Archive for the ‘Genel’ Category

Barış ilgili şiir şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Barış ile ilgili şiirler,Barışla ilgili şiirler,barış hakkında şiir,barış üzerine şiirler,barış konulu şiirler


En Güzel Barış Şiirleri

Barış için

Al kalemi eline
Yaz Barış için

Tut yavrunun elinden
Koş Barış için

Önündeki hendekleri
Aş Barış için

Hece hece ekleyip
Oku Barış için

Dağları aşıp da gel
Yol ver Barış için

Herkesi doyurur bu sofra
Ye Barış için

Kardeşçe hep yanyana
El salla Barış için

Birleştir düğmeleri
Kenetlen Barış için

Selam söyle dostlara
Yolla Barış için

Arkadaş ol eşekle
Sev Barış için

Kara sevdalara gönlünü
Bağla Barış için

Aç kapalı bohçanı
Pazar eyle Barış için

Dudağımızda son bir türkü
Söyleyelim Barış için

Veren de Allah alan da
Unutmayalım Barış için

Ayşe Adlım

Barış

Şu dünyanın süsü,
Barış barış barış…

Gökte güvercin,
Güvercin kadar güzel.
Barış barış barış

Ateş ile su,
Haykırır barış barış diye

Ülkemin dağı taşı,
Hakkın senin.
Barış barış barış…

Hamdi Oruç

BARIŞ İSTER

Dinleyin ağalar dinleyin beyler
Toplum barış ister fert barış ister.
Nasır tutar gönül, kinden nefretten
Hüzün barış ister dert barış ister.

Dinsin anaların akan göz yaşı
Yok olsun şu ölüm-kalım savaşı
Başlasın bu çağda dostluk yarışı
Arif barış ister hırt barış ister.

Yabana atılır doğru sözümüz
Çok değer yitirdi inan özümüz
Açmış kucağını her bir düzümüz
Dağlar barış ister sırt barış ister.

Turanoğlu, doğsun yeni ufuklar
Gülsün yüzümüze serin şafaklar
Paslansın, çürüsün toplar tüfekler
Dünya barış ister yurt barış ister.

Sadık TURAN

Evlilik ile ilgili şiir şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Evlilikle İlgili Şiir,Evlilik şiirleri,en güzel Evlilik şiirleri,Evlilik ile ilgili şiirler

Evlilik Yıldönümü

Seni tanımadan önce
Yoktu bilmece
Sabah kalkar akşam yatardım
Uyur uyanırdım
Aya bakmazdım
Ellerimi yakmazdım

Ne olduysa, gözlerim
Gözlerinle buluşunca oldu.
Bütün boşluklar doldu.
Anlam kazandı yaşam
Çözüldü bilmece

Kader seni bana yazdı
Gece beyazdı
Mevsim yazdı
Kader beni sana yazdı

Yazıldık çizildik
Ezildik büzüldük
Büyüdükçe büyüdük
Ceylan gibi koştu
Kaplumbağa gibi yürüdü yıllar

İki idik üç olduk
Üç idik dört olduk
Keder olduk dert olduk
Sevinç olduk neşe olduk

Seni tanıdım ya
Çözüldü bilmece

Şimdi her an, her gece
Dilimde hece hece
Sevgin var, aşkın var

Seni seviyorum, seveceğim
Son nefesime kadar.
Cemal Yaman

Evlilik
Dinle beni arkadaş
Hiç sevmemek delilik
Sevdiğinle bir savaş
Vermek değil evlilik

Ya zayıftır ya şişman
Herkes halinden pişman
Birbirinizi düşman
Görmek değil evlilik

Düşsen de bir batağa
Arzun kalkar atağa
Beraberce yatağa
Girmek değil evlilik

Bitince aşk oyunu
Cüce dersin boyunu
Nerdeyse tüm huyunu
Yermek değil evlilik

Görünce bir dilberi
Boşa dökme o teri
İmzalanan defteri
Dürmek değil evlilik

Söndürsen de korunu
Görmelisin torunu
Göz önüne sorunu
Sermek değil evlilik

Başlayınca bir döküm
Azalır mı hiç yüküm
Kral gibi bir hüküm
Sürmek değil evlilik

Muammer Baydere

Güzellik İle ilgili şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Güzellik ile ilgili şiirler,güzellik şiirleri,

GÜZELLİK

Güzellik güzellik dedikleri nedir ki
Bir küçük sivilceye yenik düşer
Kaşını gözünü anlattığıma bakma sen
Ruhum ruhunu ister

Sonsuz Güzellik.

Kendini görmek için, bak canan aynasına,
Üzülme ihanete, girme sakın yasına.

Gelecektir herkesin, elindeki kaşığa,
Şu ömür süresince, ne doğrarsa aşına.

Neden insan hep ben der, nedendir bunca keder,
Görmezmi gelen gider, bu gün dünden de beter,

Âlemde hiç bir şeyi, sahipsiz sanma sakın,
Sen onu görmesen de, her an her şeye yakın,

Görür gözetir seni, her an O seninledir,
Hilkati tenkit etme, ne yapsa yerincedir.

Öğren sırrı hilkati, ben neciyim diye sor,
Nefsini üstün tutma, hiç kimseyi görme hor.

Üstünlük imandadır, iman’da takvadadır,
İmanla, takva ile mü-minler me-vadadır.

Sırrı hilkate miftah, insandaki şu benlik,
Benliği ıslah eden görür sonsuz güzellik.

Necdet EREM (Necdet EREM)

HER YAŞ AYRI GÜZELLİKTE

Yıllar geçmiş, çabuk gitmiş
Her yaş ayrı güzellikte.
İster onbeş, ister yetmiş
Her yaş ayrı güzellikte.

Sever insan deli gibi
Sanki kendi malı gibi.
Taze gonca dalı gibi
Her yaş ayrı güzellikte.

Hatıraları dizse de
Bazen yorulup bezse de
Zaman izleri çizse de
Her yaş ayrı güzellikte.

Gençlikte gider uçlara
Aldırmaz hafif suçlara
Beyaz yakışır saçlara
Her yaş ayrı güzellikte.

Beden yaşlı, ruh genç kalsın
Yıllardan intikam alsın
Varsın elli, altmış olsun
Her yaş ayrı güzellikte.

Miyaser GÜLŞEN

Ne güzelde söylüyorsun
Deli gönlü eğliyorsun
Güzelliği yeğliyorsun
Yıldız gibi Gülşen gökte

Abisinin gülüne bak
Miyasere madalya tak
Övgüyü o ediyor hak
Yakışacak sana pekte

Yavaş yavaş aşınıyom
Taş atan yok kaşınıyom
Kara dut da düşünüyom
Hayat mı var tembellikte

güzellik masumum

GÜZELLİK MASUMUM

Gözüme uyku girmedi bu gece
Seni düşünüyorum her nefesimde
Hasret çekiyorum şafak sönünce
Halimi gel gör güzellik masumum

Yorganım tanınmaz hallerde olur
Yastığa saçlarım tel tel dökülür
Sağa sola döne belim bükülür
Gizlice bak bir güzellik masumum

İki saatlik uykuyla sabah olunur
Gönlüm dualarla ezan okunur
El havada mutlu olmanı diler
Ne olur sen bil güzellik masumum

Gölgeli meşhur kayboldu özünden
Aradı kendini tükenmez kalemden
Manşetlerde dolaştı aşk ilan
Ara bul beni güzellik masumum.

O NE GÜZELLİK

Sivas diyarında bir güzel gördüm
O ne güzellikti bayıldım kaldım
Dün gece düşümde saçını ördüm
O ne güzellikti bayıldım kaldım

Gerdanlık olsaydım döşünde senin
Beni yakar mıydı ateşli tenin
Bedenimi sarsın nazik bedenin
O ne güzellikti bayıldım kaldım

Gözlerinden nurlu ışık aktıkça
Kendimi kaybettim aşkla baktıkça
Mecnunlara döndüm gönül yaktıkça
O ne güzellikti bayıldım kaldım

Benim olsa dedim seni görünce
Sende gülümsedin beni görünce
Melek sandım inan yeni görünce
O ne güzellikti bayıldım kaldım

Sarılıp derdimi kalbimden alsan
Bir gece yanımda uyuyup kalsan
Yârsız yatılmıyor yorgun da olsan
O ne güzellikti bayıldım kaldım

Anlat hele nedir bu işin aslı
Derdini dinledim benden de yaslı
‘Nerelisin’ dedim dedi ‘Sivaslı’
O ne güzellikti bayıldım kaldım

Zeki Tombul sana yandı bilesin
Cümle dostlar bana şifa dilesin
Benim olup ömür boyu gülesin
O ne güzellikti bayıldım kaldım

Zeki Tombul

erozyon ile ilgili şiir şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

erozyonla ilgili şiir,erozyon ile ilgili şiirler,erozyon ile ilgili şiir,erozyonla ilgili şiirler,erozyon şiirleri

Erozyon Şiiri

Ağaçlar dikelim nefes alalım
Erozyon belası bitsin gardaşım.
Gelin hep beraber birlik olalım,
Erozyon belası bitsin gardaşım.

Yeşile hasretiz toprak bitiyor,
Her yıl iki milyar toprak gidiyor.
Sanki vatanıma düşman giriyor.
Aymazlık belası bitsin gardaşım.

Sel, yel toprağımı alıp gidiyor
Düşmanlar bir olup kıs kıs gülüyor.
Sanki tabiatın canı gidiyor,
Kuraklık belası bitsin gardaşım.

Çorak toprağada tohum ekilmez,
Kuruyan ağaçlar geri dikilmez.
Yanan ormanlara evler yapılmaz,
Kirlilik belası bitsin gardaşım.

Tema’yı kuranlar cennet erleri,
Yemyeşil edelim kurak yerleri.
Her insan olmalı TEMA neferi,
Kuru çöl belası bitsin gardaşım.
İNCE yeşil ile sevgiye hasret,
Yeşil pehlivanlar giysinler kısbet,
Vatanım yemyeşil toprağa hasret,
Hasretlik belası bitsin gardaşım.

Sabit İnce

DURDUR EROZYONU

Kesilir ağaçlar ormanlar yanar
İçimde yaradır kapanmaz kanar
Sanma ürün olur ne kuşlar konar
Durdur erozyonu toprak gidiyor

Rüzgar parça parça alır süpürür
Yağsa yağmur seller gelir götürür
Dünya çoraklaşır hayat bitirir
Durdur erozyonu toprak gidiyor

Kurudu akmıyor coşan dereler
Topraklar taş olur beni yaralar
Dikmezsen ağacı gelmez çareler
Durdur erozyonu toprak gidiyor

Bak Adnan Yetimi bir çare arar
Dikersen yeşili dünyayı sarar
Kucaklar toprağı veremez zarar
Durdur erozyonu toprak gidiyor

Adnan Durdağı

Erozyon şiirleri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Erozyon İle İlgili Şiirler
Erozyon Hakkında Şiir
Erozyon Şiir

Erozyon

Doğanın renkleri,
Soldu bugün.
Boyunları bükük,
Yapraklarında hüzün.

Bakındım etrafıma,
Suçluyu aradım.
Çok geçmeden anladım,
Suçluydu toprağım.

Toprak dediğin yemektir çiçeğime,
Dedim nasıl kıydın güzellerime.
Toprak dedi ki ben ne yapayım?
Erozyon dediğin gerçeğe.

Sıla Naz ORKUT

Erozyon

Ağaçlar dikelim nefes alalım
Erozyon belası bitsin gardaşım.
Gelin hep beraber birlik olalım,
Erozyon belası bitsin gardaşım.

Yeşile hasretiz toprak bitiyor,
Her yıl iki milyar toprak gidiyor.
Sanki vatanıma düşman giriyor.
Aymazlık belası bitsin gardaşım.

Sel, yel toprağımı alıp gidiyor
Düşmanlar bir olup kıs kıs gülüyor.
Sanki tabiatın canı gidiyor,
Kuraklık belası bitsin gardaşım.

Çorak toprağada tohum ekilmez,
Kuruyan ağaçlar geri dikilmez.
Yanan ormanlara evler yapılmaz,
Kirlilik belası bitsin gardaşım.

Tema’yı kuranlar cennet erleri,
Yemyeşil edelim kurak yerleri.
Her insan olmalı TEMA neferi,
Kuru çöl belası bitsin gardaşım.

İNCE yeşil ile sevgiye hasret,
Yeşil pehlivanlar giysinler kısbet,
Vatanım yemyeşil toprağa hasret,
Hasretlik belası bitsin gardaşım.


Erozyon

İnatla tutunurum
Kaybetmemek için
Diken sevdana,
Avuçlarım kanar…
Yinede kayıp gidersin
Ellerimden…

Yaşanmış her acı
Her yalan
Sarfedilmiş
Her zehir söz
Ve inançlarımın
Yok oluşu…
Bir parça alıp götürür
Yüreğimden…

Aysun Elagöz

DURDUR EROZYONU

Kesilir ağaçlar ormanlar yanar
İçimde yaradır kapanmaz kanar
Sanma ürün olur ne kuşlar konar
Durdur erozyonu toprak gidiyor

Rüzgar parça parça alır süpürür
Yağsa yağmur seller gelir götürür
Dünya çoraklaşır hayat bitirir
Durdur erozyonu toprak gidiyor

Kurudu akmıyor coşan dereler
Topraklar taş olur beni yaralar
Dikmezsen ağacı gelmez çareler
Durdur erozyonu toprak gidiyor

Bak Adnan Yetimi bir çare arar
Dikersen yeşili dünyayı sarar
Kucaklar toprağı veremez zarar
Durdur erozyonu toprak gidiyor

Adnan Durdağı

küresel ısınma ile ilgili şiir

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Küresel Isınma Hakkında Şiirler
Küresel Isınma Konulu Şiir
Küresel Isınmayla İlgili Şiir

KÜRESEL ISINMA

Elleriyle soğutup dondurduğu ruhuna
Medet beklediği şu ısınan küreyi de
Bu hâle getirendir kaprisleri uğruna…
İnsanın beyni gibi bencildir yüreği de…

Yarattığın ejderden bu ne korku,bu telaş?
Atomun patlayacak,küren seni yakacak…
Sen sanal dünyalara bilgisayarla ulaş…
İnsanlık ilk ânını tekrardan yaşayacak…

Alper Kürük

KÜRESEL ISINMA

Küresel ısınmayla,
Başımız dertte.
Dünya’yı bir daha,
Göreceğimiz belli değil.

Sular tükeniyor,
Buzullar eriyor.
Penguenler yok oluyor,
Küresel ısınmayla başımız dertte.

Ne zaman su görsem,
İçim acıyor.
Bu sular nasıl tükeniyor?
Küresel ısınmayla başımız dertte.

Bu suları,
Biz tüketiyoruz.
Biz bitiriyoruz.
Küresel ısınmayla başımız dertte…

Aylin ATEŞ.

Küresel ısınma

Ne gönüllerde ilham, ne gözler de gözyaşı
Kuruttun dünyâmızı, âh küresel ısınma!
Yağmurumuz kesildi, göllerimiz kurudu…
Önce hormon, sonra sen; vâh küresel ısınma!

Aslında sebep biziz; dâvet ettik âdetâ…
Defol git diyebilsek, dêh küresel ısınma!
Kurumadık bir sevgi… kırıntı içimizde
Dönersek insanlığa; yôk küresel ısınma!

Çekil git dünyâmızdan, dostlarınla beraber!
Seni şutlayacağız… top… küresel ısınma
Yeter artık ettiğin, sıcaklardan kavrulduk
Sana diyorum sana, hôp küresel ısınma!

Hasbi Tanrıverdi

Hayatla ilgili şiir,Hayat ile ilgili şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Hayata Dair Şiirler
Hayatla İlgili Şiirler
şiirler hayat şiirleri

Bir Hayatın Anatomisi

Hayat dediğin oyun üç,bilemedin beş perde
Kural yoktur tınısı hep aynıdır her telde
Açılışı dünyaya gelmekle yaparsın
Sonra zamanı saati kendin göre kurarsın
Dünyaya gelerek başlattığın diriliş
Onbeşsene sonra olurmu sana bir serpiliş
Farkında değilsindir yaşıyorsundur en güzel günleri
Karşına çıkan ilk kızı sanarsınki bir huri
Heyelana kapılmış kaya misali geçer zaman
Birden yapaylnız kalırsın nedenini anlamadan
İşte ilk perde tam burda kapanır
Sınav denilen illetle ikinci perde aralanır
Hazırsan geçersin sınavı ilk seferde
Eğerki değilsen sayarsın olduğun yerde
Aşılmayacak engel yoktur atlatırın bunuda
Artık kendine güvenirsin sözlerin kalmaz havada
Sahneye bi çıkarsın karşında kocaman kitle
Kendince düşünürsün işte budur kapalı gişe
Tadını alamadan elvedda derin mutlu günlere
Çıkarsınsabah yeliyle uzun bir sefere
Şafak saymakla geçermi dörtyüzaltmış gün
Onbeş aydan daha yoksun kalır kısacık ömrün
Onbeş aydan sonra hiç bozmadan kafiyeyi
Kapatırsın uzun bir aradan sonra perdeyi
Herkes gibi kurmak istersin mutlu mesur bir yuva
Bu arada bir perde daha katılır kuyruğa
Artık benimde olsun dersin bir kaç çocuk
Derken anlarsınki kolay değilmiş yoksulluk
Dertler belini büksede bunlarıda atlatırsın
Hepsini bir bir katlayıp cebinde saklarsın
Bundan sonra kalmamıştır ben diye birisi
Sende anlarsın yalanmış aileden gerisi
Yıllar birbirii kovalarken dört nala
Yavrunda düşüverir uzun bir yola
Çok geçmeden alırsın kucağına bir iki torun
Onlar için herşeyi yaparsın dinlemezin hiçbir kanun
Artık birşey düşünmezsin dalmadan önce uykuya
Yüreğinde yer yoktur en ufak korkuya

Altmış beş senelik hapisten sonra hayat
Açıklar kararını artık;\’\’hakkın beraat.\’\’
Yakan yapışır alaşağı eder ölüm ummadığın yerde
Tam burada anlarsın açılmıştır artık son perde
Önünden geçek üzeredir ayrılık treni
Bir telaş başlar duymadan son sireni
Şehadet getirerek çıkarsın dönüşü olmayan yola
Yoktur artık hiçbir durakta bir nefeslik mola
Ağır ağır uzaklaşırken kıpırdayamadan yerinden
El bile sallayamazsın buğulu pencerenden
Cenazende okunan senin içindir bu son beste
Kimse bulamaz artık seni herzamanki adreste.!

Ömür Dediğin

Debelenip dursun akıl ‘niçin’de,
Bir varmış bir yokmuş ömür dediğin.
Gönül sanki zindan, zindan içinde,
Bağrımdaki okmuş ömür dediğin.

Gel seyre dal bir ırmağın başında,
Çölün ortasında, dağın başında,
Bir gurbet ki gözlerinin yaşında,
Ne yaman firakmış ömür dediğin.

Adım adım menziline yürüyen,
Gece-gündüz damla, damla eriyen,
Bahtımın yeline düşüp titreyen,
Bir sarı yaprakmış ömür dediğin.

‘La rahate’..bitmez dertler, çileler..
Şeytanda tuzaklar, ‘ben’de hileler,
Yüzümde gül olup açsın haleler,
Ahiri toprakmış ömür dediğin…

Servet Yüksel

atatürk şiirleri Atatürk şiir Atatürk konulu şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Atatürk şiir ,atatürk şiirleri ,Atatürk ile ilgili şiir

ATATÜRK ŞİİRİ

Düşmanların elinden
Bizi kurtaran sensin.
Bu toprağı yeniden
Özenle kuran sensin.

Ünümüzü dünyaya
Mertçe duyuran sensin.
Gündüz gün, gece aya
Benzer kahraman sensin.

Adını büyük, küçük
Anıyoruz her zaman,
Adı büyük Atatürk
Anlı şanlı kahraman.

Nabzımızda atansın
Ey ! ölmeyen atamız.
Gönlümüzde yatansın
Seni unutamayız.

Mehmet Necati ÖNGAY



Atatürk şiir ,atatürk şiirleri ,Atatürk ile ilgili şiir

Atatürk Sevgisi

sen öldüğünde Atam
hüngür hüngür ağlamış
o rahmetli babam
senin şapka devrimin
ilk onu etkilemiş
Çankırı ya getirdiğin fötrü
her halde ilk babam giymiş
hiç çıkartmazdı rahmetli
Atamdan yadigar derdi
sana ilk sarılan
elini ilk öpende oymuş
ben doğar doğmaz hemen
adımı KEMAL koymuş

Fikret Kemal Aslan

ATATÜRK TÜRKİYE

Seni hiç görmedim Atatürk’üm
Sesini duymadım yakından
Seyredemedim bakışlarını bir kerecik olsun
Ama öylesine bizim olmuşsun,
Öylesine dolmuşsun ki içimize…
Her iyi şeye
Her güzel şeye
Atatürk diyesim geliyor,
Tutsak değilsek başka uluslara,
Okuduğumuzu anlıyor,
Yazabiliyorsak kolayca,
Özgürsek,
Düşünebiliyorsak uygarca,
Sana borçluyuz.
En güzel özlemler seninle başlar Türkiye’miz de
Bütün ak düşünceler seninle
Su gider ışık gider yol gider köyleri,
Seni anarız
Heykel,heykel olmuşsun meydanlarda,
Okullarda, kışlalarda
Resim, resim olmuşsun duvarlarda
“Yaman sevmişiz seni Atatürk yaman”
gönlümüze taht kurmuşsun
Eserlerinle dolmuş Türkiye’miz
Sen Türkiye olmuşsun.

SAMİ AYHAN

Atatürk şiir ,atatürk şiirleri ,Atatürk ile ilgili şiir
ATATÜRK İÇİN

Tutun elimizden çıktık sefere,
Kurtardık vatanı, milleti Atam.
Serdik kör denilen talihi yere,
Zaferdir savaşın nimeti Atam.

Dağlar altımızda at oldu bizim,
Sen dedin.-Uyan Türk! Açıldı gözüm.
Sakarya suyunda yununca yüzüm,
Bilindi Türklüğün adı Atam.

Duyarım, dalgalar sahili döğer,
Sen sade bir “Paşa” olaydın eğer
Tine kalbimizde alacaktın yer,
Sensin bu vatanın ziyneti Atam.

Bir eşin varmıydı civanmertlikte?
İyi ettik sana”Ata”dedik te;
Sevgin göğsümüzde, eller tetikte,
Sendin bize Tanrı himmeti Atam.

Her Türk olan”Atam”der de tutuşur,
İşitir emrimi derdi yatışır;
Kâfi bu teselli ona yetişir;
Sana lâyık olmak niyeti Atam

OSMAN ATİLLA

ATATÜRK’E DAİR MISRALAR

SENİ ANLIYORUZ

Alfabenin ilk harfinde, kelimenin ilk hecesinde,
Türkiye’nin her ilinde, yabancının dilinde,
Gencin bitmez gücünde senden izler görüyoruz;
Saygıyla hayranlıkla hep seni anıyoruz…

Sınıfta karşımızda resmin, seninle beraberiz her an,
Ama inan bize içimizde var olan;
Bir buruk acıyı aralıksız duyuyoruz;
Alışmadığımız bir kederle hep seni anıyoruz.

Anlatmakla bitmiyor şerefi hayatın,
Sensin tarihimizin altın yaprakları.
Bizlerse kanınla olmakla daima öğünüyoruz;
Gururla kıvançla hep seni anıyoruz…

Umutsuzluğa düşüyoruz zaman, zaman.
Göğe kaldırıyoruz yaşlı gözlerimizi:
Kara bulutlar arasında bir ışık arıyoruz.
Çaresizlikle, özlemle hep seni anıyoruz…

OSMAN GÜNGÖR FEYZOĞLU

Atatürk şiir ,atatürk şiirleri ,Atatürk ile ilgili şiir

SENİ ANAR, SENİ ARARIZ

İçli şarkılar gibi dolaşır
Dudaklarımızda ismin,
Sevgin çiçek, çiçek
Açar gönüllerinizde,
Bir yıldız, bir güneş, bir saman yolu,
Bizim için bir evren oluverirsin,
Seni arar, seni anarız
Ağlayan gözlerimizle.

Düşüncelerin fidan olur, dal olur
Boy, boy filiz sürer, ağaç olur;
Al al, mor mor, sarı sarı
Çiçekler açar vatan vadilerinde
Sonra bahar olur,
Sensiz baharların tadı gelmez;
Baharlar güz olur…
Gönüllerimiz seni anar, seni bekler
Sararan güz gecelerinde…

Ciğerlerimize nefes nefes
Özlem dolar,
Sensiz güller
Solar gönül bahçelerimizde.
Gözyaşlarımız dere olur;
Irmak olur, deniz olur, okyanus olur;
Büyür büyür sonra
Mustafa Kemal olur
Yaralı yüreklerimizde,
Ve asırlaşan On Kasımlarca
Sana ağlar, seni arar, seni ararız
Yattığın yerde, Anıtkabir’de…

OKTAY YİVLİ

ATATÜRK

Ellerin üstünde bir tabut değil,
Yerinden oynayan dağ olmalıydı
O, bizi bırakıp gitmesin diye,
Gönüller sarılıp bağ olmalıydı

Ey dağlar, açınız başlarımızı,
Bağrınıza basın taşlarınızı..
Bulutlar, saçınız yaşlarınızı;
Atatürk, Atatürk sağ olmalıydı!

ORHAN SEYFİ ORHON

ATATÜRK

Yeşil mavi gözlerin ufuklardan çekilip
Tarihinin bir ebedî âlemine çevrildi.
Parçalanmış bir güneş tutuşturup alev alev
Dünyamızın üstüne bir dağ gibi devrildi.

Tarih şimdi ayakta, en uzak çağlarıyla
Gülüyle, baharıyla, bülbülü, bağlarıyla
Dünyayı dört dolaşan eski ortağıyla
Tek bir çelenk halinde baş ucuna çevrildi.

Seni gök yüzlerinde tahayyül edeceğiz,
Seni masallar anarak gideceğiz,
Sihirli ateşinle yanarak gideceğiz,
Diyeceğiz fanilik ayağına serildi.

Senin beşiğin tarih, mezarın tarih olur.
Senin bizlerden soran seni tarihe bulur.
Akla sığınma kaybınla desem tarih kaybolur
Fakat Türk tarihinin tacı sana verildi.

ORHAN RAHMİ

ÖZLEYİŞ

1938’den bu yana
Her Allah’ın günü
Atatürk’ten ayrı olmanın hüznü
Bütün dehşetiyle parlar gözlerimizde,
Ah Atam biz göremedik yüzünü
O mübarek ellerini öpemedik,
Sana “yaşa” diyemedik,
İçimize bir hasret ki anlatılmaz,
Bir acı büyük yüreklerimizde…

Ninnilerimizde senin ismin vardı,
Senin ismin karıştı türkülerimize,
Sen gecelerimizde, gündüzlerimizde,
Sen dağımızda, ovamızda,
Sen şehirlerimizde, köylerimizde,
Sen bütün Türkiye’mizde…

Sen Atatürk,
Yirmi bir milyon kalbi
Eşsiz güzelliğinde doldurmuşsun.,

Sen Atatürk,
Yirmi milyon nabızda
Aynı heyecanla vurmuşsun.

Ve o kadar büyümüş
O kadar büyümüşsün ki içimizde
Faniliğin dar çemberinde kurtulmuşsun.
Dalga dalga, zerre zerre, ışık ışık,
Bayrağımıza, toprağımıza karışıp,
Toprak olmuşsun
Bayrak olmuşsun
Vatan olmuşsun

ÖZKER YAŞIN

ATATÜRK

Başarmayı başaranlar,
Çok azdır bu dünyada.
Öldükten sonra da yaşayanlar,
Ancak sayılır parmakla.
Ey yüce Atatürk!
Sen işte o azlardansın.
Sen başardıklarınla,
Parmakla sayılanlardansın.
Sen her 29 Ekim’de,
Her 10 Kasım’da,
Her 30Ağustos’ta,
Her 19 Mayısta değil
Sen her sınıfına girişte,
Her otobüse binişinde,
Sen her şarkı söyleyişte,
Her kelimede, her hecede,
Hisse diyoruz.
Seni anıyoruz diyemem;
Çünkü anılmak unutulanlara mahsustur.
Seni her özgür düşüncede,
Barışta ve sevgide,
İçimize duyuyoruz.

ZEYNEP KOCADAĞ


ATATÜRK’ÜM

Seninle doluymuş ninnilerim,
Resmini bırakmazmışım elimden
Sana benzemekmiş ilk dileğim
“Yerine ölseydim” dediğim Mustafa’m

Bu senin aydınlığın,
Anlatamazdı annem maviliğini,
Bu senin sıcaklığın
Ne varsa iyi, yeni
Nehirlerde, rüzgarlarda Türk’üm
Kemal’im
Vatan kadar büyüksün

Bir buyruğunla
Akdeniz şahlanırdı,
Bayraklar yarıya inmiş yürekler yanar
Önceleri sanki kanım dalgalanırdı
Gönüllere sığmayan
Atatürk’üm
Her şey sana kucak açar.

Bu vatan seninle dolu
Bölünmez aydınlığı Türkiye’min
Gök kartalsız olur mu?
On Kasım da yaprak, yaprak dökülürüm
Mustafa’m
Kemal’im
Atatürk’üm

YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

ATATÜRK ÇOCUKLARI

Özgürlük şarkısı bizim şarkımız
Yurt için ulus için hep çalışırız
Vatanı yükseltmek tek amacımız
BizlerAtatürk çocuklarıyız

Dostlukla dopdolu yüreklerimiz
Dünya çocukları hep kardeşimiz
Barıştan yana inançlarımız
Bizler Atatürk çocuklarıyız

Çınınlayacak sesimiz dünyada yurtda
Uzanacak ellerimiz evren boyunca
Uygarlık yönünde bir meşaleyi
Bizler Atatürk çocuklarıyız

Şiiri Yazan : ŞEYMA GÜLTEKİN


ATATÜRK YÜREĞİMDE

Atatürk yarın,
Atatürk bugün,
Atatürk dün.

Ben olmuş artık,
Yüreğimde,
Benimle her gün.

İleriye baktığımda,
Mavi mavi,
Atam bakar.

Anadolu kırlarında,
Türüm türüm,
Atam kokar.

Şiiri Yazan : İSMAİL MALATYA

Atatürk’ü Yitirmedik
Yıllar
Üst üste katlandıkça
Acımasız uzadıkça
Çelik mavisi gözlerinde
Her geçen gün
Işığını çoğalttıkça
Güzel vatanımızı
Kurtardığın anıldıkça
Seni yitirmedik ki
Dün olduğu gibi
Bugün de aramızdasın her an
Buna inan Ata’m
Yüzyıllar da geçse aradan
Sen her zaman anılan
Kutsal bir kahramansın

ATATÜRK YÜREĞİMDE

Atatürk yarın,
Atatürk bugün,
Atatürk dün.

Ben olmuş artık,
Yüreğimde,
Benimle her gün.

İleriye baktığımda,
Mavi mavi,
Atam bakar.

Anadolu kırlarında,
Türüm türüm,
Atam kokar.

Şiiri Yazan : İSMAİL MALATYA

Atatürk

Milletin enson lideridir ATATÜRK
Dünya’da gurur kaynağımızdır ATATÜRK
CUMHURİYET’in kurucusudur ATATÜRK
TÜRK’lüğün koruyucusudu ATATÜRK

Medeniyetimin kurucusudur ATATÜRK
Ali Rıza Bey ‘in oğludur ATATÜRK

Başöğretmen Atatürk

Bir güneş gibi doğdun
Vatanımın üstüne,
Millet seninle güldü
İlke devrimlerinle

İlk okuma yazmayı
Sen öğrettin bizlere,
Bugün erdi milletin
Kültürün zirvesine

Başöğretmen Atatürk,
Yurdun ilk eğitmeni
Emanet aldık senden
Kurduğun Cumhuriyeti

Yazar: Birkan Soylu

anneler günü için şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

güzel anneler ile ilgili şiirler
anneler günü için güzel şiirler
anneler gunu için siir
anneler günü için çocuk şiirleri

ANNEM

Annelerin en güzeli,
Sensin, benim güzel annem.
Ilık esen bahar yeli,
Sensin, benim güzel annem.

Güneş yüzlü, altın kalpli,
Ağır başlı, tatlı dilli,
Meleklerin eşi sanki
Sensin, benim güzel annem.

Açan çiçek, çağlayan su,
Gülümseyen engin duygu,
Evimizin mutluluğu
Sensin, benim güzel annem.

H. Latif SARIYÜCE

ANNEM

Bağım olsa, bahçem olsa
İpek kumaş bohçam olsa,
Sabah olsa, akşam olsa
Annem gitmese yanımdan

Her zaman baksam yüzüne,
Uyurum yatsam dizine.
Rastlamadım kem sözüne
Sesi çıkmaz kulağımdan.

Bir sözünü iki etmem.
Canımı verir incitmem
Annemsiz cennete gitmem
Onu severim canımdan

İbrahim ŞİMŞEK

ANNE

Annemi ben çok severim,
Melek annem, güzel annem,
Üzülmesin sakın derim
Melek annem, güzel annem.

İyi doğru sözler onda,
Şefkat dolu gözler onda,
Sevgi, ışık var yolunda,
Melek annem, güzel annem.

Anne yüzü ne asil yüz,
Anne gözü ne derin göz,
Anne özü, pırlanta öz,
Melek annem, güzel annem.

Rıfat Necdet EVRİMER


ANNECİĞİM

Ne sevimli bir annesin!
Ne tatlıdır senin sesin!
Benim canım mısın nesin
Sen olmazsan yapamam ben!..

Senden yakın kim var bana?
Kalbim, canım bağlı sana!..
Üzüntüm yok ondan yana
Seviyorsun beni de sen.

Gülsem güler yüzün
Ağlamamdan alır hüzün…
Senin gecen ve gündüzün
Işık alır sanki benden!

Rakım ÇALAPALA


ANACIĞIM

—Anneme ve bütün annelere—

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Kaç geceler bana ninni söylerdi
Hasta olunca oydu başucumda bekleyen
Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen
Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Uzun kış geceleri masal masaldı
Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar
Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar
Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı
Akşam biraz geciksem yollara düşerdi
Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi.
Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl
Bilirim yine kalbinde yerim anacığım
Selam sana Anneler Günü İstanbul’dan
Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan
Vefalı ellerinden öperim anacığım.

Ümit Yaşar Oğuzcan

İngilizce Atatürk şiirleri İngilizce

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Atatürk şiirleri ingilizce, İngilizce Atatürk şiirler, Atatürk şiiri ingilizce

I AM THINKING MUSTAFA KEMAL

I am thinking of Mustafa Kemal:
On a bay horse with a mane of flame
He passes the high mountains, the deep seas.
His gold hair waves in the wind,
His blue eyes burning bright.

I am thinking of Mustafa Kemal:
In the burnt, ravaged fields of war
He creates epics such as the world has never seen,
Great armies follow him,
Each soldier like Mustafa Kemal.

I am thinking of Mustafa Kemal:
Worth all the heroes of history
He rules the boundless skies,
A naked sword on a bay horse
He goes from victory to victory.

I am thinking of Mustafa Kemal:
He did not die one November morning!
He is still with us everywhere,
He lives in all parts of the land
In the veins of our hearts.

I am thinking of Mustafa Kemal:
His gold hair waves in the wind,
I see his blue eyes shining bright.
He enters my dreams at night.
I kiss his hands.

Ümit Yaşar OĞUZCAN

MUSTAFA KEMAL’İ DÜŞÜNÜYORUM

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri…

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal gibi.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyorlar zaferden zafere…

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Ölmemiş bir Kasım sabahı!
Yine bizimle beraber her yerde.
Yaşıyor dört köşesinde vatanın
Yaşıyor damar damar yüreklerde.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum:
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum.
Uykularıma giriyor her gece.
Elllerinden öpüyorum.

Ümit Yaşar OĞUZCAN

hayvanları koruma günü ile ilgili şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

hayvanları koruma günü ile ilgili şiir,hayvanları koruma günü ile ilgili şiir kısa,hayvanları koruma günüyle ilgili şiirler,hayvanları koruma günü şiirleri

NE GÜZELDİR HAYVANLAR

Evimizde yaşarlar,
Elimize bakarlar,
Türlü işe yararlar,
Evcilleşmiş hayvanlar.

Ne güzeldir tavuklar,
Folluk dolu yumurtalar,
Hep bal yapar arılar,
Ne güzel şu hayvanlar.

Sütlerini içeriz,
Kimisine bineriz,
Öküzle çift süreriz,
Yararlıdır hayvanlar.

Kılları var, yünü var,
Süzgün bakar mandalar,
Kedi, eşek ve atlar,
Ne güzel şu hayvanlar.

Arabaya koşarız,
Uzun yollar aşarız,
Güçlerine şaşarız,
Ne güzel şu hayvanlar.

Ormanları süslerler,
Gece, gündüz öterler,
Bize, dostluk ederler,
Çok tatlıdır, hayvanlar.

Hasan ŞEN

YARARLI HAYVANLAR

Çevremizde dolaşır,
Çeşit çeşit hayvanlar.
Bizlere pek çoğunun,
Sayısız yararı var.

Kedi, fare yakalar,
Bazen de eğlendirir.
Kuşlar ötüşleriyle,
İç açar, neşe verir.

Sadık köpeklerimiz,
Bekçidir bahçemizde.
Kümes hayvanları çok
Yarar, beslenmemize.

İnek, koyun süt verir,
Doyarız etleriyle.
Koyun, keçinin yünü,
Bizi ısıtır böyle.

At, sığır, keçi de pek,
Faydalı yaratıklar.
Bir de deniz ürünü,
Taze, güzel balıklar.

Vefa ÇAĞAN

TEKİR İLE MİNİK KUŞ

Tekir kedi acıkmış,
Bir ağaca tırmanmış,
Avını düşünerek,
Beklemeye başlamış.

Biraz sonra kuş gelmiş,
Kediye “cik, cik” demiş,
Tekir ona acımış,
Minik kuşu yememiş.

Ülker ORDU

KEDİM

Ne güzel bir kedisin,
Mırıl mırıl edersin.
Gözlerin ateş saçar,
Seni gören fareler kaçar.

Kuyruğunu sallarsın,
Delikleri koklarsın.
Sen de olmazsan eğer,
Evlerde hep fare gezer.

Arife HANCI

Hüzün ile ilgili şiir,Hüzünle ilgili şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Hüzün Şiirleri
Hüzün Konulu Şiirler
Hüzünlü Şiirler

Mor Hüzün

mor bir hüzün indi karakış akşamına
kendi alevlerinde üşüdü ateş çiçekleri

zangoçları yorgun çanları suskun uzak kulelerin
sisli sokak lambalarına asılan ışığım donuk
şehrin yalnızlığına gömülü çocuksu yüreğim

kar duvaklı çatılarda gri bulutlar gibi çoğalan
serçeler
ürkek ve telaşlı alıp başlarını nerelere gittiler

maziden topladığım çileli yollar
binlerce kez yaşanmış ömür kadar kaygan
ruhum kadar kırılgan dökülüyor gözlerimden

-tanıdık yangınları yoklayan sol yanım
kül olmayı da öğrenir elbet-

zaman girdabında boğulan bu kaçıncı düş
bu kaçıncı bahar
buz kırığı sularda titreyen salkım söğüt gölgesi
yoksa seni de mi dallarından vurdular

küf kokulu korunağında zehir biriktiriyor
geceye akrep
kurşun gibi hayal kırığı döküyor umuda
son mevsimde son tufan

ilk değil kutsal bağımdaki bu yağma
bu harami vurgun ilk değil
şimdi çok uzağındayım mutlu coğrafyanın
müzmin yarayım batık kentin kuytularında
gayrı dört yanım çalkantılı deniz
ah düşlerim
yok olmayı çok mu istediniz

HÜZÜN KOYDUN GÖZLERİME

Titrek bir pırıltı ile hüzün koydun gözlerime
Akmasın diye tuttuğum
Gözyaşlarımın coşkusudur
Dalgalanışıdır bu
Ve bu yüzümdeki gülümseyiş
Acı bir sitemdir
Sensizliğimdir
Giderken, hüzün bıraktın gözlerime
Bu dalıp dalıp gidişler
Yağmur bulutlarına el edişler
Ve bu çileler, kahredişler
Sensizliğimdendir
Kolay mı sanıyorsun
Sen
Sensizliği
Kolay mı sanıyorsun bunu
Getirirken o acı sonu
Hüzün doldurdun gözlerime ıslak ıslak
Bak
Alıp, giderken gözlerimden o güzel görüntünü
Paramparça ettin sol yanımda atan bütünü
Hüzün koydun gözlerime
Artık sana bakmıyor, seni göremiyorlar ya
Vah vah! Yazık bu kara gözlerime
Titrek bir ışıltı ile
Hüzün doldurdun
Hüzün koydun gözlerime sıcak sıcak
Ah! Gözlerime
Hüzün
Hüzün koydun…

gaziler günü ile ilgili şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

gaziler günü ile ilgili şiir,gaziler günü şiirleri,gaziler günüyle ilgili şiir

Gazilerimize

Vatan aşkı yüreğinde ,
Dalgalanmış, bayrak olmuş.
Dile gelmiş, dağlar, taşlar,
İnancınla hayat bulmuş.

Çıktın yola, haykırarak:
“Vatan için aksın kanım,
Ya şehitlik, ya gazilik,
Bu yurt; benim canım, kanım.”

Düşmanlara karşı durdun,
İman dolu göğsün ile.
Güzel vatan, şanlı bayrak,
Senin ile gelir dile.

Güzel yurdum senden bize,
Ne değerli hediyedir.
Sana sonsuz minnettarlık,
Hepimizin gönlündedir.

Şanlı gazi, sana selâm!
Selâm sana ey şühedâ!
Vatan için bizlerin de,
Canlarımız olsun feda!

MEHMETÇİK

Tarlada rençber,
Sınırda asker,
Tunç gibi gezer,
Aslan Mehmetçik.

Doyuranım o,
Koruyanım o,
Benim canım o,
Aslan Mehmetçik.

Anası vatan,
Babası vatan.
Kalplerde yatan
Aslan Mehmetçik.

Yeldir aşar o,
Seldir taşar o,
Ölmez, yaşar o,
Aslan Mehmetçik

SES

Verdi ana, baba canını,
Gökler: “Daha da ver” dedi.

Bir savaştı, Allah! Allah!
Su: “Allahuekber” dedi.

Toprak ölüme taş iken,
Taş ecele: “mermer” dedi.

Duyamadım bir Mehmetçik,
Yüz düşmana neler dedi.

Dağlar dağ oldu bir daha,
Sömürgene: “yeter!” dedi.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

TÜRKÜZ

Bu güzel yurdumuzda,
Hür doğduk, hür yaşarız.
Gerekirse yurt için
Can vermeye koşarız.

Vatan, millet sevgisi,
İter bizi ileri.
Kahraman Türk Milleti,
Asla kalamaz geri.

Bütün işlerimizde
Birlik yapan milletiz.
Bunun için hiçbir an
Yenilmeyen kuvvetiz.

M. Sırrı DUMLU

İhanet ile ilgili şiir şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

İhanet Şiirleri
İhanetle İlgili Şiirler
İhanet Konulu Şiirler

İhanet

Sırtıma saplanan bu kanlı hançer
Bedenden ziyade cana ihanet
Sanma hiç acısı gün gelir geçer
Var olduğum her bir âna ihanet

Cümle anıların boynu hep bükük
Candan çok sevene reva mı bu yük?
Ettiğin kötülük o kadar büyük
Bugüne yarına düne ihanet

Şiirlerle ettim her iltifatı
Vefasız vicdanın ne kadar katı
Adının önünde hain sıfatı
İhanet derim ben buna ihanet

Senden bu boynumu büken karanlık
Gözümden bunca yaş döken karanlık
Sayende bahtıma çöken karanlık
Ufuktan doğacak güne ihanet

Hasan’a cezadır seninle cennet
Aklımı yitirip geçirsem cinnet
Sen gibi kalleşe eylemem mihnet
İhanet ettin sen bana ihanet

Hasan Hüseyin Yılmaz

İHANETİN YÜZÜ

Yapamıyorum ne sensiz bu şehirde
Nede seninle olamıyorum
Dar gelir oldu her yer
Duvarlar üstüme üstüme geliyor
Korkunç bir rüya sonrası kaçar olmuşum herkesten
Seni yüz üstü bırakıp gitmek istemezdim
Elimde değil seni sevsem de
Seninle olamam…
Nedenler girdi araya bir kere
Çünküler le başlayan cümleler
Ne kadar aşk olsa da bu sevdanın adı
Yaşananlar aşk olmadıktan sonra
Yürüyemez oldum aramızdaki ince çizgiden sonra
Her adım ihanet kokuyordu
Güller bile kırgındı bana
Neden? Diyordu her seferinde
Bazen yüreğim hesap soruyordu
Her şey hesapsızdı
Birden bire oluverdi
Seni sevmem gibi
İhanetimde birden bire oluverdi
Gözlerine bakıp artık seni seviyorum diyemem
Bile bile hayallerinle oynayamam
Bu aşk için tek kurtuluş ayrılık
Neden diye sorma
Çünkü,cevap verecek cesarete sahip değilim
İhanetin diğer yüzünü
Anlatamam

Kin ilgili şiir şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

kinle ilgili şiirler, kin şiirleri, kin dolu şiirler, kin konulu şiirler, kinli şiirler, kin şiiri

Kin
Güzelliklere düşman
Mutluluklara hüsran
Kin

Muhabbetleri bitiren
Düşmanlıkları getiren
Kin

Göze inen kara perde
Dostluk kurar Azrail’le
Kin

Geleceği yok saydırtan
Geçmişe bağımlı kalan
Kin

Ekmeğini tuzsuz kılan
Koynunda uyuyan yılan
Kin

Maneviyatına çarmıh
Ruhuna çakılan mıh
Kin

Kalbi çürüten hastalık
Barış ile gelen sağlık
Kin

Batık gemide uyuyan
Nefretle yüzeye çıkan
Kin

Cengiz Süslü

Bizde Kin Buğuz Olmaz

Gelin canlar birleşelim
Bizde kin buğuz olamaz
Kalp otağın yerleşelim
Bizde kin buğuz olamaz

Biz milletin gülleriyiz
Has bahçenin yollarıyız
Aşıkların dilleriyiz
Bizde kin buğuz olamaz

Gah yerde turap oluruz
Yer olur gönül alırız
Dostun yolunda ölürüz
Bizde kin buğuz olamaz

Güllere gonca oluruz
Etrafa koku salarız
Düşmanla ağlar dostla güleriz
Bizde kin buğuz olamaz

Kırlarda çiçek oluruz
Kovanlara bal geliriz
Şiirde neşe buluruz
Bizde kin buğuz olamaz

Hüseyin’im anlat şairi
Dünya dört bucaktır yeri
Tatlı söyler hep dilleri
Bizde kin buğuz olamaz

Hüseyin Parlakdemir

Köpekle ilgili şiir şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

köpek ile ilgili şiirler, köpek şiirleri, en güzel köpek şiiri, köpek şiiri

Köpek

haziran köpeği uzaktan havlıyor
ay yolun yarısında
nemli dağları yalıyor
gri şehrin uzak ışıkları
göz kırpıyor, kırpıyor da
deniz oluyor
martı oluyor
tuz oluyor
haziran köpeği uluyor
deniz yok ki
olan bana oluyor

Köpek

düşeş gelirse kemik
eteğini yalar
sallar kuyruğunu

böyle yaratmış Yaradan
köpek kulunu
kemiğe bağlamış
ruhunu

hikmetinden sual de olunmaz
bilir işini

ne zaman yek gelse
şu lanet kemik
gösterir dişini

ambarında eser yoksa kemikten
kes hemen selamı!
uzak dur köpekten!

cavlar
havlar
hırlar

ciğerin yanar

Köpek
Gündüz gezer dolaşır
Gece evimizi bekler
Hırsızlar bayram ederdi
Olmasaydı köpekler

Tilki dağdan üzüm çalar
Yerken parmağını yalar
Çoban köpeği olmasa
Kurtlar çiftetelli oynar

Ali YÜCE

İslam ilgili şiir şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

İslami Şiirler
İslam ile ilgili Şiirler
İslamiyet Şiirleri
Müslüman Şiirleri

Ey Rabbim !

Yaratmak sadece sana mahsus,
Her şey kudret elin de senin.
Ol deyince oluverir dilediğin,
Yarattığın her şey kusursuz senin.

Sen! Hükmedenler hükmedenisin,
Şanın her alem de yüce senin.
Arş senin,Kürs senin,
Övülmeye layık olan yalnız sensin.

Bütün hazineler,ilimler senin,
İsteyeni ilimle yüceltirsin.
Dilediğini zenginlikle imtihan edersin
İlmin ezelden her şeyi kuşatmış senin

Sen! Her yerdesin,her şeydesin,
Tüm Kainat tespihte seni her an.
Ne uyku tutar seni,ne yorgunluk duyarsın,
Zaman ve mekanların üstünde olan sensin.

İnanan da inanmayan da kulun senin,
Hiç kimsenin ibadetine ihtiyacın yok senin.
Her canı bedenine emanet verirsin,
Eninde sonunda dönülecek olan sensin.

Din gününün sahibi sensin,
Her hesabı kolayca görürsün.
Mazlumun ahını yer de bırakmazsın,
Zalimi zulmün de bir çığlıkta boğarsın.

Dört kitabın sahibi sensin,
Levhi Mahfuz’dan verdin hepsini.
Sevgilinin kalbine indirdin Kuran’ı Kerim’i
Müslümana emrindir yaşamak şeriat rejimini.

Senin gazabından sana sığınıyoruz,
Bizi koru, bizi gözet,bizi yalnız bırakma.
Son nefeste iman üzere canımızı kabzet,
Bizleri Mahşer de sevdiklerinle beraber haşret

Şeref Özen

Selam Sana Ya Muhammed Mustafa

Gelişini haber verdi Nebîler,
Son dönemde gelir Ahmed dediler,
Melekler yoluna güller serdiler,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Nûr-ı çeşmin gönüllerde zevk sefa.

İsrafil ninniler söyledi cana,
Çocuklukta özlem duydun babana,
Anam babam feda olsunlar sana,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Ruhu nakşın gönüllere pür şifa.

Gençliğinde cesur, mert bir civandın,
Doğruluğa ta yürekten inandın,
Muhammedü’l-emin unvanı aldın,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Cemâlin benzerdi hüsn-ü Yusuf’a.

Ceddin İbrahim’in Hanif dininde,
Bazen tüccar oldun Kenan ilinde,
Yalan yanlış yoktu senin dilinde,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Meleklerde olmaz sendeki vefa.

Mirâcına şahit oldu âlemler,
Sevenler müjdeli haberi bekler,
Firâkından yandı bütün felekler,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Gelmek istiyorum senin tarafa.

Ağzında dualar, gözlerin yaşlı,
Çocukla çocuktun, yaşlıyla yaşlı,
Oldukça vakurdun, hep ağır başlı,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Şöhretin yazıldı nurlu Mushaf’a.

Konuşurken sesin gayet sakindi,
Bakışın kararlı, gözler emindi,
Firdevs dedikleri Cennet tenindi,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Allah remzeyledi mim-i hurûfa.

Tenin gül kokardı, nefesin reyhan,
Dünyada sultandın, ukbada sultan,
Seni görmek ister bu fakir her an
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Şefâatin göster koyma A’râfa.

Ahlâkın Kuran’dı âdabın Furkân,
Ashâbın ışıktı, Ehl-i beyt nurdan,
Resul ayrılamaz çâr-ı yarından,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Ehl-i Beyte canlar feda bin defa!

Şah Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin,
Sevdam Zeynep ile Zeynel Abidin,
Sensin kıblem, sensin Kevser, sensin din!
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Her zerrene Halit feda bin defa.

Tasavvuf Yolcusundan,

Medine’ye Varamadım

Medineye varamadım
Gül kokusun alamadım
Muhammed’e (ASM) doyamadım
Yaralıyam yaralıyam

Kabenin örtüsü kara
Açtı yüreğimde yara
Bulunmadı derdime çare
Yaralıyam yaralıyam

Hacerül esvedin taşı
Akıttı gözümden yaşı
Bulunmaz resülün eşi
Yaralıyam yaralıyam

Erkan Mutlu

Hürrem Sultan Şiiri

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Hürrem Sultan Şiirleri
Sultan Hürreme Şiirler
Şiir Hürrem Sultan

Kanunî nin Hürrem Sultan’ a aşkını anlatan Hürrem Sultana yazılmış çok güzel şiirler, dizeler…

HÜRREM SULTAN

Bu gördüğüm, sanki düştü
Sayılı gün, çabuk geçti
Yüreğime, hasret düştü
Kızım yurda, uçtu gitti.

Kısa rüzgar, gibi esen
Gitmiyorum, kaldım desen
Demeyince, umut kesen
Dinlemedi, kaçtı gitti

Analar mı , sever fazla?
Büyütürsün, binbir nazla
Seversin hep, bitmez hazla
Bir kuş gibi, göçtü gitti.

Ellerimde, kaldı ısın
Şiir gibi, akıcısın
Güneş kadar, yakıcısın
Işığını, saçtı gitti.

Ocağıma, savrulmuş eş
Yıllar mıdır böyle kalleş?
Ciğerimde, yanar ateş
Yine yara, açtı gitti.

Hürrem Sultan, gönül açar
Sıkılınca, forumdas.nethemen kaçar
Annesi de, kalır naçar
Yolunu da, seçti gitti.

DOST YÜREKTEN

Hasret sardı yüreğimi
Özlüyorum ver elini
Şimdi ellerin gelini
Sen biricik kız evladım

Önceleri anlamadım
Şimdi yanlız kalakaldım
Sensin benim saltanatım
Sen biricik kız evladım

Her gün yüreğimde varsın
Sen dertlerime dermansın
Sen annene bir sultansın
Sen biricik kız evladım

Dileğim mutlu olursun
O mutluluğu bulursun
Sen mutlu ol annen duysun
Sen biricik kız evladım
İsmail hakkı bağdat.
Banada ilham oldu bu dizeler döküldü…

Yeterki canı sağ olsun,
Seven anası varolsun,
Bırak dilediği olsun,
Sılasına kaçıp gitsin.
AHMET ACAR

ÇİRKİN/İ SEVMEZ/Mİ SANDIN..?

İçimi yakar dışıma vuran yıldızların şavkı
Ahraz düşünceler sarar dokularımı
Ben yabancı dünya yabancı
Mısralarımın arasında kelimeler şaşkın
Siyah düşer hep bahtıma

Hani sen çirkindin
Hani küskün idin güz/e
Eyy Cemal/ine yandığım
Nasıl tutuşturdun sineyi
Ben bilemedim
Bilemedim çehrenin dört mevsime denk düştüğünü

Vakit yorgun hazan solgun
Güz son demleri yudumlamakta
Bilsen ne forumdas.netfırtınalar kopuyor
Ruh deprem yaşatıyor
Aynalar utangaç aynalar siyaha büründü
Aynalar küskün sessizlikte

Ellerin ahh ellerin
Kokun tenime denk
Ilık nefesinin salıncağından savruluşum
Sıcaklığın dem dem yayılırken bedenime

Menekşeler mor/a çalmış
Kelimelerdeki oyunlara gelme
Parça parça sine
Volkan ocağında esir
Sıla meçhul çöllerde

Delisin sen gönül
Güzel ararken /çirkine kandın
Ben har/dım sende yandım
Yoksa sen
Çirkini sevmez/mi sandın
HÜRREM SULTAN (SULTAN HÜRREM)

HAR/DA SEN BUZ/DA

Sırlarla dolu sessiz bir kuyu..
Dibi olmayan yalnızlıklarımla
Hikayesi olmayan boş ahraz gölge
Kayboluyorum güneşsiz kışın koynunda.
Sana gelmek isteyen adımlarıma çelme takıyorum…
Susturuyorum kendimi

Kanat takıyorum göğe
Senin olmak için can veresim
Bir an olsun kaldır bakışlarını
Bir an forumdas.net çarpsın sevmeler benliğimde
Fakir bir kuşum eşiğinde
İster yar de ister köle
İstersen esir olsun bu cariye
Yeminim var
Senden başka adam girmeyecek düşüme

Köpürdü sular
Canhıraş ne varsa silip süpürmekte
Savrulan gömleğinin düğmeleri açıldı
Beyaz bir sine
Çöktü içime
Sarhoş naraları atan
Biri var ben/den öte
Sana yakın yakınlığınca yakmakta

Eyy hayatıma anlam katan yar
Ruhumun sarmaşıklarına verdiğin anlam da kokular
Tek renk hepsi
Ha kızıl ha al
Kuytu karanlıklarda
Sıkıştırıyor tek kalmış nefesi
Yusuf musun göz göre göre yakılmışlığım

Tut ellerimi Yusuf”um
Sev saçlarımı hazan sarısı yapraklarda
Perçemler aralansın gizli salıncakta
Ben sendeyim her rüzgar salladığında

Ah yar
Seviyorum seni sevmeyi
Zararda bu can
Tutulmuşum sol çevriğine
Görmüyor gözlerim
Dilim lâl
Boğazımda kement sıktıkça sıkmakta
Teneşir soğukluğu üfledi boynuma
Har/da sen buz/da

Gel ıslak bir şarkı çalsın keman
Tambur damarlarımı tuş etsin
Tabirin rüyaları bize gülsün
Bilinsin seni forumdas.net seven artık yaşamıyor
Ölü bir gölgeden ibaret
Yürüyor da izi belli olmayan

Kaldıramıyorum yokluğunu
Sensizliğe giden benin ardından yürüyorum
Düştükçe kanayan dizlerime tutunuyorum
Körebe misali
Saçıma düşen kırlar gizliyor beni
Öldürüyor
Avuçlarım sıkmış kendini
Sensizliğe dokunmamak için
Kesiyor biçare et/i…

Uyuştu beden muamma

SOL YANIM HİCAZ KALDI

İki kadehti doldurduğum
Biri sen, biri bendeki sen
Sana çıktı yollar, zamanlar
Uyuşmuş beynin edepsizliğinde kan
Sıvamış kolları
Durmadan sıkıyor
Elleriyle çıkmış canı

Sevdanın eteğini çektim
İnadına yükleniyorum duygusuzluğuna
Bir elbise giydirdim
Belinde forumdas.net bakirelik üç kez dolanık saflığıyla
Sen ışığımı nefesinle söndürürken
Ben sönmüş mum titrekliğinde kokuna tutsağım

Çocuktun sen baharda açmaya korkmuş gonca
Köpüğü ala bora olmuş dalgaların miğferi
Soluklarımın süzgeçlerine yüklediğim artılarımı çıkarıyorum

II

Ey rüzgar !
Sende kalan yanımı ayrıcalıklarınla sar
Deniz taşmış
Işık yılı arşınlamış
Delilik zan altında
Toprak koynumda üşümüş
Bedeli yüklende yüklen
Bu sana en hafifinden irtica
Papatya falı açtım
Seviyor sevmiyor
Hep se/si sevilir, mi derken nota derinleşir
Tırnak batırmışçasına la demler ,fa ağlar
Sol tüm akortsuzluğuyla hicazı söyler

Geldiği zaman aralar kapısını
Beş vakte iki vuslat sığdırır
Belki ışır
Mücerret vurur aya nisbet ağırlığınca
Sana muktedir sözlerim

Sen hiç bilmediğim iki heceli sevgilim
Hayatın şoklarına sövüyorum
Ömrümün en kızılını tükürüyorum beyaz zarfa
Damgaladığım kirletilmiş adını
Arkamı dönüp forumdas.net duygusuzca düşürdüğüm kuyulara itiyorum
İndir yüreğinin arsız perdelerini
Hayasızlığın önümde kopçalarını açsın
Şeytanı çıkar aradan
O ıslak bakışların bir kez daha düşümde yansın
Teranesine forumdas.net tutulduğum gecenin efkarı boynumu yakmakta
Savunmasızlığım aldanışa geçti
Sana özlemlerim dört elif miktarı nüksetti
Haydi !
Savrulmuşluğumu farket
Tutsaklığıma vur mührün
Ahh imrenilesi sevdalara gebe kadın
Tohumun toprak duvarlara yapışmış balçık

III

Cebelleşiyorum
Ne hayatla
Ne de taşa yapışmış yosunla
Sadece aklımla emekliyorum tekrarlara
Sadece senin dizine
Soluğuna imkansız bakışına
Müptelası olduğum duvarlarına çözülüyorum

Gidiyorsun
Aklımı tren raylarına bıraktım
Darmadağın beynim bin parça
Soluk almaktan nefes kesildi
Yaptığım tüm paslı kurşunlarımı döktüm kendime
Yasaktın bana!
Sen yasak halinle elma
Ben sana forumdas.net müptelası loş ışıklı boş oda
Haydi çıkar aklımın hücrelerini
Masumiyetin bakireliğine o gün ayna tutsun şafak

Kızıla boyanmış mor bir buse
İflahın eşiğine uzansın
İncecik beden
Zehirli çiçek
Kül grisi tozunda hafif meşrep
Dumanı tüten bir ocakta yansın
İlk sahnesi sen
İkincisi beden
Üçüncüsü ölüm olsun

Hiç bilmeyeceksin ,senin içinden akarkenki halimi
Ve hiç bilmeyeceksin
Her satırı senin için karaladığımı
Sen her zaman beynimin kasığından inen yetim olarak kalacaksın

HABERİN VAR MI?

Güneş gibi doğdun hayallerime
Bir şarkı oldun bak şu gönlüme
Sevdan ile ney/i meylettim yine
Adamım !
Ben sana tutuldum haberin var mı?

İğde çiçekleri başımda açtı
Sevdamın baharı gönlümde yaz/dı
Kalp gözü seni bildi de yandı
Adamım !
Ben sana vuruldum haberin var mı?

Damla damla akar sızım durulmaz
Rüzgar olsam dumanın savrulmaz
Bir kere olsun yakınıma sokulmaz
Adamım !
Ben sana yandım haberin var mı?

Yaseminler kokar ayak teninde
Saçların buklesi eser gönülde
Ne isim ne cisim gerek sevgiye
Adamım!
Ben sana tutuştum haberin var mı?

Bir uzansan kucağıma, saçın severim
Saçın değil gülüm seni severim
Sende sevmelere aklım veririm
Adamım!
Ben sana hapsoldum haberin var mı?

Bir ağaç gölgesi kirpiklerinde
Bir sevda neşesi gözlerinde
Yaşamımın gayesi yüreğinde
Adamım !
Ben sana mahkumum haberin var mı?

Gözlerim siyah telaşlara savruldu
Yanağın pembe idi allara vurdu
Hayalin dolandı önümde durdu
Adamım !
Ben sana köleyim haberin var mı?

Kollarımı bıraksam omuzlarına
Yaslasam başımı avuçlarına
Bir acı çıkmazı yokluğunda
Adamım !
Ben sana aşık oldum haberin var mı?

BİLİR-MİSİN…!

Ben seni içimde sakladım
Mahpus ettim zincirlerle
Feryat etmeyesin
Başkası duymasın sesini diye
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni Anka Kuşu,nun kanadından
Hazal denizinin akışından
Tüm güllerin açışından
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni dağların toprağından
Sarayların tahtlarından
Ceylanların bakışından
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni selvi boylu ağacın gölgesinden
Sarı saçlı kızın gözlerinden
Yürürken uzayıp giden yoldan
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni hiç durmadan ağlayan yağmurdan
Her gün doğan seherden
Işık ışık çiğ düşmelerinden
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni yere düşen yapraktan
Kışın üşüyen çamlardan
Baharda açan zambaktan
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni çölde kavrulmuş kumdan
Gökyüzünde ki dolunaydan
Yolda kaybolmuş taştan
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni henüz doğmamış candan
Açılmamış kirpikten
Söylenmemiş sözlerden
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni gül kurusu renklerden
Yazın çiğ düşmüş sabahından
Henüz hiç duymadığım kokundan
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni yudumlayamadığım nefesinden
Seyretmediğim düşlerimden
Dokunamadığım yüreğinden
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni akşamın buhranından
Ateşin kıvılcımlarından
Sönmeyen aşk masalından
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni tüm bilinmeyen sırlardan
Açılıpta söylenmiş semadan
Mahmur ela gözlerden
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni çölde giden kervandan
Aşk ile yanan sevdandan
Ayın o ilk halinden
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni kaymış yıldızın kuyruğundan
Kırılmış aynalardan
Yakılmış resimlerden
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni sırata giderken ki yoldan
Yakılmış cehennem odunlarından
Cennetin tüm tatlarından
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Ben seni cereyana kapılmış tenden
Acılardan helak olmuş gizden
Ölmüş bitmiş nefesten
Kıskanırım bilir,misin
Bilmelisin

Mutluluk ilgili şiir şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

Mutlulukla ilgili şiirler, mutluluk şiirleri, mutluluk konulu şiirler, mutluluk şiiri

Bir Sevi Bir Sen’i Masalı

Mutluluk kokar her yan
Bir sevmeye görsün insan
Bitmeyecek sanki hiç bir zaman

Mutluluk kokar seninle her yan
Senin adın mutluluk sevgilim inan

Bir canlıyı insan yapan
Ne şöhrettir ne de şan
Yürektir sevgiye mekan

Mutluluk kokar seninle her yan
Senin adın mutluluk sevgilim inan

Ne doğudur ne batıdır her yan
İmkansızdır ona düşman
Eğer seni seviyorsa insan

Mutluluk kokar seninle her yan
Senin adın mutluluk sevgilim inan

Sensiz her yer sanki hicran
Ne var var ne yok yok yaşanan
Gerçek Sensin gerisi yalan

Mutluluk kokar seninle her yan
Senin adın mutluluk sevgilim inan

Günler saatler olur bir an
Bulutlarda gibi uçarım her an
onun yanında olduğum zaman

Mutluluk kokar seninle her yan
Senin adın mutluluk sevgilim inan

Kadir Özdemir

SEN YİNEDE MUTLU OL…

Gözlerden yaşlar damlar.
Sen yinede mutlu ol.
Kopma sevgi zincirinden..
Sıkı sıkı tut mutlaka mutlu ol..

Işıldasın gözler
Gülümsesin her tarafa..
Demet demet sevgi
Saçsın her tarafa..

Hadi biraz gülümse
Gülsün o neşeli suratlar..
Geleceğe ümitli bak..
Sen yinede mutlu ol..

Müzik ilgili şiir şiirler

Cuma, Haziran 22nd, 2012

müzikle ilgili şiirler, müzik şiirleri, müzik konulu şiirler, müzik şiiri

Sihirli Notalar

Müzik neşe verir insana,
Hiç gülmeyenin yüzü güler,
Notaları duyunca,
Sanki sihirli bir melodi.

Nasıl olur da,
Herkesi mutlu etmeyi başarır,
Bunun sırrı notalarda,
Notaların herbirinin ayrı bir güzelliği eşsiz bir güzzelliği vardır.

Şarkılarda Saklısın

Hatıraları şarkılarda,
En güzel şarkıları sende buluyorum

Büyük metropollerde yitik aşkımı arıyorum
Benliğime terk edilmiş vicdanımda
Kara gecelerde

Düşlerime düşte gel nolursun
Rüyalarıma renk ver
Beste beste çal kulaklarımda
Derin derin sız şiirlerime
Bir şarkı gibi dolan dilime

Biliyorsun, Anılarım nağmelerde gizli
Saklıyorum, Sessiz ağıtlarımı
Umutlarımı, hayallerimi
Ve seni
Saklıyorum seni
Eşlik ettiğim şarkılarda,

Kapatıyorum günahkâr ellerimle gözlerimi
Dalıyorum uçsuz mu uçsuz dünyama
Çıkmak istemiyorum bu kuytu âlemden
Sarıyor çehremi Yalnızlık,
Gulyabanilere bayram
Metruk, unutulmuş dünyamda

Alışmışım gerçi terk edilmeye
Mahkûmum yıllar oldu ki yalnızlığa
Düş bahçemin banklarında beklerim seni
Uğrar mısın bilmem ki

Gidiyorum bir bilinmez sahile
Sıcak rüzgârlar kavuruyor tenimi
Yanıyorum alev alev

Mazi, müstakbel tülleniyor gözümde
Hatırlamıyorum hiçbir şey ömre dair,
Bir sigara dumanı gibi,
Zeval olmuş, masal olmuş
Hayal olmuş ömrü hayatım

Şarkılarda gizlerim seni
Nağmelerde, mısralarda
Şiirlerde, türkülerde
Ağıt yakıyor uzlet bana
Ben uzlete
Bir şarkı ol nolursun düş dilime
Kazısın mahpuslar mısralarını başucuna
Ben sana mahkûmum bilirsin
Sinem de şarkının adı gizli