiğin, sıcaklardan kavrulduk Sana diyorum sana, hôp küresel ısınma!
Hayata Dair Şiirler Hayatla İlgili Şiirler şiirler hayat şiirleri
Bir Hayatın Anatomisi
Hayat dediğin oyun üç,bilemedin beş perde Kural yoktur tınısı hep aynıdır her telde Açılışı dünyaya gelmekle yaparsın Sonra zamanı saati kendin göre kurarsın Dünyaya gelerek başlattığın diriliş Onbeşsene sonra olurmu sana bir serpiliş Farkında değilsindir yaşıyorsundur en güzel günleri Karşına çıkan ilk kızı sanarsınki bir huri Heyelana kapılmış kaya misali geçer zaman Birden yapaylnız kalırsın nedenini anlamadan İşte ilk perde tam burda kapanır Sınav denilen illetle ikinci perde aralanır Hazırsan geçersin sınavı ilk seferde Eğerki değilsen sayarsın olduğun yerde Aşılmayacak engel yoktur atlatırın bunuda Artık kendine güvenirsin sözlerin kalmaz havada Sahneye bi çıkarsın karşında kocaman kitle Kendince düşünürsün işte budur kapalı gişe Tadını alamadan elvedda derin mutlu günlere Çıkarsınsabah yeliyle uzun bir sefere Şafak saymakla geçermi dörtyüzaltmış gün Onbeş aydan daha yoksun kalır kısacık ömrün Onbeş aydan sonra hiç bozmadan kafiyeyi Kapatırsın uzun bir aradan sonra perdeyi Herkes gibi kurmak istersin mutlu mesur bir yuva Bu arada bir perde daha katılır kuyruğa Artık benimde olsun dersin bir kaç çocuk Derken anlarsınki kolay değilmiş yoksulluk Dertler belini büksede bunlarıda atlatırsın Hepsini bir bir katlayıp cebinde saklarsın Bundan sonra kalmamıştır ben diye birisi Sende anlarsın yalanmış aileden gerisi Yıllar birbirii kovalarken dört nala Yavrunda düşüverir uzun bir yola Çok geçmeden alırsın kucağına bir iki torun Onlar için herşeyi yaparsın dinlemezin hiçbir kanun Artık birşey düşünmezsin dalmadan önce uykuya Yüreğinde yer yoktur en ufak korkuya
Altmış beş senelik hapisten sonra hayat Açıklar kararını artık;\’\’hakkın beraat.\’\’ Yakan yapışır alaşağı eder ölüm ummadığın yerde Tam burada anlarsın açılmıştır artık son perde Önünden geçek üzeredir ayrılık treni Bir telaş başlar duymadan son sireni Şehadet getirerek çıkarsın dönüşü olmayan yola Yoktur artık hiçbir durakta bir nefeslik mola Ağır ağır uzaklaşırken kıpırdayamadan yerinden El bile sallayamazsın buğulu pencerenden Cenazende okunan senin içindir bu son beste Kimse bulamaz artık seni herzamanki adreste.!
Ömür Dediğin
Debelenip dursun akıl ‘niçin’de, Bir varmış bir yokmuş ömür dediğin. Gönül sanki zindan, zindan içinde, Bağrımdaki okmuş ömür dediğin.
Gel seyre dal bir ırmağın başında, Çölün ortasında, dağın başında, Bir gurbet ki gözlerinin yaşında, Ne yaman firakmış ömür dediğin.
Adım adım menziline yürüyen, Gece-gündüz damla, damla eriyen, Bahtımın yeline düşüp titreyen, Bir sarı yaprakmış ömür dediğin.
‘La rahate’..bitmez dertler, çileler.. Şeytanda tuzaklar, ‘ben’de hileler, Yüzümde gül olup açsın haleler, Ahiri toprakmış ömür dediğin…
Atatürk şiir ,atatürk şiirleri ,Atatürk ile ilgili şiir ATATÜRK ŞİİRİ
Düşmanların elinden Bizi kurtaran sensin. Bu toprağı yeniden Özenle kuran sensin.
Ünümüzü dünyaya Mertçe duyuran sensin. Gündüz gün, gece aya Benzer kahraman sensin.
Adını büyük, küçük Anıyoruz her zaman, Adı büyük Atatürk Anlı şanlı kahraman.
Nabzımızda atansın Ey ! ölmeyen atamız. Gönlümüzde yatansın Seni unutamayız.
Mehmet Necati ÖNGAY
Atatürk şiir ,atatürk şiirleri ,Atatürk ile ilgili şiir Atatürk Sevgisi
sen öldüğünde Atam hüngür hüngür ağlamış o rahmetli babam senin şapka devrimin ilk onu etkilemiş Çankırı ya getirdiğin fötrü her halde ilk babam giymiş hiç çıkartmazdı rahmetli Atamdan yadigar derdi sana ilk sarılan elini ilk öpende oymuş ben doğar doğmaz hemen adımı KEMAL koymuş
Fikret Kemal Aslan
ATATÜRK TÜRKİYE
Seni hiç görmedim Atatürk’üm Sesini duymadım yakından Seyredemedim bakışlarını bir kerecik olsun Ama öylesine bizim olmuşsun, Öylesine dolmuşsun ki içimize… Her iyi şeye Her güzel şeye Atatürk diyesim geliyor, Tutsak değilsek başka uluslara, Okuduğumuzu anlıyor, Yazabiliyorsak kolayca, Özgürsek, Düşünebiliyorsak uygarca, Sana borçluyuz. En güzel özlemler seninle başlar Türkiye’miz de Bütün ak düşünceler seninle Su gider ışık gider yol gider köyleri, Seni anarız Heykel,heykel olmuşsun meydanlarda, Okullarda, kışlalarda Resim, resim olmuşsun duvarlarda “Yaman sevmişiz seni Atatürk yaman” gönlümüze taht kurmuşsun Eserlerinle dolmuş Türkiye’miz Sen Türkiye olmuşsun.
SAMİ AYHAN Atatürk şiir ,atatürk şiirleri ,Atatürk ile ilgili şiir ATATÜRK İÇİN
Tutun elimizden çıktık sefere, Kurtardık vatanı, milleti Atam. Serdik kör denilen talihi yere, Zaferdir savaşın nimeti Atam.
Dağlar altımızda at oldu bizim, Sen dedin.-Uyan Türk! Açıldı gözüm. Sakarya suyunda yununca yüzüm, Bilindi Türklüğün adı Atam.
Duyarım, dalgalar sahili döğer, Sen sade bir “Paşa” olaydın eğer Tine kalbimizde alacaktın yer, Sensin bu vatanın ziyneti Atam.
Bir eşin varmıydı civanmertlikte? İyi ettik sana”Ata”dedik te; Sevgin göğsümüzde, eller tetikte, Sendin bize Tanrı himmeti Atam.
Her Türk olan”Atam”der de tutuşur, İşitir emrimi derdi yatışır; Kâfi bu teselli ona yetişir; Sana lâyık olmak niyeti Atam
OSMAN ATİLLA ATATÜRK’E DAİR MISRALAR
SENİ ANLIYORUZ
Alfabenin ilk harfinde, kelimenin ilk hecesinde, Türkiye’nin her ilinde, yabancının dilinde, Gencin bitmez gücünde senden izler görüyoruz; Saygıyla hayranlıkla hep seni anıyoruz…
Sınıfta karşımızda resmin, seninle beraberiz her an, Ama inan bize içimizde var olan; Bir buruk acıyı aralıksız duyuyoruz; Alışmadığımız bir kederle hep seni anıyoruz.
Anlatmakla bitmiyor şerefi hayatın, Sensin tarihimizin altın yaprakları. Bizlerse kanınla olmakla daima öğünüyoruz; Gururla kıvançla hep seni anıyoruz…
Umutsuzluğa düşüyoruz zaman, zaman. Göğe kaldırıyoruz yaşlı gözlerimizi: Kara bulutlar arasında bir ışık arıyoruz. Çaresizlikle, özlemle hep seni anıyoruz…
OSMAN GÜNGÖR FEYZOĞLU
Atatürk şiir ,atatürk şiirleri ,Atatürk ile ilgili şiir SENİ ANAR, SENİ ARARIZ
İçli şarkılar gibi dolaşır Dudaklarımızda ismin, Sevgin çiçek, çiçek Açar gönüllerinizde, Bir yıldız, bir güneş, bir saman yolu, Bizim için bir evren oluverirsin, Seni arar, seni anarız Ağlayan gözlerimizle.
Düşüncelerin fidan olur, dal olur Boy, boy filiz sürer, ağaç olur; Al al, mor mor, sarı sarı Çiçekler açar vatan vadilerinde Sonra bahar olur, Sensiz baharların tadı gelmez; Baharlar güz olur… Gönüllerimiz seni anar, seni bekler Sararan güz gecelerinde…
Ciğerlerimize nefes nefes Özlem dolar, Sensiz güller Solar gönül bahçelerimizde. Gözyaşlarımız dere olur; Irmak olur, deniz olur, okyanus olur; Büyür büyür sonra Mustafa Kemal olur Yaralı yüreklerimizde, Ve asırlaşan On Kasımlarca Sana ağlar, seni arar, seni ararız Yattığın yerde, Anıtkabir’de…
OKTAY YİVLİ ATATÜRK
Ellerin üstünde bir tabut değil, Yerinden oynayan dağ olmalıydı O, bizi bırakıp gitmesin diye, Gönüller sarılıp bağ olmalıydı
Ey dağlar, açınız başlarımızı, Bağrınıza basın taşlarınızı.. Bulutlar, saçınız yaşlarınızı; Atatürk, Atatürk sağ olmalıydı!
ORHAN SEYFİ ORHON ATATÜRK
Yeşil mavi gözlerin ufuklardan çekilip Tarihinin bir ebedî âlemine çevrildi. Parçalanmış bir güneş tutuşturup alev alev Dünyamızın üstüne bir dağ gibi devrildi.
Tarih şimdi ayakta, en uzak çağlarıyla Gülüyle, baharıyla, bülbülü, bağlarıyla Dünyayı dört dolaşan eski ortağıyla Tek bir çelenk halinde baş ucuna çevrildi.
Seni gök yüzlerinde tahayyül edeceğiz, Seni masallar anarak gideceğiz, Sihirli ateşinle yanarak gideceğiz, Diyeceğiz fanilik ayağına serildi.
Senin beşiğin tarih, mezarın tarih olur. Senin bizlerden soran seni tarihe bulur. Akla sığınma kaybınla desem tarih kaybolur Fakat Türk tarihinin tacı sana verildi.
ORHAN RAHMİ ÖZLEYİŞ
1938’den bu yana Her Allah’ın günü Atatürk’ten ayrı olmanın hüznü Bütün dehşetiyle parlar gözlerimizde, Ah Atam biz göremedik yüzünü O mübarek ellerini öpemedik, Sana “yaşa” diyemedik, İçimize bir hasret ki anlatılmaz, Bir acı büyük yüreklerimizde…
Ninnilerimizde senin ismin vardı, Senin ismin karıştı türkülerimize, Sen gecelerimizde, gündüzlerimizde, Sen dağımızda, ovamızda, Sen şehirlerimizde, köylerimizde, Sen bütün Türkiye’mizde…
Sen Atatürk, Yirmi bir milyon kalbi Eşsiz güzelliğinde doldurmuşsun.,
Sen Atatürk, Yirmi milyon nabızda Aynı heyecanla vurmuşsun.
Ve o kadar büyümüş O kadar büyümüşsün ki içimizde Faniliğin dar çemberinde kurtulmuşsun. Dalga dalga, zerre zerre, ışık ışık, Bayrağımıza, toprağımıza karışıp, Toprak olmuşsun Bayrak olmuşsun Vatan olmuşsun
ÖZKER YAŞIN ATATÜRK
Başarmayı başaranlar, Çok azdır bu dünyada. Öldükten sonra da yaşayanlar, Ancak sayılır parmakla. Ey yüce Atatürk! Sen işte o azlardansın. Sen başardıklarınla, Parmakla sayılanlardansın. Sen her 29 Ekim’de, Her 10 Kasım’da, Her 30Ağustos’ta, Her 19 Mayısta değil Sen her sınıfına girişte, Her otobüse binişinde, Sen her şarkı söyleyişte, Her kelimede, her hecede, Hisse diyoruz. Seni anıyoruz diyemem; Çünkü anılmak unutulanlara mahsustur. Seni her özgür düşüncede, Barışta ve sevgide, İçimize duyuyoruz.
ZEYNEP KOCADAĞ
ATATÜRK’ÜM
Seninle doluymuş ninnilerim, Resmini bırakmazmışım elimden Sana benzemekmiş ilk dileğim “Yerine ölseydim” dediğim Mustafa’m
Bu senin aydınlığın, Anlatamazdı annem maviliğini, Bu senin sıcaklığın Ne varsa iyi, yeni Nehirlerde, rüzgarlarda Türk’üm Kemal’im Vatan kadar büyüksün
Bir buyruğunla Akdeniz şahlanırdı, Bayraklar yarıya inmiş yürekler yanar Önceleri sanki kanım dalgalanırdı Gönüllere sığmayan Atatürk’üm Her şey sana kucak açar.
Bu vatan seninle dolu Bölünmez aydınlığı Türkiye’min Gök kartalsız olur mu? On Kasım da yaprak, yaprak dökülürüm Mustafa’m Kemal’im Atatürk’üm
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN
ATATÜRK ÇOCUKLARI
Özgürlük şarkısı bizim şarkımız Yurt için ulus için hep çalışırız Vatanı yükseltmek tek amacımız BizlerAtatürk çocuklarıyız
Dostlukla dopdolu yüreklerimiz Dünya çocukları hep kardeşimiz Barıştan yana inançlarımız Bizler Atatürk çocuklarıyız
Çınınlayacak sesimiz dünyada yurtda Uzanacak ellerimiz evren boyunca Uygarlık yönünde bir meşaleyi Bizler Atatürk çocuklarıyız
Şiiri Yazan : ŞEYMA GÜLTEKİN
ATATÜRK YÜREĞİMDE
Atatürk yarın, Atatürk bugün, Atatürk dün.
Ben olmuş artık, Yüreğimde, Benimle her gün.
İleriye baktığımda, Mavi mavi, Atam bakar.
Anadolu kırlarında, Türüm türüm, Atam kokar.
Şiiri Yazan : İSMAİL MALATYA
Atatürk’ü Yitirmedik Yıllar Üst üste katlandıkça Acımasız uzadıkça Çelik mavisi gözlerinde Her geçen gün Işığını çoğalttıkça Güzel vatanımızı Kurtardığın anıldıkça Seni yitirmedik ki Dün olduğu gibi Bugün de aramızdasın her an Buna inan Ata’m Yüzyıllar da geçse aradan Sen her zaman anılan Kutsal bir kahramansın
ATATÜRK YÜREĞİMDE
Atatürk yarın, Atatürk bugün, Atatürk dün.
Ben olmuş artık, Yüreğimde, Benimle her gün.
İleriye baktığımda, Mavi mavi, Atam bakar.
Anadolu kırlarında, Türüm türüm, Atam kokar.
Şiiri Yazan : İSMAİL MALATYA Atatürk
Milletin enson lideridir ATATÜRK Dünya’da gurur kaynağımızdır ATATÜRK CUMHURİYET’in kurucusudur ATATÜRK TÜRK’lüğün koruyucusudu ATATÜRK
Medeniyetimin kurucusudur ATATÜRK Ali Rıza Bey ‘in oğludur ATATÜRK
Başöğretmen Atatürk
Bir güneş gibi doğdun Vatanımın üstüne, Millet seninle güldü İlke devrimlerinle
İlk okuma yazmayı Sen öğrettin bizlere, Bugün erdi milletin Kültürün zirvesine
Başöğretmen Atatürk, Yurdun ilk eğitmeni Emanet aldık senden Kurduğun Cumhuriyeti
güzel anneler ile ilgili şiirler anneler günü için güzel şiirler anneler gunu için siir anneler günü için çocuk şiirleri
ANNEM
Annelerin en güzeli, Sensin, benim güzel annem. Ilık esen bahar yeli, Sensin, benim güzel annem.
Güneş yüzlü, altın kalpli, Ağır başlı, tatlı dilli, Meleklerin eşi sanki Sensin, benim güzel annem.
Açan çiçek, çağlayan su, Gülümseyen engin duygu, Evimizin mutluluğu Sensin, benim güzel annem.
H. Latif SARIYÜCE
ANNEM
Bağım olsa, bahçem olsa İpek kumaş bohçam olsa, Sabah olsa, akşam olsa Annem gitmese yanımdan
Her zaman baksam yüzüne, Uyurum yatsam dizine. Rastlamadım kem sözüne Sesi çıkmaz kulağımdan.
Bir sözünü iki etmem. Canımı verir incitmem Annemsiz cennete gitmem Onu severim canımdan
İbrahim ŞİMŞEK
ANNE
Annemi ben çok severim, Melek annem, güzel annem, Üzülmesin sakın derim Melek annem, güzel annem.
İyi doğru sözler onda, Şefkat dolu gözler onda, Sevgi, ışık var yolunda, Melek annem, güzel annem.
Anne yüzü ne asil yüz, Anne gözü ne derin göz, Anne özü, pırlanta öz, Melek annem, güzel annem.
Rıfat Necdet EVRİMER
ANNECİĞİM
Ne sevimli bir annesin! Ne tatlıdır senin sesin! Benim canım mısın nesin Sen olmazsan yapamam ben!..
Senden yakın kim var bana? Kalbim, canım bağlı sana!.. Üzüntüm yok ondan yana Seviyorsun beni de sen.
Gülsem güler yüzün Ağlamamdan alır hüzün… Senin gecen ve gündüzün Işık alır sanki benden!
Rakım ÇALAPALA
ANACIĞIM
—Anneme ve bütün annelere—
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Kaç geceler bana ninni söylerdi Hasta olunca oydu başucumda bekleyen Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Uzun kış geceleri masal masaldı Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı Akşam biraz geciksem yollara düşerdi Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi. Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.
Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Bilirim yine kalbinde yerim anacığım Selam sana Anneler Günü İstanbul’dan Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan Vefalı ellerinden öperim anacığım.
Atatürk şiirleri ingilizce, İngilizce Atatürk şiirler, Atatürk şiiri ingilizce
I AM THINKING MUSTAFA KEMAL
I am thinking of Mustafa Kemal: On a bay horse with a mane of flame He passes the high mountains, the deep seas. His gold hair waves in the wind, His blue eyes burning bright.
I am thinking of Mustafa Kemal: In the burnt, ravaged fields of war He creates epics such as the world has never seen, Great armies follow him, Each soldier like Mustafa Kemal.
I am thinking of Mustafa Kemal: Worth all the heroes of history He rules the boundless skies, A naked sword on a bay horse He goes from victory to victory.
I am thinking of Mustafa Kemal: He did not die one November morning! He is still with us everywhere, He lives in all parts of the land In the veins of our hearts.
I am thinking of Mustafa Kemal: His gold hair waves in the wind, I see his blue eyes shining bright. He enters my dreams at night. I kiss his hands.
Ümit Yaşar OĞUZCAN
MUSTAFA KEMAL’İ DÜŞÜNÜYORUM
Mustafa Kemal’i düşünüyorum; Yeleleri alevden al bir ata binmiş Aşıyor yüce dağları, engin denizleri, Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda, Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri…
Mustafa Kemal’i düşünüyorum; Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında Destanlar yaratıyor cihanın görmediği Arkasından dağ dağ ordular geliyor Her askeri Mustafa Kemal gibi.
Mustafa Kemal’i düşünüyorum; Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere. Al bir ata binmiş yalın kılıç Koşuyorlar zaferden zafere…
Mustafa Kemal’i düşünüyorum; Ölmemiş bir Kasım sabahı! Yine bizimle beraber her yerde. Yaşıyor dört köşesinde vatanın Yaşıyor damar damar yüreklerde.
Mustafa Kemal’i düşünüyorum: Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda, Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum. Uykularıma giriyor her gece. Elllerinden öpüyorum.
hayvanları koruma günü ile ilgili şiir,hayvanları koruma günü ile ilgili şiir kısa,hayvanları koruma günüyle ilgili şiirler,hayvanları koruma günü şiirleri
NE GÜZELDİR HAYVANLAR
Evimizde yaşarlar, Elimize bakarlar, Türlü işe yararlar, Evcilleşmiş hayvanlar.
Ne güzeldir tavuklar, Folluk dolu yumurtalar, Hep bal yapar arılar, Ne güzel şu hayvanlar.
Sütlerini içeriz, Kimisine bineriz, Öküzle çift süreriz, Yararlıdır hayvanlar.
Kılları var, yünü var, Süzgün bakar mandalar, Kedi, eşek ve atlar, Ne güzel şu hayvanlar.
Arabaya koşarız, Uzun yollar aşarız, Güçlerine şaşarız, Ne güzel şu hayvanlar.
mor bir hüzün indi karakış akşamına kendi alevlerinde üşüdü ateş çiçekleri
zangoçları yorgun çanları suskun uzak kulelerin sisli sokak lambalarına asılan ışığım donuk şehrin yalnızlığına gömülü çocuksu yüreğim
kar duvaklı çatılarda gri bulutlar gibi çoğalan serçeler ürkek ve telaşlı alıp başlarını nerelere gittiler
maziden topladığım çileli yollar binlerce kez yaşanmış ömür kadar kaygan ruhum kadar kırılgan dökülüyor gözlerimden
-tanıdık yangınları yoklayan sol yanım kül olmayı da öğrenir elbet-
zaman girdabında boğulan bu kaçıncı düş bu kaçıncı bahar buz kırığı sularda titreyen salkım söğüt gölgesi yoksa seni de mi dallarından vurdular
küf kokulu korunağında zehir biriktiriyor geceye akrep kurşun gibi hayal kırığı döküyor umuda son mevsimde son tufan
ilk değil kutsal bağımdaki bu yağma bu harami vurgun ilk değil şimdi çok uzağındayım mutlu coğrafyanın müzmin yarayım batık kentin kuytularında gayrı dört yanım çalkantılı deniz ah düşlerim yok olmayı çok mu istediniz
HÜZÜN KOYDUN GÖZLERİME
Titrek bir pırıltı ile hüzün koydun gözlerime Akmasın diye tuttuğum Gözyaşlarımın coşkusudur Dalgalanışıdır bu Ve bu yüzümdeki gülümseyiş Acı bir sitemdir Sensizliğimdir Giderken, hüzün bıraktın gözlerime Bu dalıp dalıp gidişler Yağmur bulutlarına el edişler Ve bu çileler, kahredişler Sensizliğimdendir Kolay mı sanıyorsun Sen Sensizliği Kolay mı sanıyorsun bunu Getirirken o acı sonu Hüzün doldurdun gözlerime ıslak ıslak Bak Alıp, giderken gözlerimden o güzel görüntünü Paramparça ettin sol yanımda atan bütünü Hüzün koydun gözlerime Artık sana bakmıyor, seni göremiyorlar ya Vah vah! Yazık bu kara gözlerime Titrek bir ışıltı ile Hüzün doldurdun Hüzün koydun gözlerime sıcak sıcak Ah! Gözlerime Hüzün Hüzün koydun…
Sırtıma saplanan bu kanlı hançer Bedenden ziyade cana ihanet Sanma hiç acısı gün gelir geçer Var olduğum her bir âna ihanet
Cümle anıların boynu hep bükük Candan çok sevene reva mı bu yük? Ettiğin kötülük o kadar büyük Bugüne yarına düne ihanet
Şiirlerle ettim her iltifatı Vefasız vicdanın ne kadar katı Adının önünde hain sıfatı İhanet derim ben buna ihanet
Senden bu boynumu büken karanlık Gözümden bunca yaş döken karanlık Sayende bahtıma çöken karanlık Ufuktan doğacak güne ihanet
Hasan’a cezadır seninle cennet Aklımı yitirip geçirsem cinnet Sen gibi kalleşe eylemem mihnet İhanet ettin sen bana ihanet
Hasan Hüseyin Yılmaz
İHANETİN YÜZÜ
Yapamıyorum ne sensiz bu şehirde Nede seninle olamıyorum Dar gelir oldu her yer Duvarlar üstüme üstüme geliyor Korkunç bir rüya sonrası kaçar olmuşum herkesten Seni yüz üstü bırakıp gitmek istemezdim Elimde değil seni sevsem de Seninle olamam… Nedenler girdi araya bir kere Çünküler le başlayan cümleler Ne kadar aşk olsa da bu sevdanın adı Yaşananlar aşk olmadıktan sonra Yürüyemez oldum aramızdaki ince çizgiden sonra Her adım ihanet kokuyordu Güller bile kırgındı bana Neden? Diyordu her seferinde Bazen yüreğim hesap soruyordu Her şey hesapsızdı Birden bire oluverdi Seni sevmem gibi İhanetimde birden bire oluverdi Gözlerine bakıp artık seni seviyorum diyemem Bile bile hayallerinle oynayamam Bu aşk için tek kurtuluş ayrılık Neden diye sorma Çünkü,cevap verecek cesarete sahip değilim İhanetin diğer yüzünü Anlatamam
köpek ile ilgili şiirler, köpek şiirleri, en güzel köpek şiiri, köpek şiiri
Köpek
haziran köpeği uzaktan havlıyor ay yolun yarısında nemli dağları yalıyor gri şehrin uzak ışıkları göz kırpıyor, kırpıyor da deniz oluyor martı oluyor tuz oluyor haziran köpeği uluyor deniz yok ki olan bana oluyor
İslami Şiirler İslam ile ilgili Şiirler İslamiyet Şiirleri Müslüman Şiirleri
Ey Rabbim !
Yaratmak sadece sana mahsus, Her şey kudret elin de senin. Ol deyince oluverir dilediğin, Yarattığın her şey kusursuz senin.
Sen! Hükmedenler hükmedenisin, Şanın her alem de yüce senin. Arş senin,Kürs senin, Övülmeye layık olan yalnız sensin.
Bütün hazineler,ilimler senin, İsteyeni ilimle yüceltirsin. Dilediğini zenginlikle imtihan edersin İlmin ezelden her şeyi kuşatmış senin
Sen! Her yerdesin,her şeydesin, Tüm Kainat tespihte seni her an. Ne uyku tutar seni,ne yorgunluk duyarsın, Zaman ve mekanların üstünde olan sensin.
İnanan da inanmayan da kulun senin, Hiç kimsenin ibadetine ihtiyacın yok senin. Her canı bedenine emanet verirsin, Eninde sonunda dönülecek olan sensin.
Din gününün sahibi sensin, Her hesabı kolayca görürsün. Mazlumun ahını yer de bırakmazsın, Zalimi zulmün de bir çığlıkta boğarsın.
Dört kitabın sahibi sensin, Levhi Mahfuz’dan verdin hepsini. Sevgilinin kalbine indirdin Kuran’ı Kerim’i Müslümana emrindir yaşamak şeriat rejimini.
Senin gazabından sana sığınıyoruz, Bizi koru, bizi gözet,bizi yalnız bırakma. Son nefeste iman üzere canımızı kabzet, Bizleri Mahşer de sevdiklerinle beraber haşret
Şeref Özen
Selam Sana Ya Muhammed Mustafa
Gelişini haber verdi Nebîler, Son dönemde gelir Ahmed dediler, Melekler yoluna güller serdiler, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Nûr-ı çeşmin gönüllerde zevk sefa.
İsrafil ninniler söyledi cana, Çocuklukta özlem duydun babana, Anam babam feda olsunlar sana, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Ruhu nakşın gönüllere pür şifa.
Gençliğinde cesur, mert bir civandın, Doğruluğa ta yürekten inandın, Muhammedü’l-emin unvanı aldın, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Cemâlin benzerdi hüsn-ü Yusuf’a.
Ceddin İbrahim’in Hanif dininde, Bazen tüccar oldun Kenan ilinde, Yalan yanlış yoktu senin dilinde, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Meleklerde olmaz sendeki vefa.
Mirâcına şahit oldu âlemler, Sevenler müjdeli haberi bekler, Firâkından yandı bütün felekler, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Gelmek istiyorum senin tarafa.
Ağzında dualar, gözlerin yaşlı, Çocukla çocuktun, yaşlıyla yaşlı, Oldukça vakurdun, hep ağır başlı, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Şöhretin yazıldı nurlu Mushaf’a.
Konuşurken sesin gayet sakindi, Bakışın kararlı, gözler emindi, Firdevs dedikleri Cennet tenindi, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Allah remzeyledi mim-i hurûfa.
Tenin gül kokardı, nefesin reyhan, Dünyada sultandın, ukbada sultan, Seni görmek ister bu fakir her an Selam sana ya Muhammed Mustafa, Şefâatin göster koyma A’râfa.
Ahlâkın Kuran’dı âdabın Furkân, Ashâbın ışıktı, Ehl-i beyt nurdan, Resul ayrılamaz çâr-ı yarından, Selam sana ya Muhammed Mustafa, Ehl-i Beyte canlar feda bin defa!
Şah Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin, Sevdam Zeynep ile Zeynel Abidin, Sensin kıblem, sensin Kevser, sensin din! Selam sana ya Muhammed Mustafa, Her zerrene Halit feda bin defa.
Hürrem Sultan Şiirleri Sultan Hürreme Şiirler Şiir Hürrem Sultan
Kanunî nin Hürrem Sultan’ a aşkını anlatan Hürrem Sultana yazılmış çok güzel şiirler, dizeler…
HÜRREM SULTAN
Bu gördüğüm, sanki düştü Sayılı gün, çabuk geçti Yüreğime, hasret düştü Kızım yurda, uçtu gitti.
Kısa rüzgar, gibi esen Gitmiyorum, kaldım desen Demeyince, umut kesen Dinlemedi, kaçtı gitti
Analar mı , sever fazla? Büyütürsün, binbir nazla Seversin hep, bitmez hazla Bir kuş gibi, göçtü gitti.
Ellerimde, kaldı ısın Şiir gibi, akıcısın Güneş kadar, yakıcısın Işığını, saçtı gitti.
Ocağıma, savrulmuş eş Yıllar mıdır böyle kalleş? Ciğerimde, yanar ateş Yine yara, açtı gitti.
Hürrem Sultan, gönül açar Sıkılınca, forumdas.nethemen kaçar Annesi de, kalır naçar Yolunu da, seçti gitti.
DOST YÜREKTEN
Hasret sardı yüreğimi Özlüyorum ver elini Şimdi ellerin gelini Sen biricik kız evladım
Önceleri anlamadım Şimdi yanlız kalakaldım Sensin benim saltanatım Sen biricik kız evladım
Her gün yüreğimde varsın Sen dertlerime dermansın Sen annene bir sultansın Sen biricik kız evladım
Dileğim mutlu olursun O mutluluğu bulursun Sen mutlu ol annen duysun Sen biricik kız evladım İsmail hakkı bağdat. Banada ilham oldu bu dizeler döküldü…
Yeterki canı sağ olsun, Seven anası varolsun, Bırak dilediği olsun, Sılasına kaçıp gitsin. AHMET ACAR
ÇİRKİN/İ SEVMEZ/Mİ SANDIN..?
İçimi yakar dışıma vuran yıldızların şavkı Ahraz düşünceler sarar dokularımı Ben yabancı dünya yabancı Mısralarımın arasında kelimeler şaşkın Siyah düşer hep bahtıma
Hani sen çirkindin Hani küskün idin güz/e Eyy Cemal/ine yandığım Nasıl tutuşturdun sineyi Ben bilemedim Bilemedim çehrenin dört mevsime denk düştüğünü
Vakit yorgun hazan solgun Güz son demleri yudumlamakta Bilsen ne forumdas.netfırtınalar kopuyor Ruh deprem yaşatıyor Aynalar utangaç aynalar siyaha büründü Aynalar küskün sessizlikte
Ellerin ahh ellerin Kokun tenime denk Ilık nefesinin salıncağından savruluşum Sıcaklığın dem dem yayılırken bedenime
Menekşeler mor/a çalmış Kelimelerdeki oyunlara gelme Parça parça sine Volkan ocağında esir Sıla meçhul çöllerde
Delisin sen gönül Güzel ararken /çirkine kandın Ben har/dım sende yandım Yoksa sen Çirkini sevmez/mi sandın HÜRREM SULTAN (SULTAN HÜRREM)
HAR/DA SEN BUZ/DA
Sırlarla dolu sessiz bir kuyu.. Dibi olmayan yalnızlıklarımla Hikayesi olmayan boş ahraz gölge Kayboluyorum güneşsiz kışın koynunda. Sana gelmek isteyen adımlarıma çelme takıyorum… Susturuyorum kendimi
Kanat takıyorum göğe Senin olmak için can veresim Bir an olsun kaldır bakışlarını Bir an forumdas.net çarpsın sevmeler benliğimde Fakir bir kuşum eşiğinde İster yar de ister köle İstersen esir olsun bu cariye Yeminim var Senden başka adam girmeyecek düşüme
Köpürdü sular Canhıraş ne varsa silip süpürmekte Savrulan gömleğinin düğmeleri açıldı Beyaz bir sine Çöktü içime Sarhoş naraları atan Biri var ben/den öte Sana yakın yakınlığınca yakmakta
Eyy hayatıma anlam katan yar Ruhumun sarmaşıklarına verdiğin anlam da kokular Tek renk hepsi Ha kızıl ha al Kuytu karanlıklarda Sıkıştırıyor tek kalmış nefesi Yusuf musun göz göre göre yakılmışlığım
Tut ellerimi Yusuf”um Sev saçlarımı hazan sarısı yapraklarda Perçemler aralansın gizli salıncakta Ben sendeyim her rüzgar salladığında
Ah yar Seviyorum seni sevmeyi Zararda bu can Tutulmuşum sol çevriğine Görmüyor gözlerim Dilim lâl Boğazımda kement sıktıkça sıkmakta Teneşir soğukluğu üfledi boynuma Har/da sen buz/da
Gel ıslak bir şarkı çalsın keman Tambur damarlarımı tuş etsin Tabirin rüyaları bize gülsün Bilinsin seni forumdas.net seven artık yaşamıyor Ölü bir gölgeden ibaret Yürüyor da izi belli olmayan
Kaldıramıyorum yokluğunu Sensizliğe giden benin ardından yürüyorum Düştükçe kanayan dizlerime tutunuyorum Körebe misali Saçıma düşen kırlar gizliyor beni Öldürüyor Avuçlarım sıkmış kendini Sensizliğe dokunmamak için Kesiyor biçare et/i…
Uyuştu beden muamma
SOL YANIM HİCAZ KALDI
İki kadehti doldurduğum Biri sen, biri bendeki sen Sana çıktı yollar, zamanlar Uyuşmuş beynin edepsizliğinde kan Sıvamış kolları Durmadan sıkıyor Elleriyle çıkmış canı
Sevdanın eteğini çektim İnadına yükleniyorum duygusuzluğuna Bir elbise giydirdim Belinde forumdas.net bakirelik üç kez dolanık saflığıyla Sen ışığımı nefesinle söndürürken Ben sönmüş mum titrekliğinde kokuna tutsağım
Çocuktun sen baharda açmaya korkmuş gonca Köpüğü ala bora olmuş dalgaların miğferi Soluklarımın süzgeçlerine yüklediğim artılarımı çıkarıyorum
II
Ey rüzgar ! Sende kalan yanımı ayrıcalıklarınla sar Deniz taşmış Işık yılı arşınlamış Delilik zan altında Toprak koynumda üşümüş Bedeli yüklende yüklen Bu sana en hafifinden irtica Papatya falı açtım Seviyor sevmiyor Hep se/si sevilir, mi derken nota derinleşir Tırnak batırmışçasına la demler ,fa ağlar Sol tüm akortsuzluğuyla hicazı söyler
Geldiği zaman aralar kapısını Beş vakte iki vuslat sığdırır Belki ışır Mücerret vurur aya nisbet ağırlığınca Sana muktedir sözlerim
Sen hiç bilmediğim iki heceli sevgilim Hayatın şoklarına sövüyorum Ömrümün en kızılını tükürüyorum beyaz zarfa Damgaladığım kirletilmiş adını Arkamı dönüp forumdas.net duygusuzca düşürdüğüm kuyulara itiyorum İndir yüreğinin arsız perdelerini Hayasızlığın önümde kopçalarını açsın Şeytanı çıkar aradan O ıslak bakışların bir kez daha düşümde yansın Teranesine forumdas.net tutulduğum gecenin efkarı boynumu yakmakta Savunmasızlığım aldanışa geçti Sana özlemlerim dört elif miktarı nüksetti Haydi ! Savrulmuşluğumu farket Tutsaklığıma vur mührün Ahh imrenilesi sevdalara gebe kadın Tohumun toprak duvarlara yapışmış balçık
III
Cebelleşiyorum Ne hayatla Ne de taşa yapışmış yosunla Sadece aklımla emekliyorum tekrarlara Sadece senin dizine Soluğuna imkansız bakışına Müptelası olduğum duvarlarına çözülüyorum
Gidiyorsun Aklımı tren raylarına bıraktım Darmadağın beynim bin parça Soluk almaktan nefes kesildi Yaptığım tüm paslı kurşunlarımı döktüm kendime Yasaktın bana! Sen yasak halinle elma Ben sana forumdas.net müptelası loş ışıklı boş oda Haydi çıkar aklımın hücrelerini Masumiyetin bakireliğine o gün ayna tutsun şafak
Kızıla boyanmış mor bir buse İflahın eşiğine uzansın İncecik beden Zehirli çiçek Kül grisi tozunda hafif meşrep Dumanı tüten bir ocakta yansın İlk sahnesi sen İkincisi beden Üçüncüsü ölüm olsun
Hiç bilmeyeceksin ,senin içinden akarkenki halimi Ve hiç bilmeyeceksin Her satırı senin için karaladığımı Sen her zaman beynimin kasığından inen yetim olarak kalacaksın
HABERİN VAR MI?
Güneş gibi doğdun hayallerime Bir şarkı oldun bak şu gönlüme Sevdan ile ney/i meylettim yine Adamım ! Ben sana tutuldum haberin var mı?
İğde çiçekleri başımda açtı Sevdamın baharı gönlümde yaz/dı Kalp gözü seni bildi de yandı Adamım ! Ben sana vuruldum haberin var mı?
Damla damla akar sızım durulmaz Rüzgar olsam dumanın savrulmaz Bir kere olsun yakınıma sokulmaz Adamım ! Ben sana yandım haberin var mı?
Yaseminler kokar ayak teninde Saçların buklesi eser gönülde Ne isim ne cisim gerek sevgiye Adamım! Ben sana tutuştum haberin var mı?
Bir uzansan kucağıma, saçın severim Saçın değil gülüm seni severim Sende sevmelere aklım veririm Adamım! Ben sana hapsoldum haberin var mı?
Bir ağaç gölgesi kirpiklerinde Bir sevda neşesi gözlerinde Yaşamımın gayesi yüreğinde Adamım ! Ben sana mahkumum haberin var mı?
Gözlerim siyah telaşlara savruldu Yanağın pembe idi allara vurdu Hayalin dolandı önümde durdu Adamım ! Ben sana köleyim haberin var mı?
Kollarımı bıraksam omuzlarına Yaslasam başımı avuçlarına Bir acı çıkmazı yokluğunda Adamım ! Ben sana aşık oldum haberin var mı?
BİLİR-MİSİN…!
Ben seni içimde sakladım Mahpus ettim zincirlerle Feryat etmeyesin Başkası duymasın sesini diye Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni Anka Kuşu,nun kanadından Hazal denizinin akışından Tüm güllerin açışından Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni dağların toprağından Sarayların tahtlarından Ceylanların bakışından Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni selvi boylu ağacın gölgesinden Sarı saçlı kızın gözlerinden Yürürken uzayıp giden yoldan Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni hiç durmadan ağlayan yağmurdan Her gün doğan seherden Işık ışık çiğ düşmelerinden Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni yere düşen yapraktan Kışın üşüyen çamlardan Baharda açan zambaktan Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni çölde kavrulmuş kumdan Gökyüzünde ki dolunaydan Yolda kaybolmuş taştan Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni henüz doğmamış candan Açılmamış kirpikten Söylenmemiş sözlerden Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni gül kurusu renklerden Yazın çiğ düşmüş sabahından Henüz hiç duymadığım kokundan Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni yudumlayamadığım nefesinden Seyretmediğim düşlerimden Dokunamadığım yüreğinden Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni akşamın buhranından Ateşin kıvılcımlarından Sönmeyen aşk masalından Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni tüm bilinmeyen sırlardan Açılıpta söylenmiş semadan Mahmur ela gözlerden Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni çölde giden kervandan Aşk ile yanan sevdandan Ayın o ilk halinden Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni kaymış yıldızın kuyruğundan Kırılmış aynalardan Yakılmış resimlerden Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni sırata giderken ki yoldan Yakılmış cehennem odunlarından Cennetin tüm tatlarından Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
Ben seni cereyana kapılmış tenden Acılardan helak olmuş gizden Ölmüş bitmiş nefesten Kıskanırım bilir,misin Bilmelisin
müzikle ilgili şiirler, müzik şiirleri, müzik konulu şiirler, müzik şiiri
Sihirli Notalar
Müzik neşe verir insana, Hiç gülmeyenin yüzü güler, Notaları duyunca, Sanki sihirli bir melodi.
Nasıl olur da, Herkesi mutlu etmeyi başarır, Bunun sırrı notalarda, Notaların herbirinin ayrı bir güzelliği eşsiz bir güzzelliği vardır.
Şarkılarda Saklısın
Hatıraları şarkılarda, En güzel şarkıları sende buluyorum
Büyük metropollerde yitik aşkımı arıyorum Benliğime terk edilmiş vicdanımda Kara gecelerde
Düşlerime düşte gel nolursun Rüyalarıma renk ver Beste beste çal kulaklarımda Derin derin sız şiirlerime Bir şarkı gibi dolan dilime
Biliyorsun, Anılarım nağmelerde gizli Saklıyorum, Sessiz ağıtlarımı Umutlarımı, hayallerimi Ve seni Saklıyorum seni Eşlik ettiğim şarkılarda,
Kapatıyorum günahkâr ellerimle gözlerimi Dalıyorum uçsuz mu uçsuz dünyama Çıkmak istemiyorum bu kuytu âlemden Sarıyor çehremi Yalnızlık, Gulyabanilere bayram Metruk, unutulmuş dünyamda
Alışmışım gerçi terk edilmeye Mahkûmum yıllar oldu ki yalnızlığa Düş bahçemin banklarında beklerim seni Uğrar mısın bilmem ki
Gidiyorum bir bilinmez sahile Sıcak rüzgârlar kavuruyor tenimi Yanıyorum alev alev
Mazi, müstakbel tülleniyor gözümde Hatırlamıyorum hiçbir şey ömre dair, Bir sigara dumanı gibi, Zeval olmuş, masal olmuş Hayal olmuş ömrü hayatım
Şarkılarda gizlerim seni Nağmelerde, mısralarda Şiirlerde, türkülerde Ağıt yakıyor uzlet bana Ben uzlete Bir şarkı ol nolursun düş dilime Kazısın mahpuslar mısralarını başucuna Ben sana mahkûmum bilirsin Sinem de şarkının adı gizli